00:00Ankara'da yaşanan korkunç bir olayın üzerinden tam 10 yıl geçti ama bazıları için zaman sanki hiç akmadı.
00:07Bugün Güven Park saldırısının ardından başlayan sessiz ama bir o kadar da kararlı bir adalet mücadelesine bakacağız.
00:14Gelin bu 10 yıllık sessizliğin ardındaki hikayeyi birlikte anlayalım.
00:18Sadece bir sayı değil bu, 36.
00:21Düşünsenize, Ankara'nın tam kalbinde bir anda yok olan 36 hayat.
00:26Her biri farklı bir dünya, farklı bir hikaye, hepsi bir anda sevdiklerinden, hayallerinden koparıldı.
00:32İşte o acı günden beri geçen süre, tam 10 yıl, evet yanlış duymadınız, 10 koca yıl, adalet arayışıyla geçen upuzun
00:41bir 10 yıl.
00:43Dire kolay geliyor ama 10 yıl sonra aynı yerdeyiz.
00:47Aileler orada, bir anıtın başında toplanmış, etrafları polislerle çevrili, güvenlik önlemi işte.
00:53Ama ne bir devlet yetkilisi var, ne de böyle büyük bir kalabalık.
00:57Hatta yoldan geçenler merak bile etmiyor, ne oluyor burada diye sormuyorlar bile.
01:01Peki neden?
01:03Neden bu mücadele bu kadar yalnız?
01:05Peki, her şeyin başladığı o güne gidelim mi?
01:08Ankara'nın kalbinde 2016'da neler yaşandığı bir hatırlayalım.
01:12Tarih 13 Mart 2016.
01:15Yer, Ankara'nın en merkezi yerlerinden biri, Güven Park.
01:19O gün, PKK'nın düzenlediği bir terör saldırısı tam 36 insanı hayattan kopardı.
01:25Ve biliyor musunuz, bu 36 kişiden 13'ü öğrenciydi.
01:30Gelecek hayalleri kuran gençler.
01:32İşte ailelerin bu bitmeyen mücadelesi tam da o gün başladı.
01:37Ailelerin sesi olan, saldırıda yeğenini kaybeden Faruk Dinç'in şu sözleri aslında her şeyi özetliyor.
01:42Diyor ki, biz sadece kaybettiklerimizi anmak için burada değiliz.
01:47Biz devlete en temel görevine, yani yaşam hakkını koruma sorumluluğunu hatırlatmak için buradayız.
01:52Bakın bu çok önemli.
01:54Yani bu sadece bir yas meselesi değil.
01:56Bu bir hesap sorma, bir daha olmasın deme çağrısı.
02:00Peki, aileler bu 10 yıllık mücadelede ne söylüyor?
02:03Hangi temellere dayanıyorlar?
02:04İşte bu süreçte geliştirdikleri 3 tane çok önemli argüman var.
02:08Gelin ilkiyle taşıyalım.
02:10Ailelerin ilk ve en temel tezi şu, terör saldırıları böyle gökten zembille ilen anlık önlenemez şeyler değil,
02:18tam tersine bir süreç, bir hazırlığı var, planlaması var, eyleme geçişi var ve en sonunda da o korkunç saldırı anı
02:26var.
02:26Yani aslında bu ne demek?
02:28Bu o son ana gelene kadar müdahale edilebilecek, o zincirin kırılabilecek bir sürü fırsat penceresi var demek.
02:34Eğer bu bir süreçse ve müdahale fırsatları varsa, işte bu düşünce bizi ailelerin ikinci kilit argümanına getiriyor.
02:43Kapasite var ama ya koordinasyon?
02:45Ve sordukları soru çok can alıcı, diyorlar ki nasıl oluyor da teknoloji saldırı bittikten sonra failleri saniyeler içinde tespit edebiliyor
02:54da saldırı olmadan önce önleyici bir refleks gösteremiyor.
02:58Bakın aileler bunun bir suçlama olmadığını, bunun cevaplanması gereken kamusal bir soru olduğunu söylüyor.
03:05Yani ortada bir teknoloji, bir kapasite var ama bu kapasiteyi bir araya getirip önleyici bir güce dönüştüren o koordinasyon, işte
03:13orada bir sorun mu var?
03:14Ve şimdi geliyoruz belki de ailelerin yaşadığı en büyük hayal kırıklığına, hukuk mücadelesinin tam ortasındaki o akıl almaz çelişkiye.
03:23Şöyle bir düşünün, aynı olay hakkında hukuk tamamen zıt iki şey söyleyebilir mi?
03:28Yani tek bir olayın birbiriyle taban tabana zıt iki farklı hukuki gerçeği olabilir mi?
03:33İşte güven park davasında olan tam da bu.
03:36Bir yanda ceza mahkemesi çıkıyor ve diyor ki bu planlı, zamana yayılmış, organize bir terör eylemidir.
03:44Gayet net.
03:44Ama sonra aileler idareye karşı dava açtığında idari mahkeme bambaşka bir şey söylüyor.
03:51Aynı olaya sosyal risk diyor.
03:54Şimdi sosyal risk ne demek?
03:56Bu aslında herkesin başına gelebilecek, öngörülemez bir olay demek.
04:00Ve bu karar idarenin yani devletin sorumluluğunu ortadan kaldırıyor.
04:06Düşünebiliyor musunuz?
04:07Aynı adalet sistemi, aynı olay için birbiriyle tamamen çelişen iki farklı gerçeklik yaratıyor.
04:13Peki tüm bu argümanlar, bu on yıllık çaba ne için?
04:17Aileler en sonunda ne istiyor?
04:19Bu sadece geçmişle ilgili bir mesele mi?
04:22Talepleri aslında çok net.
04:24Diyorlar ki katiller affedilmesin, faillerle pazarlık masasına oturulmasın.
04:29Bunlar tamam ama asıl istedikleri şey daha büyük bir resimle ilgili.
04:33Tam bir kamusal hesap verilebilirlik istiyorlar.
04:36Ve en önemlisi bu ülkede yaşayan herkes için yaşam hakkının gerçekten korunduğu bir gelecek istiyorlar.
04:42Yani mesele sadece geçmişin hesabını sormak değil.
04:45Mesele geleceği inşa etmek.
04:47Ve Faruk Dinç'in bir sözü var ki aslında tüm bu mücadelenin felsefesini özetliyor.
04:53Devletin büyüklüğü diyor sadece gücünde değil, kendi hatalarıyla yüzleşebilme cesaretinde ortaya çıkar.
04:59İşte bu kadar.
05:00Gerçek güç hesap verebilirlikten, o cesaretten geliyor.
05:04Ve bu hikaye hepimizin kendine sorması gereken bir soruyla bitiyor aslında.
05:09O gün orada kaybettiğimiz canları olan asıl borcumuz ne?
05:13Sadece onlar için yas tutmak, geçmişi anmak mı?
05:16Yoksa onların adını yaşatmak için bir daha böyle acılar yaşanmasın diye gelecek için hesap sormak ve hesap verilebilirliği talep etmek
05:24mi?
Yorumlar