00:00Kurumsal krizler, politik çalkantılar, devasa davalar, bunları duyduğumuzda aklımıza genellikle gazete manşetleri ya da uzun hukuki tartışmalar gelirdi mi?
00:09Peki ya o manşetlerin ardında gizli kalan, sessiz sedasız ödenen o ağır insani bedeller?
00:16Merhaba, kaynak metnimizi temel aldığımız bu yeni incelememize hoş geldiniz.
00:20Bugün kurumların sarsıldığı o fırtınalı dönemlerde bireylerin, ailelerin ve çocukların hayatlarında açılan geri döndürülemez yaralara odaklanıyoruz.
00:29Türkiye'nin yakın askeri ve siyasi tarihindeki en sarsıcı süreçlerin, adalet ve insan hayatı arasındaki o incecik dengeyi nasıl yerle
00:37bir ettiğini,
00:38balyoz, ergenekon ve amirallere suikast gibi davalar üzerinden adım adım analiz edeceğiz.
00:43Bu derin meseleye Türkiye Emekli Subaylar Derneği, yani kısa adıyla TESUD, Genel Başkanı Emekli Kor General Erdoğan Karakuş'un anma
00:52töreninde hatırlattığı çok ama çok çarpıcı bir sözle başlıyoruz.
00:55Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ın tarihe kazınmış şu ağır uyarısına bir kulak verin.
01:02Türk milletine taarruz eden düşman, önce Türk subayını aşağılamak ister.
01:06Orduyu yok etmek için mutlaka subayları mahvetmek, itibarsızlaştırmak gerekir.
01:11Bakın, kaynak metnimiz bu alıntının tesadüfen yapılmadığının altını çiziyor.
01:15Çünkü bu söz bize, kurumların, hele ki ordunun yıpratılmasının basit bir hata değil, doğrudan ve bilinçli olarak hedeflenen bir süreç
01:23olduğuna dahi o geniş tarihsel çerçeveyi sunuyor.
01:26Peki, makro düzeydeki bu büyük sarsıntı, mikro düzeyde bir insanın hayatını nasıl paramparça eder?
01:321. Bölüm Bir Annenin Duası
01:34Bizi bu acının tam kalbine, karşı yaka mezarlığına götüren şey, Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp'in 12. ölüm yıl dönümü
01:42anması.
01:42Dile kolay, tam 12 koca yıl.
01:45Düşünsenize, bir anne, Samiye Özenalp, evladının mezarı başında Yasin-i Şerif okuyor, kaybettiği oğlu için, tüm şehitler için dualar ediyor.
01:54Haber metinlerinin o soğuk ve mesafeli kelimeleri arasında bile bir annenin mezar başındaki bu duası insanı derinden sarsıyor.
02:02O kurumsal krizlerin en dipteki, en somut, en gerçek maliyeti tam da bu işte.
02:08Yıllar geçse de kurumların yanlış kararlarının, insan doğumunda açtığı o devasa boşluğun aslında hiçbir zaman kapanmadığını çok net anlıyoruz.
02:16Peki bu hüzünlü günde mezar başında kimler vardı?
02:19Elbette en önde acılı aile üyeleri, annesi Samiye Hanım, eşi Sema Hanım ve oğlu Batu.
02:26Ama yalnız değillerdi, TUSUD Genel Başkanı Emekli Kor General Erdoğan Karakuş ve CHP Milli Savunma Politika Kurulu Başkanı Emekli Kor
02:34Amiral Atilla Kezek gibi çok önemli isimler ve merhumun silah arkadaşları da oradaydı.
02:40Yani bu tablo bize diyor ki, bu sadece bir ailenin özel yası değil, bu askeri ve politik hafızanın, kurumsal dayanışmanın
02:48ve geçmişteki o karanlık süreçlere karşı omuz omuza sergilenen ortak bir duruşun resmi.
02:53İkinci Bölüm Mamak Cezaevi'ndeki Trajedi
02:57Şimdi, ailenin ve silah arkadaşlarının neden bu kadar derin bir yara taşıdığını anlamak için o yıkıcı güne geri dönmemiz gerekiyor.
03:06Olayların akışına baktığımızda gerçekten çok sarsıcı bir hikaye var karşımızda.
03:10Her şey Albay Özenalp'in Mamak Cezaevi'ne hapsedilmesiyle başlıyor.
03:15Kaynaklarımızın ve törendekilerin ifadelerine göre bu hapis süreci tamamen sahte ve düzmece delillerle kurulmuş bir kumpasın eseriydi.
03:23Ardından o en trajik kırılma noktası geliyor.
03:26Düşünün bir baba, cezaevinde görüş günündü.
03:28Sadece çocukları Batu ve Duru'ya sarılmak istiyor ve tam o anda evlatlarının gözleri önünde beyin kanaması geçiriyor.
03:35Ardından da hayata veda ediyor.
03:38Bu sadece hukuki bir sürecin çöküşü değil, masum çocukların hafızalarına kazınan ömürlük bir travmanın belgesidir.
03:45Üçüncü Bölüm Hedef Alınanların Boyutu
03:47Özenalp ailesinin yaşadığı bu yürek burkan tekil olaydan kameramızı şimdi biraz daha geriye, sistemin bütününe doğru çekelim.
03:56Karşımızda duran sayıya bir bakın.
03:58986.
03:59Bu sayı, durumun vahametini anlatmak için tek başına yetiyor.
04:03Tesut Kenal Başkanı Karakuş'un aktardığı bu veri, meselenin birkaç kişiden ibaret olmadığını yüzümüze çarpıyor.
04:10Tam 980 subay ve 6 az subay.
04:13Balyoz ve Ergenekon gibi süreçlerde hedef alınan, rütbeleri sökülmeye çalışılan, hapis yatan askerlerin sayısı bu.
04:20Yani bir ailenin acısından çıkıp, koca bir ulusun savunma omurgasının, ordunun o kritik komuta kademesinin nasıl sistematik bir şekilde sarsıldığını
04:30görüyoruz.
04:30Bir ordunun tam 986 yetişmiş personelini böyle bir anda kaybetmesinin ne demek olduğunu bir düşünün.
04:38Bu gerçekten inanılmaz bir rakam.
04:404. Bölüm Ali Tatar'ın İsyanı
04:43Tabi anma heyetinin rotası sadece Karşıyaka Mezarlığı'nın o köşesiyle sınırlı kalmadı.
04:49Eş zamanlı yaşanan başka bir büyük trajedinin, öğretmen yarbay Ali Tatar'ın kabrine de gittiler.
04:55Ali Tatar, amirallere suikast soruşturmasında ikinci kez tutuklanmak istenince, kaynağımızın tabiriyle bu hukuksuzluğa isyan ve karanlığa bir nebze ışık olabilmek
05:05için 2009'da kendi yaşamına son vermişti.
05:08Veda notunda bıraktığı şu sözlere bakar mısınız?
05:11Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez.
05:14Ve hemen ardından o tüyler ürpertici uyarı geliyor.
05:17Bu şekilde giderseniz ne yönetecek bir ordu, ne yaşayacak bir cumhuriyet, ne de bir ülke bulamayacaksınız.
05:24Adalete olan inancın bittiği yerde, kendi canından vazgeçerek atılmış inanılmaz ağır bir çığlık bu.
05:31Beşinci Bölüm
05:32Geçmişten Gelen Uyarılar
05:34Peki, sormamız gereken asıl soru şu.
05:38Tüm bunlar sadece tarih kitaplarında kalmış, üzeri tozlanmış karanlık birer anıdan mı ibaret?
05:43Kaynaklarımız pek de öyle söylemiyor.
05:45Karakuş'un da uyardığı gibi, Türk askerine yönelik badireler henüz bitmedi.
05:49Ancak o, aynı zamanda milletin ferasetinin, sağduyusunun her tehlikeyi er ya da geç aşacağına yürekten inanıyor.
05:56İncelememizin sonuna gelirken, siz değerli izleyicilerimize şunu sormak istiyorum.
06:01Hukukun ve ordunun böylesine derin yaralar aldığı bu dönemler, gelecekte yaşanabilecek krizlere karşı bize ne öğretiyor?
06:07Şunu hiç unutmamak lazım, evet kurumlar hata yapabilir, krizler her zaman çıkabilir.
06:13Ama liyakat hedefe konduğunda ve o adaletin terazisi bozulduğunda, bunun bedelini sadece kağıt üzerindeki numaralar, dosyalar ödemiyor.
06:20Bedeli eşler ödüyor, çocuklar ödüyor, anneler ödüyor ve nihayetinde koskoca bir ülke ödüyor.
06:26Umarım bugün aktardıklarımız o kurumlar ve insan hayatı arasındaki hassas dengeye çok daha farklı bir gözle bakmanızı sağlamıştır.
06:34Düşünmeye ve sorgulamaya her zaman devam edin, gözünüz açık olsun.
Yorumlar