Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 19 saat önce
Yazar Nazım Peker, günümüz dünya düzeninin büyük bir değişim sürecinden geçtiğini ve gerçek küresel gücün ileri teknoloji, ekonomi ve askeri kapasiteye dayandığını savunmaktadır. Metne göre ABD, özellikle CIA aracılığıyla dünya genelindeki devasa uyuşturucu ticaretini kontrol ederek bu finansal gücü diğer stratejik sektörlerin önüne geçirmektedir. Yazar, küresel güçlerin insanları bağımlı hale getirerek sorgulayan zihinleri köreltmeyi amaçladığını ve bu kirli ağın Türkiye üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmektedir. Emperyalist güçlerin kendi çıkarlarına hizmet etmeyen liderleri tasfiye ettiğini belirten yazı, uluslararası uyuşturucu trafiğinin aslında siyasi bir tahakküm aracı olduğunu ileri sürmektedir. Sonuç olarak Türkiye'nin bu tek kutuplu dünya sahnesinde varlığını koruyabilmesi için akılcı ve geleceği kurtaracak yeni stratejiler geliştirmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün sizlerle birlikte küresel güç dengeleri üzerine yazılmış, oldukça kışkırtıcı ve bir o kadar da düşündürücü bir teoriyi
00:07adım adım inceleyeceğiz.
00:09Bir yazarın dünya düzeni, gizli ekonomiler ve uluslararası stratejiler hakkındaki çarpıcı iddialarına gelin hep beraber bakalım.
00:16Hazırsanız başlıyoruz.
00:18Yazar analizine işte tam da bu soruyla başlıyor.
00:21Ve bu soru insana doğrudan konunun merkezine çekiyor değil mi?
00:24Yani acaba medyada gördüğümüz politik nedenlerin çok daha ötesinde buzdağının görünmeyen bir yüzümü var.
00:31Gelin bu sorunun izini sürelim ve yazarın iddialarına bir göz atalım.
00:36Ve işte yazarın temel argümanına geliyoruz.
00:39Diyor ki, dünya düzeni artık bildiğimiz gibi değil, kökünden değişti.
00:43Bu yeni düzende ise bir ülkenin masadaki yeri gücüyle ölçülüyor.
00:48Peki, yazarın bu güçten kastı tam olarak ne?
00:51Ne? Yazarın güç tanımı aslında oldukça net.
00:54Diyor ki, üç şey lazım.
00:56İleri teknoloji, sağlam bir ekonomi ve caydırıcı bir askeri kuvvet.
01:00Bu üçünü elinde tutan ülke oyunun kurallarını da koyar.
01:03Ve yine kaynağımıza göre bu tanıma şu an en çok uyan ülkede Amerika Birleşik Devletleri.
01:08Şimdi, yazarın teorisindeki en çarpıcı, hatta en tartışmalı bölüme geldik.
01:14Ona göre, tüm bu küresel güç savaşlarının arkasında, kimsenin pek konuşmadığı ama devasa boyutları ulaşmış ve tek bir merkezden yönetildiği
01:24iddia edilen bir ekonomi yatıyor.
01:26Küresel uyuşturucu ticareti.
01:28Yazarın ortaya koyduğu ilk veri, gelecekten de dudak uçuklatacak cinsten.
01:32İddiasına göre, dünyada üretilen eroinin neredeyse %90'ı tek bir ülkeden geliyor.
01:37Afganistan.
01:38Düşünsenize bu oran, pazarın ne kadar merkezi bir yapıya sahip olduğunu gösteriyor.
01:43Ve hikaye burada bitmiyor tabii ki.
01:45Yazar, eroindeki Afganistan tekelinin bir benzerini kokain için Kolombiya'da görüyor.
01:51İddiaya göre kokain üretiminin de yaklaşık %70'i buradan yapılıyor.
01:54Yani yazarın teorisinde bu iki ülke adeta birer üretim üstü gibi konumlandırılmış.
01:59İşte bu noktada işin boyutu çok daha net bir şekilde ortaya çıkıyor.
02:04Yazara göre uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelir o kadar büyük ki silah ve ilaç gibi devasa endüstrileri bile geride bırakmış
02:12durumda.
02:12Yani biz burada trilyonlarca dolarlık dünyanın en büyük gizli ekonomisinden bahsediyoruz.
02:18Peki bu trilyonlarca dolarlık devasa finansal güç başıboş mu?
02:23Kendi haline mi bırakılmış?
02:25İşte yazarın en sansasyonel iddiası da bu sorunun cevabında yatıyor.
02:29Ona göre bu ekonomi kesinlikle sahipsiz değil.
02:32Aksine tek bir aktör tarafından demir yumrukla yönetiliyor.
02:36Yazar teorisinin tam merkezine bu çok net ve bir o kadar da cesur iddiayı koyuyor.
02:42Diyor ki küresel uyuşturucu trafiğini CIA yönetir ve pazardaki hakimiyetini asla kimseye kaptırmaz.
02:49Bu kanıtlaması çok zor, gerçekten de çok büyük bir iddia.
02:53Yani kilit nokta şu, yazarın teorisine göre bu bir serbest piyasa değil, bir tekel.
02:59Bu devasa gelir kaynağı üzerindeki kontrolü korumak için kendi izni dışında hareket eden veya rakip olabilecek herkesi sistematik olarak ortadan
03:08kaldırdığını öne sürüyor.
03:09Bu noktadan sonra yazar konuyu kim ve ne sorularından alıp çok daha derin bir neden sorusuna getiriyor.
03:16Bu iddia edilen kontrolün tek amacının para kazanmak olmadığını, aslında arkasında çok daha büyük bir sosyal kontrol stratejisi yattığını savunuyor.
03:25Yazarın argümanının sosyolojik boyutu da işte tam burada ortaya çıkıyor.
03:29Ona göre asıl hedef, sorgulamayan, itiraz etmeyen, içinde bulunduğu durumu kaderi olarak kabullenmiş bağımlı kitleler yaratmak.
03:37Çünkü yazarın bakış açısına göre sistemi analiz eden, neden diye soran ayık bir zihin, kurulu düzen için her zaman potansiyel
03:44bir tehdittir.
03:45Şimdi yazar bu devasa küresel teoriyi alıp daha yerel bir ölçeğe, yani Türkiye'ye getiriyor ve ülkenin bu ağdaki rolüne
03:53dair bazı çok spesifik iddialarda bulunuyor.
03:56Bu gerçekten de çok ağır bir iddia.
03:59Kaynağımıza göre Türkiye, uluslararası uyuşturucu kaçakçılığı ağında kilit bir dağıtım noktası, bir nevi bir aktarma merkezi konumuna getirilmiş durumda.
04:08Yazarın Türkiye'ye biçtiği rol bu.
04:09Yazar bu retorik soruyla aslında hepimizin aklına takılan bir çelişkiye işaret ediyor.
04:15Madem bu kadar büyük bir ağ var, neden operasyonlarda hep en alttakiler, yani sokaktaki satıcılar ve kullanıcılar yakalanıyor?
04:23Yazar bu soruyla işin arkasındaki o büyük uluslararası oyuncuların bir şekilde korunduğunu ima ediyor.
04:30Yavaş yavaş sona yaklaşıyoruz.
04:32Peki, yazarın çizdiği bu karanlık tablodan çıkardığı ana fikir ne?
04:36Bu yeni ve acımasız olduğu iddia edilen düzende, ulusların ayakta kalmak için ne yapması gerekiyor?
04:43Yazarın vardığı sonuç aslında çok net.
04:46Bu gizli dünyayı ve onun acımasız kurallarını anlamadan hayatta kalmak artık mümkün değil.
04:51Bu büyük satranç tahtasında bir piyon olmak istemeyen her ülkenin bu yeni dinamikleri çözmesi ve buna göre kendi akıllı stratejilerini
04:59geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
05:00Ve yazar sözlerini bu geleceğe dönük çağrıyla noktalıyor.
05:04Tabii ki bu dünya görüşünün ne kadar doğru olduğu, ne kadarının kanıtlanabilir olduğu her zaman bir tartışma konusu.
05:12Ancak bu analiz dünyanın bize gösterilenden çok daha karmaşık bir yer olup olmadığı sorusunu güçlü bir şekilde zihnimize ekiyor ve
05:21hepimizi derin düşüncelere itiyor.
Yorumlar

Önerilen