- 20 saat önce
Kategori
🗞
HaberlerDöküm
00:00Efendim merhaba, Beyaz TV ekranlarına hoş geldiniz.
00:04Geçmişe yürüyen adam programına hoş geldiniz.
00:08Bugün sizlerle birlikte Karaköy meydanında olacağız.
00:121870 yılında atlı tramvayları, kanıları, bugün olmayan binaları, yıkılan sokakları, yıkılmayan ve değiştirilen hallerini
00:241200 sene önce Cenevizliler tarafından yapılan Karaköy surlarının parçalarını ve daha pek çok şeyi göstereceğim.
00:35Hiç yoktan yere yıkılan bir camiyi, 17. yüzyıl camisini, Merzifonlu Karamusla Paşa camisini konuşacağız.
00:46Neden yıktın ki onu ey Henry Prost? O seni ne iş ile yarıyordu?
00:51Cadde mi yaptın, köprü mü yaptın, yol mu yaptın?
00:55Neden yıktın o camiyi diyeceğiz.
00:57O caminin bugün görünen yerini konuşacağız.
01:01Yıkılan harabe yolları, sokakları konuşacağız.
01:05Sonra diyeceğiz ki gel gel, buraya gel.
01:09Bu programı seyrettikten sonra Karaköy meydanına gel ve bu meydanı bir de bizim gözümüzle gör diyeceğiz.
01:18Dostlar, bizler hazırız.
01:21Eğer sizler de hazırsanız, Beyaz TV, geçmişe yürüyen adam programı tarih eşliğinde başlayacak.
01:32Haydi, bismillah, program başladı.
01:45Bu mesleğin, bu yapmış olduğumuz işin en kötü anı ve en kötü fotoğraflarından birindeyiz.
01:53Yani bu hatırlanılmaması ve bilinmemesi gereken bir husus.
01:58Maalesef bu sürekli bizim önümüze çıkan bir fotoğraf.
02:02Bu fotoğrafın kim tarafından çekildiği bilinmiyor olmakla birlikte, çekiliş tarihi net gün olarak biliniyor.
02:11Takvimler 16 Mart 1920.
02:14O ne acı bir gündür.
02:16Allah-u Teala bir daha bu millete, bir daha bu topraklara ve bir daha bu devlete böyle acı hatıralar, acı
02:25görüntüler göstermesin.
02:27Allah-u Teala bu toprakları bize bahşetti, bu topraklar üzerinde özgür yaşamayı nasip etsin.
02:34Takvimler 16 Mart 1920.
02:37Karaköy meydanını İngiliz işgal kuvvetleri tarafından işgal edilmesini,
02:43askerlerin sokaklara ve mahallelere dağılmasını gösteren bir ön fotoğraf.
02:49O işgal ordularının yaslandığı, bu taraftaki bana göre sağda, size göre soldaki binalar yok.
02:58Bu taraftaki binalar da yok.
03:00Her iki blokta yıkıldı.
03:02Arka taraftaki cadde ve bloklarla birleştirildi.
03:06Kocaman bir meydan oldu.
03:08Bu binaların, sizin şu an fotoğrafta gördüğünüz binaların yıkılma tarihi 1953-1957 arası.
03:19Meşhur Adnan Menderes yıkımları, İstanbul'daki yıkımlar.
03:25Biz hep Adnan Menderes yıkımları diyoruz ya, sanki suçlar gibi konuşuyoruz.
03:31Ne olur suçlamayalım.
03:32Bazen de yıkmak gerekiyordu.
03:34Şimdi arkamda, bana göre solda, size göre sağda bazı binalar göremeyeceksiniz.
03:421957 yılında yıkıldı.
03:44Mesela Bektaş Efendi Medresesi, Bektaş Efendi Camii, Bektaş Efendi Hanı, Bektaş Efendi Sıbyan Mektebi, Bektaş Efendi kimdir ve buraları neden
03:58doldurmuştur?
03:59Konuşacağız fakat onları göremeyeceksiniz.
04:02Her şey ve her yer yıkıldı burada ve kocaman bir alan açıldı.
04:08Şimdi gelelim fotoğrafa.
04:10Erzurum'da Mustafa Kemal'in kabul ettiği, Sivas Mustafa Kemal Paşa'nın kabul ettiği,
04:17MİSA AKIN'ın milli kararlarının İstanbul hükümeti tarafından kabulünden hemen sonra,
04:23şu arkada görmüş olduğunuz düşman kuvvetleri akın akın yüz binlerce olarak İstanbul'a ve Türkiye'ye geldiler.
04:36İşgal edilmemiş tek toprak parçası kalmadı.
04:39İç Anadolu bölgesinde Ankara ve Kayseri civarı hariç Türkiye'nin her yeri işgal bölgesi oldu.
04:48Bu görmüş olduğunuz işgal orduları ise tamamen o günü anlatmaktadır.
04:55Bu fotoğrafı yaşayanlar, yani 106 sene önce bu topraklara tıpkı bizim ayak bastığımız gibi,
05:03ayak basanlar ve o işgal askerlerini mahallelerde, sokaklarda, meydanlarda, caddelerde canlı canlı görenler ne hissetmişlerdir?
05:16İşte şu an, tam ortada, şu blurlanmış bir biçimde gördüğünüz reklam billboardunun olduğu yerde düşman askerleri bulunmaktaydı.
05:29Şimdi gelelim bu fotoğraftan sonra başka bir özele.
05:33Henry Prost, buralarda bulunanları yıktı.
05:37Bektaş Efendileri yıktı.
05:39Kabul ediyorum.
05:40Yıkımları göreceğiz birazdan.
05:42Fakat neden bir bankanın merkez binası olarak kullanılan Yeşil Branda ile kapalı binanın hemen yanında bulunan Merzifonlu Karamustafa Paşa Camisi
05:57'ni yıktı?
05:58Yıktı.
06:00Sonra biz bu camiyi boşuna yıkmışız.
06:02Fazla yıkmışız dedi.
06:05Ve orayı öyle boş bıraktılar.
06:071700'lü yılların başlarında yapımı bitirilen bu güzelim cami, bu güzelim Karaköy incisi neden yıkıldı?
06:17Meydan yapmadın, cadde geçirmedin, tünel yapmadın, yol yapmadın, bomboş bıraktın, yıktın ve bıraktın.
06:27Ey Henry Prost!
06:28Sana Adnan Mender'e sonsuz yetki verdi.
06:32Sen de bu yetkiyi yıkarak kullandın.
06:36Sevgili dostlar,
06:36Takvimler 16 Mart 1920.
06:41Arkamda İngiliz İşgal Kuvvetleri Komutanlarından biri bir İngiliz birliğini Karaköy'deki caddelere ve sokaklara isim isim okuyarak dağıtacak.
06:53Biz şu an dağıtılmadan önce işgal askerlerinin, işgal ordularının genel görüntüsünü gördük.
07:02Allah bir daha bu topraklara, Allah bir daha bu millete, bu devlete işgal adı verilen o aşağılık duyguyu yaşatmasın.
07:14106 yıl arayla 1920-16 Mart 2026, 120 yıl arayla aynı açıdan çekilen iki fotoğraf şu an karşınızda.
07:4081 yıl öncesine gidelim.
07:43Takvimler 1945.
07:45Az evvel birinci fotoğrafta anlattığım Adnan Menderes dönemi yıkımları henüz başlamamış.
07:53Adnan Menderes'in yıkımlarından 12 sene önce 1945 yılındayız.
07:59Görmüş olduğunuz cadde Tersane Caddesi.
08:04Bu cadde aslında iki taneydi.
08:07Biri ortadaki o caddeyi birbirinden ayıran çıkıntının solundaki, diğeri sağındaki.
08:14Ortada kocaman bir apartman bloğu var.
08:17Bu apartman bloğu 3-4 apartmandan oluşmuyor.
08:21Azap kapıya kadar giden bir apartman bloğu.
08:25Bir caddeyi ikiye ayıran, gidiş gidiş yapan bir apartman bloğu düşünün.
08:31Azap kapıya kadar, bu caddenin sonuna kadar giden bir binalar bloğu.
08:371957 yılında şu an gördüğünüz, 1945'ini gördüğünüz bu apartman blokları ortada tamamen yıkıldı.
08:49Ve 3 şerit gidiş, 3 şerit geniş olmak üzere toplamda 6 şeritli bir cadde açıldı.
08:58Aslında bu caddenin bir şeridi sağ tarafta, bir şeridi sol taraftaydı.
09:05Gidişli gelişli bir yoldu.
09:07Fakat orta açılınca kocaman bir alan ortaya çıktı.
09:121945 yılının havası var ortada.
09:16Ne bileyim belki de sonbaharın son günleri, Kasım gibi ya da Mart ayı.
09:22Malumunuz İstanbul'da Mart soğuktur.
09:25Şubat'ın sonları Mart'ın başı.
09:28Nereden biliyoruz?
09:29Bana göre sağda ama size göre solda.
09:32Bu tarafta, fotoğrafta bir fötür şapkalı amca duruyor.
09:38Kırklı yaşlarda, belki biraz daha eski.
09:41Bu tarafta ise, yani caddenin sol tarafında ise bir tane hamal bir abi var.
09:49O hamal da yük taşıyor.
09:51Hareketli bir Karaköy günü.
09:53Bu caddeler ebeliyatından beri böyleymiş demek ki.
09:57Hamalı da, Kallavi duran amcaları da, zengini de, fakiri de mutlaka herkesin yolu düşüyor buralara.
10:08Kıymetli dostlar, hemen yan tarafta İETT'yi görüyorsunuz.
10:12Bu görünmüyor o fotoğrafta.
10:16Zira o fotoğrafta İETT'nin önünde bulunan bir boşluk var.
10:20Bugün bankaların, bankamatik makinelerinin bulunduğu bir boşluk.
10:24Orada da bir bina var.
10:26Ve bu bina çıkma yapmış.
10:28Dolayısıyla İETT'yi göremiyoruz.
10:31İETT'yi görmemiz gerekiyor.
10:33Neden?
10:34Çünkü burası 1875 yılında dünyanın en eski, ötesi var mı?
10:41Dünyanın en eski ikinci metrosu.
10:44Birinci metro Londra 1873, ikinci metro İstanbul 1875, Abdülaziz Han dönemi.
10:54Ve o dünyanın en eski ikinci metrosunun giriş kapısı da tam olarak orada.
11:01Fakat biz bunu fotoğrafta göremiyoruz.
11:04Dediğim gibi önünde bir bina var.
11:06O bina kapatıyor.
11:08O binayı yıkmışlar.
11:09Şu an şurada görmüş olduğumuz boşluğu ortaya çıkartmışlar.
11:14Aradan geçen 81 yıl.
11:16İki farklı fotoğraf, iki farklı açı şu an karşınızda.
11:34Bir önceki fotoğrafın açısına çok yakın, çok benzeyen bir fotoğrafla karşınızdayız.
11:42Ama bu sefer takvimler 1945 değil.
11:47Takvimler 1918.
11:49Yine aynı yer.
11:50Yine aynı binalar.
11:52Ama bu sefer renklendirilmiş bir görüntü.
11:55Yunan-Grek harfleriyle, İngilizce-Latin harfleriyle ve Arap-Osmanlıca harflerle üç tane yazı var.
12:04Bir reklam tabelası gibi.
12:06Bir fıçıyı, hangi fıçı ve ne taşıdığını söylemek istemiyorum.
12:12Muhtemelen içinde ne olduğunu tahmin ediyoruz.
12:16Bir fıçı var ve o fıçıyı dört kişi birden taşıyor.
12:20O hamalları görüyoruz.
12:22Bana göre solda ama size göre sağda beyaz bir at var.
12:26O at da tam olarak böyle dükkanların yanında durmuş.
12:32İleriye doğru sanki yük bindirilmesini bekliyor gibi bu fotoğraflar bize İstanbul'un tarihini, İstanbul'da olan olayları, İstanbul'da nelerin değiştiğini ya
12:47da değişmediğini göstermektedir.
12:491918, yani günümüzden 108 sene önce buralar böyleymiş.
12:57Daha güzelmiş değil mi?
13:00108 yıl arayla aynı açıdan çekilen iki fotoğraf şu an karşılındı.
13:18Aynı açı demeyin.
13:20Açı aynı olabilir.
13:22Tarih farklı, yaşanmışlıklar farklı, anlatacaklarımız farklı.
13:28Bambaşka bir fotoğraf.
13:29Az önce gösterdiğim fotoğraftan tam 48 sene önce, takvimler 1870, çok ciddi bir rakam değil mi?
13:40Tam 156 sene önce, çok eski bir İstanbul görüyoruz şu an karşımızda.
13:471957 yılına kadar varlığını koruyacak olan ortadaki bina genç duruyor.
13:55Ne kadar tuhaf değil mi?
13:56Biz bu caddenin 1870'ini gördük, 1918'ini gördük, 1945'ini gördük, 2026'yı gördük.
14:07Resmen bu caddede bir tarih şeridinde yürümüş olduk.
14:11Zaten bu programın da misyonu ve vizyonu tarih şeridinde sizleri yürütmek.
14:181870 yılında ortadaki o oval binanın arkasında bir cami varmış.
14:25Caminin adı Bektaş Efendi Cami'yi.
14:30Buradaki medresenin, konuşacağız, hanların, hamamların, sıvyan mekteplerinin sahibi olan Bektaş Efendi,
14:41oraya da cami yapmış.
14:43Ve o cami 1870'de duruyor ama 1918'de durmuyor.
14:49Herhangi bir bilgiye ulaşılmadı.
14:51O camiyi kim yıktı?
14:53Bir şeyler olmuş ve yıkılmış.
14:56Yük arabaları bu sefer öküzlere bindirilmiş.
14:59İnsan taşımıyor.
15:00Büyük öküzler, büyük kudretli hayvanlar taşıyor.
15:04Demek ki kudretli mallar var üzerinde.
15:07Bana göre sağ tarafta ama size göre sol tarafta fotoğrafta tramvaylar görüyoruz.
15:13Tramvaylar 1870 yılında İstanbul'da hizmet vermeye başladı.
15:21Ve bu fotoğrafta tam olarak 1870.
15:24Yani görmüş olduğunuz fotoğraflar daha tril tril, yepyeni, paketinden yeni açılmış derler ya.
15:321911 yılında İstanbul'a elektrik geldiğini biliyoruz.
15:37Demek ki 1911 yılından önce bu olduğuna göre atlı tramvaylar olsa gerek.
15:44Atı bağlanmamış.
15:45Çünkü burası bir ana merkez durak.
15:49İnsanlar binecek, at bağlanacak ve artık nereye gidiyorsa oraya doğru gidecek.
15:55Bir de romantik ve duygusal olan şey ise bu atlı tramvayların önünde, ellerinde,
16:02hababam sınıfındaki hafize annenin elinde bulunan böyle zil gibi bir zil bulunan bir çocuk, bir genç.
16:10Anlamını bilmiyorum ama var da, var da, var da diye bağırarak tramvayın önünde koşuyormuş.
16:17Ne yorucu olsa gerek.
16:20Örneğin Fatih Harbiye olsa, buradan Harbiye'ye kadar ya da burada Ortaköy'e kadar olsa,
16:26Karaköy'den Ortaköy'e kadar var da diyerek koşarak gitmesi çok zor.
16:32Maratoncu olması lazım her gün o kadar koşması için.
16:37156 yıl arayla aynı açıdan çekilen iki farklı fotoğraf şu an karşınızda.
16:56Haydi gelin 108 yıl öncesine gidelim.
17:00Takvimler 1918.
17:03Burada şu an arkamda görmüş olduğunuz otelin olduğu yerde bir iş anı var.
17:09Aslında burası tıpkı İstanbul gibi Topkapı surları gibi her tarafı surlarla çevrili.
17:16Bazı yerlerinde kapılar olan bir kaleydi.
17:21İstanbul'un adı Konstantinopoldü, buranın adı Justinianopol.
17:27Biz şu an Justinianopol'de bulunmaktayız.
17:31Sultan Abdülaziz 1860'lı yılların sonlarında Karaköy'ün etrafında bulunan surları yıktı.
17:39Her tarafa hanlar yapıldı.
17:41Ama hanların içinde insanların Avrupalı turistlerin yaşayabileceği, kalabileceği otel odaları yok.
17:50Hepsi izbelik, hepsi rutubetli, hepsi kötü.
17:53O halde Avrupa'dan gelen o Avrupalı insanlara lüks, Avrupai nizamda oteller lazım.
18:04Arkamda bir bina var.
18:06Bu bina 1918 yılında yapıldı.
18:10Avrupa'dan gelen turistlerin, iş adamlarının İstanbul'da kalabilecekleri lüks bir mekan olarak yapıldı.
18:18Şu an görmüş olduğunuz fotoğraf 1952'ye ait.
18:23Henüz Adnan Menderes dönemi yeni başlamış.
18:271957 yıkımlarına daha 5 yıl var.
18:31Zira fotoğrafın sol tarafında, yani bu tarafında oval bir bina görülüyor.
18:39Henüz yıkılmamış, henüz böyle bir boşluk oluşmamış.
18:43Ve bu otel ve o bina, o günkü tarihe şahitlik yapmakta.
18:49108 yıldır arkamdaki otel binası, hala otel binası olarak hizmet vermekte.
18:561918'de yapılan bir otelin 1952 görüntüsü ve 2026 görüntüsü.
19:04Aradan geçen 74 yıl, aynı açı, iki farklı fotoğraf şu an karşınızda.
19:23Dedim ya az evvelki fotoğrafta burada surlar vardı.
19:27O surların da kapıları vardı.
19:30İşte şu an bir kapı.
19:32Ceneviz kapısı.
19:34Bu Beyoğlu adı verilen yer Karaköy.
19:36Azap kapıdan tophaneye kadar olan kısım Galata Kulesi baz alınırsa aşağıya doğru bir çizgi çekildiğinde bu çizginin arka tarafındaki kısmı
19:48Cenevizliler, ön tarafındaki tophaneye giden kısmı Venediklilere ait.
19:55Biz şu an Cenevizlilerin surlarını görüyoruz burada.
20:001865'li yıllarda Abdülaziz Han döneminde yıkılan o surların kapılarından birinin harabe kısmını görüyoruz.
20:10Bakın burada grafiti harflerle yazı yazılmış iş tarafına, demir metaller konulmuş reklam panoları ve onlar da artık tarih olmuş.
20:21Bu sur duvarları aslında Cenevizliler zamanında yani 1453 yılında İstanbul'u Fatih Sultan Mehmet Han fethetmeden önce Kalamenos Sarayı'nın
20:34sahibi Nikeferos Botaniyates tarafından yapılmıştır.
20:38Nikeferos Botaniyates'in 1200'lerde yaptığını, 1200'lerden tam 650 sene sonra Abdülaziz Han tarafından yıkılması tarihi bir hadisedir.
20:50Yıkılmalı mıydı?
20:52Bence yıkılmamalıydı.
20:54Keşke yıkılmasa Topkapı surları gibi, Edirnekapı surları gibi burada da surların var olduğunu görecektik.
21:03Bu bir Abdülaziz eseri.
21:06Birinci fotoğraf vardı ya, İngiliz İşgal Kuvvetleri'nin fotoğrafı.
21:1016 Mart 1920.
21:12Hadi Mustafa abi onu bir kere daha koy ekrana.
21:15İşte ben şu an duvar kenarında bekleyen askerlerden biriyim.
21:21Tam olarak burada ve arkamda binalar vardı.
21:24O binalar yıkıldı, bu caddeler yapıldı.
21:28Kocaman bir meydan oluşturuldu.
21:30Birinci fotoğrafta anlatmaya çalıştığım şey tam olarak bu.
21:35İngiliz askerlerinin durduğu yerdeyim ben şu an.
21:39Maalesef bu fotoğrafı size detaylı anlatmak zorundayım.
21:45Her taraf yıkıldı.
21:47Medreseler yıkıldı.
21:49Camiler yıkıldı.
21:51Sıbyan mektepleri yıkıldı.
21:53Çeşmeler yıkıldı.
21:54Hanlar yıkıldı.
21:56Tamamlar yıkıldı.
21:58Tarihi anıtlar yıkıldı.
22:00Her taraflar yıkıldı.
22:02Ve ortaya böyle kocaman bir meydan çıktı.
22:06Bu meydan için yapıldığı bütün o katliamlar ve kala kala sadece şu tarihi an, tarihi hadise ve tarihi surlar kaldı.
22:171200'lü yıllarda Nikeferos Botanyates tarafından yapılan, 1860'lı yıllarda Abdülaziz Han tarafından yıkılan Ceneviz surlarından geriye kalanlar sizleri bekliyor.
22:36Bektaş Efendi Sıbyan Mektebi 1949 yılına ait bir fotoğrafla karşı karşıyayız.
22:4677 sene önce eğer burada dursaydık, şuraya bakın şurada boşluk var.
22:53Şu mavi tenteli arabanın olduğu yere kadar Sıbyan Mektebi vardı.
22:59Bakın tam şurada.
23:00O mektep yıkıldı.
23:01Neden?
23:02Caddenin bir şeridi olsun diye yıkıldı.
23:07Peki Bektaş Efendi kim?
23:09Çok fazla bilgimiz yok.
23:11Sadece Bektaş Ağa olarak bilinir.
23:151578, belki de 1580'li yıllarda doğdu.
23:19Arnavut'tur.
23:20Arnavutluk doğumludur.
23:22İstanbul'a getirilmiş, devşirilmiş, Yeniçeri 1'liğine götürülmüş, Yeniçeri Ağası olmuş.
23:291640-1648 yılları arasında hüküm süren 18. Osmanlı Padişahı Sultan İbrahim'in tahttan indirilme esnasında yapılan darbede etkin 3-4
23:44insandan biridir.
23:45Hemen ardından 19. Osmanlı Padişahı Avcı lakabıyla bilinen Sultan IV. Mehmed'in tahta çıkmasında etkin bir insandır.
23:5717. yüzyılın en önemli insanlarından biridir.
24:01Karaköy meydanına medrese yapmıştır, Sıbyan Mektebi yapmıştır, hanlar yapmıştır, camiler yapmıştır, sebiller yapmıştır.
24:12Bu meydanı doldurmuştur.
24:15Fakat bu meydanda Bektaş Ağa'nın yaptığı eserlerin tamamı insan şifa niyetine birini bırakır.
24:23Ve deriz ki Bektaş Ağa külliyesinden geriye bu kaldı diyerek gösterelim.
24:31Hiçbir şey kalmadı.
24:33Bektaş Ağa'nın bu topraklara bıraktığı eserlerin tamamı yıkıldı, ortadan kaldırıldı.
24:401949 bu fotoğrafın çekilmesinden 6-7-8 sene sonra yani 1955-57 sürecinde bu meydanı açmak için o yıkılacak.
24:57Yıkılmadan önce görülen görüntü buydu.
25:01Bizim de program olarak yapmaya çalıştığımız şey tam olarak bu.
25:061949-2026 üzerinden aradan geçen tam 77 yıl aynı açı iki farklı fotoğraf şu an karşınızda.
25:31Ne gariban bir adammış bu Bektaş Mehmet Efendi ya da diğer adı ile Yeniçeri Ağası Bektaş Ağa.
25:41Yaptığı eserlerin hiçbiri bugün hayatta kalmadı.
25:44Kendi gittiği gibi eserler de gitti.
25:47Şimdi bana göre sol ama size göre sağda Karaköy Palas var.
25:541960'lı yılların başında yapıldı.
25:57Sağlam da ve güzel de bir bina.
25:59Tam olarak orada.
26:01Bektaş Mehmet Efendi'nin yapmış olduğu bir hamam vardı.
26:06Bir de cami vardı.
26:09O caminin şu an giriş kapısını siz görüyorsunuz.
26:131955-57 yıkımında ya da kıyımında ona da kıydılar.
26:20Onlara da kıydılar.
26:23Sonra baktı Henry Prost etrafa.
26:28Ben fazla yıkmışım dedi.
26:30Bu kadar yıkmaya gerek yokmuş dedi.
26:34Hamamın ve caminin olduğu yere bir han yapıldı.
26:40Bir palas.
26:41Karaköy Palas.
26:43Ve hemen yanına bir banka tarafından kullanılan oval bir bina.
26:48Bu nasıl bir plan sıldık?
26:50Bu nasıl bir tarih düşmanlığı?
26:52Bizim tam olarak anlatmaya çalıştığımız şey bu.
26:561944-2026 üzerinden geçen tam 82 yıl.
27:05Aynı açı ama aynı sessizlik değil.
27:09Arabalar geçiyor, tramvaylar geçiyor, kornalar çalıyor ve biz size hitap ediyoruz.
27:1582 yıl arayla aynı açıdan çekilen iki farklı fotoğraf şu an karşınızda.
27:351962'ye gidelim.
27:37Günümüzden tam 64 sene önce.
27:401962 tarihinin bir yaz ayı.
27:43Zira kıyafetler, kısa gömlekler ve hafif kıyafetler, tam yaz kıyafetleri.
27:50Artık Karaköy Meydanı açılmış.
27:53Yıkılan yıkılmış.
27:55Yıkılan eserlerin yerine yenileri yapılmış.
27:59Yıkılmayanlar bırakılmış.
28:00Artık bugünkü Karaköy Meydanı'na nihayet ulaşılmış.
28:06Ve bu ulaşılan Karaköy Meydanı bugün 2026 yılında gördüğümüz meydandan hiçbir farkı olmayan bir meydan.
28:16Sadece bu açı ile 64 yıl önce çekilen fotoğraftaki açı arasındaki tek fark billboard.
28:25Bugün elektronik blurlanmış bir biçimde gördüğünüz reklam billboardu o günlerde yoktu, bugün var.
28:33Bir de aradan geçen tramvay.
28:37Bu tramvay o kadar çok geçiyor ki resmen dakikada bir tramvay geçiyor.
28:44Ve İstanbulluların, bu bölgede yaşayan İstanbulluların artık bir gerçeği olmuş durumda.
28:51Bu arada bizi de gören arabalardaki insanlar el sallıyorlar.
28:56Biz de onlara size güya çaktırmadan selam veriyoruz konuşurken.
29:00Bu da güzel bir şey tabii. Tanınmak, sevilmek, sevilmek çok önemli.
29:05Sağolsun İstanbullu dostlar seviyorlar. Biz de onları seviyoruz.
29:1064 yıl aray ile aynı açıdan çekilen iki farklı fotoğraf şu an karşınızda.
29:29Bütün fotoğraflar 100 yıllık olmasın değil mi?
29:33Bazen de 36 yıllık, 37 yıllık olsun.
29:371987-1990 yılları arasında Turgut Özal bir cadde açtı.
29:44Bugün Unkapanı'nı Taksim'e bağlayan cadde, TRT Stüdyoları'nın bulunduğu cadde,
29:51Kasımpaşa Stadyum'un bulunduğu üç cadde trafiğe açıldı.
29:56Bu noktada maalesef Unkapanı'nda bulunan Evliya Çelebi'nin evi, Evliya Çelebi'nin medresesi yıkıldı.
30:05Sonra yukarıya çıktılar.
30:08Loğusa Hatun Türbesi ya da Kamer Hatun Türbesi'nin olduğu yerde Evliya Çelebi'nin türbesi yıkıldı.
30:15Ne bahtsız adamsın sen Evliya Çelebi, ne doğduğun ev kaldı, ne okuduğun okul, ne de yattığın türbe.
30:24Hepsi ve tamamı yollara kurban gitti.
30:27Şu an birkaç fotoğraftır anlattığım Cenevizlilere ait 1200 yıllık Nikeferos Botanyates adı verilen surlar vardı.
30:39O surların önüne yapılan gece kondular ve o gece konduların yıkımını görüyorsunuz.
30:46Ardından o enkaz kaldırıldı.
30:49Orası şu an gördüğünüz Yeraltı Çarşısı'na doğru giren yol meğerse 1990 yılında açılmış.
30:59Şimdi 1990-2026 üzerinden geçen 36 yıl aynı açıdan iki farklı fotoğrafı gördük ya, hadi onu bir görelim.
31:19Hiç yayından kopmadan devam edelim.
31:23Şimdi de arkaya doğru dönüyor ve köprüye doğru geçiyoruz.
31:28Galata Köprüsü ya da diğer adı ile Cisri Cedil.
31:34Efendim burası aslında Osmanlı zamanında bir Yahudi yerleşim birimi.
31:41İnanılması zor.
31:42Fakat burada Karaim Köy adı verilen, Karaim Yahudilerinin yaşadığı bir Yahudi köyü vardı.
31:50İkinci Beyazıt devrinde Endülüs'ten getirilen İspanyol Yahudilerinin getirilip yerleştirildiği yerdir burası.
32:01İşin cilvesine bakın.
32:03Galata Köprüsü'nün diğer tarafı, yani Eminönü'nün bulunduğu yerde bir Yahudi yerleşim bölgesiydi.
32:12Oranın da adı Tahtel Kal'a idi.
32:16Kalenin altı demektir.
32:18Yahudilerin yerleştiği yer.
32:19İki Yahudi memleketinin tam ortasında ulaşım, sandallarla, kayıklarla oluyordu.
32:27Ve bir gün Sultan 2. Mahmud'un hanımı Sultan Abdülmecit Han'ın annesi Bezmi Alem Valide Sultan 1842 yılında bir
32:40köprü yapımına karar verdi.
32:431845 yılında yapımı biten bu köprüye ya Valide Sultan Köprüsü denildi ya da Cisri Cedid denildi.
32:54Cisr Köprü, Cedid Yeni, Yeni Köprü adı verildi.
33:01Eski köprü Azap Kapı'daydı, Yeni Köprü ise tam olarak burada.
33:07Fakat bu ücretli bir köprüydü, ufacık bir ücret.
33:10Mesela bugüne göre 1 lira 2 liraydı geçişler.
33:14Ve insanlar Eminönü'nden Karaköy'e köprü üzerinden yürüyerek geçebilmenin hazdını ve tadını yaşadılar.
33:251845 tarihinde biten bu köprü 1860'lı yıllarda ahşap olduğu için bir daha restore edildi.
33:35Bu sefer Kaptanı Derya Mehmet Paşa köprüyü düzenledi.
33:401890'lı yıllarda bir daha yapıldı.
33:451912'de bu sefer Sultan Mehmet Reşat döneminde demir aksamlı ahşap bir köprü yapıldı.
33:531990'lı yılların başında 92'de köprü yandı.
33:5992 yılında yanan köprünün yerine şu an kullanmış olduğumuz köprü yapıldı.
34:06Bu köprü 4. köprüdür.
34:09Bezmi Alem Valide Sultan'ın ruhuna rahmet 1845 yılından beridir.
34:15Karaköy ile Eminönü arasını köprüsüz bırakmadı.
34:261913 yılını gösteren bir fotoğraf var karşımızda.
34:29Yani tam 113 yıl önce büyük bir travma, büyük bir acı.
34:36Amerikalıların Amerika ordusundaki Vietnam sendromuna benzeyen bir sendrom var Osmanlı'da.
34:45Balkan sendromu.
34:461912-13 yıllarında olan Balkan savaşları Yunanistan, Bulgaristan, Karadağ ve Sırbistan'ın dörtlü ittifakıyla beraber olan bir savaştı.
34:59Bulgaristan ve Yunanistan'ın Edirne'ye kadar geldiği, Bulgar askerlerinin Edirne Selimiye Camii'ni ve Selimiye bölgesini ve Edirne'yi
35:10bombalamaları,
35:11Çatalca'nın işgali, Bakırköy'ye kadar gelen, Makriköy'e kadar gelen düşman orduları Osmanlı halkında, Osmanlı askerinde, Osmanlı camiasında büyük
35:28bir infiale sebebiyet verdi.
35:30Ve bu sebebiyet ve bu travma Osmanlı askerini ya meğerse ben güçlü değilmişim duygusu bıraktı.
35:401915 yılında Morto Koyu adı verilen Ertuğrul Koyu'nda 70 askeriyle 4 bin, bir daha söyleyeyim mi rakamları,
35:5272 askeriyle 4 bin İngiliz çıkartma gemisi River Clyde'dan çıkan 4 bin İngiliz askerini durduran Ezineli Yahya Çavuş,
36:04Askerlerine vurun Allah aşkına, vurun Resul aşkına, vurun kitap aşkına, vurun Balkanlar aşkına diyordu.
36:16Harp mecmuasında kayıtlı olan bu sözlerdeki vurun Balkanlar aşkına sözü, bizim Balkan savaşlarında ne denli mağlup olduğumuzu gösteren bir sözdür.
36:30İşte o Balkan savaşlarından askerleri görüyorsunuz tam olarak şurada tramvaylar var, tramvayların rayları var ve bu rayların üzerinde askerler durmuşlar,
36:44sevk edilmeyi bekliyorlar.
36:45Üstlerinden, hallerinden, durumlarından savaşa doğru gittikleri anlaşılıyor.
36:53Zira elimizde bulunan harp, savaş fotoğraflarında dönüşteki askerlerin çok fazla sefil olduğu, çok fazla kötü görüntüde olduğu görülmektedir.
37:07Dolayısıyla dönüş olmaması gerekiyor, dolayısıyla buradan gidiyor olmaları gerekiyor.
37:14Balkan savaşlarına giden askerlerin 1913 yılındaki fotoğrafları, halleri çok üzüyor bizi.
37:23Zira bu askerler aylar sonra eğer kalabilmeyi başaranlar olursa geri dönecekler ve çok ciddi anlamda mağlup olarak, büyük bir kısmı
37:36şehit olarak, sakat kalarak geri dönecekler.
37:40Allah şehadetlerini kabul etsin, Allah gazalarını kabul etsin, bizlere de onlara layık torun olmayı nasip etsin.
37:51Takvimler 1913, şurada bulunan Balkan askerleri, takvimler 2026, onların tarihi anlatan torunları.
38:01Aradan geçen 113 yıl, iki farklı fotoğraf şu an karşınızda.
38:19Hadi gelin 74 yıl öncesine gidelim.
38:24Takvimler 1952'yi gösteriyor.
38:27Yüksek kaldırım adı verilen bir kaldırım var.
38:31Peki neden bugün 2026 yılında bu kadar net görünmüyor da fotoğrafta çok net görülüyor?
38:39Çünkü 1952 yılında şuralar serbestti.
38:45Bakın tramvay geçiyor.
38:47Tramvayın olduğu yerden çekilmişti.
38:50Bizim şu an teknik olarak bu görüntüyü çekecek durumumuz yok.
38:56Çünkü her taraf kapalı.
38:58Çünkü her taraf tramvaylarla ve arabalarla dolu.
39:03Voivoda Caddesi adı verilen, bugün Bankalar Caddesi denilen caddeden ki hemen bana göre sağ tarafta ama size göre soldan dönülüyor.
39:14Oradan gelen tramvaylar Orta Köy'e doğru bu yoldan ya da Eminönü'ne doğru Galata'dan gidiyorlardı.
39:24Azap Kapı, Şişhane, Voivoda Caddesi, Bankalar Caddesi, Galata Meydanı, Karaköy Meydanı ya Orta Köy'e doğru ya da Eminönü'ne
39:35doğru giden tramvaylar bulunmaktaydı.
39:38Yıl 1952, yıl 2026, üzerinden geçen 74 yıl, aynı açı, ayrı ayrı iki açı, iki fotoğraf şu an karşınızda.
40:06Bir önceki fotoğrafla yine aynı yıl yani takvimler 1952'yi göstermekte yüksek kaldırımı görüyorsunuz.
40:15Burası Yüksek Kaldırım Caddesi, aynı açı değil aslında, biraz farklı.
40:21Az evvel anlattığım Bankalar Caddesi şu cadde, o caddeden gelen tramvaylar vardı.
40:27Benim ayağımın altında da tramvay yolu olması gerekiyor.
40:32Buradan Beşiktaş ve Orta Köy'e giden tramvaylar.
40:361952 yılındaki fotoğrafta raylar görülüyor.
40:40Bugün ise öyle bir ray yok, her şey bozuk durumda.
40:43Yüksek kaldırımı size anlatıyorum.
40:46Galata'ya kadar, Taksim'e kadar, merdivenlerle dolu olan bir yer.
40:52Ve bu merdivenlerden yukarıya doğru çıkmak yaklaşık olarak 30 dakika, 45 dakika sürüyormuş.
41:00Takvimler 1869.
41:03Bu bölgede dükkanı olan bir adam, yanında Türk mühendislerle birlikte bir ölçüm yapar.
41:09Buradan bir yol nasıl olacak?
41:13Der ki, zaten yokuş.
41:15Şuradan aşağıdan bir tünel katsam, o tünelle Beyoğlu'na kadar, Taksim'e kadar çıksam,
41:24sonra merdivenlerle yukarıya çıksam nasıl olur?
41:29Hayal ürünü olur, derler.
41:32Sonra bunu biraz geliştirir.
41:34Takvimler 1869'u gösterdiğinde, Sultan Abdülaziz Han'ın önüne bir projeyle gelirler.
41:43Abdülaziz Bakar, der ki, bunu yapabilecek miyiz?
41:47Ben size para vereyim ama bu olur mu?
41:49Olur, derler.
41:50Zira buradan iş adamlarının, mal taşıyan hamalların, insanların yukarıya çıkmaları 45 dakika.
41:58Ama eğer bir tünel olursa, tünelden de tramvaylar çıkarsa, bu tramvayın çıkması birkaç dakika.
42:06Hadi yapın derler.
42:08Ama bu arada para alınması, malzeme bulunması 1871'leri bulur.
42:141871 yılında tam bir kazma kazacakken, sorumlu mühendis ölür.
42:22İki yıl daha beklerler.
42:241873 yılında bir daha kazma vurulur.
42:30Tam bu esnada Londra metrosu açılır.
42:34Biz dünyanın ilk metrosunu yapacakken, 1869 tarihinde dünyanın ilk metrosunu planlarken,
42:44birinciliği İngiltere'ye, Londra'ya kaptırırız.
42:471873 tarihinde az evvel göstermiş olduğum Karaköy meydanından Galata'ya doğru bir tünel yapılır.
42:561875 yılında biter.
43:00Aşağıya doğru bırakılan, yukarıya doğru kalaslarla ve halatlarla çekilen bir yapıya sahip olan,
43:09karşılıklı olarak iki vagonun birbirini itmesi ve çekmesiyle yapılan bir yöntemdi.
43:161875 dünyanın en eski ikinci metrosu tam olarak burada yapıldı.
43:24Sevgili dostlar, 1952 yılındaki bu fotoğraftan nerelere geldik?
43:30Tarihte zaten böyle bir şey değil mi?
43:33Tarih dediğimiz şey insanı geçmişe bağlayan bilgiler yığınıdır.
43:39Ve bizler bugün şu an ayağını bastığımız yerde şu Arnavut kaldırımlı yolları sökersek,
43:46altında merdivenlerin 1952, detay fotoğraflara bakın,
43:531910-1890, buralara ait yüksek kaldırım eski fotoğraflar dendiğinde,
44:02Karaköy yüksek kaldırım eski fotoğraflar,
44:05bakın karşınıza ne fotoğraflar çıkıyor.
44:081860'lardan 1900'lü yıllara kadar burada hep bir merdiven varmış.
44:15O merdivenler 1950'li yıllardaki bu restorasyonla,
44:211957 restorasyonunda Arnavut kaldırımı yapıldı ve düzeltildi.
44:29Merdivenler de altında kaldı.
44:31Sevgili dostlar, bu haftada bize ayrılan sürenin sonuna geldik.
44:38Keyifli değil mi?
44:40Tarihi fotoğraflarla anlatmak, fotoğraflarla beraber gezmek çok keyifli.
44:46Bizler keyif alıyoruz.
44:47Haftaya görüşmek üzere.
44:49Allah'a emanet olun.
Yorumlar