Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 hafta önce
Bu köşe yazısı, Balyoz ve Ergenekon gibi kumpas davaları sürecinde haksız yere hapsedilen ve hayatını kaybeden Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp için düzenlenen on ikinci yıl anma törenini ele almaktadır. Ailesi, silah arkadaşları ve emekli generallerin katıldığı bu törende, Türk ordusuna yönelik itibarsızlaştırma operasyonları ve hukuksuzluklara karşı duyulan tepki vurgulanmaktadır. Katılımcılar, Özenalp’in kabri başında dualar okurken, ordunun temel direği olan subay sınıfına yapılan sistematik saldırıların tarihsel arka planına dikkat çekmişlerdir. Ayrıca törenin ardından, aynı kumpas süreçlerinde onurunu korumak adına yaşamına son veren Yarbay Ali Tatar da mezarı başında ziyaret edilmiştir. Kaynak, adaletsizliğe kurban giden askerlerin anısını yaşatmayı ve Türk Silahlı Kuvvetleri'ne kurulan komploların toplum hafızasındaki yerini tazelemeyi amaçlamaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Kurumsal krizler, politik çalkantılar, devasa davalar, bunları duyduğumuzda aklımıza genellikle gazete manşetleri ya da uzun hukuki tartışmalar gelirdi mi?
00:09Peki ya o manşetlerin ardında gizli kalan, sessiz sedasız ödenen o ağır insani bedeller?
00:16Merhaba, kaynak metnimizi temel aldığımız bu yeni incelememize hoş geldiniz.
00:20Bugün kurumların sarsıldığı o fırtınalı dönemlerde bireylerin, ailelerin ve çocukların hayatlarında açılan geri döndürülemez yaralara odaklanıyoruz.
00:29Türkiye'nin yakın askeri ve siyasi tarihindeki en sarsıcı süreçlerin, adalet ve insan hayatı arasındaki o incecik dengeyi nasıl yerle
00:37bir ettiğini,
00:38balyoz, ergenekon ve amirallere suikast gibi davalar üzerinden adım adım analiz edeceğiz.
00:43Bu derin meseleye Türkiye Emekli Subaylar Derneği, yani kısa adıyla TESUD, Genel Başkanı Emekli Kor General Erdoğan Karakuş'un anma
00:52töreninde hatırlattığı çok ama çok çarpıcı bir sözle başlıyoruz.
00:55Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ın tarihe kazınmış şu ağır uyarısına bir kulak verin.
01:02Türk milletine taarruz eden düşman, önce Türk subayını aşağılamak ister.
01:06Orduyu yok etmek için mutlaka subayları mahvetmek, itibarsızlaştırmak gerekir.
01:11Bakın, kaynak metnimiz bu alıntının tesadüfen yapılmadığının altını çiziyor.
01:15Çünkü bu söz bize, kurumların, hele ki ordunun yıpratılmasının basit bir hata değil, doğrudan ve bilinçli olarak hedeflenen bir süreç
01:23olduğuna dahi o geniş tarihsel çerçeveyi sunuyor.
01:26Peki, makro düzeydeki bu büyük sarsıntı, mikro düzeyde bir insanın hayatını nasıl paramparça eder?
01:321. Bölüm Bir Annenin Duası
01:34Bizi bu acının tam kalbine, karşı yaka mezarlığına götüren şey, Deniz Kurmay Albay Murat Özenalp'in 12. ölüm yıl dönümü
01:42anması.
01:42Dile kolay, tam 12 koca yıl.
01:45Düşünsenize, bir anne, Samiye Özenalp, evladının mezarı başında Yasin-i Şerif okuyor, kaybettiği oğlu için, tüm şehitler için dualar ediyor.
01:54Haber metinlerinin o soğuk ve mesafeli kelimeleri arasında bile bir annenin mezar başındaki bu duası insanı derinden sarsıyor.
02:02O kurumsal krizlerin en dipteki, en somut, en gerçek maliyeti tam da bu işte.
02:08Yıllar geçse de kurumların yanlış kararlarının, insan doğumunda açtığı o devasa boşluğun aslında hiçbir zaman kapanmadığını çok net anlıyoruz.
02:16Peki bu hüzünlü günde mezar başında kimler vardı?
02:19Elbette en önde acılı aile üyeleri, annesi Samiye Hanım, eşi Sema Hanım ve oğlu Batu.
02:26Ama yalnız değillerdi, TUSUD Genel Başkanı Emekli Kor General Erdoğan Karakuş ve CHP Milli Savunma Politika Kurulu Başkanı Emekli Kor
02:34Amiral Atilla Kezek gibi çok önemli isimler ve merhumun silah arkadaşları da oradaydı.
02:40Yani bu tablo bize diyor ki, bu sadece bir ailenin özel yası değil, bu askeri ve politik hafızanın, kurumsal dayanışmanın
02:48ve geçmişteki o karanlık süreçlere karşı omuz omuza sergilenen ortak bir duruşun resmi.
02:53İkinci Bölüm Mamak Cezaevi'ndeki Trajedi
02:57Şimdi, ailenin ve silah arkadaşlarının neden bu kadar derin bir yara taşıdığını anlamak için o yıkıcı güne geri dönmemiz gerekiyor.
03:06Olayların akışına baktığımızda gerçekten çok sarsıcı bir hikaye var karşımızda.
03:10Her şey Albay Özenalp'in Mamak Cezaevi'ne hapsedilmesiyle başlıyor.
03:15Kaynaklarımızın ve törendekilerin ifadelerine göre bu hapis süreci tamamen sahte ve düzmece delillerle kurulmuş bir kumpasın eseriydi.
03:23Ardından o en trajik kırılma noktası geliyor.
03:26Düşünün bir baba, cezaevinde görüş günündü.
03:28Sadece çocukları Batu ve Duru'ya sarılmak istiyor ve tam o anda evlatlarının gözleri önünde beyin kanaması geçiriyor.
03:35Ardından da hayata veda ediyor.
03:38Bu sadece hukuki bir sürecin çöküşü değil, masum çocukların hafızalarına kazınan ömürlük bir travmanın belgesidir.
03:45Üçüncü Bölüm Hedef Alınanların Boyutu
03:47Özenalp ailesinin yaşadığı bu yürek burkan tekil olaydan kameramızı şimdi biraz daha geriye, sistemin bütününe doğru çekelim.
03:56Karşımızda duran sayıya bir bakın.
03:58986.
03:59Bu sayı, durumun vahametini anlatmak için tek başına yetiyor.
04:03Tesut Kenal Başkanı Karakuş'un aktardığı bu veri, meselenin birkaç kişiden ibaret olmadığını yüzümüze çarpıyor.
04:10Tam 980 subay ve 6 az subay.
04:13Balyoz ve Ergenekon gibi süreçlerde hedef alınan, rütbeleri sökülmeye çalışılan, hapis yatan askerlerin sayısı bu.
04:20Yani bir ailenin acısından çıkıp, koca bir ulusun savunma omurgasının, ordunun o kritik komuta kademesinin nasıl sistematik bir şekilde sarsıldığını
04:30görüyoruz.
04:30Bir ordunun tam 986 yetişmiş personelini böyle bir anda kaybetmesinin ne demek olduğunu bir düşünün.
04:38Bu gerçekten inanılmaz bir rakam.
04:404. Bölüm Ali Tatar'ın İsyanı
04:43Tabi anma heyetinin rotası sadece Karşıyaka Mezarlığı'nın o köşesiyle sınırlı kalmadı.
04:49Eş zamanlı yaşanan başka bir büyük trajedinin, öğretmen yarbay Ali Tatar'ın kabrine de gittiler.
04:55Ali Tatar, amirallere suikast soruşturmasında ikinci kez tutuklanmak istenince, kaynağımızın tabiriyle bu hukuksuzluğa isyan ve karanlığa bir nebze ışık olabilmek
05:05için 2009'da kendi yaşamına son vermişti.
05:08Veda notunda bıraktığı şu sözlere bakar mısınız?
05:11Hukuksuzluk sürecine hukuk adına saygı gösterilemez.
05:14Ve hemen ardından o tüyler ürpertici uyarı geliyor.
05:17Bu şekilde giderseniz ne yönetecek bir ordu, ne yaşayacak bir cumhuriyet, ne de bir ülke bulamayacaksınız.
05:24Adalete olan inancın bittiği yerde, kendi canından vazgeçerek atılmış inanılmaz ağır bir çığlık bu.
05:31Beşinci Bölüm
05:32Geçmişten Gelen Uyarılar
05:34Peki, sormamız gereken asıl soru şu.
05:38Tüm bunlar sadece tarih kitaplarında kalmış, üzeri tozlanmış karanlık birer anıdan mı ibaret?
05:43Kaynaklarımız pek de öyle söylemiyor.
05:45Karakuş'un da uyardığı gibi, Türk askerine yönelik badireler henüz bitmedi.
05:49Ancak o, aynı zamanda milletin ferasetinin, sağduyusunun her tehlikeyi er ya da geç aşacağına yürekten inanıyor.
05:56İncelememizin sonuna gelirken, siz değerli izleyicilerimize şunu sormak istiyorum.
06:01Hukukun ve ordunun böylesine derin yaralar aldığı bu dönemler, gelecekte yaşanabilecek krizlere karşı bize ne öğretiyor?
06:07Şunu hiç unutmamak lazım, evet kurumlar hata yapabilir, krizler her zaman çıkabilir.
06:13Ama liyakat hedefe konduğunda ve o adaletin terazisi bozulduğunda, bunun bedelini sadece kağıt üzerindeki numaralar, dosyalar ödemiyor.
06:20Bedeli eşler ödüyor, çocuklar ödüyor, anneler ödüyor ve nihayetinde koskoca bir ülke ödüyor.
06:26Umarım bugün aktardıklarımız o kurumlar ve insan hayatı arasındaki hassas dengeye çok daha farklı bir gözle bakmanızı sağlamıştır.
06:34Düşünmeye ve sorgulamaya her zaman devam edin, gözünüz açık olsun.
Yorumlar

Önerilen