00:00Herkese merhaba. Bugünkü incelememizde gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı ve devlet politikalarındaki o keskin,
00:06hani bazen anlamakta zorlandığımız tezatları masaya yatıran çok çarpıcı bir makaleye odaklanıyoruz.
00:12Bir yanda iç politikada atılan yepyeni ve şaşırtıcı adımlar var, diğer yandaysa dış politikada sergilenen o bildiğimiz tanıdık sert duruş.
00:20Hiç vakit kaybetmeden kaynağımızın verileri ışığında bu karmaşık siyasi tabloyu birlikte çözelim.
00:25Başlarken BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'nin şu sözünü bir kenara not edelim.
00:30Söz konusu açıklamaya karşı aziz milletimizin ve kadim devlet aklımızın duruşu nettir. Kadim devlet aklı.
00:36İşte bugün konuşacağımız her şeyin o derin siyasi paradoksun temelinde tam olarak bu ifade yatıyor.
00:42Yazarımız siyasilerin sık sık başvurduğu bu değişmez, hani o bin yıllık devlet aklı kavramının son gelişmeler ışığında asla ne kadar
00:49tutarlı olduğunu sorguluyor.
00:511. Bölüm Kadim Devlet Aklı Tartışması
00:54Kaynağımızın diktat çektiği o ilk muazzam zıtlık, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin siyasi çizgisindeki 180 derecelik dönüşle başlıyor.
01:03Düşünsenize, çok değil, şunun şurasında 3-4 yıl önce PKK'nın tamamen yok edilmesini en sert dille savunan Bahçeli,
01:10bugün terörist başı için yepyeni bir sürecin düğmesine basıyor.
01:14Yazar da haklı olarak şu soruyu soruyor.
01:17Eğer ortada iddia edildiği gibi değişmez, kadim bir devlet aklı varsa, bu kadar kısa sürede bu kadar keskin bir U
01:23dönüşü nasıl yapılabiliyor?
01:252. Bölüm Yeni Sürecin Aktörleri
01:28Şimdi bu işin bireysel bir çıkıştan çıkıp nasıl bir anda resmi devlet politikasına dönüştüğüne bakalım.
01:34AKP sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarını adım adım izlediğimizde sürecin hiç de öyle bir gecede gelişmediğini anlıyoruz.
01:41Önce Bahçeli'den o şok edici çağrı geliyor.
01:44Hemen aldığından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla bu söylem bir anda devletin resmi politikası halini alıyor.
01:50Ve son aşamada ise mecliste kurulan bir komisyonla işin yasal zemine hazırlanıyor.
01:56Yani yazarın da belirttiği gibi bu anlık bir siyasi manevra değil, planlı ve kademeli bir inşa süreci.
02:02Peki masanın karşı tarafında durum ne?
02:05Kaynağımız burada Dem Parti Milletvekili Hüseyin Ola'nın bazı taleplerine dikkat çekiyor.
02:10Bakın ortada sadece basit bir barış çağrısı falan yok.
02:13Cezayir'lerindeki ve dağdaki 5000 kişinin sivil hayata dönmesini sağlayacak yasalar,
02:19Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınması gibi son derece ağır taleplerden bahsediliyor.
02:24Ve en kritik nokta o uyarı cümlesi.
02:27Eğer sorun kökten çözülmerse bugün PKK silah bırakır, 10 yıl sonra başka bir güç ortaya çıkar.
02:34Yani kaynak bize şunu söylüyor.
02:36Bu süreç öyle masum bir silah bırakma eyleminden ziyade köklü anayasal tavizler gerektiren çok ciddi bir pazarlık.
02:43Üçüncü bölüm MİT'in rolü ve iddialar
02:46Makaledeki en ilginç detaylardan biri de MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın kullandığı kelimelerde gizli aslında.
02:52Kalın, Milli Savunma Üniversitesi'nde yani geleceğin subaylarının karşısında konuşurken terörist demek yerine PKK kadroları ifadesini kullanıyor.
03:02Yazar, siyasi arenadaki bu yumuşamanın istihbarat ve güvenlik bürokrasisine nasıl yansıdığını,
03:07operasyonel dilin baştan aşağı nasıl değiştiğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
03:11Üstelik bunun askerlerin önünde yapılmış olması yazarın argümanını daha da güçlendiriyor.
03:17Medyadaki anlatı çelişkileri de cabası.
03:19Ortada tek bir olay var ama anlatılar birbirinden tamamen farklı.
03:23Bir tarafta PKK çıkıp diyor ki,
03:26biz yeni sürece destek olmak için elimizdeki iki MİT yöneticisini kendi isteğimizle serbest bıraktık.
03:31Öte yanda, iktidara yakın yazar Abdülkadir Selvi,
03:35olayı MİT'in hem sert hem yumuşak güç kullanarak gerçekleştirdiği,
03:39kimsenin burnu kanamadan tamamlanan gizli ve sessiz bir kurtarma operasyonu olarak anlatıyor.
03:44Yazar burada hepimizin aklındaki o soruyu soruyor haliyle.
03:47Hangisi doğru?
03:48Ortada bir pazarlık ve serbest bırakma mı var,
03:50yoksa kahramanca bir kurtarma operasyonu mu?
03:53Peki, içeride tüm bu fırtınalar koparken,
03:56sınırın hemen ötesinde makalenin ana tezini oluşturacak o büyük tezat noktasına doğru gidelim.
04:01Tam da bu sırada Yunanistan'da neler yaşanıyordu dersiniz?
04:054. Bölüm Yunanistan'daki teröristin taliyesi
04:08Yakın tarihimizi bilenler 17 Kasım adlı terör örgütünü mutlaka hatırlar.
04:13İşte o örgütün lideri Aleksandros Yotopoulos Yunanistan'da serbest bırakıldı.
04:18Bu adam sıradan bir mahkum değil.
04:201991 ve 1994 yıllarında diplomatlarımızı hedef alan kanlı suikastların azmettiricisi.
04:27Çetin Görgü, Haluk Sipahyoğlu,
04:29onların şehit edilmesinden sorumlu olan 17 kez müebbet artı 25 yıl ceza almış bir teröristten bahsediyoruz.
04:36Tabii hal böyle olunca Dışişleri Bakanlığımız bu tahliyeye haklı olarak çok sert bir tepki gösteriyor.
04:42Açıklamadaki kelimeler çok net.
04:44Evet, kalleş terörist, gösterilen hoşgörü, şehit diplomatlarımızın anısına ve ailelerine yönelik büyük bir saygısızlık.
04:51Yazar Müyesser Yıldız bu metni alıntılayıp diyor ki evet bu A'dan Z'ye sonuna kadar doğru bir tepki ama işin
04:59bir de içerideki boyutu var.
05:005. Bölüm
05:01Yazarın Büyük Çelişki Sorusu
05:03İşte yazarın kurduğu o müthiş mantık köprüsü tam olarak burada karşımıza çıkıyor.
05:09Bir yanda iç politikamız var, kendi ülkemizde yıllarca silahlı eylem yapmış bir terörist başı için umut hakkı konuşuluyor, ona kurucu
05:18önder deniliyor, müzakere masasına davet ediliyor.
05:21Diğer yanda ise dış politikamız.
05:23Yunanistan'da diplomatlarımızı şehit eden terörist bırakıldığında kalleş ve saygısızlık diyerek yeri göğü inletiyoruz.
05:29Yazar bu iki tabloyu yan yana koyarak o devasa tutarsızlığı adeta yüzümüze çarpıyor.
05:3540.000
05:36Bu rakamı bir an için düşünmenizi istiyorum.
05:39İçeride müzakere edilmek istenen kişi tam 40.000 insanımızın ölümünden sorumlu.
05:43Yazar bu sayı özellikle vurguluyor.
05:46Neden mi?
05:46Çünkü yurt dışındaki teröriste gösterilen o haklı ve sert tepkiyi, içerideki teröriste gösterilen bu yeni hoşgörüyle kıyasladığımızda ortaya çıkan o
05:55mantık çöküşünü başka hiçbir şey bu kadar net özetleyemezdi.
05:58Ve incelememizi yazarın makalesini bitirdiği o çarpıcı soruyla noktalayalım.
06:03Düşünün ki Yunanistan makamları bize dönüp şöyle sordu.
06:07Siz 40.000 kişinin katilini serbest bırakmanın yollarını ararken, ona kurucu önder derken kendi şehitlerinize saygısızlık yapmış olmuyor musunuz?
06:16Sahi, en başta o bahsettiğimiz kadim devlet aklının bu soruya verecek cevabı ne olurdu dersiniz?
06:23Bu incelememizde kaynağımızın sunduğu veriler eşliğinde devlet politikalarındaki o keskin ikilemlere yakından baktık.
06:29Yorum sizin, öğrenmeye ve sorgulamaya devam edin.
06:32Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
Yorumlar