Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Bu araştırma, Tuva Halk Cumhuriyeti’nin tarihi gelişimini, bağımsızlık mücadelesini ve nihayetinde Sovyetler Birliği’ne dahil olma sürecini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Bölgenin çeşitli imparatorlukların idaresinden sonra 1921’de kazandığı bağımsızlık dönemi, devlet kurumlarının inşası ve milli para birimi gibi egemenlik sembollerinin oluşturulmasıyla detaylandırılmıştır. Özellikle Tuva Türkçesinin Latin alfabesiyle bir eğitim ve devlet dili haline getirilmesi, kültürel kimliğin güçlenmesi açısından hayati bir aşama olarak sunulmuştur. Ancak metin, Stalin dönemindeki siyasi baskıları ve bağımsızlık yanlısı aydınların tasfiye edilerek ülkenin özerk bir bölgeye dönüştürülmesini hüzünlü bir sonla aktarmaktadır. Bu kaynak, Tuva’nın siyasi özerkliğini kaybetme sürecini milli hafıza ve kültürel miras perspektifinden değerlendirmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Sibirya'nın tam kalbinde yeşeren sadece 23 yıl hayatta kalabilmiş ama o kısacık zamana inanılmaz işler sığdırmış kayıp bir devlet.
00:09Bugün bu incelememizde Tuva Halk Cumhuriyeti'ne mercek tutuyoruz.
00:13Sıfırdan bir ulus nasıl inşa edilir sorusunun en çarpıcı yanıtlarından biri bu.
00:18Tarihin tozlu sayfalarında kaybolmuş gibi görünse de aslında ardında çok ama çok derin izler bırakmış bir hikaye bu.
00:25Bu analizimizdeki yol haritamız gayet net.
00:27Önce tarihsel arka planla başlayıp bağımsızlığın ilanına, onadan da devletleşme ve ekonomiye geçeceğiz.
00:34Ardından milli kimlik ve dil konusuna değinip Sovyet etkisini, tasfiyeleri ve en nihayetinde İlhak ve Tuva'nın tarihsel mirasını konuşacağız.
00:43Birinci bölümümüz Tarihsel Arka Plan
00:461921 öncesine baktığımızda inanılmaz bir trafik var.
00:50Düşünsenize, yüzyıllar önce Göktürk, Uygur, Kırgız kağanlıklarının beşiği burası.
00:55Sonra devasa Moğol İmparatorluğu kasırgası, ardından Oyrad Çungar Hanlığı ve 18. yüzyıldan itibaren koca Mançu Çing İmparatorluğu'nun hakimiyeti altına
01:06giriyorlar.
01:07Çing yıkılınca da 1914'de bir Rus himayesine yani protektörasına dönüşüyor.
01:12Yani sürekli el değiştiren, savrulan bir coğrafya.
01:15İşte tam da bu yüzden o bitmek bilmeyen imparatorluklar zincirinden sonra kendi kaderlerine ellerini almaları gerçekten devasa bir olay.
01:241914 ile 1921 arasına geldiğimizde ortalık tam anlamıyla yangın yeri.
01:30Rus iç savaşı sırasında Tuva, Çin, Moğol, Beyaz Ordu ve Bolşevik güçleri arasında adeta bir satranç tahtasına, sürekli çatışılan bir
01:39savaş alanına dönüşüyor.
01:40Ama biliyorsunuz kaos bazen büyük fırsatlar yaratır.
01:44Bu devasa güç boşluğu Tuva'nın o cesur adımı atması için mükemmel bir zemin hazırlıyor.
01:502. Bölüm Bağımsızlığını İlana
01:52Tarih 14 Ağustos 1921.
01:56Bu sıradan bir tarih değil, yepyeni bir ulusun doğduğu gün.
02:00O gün Tuva bağımsızlığını ilan ederek Tanlu Tuva Halk Cumhuriyeti adıyla tarih sahnesine çıkıyor.
02:075 yıl sonra yani 1926'ya geldiğimizde ismi Tuva Halk Cumhuriyeti olarak sadeleştiriliyor.
02:13O büyük karmaşanın tam ortasında Asya'nın kalbinde artık kendi adımlarıyla yürümeye başlıyorlar.
02:203. Bölümümüz Devletleşme ve Ekonomi
02:23Buradaki devlet inşasının hızına ve ölçeğine inanamazsınız.
02:27Göçebe kökleri olan bir halk bir anda anayasalar yazıp kabul ediyor.
02:31Büyük ve küçük halk meclislerini, bakanlar kurulunu kuruyorlar.
02:35İçişleri, dışişleri, adalet, sağlık hepsi peş peşe açılıyor.
02:39Mahkemeler kuruluyor, savcılar atanıyor, hatta milli bir ordu bile kuruyorlar.
02:44Kelimenin tam anlamıyla sıfırdan, tıkır tıkır işleyen modern bir devlet makinesi yaratıyorlar.
02:49Hem de şaşırtıcı bir hızla.
02:50Tabi ekonomik bağımsızlık olmadan siyasi bağımsızlık pek bir işe yaramaz değil mi?
02:55İşte burada sahneye akça çıkıyor.
02:57Tuva Türkçesinde doğrudan para demek.
03:001 Ocak 1936'da milli para birimi olarak tedavüle giriyor.
03:03Tabi bunun öncesi de var.
03:051925'te Devlet Bankası Tuvin Bank kurulmuş.
03:071934'te ilk madeni paralar basılmıştı bile.
03:11Akça demek, biz artık egemeniz demenin en somut ceplerde taşınan haliydi aslında.
03:16Gelelim dördüncü bölüme, Milli Kimlik ve Dil.
03:19Bu kültürel uyanışın kalbinde dil yatıyor.
03:22Sürece şöyle bir bakalım.
03:251928'de Tuvalı Aydın ve Din Adamı, Monguş Lopsan Çimit, Tuva Türkçesi için Latin esaslı şahane bir alfabe tasarlıyor.
03:34İkinci adımda, yani 1929'da devlet bunu resmen kabul edip uygulamaya koyuyor.
03:39Ve 1930'a gelindiğinde, Türk dünyasıyla bağları güçlü tutmak adına Yana Alif denilen ortak Türk alfabesine geçiliyor.
03:48Lopsan Çimit gibi aydınlar sayesinde dil modernize ediliyor ve o milli kimliğin temeli sapasağlam atılıyor.
03:55Ve bu alfabe reformu resmen bir patlama yaratıyor.
03:58Sadece konuşulan bir dil olan Tuva Türkçesi, birden modern eğitimin, devletin ve matbaanın dili haline geliyor.
04:06İlk okuma kitapları, fizik, matematik ders kitapları, gazeteler, şiirler ve hikayeler, her şey kendi dillerinde basılıyor.
04:14Kendi dilleriyle eğitim yapabilmenin getirdiği o muazzam bir kültürel aydınlanma dönemi yaşanıyor.
04:19Beşinci bölüm, Sovyet etkisi ve tasfiyeler.
04:22Hikayenin bu kısmı ne yazık ki oldukça sarsıcı.
04:25Tuvalı Halk Devrimci Partisi içinde Sovyet yanlısı kadroların yönetimi devralmasıyla çok sert bir tasfiye süreci başlıyor.
04:33Tarihlere nesnel bir şekilde bakarsak, 1932'de bizzat devleti kuran Monguş Buyambadırgı ve eski başbakan Dondu Kualar idam ediliyor.
04:431938'deki Dokuzlar davasında yargılanan 9 devlet adamının 7'si idama mahkum ediliyor ve 1940'da,
04:50hani az önce o harika alfabeyi tasarladığından bahsettiğimiz Aydın Lopsan Çimit vardı ya,
04:55maalesef o da kurşuna diziliyor.
04:57Peki bütün bu aydınları, kurucuları neyle suçladılar derseniz iddianamelerde sürekli şu dört kelime geçiyor.
05:05Milliyetçilik, karşı devrimcilik, ayrılıkçılık ve casusluk.
05:09Dönemin siyasi ikliminde devleti kuran kadroları sahneden tamamen silmek için tam olarak bu ağır suçlamalar kullanıldı.
05:16Aslında sadece 10 yıl içindeki şu keskinleşime bakar mısınız?
05:20Bir anda 30'ların başında o inanılmaz iyimserlik, eğitim devrimi, matbaa patlaması dururken,
05:2630'ların sonu ve 40'larda kendi alfabesini yazan kurucuların ve şair Sergei Pürgütü gibi değerlerin devlet tarafından bir anda
05:33halk düşmanı ilan edilip yok edilmesi var.
05:35Bu gerçekten çok derin bir tezat.
05:38Ve son bölümümüz İlhak ve Tarihsel Miras
05:41Gelelim 17 Ağustos 1944'de Tuva Halk Meclisi çok keskin bir karar alıyor.
05:47Ama burada bir detayın altını bilhassa çizmek istiyorum.
05:50Ortada herhangi bir referandum yani halk oylaması yok.
05:54Meclis doğrudan kendi kararıyla Sovyetler Birliği'ne katılma talebinde bulunuyor.
05:58Hızla onaylanıyor ve Ekim 1944'de Tuva Rusya'ya bağlı özerk bir bölge statüsüne indirgeniyor.
06:04Yani dişiyle tırnağıyla kurulan o 23 yıllık iddialı bağımsız cumhuriyet bürokratik bir parlamento kararıyla resmen haritadan siliniyor.
06:13Tabi ilhak işlemi bitince de sular durulmuyor.
06:16Siyasi baskılar aydınlara, şaman handıcap, kuğular gibi dini liderlere ve hatta çoktan tasfiye edilmiş eski yöneticilerin ailelerine yönelik tutuklamalar devam
06:26ediyor.
06:27Birçoğu sürgünlere ve zorlu çalışma kamplarına gönderiliyor.
06:30Tüm bu sürece baktığımızda aklımızda o büyük can alıcı soru kalıyor.
06:35Bağımsız bir cumhuriyet haritadan silindiğinde o ulusun kimliği ve mirası nasıl yaşamaya devam eder?
06:41Evet, Tuva Halk Cumhuriyeti siyaseten ve hukuken tarihe karışmış olabilir.
06:45Ama o kısacık zamanda yoktan var ettikleri dilleri, kültürel birikimleri ve bağımsızlık idealleri uğruna hayatlarını veren kurucularının hatırası,
06:54Türk dünyasının tarihsel hafızasında bugün bile capçanlı duruyor.
06:57Bu incelememizde bana eşlik ettiğiniz için teşekkür ederim.
07:01Bir sonraki konumuzda görüşmek üzere.

Önerilen