- 2 gün önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:00MÜZİK
00:31Efendim merhaba, şimşek gibi geçtiği bir hafta ve yine karşınızdayız.
00:38Vefa 2 bölümüyle ne olur hatırlayın, Bozdoğan su kemerleri ya da Valens su kemerlerini arkama almış
00:47ve demiştim ki burası Süleymaniye'ye bağlanan, Nemhesus Barajı'na bağlanan, kara gümrükten geçen,
00:56İstanbul'un tepelerini birbirine bağlayan bir geçittir ve bu 378'de yapılmıştır.
01:03Peygamber Efendimiz'in doğumundan 200 sene önce yapılmıştır ve bu kemerin taşları Kadıköy'den,
01:11Kalkede 10'dan gelmiştir, hatırladınız mı?
01:14Sonra demiştim ki yerin, toprağın kot farkından dolayı bazı yerlerinde 2,5 metre, bazı yerlerinde 11, bazı yerlerinde 30 metre
01:25dedim
01:25ve 30 metrelik yüksekliği size göstermiştim ya.
01:29İşte o kara gümrükten Nemhesus, Beyazıt'taki Nemhesus, Roma açık havuzuna, su toplama havzasına, su götüren,
01:41üstündeki künklerle su taşıyan Bozdoğan su kemerlerinin ya da Valens su kemerlerinin parçalarından birini görüyorsunuz.
01:52Birinci bölümdeki detayları ve fotoğrafları hatırlayın lütfen.
01:57Birinci bölümde, birinci açılış sahnesinde arkamdan bir sürü arabalar geçiyordu ve bunların altından geçiyordu
02:06ve bu taşlar demiştim 1650 sene önce buraya Kadıköy'den getirildi.
02:17Heh işte Kadıköy'den getirilen taşlar tam olarak bunlar.
02:21Nasıl ama? Sanırım tarih ile alakadar olmak böyle bir şey olsa gerek.
02:28Efendim tarihte yürümek, geçmiş üzerine basarak geçmişte yürümektir bizim tek felsefemiz.
02:39Beyaz TV ekranlarında her hafta sonu evlerinize girme vesilesi olarak kullandığımız bu programla
02:47evinize bir kere daha misafir eden Allah'a şükürler olsun sizlere teşekkür ederim.
02:54Arkamda 1650 yıllık bir su kemeri, taşları Kadıköy'den getirilen bir su kemeri.
03:02Benim solumda ama sizin sağınızda 300 yıllık Silahtar Ali Paşa medresesi bulunmakta.
03:10İlim irfan yuvası her 50 metrede bir bu topraklarda medreseler bulunmakta, mektepler bulunmakta.
03:18Peki ilimden ve okumaktan biz ne zaman vazgeçtik?
03:23Maalesef bunun tarihini araştırmak, Osmanlı tarihini araştırmakta doğru orantılıdır ve maalesef problem
03:31tanzimattan hatta lale devrinden sonra başlamaktadır.
03:36300 yıllık bir medrese.
03:38Yolun sonunda ise şu an size göstereceğim tam 500 yaşında.
03:451548, 1550'ler, 1548'de biten bir yapı.
03:53Şehzadebaşı Camii.
03:55Arkamda duruyor bir Mimar Sinan Camii.
03:59Benim solumda sizin sağınızda bulunan bu binalar, bu yapıları gördünüz mü?
04:04Onun hemen arkasında ise başka bir medrese.
04:09Şu medreseden 30 metre ileride solda başka bir medrese.
04:14O medresenin de adı Şehzade Mehmet Medresesi.
04:20Ne kadar çoklar.
04:22Şimdi 500 yıllık medrese, 500 yıllık cami, 300 yıllık medrese
04:31ve 1650 yıllık su kemerleri.
04:36Sanırım tarih anlatmak, sanırım Beyaz TV izleyicisi olmak
04:42ve sanırım geçmişe yürüyen adam programını takip etmek bu kadar konforlu.
04:51Her şeye dokunabiliyor, her şeyi görebiliyor.
04:54Zaman dilimleri içerisinde atlamalar yapabiliyorsunuz.
05:00Bizi bırakmayın, sizlerle birlikte tarih yapalım.
05:05Beyaz TV, geçmişe yürüyen adam vefa ikinci bölümü
05:091650 yıllık Valens, imparator Valens, su kemerlerinde başladı.
05:31Sultan Süleyman Han'ın ya da Avrupa'nın tabiriyle
05:36magnifikasyon, magnifikatör Süleyman'ın oğlu Mehmet için yaptırdığı caminin
05:43en temel ve en ana merkezinde bulunan medresesi.
05:50Şehzade Mehmet Medresesi.
05:541521 tarihinde dünyaya geldi.
05:571543 tarihinde 22 yaşındayken sebebi hala bilinmeyen bir hastalıktan dolayı
06:06Manisa Saruhan, Sancak Bey'iyken vefat etti.
06:11Çok seviyordu babası Süleyman, Kanuni ya da muhteşem Süleyman, evladı Mehmet'i.
06:19Matrakçı Nasuh'un Süleyman namesinde anlatıldığına göre
06:23Şehzadebaşı camisinin türbe kısmında bulunan türbesine gömerken
06:29kimseden yardım istememiş.
06:32Mezara inmiş, oğlunu kucağına almış, yere yatırmış.
06:37Yani mezarın içine yatırmış oğlunu.
06:40Dakikalarca biz demiyoruz bunu.
06:44Matrakçı Nasuh Süleyman namesinde söyler.
06:47Böğüre böğüre ağlamış.
06:49Böğürmek kavramına ait değildir.
06:51Haşa, böğürmek kavramı matrakçı Nasuh'a aittir.
06:56Evladını gömmek Allah hiçbir babaya nasip etmesin.
07:00Allah sıralı ölümler versin.
07:04Ben babamı gömeyim, oğlum beni gömsün.
07:09Bu böyle bir ömür devam etsin.
07:11Sultan Süleyman vefat eden oğlu için 1543-1548 yılları arasında
07:20mimar Sinan'a bir cami yaptırır.
07:23Cami içinde medrese vardır, sıbyan mektebi vardır, tabhane vardır,
07:29Muvakkıthane vardır, imarethane vardır, han vardır, cami vardır, türbe vardır, dar-ı şifa vardır,
07:37bimarhane vardır, vesaire.
07:40Şu an o medresedeyiz.
07:44Hadi gelin gezelim ve ben size şimdi medresenin ne demek olduğunu
07:48canlı bir medresenin içinde anlatmış olayım.
07:53Bu arada sabit kamera artık Murat'ın 2 metrelik boyu olan Murat'ın
07:59omuzları üstünde birlikte yürüyeceğiz.
08:02Ve size Şehzade Mehmet medresesinin içinde yürüye yürüye
08:07medrese kültürünün ne olduğunu anlatayım.
08:221543 tarihinde başlandı kültüyeye.
08:271548'de bitti.
08:2921 tane sınıf bulunmaktadır.
08:32Sınıfların kapılarına bakacak olursak,
08:36şurada mesela bakacak olursak,
08:38kapılar insan boyuna göre küçüktür.
08:41Neden?
08:43Çünkü Osmanlı'da sınıflarda öğretmenler vardır.
08:47Ve sınıflarda öğretmenlerin yanında kitaplar vardır.
08:52Osmanlı Devleti'nde, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde olduğu gibi
08:56öğrenciler sabit, öğretmenler gezmezdi.
09:01Öğretmenler sabitti, öğrenciler gezerdi.
09:06Yani şu kapının içinde bir öğrenci bulunmakta
09:10ve buradan ister istemez yerdeki yükseklik,
09:14tavandaki alçaklıkla beraber başını eğerek girmek durumundaydın.
09:19Tabii benim boyum 1.73 bu arada.
09:21Osmanlı Murat gibi olunca,
09:231.90'lık adamlar buradan daha rahat eğilerek giriyorlar.
09:27Neden?
09:28İçeride öğretmen var.
09:30İçeride ilim var.
09:31İçeride kitap var.
09:33Dolayısıyla içeriye eğilerek girmek gerekiyor.
09:3621 tane sınıf var.
09:39Bu sınıfların içinde öğrenciler var.
09:42Bu arada her medresede olduğu gibi,
09:46her medresede olduğu gibi,
09:49öğrencilerin toplu halde,
09:51cuma namazlarını kıldığı,
09:54ki buyurun sizi içeriye davet edeyim,
09:57cuma namazlarını kıldığı bir mescit bulunmakta.
10:00Ve bu mescitte öğrenciler,
10:03öğretmenleriyle birlikte namaz kılmaktalar.
10:07Tam mihrap.
10:09Karşımızda Mekke'ye bakan mihrap var.
10:12Ve burada imam namaz kılarken,
10:16mihra bakıyor.
10:17Arka tarafta ise öğrenciler.
10:19Size bir soru kıymetli dostlar.
10:2221 tane dersliğin olduğu bu medresede,
10:26sizce kaç öğrenci vardır?
10:29Her sınıfa bir öğrenci düşse,
10:3221 öğrenci olabilir mi?
10:35Ya da her sınıfa 2 öğrenciyi versek,
10:3842 öğrenci olabilir mi?
10:41Çok mümkün ama değil.
10:44Toplam 16 öğrenci var.
10:47Demek ki,
10:48her sınıf sınıflık değil,
10:51her sınıf bir şube değil.
10:52İçinde kütüphanesi var.
10:54İçinde böyle namaz kılmak için büyük bir mescit var.
10:58İçinde başka işlerin yapıldığı kütüphaneler var.
11:0216 tane sınıfta,
11:04her bir sınıfta bir öğrenci olmak üzere,
11:0716 tane sınıflık,
11:0916 öğrencilik bir medrese.
11:12Ama burası bir medrese değil.
11:14Burası,
11:16yüksek lisans ve doktora.
11:18Yani Ali Yül Ala,
11:20lisansın üzerinde,
11:22Ali Yül Ala çapında ders yapılan bir bölüm.
11:25Buradan mezun olanlar,
11:28Anadolu kazaskeri,
11:30Rumeli kazaskeri,
11:32Şeyhülislamlık,
11:34ya da Osmanlı'nın tebabet ilminde,
11:38tıp ilminde ilerleyenler,
11:41o alanda veya Topkapı Sarayı'nda,
11:44padişahların çocuklarına ders verilirmiş.
11:47Olağanüstü zeki 16 çocuk.
11:50Osmanlı Devleti'nin bütün ilim dünyasını canlandırdığı ve bütün ilim dünyasının üzerine yüklendiği 16 çocuk.
12:02Ali Yül Ala çapta bir eğitim ve dönemin Rumeli kazaskeri,
12:07dönemin Anadolu kazaskeri,
12:10dönemin Şeyhülislamları ve kadıları buradan mezun.
12:14Burada tabi ki Osmanlı'da eğitim ücretsiz değil.
12:20Osmanlı'da eğitim ücretli.
12:22Bir dakika,
12:23hani eğitim ücretsizdi?
12:26Yok.
12:26Kim dedi onu?
12:28Osmanlı'da eğitim ücretli.
12:30Peki nasıl oluyor?
12:31Hadi gelin burayı gezdikten sonra dışarıda konuşalım.
12:48Kim demiş Osmanlı'da eğitim ücretsiz diye burada kalmıştık değil mi?
12:55Hadi devam edelim.
12:56Hayır efendim Osmanlı'da eğitim ücretli ama bir farkla Osmanlı'da parayı okuyan vermiyor.
13:05Okuyana devlet para veriyor.
13:08Yani eğitim ücretli, okuyan maaş alıyor.
13:12Burada okuyan öğrenciler, şu sınıflarda okuyan öğrencilerin günlüğü iki akçe.
13:19Aylı 60 akçe.
13:2260 akçelik memurlar var.
13:2660 akçelik Anadolu'daki medreselerde görev yapan öğretmenlerin maaşı var.
13:32Yani burada okuyan bir öğrenci uzak yerlerde öğretmenlik yapan bir medrese muallimi, müderrisi kadar maaş alıyor.
13:4360 akçelik bir medrese içinde bulunmaktayız.
13:47Buraya 60'lık medrese deniyor.
13:5016 tane zehir gibi zekaya sahip.
13:5416 tane muhteşem.
13:56Devletin bütün ana kademesinde görev yapacak olan 16 tane çocuğun eğitim gördüğü.
14:04Burada herkese 60 akçelik bir maaş veriliyor.
14:08Öğretmen kadar maaş.
14:11Burası öyle bir okul.
14:12Kim demiş Osmanlı'da eğitim yüzde iki, okuma yazma oranı yüzde iki diye.
14:19Bunu söyleyenler bir, hem okumamışlar bilmiyorlar hem de gezmiyorlar.
14:26Gezseler, mesela şu arkadaki manzarada ders yapan çocukların psikolojilerini bir anlasalar ne olduklarının çok fazla farkına varacaklar.
14:38Efendim gelin, Şehzadebaşı cami içinde bulunan Şehzade Mehmet Medresesi'ne gelin.
14:45Bu medresede eğitim gören 16 çocuğun, daha sonraki zamanlarda Anadolu Rumeli kaz askerleri, kadılar, şehiristanlar, medrese müderrisleri olduğunu düşünün.
14:57Ve dop dolu bir tarihi gezi yapın.
15:01Beyaz TV, geçmişe yürüyen adam programı devam ediyor.
15:171750'lerden önce bakıyor olsaydık bir camiye, 1450'li yıllarda bakıyor olsaydık bir medreseye,
15:261940'lı yıllardan sonra bakıyor olsaydık bir nalbant dükkanına bakıyor olacaktık.
15:33Zaten şu an görmüş olduğumuz fotoğraf 1941 yılına ait.
15:40Önde açılan bir kapı ki şu an o kapı pencere, önde açılan kapıyı görüyorsunuz.
15:47İçeride halkalar var, duvara yapıştırılmış, duvara sabitlenmiş halkalar.
15:53Atların bağlandığı ve atların nallarını yapıldığı ki zamanla biraz da onu da konuşacağız.
15:59Efendim burada Kirmasti adı verilen bir medrese bulunmaktaydı.
16:051450'li yılların sonlarında yapılmıştı.
16:08Kirmasti medresesi zamanla harap oldu.
16:11Tahir Efendi buraya bir cami yaptı.
16:14Bu camide 1750'li yıllarda çıkan bu bölgeyi tamamen sarsan bir yangınla harap olunca,
16:22Mimar Mehmet Ağa, Tahir Ağa'nın yapmış olduğu camiye bir minarı ekleyerek burayı tekrar camiye çevirdi.
16:301750'lerden itibaren restorasyon görmüş olan cami, 1940'ların başında açık arttırmayla satılarak bir kanun çıktı.
16:43Kanun der ki 500 metrekarelik bir alan içerisinde iki tane cami olamaz.
16:51Bu camilerden en eskisi tutulur.
16:54En eskisi budur.
16:56Şehzade başı camisi yeni olansa satılır.
17:01İhale ile açık arttırma ile satılır denmiştir.
17:04Bu yüzden Şehzade Mehmet Camii'nin hemen yanındaki bahçede parkta bulunan burmalı,
17:12birbirinin etrafına burmalı biçimde dolanan yılanlar gibi bir minare tarzı olan burmalı minare camiyi marangozhaneye,
17:22bu yüzden Mehmet Ağa Camii, Mimar Mehmet Ağa Camii, Nalbant Dükkanı'na çevrilmiştir.
17:301960 darbesinden sonra 65'li yıllarda tekrar camiye çevrildi.
17:3590'lardan sonra ise son cemaat yeri eklendi.
17:381940'lı yıllarda Nalbant Dükkanı olarak kullanılan bu caminin özgün yapısı bozuldu.
17:45Şu an pencere olarak görmüş olduğunuz yerde bir kapı açıldı.
17:50O kapıdan atlar içeriye doğru girmeye başladılar.
17:55Şimdi 1941-2026, 85 yıl arayla aynı açı, aynı manzara şu an karşınızda.
18:06Ama cami anlatımı bitmeyecek.
18:09Murat omzuna alacak.
18:11Hem caminin içindeki hem dışındaki halkaları size göstereceğim.
18:16İki farklı fotoğraf, 85 yıl arayla şu an karşınızda.
18:35Mimar Mehmet Ağa Camii'nin şu mermeri sanırım baktığınız zaman anlaşılıyor ki yeni.
18:43Tarihi eser değil.
18:44Zira burada şu parmaklıklar da yokken burada bir kapı vardı.
18:50Arkada da bir kapı var.
18:53Nalbant dükkanına nallanmak için getirilen atlar buradan sokuluyordu camiye.
19:00Peki içeride çok fazla at var.
19:03E sokamıyorsun içeriye.
19:05O halde gelin böyle.
19:07Sadece bir tane bıraktılar.
19:09Ben gençken burada her yerde halkalar vardı.
19:13Bakın burada bir tane halka var.
19:15Bu halka atın bağlandığı halkadır.
19:18Bunun gibi her tarafta halkalar vardı.
19:22Restorasyonda halkalar söküldü.
19:24Bir tane halka bırakıldı.
19:27Bunun gibi içeride de iki tane halka bırakıldı.
19:32Geri kalanı söküldü.
19:33Haydi gelin.
19:34Caminin içinde bizi bekleyen o acı sürpriz, o acı hatıra neymiş bakalım.
19:43Buyurun lütfen.
19:541450'li yılların Kirmastı Medresesi, ardından Tahira Camii, 1750'li yıllardaki büyük yangından sonra Mimar Mehmet Ağa Camii.
20:07Şurada bir kapı varmış.
20:09Bu kapıdan giren atlar nallanıyorlar.
20:14Şuralarda halkalar var.
20:18Bu restorasyonda bu sıvalar sökülse burada halkaların olduğunu göreceğiz.
20:24Burada da halkalar var.
20:26Burada da halkalar var.
20:28Ama artık halkalar var demekten başka, halka göster bize diyorsanız, buyurun size halka.
20:37İşte şu kadar mesafede bütün sıvaları kazısak, buralarda halkaların var olduğunu, atların bunlara bağlandığını göreceğiz.
20:48Maalesef bu topraklarda günümüzden 80 sene önce böyle bir tarihi hadise yaşanmış.
21:07Bakın mesela burada da bir halka var.
21:11Bu halka da o günlerin acı hatıralarından biri.
21:16Çok fazla var buralarda.
21:17Yani bütün duvarlarda sıvaları kaldırdığımızda, mesela şuralarda, öyle halkaların var olduğunu göreceğiz.
21:26Ama çok fazla at var içeride ve bu atlardan yer kalmadı.
21:31Dur o zaman bekle.
21:33Dışarıda az evvel gösterdiğim halkaya bekleniyor.
21:37Halkaya bağlanıyor ve sırasının gelmesi bekleniyormuş.
21:43Ne diyelim size?
21:441450'lerden kalma, 1700'lü yıllarda restorasyon görmüş bir yapı.
21:51Ancak bu kadar hoyratça kullanılabilir.
21:54Kapılar, pencereler bırakılmamış.
21:57Her taraf değiştirilmiş.
21:59Duvarlara halkalar asılmış.
22:021940'lı yıllarda, 500 metrekarelik bir arazi içinde iki tane cami olamaz.
22:09En eskisi tutulur, diğeri satılır.
22:12İbaresiyle burada, 500 metrekarelik bir arazi içinde iki tane cami satılmış.
22:20Biri marangozhane, biri nalbanthane.
22:23Efendim, 1450'lerin Kırmasti Medresesi, 1700'lülerin Tahira Camii,
22:301750'lerin Mehmet Ağa Camii, 1940'ların Nalbant, Vefa Nalbant Dükkanı, 1960'ların Camisi,
22:431990'ların Mehmet Ağa Restorasyon Görmüş Camisi'ne hoş geldiniz.
23:0085 yıllık bir fotoğrafla karşı karşıyayız.
23:04Şeyh Ebu'l Vefa Hazretleri'nin türbesinin dış hazire duvarını görüyorsunuz.
23:11Zaten başka da bir şey görmüyorsunuz.
23:14Arka tarafında bir cami aslında var.
23:18Ama 1941'de yok.
23:222026'da yine var.
23:24Camiyi görüyorsunuz.
23:25Ama 1941 yılındaki fotoğrafta bu cami yok.
23:30Bir tane daha detay vereyim mi?
23:32Selvi ağaçlarının yanında şu an yıkılan Betonerme binanın yerinde
23:371941 yılında dört katlı ahşap bir bina varmış.
23:42Bu ahşap bina yıkılmış, yerine bu bina yapılmış 60'lı yıllarda.
23:48Bu bina da yıkılıyor şu an.
23:51Bu tarih programı ne kadar da keyifli, ne kadar da bilgilendirici değil mi?
23:56Biz şu an yıkılan, eskiliğinden dolayı yıkılan binanın olduğu yerde
24:03daha önce yıkılan bir binayı size dört katlı bir yapıyı gösteriyoruz.
24:10Bu program bu yüzden bence seyredilmeli.
24:13Haydi gelin şimdi fotoğraftaki her şeyi tek tek konuşmaya.
24:18Muhammed Muhammed Muhammed Muhammed Muhammed Muhammed'in vefa, Ebu'l vefa.
24:22İstanbul'un fethinden sonra İstanbul'a geldi.
24:25Fatih Sultan Mehmet Han'ın Molla İshak gibi, Molla Ayas gibi, Molla Lütfi gibi, Akşefsettin gibi, Molla Gürani gibi birebir.
24:35Dersine giren öğretmenlerden biri değil.
24:38Zaten aralarında çok da fazla bir yaş farkı yok.
24:42Hemen hemen denkler.
24:43Yani aralarında hoca öğrenci hukuku olamaz.
24:47Fakat Osmanlı Devleti Konstantinopoli 29 Mayıs 1453 tarihinde fethettikten sonra
24:55Anadolu'da bulunan bütün tarikatlara, bütün dergahlara, bütün zaviyelere, bütün tekkelere İstanbul'un kapılarını açtı.
25:03Gelin dedi, Sultan Mehmet'in bir derdi var.
25:07Gelin, burayı İslamlaştırmamız lazım.
25:11Burayı Türkleştirmemiz ve İslamlaştırmamız lazım.
25:16Gelin, burada dergahlarınızı, tekkelerinizi, tarikatlarınızı, cemaatlerinizi burada kurun dedi.
25:23Bütün alimler, ulemalar, hocalar, mürşitler, mürşid-i kamiller, gavslar, Müslüman topraklara mülk kurdular.
25:34Fatih'e kurdular, Eyyub'e kurdular, Üsküdar'a kurdular.
25:40Musikittin Ebul Vefa Hazretleri ise Hristiyan topraklarına kurdu.
25:45Burası, Fatih Sultan Mehmet'ten sonra, İstanbul'un fethinden sonra bile her şeye rağmen Hristiyan mahallesiydi.
25:55Zaten birazdan, bir sonraki fotoğrafta, bin yıllık bir yapıyı, Mola Gürani tarafından camiye çevrilmiş bir kilise camiini göreceğiz.
26:06Bu topraklar Hristiyan toprakları.
26:08Bu topraklarda ezan az okunur, çanlar çok çalarmış.
26:14Yani bugünkü İslami figürlerin yanı sıra, o günlerde Fatih devrinde çok fazla Hristiyan varmış.
26:22Ebu Vefa Hazretleri demiş ki, ben mekanımı buraya kuracağım.
26:28Bana ne Müslümanlardan.
26:30Zaten Müslümanlar yolu bulmuşlar, gidiyorlar.
26:33Ben yol bulmuşlarla, doğru yola gidenlerle, sırat-ı müstakim üzere olanlarla ne işim olabilir?
26:42Ben tebliğ yapmak için, İslam'ı anlatmak için Hristiyanların mekanlarını kullanacağım demiş.
26:50Ve gelmiş tam Hristiyanların göbeğine, Hristiyan dünyasının orta yerine bir İslam dergahı kurmuş.
26:59Bu dergâhta doktorlar varmış, öğretmenler varmış, inim adamları varmış Ebu'l-Vefa Hazretleri'nin etrafında.
27:09Doktorlar bölgede bulunan bütün Hristiyan evlere tek tek kapı çalar.
27:15Örneğin her akşam saat 6'da kapı çalar.
27:19Ben Ebu'l-Vefa dergâhından doktor bilmem ne.
27:23Ben doktorum, bir ihtiyacınız var mı, benlik bir durumunuz var mı, evde hasta var mı diye sorarmış.
27:32Ama bu 1, 2, 3, 1 hafta, 2 hafta, 3 hafta, 1 ay, 2 ay, 3 ay, 1 yıl, 2
27:39yıl, 3 yıl sürekli devam etmiş.
27:42Doktorlar gelmişler, ev ev gezmişler, demişler ki bize ihtiyacınız var mı?
27:49Öğretmenler gelmiş, dil öğretmeye, alfabe öğretmeye çalışmış, bölgedeki herkese.
27:57Yani buralarda bir ilim-irfan yuvası oluşturmaya çalışmışlar.
28:03Bir misal var, çok etkiler beni.
28:06Karlı bir İstanbul günü, lapa lapa kar yağıyor.
28:09Ebu'l-Vefa hazretleri dergâhın camından dışarıyı seyrediyor.
28:15Ve bir Hristiyan yoğurt satıyor, yoğurtçu diyor.
28:22Kış vakti karın altında yoğurt satıyor.
28:26Ebu'l-Vefa hazretleri yanındaki öğrencilerinden birine diyor ki,
28:31bir tencer al, şu ihtiyardan yoğurt al.
28:34Diyor ki talebe, hocam bizim yoğurda ihtiyacımız yok ki.
28:41Mutfakta yoğurdumuz var, bizim ihtiyacımız yok diyor.
28:46Bunun üzerine Ebu'l-Vefa karı ve dışarıdaki ihtiyarı göstererek diyor ki,
28:52bizim ihtiyacımız yok ama onun ihtiyacı var.
28:55Yoğurdu bitirmesi gerekiyor ki evine gitsin.
28:58Bir tencere al, git yoğurt al der.
29:01Şimdi böylesine İslam'ı anlatmadan, yaşayarak tebliğ etmek,
29:08Peygamber Efendimizin de anlatmış olduğu bir metottur.
29:12Bana anlatma kardeşim İslam'ı, yaşa.
29:16Üzerinde kıyafet gibi İslam'ı bürünmüşken, yaşıyorken göreyim.
29:23İşte bu topraklar tam da böyle topraklar.
29:27Bu topraklarda bulunan Ebu'l-Vefa hazretlerine halk,
29:30çok ciddi anlamda sempati beslemiş.
29:34İnsanlar akın akın İslam'a geçmişler.
29:37Ebu'l-Vefa'dan dolayı Müslümanlar da bu topraklara yerleşmiş.
29:41Ve Ebu'l-Vefa üzerine mitler oluşmuş.
29:46Efsaneler oluşmuş.
29:48Hikayeler oluşmuş.
29:51Örneğin o hikayelerden biri.
29:53Dizilere, filmlere, masallara konu olan ama doğrusu olmayan bir hikaye.
30:01Fatih Sultan Mehmet Han çok sıkılmış.
30:04Dünya işlerinden bezmiş.
30:06Her şeyi bırakmak istemiş.
30:09Buraya gelmiş.
30:11Vefa ile biraz sohbet etmeye.
30:14Ama niyet biraz farklı.
30:15Dünya işini bırakmak.
30:17Ebu'l-Vefa hazretleri yok dedirtmiş.
30:23Bir gün sonra geldiğinde meşgul demiş, dedirtmiş.
30:29Huzuruna kabul etmemiş.
30:31Bir geldiğinde ise Fatih Sultan Mehmet ayağını uzattığında Ebu'l-Vefa kapıda göğsüne vurmuş Mehmet'in.
30:42Demiş ki dur, bize Sofi Mehmet değil, Sultan Mehmet lazım.
30:48Git sarayında ülkeni yönet.
30:50Şimdi bu anlattığım, dakikalardır anlattığım doğru değil.
30:55Ne buraya Fatih Sultan Mehmet Han geldiğinde reddedildi, ne de Ebu'l-Vefa göğsüne vurarak bize Sultan Mehmet lazım, Sofi
31:06Mehmet değil dedi.
31:08Diyemez.
31:09Padişah efendiler bir mekana girdiğinde ona hiç kimse meşgul şimdi görüşemez diyemez.
31:17Bu devlet erkanı ahlakına ve tasavvuf ve dergah ahlakına uymaz.
31:24Aynı hikaye, Aziz Mahmut Hüdayi Hazretleri ile 4. Murat arasında da geçer.
31:31Bize Sofu Murat değil, Sultan Murat lazım.
31:34O da doğru değil.
31:36Aynı hikaye, Üftade Hazretleri ile Beyazıt arasında geçer.
31:41Bize Sofu Beyazıt değil, Sultan Beyazıt.
31:45Ne olur bunlara inanmayın.
31:48Bunlar o kadar çok sevgi var ki, bu sevgi bir süre sonra mitleşiyor.
31:55Dünya üzerinde tek bir Allah kulu, Fatih Sultan Mehmet Han'ı hiyerarşik olarak geri çevirmeye muktedir değildir.
32:04Ayranları, çayları, çorbaları, postları, sohbetleri mutlaka vardır.
32:10Şimdi fotoğrafa gelelim.
32:13Fotoğrafta harabe bir hazire duvarı.
32:16Bugün gayet güzel.
32:18Arka tarafta bizim bugün baktığımızda gördüğümüz bir cami var.
32:24Fakat 1941 yılında bu cami yok.
32:28Neden?
32:28Çünkü Ebu'l Vefa Hazretleri Camisi yeniden yapılmak üzere 1913'te yıkıldı.
32:39Ama yeniden yapılmadı.
32:41Çünkü Birinci Dünya Savaşı başladı.
32:43Çünkü Kurtuluş Savaşı başladı.
32:46Cumhuriyetten sonra çok özen gösterilmedi.
32:5040'lı, 50'li yıllar böyle geçti.
32:521994 yılına kadar, 80'li yılların sonlarında Özal Devri'nde başlayan inşaat, 94'te bitirildi.
33:02Yani bizim bugün gördüğümüz bu cami, 1994 yapımıdır.
33:08Yerinde bulunan Gerçek Fatih Devri Camii, 1913'te yıkılmıştır.
33:151913'ten 94'e kadar, 81 yıl boyunca burada bir cami yoktur.
33:22Hemen Hazire'deki selvi ağaçlarına bakın.
33:25O ağaçların ufacıkken, fidankenki görüntüleri fotoğrafta bulunmaktadır.
33:32Selvi ağaçlarının arkasında, bugün inşaat işçilerinin tepesinde yıkmak için uğraşırken gördüğünüz bina ise taş bina.
33:41O taş bina 60'lı yılları sonlarında yapıldı.
33:44Fakat 1941 yılında, 60'lı yılların sonlarında yapılan binanın yerinde bir 4 katlı ahşap bina vardı.
33:54O ahşap bina yıkıldı, yerine bu yapıldı.
33:5760'lı yılların sonlarında, şimdi bu yıkılıyor.
34:01Yerine neler yapılacak?
34:02Tarih, böyle bir şey.
34:04Bizler şu an yıkılan binanın yerinde bulunan, yıkılmadan 4 katlı ahşap bir konağı görüyoruz.
34:13Bizler şu an, 1913 yılında yıkıldıktan sonra, yerine yapılmayan Ebul Vefa Camii'nin 94'teki halini görüyoruz.
34:22Bizler şu an harap halde bulunan hazire duvarlarını görüyoruz.
34:27Daha neler görelim?
34:28Efendim, takvimler 1941 ve efendim, takvimler 2026.
34:35Aradan geçen 85 yıl.
34:37Aynı açı, iki farklı fotoğraf şu an karşınızda.
35:011887'ye doğru, 139 sene öncesine doğru,
35:07Gidelim mi?
35:08Nikolas Normand isimli bir fotoğraf ustası.
35:13Nikolas Alfred Normand.
35:16Tam olarak bulunduğumuz yere gelmiş, 1887 yılında bir fotoğraf çekmiş.
35:23O fotoğrafa göre, kilise camiyi adını verdiğimiz,
35:28Mollagürani Camii ya da bin yıllık adı ile Aziz Theodor Kilisesi,
35:36Ortodokslara bağlı bir yapıyı görüyorsunuz.
35:39Ama bugün, 2026 yılında göremediğiniz, 1887 yılında gördüğünüz iki detay var.
35:49Solda, bugün kahverengi parmaklıklarla kapalı olan ve bir otopark olarak kullanılan boşluğun olduğu yerde iki adet bina bulunmakta.
36:01Ahşap konaklar.
36:03Bu yüzden mesela, şu an bol miktarda gördüğünüz Mollagürani Camii'nin pencerelerinden 1887 yılında bir tane pencere görüyorsunuz.
36:16O da en dışarıda bulunan pencereyi yarım görüyorsunuz.
36:20Diğer taraflar kapalı.
36:22Çünkü cumbalarıyla beraber, caminin bütün görüntüsünü kapatan bir konak var.
36:28Arkadaşlar, biz biliyoruz ki o konağın sahibinin kim olduğunu, o konak Sabriye neneye ait, Sabriye teyzeye ait.
36:38Hikayesi harika.
36:39Her cuma günü, her cuma namazından sonra Ebul Vefa Camii'ne gelip cuma namazı kılan insanlara,
36:47evinde, buradaki konakta yapmış olduğu, kendi eliyle yapmış olduğu helvayı, gelip burada tencerelerle tabak tabak cuma namazı kılan insanlara ikram
37:01eden bir teyzedir.
37:03Helvacı Sabriye teyze.
37:05Helvacı Sabriye teyzenin konağı buradaydı.
37:091909 tarihinde bu konakta dünyaya geldi.
37:14Bakmayın 2026 yılında, elimi böyle yaptığımda boşluğa doğru gösterdiğimi.
37:21Orada bundan yaklaşık 10 sene önce harabe dahi olsa, yıkık dahi olsa orada konaklar vardı.
37:32Bu konaklar yıkıldı.
37:34Maalesef bu coğrafyanın kaderi.
37:38Bu coğrafyada ahşap ve tarihi eserler Allah'ın hikmeti diyerek yanıyor tek tek.
37:49Her gece biri yanıyor.
37:52Altında ne ararsanız arayın.
37:54Yanıyorlar.
37:55Yerine başkaları yapılıyor.
37:58Bunun yerine bir şey yapılmamış.
38:00Otopark olarak kullanılıyor burası.
38:03Bu yüzden fotoğrafta gördüğünüz, bana göre sağ tarafta ama size göre sol tarafta bulunan bu iki konak,
38:12Sabriye nenenin veya Helvacı Sabriye teyzenin doğduğu büyüdüğü,
38:18Ebu'l Vefa hazretleri camiinde cuma namazı kıldıktan sonra dışarıya doğru çıkan cemaate,
38:25kendi Edil'de yapmış olduğu helvayı dağıtan Sabriye teyzenin konağı yıkıldığı yerine bir şey yapılmadı.
38:34Bu yüzden fotoğrafta yarım görüyoruz.
38:37Alfred Norman çekmiş bu fotoğrafı.
38:42139 sene önce.
38:44Ne var yani?
38:45Bugün de Oğuzhan'la Murat çekti.
38:48Aynı fotoğrafı.
38:49Maharet mi?
38:50Bence maharet şu.
38:52Bugün çekmek değil, o günlerde o fotoğraf makinesinin ilkelliği ile bu açıyı yakalamak marifet.
39:00Sultan Abdülhamit Han tam 11 yıldır Osmanlı Devleti'nin başında 1876 yılında tahta çıkan Abdülhamit Han,
39:101887 yılında taht hayatının 11. yılındayken bu fotoğraf çıktığı karşımıza Alfred Nikolas Normand'ın çektiği fotoğraf,
39:23üzerinden geçen 139 yıl, yıkılan iki tane konak, Sabriye teyzenin sizden doğa bekleyen ruhu,
39:34arkasında 1000 yıllık bir kilise ama 500 yıllık bir cami, hepsi ve daha fazlası sizleri bekliyor.
39:43Buraya gelmek için Vefa semtine gelin, Ebul Vefa Camii'ni arkanıza alın,
39:51karşıdan çıkan yoldan çıktığınızda böyle bir manzara ile karşılaşacaksınız.
39:57139 yıl arayla 1887-2026 aynı açıdan çekilen iki farklı fotoğraf şu an karşınızda.
40:241000 yıllık bir esere bakıyorsunuz.
40:271100'lü yıllarda yapılan bu eser, 1200'lü yıllarda Payolog ailesi tarafından restore edildi.
40:35Aziz Teodoros Kilisesi, 1474 tarihinde Molla Gürani tarafından camiye çevrildi.
40:441480'li yıllarda vakfiyesi hazırlandı.
40:48Nasıl tarihler ama?
40:502-3 cümle içerisinde 5-6 tane tarihten bahsettim.
40:54İşte burası bu kadar köklü bir yapıdır.
40:58Bizlerin görevi ekip arkadaşlarımızla beraber sizleri 1000 yıllık tarih ile kucaklaştırmak,
41:07150 yıllık fotoğraflarla kucaklaştırmak ve sizin önünüze tarihi bir yufka gibi serip,
41:14parça parça bölüp tarih anlatmak.
41:18Bu topraklarda tarih bitmez.
41:21Beyaz TV ekranlarında geçmişe yürüyen adamda tarih bitmez.
41:27Yeter ki siz orada olun ve yeter ki biz burada olalım.
41:32Bu programı vesile ederek evinize misafir olalım.
41:37Sizler de bizi evinize kabul edin.
41:41Bu hafta da bizden bu kadar.
41:43Vefa devam edecek.
41:45Ama şimdi değil, araya başka bölgeleri, başka semtleri ekleyeceğiz.
41:51Ardından Vefa 3 şu caddeden aşağıya doğru Sunullah Efendi Kütüphanesi'ne doğru devam edecek.
42:02Aşağıda Feyzullah Efendi diye bir kütüphane var.
42:05İbni Haldun'un mukaddimesi var orada mesela.
42:09Burada Vefa'nın dışında İbni Haldun mukaddime.
42:16İlerleyen zamanlarda ve ilerleyen programlarda tam olarak arkamda bulunan bin yıllık kilise caminin
42:25Aziz Teodoros Kilisesi'nin ya da 500 yıllık Molla Gürani Camii'nin yanında bulunan binalara bakacağız.
42:34O binalardan buraları göreceğiz.
42:37Sizler bizimle olun.
42:39Akın biz neler yapacağız.
42:41Bu hafta bizden müsaade.
42:43Allah fırsat ve ruhsat verirse haftaya bambaşka yerlerde bambaşka hadiseleri anlatmaya devam edeceğiz.
42:54Allah'a emanet olun.
Yorumlar