00:08İNTRO
00:10Bazı insanlar dünyayı değiştirmek için meydanlarda konuşur.
00:15Bazıları kitaplar yazar, bazıları ise sessizce bakar.
00:19Ama öyle bir bakarlar ki artık hiçbir şey eskisi gibi görünmez.
00:25Abigail Heyman da işte böyle insanlardan biriydi.
00:28O hayatı boyunca kadınların yüzlerine, bedenlerine, gündelik yaşamlarına baktı.
00:34Herkesin sıradan gördüğü anıların içine girdi.
00:37Bir mutfakta bulaşık yıkayan kadına, düğün günü gülümsemeye çalışan geline,
00:42oyuncak bebeğini kucağına alan küçük kıza baktı.
00:45Ve o bakışın içinden büyük bir gerçeği çıkardı.
00:49Kadınların hayatları sandığımız kadar doğal değildi.
00:52Onlara öğretilmişti.
01:011 Ağustos 1942 tarihinde Connecticut'da dünyaya geldiğinde Amerika Birleşik Devletleri savaşın gölgesindeydi.
01:09Ancak savaş bittikten sonra kurulan yeni düzende kadınlar için tam anlamıyla özgürlük getirmeyecekti.
01:16Abigail'in çocukluk yılları Amerikan rüyasının en parlak dönemlerinden biri olarak anlatıldı.
01:22Televizyon reklamlarında mutlu aleler vardı.
01:25Banyolarda geniş evler yükseliyordu.
01:28Ekonomik refah büyüyordu.
01:30Ama bu pırılatılı görüntünün arkasında kadınlar için çizilmiş çok der bir hayat şablonu bulunuyordu.
01:36İdeal kadın güzel olmalıymış.
01:38Zarif olmalıymış.
01:39Sessiz olmalıymış.
01:40İyi bir eş ve iyi bir anne olmalıymış.
01:44Erkeklerin kurduğu dünyanın içinde kendisine ayrılan yere razı olmalıymış.
01:50Abigail de başlangıçta bu dünyanın içinden geçti.
01:53Üniversitede edebiyat okudu.
01:54Yazarlık yapmak istiyordu.
01:56Hikayelere tutkuyla bağlıydı.
01:58İnsanların hayatlarını anlamaya çalışıyordu.
02:01Fakat zamanla kelimelerin yetmediğini hissetmeye başladı.
02:04Çünkü çevresinde gördüğü kadınların yaşadığı şeyler çoğu zaman anlatılmıyordu.
02:09Hatta görünmüyordu bile.
02:11İnsanlar kadınların hayatlarını izliyor ama gerçekten görmüyordu.
02:301960'lı yıllar Amerika'da büyük kırılmaların yaşandığı bir dönemdi.
02:35Sivil haklar hareketi yükseliyordu.
02:37Vietnam Savaşı'na karşı protestolar düzenleniyordu.
02:41Gençlik eski düzeni sorguluyordu.
02:43Ve kadınlar da kendi hayatlarına dair sorular sormaya başlamıştı.
02:48Neden aynı işi yaptıkları halde erkeklerden daha az kazanıyorlardı?
02:52Neden kariyer yapmak yerine evde kalmaları bekleniyordu?
02:56Neden kendi bedenleri üzerinde söz sahibi değillerdi?
02:59İkinci dalga feminizm tam da bu soruların içinden doğdu.
03:03Abigail ise bu hareketin yalnızca bir destekçisi olmadı.
03:07Onun görsel hafızasını oluşturan isimlerden biri haline geldi.
03:11Çünkü onun fark ettiği şey şuydu.
03:14Toplum kadınları yalnızca yasalarla ya da ekonomik eşitsizliklerle sınırlamıyordu.
03:19Daha derinlerde işleyen bir mekanizma vardı.
03:23Kadınlık çocukluktan itibaren öğretiliyordu.
03:26Bir kız çocuğuna verilen oyuncaklardan dergilerdeki reklamlara kadar her şey ona nasıl bir kadın olması gerektiğini anlatıyordu.
03:34İşte Abigail'in kamerası tam bu noktaya yöneldi.
03:381974 yılında yayınlanan Growing Up Female adlı fotoğraf kitabı bu nedenle yalnızca bir fotoğraf albümü değildi.
03:46Bir tür feminist manifesto gibiydi.
03:50Fakat sloganlarla değil, görüntülerle yazılmış bir manifesto.
04:05Growing Up Female'in sayfalarında kahramanlar yoktu.
04:09Tarihe geçmiş büyük isimler yoktu.
04:12Siyasetçiler ya da sanat yıldızları yoktu.
04:15Bunun yerine sıradan kadınlar vardı.
04:18Ev kadınları, genç kızlar, anneler, öğrenciler.
04:22İlk bakışta önemsiz gibi görünen hayatlar.
04:25Ama Abigail tam da burada devrimci bir şey yaptı.
04:28Kamerayı yukarıya değil aşağı çevirdi.
04:32Güç sahiplerine değil görünmez kılınanlara baktı.
04:36Çünkü erkeklerin hikayeleri yüzyıllardır anlatılıyordu.
04:39Savaşlar, seçimler, liderler, kahramanlar.
04:43Oysa kadınların deneyimleri çoğu zaman evlerin duvarları arasında görünmez hale geliyordu.
04:49Abigail o görünmezliğe karşı çıktı.
04:52Bir kadının mutfakta geçirdiği saatlerin de tarih olduğunu söyledi.
04:56Bir kız çocuğunun aynaya bakarken yaşadığı kaygının da politik olduğunu gösterdi.
05:01Bir annenin yorgunluğunu da belgelemeye değer buldu.
05:16Abigail'in çalışmaları arasında en çok konuşulanlardan biri kendi kürtaj deneyimini fotoğrafladığı karalardı.
05:23Bugün bile birçok insan için son derece kişisel kabul edilen bir deneyimi görünür hale getirmişti.
05:30Bunun nedeni sansasyon yaratmak değildi.
05:34Tam tersine kadınların hayatlarını belirleyen en önemli meselelerden birinin neden utanç perdesi arkasında tutulduğunu sorguluyordu.
05:42Feminizmin en güçlü cümlelerinden biri olan kişisel olan politiktir sözü Abigail'in fotoğraflarında somut bir biçim kazandı.
05:52Çünkü onun gözünde kadınların yaşadığı hiçbir şey yalnızca bireysel değildi.
05:58Her deneyim daha büyük bir toplumsal yapının parçasıydı.
06:02Bu yaklaşım zamanla onu dünyanın en önemli fotoğraf çevrelerinden biri olan Magnum Fotos'a taşıdı.
06:08Erkeklerin egemen olduğu bir alanda yer edinmek kolay değildi.
06:11Ancak Abigail kariyerini hiçbir zaman yalnızca profesyonel başarılar üzerine kurmadı.
06:17O fotoğrafçılığı bir meslekten çok bir tanıklık biçimi olarak görüyordu.
06:37Yıllar geçtikçe ilgisini çeken konular değişti.
06:40Ama sorduğu sorular değişmedi.
06:43Bu kez evlilik kurumuna yöneldi.
06:45Dışarıdan bakıldığında düğünler mutluluğun kutlandığı yerlerdi.
06:50Beyaz elbiseler, çiçekler, gülümsemeler.
06:52Fakat Abigail bu sahnenin arkasındaki hikayeyi merak ediyordu.
06:56Kadınlar neden evleniyordu?
06:58Aşk ne kadar gerçekti?
07:01Toplumsal beklentiler ne kadar etkiliydi?
07:04Bir düğün fotoğrafında görülen mutluluğun içinde hangi korkular saklıydı?
07:09Yüzlerce düğün izledi.
07:11Sayısız çiftle konuştu.
07:12Ve yine görünmeyeni görünür kılmaya çalıştı.
07:15Çünkü onun için fotoğraf hiçbir zaman yalnızca estetik bir uğraş olmadı.
07:19Fotoğraf, insanların kendileri hakkında anlattıkları hikayelerle gerçekten yaşadıkları hayat arasındaki mesafeyi ölçmenin bir yoluydu.
07:29Abigail Heyman'ın yaşamı boyunca peşinden koştuğu şey tam da buydu.
07:33Hakikat.
07:34Kadınların hayatlarına ilişkin hakikat.
07:37Bir reklam afişinin ardındaki hakikat.
07:40Bir gelinliğin ardındaki hakikat.
07:43Bir oyuncak bebeğin ardındaki hakikat.
07:46Bir mutfağın, bir çocuk odasının, bir aynanın ardındaki hakikat.
08:0328 Mayıs 2013'te hayatını kaybettiğinde geride binlerce fotoğraf bıraktı.
08:09Ancak asıl mirası fotoğrafların kendisi değildi.
08:12Asıl mirası bakışın değişmesiydi.
08:15Çünkü Abigail Heyman'dan sonra bir mutfak artık yalnızca bir mutfak değildi.
08:21Bir düğün artık yalnızca bir düğün değildi.
08:24Bir kız çocuğunun oyuncak bebeği artık yalnızca bir oyuncak değildi.
08:29Onun kamerası bize şunu öğretti.
08:32Dünyayı değiştiren şey bazen büyük olaylar değil,
08:36yıllardır normal sandığımız şeylere yeniden bakabilme cesaretidir.
08:40Ve o hayatı boyunca tam da bunu yaptı.
08:44Bize yeniden bakmayı öğretti.
Comments