Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Bu yazı, Türkiye’de terör örgütü liderine verilmeye çalışılan yeni statüleri ve "devlet aklı" adı altında yürütülen siyasi süreçleri eleştirel bir dille ele almaktadır. Metin, iktidar ve ortaklarının geçmişteki sert söylemlerinden vazgeçerek PKK elebaşına meşruiyet kazandırma çabalarını ve örgüt üyelerinin sivil hayata dönüşü için hazırlanan yasal zeminleri sorgulamaktadır. Özellikle MİT personelinin serbest bırakılmasına dair çelişkili açıklamalar ile teröristlerin "kadro" olarak tanımlanması, güvenlik politikalarındaki köklü eksen kaymasına örnek gösterilmektedir. Yazar, Türkiye’nin bir yandan teröristleri serbest bırakan Yunanistan’ı kınarken, diğer yandan kendi içindeki benzer girişimlerini "kadim devlet aklı" olarak nitelemesindeki tutarsızlığı vurgulamaktadır. Sonuç olarak kaynak, mevcut çözüm arayışlarının şehit yakınlarına ve cumhuriyet ilkelerine yönelik bir saygısızlık teşkil ettiği görüşünü savunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugünkü incelememizde gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı ve devlet politikalarındaki o keskin,
00:06hani bazen anlamakta zorlandığımız tezatları masaya yatıran çok çarpıcı bir makaleye odaklanıyoruz.
00:12Bir yanda iç politikada atılan yepyeni ve şaşırtıcı adımlar var, diğer yandaysa dış politikada sergilenen o bildiğimiz tanıdık sert duruş.
00:20Hiç vakit kaybetmeden kaynağımızın verileri ışığında bu karmaşık siyasi tabloyu birlikte çözelim.
00:25Başlarken BBP Genel Başkanı Mustafa Destici'nin şu sözünü bir kenara not edelim.
00:30Söz konusu açıklamaya karşı aziz milletimizin ve kadim devlet aklımızın duruşu nettir. Kadim devlet aklı.
00:36İşte bugün konuşacağımız her şeyin o derin siyasi paradoksun temelinde tam olarak bu ifade yatıyor.
00:42Yazarımız siyasilerin sık sık başvurduğu bu değişmez, hani o bin yıllık devlet aklı kavramının son gelişmeler ışığında asla ne kadar
00:49tutarlı olduğunu sorguluyor.
00:511. Bölüm Kadim Devlet Aklı Tartışması
00:54Kaynağımızın diktat çektiği o ilk muazzam zıtlık, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin siyasi çizgisindeki 180 derecelik dönüşle başlıyor.
01:03Düşünsenize, çok değil, şunun şurasında 3-4 yıl önce PKK'nın tamamen yok edilmesini en sert dille savunan Bahçeli,
01:10bugün terörist başı için yepyeni bir sürecin düğmesine basıyor.
01:14Yazar da haklı olarak şu soruyu soruyor.
01:17Eğer ortada iddia edildiği gibi değişmez, kadim bir devlet aklı varsa, bu kadar kısa sürede bu kadar keskin bir U
01:23dönüşü nasıl yapılabiliyor?
01:252. Bölüm Yeni Sürecin Aktörleri
01:28Şimdi bu işin bireysel bir çıkıştan çıkıp nasıl bir anda resmi devlet politikasına dönüştüğüne bakalım.
01:34AKP sözcüsü Ömer Çelik'in açıklamalarını adım adım izlediğimizde sürecin hiç de öyle bir gecede gelişmediğini anlıyoruz.
01:41Önce Bahçeli'den o şok edici çağrı geliyor.
01:44Hemen aldığından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatlarıyla bu söylem bir anda devletin resmi politikası halini alıyor.
01:50Ve son aşamada ise mecliste kurulan bir komisyonla işin yasal zemine hazırlanıyor.
01:56Yani yazarın da belirttiği gibi bu anlık bir siyasi manevra değil, planlı ve kademeli bir inşa süreci.
02:02Peki masanın karşı tarafında durum ne?
02:05Kaynağımız burada Dem Parti Milletvekili Hüseyin Ola'nın bazı taleplerine dikkat çekiyor.
02:10Bakın ortada sadece basit bir barış çağrısı falan yok.
02:13Cezayir'lerindeki ve dağdaki 5000 kişinin sivil hayata dönmesini sağlayacak yasalar,
02:19Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınması gibi son derece ağır taleplerden bahsediliyor.
02:24Ve en kritik nokta o uyarı cümlesi.
02:27Eğer sorun kökten çözülmerse bugün PKK silah bırakır, 10 yıl sonra başka bir güç ortaya çıkar.
02:34Yani kaynak bize şunu söylüyor.
02:36Bu süreç öyle masum bir silah bırakma eyleminden ziyade köklü anayasal tavizler gerektiren çok ciddi bir pazarlık.
02:43Üçüncü bölüm MİT'in rolü ve iddialar
02:46Makaledeki en ilginç detaylardan biri de MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın kullandığı kelimelerde gizli aslında.
02:52Kalın, Milli Savunma Üniversitesi'nde yani geleceğin subaylarının karşısında konuşurken terörist demek yerine PKK kadroları ifadesini kullanıyor.
03:02Yazar, siyasi arenadaki bu yumuşamanın istihbarat ve güvenlik bürokrasisine nasıl yansıdığını,
03:07operasyonel dilin baştan aşağı nasıl değiştiğini çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
03:11Üstelik bunun askerlerin önünde yapılmış olması yazarın argümanını daha da güçlendiriyor.
03:17Medyadaki anlatı çelişkileri de cabası.
03:19Ortada tek bir olay var ama anlatılar birbirinden tamamen farklı.
03:23Bir tarafta PKK çıkıp diyor ki,
03:26biz yeni sürece destek olmak için elimizdeki iki MİT yöneticisini kendi isteğimizle serbest bıraktık.
03:31Öte yanda, iktidara yakın yazar Abdülkadir Selvi,
03:35olayı MİT'in hem sert hem yumuşak güç kullanarak gerçekleştirdiği,
03:39kimsenin burnu kanamadan tamamlanan gizli ve sessiz bir kurtarma operasyonu olarak anlatıyor.
03:44Yazar burada hepimizin aklındaki o soruyu soruyor haliyle.
03:47Hangisi doğru?
03:48Ortada bir pazarlık ve serbest bırakma mı var,
03:50yoksa kahramanca bir kurtarma operasyonu mu?
03:53Peki, içeride tüm bu fırtınalar koparken,
03:56sınırın hemen ötesinde makalenin ana tezini oluşturacak o büyük tezat noktasına doğru gidelim.
04:01Tam da bu sırada Yunanistan'da neler yaşanıyordu dersiniz?
04:054. Bölüm Yunanistan'daki teröristin taliyesi
04:08Yakın tarihimizi bilenler 17 Kasım adlı terör örgütünü mutlaka hatırlar.
04:13İşte o örgütün lideri Aleksandros Yotopoulos Yunanistan'da serbest bırakıldı.
04:18Bu adam sıradan bir mahkum değil.
04:201991 ve 1994 yıllarında diplomatlarımızı hedef alan kanlı suikastların azmettiricisi.
04:27Çetin Görgü, Haluk Sipahyoğlu,
04:29onların şehit edilmesinden sorumlu olan 17 kez müebbet artı 25 yıl ceza almış bir teröristten bahsediyoruz.
04:36Tabii hal böyle olunca Dışişleri Bakanlığımız bu tahliyeye haklı olarak çok sert bir tepki gösteriyor.
04:42Açıklamadaki kelimeler çok net.
04:44Evet, kalleş terörist, gösterilen hoşgörü, şehit diplomatlarımızın anısına ve ailelerine yönelik büyük bir saygısızlık.
04:51Yazar Müyesser Yıldız bu metni alıntılayıp diyor ki evet bu A'dan Z'ye sonuna kadar doğru bir tepki ama işin
04:59bir de içerideki boyutu var.
05:005. Bölüm
05:01Yazarın Büyük Çelişki Sorusu
05:03İşte yazarın kurduğu o müthiş mantık köprüsü tam olarak burada karşımıza çıkıyor.
05:09Bir yanda iç politikamız var, kendi ülkemizde yıllarca silahlı eylem yapmış bir terörist başı için umut hakkı konuşuluyor, ona kurucu
05:18önder deniliyor, müzakere masasına davet ediliyor.
05:21Diğer yanda ise dış politikamız.
05:23Yunanistan'da diplomatlarımızı şehit eden terörist bırakıldığında kalleş ve saygısızlık diyerek yeri göğü inletiyoruz.
05:29Yazar bu iki tabloyu yan yana koyarak o devasa tutarsızlığı adeta yüzümüze çarpıyor.
05:3540.000
05:36Bu rakamı bir an için düşünmenizi istiyorum.
05:39İçeride müzakere edilmek istenen kişi tam 40.000 insanımızın ölümünden sorumlu.
05:43Yazar bu sayı özellikle vurguluyor.
05:46Neden mi?
05:46Çünkü yurt dışındaki teröriste gösterilen o haklı ve sert tepkiyi, içerideki teröriste gösterilen bu yeni hoşgörüyle kıyasladığımızda ortaya çıkan o
05:55mantık çöküşünü başka hiçbir şey bu kadar net özetleyemezdi.
05:58Ve incelememizi yazarın makalesini bitirdiği o çarpıcı soruyla noktalayalım.
06:03Düşünün ki Yunanistan makamları bize dönüp şöyle sordu.
06:07Siz 40.000 kişinin katilini serbest bırakmanın yollarını ararken, ona kurucu önder derken kendi şehitlerinize saygısızlık yapmış olmuyor musunuz?
06:16Sahi, en başta o bahsettiğimiz kadim devlet aklının bu soruya verecek cevabı ne olurdu dersiniz?
06:23Bu incelememizde kaynağımızın sunduğu veriler eşliğinde devlet politikalarındaki o keskin ikilemlere yakından baktık.
06:29Yorum sizin, öğrenmeye ve sorgulamaya devam edin.
06:32Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
Yorumlar

Önerilen