00:00Herkese merhaba. Siyasette o kadar sık duyuyoruz ki artık kanıksadık, aldatıldım.
00:05Peki bu laf gerçekten ne anlama geliyor? Sadece bir mazeret mi yoksa altında çok daha hani derler ya derin mevzular
00:12mı var?
00:12İşte bugün yazar Özcan Pehlivanoğlu'nun bu konuya nasıl baktığını inceleyeceğiz. Hazırsanız hadi dalalım konuya.
00:19İşte o meşhur laf. Aldatıldım ya da kandırıldım.
00:23Yazar diyor ki bu son zamanlarda resmen bir moda oldu. Hani bir hata yaparsın özür dilersin ya. Bu öyle değil.
00:31Bu bir savunma kalkanı gibi.
00:33Peki bu cümlenin bu kadar sık duyulması bize ne anlatıyor acaba?
00:38Yazarın ana fikri tam da bu noktada devreye giriyor. Diyor ki bu aldatıldım lafını tek tek olaylar olarak görmeyin.
00:46Bu aslında çok daha köklü, kronik bir sorunun hatta bir yetersizliğin sinyali.
00:52Yani bir nevi alışkanlık olmuş, belki de bir yetkinlik eksikliğini örtbas etme çabası.
00:57O zaman ilk bölümle başlayalım.
01:00Yazarın bu aldatılma modası dediği şeyin tam olarak ne olduğuna, problemi nasıl ortaya koyduğuna bir bakalım.
01:07Çünkü her şeyin temeli burası.
01:09Şimdi yazar analizine başlamadan önce bir çıta koyuyor ortaya.
01:13Liderlik için bir standart belirliyor.
01:15Diyor ki özellikle bizim gibi yani Türkiye gibi böylesine kritik bir coğrafyada bir ülkeyi yönetiyorsanız dört şey şart.
01:23Bilgi, liyakat, ehliyet ve cesaret.
01:26Bütün argümanını da işte bu standartın üzerine kuruyor.
01:29İşte işin bam teli de burada.
01:32Yazar bu saydığımız nitelikler eksik olduğunda ne olur onu söylüyor.
01:36Diyor ki bu eksiklikler kaçınılmaz olarak bir kandırılma döngüsü yaratır.
01:41Ve bunun sonuçları da bütün ülke için, millet için çok ağır olur.
01:44Yani bu bir kerelik bir hata değil, o nitelikleri olmayınca yaşanması adeta mukadder bir sonuç.
01:51Peki yazar bu iddiasını neye dayandırıyor?
01:54İşte şimdi ikinci bölüme yani kanıtlara geçiyoruz.
01:57Yazar bu aldatılma meselesinin dünkü çocuk olmadığını, tarihimizde sürekli tekrar eden bir desen olduğunu göstermek için vaka dosyalarını açıyor.
02:06Ve ilk dosyamız Balkan Savaşları.
02:09Yazar için bu, liderliğin nasıl trajik bir şekilde yanlış bilgilendirildiğinin, nasıl gafil avlandığının en acı örneklerinden biri.
02:17Şimdi yazarın anlattığına bir bakın.
02:20Olaydaki trajediye bakar mısınız?
02:22Dönemin Dışişleri Bakanı Nora Duncan Efendi çıkıyor ve savaş falan imkansız diyor.
02:27Ama sadece günler sonra Balkan Savaşı patlıyor.
02:30Yazarın altını çizdiği asıl nokta ne biliyor musunuz?
02:33Bizimkiler savaş olmaz derken İngiliz basını çoktan bir ay önceden savaş muhabirlerini bölgeye göndermiş bile.
02:40İşte yazar aradaki vizyon farkı bu diyor.
02:43Bu basit bir öngörüsüzlük değil.
02:45Bu dünyada ne olup bittiğini okuyamamak ve dolayısıyla aldatılmaya sonuna kadar açık olmak demek.
02:51E sonucunu da biliyoruz maalesef o korkunç toprak ve can kaybıları.
02:55Yazar burada bir parantez açıyor ve diyor ki tarihi öyle üstünkörü bilmekle olmaz.
03:01Mesela Halid-i Bağdadi kimdir? Mustafa Sabri kimdir?
03:04Bu gibi figürleri onların düşünce yapılarını derinini anlamazsanız bugünkü bazı olayların bazı söylemlerin kökenini de anlayamazsınız.
03:12Ve kökenini anlamadığınız bir şeye karşı da kandırılmaya her zaman açıksınızdır.
03:17İşte yazarın kurduğu bir başka çarpıcı bağlantı.
03:20Tarihe bakıyor, Osmanlı döneminde İngiliz, Fransız, Rus elçileri neredeyse bakan atamalarına karışıyor.
03:28Sonra bugüne geliyor ve soruyor.
03:30Peki bundan çok da uzak olmayan bir zamanda Türkiye'nin tepe yönetimiyle dönemin Amerikan Dışişleri Bakanı Tillerson arasında yapılan 3
03:39saat 15 dakikalık o kritik görüşmenin neden tek bir satır bile resmi kaydı yok?
03:45Yazar bu iki durum arasında bir paralellik olup olmadığını düşünmemizi istiyor.
03:49Vaka dosyalarından bir başka örnek daha geliyor.
03:53Kenan Evren dönemi.
03:54Amerikalı bir generalin sadece sözlü vaadine, bir sözüne güvenerek Yunanistan'ın NATO'nun askeri kanadına dönmesine yeşil ışık yakılması.
04:03Yazar diyor ki o gün verilen o söze inanıldı ama sonra ne oldu?
04:07Türkiye'nin karşısına yıllarca süren Yunan vetoları çıktı.
04:11İşte size bir kandırıldık vakası daha diyor.
04:14Peki tarihten bu kadar örnek yeter.
04:16Şimdi direksiyonu gününüze kırıyoruz ve yazarın bu tarihsel merceği alıp yakın dönem politikalarını nasıl incelediğine bakıyoruz.
04:25Ve yazar o can alıcı soruyu soruyor.
04:27Şimdi sayıcan politikaları düşünün bunların hepsi basitçe ama biz aldatıldık diyerek açıklanabilir mi?
04:33Bu kadar kolay mı?
04:34Bakın yazar hangi konuları listeliyor.
04:38PKK ile yapılan o meşhur müzakereler, Büyük Orta Doğu Projesi yani BOP'ta eş başkanlık rolünün kabul edilmesi,
04:45FETÖ ile bir dönem kurulan siyasi ortaklık,
04:48Peşmerge'nin Türkiye topraklarından geçişine izin verilmesi,
04:51Avrupa Birliği ile yapılan ve hep tek taraflı olduğu söylenen Gümrük Birliği Anlaşması,
04:56Koşulsuz AB Üyeliği Hedefi ve ülkenin en değerli varlıklarının yabancılara satılması.
05:02Yazar diyor ki bu listenin her bir maddesi kandırıldıktan çok daha fazlasını gerektiren,
05:07sorgulaması gereken devasa kararlar ve ona göre hepsi de kendi tezini doğruluyor.
05:13Ve tüm bu örneklerden sonra yazar artık dayanamıyor ve adeta isyan ediyor.
05:18Diyor ki tarih boyunca aldatılmaktan ve kandırılmaktan sizi bilmem ama ben bıktım.
05:23Aslında bu sadece onun değil belki de pek çoğumuzun içinden geçen bir cümlenin dışa vurumu.
05:30İyi de tamam durum bu.
05:32Peki çözüm ne?
05:33Bu kısır döngü nasıl kırılacak?
05:35İşte son bölüme geldik.
05:37Yazarın bu derde karşı önerdiği panzeyre bakacağız şimdi.
05:41Yazarın reçetesi dört adımdan oluşuyor.
05:44Bakın ne diyor?
05:451. Bilginin peşine düşeceksin.
05:47Tarihi olanı biteni gerçekten öğreneceksin.
05:502. Güçlünün değil haklının doğrunun yanındadır.
05:533. Gerçekten yerli ve milli olacaksın.
05:57Lafta değil.
05:58Ve 4. Belki de en zoru.
06:00Milli gibi görülen ama aslında olmayanları ayırt edip onları denklem dışı bırakacaksın.
06:06Aslında bu çağrı sadece yöneticilere değil, hepimize.
06:09Her bir vatandaşa.
06:10Yazarın uyarısı ise çok net ve biraz da ürkütücü.
06:14Diyor ki, eğer bu adımları atmazsak, bu zihniyeti değiştirmezsek, bugünkü aldatılmaların çok ağır faturasını, biz değil, çocuklarımız, torunlarımız ödeyecek.
06:25Ve yazar, finalde topu bize atıyor.
06:27O can alıcı soruyu hepimizin zihnine bırakıyor.
06:30Bilgiyle donanmış, tarihinden ders almış bir millet, bu aldatılma döngüsünü en sonunda nasıl kırabilir?
06:36Cevabı hep birlikte düşünmemiz gereken bir soru bu.
06:39Bu derinlemesini analizi bizimle takit ettiğiniz için teşekkürler.
Yorumlar