Skip to playerSkip to main content
  • 2 days ago
Serdar Yılmaz'ın hazırlayıp sunduğu, fikir dünyamızın bulanıklaştırılmış, gölgede bırakılmış mefhumlarını ele alan program “Hayata Yön Veren Mefhumlar” bu akşam "Felsefe ve Kelam" konusu ile Değişim TV ekranlarında...

- Felsefe nedir?
- Kelam nedir?
- Felsefe nasıl ortaya çıkmıştır?
- Kelam nasıl ortaya çıkmıştır?
- Felsefe İslam'da var mıdır?
- Kelamcıların yanılgıları
- Kuran'ın metodu ile kelamcıların metodu arasındaki farklar
- Felsefenin İslam düşüncesine sızması
- Mantık ilmi olmadan İslam anlaşılamaz mı?

Ve daha pek çok konu ile yayındayız...

Category

📚
Learning
Transcript
00:00Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillah ve salatu vesselamu ala rasulillah, emma vaat.
00:11Esselamu aleyküm ve rahmetullahi ve berekatuhu.
00:16Kerim kardeşlerim, bu hafta sizlerle birlikte felsefe ve kelam konusunu ele alacağız inşallah.
00:25Neden felsefe ve kelam konusunu ele almak ihtiyacı hissettik?
00:32Çünkü günümüzde özellikle İslam düşüncesi denildiğinde Müslümanların önüne konulan konuların felsefe ve kelamı ait konular olduğuna şahit oluyoruz.
00:48Hasreten akademik camia ve ilahiyatçılar İslam hakkında konuştuklarında gündeme getirdikleri hususlar ekseriyetle felsefe ve kelamın tartışma konuları olmaya başladı.
01:06Neredeyse artık kitap ve sünnetin naslarına bakılmaz oldu.
01:11Sadece Müslüman felsefeciler denilen İbni Sina, Farabi, Kindi, İbni Ruş gibi felsefecilerin görüşlerine ya da kelam alimlerinin görüşlerine ve kelami fırkaların görüşlerine itibar edilir oldu.
01:32Bu durum batı kültürüyle zaten karışık olan Müslümanların zihinlerini maalesef daha da karıştıran bir unsur haline geldi.
01:45Gerek gaybî konularda gerek insana ve hayata bakışta gerekse de kişinin Rabbi ile olan ilişkisinde temel esas felsefe ve kelamı ait söylemler oldu.
02:03Şer'i naslar ise bu kelami ve felsefi söylemlerin gölgesinde kaldığı gibi onlara göre tevil edilip yorumlanmaya başlandı.
02:16Mesela insan nedir, akıl nedir, ruh ve ruhaniyet nedir, kaza ve kader ile hidayet ve dalalet konuları nasıl anlaşılması gerekir?
02:29Allah'ın zatı ve sıfatları hakkında doğru bakış nasıl olmalıdır gibi birçok hususta hep ölçü, felsefe ve kelam haline geldi.
02:43Bunun neticesinde de her alanda aklı ön plana çıkaran, sınırları dışında aklı kullanmaya çalışan, vehim ve hayalleri akli neticeler olarak ortaya koyan kimseler ortaya çıktı.
03:01Bir taraftan bu böyle olduğu gibi diğer tarafta da aklı kullanmayı tamamen kötüleyen, hatta akletmeyi şeytanın ameli olarak niteleyen kimseler de ortaya çıktı.
03:16Bu sebeple Müslümanlar iyice şaşırıp kaldı.
03:20Diğer taraftan felsefe ve kelamı kutsallaştıran, doğru bilginin ancak bunlarla mümkün olduğunu iddia eden,
03:33hatta Müslümanların gerilemesinin sebebinin felsefe ve kelamı terk etmesi olduğunu iddia eden kimseler dahi zuhur etti, ortaya çıktı.
03:45İşte kardeşlerim bugün bir Müslüman İslam düşüncesini, İslam fikrini öğrenmek ve İslami bir zihniyet sahibi olmak için bir araştırmaya başlasa,
04:01karşısına İslam düşüncesi adına hep felsefe, felsefi ve kelami konular ve söylemler çıkacaktır.
04:12Neredeyse hangi konuyu araştırmaya çalışsa, felsefe ve kelamdan müstahni olarak bunlardan arındırılmış bir şekilde o konuyu öğrenemez bir duruma gelindi.
04:28Bu durum ise Müslümanların zihinlerini saf ve duru bir şekilde İslam düşüncesini öğrenmekten uzaklaştırdığı gibi,
04:39Müslümanların arasındaki ihtilafları ve ayrılıkları körükleyen bir durum haline de geldi.
04:47Bundan dolayı felsefe ve kelamın ne olup ne olmadığını ortaya koymak son derece elzem bir husustur.
05:00Evet kıymetli dostlar, nedir bu felsefe ve kelam?
05:06İslam ile ilişkisi nedir?
05:09İslam düşüncesine nasıl girdiler?
05:12Kur'an'ın ve sünnetin ortaya koyduğu düşünme metoduna uygun mudur?
05:19İşte bugün bu hususları ele almaya çalışacağız.
05:24İlk olarak felsefe nedir?
05:28Buna bir değinmemiz gerekir.
05:30Zira kardeşlerim, felsefe ve kelam aslında birbirinden çok farklı iki alandır.
05:37Biraz sonra değineceğimiz gibi, felsefenin İslam ile aslında hiçbir alakası yoktur.
05:49Tamamen İslam'a zıt ve muhalif hususları içinde barındırır.
05:55Kelam ise İslami bir ilim dalıdır.
05:59İçeriğindeki konular İslam akaidine, İslam akidesine ait konulardır.
06:05Ancak kelam felsefeden etkilenmiş ve bu yönüyle bu iki farklı araştırma alanının yolu birbiriyle kesişmiştir.
06:18Ne demek istediğimi, istediğim biraz sonra konuların detayına girdiğimiz zaman daha iyi anlaşılacak inşallah.
06:26Evet, felsefe kelime anlamı olarak antik Yunan dili olan Grekçe bir kelimedir ve hikmet sevgisi anlamına gelen filosofya kelimesinin Arapçaya,
06:43oradan da dilimize felsefe şeklinde geçmiş bir kelimedir.
06:48Yani kelime anlamı olarak hikmet sevgisi anlamına geldiği bilinmektedir.
06:58Istilahi mana olarak ise her ne kadar çok farklı tanımlar yapılmış olsa da,
07:04genel kabul gören manası varlık hakkında ve varlığın ötesi hakkında genel bir teori olduğu şeklinde tanımlanmıştır.
07:18Tabi kardeşlerim ben bu dersimizde detaylı bir şekilde felsefeyi ele alacak değilim.
07:25Ancak İslam düşüncesi ile ilişkisini biraz daha somut bir şekilde ortaya koyabilmek için
07:33Yunan felsefesi hakkında bazı genel malumatlar vermemiz gerekiyor.
07:39Nasıl ortaya çıkmıştır ve Müslümanların gündemine nasıl girmiştir gibi bazı hususlara değinmemiz gerekiyor.
07:49Kıymetli dostlar, felsefenin nerede çıktığı üzerinde birçok tartışmalar yapılmış olsa da,
07:57ilk olarak Yunanlı filozof Tales ile birlikte M.Ö. 600'lü yıllarda başladığı genel kabul görmüştür.
08:11Tabi Yunan felsefesini ön plana çıkartan ve onu diğer Doğu felsefelerinden yani Hint felsefesi, Çin, Mısır, İran kültürlerinden ve felsefelerinden ayıran en önemli fark şudur.
08:28Yunanlı filozofların diğer Doğu felsefelerinin aksine pratik, dini veya mistik kaygılar olmaksızın yalnızca teorik kaygılarla hareket etmeleridir.
08:46Yani hiçbir dini kaygı taşımadan, bir dini doğrulamaya ya da yanlışlamaya çalışmadan ve hayatta kullanılacak pratik faydalar da gözetmeden sadece teorik bir düşünce olmasıdır.
09:03Bu yönüyle Yunan felsefesinin varlığın görünen yüzünün ötesindeki bilgiye ulaşma amacını güden bir düşünme sistemi olduğu kabul edilmektedir.
09:24Tabi ilk Yunan filozofu Thales'ten sonra onun talebelerinden de birçok filozoflar da ortaya çıkmış ve çeşitli konularda düşünceler ortaya koymuşlardır.
09:39Ancak antik Yunan felsefesinin en etkili ve en çığır açan filozofları Sokrates, Eflatun ve Aristo olmuştur.
09:50Sokrates, kendinden önceki doğa üzerinde düşünen filozofların aksine insan üzerinde düşünen ve insanın erdeme ve bilgeliğe ulaşmasının unsurlarını ortaya koymaya çalışmasıyla
10:09diğer Yunan filozoflarından farklılık arz eden bir isimdir.
10:14Ancak Sokrates'in en büyük eseri olarak talebesi olan Eflatun kabul edilir.
10:23Eflatun ilk olarak felsefeyi sistemleştiren ve sistematik bir düşünce tarzı ortaya koyan ilk Yunan filozofu olarak zikredilir.
10:37Yine antik Yunan felsefesinin tartışmasız en büyük filozofu olarak ise Aristo kabul edilir.
10:47Aristo tam olarak felsefeyi sistemleştiren her meseleyi kategoriler halinde ele alan fizik, metafizik, etik, politika gibi konularda sistemli eserler yazan ve mantık ilminin kurucusu kabul edilen bir filozofdur.
11:13İşte İbn-i Sina, Farabi gibi Müslüman filozofların üzerinde çok büyük tesirler bırakan ve kendisine muallimi evvel ilk öğretmen dedikleri filozof Aristo'dur.
11:31Şimdi buraya kadar bahsettiklerimiz antik Yunan filozofları olarak kabul edilir.
11:38Ancak Roma dönemine ve Avrupa Ortaçağ dönemine gelindiğinde felsefe yeni bir döneme girmiştir.
11:48Bu dönem dini kabulleri temellendirme ve ispatlama gayesiyle felsefe yapılan bir dönemdir.
11:58Özellikle Hristiyanlık ve Yahudilikteki dini anlayışların felsefi argümanlarla izah edilmesi çabaları ve tartışmaları hep bu dönemde ortaya çıkmıştır.
12:14Artık bu dönemlerden sonra Hristiyan ve Yahudi din adamları felsefe ile kendi dinlerini ispatlama ve delil getirme yoluna girmişlerdir.
12:29İşte felsefenin İslam düşüncesi ile ilişkisi ise bu noktadan sonra başlar.
12:39Ve yine felsefe ile kelamın ilişkisi de kelam ilminin ortaya çıkışı da bu noktadan sonra başlar.
12:48Nasıl? Şöyle, Resulullah aleyhissalatu vesselamdan sonra fethedilen ülkelerde İslam davetinin taşınması sırasında o beldelerdeki diğer din mensupları ile yeni İslam'a girmiş olan kimseler arasında çok şiddetli fikri çatışmalar meydana geldi.
13:13Diğer dinlerden olan kimseler ki özellikle Nistur Hristiyanları felsefi düşünceler ile dolu olduklarından dolayı bunlar etrafta şüpheler yaymaya ve inançlarla ilgili konularda Müslümanlarla mücadele etmeye başladılar.
13:36Ve tartışma konuları da genellikle akide ve akide ile ilgili fikirler etrafında dönüyordu.
13:46İşte Müslümanların İslam davetine olan hırsları ve diğerlerine cevap verebilme ihtiyaçları düşmanlarına karşı ellerinde bir silah olması için birçoklarını bazı felsefi düşünceleri öğrenmeye sevk etti.
14:07Böylece felsefe özellikle ilahiyat felsefesi ile ilgili konular Müslümanların arasına sızmaya başladı.
14:18Müslümanlar Aristo mantığını tanıdılar.
14:22Felsefi kitaplarla tanıştılar.
14:25Birçok felsefi kitap Arapçaya bu dönemde tercüme edildi.
14:29Böylece İslam toplumunda felsefi düşünceler yer buldu ve Müslümanlar da bu düşünceleri incelemeye koyuldular.
14:42İşte bu nedenle Müslümanlar yabancı fırkaları onların sözlerini ve delillerini anlamaya yöneldiler.
14:51Ve İslam toprakları bütün görüşlerin, dinlerin ortaya konulduğu ve üzerinde tartışmaların yapıldığı bir alan haline geldi.
15:06Tabi bir müddet sonra bu tartışmalar diğer din mensupları ile Müslümanlar arasında olan bir tartışma olmaktan çıktı.
15:16Müslümanların kendi aralarındaki tartışma alanına döndü.
15:24Çünkü bir tartışma başka bir tartışmayı başka bir konuyu açtı.
15:30Her açılan konu Müslümanlar arasındaki ihtilafları ve ayrılıkları ortaya çıkardı.
15:38Bu tartışmalarda her grup kendince doğru olanları almaya başladı.
15:44Ve bu durum bir mücadele alanına dönüştü Müslümanlar arasında.
15:52İşte bu mücadele ve düşünme alanların neticesinde de özel bir teknik olarak, özel bir yöntem ve metot olarak kelam ilmi meydana geldi.
16:05Ve İslam topraklarında Müslümanlar arasında kelamcılar denen yeni gruplar ortaya çıktı.
16:14Kelamcılar İslam'ı müdafaa etmeleri, hükümlerini açıklamaları ve Kur'an'ın fikirlerini açıklamaları nedeniyle aslında Kur'an'dan etkilenmiş ve alim kimselerdir.
16:29Araştırmalarının temeli de aslında Kur'an ve İslam hakidesidir.
16:33Hatta daha sonraları kelam ilmine tevhid ilmi, akaid ilmi denilmeye başlanmıştır.
16:41Ancak onlar İslam'ı savunmak için felsefeyi öğrenmelerinden, düşmanlarına karşı felsefeyle silahlanmalarından dolayı araştırma, delil getirme ve hüküm vermede, karar vermede özel bir metoda sahip oldular.
17:04Buna da kelam metodu denildi.
17:08Şimdi şöyle bir soru yöneltilebilir.
17:14Peki ne var bunda?
17:16Ne güzel işte.
17:17İslam hakidesini savunmuşlar.
17:19İslami fikirleri açıklamak için, delil getirmek için özel bir metot ortaya koymuşlar.
17:25Kaza ve kader gibi, hidayet, dalalet gibi, Allah'ın sıfatları gibi, ruh ve ruhaniyet gibi konularda açıklamalar yapmışlar.
17:35Bunların neresi sorunlu, ne gibi zararı var denilebilir.
17:40İşte kardeşlerim, şimdi burada kelamcıların metodunun ve araştırma konularının,
17:50Kur'an'ın metoduna ve Resulullah Aleyhisselatu Vesselam'ın öğrettiği ve sahabelerin de üzerinde yürüdüğü metoda nasıl ters olduğunu
18:00ve Müslümanlar arasında nasıl ihtilaflar ve ayrılıklar çıkardığını ortaya koymaya çalışacağız.
18:11İlk olarak kelamcıların metodu, kıymetli dostlar, Kur'an'ın metoduna muhaliftir, zıttır.
18:20Zira Kur'an davette fıtrata, yaratılış esasına dayanır.
18:29Kur'an, fıtrata dayandığı gibi, insanlara, fıtratlarına uygun bir şekilde hitap etmiştir.
18:39Aynı zamanda, Kur'an'ın metodu, akli esasa dayanır ve akla hitap eder.
18:47Mesela, Allah-u Teala şöyle buyurur.
18:50Bu insanlar, devenin nasıl yaratıldığına, göğün nasıl yükseltildiğine, dağların nasıl dikildiğine, yerin nasıl yayıldığına bir bakmazlar mı?
19:15Ya da şöyle buyuruyor Rabbimiz, şüphesiz ki Allah'ı bırakıp da taptıklarınız bir araya gelseler, bir sinek bile yaratamazlar.
19:26Sinek onlardan bir şey kapsa, bunu da ondan kurtaramazlar.
19:32İsteyen de, istenen de aciz.
19:34İşte, bunlar gibi tüm ayetlerde, Kur'an'ın metodu, Allah'ın gücünü, ilmini ve iradesini ispat ederken,
19:48fıtrat ve akıl esasına göre hareket etmektedir.
19:52Yine, yeniden dirilişi inkar edenlere karşı, şöyle seslenir Kur'an.
20:01Çürümüş kemikleri diriltecek kimdir dedi.
20:15De ki, onları ilk defa yaratan diriltecektir.
20:20İşte bu metot, fıtrata uygun olandır.
20:23Her insan, bütün benliği ve iç dünyasında Kur'an'a cevap verir, ona kulak verir, onu dinler.
20:32Hatta inkarcı bile olsa, Kur'an'ın fıtrata yönelik bu hitabını akleder ve ona boyun eğer.
20:38Eğer inkar ediyorsa, inadından inkar eder.
20:42Bu metot, insanlar arasında eğitimli eğitimsiz, üst tabaka, alt tabaka ayrımı yapmaksızın her insana uygundur.
20:53Kur'an'ın ayetleri indiği zaman, Resul sallallahu aleyhi ve sellem onları insanlara tebliğ etti.
21:01Müslümanlar da bu ayetlere iman ettiler ve bütün benlikleriyle ayetlerin dalalet ettiği hissedilen vakalar üzerinde düşündüler.
21:11Ancak onlar, kendileri nezdinde hissedilmeyen mugayyebat hakkında, yani gaybi konular hakkında akıl yürütmeye çalışmadılar.
21:23Aklın alanı içerisine girmediği için, gaybi konuları akli araştırmaya dahil etmediler.
21:34Bilakis makil ile Allah'ın kitabında geçtiği kadarıyla ve Resulullah'tan işittikleri ile yetindiler.
21:43Bu nedenle, yaratılmış mı yoksa yaratılmamış mı, zatıyla muttasıl mıdır yoksa munfasıl mıdır gibi Allah'ın sıfatları konusunda akıl yürütmeye çalışmadılar.
21:58Çünkü onun vakası, kendileri nezdinde hissedilmeyen bir vakaydı.
22:06Allah'ın kelamı olan Kur'an'a olduğu gibi iman ettiler ve içinde yer alan her hususa, en ufak bir şüpheye dahi yer vermeden, kesin bir şekilde, yakın üzere inandılar.
22:21Bu şekilde, bu sıfatların keyfiyetini araştırmadan, kesin bir şekilde iman ettiler ve tam bir teslimiyetle teslim oldular.
22:35Ne eksik ne fazla, ne de tevhile sapmadan, gaybi hususlara Kur'an'da geçtiği gibi iman ettiler.
22:44İşte bu şekilde, kalpler mutmain oldu, göğüsler genişlik ve inşirah buldu.
22:50Evet, kıymetli dostlar, işte Müslümanlar Kur'an'ın metodunu böyle anladılar ve ayetleri böyle telakki ettiler.
23:03Resulullah Aleyhisselatü Vesselam döneminde ve hicri birinci asır bitinceye kadar bu durum böyle devam etti.
23:11Ta ki Yunan felsefesini okumuş kelamcılar ortaya çıkana kadar.
23:17Zira, kelamcıların metodu, Kur'an'ın metodundan başkaydı.
23:25Kelamcılar, Allah'a ve Resulünün getirdiklerine iman etmekle birlikte,
23:31inandıkları bu şeyleri, mantıksal delillerle ispatlamaya çalıştılar.
23:37Bir konuda derinleştikçe de önlerine yeni yeni konular açıldı.
23:45Açılan bu konular ve bunlardan kaynaklanan fer'i konular üzerindeki araştırmalar sonunda Aristo mantığına geldiği dayandı.
23:57Yine kelamcılar, müteşabih ayetlere tafsilata girmeksizin topluca iman etmekle de yetinmediler.
24:10Müteşabih olan ve aralarında çelişki varmış gibi görünen bütün ayetleri bir araya topladılar.
24:17Akıllarını bu ayetlere odakladılar ve kendilerinin dışındakilerin cesaret edemedikleri şeylere cesaret ettiler.
24:27Neydi bu?
24:29Tevildi.
24:30Yani her bir meseledeki mantıki araştırmaları onları bir görüşe ulaştırdı.
24:38Belli bir görüşe ulaştıklarında ise görüşlerine ters gelen diğer ayetleri tevil etmeye başladılar.
24:48Bundan dolayı tevil, kelamcıların en belirgin özellikleridir.
24:54Örneğin yaptıkları araştırma onları Allah'ın mekandan ve yönden münezzeh olduğu sonucuna götürmüşse
25:06Allah'ın semada olduğunu, arşı kuşattığını ifade eden ayetleri yorumlayarak kendi görüşlerine uydurmaya çalıştılar.
25:16Eğer araştırmaları Allah'a yön belirlememe şeklinde sonuçlanmışsa bu sefer de insanların ahirette gözleriyle Allah'ı görmesinin mümkün olmadığını söylediler ve insanların Allah'ı göreceği şeklinde geçen haberleri tevil ettiler.
25:36İşte kelamcılarla onlardan öncekiler arasındaki en büyük ayrım ve onların en belirgin özellikleri kelimelere taşımadıkları anlamlar yüklemeleri yani tevil yapmalarıdır.
25:55Yine kıymetli dostlar kelamcıların ortaya koydukları metotları birçok yönden de hatalı ve batıldır.
26:08Mesela kelamcılar metotlarında kanıtlar ve deliller getirirken hissi esaslar yerine mantıki esaslara dayanırlar.
26:21Bu ise apaçık bir hatadır.
26:25Oysa mantık ilminin ne İslam akidesinde ne de bu akidenin doğruluğunu ispatlamak için bir takım kanıtlar ortaya koymada yeri yoktur.
26:38Nitekim İslam geldiğinde İslam'a inanan Müslümanlar mantık ilmini bilmedikleri halde İslam Risaletini taşıdılar.
26:48Akidelerinin doğruluğuna mantığa gereksinim duymadan kesin deliller getirmeye muvaffak oldular.
26:58Oysa ki kelamcılardan sonra Allah'ın varlığına delil getirmek için mantık bilmek sanki bir zorunluluk haline geldi.
27:09Aristo mantığı bilinmeksizin Allah'ın varlığına ya da farklı bir akidevi konuya delil getirilemez şeklinde bir anlayış oluştu.
27:22Ayrıca mantıki esaslar hisse dayanan akli esasların tersine her daim yanılgıya elveriştidirler.
27:34Oysa ki İslam akidesi bir şeyin varlığı açısından yanılma, hata payının sızmasına imkan verecek türden delillerle ispatlanamaz.
27:47Bu nedenle de mantığın iman konusunda da esas alınması büyük bir hatadır.
27:52Mesela mantıki önermelerden yola çıkarak gelin bir örnek verelim.
28:02Örneğin Kur'an Allah'ın kelamıdır.
28:07Doğru mu? Evet doğru.
28:09Devam ediyoruz ikinci önermemize.
28:11Ve bu varlık aleminde her kelam, her söz birbirini takip eden harflerden meydana gelmiş birleşik bir sözdür.
28:21Bu da doğru mu? Bu da doğru.
28:25Varlıkta birbirini izleyen, tertip edilmiş harflerden meydana gelen birleşik her söz sonradan olmadır.
28:36Evet bu da doğru.
28:37O halde Kur'an da mahluktur ve sonradan yaratılmıştır.
28:42Bakın mantıki önermelerle Kur'an'ın mahluk olduğu sonucuna ulaştık.
28:47Şimdi ise aynı mantıki önermelerle başka bir sonuca ulaşalım.
28:53Örneğin Kur'an Allah'ın kelamıdır.
28:56Evet doğru.
28:58Ve kelam Allah'ın bir sıfatıdır.
29:01Evet.
29:02Allah'ın sıfatı olan her şey kadimdir.
29:06Yani sonsuzdur.
29:08Öyleyse Kur'an da sonsuzdur.
29:10Kadimdir ve yaratılmamıştır.
29:11Bakın şimdi de mantıki önermelerle Kur'an'ın mahluk olmadığı kadim olduğu sonucuna ulaştık.
29:20Şimdi mantıki önermelerle ortaya konulmuş ve birbirine zıt olan bu iki sonuçtan hangisine iman edilecek?
29:29İşte kardeşlerim bunlar gibi birçok önermede mantık son derece çelişkili ve garip sonuçlara ulaşılabilmektedir mantık yoluyla.
29:42Yine kelamın ve kelamcıların diğer bir batıl yönü ise hissedilebilen gerçeğin dışına çıkarak Allah'ın zatı ve sıfatları gibi hissedilemeyen metafizik alanları araştırmalarıdır.
30:02His yoluyla algılanabilen şeyleri, his yoluyla algılanamayan, idrak edilemeyen, hissedilemeyen şeylerle karıştırarak görünmeyeni görünene kıyaslamakta aşırılığa kaçtılar, aşırı gittiler ve Allah'ı insana kıyasladılar.
30:25Mesela dünyada insan hakkında tasavvur ettikleri adaleti, adalet sıfatını Allah'a kıyasladılar.
30:36İnsana ait ilim sıfatını Allah'ın ilim sıfatına kıyasladılar.
30:42İnsan ve yaratılmışlara ait sıfatları Allah'ın sıfatlarıyla mukayese ettiler ve kıyasladılar.
30:48Akıl yoluyla hakkında hüküm verilemeyen, hissin algılama alanına girmeyen bu tür konuları araştırmaya daldılar ve içerisinde bulundukları çıkmaza ve ayrılıklara düştüler maalesef.
31:07İstedilen şeylerin algılanabileceği, Allah'ın zatının ise algılanamayacağı, dolayısıyla birini diğerinin üzerine kıyas yapmanın mümkün olmayacağı gerçeğini gözden kaçırdılar.
31:24Böylece Allah'ın sıfatları hakkında Müslümanlar arasında şiddetli tartışmalar, ayrılıklar, ihtilaflar ve fırkalaşmalar başladı.
31:38Yine kıymetli dostlar, kelamcıların hatalarından en büyüklerinden birisi ise hissettikleri veya hissetmedikleri her şeyde akla araştırma hürriyeti vermeleridir.
31:57Dolayısıyla Kur'an'ı akla esas alacakları yerde aklı Kur'an'ı esas aldılar.
32:06Yani nakle, tabi ve teslim olmaları gereken yerlerde dahi aklı kullanmaya çalıştılar.
32:16Ulaştıkları sonuçlarda ters olan ayetleri ise bu sefer tevil yoluna gittiler.
32:24Çünkü onlara göre esas olan ayetler değil akıldı.
32:30Ve akıl ile örtüşmesi için ayetin tevil edilmesi gerekliydi.
32:34İşte bu şekilde aklı Kur'an'a esas kılmakla hem araştırma metodunda hem de araştırma konularında büyük bir hataya düştüler.
32:48Evet Kur'an'ın Allah'ın kelamı olduğuna imanın yalnızca akla dayandığı doğrudur ve öyle olması gerekir.
32:58Ancak Kur'an'ın Allah'ın kelamı olduğuna iman edildikten sonra Kur'an'ın getirdiklerine, imana akıl değil bizzat Kur'an'ın kendisi esastır.
33:14Bundan dolayı Kur'an'da geçen ayetlerin anlamlarının doğru olup olmamasından akıl değil ancak Kur'an'ın ayetleri hakemdir.
33:27Bu durumda ise aklın görevi yalnızca onu, o manaları anlamaktır.
33:35Fakat kelamcılar böyle yapmadılar.
33:39Onlar aklı Kur'an'a esas kıldılar.
33:42Bu nedenle de Kur'an ayetlerini çok cesurca tevil ettiler.
33:48Tabi, kelamcıları bu hataya sürükleyen en önemli sebep aklın tarifini ve vakasını tam olarak ortaya koyamamalarıdır.
34:04Evet, bu hata onların yaptıkları akıl tariflerinde de aslında açıkça görülür.
34:12Mesela, kelamcılar aklı şöyle tarif etmişlerdir.
34:17Derler ki, akıl müşahede edilenler, hissedilenler ve çeşitli vasıtalarla gayb olanların idrak edildiği bir cevherdir derler.
34:33Yine, akıl nefsin bizzat kendisidir demişlerdir.
34:38Ve aklı, her şeyi idrak edebilen bir garize, bir içgüdü olarak tanımlamışlar ve böyle kabul etmişlerdir.
34:49Aklı bu şekilde anlamalarından dolayı da onlara göre akli araştırmaların belirli bir sınırı yoktur.
34:58Ve ortaya attıkları önermelere, hayali tasavvurlara, soyut çıkarımlara akli araştırmalar dediler.
35:09İşte onlar bu sınırsız akıl olgusunu felsefecilerden aldılar.
35:16Nasıl ki felsefeciler, hiçbir somut gerçekliği olmayan, hissedilmeyen, hayali fantezileri ve metafizik konuları akli araştırma diye ortaya attılarsa,
35:33aynı şekilde bunlardan etkilenen kelamcılar da aynı yolu takip ettiler.
35:38Böylece aklın sınırını ve alanını idrak edememelerinden dolayı Allah'ın sıfatları, Allah'ın zatı ve Kur'an'ın yaratılması gibi konulara girdiler.
35:54Yine Yunan felsefesindeki cebir ve ihtiyar, ruhun mahiyeti gibi konulara daldılar.
36:03Böylelikle Allah subhanehu ve teala'nın kitabında ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetinde bulunmayan hususları araştırmaya yöneldiler.
36:17Allah'ın hakkında herhangi bir delil indirmediği hususlarda kendileriyle birlikte insanları da meşgul ettiler.
36:26Ve böylelikle Müslümanlar Resulullah aleyhissalatü vesselam ve ashabının üzerinde bulunduğu hakta birleşmeleri gerekirken maalesef ayrılığa düştüler.
36:40İşte kelamcıların metotlarındaki en belirgin yanlışlıklar bunlardır.
36:46Bir de kardeşlerim, kelamcılardan sonra tamamen felsefeye dalan, sadece felsefenin araştırma konularını inceleyen ve kendilerine Müslüman felsefeciler denilen kimseler ortaya çıktı.
37:06Bu kimseler felsefeyi derinlemesine ve geniş bir şekilde her şeyde, her düşüncede, her yönüyle kapsamlı bir şekilde incelediler.
37:21Ve bütünüyle ona, felsefeye yöneldiler.
37:24İşte Müslümanlar arasında ortaya çıkan ilk filozof, Hicri 260 yılında vefat etmiş olan El Kindi'dir.
37:38Daha sonra bunu diğer Müslüman filozofların çıkışı izledi.
37:43İşte İbn-i Sina, Farabi, İbn-i Ruş gibi felsefeciler bunların en meşhurlarıdır.
37:50En başta da dediğimiz gibi bu felsefeciler kelamcılardan tamamen ayrıdır.
37:58Zira kelamcılar İslam'a iman eden ve İslam akidesine ait konuları kelami metotlarla ispatlamaya çalışan kimselerdir.
38:11Bu felsefeciler ise tamamen soyut meseleleri araştırdılar.
38:16Onlar her şeye kanıtların ulaştırdığı bir bakış açısıyla bakıp ve bu yol üzerinde adım adım yürüyerek
38:27ulaşabildikleri sonuca kadar giderler, sonra da vardıkları sonuca iman ederler.
38:36Zaten felsefeden maksat ve felsefenin temeli de budur.
38:41İşte felsefecilerin yaptıkları araştırmalar içerisinde her ne kadar İslam'la alakalı bazı konulara rastlanılsa da
38:52araştırmaları sırf felsefi araştırmalar olup İslam'la bir alakası yoktur.
39:00Ancak bu kimseler Müslüman olmaları hasebiyle çoğu kere bir takım felsefi meselelerle İslam'i meseleleri birbirine uyumlaştırmaya çalışmışlardır.
39:16Aynı bugün işte demokrasinin diğer küfür fikirlerinin ve akidelerinin İslam'la uyumlaştırmaya çalışılması gibi.
39:26Fakat felsefeciler kelamcılarda olduğu gibi düşüncelerine İslam'ı esas alarak fikri bakımdan İslam'dan etkilenmiş kimseler değildirler.
39:40Onların İslam'dan etkilenmeleri Hristiyan felsefecilerin Hristiyanlıktan Yahudi felsefecilerin de Yahudilikten etkilenmeleri gibidir.
39:51Bunların düşünce yapıları tamamen Yunan felsefesine göre şekillenmiştir.
40:01Ortaya koydukları felsefelerin İslam'la herhangi bir bağı yoktur.
40:07Dolayısıyla Müslüman felsefeciler denilen bu kimselerin araştırmaları İslam dışındaki ve İslam dışı olan araştırmalardır.
40:17İslam'la alakası olmayan sırf felsefi araştırmalardır.
40:25Ve araştırmalarında İslam'a yer yoktur.
40:29Ortaya koydukları görüşler İslami görüşler sayılmadığı gibi İslam kültüründen de sayılmaz.
40:37Ancak ne yazık ki bu hakikatin bu gerçeğin tam tersine olarak İslam'a sokulan aldatmacaların, mugalataların etkisi ile
40:51Kindi, Farabi, İbni Sina gibi Müslüman felsefecilerin uğraştıkları bu felsefeler İslam felsefesi olarak isimlendirilmiştir.
41:03Hala da bu şekilde isimlendirilmeye devam ediyor.
41:08Oysa bunların felsefelerinin İslam'la herhangi bir şekilde hiçbir bağı olmadığı gibi
41:14temel yapısı ve detayları itibariyle de İslam'la tamamen çelişen düşüncelerdir.
41:24Hatta öyle konular vardır ki İslam bunları küfür sayar.
41:28Mesela bunlar eşyanın yoktan var olduğuna inanmazlar.
41:36Çünkü felsefeye göre hiçbir şey yoktan var olamaz.
41:41Bu sebeple evrenin ezeli ve kadim yani başlangıcının ve sonunun bulunmadığına inanırlar.
41:49Cennet nimetlerinin maddi değil ruhi olduğunu, Allah'ın eşyanın detaylarını bilemeyeceği gibi
42:02İslam nazarında kesinlikle açık küfür sayılan konuları araştırma ve düşüncelerinde açıkça görürüz.
42:12Bunlar, onlar da çok barizdir.
42:15Bu kadar açık çelişkilere rağmen nasıl olur da bunların ortaya koydukları felsefeye İslam felsefesi denilebilir?
42:24Kaldı ki, mutlak olarak İslam'da felsefe de yoktur.
42:33İslam'ın hissedilebilen şeyler hakkında akli araştırma yapılmasına izin verip,
42:41duyularla algılanamayan metafizik konular hakkında akli araştırma yapılmasını yasaklamasından dolayı
42:51İslam bütün felsefi araştırmalardan uzaktır ve apayrı bambaşka bir yol takip etmektedir.
43:01İslam'da felsefi araştırmaların varlığına dair herhangi bir ihtimal dahi yoktur.
43:07Bu nedenle İslam felsefesi diye bir şey söz konusu olamaz.
43:16İslam'da Kur'an-ı Kerim ve Nebevi sünnet ile ilgili araştırmalar vardır.
43:24Akide ile ilgili araştırmalar vardır.
43:26Hükümler, emir, nehi ve haberler olmak üzere
43:30İslam'ın aslı sadece Kur'an ve sünnettir.
43:35Sünnettir. Yani vahiydir.
43:40Evet kıymetli dostlar ve çok değerli kardeşlerim.
43:45İşte felsefe ve kelama ait ana hatlar genel itibariyle bunlardır.
43:51Gerek ilk dönem Yunan felsefesi, gerek Müslüman felsefeciler denilen kimselerin ortaya koydukları felsefi görüşler
44:03sadece kendilerine ait ve kendilerini bağlayan İslam düşüncesi ile alakası olmayan hususlardır.
44:12Kelamcıların ortaya koydukları hususlar ise
44:17her ne kadar İslami kültürden olsa da
44:21içerisindeki Kur'an'a ve
44:25hissin dışındaki gaybi konulara ait
44:29tasavvurlardan, fikirlerden, düşüncelerden arındırılması gerekir.
44:34İslam düşüncesi ise ancak
44:38vahyin getirdiği ve vahyin delalet ettiğidir.
44:43Başta İslam akidesi olmak üzere
44:46İslam düşüncesi sadece
44:49Kur'an'ın ve Resulullah'ın metodu üzerine olmalıdır.
44:54İşte ancak o zaman
44:56vahiy ve İslam kültürü
44:58aynen ilk dönemde olduğu gibi
45:01Müslümanlara yeniden canlılık ve hayat verecektir.
45:07Aksi takdirde
45:08geçmişte olduğu gibi
45:10bugün de Müslümanlar arasında
45:14kısır tartışmalar,
45:16vakası olmayan farazi fikirler,
45:20Allah'ın hakkında hiçbir bilgi ve hüküm indirmediği hususlar
45:24Müslümanları meşgul etmeye,
45:27oyalamaya devam edecektir.
45:30Ve İslam akademik ve teorik bir kültür halinde kalmaya
45:36devam edecektir.
45:37Allah muhafaza.
45:39Bugün akademik camianın,
45:42ilahiyat camiasının
45:43neredeyse tamamı
45:45İslam'ı bu şekilde
45:47felsefi ve kelami bir şekilde
45:50alıyorlar ve öğreniyorlar.
45:52Peki, kıymetli dostlar,
45:55bunların hayatta hiçbir etkisi var mıdır?
45:58Bırakın Müslümanları kendilerine hayrı var mıdır?
46:04Konuştuklarında
46:06İslam felsefesi şöyle,
46:08kelam böyle diye yıllarca konuşurlar.
46:11Peki, bu tarz bir İslam düşüncesi almış bu kimselerin
46:15hangi konuda Müslümanlara önderlik ve liderlik ettiklerine şahit oldunuz?
46:20Maalesef İslam düşüncesini felsefecilerin ve kelamcıların metodu üzerine alan,
46:28İslam fikri diye
46:30kelami tartışmaları öğrenen bu kimseleri
46:33sürekli şüpheler içerisinde görürsünüz.
46:38Hatta bir kısmı neredeyse
46:40Deizm'e
46:41İslam'dan daha yakındırlar.
46:44İşte, kıymetli dostlar,
46:48hem Müslüman felsefeciler denilen kimselerin metotları,
46:52hem de kelamcıların metotlarının doğru olmadığı,
46:56bu tarz vakası olmayan faraziyelerin,
46:59ne kişinin imanına ve iman etmesine,
47:03ne de imanını kuvvetlendirmesine yol açmayacağı açıktır ve açıkça anlaşılmaktadır.
47:10Hatta böyle şekilde
47:13ne kişinin düşünmesi sağlanabilir,
47:17ne de düşünmesi kuvvetlendirilebilir.
47:21Belki ancak
47:22kişinin bir takım bilgilere sahip olması sağlanabilir,
47:27ama bilgi ise
47:28düşünme ve imandan
47:30farklı bir şeydir.
47:33Bu sebeple
47:34yeniden Kur'an'ın fıtratlara
47:36uygun metoduna dönmek
47:38olmazsa olmaz son derece
47:41elzem bir husustur.
47:43Rabbim
47:45bizlere ve tüm Müslümanlara
47:47aynen ilk dönemlerde olduğu gibi
47:50apaçık bir anlayış,
47:51yakın bir iman
47:53ve müthiş bir uyanıklıkla
47:55İslam düşüncesini anlamayı nasip eylesin.
48:00Akıllarımızı ve nefislerimizi
48:02tertemiz olan vahiy ile şekillendirmeyi
48:05bizlere kolaylaştırsın.
48:08Amin.
48:08Allah'ım ve amin.
48:10Kardeşlerim,
48:11böylece bir programımızın daha
48:13sonuna geldik.
48:15Bir dahaki programda
48:16yeni bir mefhum ve kavram
48:18üzerinde buluşmak ümidiyle
48:21her birinizi
48:22Allah'a emanet ediyorum.
48:23Esselamu Aleyküm
48:24ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.

Recommended