Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu köşe yazısı, vatan için görev yapmış er statüsündeki gaziler ile şehit yakınlarının uğradığı hak kayıplarını ve Ankara’da gerçekleştirdikleri hak arama mücadelesini ele almaktadır. Gazilerin Millî Savunma Bakanlığı yerine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı olmalarından kaynaklanan hukuki eşitsizliklere ve yaşadıkları ekonomik zorluklara dikkat çekilmektedir. Yazar, Güvenpark'ta barışçıl bir eylem yapan bu grubun sabah baskınıyla tahliye edilmesini ve ardından maruz kaldıkları sert muameleyi eleştirel bir dille aktarmaktadır. Devlet yetkililerinin taleplere duyarsız kalması ve resmi kurumların olayları yalanlama çabaları, vefa kavramı üzerinden sorgulanmaktadır. Sonuç olarak kaynak, toplumun "baş tacı" olarak gördüğü bu kesimin bürokratik engeller ve ayrımcı politikalarla karşı karşıya kaldığını vurgulayan bir inceleme sunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün Ankara'da geçtiğimiz günlerde yaşanan ve çok konuşulan gazi eylemlerini o kaotik 48 saati tüm çıplaklığıyla masaya yatırıyoruz.
00:08Sadece sağdan gelen raporlara ve somut gerçeklere odaklanacağımız bu analizimize hoş geldiniz.
00:14Hazırsanız lafı hiç uzatmadan hemen başlayalım.
00:17Düşünün, 38 gün boyunca son derece barışçıl bir şekilde devam eden bir gazi protestosu var ortada.
00:23Peki ne oluyor da bu sessiz bekleyiş sabah saat 4'e 45 geçe ani bir polis baskınıyla son buluyor?
00:30İşlerin nasıl bu noktaya geldiğini anlamak için önce bu insanları güven parkta bir aydan fazla sokakta yatmayı iten o asıl
00:37meseleye yani sorunun tam kalbine inmemiz lazım.
00:40Bakın meselenin kökünde aslında çok net bir yapısal ayrım var.
00:44Bir tarafta tüm hakları doğrudan Milli Savunma Bakanlığı tarafından korunan subay ve azsubay gazilerimiz duruyor.
00:50Diğer tarafta ise Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'na bağlı olan er şehitlerimiz ve er gazilerimiz var.
00:56Bütün bu krizin çıkış noktası tam olarak burası.
00:59İki grup arasında sadece askeri rütbeye ve bağlı oldukları bakanlığa dayanan gerçekten de dağlar kadar büyük bir hak eşitsizliği var.
01:07İnanılmaz değil mi?
01:08Dilek olay tam 38 gün.
01:10Er rütbesindeki gazilerimiz Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne sadece 500-600 metre mesafedeki güven parkta işte bu kadar süre kamp
01:18kurdular.
01:19Tek istedikleri tamamen barışçıl bir şekilde yetkililerin dikkatini bu devasa eşitsizliğe çekmekti.
01:26Ama koca 38 gün boyunca yetkililerden tek bir somut adım, tek bir çözüm önerisi gelmedi.
01:32Tansiyonun gerçekten yükselmeye başladığı an ise baskından tam bir gün öncesine dayanıyor.
01:38Şehit Anaları Derneği Başkanı Pakize Ana'yı duymuşsunuzdur.
01:41Bir bakanlık yetkilisiyle görüşme talebi reddedilince Adalet Bakanlığı önünde çok çarpıcı bir çıkış yaptı.
01:47Şehitlerimizin katillerini affederken bize mi sordunuz dedi.
01:51İşte bu inanılmaz derecede duygusal ve sert tepki aslında bir sonraki gece yaşanacaklarında fitinini ateşlemiş oldu diyebiliriz.
01:59Ve işte o meşhur 39. gün.
02:01Haftalardır gayet sakin ve olaysız geçen o bekleyiş sabaha karşı 4'e 45 geçe kelimenin tam anlamıyla sarsıcı bir şekilde
02:09bıçak gibi kesildi.
02:11Şimdi o anlarda sağdan yansıyan detaylara biraz daha yakından bakalım.
02:15Gelen raporları incelediğimizde gerçekten şaşırtıcı detaylarla karşılaşıyoruz.
02:20Gaziler polislere en başından beri açıkça şunu söylemişlerdi.
02:24Bize bir operasyon emri gelirse lütfen haber verin.
02:27Çoğumuz protezliyiz.
02:29Yaka paça araçlara bindirmeyin.
02:30Kendi isteğimizle yürürüz.
02:32Buna rağmen raporlar yüzlerce polisin adeta bir hücre evine girercesine alana müdahale ettiğini yazıyor.
02:39Oradaki protezlerin çöp torbalarına konulduğu, alana asılı Türk bayrağının indirildiği ve gazilerin zorla Bilkent'teki gazi uyum evine götürüldüğü belirtiliyor.
02:48Bu müdahalenin ardından işler tam bir bürokratik labirente dönüştü.
02:52Gaziler neden böyle bir muamele gördük diye sormak için İçişleri Bakanlığı'na gitmeye kalktıklarında yolda tekrar polis ablukasıyla karşılaştılar.
03:00Ardından aralarında Ümit Özdağ'ın da olduğu siyasetçiler devreye girip ara buluculuk yapmaya çalıştı ama nafile.
03:06Sonunda oldukça ilginç bir gelişme oldu.
03:0838 gün boyunca parka hiç gelmeyen eski CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu araya girdi ve İçişleri Bakanlığı'ndan o zorlu randevuyu
03:15kopardı.
03:16Peki bu kadar zor alınan o randevuda neler konuşuldu?
03:20Gaziler haklı olarak sabahın dördündeki bu sert müdahalenin Pakize Ana'nın bir gün önceki protestosuyla bir ilgisi olup olmadığını sordular.
03:28İçişleri Bakanı ise bu bağlantıyı kesin bir dille reddetti.
03:32Olan biteni yorgunluğa bağlayıp 38 gün oldu siz de polisler de gerilmiş olabilir, meclis de kapandı yapacak bir şey yok
03:40diyerek konuyu kendi açısından özetleyip kapattı.
03:43Tam bu esnada eş zamanlı olarak bambaşka bir gariplik daha yaşanıyordu.
03:47Farklı bir gazi grubu da Aile Bakanlığı yetkilileriyle görüşmeye çalışıyordu.
03:52Bakan Ankara'da olmadığı için bakan yardımcısıyla bir araya geldiler ama sıkı durun görüştükleri bu bakan yardımcısı gazilerden değil engellilerden sorumlu
04:02kişiydi.
04:03Yani karşılarındaki devlet yetkilisi aslında konunun doğrudan muhatabı bile değildi.
04:08Gerçekten devlet işleyişindeki o kopukluğu görmek açısından inanılmaz bir örnek.
04:13Şimdi olayın belki de en çarpıcı kısımlarından birine geliyoruz.
04:17Yani medyadaki iddialarla sahadaki gerçeklik arasındaki o devasa uçuruma.
04:22İktidara yakın medyada yeni yasayla birlikte gazilerin maaşının 253 bin liraya çıkacağı yazılıp çizilmişti.
04:30Muazzam bir rakam öyle değil mi?
04:31Fakat gerçek öyle değildi.
04:33Gazi Mehmet Çelik cebinden resmi maaş bordrosunu çıkarıp gösterdiğinde o gerçek rakamın sadece 58 bin lira olduğu tüm çıplaklığıyla ortaya
04:42çıktı.
04:43İşin asıl şok edici kısmı ise şu.
04:45Gazi Çelik medyada çıkan bu yanlış algının düzeltilmesini isteyip o 58 bin liralık resmi bordroyu masaya koyduğunda yetkilinin cevabı ne
04:54oldu dersiniz?
04:55Sadece iki kelime güzel para.
04:57Evet, vatanı için bedel ödemiş bir insana yanlış haberleri düzeltmek yerine verilen o diplomatik ve tek yanıt maalesef sadece buydu.
05:05Gelelim akşam saatlerine.
05:07Olaylar durulacağına daha da tuhaf bir hal aldı.
05:10Yoldaki o ablukadan zar zor çıkıp geçici olarak kaldıkları bilkentteki gazi uyum evine dönen gaziler bu defa kendi evlerinin önünde
05:19askerlerin kurduğu bir barikatla karşılaştılar.
05:22Tam bir saat süren o gergin tartışmaların ardından araya emniyet yetkililerinin girmesiyle saat akşam yedi buçuk sularında ancak içeri alınabildiler.
05:30O anki o derin hayal kırıklığını biraz olsun anlayabilmek için barikatın önünde durdurulan gazilerin şu isyanına kulak verelim.
05:39Çaresizce kendi evimize giremiyoruz, terörist miyiz, niye almıyorsunuz diye bağırdılar.
05:44Kendi üniformaları uğruna bedenlerinden parça bırakmış bu insanların yine aynı üniformayı taşıyan askerler tarafından içeri alınmaması sağdaki raporlara işte bu
05:53sarsıcı kelimelerle geçti.
05:54Gaziler içeri girdikten çok kısa bir süre sonra işin dijital boyutu devreye girdi.
06:00Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi yani DDM acil bir bülten yayınladı.
06:07Bu açıklamada gazilerin uyum evine alınmadığı ya da barikat kurulduğu iddiaları kesin bir dille yalanlandı ve tüm bunların asılsız bir
06:15algı operasyonu olduğu söylendi.
06:17Ama biliyorsunuz dijital çağda hiçbir şey gizli kalmıyor.
06:21Sağdaki gazeteciler her şeyi an be an kaydetti.
06:24Hatta 15 Temmuz gazisi eski emniyet müdürü Fatih Er Yılmaz yaşananları bizzat videoya aldı.
06:31Çok ilginçtir resmi yalanlama mesajının altına vatandaşlar bizzat bu videoları yükleyerek açıklamayı çürüttüler.
06:38Yani devletin resmi bir kurumuyla sahadaki o belgelenmiş gerçeklik tamamen ters düşmüştü.
06:43Bu analizimizi sürecin belki de en trajikomik en ironik detayıyla bitirelim.
06:48Sahadan gelen en son bilgilere göre uyum evi yetkilileri tesise artık yeni yatış kabul etmeyeceklerini ve kalanların da sürelerini uzatmayacaklarını
06:57duyurdu.
06:58Gerekçesi mi?
06:5819 Eylül gaziler günü için tesiste temizlik, boya ve badana yapılacak olması.
07:04Düşünebiliyor musunuz?
07:05Sırf onların gününü kutlamak için yapılacak hazırlıklar yüzünden gazilerin bizzat kendileri kapı dışarı ediliyor.
07:11Gerçekten akıl alır gibi değil.
07:13İşte tüm bu verileri, tüm bu yaşananları alt alta koyduğumuzda sizi tek bir soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:21Resmi kurumlarda gaziler günü için böyle şatafatlı hazırlıklar yapılırken, sahadaki gerçekte o gazilerin kendileri boya badana için gözden uzaklaştırılıyorsa, sabahın
07:32köründe çöp poşetleriyle tahliye ediliyorsa, sahi vefa kelimesi gerçekten ne anlama geliyor?
07:38O kağıt üzerindeki süslü saygıyla bu insanların sokakta maruz kaldığı muamele arasındaki o uçurumu lütfen bir düşünün.
07:46Bu analizimizin sonuna geldik.
07:48Olayların arka planını sorgulamaya ve gerçekleri merak etmeye devam edin.
07:53Hoşçakalın.

Önerilen