00:00Pekala, hadi gelin bu konuya kafa yoralım.
00:03Düşünsenize, zeytinyağlıların, taze sebzelerin, o muhteşem yemeklerin ana vatanındayız.
00:08Böyle zengin bir mutfağımız var.
00:10Peki nasıl oluyor da çoğumuz için sağlıklı beslenmek, neredeyse imkansız bir göreve dönüşüyor?
00:16İşte bu bölümde, bu büyük çelişkinin ardındaki gizli nedeni, o pek konuşulmayan sebebi mercek altına alacağız.
00:23Evet, o meşhur soru bu.
00:25Belki de her gün markette, restoranda, hatta kendi mutfağımızda kendimize sorduğumuz o can alıcı soru.
00:32Şimdi gelin bu bilmecenin ardındaki asıl nedeni birlikte ortaya çıkaralım.
00:36Bu soruyu sorduğumuzda akla ilk gelenler genellikle bunlar oluyor değil mi?
00:41Hani şu alışıldık şüpheliler.
00:42Paramız yetmiyor, neyin sağlıklı olduğunu tam bilmiyoruz.
00:45Ya da şehir hayatının o bitmek bilmeyen koşturmacasında sağlıklı yemek yapmaya vakit bulamıyoruz.
00:51Bunların hepsinde bir doğruluk payı var evet.
00:52Ama bunlar hikayenin sadece yüzeyi.
00:56Şöyle söyleyeyim, bu cevaplar doğru ama eksik.
01:00Çünkü bu yaygın nedenler aslında çok daha derin, çok daha temel bir sorunu perdeliyor.
01:06Gerçek cevap tam da gözümüzün önünde duruyor ama biz onu çoğu zaman göremiyoruz.
01:11Ve işte bilmecemizi çözecek anahtar kavram da bu.
01:14Kobra etkisi.
01:16Kobra etkisi mi? Ne alaka? diyeceksiniz şimdi.
01:19Kulağa tuhaf geldiğini biliyorum ama inanın bana bu basit hikaye soframızdaki o büyük sorunu anlamamız için gereken her şeyi bize
01:27anlatacak.
01:28Gelin neymiş bu bir bakalım.
01:30Her şey İngiliz sımırgesi altındaki deliyle başlıyor.
01:34Şehirde inanılmaz bir kobra yılanı sorunu var.
01:37Yani her yerdeler.
01:38Yönetim de dahici olduğunu düşündüğü bir fikir buluyor.
01:42Getirdiğiniz her ölü kobra için size para vereceğiz.
01:44Eee? Başta sistem harika işliyor değil mi?
01:47Ama sonra? Sonra işler bir tuhaflaşıyor.
01:51İnsanlar bakıyorlar ki bu iş karlı.
01:53Ne yapmaya başlıyorlar biliyor musunuz?
01:55Evlerinde kobra yetiştirmeye.
01:57Para kazanmak için.
01:58Hükümet tabi durumu fark edince tamam bu programı iptal ettik diyor.
02:02Peki yetiştiriciler ne yapıyor?
02:04Artık para etmeyen o binlerce kobrayı hop sokağa salıveriyor.
02:08Ve sonuç şehir eskisinden çok ama çok daha büyük bir yılan istilasıyla baş başa kalıyor.
02:14İşte kobra etkisi dediğimiz şey tam olarak bu.
02:17Yani iyi niyetle bir sorunu çözmeye çalışıyorsunuz, bir adım atıyorsunuz ama o adım hiç beklemediğiniz sonuçlar doğurarak sorunu eskisinden bile
02:27beter bir hale getiriyor.
02:28Alman ekonomist Horst Siebert'ın bu sözü aslında her şeyi özetliyor.
02:33İnsanlar kurallara uymaz, teşviklere uyum sağlar.
02:36Yani ne demek bu? Bir sistemi anlamak istiyorsanız o sistemin kağıt üzerindeki kurallarına değil neyi ödüllendirdiğine bakmanız lazım.
02:44İnsanlar her zaman kuralların etrafından dolaşmanın bir yolunu bulur.
02:48Ama sistemin teşviklerine yani ödüllerine her zaman adapte olurlar.
02:53Şimdi gelin bu kobra etkisi gözlüğünü takalım ve kendi mutfağımıza, kendi gıda sistemimize bakalım.
02:59Bu teşvikler bizim tabaklarımızı nasıl şekillendiriyor acaba?
03:03Kendimizi bir saniyeliğini bir gıda üreticisinin yerine koyalım.
03:07Önümüzde iki seçenek var.
03:08Bir yanda sağlıklı, doğal, belki organik bir ürün ama bunun maliyeti yüksek, yetiştirmesi riskli, kar etmesi uzun sürüyor.
03:15Diğer yanda ise işlenmiş, paketli bir gıda var.
03:18Bunun üretimi ucuz, çok hızlı ve anında kara geçebiliyorsunuz.
03:22Siz olsanız ne yapardınız?
03:24İşte sistemin teşvikleri yani paranın aktığı yön çok açık bir şekilde ikinci seçeneği işaret ediyor.
03:30Onu çok daha cazip, çok daha mantıklı kılıyor.
03:33Ve işte meselenin kalbine geldik.
03:35Mevcut sistemimiz, tarım politikalarımız, teşviklerimiz kaliteyi değil niceliği yani miktarı ödüllendiriyor.
03:43Düşünün bir çiftçi ürettiği buğdayın besin değerine göre değil, kaç ton ürettiğine göre destek alıyor.
03:49E o zaman doğal olarak odağı kalite olur mu?
03:51Olmaz.
03:52Odak miktar olur, raflar dolu ama bedenlerimiz eksik.
03:56Gerçekten de durumu ne kadar güzel özetliyor değil mi?
03:59Marketlere bir gidiyoruz, raflar ağzına kadar dolu her şey var gibi.
04:03Ama bu görsel bolluk aslında besin değeri açısından bir yoksunluğa, bir fakirliğe dönüşüyor.
04:09Peki piyasa bu çarpık teşviklere nasıl uyum sağlıyor?
04:12İşte burada çok ilginç bir kavram devreye giriyor.
04:14Sağlığın simülasyonu.
04:16Yani aslında sağlıklı olmayan ürünler sistemin açıklarından faydalanarak bize nasıl sağlıklıymış gibi satılıyor.
04:23Gelin buna bakalım.
04:24Kobra etkisinin market raflarındaki en net, en canlı örneği belki de bu.
04:29Diyelim ki devlet, hak sağlığını düşünüp, şeker tüketimini azaltalım diye bir adım atıyor.
04:34Harika bir niyet.
04:35Peki piyasa ne yapıyor?
04:37Kurallara uyuyor mu?
04:38Evet, bir nevi.
04:39Şekeri azaltıyor ama yerine ne koyuyor?
04:43Tatlandırıcılar, glukoz-fruktoz şurupları, binbir çeşit yapay katkı maddesi.
04:47Sonuç?
04:48Biz tüketici olarak paketin üstündeki şekersiz ya da light yazısını görüp sağlıklı bir şey aldığımızı zannediyoruz.
04:54Ama aslında sadece kobranın rengi değişmiş oluyor, zehri değil.
04:59Bakın buradaki kilit nokta şu.
05:01Bu bir aldatmaca ya da kötü niyetten ziyade sistemin teşviklerine verilen akılcı bir tepki.
05:06Eğer sistem karı hem de hızlı karı ödüllendiriyorsa, piyasa oyuncuları da doğal olarak kar etmenin en kısa, en verimli yolunu
05:15bulacaktır.
05:15İnsanlar kuralları delmiyor, etrafından dolaşıyor.
05:19Ve bu sağlık simülasyonu, bu çilişki hayatımızın her yerinde.
05:23Okullarda çocuklara sağlıklı beslenmenin ne kadar önemli olduğunu anlatıyoruz, dersler veriyoruz.
05:28Ama sonra teneffüste aynı okulun kantininde işlenmiş paketli gıdalar satılıyor.
05:33Çiftçilerimize destek veriyoruz, teşvikler sunuyoruz ama onlar toprağın, doğanın ya da bizim sağlığımızın ihtiyacına göre değil, teşvik yönetmeliğinin maddelerine göre
05:43üretim yapıyorlar.
05:44Sistem kendi kendiyle çelişen dev bir mekanizma gibi.
05:48Peki, tamam.
05:49Sorunu teşhis ettik.
05:51Kök nedenin yanlış tasarlanmış teşvikler, yani yanlış oyun kuralları olduğunu gördük.
05:56O zaman asıl soruya geliyoruz.
05:58Çözümle, buradan nasıl çıkacağız?
06:01İşte bu cümle bence bütün meseleyi özetliyor.
06:04Sistem bu noktada değil çünkü toplum sağlıksız besleniyor, sistem bu noktada çünkü sağlıksız beslenmeyi daha karlı hale getiriyor.
06:12Yani suçu bireylerde, bizim iradesizliğimizde aramayı bırakmamız lazım.
06:16Asıl mesele, sistemin kendisinin sağlıksız olanı daha kolay, daha ucuz ve en önemlisi daha karlı hale getirmesi.
06:23Peki ne yapmamalıyız? Hani o klasik çözümler var ya, daha fazla yasak getirelim, daha çok reklam yapalım, bilinçlendirme kampanyaları düzenleyelim,
06:32yeni kurallar koyalım.
06:33Unutun, maalesef bunların hiçbiri işe yaramayacak.
06:37Neden? Çünkü bunlar sadece daha zeki, daha sofistike, daha iyi gizlenmiş kobralar yaratır.
06:43Bu yaklaşımlar sorunun köküne inmiyor, sadece dallarını buduyor.
06:47Dolayısıyla buradan çıkarmamız gereken tek ve en önemli ders şu.
06:51Tek gerçek, tek kalıcı çözüm, oyunun kurallarını yani teşvik sisteminin ta kendisine temelden değiştirmektir.
06:59Sistemin niceliği değil niteliği, kısa vadeli karı değil uzun vadeli toplum sağlığını, toprağın sağlığını ödüllendirecek şekilde yeniden yazmalıyız.
07:09Ve sizi bu son soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:12Eğer oyunun kurallarını yani bu teşvikleri değiştirmezsek ve sadece oyuncuları yani kendimizi veya üreticileri suçlamaya devam edersek,
07:21neden sağlıklı beslenemiyoruz sorusunu daha kaç nesil boyunca sormaya devam edeceğiz?
07:26Asıl mesele belki de bu.
07:27Oyunu değiştirmeye gerçekten hazır mıyız, değil miyiz?
Yorumlar