Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Prof. Dr. Aygün Attar kaleme aldığı bu yazıda, Azerbaycan’ın Ankara Büyükelçisi Dr. Reşad Memmedov’a yönelik haksız eleştirilere ve sözlerinin çarpıtılmasına karşı güçlü bir savunma gerçekleştirmektedir. Yazar, Büyükelçinin Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecine dair yaptığı sağduyulu açıklamaların bazı emekli diplomatlar tarafından bir diplomatik kriz gibi sunulmaya çalışılmasını sert bir dille eleştirmektedir. Metinde, Memmedov’un kariyeri boyunca "Tek Millet, İki Devlet" vizyonuna sadık kalarak Türk dünyasının birliği için üstün bir çaba sarf ettiği vurgulanmaktadır. Attar, iki kardeş ülke arasındaki sarsılmaz bağları zayıflatmaya çalışan bu tür manipülasyon girişimlerinin sonuçsuz kalacağını net bir şekilde ifade etmektedir. Son olarak, tecrübeli bir diplomatın samimi beyanlarını cımbızlayarak siyasi çıkar devşirmeye çalışanlara karşı toplumsal ve milli bir duruş sergilenmesi gerektiği hatırlatılmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün gerçekten çok çarpıcı, hararetli ve bir o kadar da tutkulu bir metni masaya yatırıyoruz.
00:06Türkiye ve Azerbaycan arasında son günlerde yaşanan bir diplomatik tartışmayı Prof. Dr. Aygün Attar'ın kaleme aldığı bir savunma makalesi
00:15üzerinden inceleyeceğiz.
00:16Amacımız taraf tutmak değil, yazarın modern diplomaside suni krizlerin nasıl yaratıldığına dair argümanlarını ve bir büyük elçiyi nasıl savunduğunu adım
00:26adım tamamen tarafsız bir şekilde çözümlemek.
00:28İnanın bana diplomasinin arka planında işlerin nasıl yürüdüğüne dair çok ilginç detaylar göreceğiz.
00:34İçeriye dalmadan önce bugünkü yol haritamıza hıllıca bir bakalım.
00:38Önce krizin kaynağına ineceğiz, ardından cımbız siyaseti kavramını konuşacağız, sonra eski diplomatlara yöneltilen eleştirilere,
00:47büyük elçinin kariyerine ve en nihayetinde o sarsılmaz ittifaka değineceğiz.
00:52Hadi hiç vakit kaybetmeden başlayalım.
00:54Evet, birinci bölüm, krizin kaynağı.
00:57Yani bütün bu gürültüyü koparan o ilk an.
01:01Biliyorsunuz her büyük fırtınanın ufak bir kıvılcımı olur.
01:05İşte her şeyi başlatan olay tam olarak şu.
01:08Azerbaycan'ın Türkiye Büyükelçisi Dr. Reşat Memedova bir kültür programı çıkışında ayaküstü bir soru soruluyor.
01:16Konu Türkiye ile Ermenistan arasındaki normalleşme süreci.
01:19O da süreci olumlu bulduğunu belirterek tamamen spontane bir şekilde diyor ki,
01:25tahminim Ermenistan'daki seçimlerden sonra süreç daha da hızlanır.
01:29İnanın bütün olay aslında sadece bu cümleden ibaret.
01:33Şimdi işin asıl ilginç tarafı şu, yazar bu gayet basit cümlenin nasıl iki bambaşka uca çekildiğini anlatıyor.
01:40Bir tarafta Büyükelçinin Türkiye ve Ermenistan arasındaki normalleşme sürecine dair samimi, iyimser bir öngörüsü var.
01:47Yazar diyor ki, Büyükelçi burada Türkiye'nin menfaatine aykırı tek bir kelime dahi kullanmadı.
01:52Ama diğer tarafta, yazarın tabiriyle pusuda bekleyen işgüzarlar var.
01:57Eleştirmenler bu iyimser cümleyi alıp tamamen üretilmiş bir diplomatik krize dönüştürüyorlar.
02:03Gelelim ikinci bölüme.
02:05Cımbız siyaseti ve bu suni krizin nasıl üretildiğini.
02:09Yazar o masum görünen cümlenin nasıl bir silaha dönüştüğünü anlatmak için harika bir metafor kullanıyor.
02:15Cımbız siyaseti.
02:16Modern medya çağında bir sözün nasıl manipüle edildiğini anlamak için cuk oturan bir tanım bu.
02:21Düşünsenize, opuzun, iyi niyetli bir açıklama yapıyorsunuz.
02:25Sonra birileri geliyor, elindeki cımbızla cümlenizin sadece bir kısmını bağlamından tamamen kopararak çekip alıyor.
02:32Yazara göre sosyal medyadaki eleştirmenlerin yaptığı tam olarak buydu.
02:36Bütün o dostane yaklaşımı görmezden gelip, kelimeleri cımbızlayarak kasten bir kriz çıkardılar.
02:41Yazarın buradaki savunması aslında son derece pratik.
02:44Diyor ki, arkadaşlar ortada kıyameti koparacak hiçbir şey yok.
02:48Bir ülkede yakın zamanda seçim varsa, siyasi süreçlerin seçimden sonra hızlanacağını söylemek, aklı başında herkesin yapacağı rasyonel bir siyasi analizdir.
02:58Yani yazar, eleştirmenleri kelimenin tam anlamıyla mantık sınırlarının dışına çıkmakla itham ediyor.
03:04Üçüncü bölümümüz eski diplomatlara yönelik eleştiriler, işlerin biraz kızıştığı yer tam olarak burası.
03:10Yazar, burada savunmadan çıkıp resmen çok sert bir karşı saldırıya geçiyor.
03:16İnanılmaz bir duygusal ağırlık var bu argümanda.
03:19Eleştirmenlere adeta haykırarak soruyor.
03:22Sizler, 44 günlük Karabağ Savaşı'nda paralı teröristler savaşıyor gibi korkunç iftiralar atılırken neredeydiniz?
03:30Üstelik bu iftiraları atanlar arasında, daha önce Bakü'de büyükelçilik yapmış bir meslektaşınız varken neden sesiniz çıkmadı?
03:37Neden lal oldunuz?
03:38Bu tarihi örnekle yazar, eleştirilerin samimiyetini kökten bir şekilde sorguluyor.
03:44Yazarın ne kadar polemikçe ve iğneleyici bir üslubu olabileceğini burada çok net görüyoruz.
03:49Eleştirdiği eski diplomatlara oldukça renkli bir tavsiye veriyor.
03:53Onları, popülerlik kazanmak uğruna iki kardeş ülkenin arasını açmaya çalışmakla suçluyor ve diyor ki,
03:59gidin daha faydalı işlerle uğraşın, mesela bulmaca çözün.
04:02Evet, gerçekten böyle söylüyor.
04:04Metnin içindeki o öfkeyi ve tutkuyu yansıtan çok vurucu bir detay.
04:08Dördüncü bölüm, Büyükelçinin kariyeri.
04:10Artık liyakat ve sadakat kavramlarına yakından bakıyoruz.
04:14İşte burada vites değiştiriyoruz.
04:16Tartışmayı bir kenara bırakıp somut verilere odaklanalım.
04:19Yazar, Büyükelçi Doktor Mehmetov'un uzmanlığını kanıtlamak için kariyer dosyasını önümüze seriyor ve o liyaketi harika özetleyen bir rakam var.
04:28Tam 36 yıl.
04:30Dile Kolay, devletine onurla hizmet ettiği koca bir 36 yıl.
04:34Yazar, onun devlet geleneğini çok iyi bilen, öyle sıradan biri olmadığını net bir şekilde hatırlatıyor.
04:40Bu 36 yılın detayına indiğimizde tam 26 yılının doğrudan diplomasi sahnesinde geçtiğini görüyoruz.
04:47Yani karşımızda ikili ilişkilerin dinamiğine şahsen sahada deneyimlemiş, kriz yönetimini avucunun içi gibi bilen, son derece kıdemli ve tecrübeli bir
04:57diplomat var.
04:57Tabii kariyeri sadece yıllardan ibaret değil, Büyükelçinin muazzam bir akademik geçmişi var, hukuk ve diplomasi alanında doktora yapmış, ayrıca Kazakistan
05:07gibi çok stratejik bir ülkede hem başkonsolos hem de Bülükelçi olarak gerçekten inanılmaz başarılı işlere imza atmış.
05:15Yazar tüm bu verileri önümüze koyarak şunu söylüyor, Türkiye-Azerbaycan ilişkileri için gece gündüz koşturan böyle donanımlı bir insanın şevkini
05:22kırmaya çalışmak tek kelimeyle büyük bir yanlıştır.
05:25Ve geldik son bölüme, Sarsılmaz İttifak.
05:29Yazar Büyükelçinin duruşunu iki büyük tarihi vizyona dayandırıyor.
05:34Biri Haydar Aliyev'in o hepimizin bildiği efsanevi bir millet iki devlet felsefesi, diğeri ise İlham Aliyev'in bizim bir
05:43ailemiz var Türk dünyası stratejisi.
05:46Yazar diyor ki, Büyükelçi Türkiye'de asla bir el gibi, yabancı gibi davranmıyor, tam tersine ailenin içinden bir öz gibi hareket
05:56ediyor.
05:56Yani bu mesele sıradan bir diplomatik görev değil, kardeşlik bağının ta kendisi.
06:01Ve metnin aslında en duygusal zirvesine ulaşıyoruz.
06:06Yazar konuyu devletin kutsallığına getiriyor.
06:09Büyükelçilik binaları sıradan yapılar değil, sınır ötesindeki vatan toprağıdır diyor.
06:14Büyükelçiler de o vatanın gurbetteki koruyucularıdır.
06:17Dolayısıyla bu makama saldırmak, yazarın gözünde kutsal bir emanete ihanet etmektir.
06:22Kısacası arayan nifak tohumları ekmeye çalışanlara kapıları çok sert bir şekilde kapatıyor.
06:28Evet, tüm bu verileri ve yazarın tutkulu savunmasını konuştuktan sonra, asıl sormamız gereken soru şu.
06:35İletişimin bu kadar baş döndürücü olduğu bu çağda, gelecekteki diplomatik krizler gerçekten devletler arası somut sorunlardan mı doğacak,
06:42yoksa bugün gördüğümüz gibi birilerinin bağlamından kopardığı sözlerle adeta cımbızla yapay olarak mı üretilecek?
06:48Buradan çıkarmamız gereken en büyük ders şu aslında, duyduğumuz her siyasi söylemin arkasındaki asıl niyeti ve geniş bağlama aramak,
06:56artık hiç olmadığı kadar hayati.
06:58Dinlediğiniz için çok teşekkürler.
07:00Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere.
07:02Kendinize iyi bakın.
Yorumlar

Önerilen