Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 4 ay önce
Tarihi sevdiren ve merak uyandıran program Tarihte Yürüyen Adam geçmişten günümüze kadar ayakta kalmayı başaran tarihi yapıları ve hikâyelerini izleyicilerle buluşturuyor.

Mekanların tarihçesi, gündelik hayatta sıkça kullanılan deyişlerin kökeni ve tarihe farklı bir bakış Ülke TV’de… Kimi zaman mimari yapıları ile ilk olma özelliğine sahip yerleri ekrana taşıyor.

“Dünü bilmeyen bugünü anlayamaz; bugünü anlamayan yarını göremez, yarını inşâ edemez; hattâ dünden gelen hamlelerin nedenlerini bile düşünemez.” diyen Abdulbaki Gölpınarlı’nın sözünden ilhamla ‘Tarihte Yürüyen Adam’ dünü anlatıyor, bugünü gösteriyor ve yarının rotası için ışık tutuyor.

Tarihi camiler, kervansaraylar, üstünde birçok medeniyetin yaşadığı Mezopotamya ve Anadolu şehirlerinin bilinmeyen hikâyeleri Tarihte Yürüyen Adam ile her Cumartesi Ülke TV’de…
Döküm
00:00Vakıf Katılım, tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sunar.
00:30İzlediğiniz için teşekkür ederim.
01:00Bugün İstanbul'un tam olarak ortasındayız.
01:04Dünya kocaman bir devlet olsaydı başkenti hiç şüphesiz İstanbul olurdu.
01:11Bu bize şunu ifade etmektedir.
01:13Aslında Evliya Çelebi'nin de meşhur seyahatnamesinde ifade ettiği üzere biz buranın şu yeşil taşın tam olarak buranın İstanbul'un tam ortası olduğunu bilmekteyiz.
01:24İstanbul'un ortası olmaklığı ne demek bunu biraz sorgulayalım.
01:28Şu noktada biz İstanbul'un aslında bugünkü sınırlarından çok daha küçük tarihi yarımada olarak bilindiğini biliyoruz.
01:38Bu noktada İstanbul tarihi yarımada olarak ölçülüp hesaplandığında Evliya Çelebi'ye göre burası onun tam olarak ortası.
01:48Burası Bizans döneminde de Roma döneminde de İstanbul'un tam olarak ortası olarak kabul edilmiştir.
01:54Bu aslında bize şunu vermektedir.
01:56Şehzade Camii ve Külliyesi'nin bir köşesinde Mimar Sinan'ın ilk Salatin Camisi olmak özelliğini de sahip olan bu camide aslında bu nokta çok önemlidir.
02:07Bu bize aslında şunu söylemektedir.
02:09Kendinizden önceki büyük medeniyeti, kültürü aşmak istiyorsanız onun var olduğu mekanlar üzerine yeniden inşa etmek zorundasınız.
02:18Tam olarak burada Şehzade Camii'nde bugün Osmanlı'nın 16. yüzyılına Kanuni'nin evlat acısına ve kendi adına başlattığı ve daha sonrasında vefat ettiği için Şehzade Mehmet adına tamamlanan bu külliyeyi hep birlikte gezelim.
02:34Her mekan toplumunu var eder ve her toplum kendi mekanını var eder.
02:57Bugün İstanbul'un kalbi Fatih'te Şehzade Camii'ndeyiz.
03:02Şehzade Camii'nin bir kapısında bu camiyi, tarihi, kanuniyi, evlat acısını ve kocaman bir külliyeyi hep birlikte anlamaya çalışacağız.
03:12Fakat bu noktada durmamın bir sebebi var.
03:15Bugün sizlere aslında bir mekanın kevn kelimesinden gelen, oluşu ve varoluşu ifade eden bir düzlem olarak mekanı anlamak için
03:24bazen sonrasında ya da yapıldığı dönemde kendisini süsleme yani tezyini olarak devam ettiren, mekanın bu varlığı olarak devam ettiren bir şeyden bahsetmek istiyorum.
03:37Camilerimizi süsleyen birçok levha, birçok hat sanatından örnekler mevcuttur.
03:42Bunların yanında kalem işçilikleri ve diğer süsleme sanatları da her zaman bir caminin varlığını devam ettirmesi için aslında hep ola gelmiştir.
03:54Fakat bu kapıda yukarıda tam olarak arkamda görmüş olduğunuz şuradaki ayet-i kerime,
04:00Kur'an-ı Kerim'den alıntılanan ayet-i kerime aslında birçok camide her zaman kullanıla gelmiştir.
04:07Bu ayette şu yazmaktadır. Şüphesiz ki namaz müminlere belli vakitlerde farz kılınmıştır.
04:15Bu aslında bir mekanın sadece bir mimari boyutuyla, sanat boyutuyla değil, inanç boyutuyla da her zaman var olduğu ve kendisini var ettiği bir yer olarak karşımıza çıkmaktadır.
04:29Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mehmet'in vefatı üzerine aslında ilk etapta kendi adına, kendi adına yaptırmaya başladığı bu eser, bu şah eser, bu külliye daha sonrasında Şehzade Mehmet adıyla yapılacaktır.
04:45Buranın bir önemi de şudur, Mimar Sinan'ın baş mimar yani mimar başı olduktan sonra yaptırdığı ilk Salatin camidir.
04:53Ve biz aslında Seyahatname'den yani Evliya Çelebi'den de şunu bilmekteyiz.
04:59Burası Mimar Sinan'ın çıraklık eseri olarak, kendisinin çıraklık eseri olarak tanımladığı bir camidir.
05:06Fakat bu noktada şunu sorgulamamız gerekiyor.
05:09Hem süslemeleriyle hem caminin yapımıyla, sadeliğiyle bu kadar simetri ve oran açısından aslında mükemmele yakın olan bu cami niçin çıraklık eseri olarak adlandırılmıştır?
05:20Daha sonrasında Süleymaniye ve Edirne'de Selimiye'ye uzanan bu yolculuğun aslında ilk basamağıdır.
05:29Bu şu açıdan önemlidir.
05:30Bir insanın kişisel tekamülü açısından yani Mimar Sinan'ın, Koca Sinan'ın kişisel tekamülü açısından elbette mütevazi davranıp kendisi için bu tekamülün sonucunda dönüp baktığında bir çıraklık eseri olarak algılanabilir.
05:44Fakat biz şunu söyleyebiliriz.
05:47Kendi döneminde yine batı dünyasında yapılan diğer eserlerle kıyaslandığında aslında burası bugün bile birçok ustanın ulaşmakta zorlandığı bir çizgidir.
05:59Dolayısıyla Sinan'ın çıraklığı bugünün ustalığını geçmiştir.
06:04Bütün bunlarla beraber camiyi, şehzade camini, külliyeyi anlamaya çalışırken biz bugün caminin içerisinde bütün unsurlarıyla bu külliyeyi, Mimar Sinan'ı, Kanuni'yi ve evlat acısını birlikte anlamaya çalışacağız.
06:21Dolayısıyla kendisi adına yaptırılan Şehzade Mehmet'in türbesini ziyaretle ve burada bulunan aslında diğer Osmanlı paşalarını ve devlet adamlarının önemli isimlerini hep birlikte ziyaret ederek camiyi ve külliyeyi gezmeye başlayalım.
06:37Şehzade Mehmet Camii ve Külliyesi'nin haziresinde bizi ilk olarak karşılayan Bosnalı İbrahim Paşa.
06:59Namı diğer damat İbrahim Paşa.
07:01Kendisi aslında Bosna'da doğmuştur. Daha sonrasında Enderun'da yetişmiş ve Osmanlı'nın en önemli devlet adamlarından bir tanesi olmuştur.
07:10Biz hazirede, türbede, aslında bütün cami ve külliyelerde, vakıf eserlerinin çoğunda görmüş olduğumuz bu hazirelerin tamamında Osmanlı devlet erkanından askerleri, saraylıları ve orada yetişmiş devlet adamlarını bazen ahaliyi de bu hazirelerde görmekteyiz.
07:27Daha önce de söylediğimiz gibi, hazireler ve türbeler aslında tarihi okuyabileceğimiz bir hafıza defteri olarak karşımızdadır.
07:36Hep birlikte Şehzade Mehmet Camii ve Külliyesi'nin haziresini ve türbede metfun bulunan ecdadımızı birlikte ziyaret edelim.
07:57İstanbul'un kalbi Kanuni Sultan Süleyman'ın döneminden kalma büyük bir külliyenin haziresinde Şehzade Mehmet'in türbesinin yanındayız.
08:15Şehzade Mehmet, 20'li yaşlarının başında ani bir rahatsızlıkla, çiçek rahatsızlığıyla vefat etmiştir.
08:23Aslında bu cami yaptırılmaya başlandığında Kanuni batıda bir seferdedir.
08:29Bu seferle beraber daha sonrasında sefer dönüşünde büyük bir acılı bir haber almaktadır.
08:36Bu acılı haber o sırada Manisa'da Sancak Bey'i olarak bulunan Şehzade Mehmet'in vefat haberidir.
08:43Kanuni'nin ve eşinin çok titizlikle, büyük bir sevgiyle bağlı olduğu bu evladını kaybetmeleri onları mütesir kılmış ve kendilerine büyük bir acı bırakmıştır.
08:54Başta Kanuni'nin adı üzerine başlayan bu yapı bu vefat haberiyle birlikte daha sonrasında Şehzade Camii ve Külliyesi olarak yaptırılacaktır.
09:05Az önce de söylediğimiz gibi Mimar Sinan'ın aslında ilk imtihanı.
09:09Bu şu açıdan önemlidir çünkü mimar başı olduğunda yaklaşık olarak 40'lı yaşlarının sonunda bulunan Mimar Sinan'ın ilk salatin camisi olacaktır burası.
09:21Fatih'le başlayan ve sonrasında İstanbul'u karış karış işleyen ve nakışla devam eden bu mimari süreklilik aslında Kanuni döneminde zirveye ulaşmıştır.
09:33Bu şu açıdan önemlidir.
09:34Fatih Külliyesini daha önceki haftalarda konuştuk.
09:37Fatih Külliyesinin attığı tohum aslında Kanuni döneminde 16. yüzyılda zirveye ulaşmıştır.
09:45Daha önce de söylediğimiz gibi bir toplum mekanı var eder ve bir mekan toplumu var eder.
09:51Bunlar arasında zaman açısından bir fark yoktur.
09:54Yani birisi önce ya da sonra diğeri önce ya da sonra olmamaktadır.
09:58Yani bir mekan varsa toplum vardır.
10:00Fakat bugün Şehzade Camii'nde biz şunu görmekteyiz.
10:04Bir türbe yani bir vefat haberiyle birlikte caminin ve külliyenin bugünlere nasıl kaldığını ve bütün bununla beraber tarihin bir dönemini bize nasıl aktardığını görmekteyiz.
10:16Vefat eden küçük bir Şehzade onun adına yaptırılan bir külliye aynı zamanda Mimar Sinan'ın çıraklık eserim dediği bu yüce mabetle birlikte aslında tarihe tanıklık etmekteyiz.
10:31Şehzade Mehmed'in vefatı aslında şu noktada önemlidir.
10:34Çünkü Şehzade Mehmed tahta varis olarak gösterilmektedir.
10:38Birazdan içeride görecek olduğunuz aslında tahtı andıran bir kürsüyü andıran ahşap desen de kendisinin aslında ileride tahta varis olabileceği noktasında ortak bir kanı ortak bir konsensus bir icma söz konusu olduğunu görmekteyiz.
10:56Bu kanuni için de böyleydi annesi için de böyleydi.
10:58Bu noktada Şehzade Mehmed'in Manisa'daki çiçek hastalığından vefat etmiş olması aslında sadece kendisinin değil aile içerisinde daha sonra yaşanacak olan iç meseleleri de doğrudan etkileyen bir öneme sahiptir.
11:14Biz aynı zamanda abisi diyebileceğimiz Cihangir'in de burada metfun olduğunu bilmekteyiz.
11:19Mimar Sinan bu üzüntülü haberi alır almaz caminin aslında ilk önce biten yapısı şu an arkamda görmüş olduğunuz türbedir.
11:29Bu türbe cami külliyesi içerisinde biten ilk unsurdur.
11:34Çünkü büyük bir acılı bir haber söz konusu ve Osmanlı tarihinin yani padişah veliahtını kaybetmiştir.
11:41Dolayısıyla bu türbenin bir an önce bitmesi ve topluma gösterilmesi gerekmektedir.
11:46Bunun elbette mimari, sanat ve estetik açısından da sonuçları olacaktır.
11:52Türbenin içerisinde görmüş olduğunuz Çiniler aslında 16. yüzyıl Çinileridir.
11:57Mimar Sinan aslında bu türbe ile birlikte bize şunu göstermektedir.
12:02Matem, yaz, keder ve bununla beraber melal nasıl surette büründürülür.
12:09Mimar Sinan'ın en büyük özelliklerinden bir tanesi de aslında şu olarak belirtilebilinir.
12:14Mimari dehası, mühendislik dehası tek başına Sinan'da mevcut olan yetiler değildi.
12:20Bunlarla beraber dönemin dünyası ve aynı zamanda hissiyatını taşlara işleyebiliyordu.
12:28Bu çok önemlidir.
12:29Çünkü bu noktada biz bu türbeyi gezdiğimizde aslında genç bir şehzadenin vefatını türbenin mimarisinden de anlayabiliyoruz.
12:39Bu nokta Mimar Sinan'ı büyük yapan noktalardan bir tanesidir.
12:43Mimar Sinan'ın taşlara işlemek istediği adeta bir ruh vardı.
12:49Bu ruh bize şunu gösteriyor.
12:51Bazen bir matemi, bazen imparatorluğun yani gücün zirvede olduğu noktayı temsil etmekti.
12:58Bunu taşlara işleyebilen bir ustanın eseri, bir matemi, bir kaybı bu türbenin içerisinde de ve caminin diğer özelliklerinde,
13:07birazdan görecek olduğumuz minarelerde de bunu hissediyoruz.
13:10Mimar Sinan'ı büyük yapan şeylerden bir tanesi o tarihi bize adeta olduğu gibi aktarabiliyordu.
13:18Daha önce de söylemiştik.
13:19Bir fikir, bir muhayyile, bir tahayyül nasıl surete bürünür?
13:24Biz bunu Mimar Sinan'ın ustalık çalışmalarıyla, aslında Mimar Sinan'ın bütün eserleriyle görmekteyiz.
13:30Mimar Sinan'ı büyük yapan şeylerden bir tanesi de şudur.
13:34Kendisini ziyaret ettiğimizde, yani bugün bu türbeyi ziyaret ettiğimizde, aslında biz 16. yüzyılda, 1543 yılında ve bu noktada yaşanan,
13:45tam olarak imparatorluğun kalbinde, Manisa'da yaşayan bir veliahtı olarak, bir şehzade olarak, Şehzade Mehmet'in vefatını,
13:52biz bu türbenin mimari özelliklerinde, sanatında ve estetiğinde hep birlikte görmekteyiz.
13:58Mimar Sinan'ı büyük yapan şey, o dönemin sadece anlam dünyasını değil, aynı zamanda duygu dünyasını da bize aktarabiliyor olmasıydı.
14:08Mimar Sinan'ın bize bırakmış olduğu bu çıraklık eserinde,
14:12gelin hep beraber 16. yüzyılın, sarayın içerisinde, kanuninin matemini ve dönemin gücüyle beraber,
14:20Şehzade Mehmet'in türbesini gezerken hep birlikte anlamaya çalışalım.
14:24Önce türbeyi, sonra ardında bulunan hazire üzerine konuşmaya devam edelim.
14:42Yerleşecek yer aramak, caminin avlusunda soğuk bir taşa oturmak, gün doğmadan şehzade başında.
14:59Bugün, Şehzade Camii ve Külliyesini dolaşırken, tam olarak hazirede, Şehzade Mehmet'in türbesinin ardında,
15:07biz Sezai Karakoç'u ziyaret ediyoruz.
15:09Çünkü Sezai Karakoç, aslında bizim anlam dünyamızda çok önemli bir yere oturan, son dönem Türk şairlerinden bir tanesidir.
15:19Daha öncelerde yaptığımız gibi, bir tarihi, bir dönemi anlamak için kelimelerden yardım alabiliriz.
15:26Bu noktada, biz şiir kelimesinin biraz kökenine doğru bir yolculuk yapalım.
15:32Tarihte yürürken, kelimenin de tarihi üzerinden bir yolculuğa çıkalım.
15:36Şiir kelimesi, Arapçadan dilimize geçen orijinal bir kelimedir.
15:41Aynı kökten türeyen, şair, meş'ar gibi kelimeler de bu kökten türemiş ve aslında temsil ve sembolik anlamlara gelmektedir.
15:51Meş'ar dediğimiz zaman, aslında o yerin temsili ve sembolü anlamındadır.
15:56Bu noktada, buradan türeyen başka bir kelime daha vardır.
16:00Şuur kelimesi.
16:02Yine, Arapçada aynı kökten türeyen şa'ar, yani saç olan kelime de şiir kelimesinin kökeniyle aynı yerden türemiştir.
16:11Bunlar bize aslında şunu göstermektedir.
16:13Saç, insan vücudunun en tepesinde bitmiştir.
16:17Yani, tepe bir noktayı ifade etmektedir.
16:20Şuur da, bilincin zirvesini ifade etmektedir.
16:23Şiir, tam olarak bu noktada bize şunu ifade etmektedir.
16:28Bir, sözün unutulmayanı.
16:30İki, şairin anlam dünyasında sözün unutulamayacak bir derecede ifade ediliş kabiliyetini ifade etmektedir.
16:38Bu noktada biz, Şehzade Camii'nin haziresinde Sezai Karakoç'u anarak, aslında bugünden yola çıkarak, 16. yüzyılı anlamaya çalışmaktayız.
16:48Bu bize şunu vermektedir.
16:50Şair, yani Sezai Karakoç, kitaplarına vermiş olduğu başlıklardan yola çıkarak, biz kendisini, onun anlam dünyasını aslında biraz olsun tanıyoruz.
17:02Çağımıza tanıklık etmiş, bu çağı anlamış ve bu çağı aslında kendince bir cevap üretebilmiş bir adam,
17:09az önce okuduğum şiir gibi, caminin bahçesinde, gün doğmadan, Şehzadebaşı Camii'nde aslında bir ömür yaşamıştır.
17:17Bize, kalbimize, tarihe nasıl bakmamız gerektiğini ifade eden en önemli şairlerden bir tanesidir.
17:25Sezai Karakoç, garip yaşadı ve garip vefat eden bir isimdir.
17:29Sezai Karakoç'u anmadan, Şehzade Camii'ni, Fatih'i, Saraçhane'yi, İstanbul'un kalbini, tarihi anlamamız mümkün değildir.
17:37Burada, onun yanı başında yazılı olan, aslında bir kitabından alıntı olan Meryem Suresinin 33. ayeti de bizlere bu konuda bir ışık tutabilir.
17:48Yani Sezai Karakoç'u anlamak için aslında buraya tercih edilen bu sayfalar, kendisi için çok önemli ve bizim onu anlamamız için de çok önemli sayfalardır.
17:58Sezai Karakoç, fizik ötesi açısından ufuklar ve daha ötesi adıyla kitabında aslında bizlere şunu söylemektedir.
18:06Yani sadece kitap başlığını bile anlamaya çalıştığımızda bizlere büyük ufuklar açmaktadır.
18:13Çünkü biz bu hayatı, tarihi, düzlemi, fizik ve fizik ötesi olarak anlamaktayız.
18:18Klasik dönemden günümüze kadar hep böyle anlaşılmıştır.
18:22Fakat Sezai Karakoç'un bu kitaba vermiş olduğu başlık bile bunun yani fizik ötesi ufuklar ve onun da ötesine dair bir şeylerden bahsetmektedir.
18:31Burada Meryem Suresinin 33. ayetini tercih etmesi ve onu anlatması aslında Şehzadebaşı Camii'nde, Şehzade Camii'nin külliyesi ve haziresinde metfun bulunan onu anlamamız için önemlidir.
18:44Girişi şöyledir. Doğuma, ölüme ve dirilişe selam. Doğuma selam, ölüme selam ve dirilişe selam.
18:53Bizler şunu görmekteyiz. Sezai Karakoç garip yaşadı ve garip vefat etti.
18:58Çünkü şu örneği vermek istiyorum. Kendisine takdim edilen büyük bir hediyeyi, büyük bir ödülü almamış ve kimsesiz çocuklara hediye etmiştir.
19:07Hayatını aslında bu derecede başkalarını gözetme noktasında da garip olarak yaşayan bu adamı yani son dönemin en büyük Türk şairlerinden birisini anmadan Şehzadebaşı Camii'ni anlamak mümkün değildir.
19:21Ben çoğu zaman derslerimde tarihi nasıl anlamalıyız, tarihi kendi döneminde anlamak ne demektir sorularını öğrencilerime de sormaktayım.
19:30Bugünden yola çıkarak anlaşılmayan tarih aslında biraz da eksiktir.
19:34Burada şunu kastediyorum. Anakronik bir durum içerisinde yani 16. yüzyılın şartları içerisinde Şehzade Mehmet'i, Kanuni'yi veya o dönemi anlamak elbette doğru değildir.
19:46Yani anakronizm yapıp bugünün lensiyle, bugünün bakış açısıyla orayı anlamak elbette akademik anlamda, metot anlamında yanlış bir uygulamadır.
19:55Fakat kastettiğim şu. Bu cami külliyesiyle beraber, haziresiyle bize bugün bir şeyler söylemektedir.
20:02Bu söylenen şeyi anlayan ve bunu estetik formda, şiir formunda ifade eden şairlerden, Tanpınar'dan, Sezai Karakoç'tan bahsetmeden 16. yüzyıla gitmemiz elbette yanlış olur.
20:15Yani bizlerden önce bu duyguları, bu hissiyatı anlayan, bu estetiği görüp onun hakkını veren insanları anlamadan aslında bizler 16. yüzyıla bir yolculuğa çıkamayız.
20:27Bu şu açıdan önemlidir. Kendisi Fatih'in bu köşesinde yaşadı, garip bir hayat yaşadı.
20:34Fakat bizim gibi öğrencilik yıllarımızda birçok öğrenciyi etkileyen bir şairi okumadan da Şehzade Camii'nin etrafında dolaşmak, tarihin kenarından kıyısından dolaşmaya benzer.
20:45Bizler şayet tarih içerisinde var olmak, hatta tarihi yazmak istiyorsak düşünürlerimizi, şairlerimizi, akademisyenlerimizi bu konuda fikir işçiliği yapmış olan birçok insanı da anlamadan, onları okumadan yolculuğa çıkmamamız gerekiyor.
21:02Buraya geldiğimde hatırladığım bir şiir var.
21:04Aslında hayatı Fatih'in bu köşesinde, Şehzade Camii'nin bu köşesinde kesişmiş olan ve en başta okuduğum şiirle beraber oturacak soğuk bir taş arayan,
21:15fakat bunu gün doğmadan Şehzade Camii'nin bahçesinde arayan bir adamın burada metfun olması elbette tesadüfi değildir.
21:23Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz.
21:25Sezai Karakoç ömrünü bu medeniyeti, bu topraklarda oluşmuş ve yeşermiş olan bu medeniyete adamış bir şairdir.
21:34Kendisinin bu köşede oluşu benim üniversite yıllarında onun okuduğum şu şiirini hatırlatmış oldu.
21:40Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın?
21:43Saçların, ruhumun evliyalarınca örülen, tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin, gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir, sen kaç köşeli yıldızsın?
21:53Çok fazla köşesi olan fakat dik bir duruşu olan, hayata tamah etmeyen, şiirleriyle anlam dünyamızı ve camilerimizi süsleyen,
22:03mekanı hala var kılan Sezai Karakoç'a selam vermeden buradan geçmek olmazdı.
22:09Buyurun caminin geri kalan kısımlarını hep beraber gezelim.
22:23Vakıf eserlerini anlama noktasında bu hafta yolumuz Şehzade Camii'ne ve Külliyesi'ne düştü.
22:34Bu noktada bu camiyi ve tarihi anlamak için aslında Osmanlı'da külliyelerin ne anlama geldiğini de bilmek gerekiyor.
22:43Osmanlı dönemi için en temelde şu ayrımı yapsak sanırım yanlış yapmış olmayız.
22:47Şehirler ilk temelde külliyeler üzerinden okunduğunda ikiye ayrılmaktadır.
22:53Birincisi külliye ile beraber dönüşen şehirler, ikincisi külliyenin inşa ettiği yani külliye ile birlikte var olan şehirler.
23:03Bu şehirlere şöyle bir örnek verebiliriz.
23:05Külliye ile dönüşen şehirler daha öncesinde bir başka paradigmanın, anlam dünyasının yani Bizans'ın veya Roma'nın kalıntıları olan veya o dönemden kalan şehirlerin hakim olduğu şehirler diyebiliriz.
23:20Buralar fethedildikten sonra şehir dönüşüme uğramış ve aslında bu külliye ile beraber şehir yeniden var olmuştur.
23:28Bu şehirlere örnek verecek olursak Osmanlı'da Osmanlı dönemine başkentlik yapmış Bursa, Edirne ve İstanbul bu şehirlerin başında gelmektedir.
23:39Çünkü kendisinden önceki anlam dünyasını, mimarisini barındıran önemli şehirlerdir.
23:45Buna şöyle bir örnek verebiliriz.
23:47Fatih Sultan Mehmet şehri fethettikten sonra aslında şehir harap bir haldeydi.
23:52Bu harap halde var olan şehrin aslında tarihi ve sosyal hayatta farklı bir boyutu vardı.
24:00Bunu dönüştürebilmek için Fatih vezirlerini toplamış ve onlara şehrin önemli noktalarında yani en önemli tepelerinde külliyeler inşa etmelerini istemişti.
24:10Bu külliyelerin hem sosyal hem politik hem de dini açıdan önemi çok büyüktür.
24:17İstanbul'un yedi tepesinde ayrı ayrı külliyeler mevcuttur.
24:20Bunlar Fatih döneminde tohumlara atılmış ve daha sonrasında zirveye ulaştığı dönem.
24:26Örneğin şu an arkamda görmüş olduğunuz Şehzade Camii ve Külliyesi zirve noktasını gösteren noktalardan, önemli örneklerden bir tanesidir.
24:36Osmanlı şehirlerini külliyeler üzerinden anlamaya çalışırken aslında ikiye ayırmıştık.
24:40Birincisi külliyeler inşa edildikten sonra dönüşen şehirler.
24:44Bunlar kendisinden önce büyük paradigmaların, aslında büyük medeniyetlerin olduğu şehirlerin külliyelerle, camiyle, imarethanesiyle, darüş şifasıyla bir yaşam alanı olarak inşa edilen külliyelerle beraber o şehrin renginin ve anlam dünyasının değiştiğini görüyoruz.
25:02Bu şehirlere Bursa, Edirne ve İstanbul'a örnek gösterdik.
25:06Bunlardan başka şöyle bir şehir tipolojisi de var desek yanlış olmaz diye düşünüyorum.
25:10Bu şehirler fetihle beraber şehir hüviyeti kazanmış ve aslında inşa edilen külliyelerle tamamen bir Türk ya da İslam rengine boyanmıştır.
25:21Bu şehirlere ise Bosna örneğini verebiliriz.
25:24Bu noktada bir vakıf eserinin, aynı zamanda bir cami ve külliye olarak inşa edilen, aslında bütün bileşenleriyle beraber yaşam merkezi olan bir külliyenin, bir vakıf eserinin tarihi ve bir şehrin nasıl dönüştürdüğünü de görmekteyiz.
25:40Bu noktada Osmanlı şehirlerini anlamamız açısından bizlere çok önemli şeyler söylemektedir.
25:46Şehrit bile tanımlarken, klasik dönem için söyleyecek olursak külliyeden önce ve sonra diye ikiye ayırabiliriz.
25:53Bugün biz bu noktada Şehzade Camii ve Külliyesini Sezai Karakoç'la beraber adına inşa ettirilen, yani vefat eden, çiçek hastalığından vefat eden Şehzade Mehmet'le birlikte kanuni dönemini anlamaya çalıştık.
26:07Elbette bu cami sadece bir bölümde ya da yarım saatlik bir okumayla anlaşılabilecek bir cami değildir.
26:16Dolayısıyla caminin bileşenlerini, mimarisini, estetik özelliklerini, Mimar Sinan'ın Ayasofya'dan nasıl ilham aldığını, bütün bunlarla beraber bir gözyaşının bir mabede dönüşünü hep birlikte bir sonraki bölümde beraber inceleyelim.
26:37İzlediğiniz için teşekkür ederim.
27:37Vakıf Katılım tarihte yürüyen adamla vakıf eserlerimizi sundu.

Önerilen