00:00Herkese merhaba. Bu incelememizde insan doğasının o çok iyi bildiğimiz karanlık ve aydınlık yüzlerine dair muazzam bir hikayeyi konuşacağız.
00:08Aile, açgözlülük ve şifa üzerine günümüze de inanılmaz derecede ayna tutan modern bir masalın yani hastanın hikayesinin derinliklerine iniyoruz.
00:18Hemen en başta bugünkü anlatımın kaynağına, yazar Erol Sunat'a ve haberiniz.com.tr'de yayınlanan 627. köşe yazısına kocaman bir
00:29teşekkür etmemiz gerekiyor.
00:30O kadar derinlikli bir eser ki, kısaca özetlemek gerekirse, yaşlı ve oldukça varlıklı bir kadının kendi açgözlü çocukları tarafından adeta
00:40ölüme terk edilişini, ardından hekimbaşı ve bir şifacı kız sayesinde kurtulup o hayırsız evlatlara verdiği unutulmaz dersi adım adım inceliyor
00:49olacağız.
00:50Bilirsiniz, tüm o kalıcı ahlaki hikayeler gibi bu eser de bizi eski zamanlara uzak bir diyara götürerek başlıyor.
00:58Uzun uzun zaman önce diye açılıyor hikayemiz.
01:02Uzun zamandır hastalıklardan bir türlü kurtulamayan yaşlı bir kadın var karşımızda.
01:07Aslında hepimize ne kadar da tanıdık geliyor değil mi?
01:11Yani düşünsenize, kalabalık bir aile var, evlatlar, gelinler, damatlar ama yaşlılık ve hastalık uzadıkça o kalabalığın nasıl bir anda buz
01:20gibi bir ıssızlığa dönüştüğüne şahit oluyoruz.
01:23Birinci bölüm, açgözlü çocukların ihaneti.
01:26Ailenin o sözde şefkatinin nasıl bir anda soğuk ve acımasız bir ticari hesaba dönüştüğüne yakından bakalım.
01:34Şimdi şu sürecin ne kadar inanılmaz ve hızlı ilerlediğine bir bakın.
01:38Önce hekim başı geliyor ve kadının bir aydan az ömrü kaldığını söylüyor.
01:42Sonra ne oluyor dersiniz?
01:44Çocuklar oturup annemize kim bakacak diye kendi aralarında kura çekmeyi konuşuyorlar.
01:49İnanabiliyor musunuz?
01:50Daha durun bitmedi. Kadıncağızlı bir kese altınla babalarının eski dağ köyüne akrabalarının yanına resmen sürgüne yolluyorlar ve işin en çarpıcı,
01:59en acı tarafı kadın daha nefes alıyorken, yaşarken arkasından mal varlarına kuruşu kuruşuna paylaşıyorlar.
02:06Burada insanlığın iki tamamen zıt yüzünü görüyoruz aslında.
02:11Bir yanda şehirde yaşayan, varlıklı ama annelerini sadece sırtlarında bir yük ve paylaşılacak bir hazine olarak gören o öz çocuklar
02:18var.
02:18Diğer yanda ise dağ köyündeki o sıradan akrabalar.
02:22Şehirlilerin aksine parayı o bir kese altını ellerinin tersiyle itiyorlar.
02:26Kadının geçmişte onlara yaptığı iyilikleri unutmuyorlar ve sırf bu minnet duygusuyla ona seve seve bakıyorlar.
02:32Yani çıkar ilişkisine karşı saf ve kuşulsuz sadakat.
02:36İkinci bölüm. Dağ köyündeki mucizevi şifa. İşlerin tam da tersine döndüğü o heyecan verici kırılma noktasına geliyoruz şimdi.
02:44Şimdi şöyle düşünün. Hekim başı bir ay sonra durumu kontrol etmek için köye gidiyor ve bir de ne görsün?
02:51Anne iyileşiyor. Fakat ortada büyük bir tehlike var. Açgözlü çocuklar her an altınların peşine düşüp köye gelebilir.
02:59İşte burada annenin talebiyle hekim başı gerçekten dahiyane bir plan yapıyor.
03:05Çocukların o suçluluk duygusunu, o gizli korkularını resmen onlara karşı kullanıyor ve şehre yabancı birinin cesedine götürüyor.
03:13İşin ilginci o vicdan azabından dolayı çocukların hiçbiri tabuttaki cesedin yüzüne bakmaya bile cesaret edemiyor.
03:20Plan tıkır tıkır işliyor.
03:22Ama hikayemize yepyeni ve bir o kadar da karanlık bir karakter dahil oluyor şehrin beyi.
03:28Üstelik bu adam kim biliyor musunuz? Hekim başının öz kardeşi.
03:33Bakın güç ve paranın gözünün nasıl kör edebildiğinin en net kanıtı bu.
03:37Şehrin beyi sırf o gizli altınlara çocuklardan önce ulaşabilmek için köyü basmayı bile planlıyor.
03:43Yani gücü elinde tutan otoritenin o hayırsız çocuklardan bile daha yozlaşmış olabileceğini görüyoruz.
03:49Fakat merak etmeyin ilahi adalet uzaktan da olsa devreye giriyor.
03:54Şehirdeki bu yozlaşmayı duyan adil bir sultan var.
03:57Sultan sessiz sedasız köye usta bir şifacı kız gönderiyor.
04:01Bu yetenekli kız sadece anneyi tamamen iyileştirmekle kalmıyor.
04:05Aynı zamanda sultanın da teşvikiyle, hekim başıyla evlenerek onun en büyük yoldaşı oluyor.
04:11Yani iyiler kötülere karşı güçlerini birleştiriyor diyebiliriz.
04:153. Bölüm Gizli Dönüş ve Gerçekler
04:18Hikayenin temposu ve heyecanı burada iyice artıyor.
04:22Çünkü şöyle bir durum var, çocuklar o malları yağmalarken hepsinin içini kemiren gizli bir soru vardı.
04:29Peki ya anne geri dönerse?
04:31İşte tam olarak bu korktukları şey başlarına geliyor.
04:34Sağlığına kavuşan anne, dağda sessizce oturmak yerine usta işi bir planla şehre dönüyor.
04:40Hem de şifacı kızın annesi kılığında, yüzü tamamen sargılar içinde.
04:45Ve düşünün, onu ölüme terk edenlerin evine misafir olarak giriyor.
04:49Anne yüzü sargılı bir şekilde köşede sessizce otururken etrafında konuşulanlara kulak misafiri oluyor.
04:55Ve duydukları gerçekten kalp kırıcı.
04:58Kendi öz kızları, gelinleri sürekli onun ne kadar huysuz, ne kadar çekilmez biri olduğundan yakınıyor, gittiğine resmen şükrediyorlar.
05:06Ama öte yandan, şehrin sıradan kadınları, onun adını bir koruyucu, bir yardımsever olarak aslanlar gibi savunuyor.
05:14O sıradan insanlar, annenin gerçek mirasına sahip çıkıyorlar.
05:18Kan bağının her zaman gerçek sevgi bağı anlamına gelmediği ancak bu kadar net anlatılabilirdi.
05:254. Bölüm
05:25Sultanın Adaleti ve Sürgün
05:28Geldik o meşhur nefes kesen ve maskelerin düştüğü hesaplaşma anına.
05:33Hikayenin duygusal zirvesi tam da burası.
05:36Anne birden o sargıları çıkarıp atıyor ve şaşkınlıktan donup kalmış çocuklarının ve şehrin beynin yüzüne o tokat gibi sözleri haykırıyor.
05:45Ben ölmedim, sağım, beni siz hasta ettiniz.
05:49O an anıyoruz ki aslında bu kadını yatağa düşüren şey fiziksel bir hastalık değilmiş.
05:54Etrafındaki o çıkarcı, o sevgisiz ailenin yarattığı ruhsal yıkınmış.
05:58Tabi sonrasında sultanın adaleti kılıç gibi iniyor.
06:02O uğruna her şeyi göze aldıkları altınlar var ya, sultan onları çoktan yetivlere bağışlamış bile.
06:09Şehrin beyninin unvanı elinden alınıyor, o nankör ailenin gasp ettiği tüm servete el konuyor ve hepsi ama hepsi o şehirden
06:17sonsuza dek sürülüyor.
06:19Geriye ise sadece memlekete şifa dağıtmak için yola çıkan hekimbaşı ve o şifacı kıskalıyor.
06:26İlahi adalet tam anlamıyla yerini bulmuş oluyor.
06:29Beşinci bölüm, hikayeden çıkarılacak ders.
06:32Peki, yüzlerce yıl öncesinden geliyormuş gibi duran bu masalın bizim hayatımızla ilgisi ne?
06:39Yazar Erol Sunat, o muazlam köşe yazısını son derece ironik, muzip bir notla bitiriyor.
06:45Bu hikayede anlatılanlarla bir benzerlik var ise tamamen tesadüften ibarettir.
06:51Tabii ki hepimiz biliyoruz ki burada tesadüf falan yok.
06:55O mirası için ebeveyninin ölmesini bekleyen çocuklar, gücünü kendi cebini doldurmak için kullanan yöneticiler.
07:01Bu arketipler bugün her şehrin, her sokağın, her apartmanın içinde bir yerlerde yaşamaya devam ediyor.
07:08O yüzden bu incelemeyi bitirirken sizlere sormak istediğim çok net bir soru var.
07:13Günün birinde hayatınızdaki o büyükler sizin için bir yük haline gelmeye başladığında ne yapacaksınız?
07:19Soğuk, ticari bir çıkarla mı hareket edeceksiniz yoksa o saf sevgi ve minnetle mi?
07:25Bu soruyu kendi içinizde değerlendirmenizi umuyorum.
07:28Bu incelemede bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler.
07:31Hikayenin o harika detaylarını bizzat görmek isterseniz Erol Sunat'ın orijinal köşe yazısını kesinlikle bulup okumalısınız.
07:38Bir sonraki anlatımızda görüşmek üzere, şifayla kalın.
Yorumlar