Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 gün önce
Yazar A. Yağmur Tunalı tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye'deki hukuk ihlalleri, siyasi vesayet ve muhalefetin mevcut durumuna dair sert eleştiriler içermektedir. Yazar, yargı bağımsızlığının zedelenmesini ve alt mahkemelerin anayasal kuralları hiçe saymasını toplumsal vicdanın ve insafın kaybı olarak nitelendirir. Siyaset kurumunun halktan kopuk olmaması gerektiğini savunan metin, liderlere adeta ücretsiz bir danışmanlık sunarak temel ilkelere dönülmesi çağrısında bulunur. Özellikle CHP ve Özgür Özel özelinde, muhalefetin Atatürk çizgisiyle çelişen tutumları ve Kılıçdaroğlu döneminin mirası üzerinden bir özeleştiri yapması gerektiği vurgulanır. Sonuç olarak yazar, iktidarın zayıfladığı bir dönemde muhalefetin güven verememesini fikri bir daralma ve stratejik hatalara bağlayarak toplumsal barış için sağduyu temelli bir yol haritası önerir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün elimizde gerçekten sarsıcı bir metin var.
00:03A. Yağmur Tunalı'nın mevcut siyasi tabloyu oldukça sert hatta deyim yerinde ise bıçak gibi keskin bir dille eleştirdiği o
00:10çarpıcı yazısını masaya yatırıyoruz.
00:12Hemen konuya girelim. Bu incelemeyi güncel siyasetin karmaşık dinamiklerine dışarıdan bakan tamamen tarafsız bir danışman raporu gibi düşünebilirsiniz.
00:21Tunalı'nın iddiaları kesinlikle çok büyük ama biz burada taraf tutmuyoruz. Sadece yazarın ne demek istediğini, sistemik çöküş iddialarını ve
00:28siyasi figürlere yönelttiği o ağır eleştirileri adım adım objektif bir şekilde hep beraber çözeceğiz.
00:35Neler konuşacağımızı hızlıca bir bakalım. Beş ana başlığımız var. Önce kuralların ve kurumların çöküşü diyeceğiz. Ardından izzan, insaf ve vicdan
00:42kavramlarına gireceğiz.
00:43Sonra muhalefetin iç çıkmazına, oradan Özgür Özel'in sınavına bakıp en son kamp körlüğünden kurtuluş ile toparlayacağız.
00:51Birinci bölümümüz kuralların ve kurumların çöküşü.
00:54Şimdi yazarımız işe çok temel ve ciddi bir teşhisle başlıyor.
00:58Sistem çöküyor derken öyle havadan soyut bir siyasi işgayetten bahsetmiyor, çok net bir hukuki gözlemi var.
01:06Alt mahkemelerin, yüksek seçim kurulu ve anayasa mahkemesi gibi en üst merci ve kararları fiilen yok sayması.
01:14Tunalı'ya göre bu sıradan bir kriz değil.
01:16Bu, resmen devletin temelini tutan ana sözleşmenin, yani anayasanın ve kural kavramının hiçe sayılması demek.
01:24Düşünsenize, temeli çekip alırsanız bina nasıl ayakta kalır?
01:28Ve bu durum bizi tam da üç aşamalı bir erime sürecine götürüyor.
01:32Kuralları bir kez aşmaya başladığınızda, yazarın o vurucu ifadesiyle orman kanunlarına bile rahmet okutacak bir tapla ortaya çıkıyor.
01:39Burada çok acı bir ironi de var aslında. Tunalı diyor ki, geçmişte vesayet sisteminden, baskıdan en çok şikayet edenler, gücü
01:47tamamen ellerine geçirdiklerinde yepyeni vesayetlere kapı araladılar.
01:51Güç, deyim yerinde ise onları tanımaz hale getirdi.
01:54Yani yazarın penceresinden bakarsak, şu an gücü elinde tutanlara hiçbir kuralın işlemediği bir noktadayız.
02:00İkinci bölümümüz, izan, insaf ve vicdan.
02:04Peki, tüm bu yaşadığımız kurumsal çöküş sadece mekanik bir hata mı?
02:09Yazar bizi siyasetin o sıkıcı gerçeklerinden alıp çok daha derine toplumsal ahlaka götürüyor.
02:15Ve burada inanılmaz çarpıcı bir metafor kullanıyor.
02:18Vurduğu kör kazmanın yıkımı yaşanıyor.
02:20Gerçekten çok güçlü bir ifade.
02:22Düşünün, cehalet, kötü niyet ve sınırsız bir itiraz birleştiğinde tam da böyle yıkıcı bir alete, adeta etrafını göremeyen kör bir
02:31kazmaya dönüşüyor.
02:32Bu kazma nereye inerse insin, arkasında sadece ama sadece koca bir enkaz bırakıyor.
02:38Peki buradan nasıl çıkacağız?
02:40Tunalı'ya göre eski sandığımız, belki de unuttuğumuz ama aslında bu toplumun ana harcı olan bazı ahlaki kavramları acilen hatırlamamız
02:49gerekiyor.
02:50İki kilit kelime var.
02:52İnzan ve insaf.
02:53Nedir bunlar?
02:55Kubbe altı lügatine göre inzan, anlayış demek, kavrayış ve feraset demek.
03:00İnsaf ise çok net, hakkaniyet demek.
03:03Hatta insaf dinin yarısıdır derler, bilirsiniz.
03:07Yazar, biz toplum olarak bu klasik ahlaki kelimelerimizi yeniden dolaşıma sokmadan hiçbir şeyin düzelemeyeceğinden çok emin.
03:14İşte kilit noktada tam olarak burası.
03:17Eğer izanı ve insafı hayatınızdan çıkarırsanız vicdanın fişini çekmiş olursunuz.
03:22Tunalı'nın vardığı sonuç çok sarsıcı.
03:24Vicdanın söndüğü bir yerde haktan, hukuktan, adaletten hatta düzgün bir insandan bahsetmek kelimenin tam anlamıyla imkansızdır.
03:32Ve yazara göre ne yazık ki toplum ve siyaset olarak şu an tam da o zifiri karanlığın içindeyiz.
03:38Üçüncü bölüm.
03:39Muhalefetin it çıkmazı.
03:40Şimdi sadece iktidarı eleştirip bırakmak tablonun yarısını eksik bırakmak olurdu değil mi?
03:46O yüzden yazar rotayı doğrudan siyasi muhalefete ve onların bu ortamdaki performansına çeviriyor.
03:52Tunalı, yapacağı o sert eleştirileri çok tatlı bir ifadeyle çerçeveliyor.
03:56Bedava danışmanlık.
03:57Yani diyor ki ben bu ağır eleştirileri hem iktidara hem de devleti yönetmeye talip olan Özgür Özel'e,
04:04Müsavat Dervişoğlu'na ve tüm siyasi aktörlere dışarıdan tamamen objektif ve ücretsiz bir amme hizmeti olarak sunuyorum.
04:11Yazarın çizdiği o genel tabloya bir bakalım.
04:13Bir yanda zamanla gücünü kaybeden, yazarın deyimiyle sönen bir yıldız olan iktidar var.
04:18Ama diğer yanda ana muhalefet partisine CHP'ye baktığımızda eh o boşluğu dolduracak hiçbir parlama, hiçbir kıvılcım göremiyoruz.
04:27Tunalı'nın tespiti bıçak gibi.
04:29Eğer iktidar bu kadar yıpranmışken halk hala akın akın size gelmiyorsa demek ki sorun dışarıda değil, sizin kendi temel anlayışınızda.
04:37Kısacası yazar CHP'nin güven veren, ilham verici bir alternatif olma konusunda sınıfta kaldığını savunuyor.
04:444. Bölüm Özgür Özel'in Sınavı
04:47Bu bölümde oklar doğrudan hedefe, CHP'nin liderlik kadrosuna kilitleniyor.
04:52Ve inanın yazarın dili burada gerçekten çok ama çok keskinleşiyor.
04:56Eski lider Kemal Kılıçdaroğlu için düşkün ve adeta iktidarın bir aparatı gibi inanılmaz ağır nitelemeler kullanıyor, onun siyasi ömrünü tamamen
05:05tamamladığını iddia ediyor.
05:07Asıl mercekse mevcut lider Özgür Özel'in üzerinde.
05:10Yazara göre eski defterler kapandı.
05:12Bütün bu eleştirilerin, bu büyük krizin asıl muhatabı ve bunu çözmesi gereken tek kişi Özgür Özel.
05:18Asıl sınav onun sınavı.
05:20Peki ama Özgür Özel'e ve partisine yöneltilen o en somut eleştiri ne?
05:25Ortada devasa, yazarın tabiriyle taban tabana zıt bir çelişki var.
05:30Tunalı, partinin yaptığı o siyasi açılımları ve günlük dillerini kıyasıya eleştiriyor.
05:35Diyor ki, siz bir yandan sürekli Atatürk'ün partisiyiz diyorsunuz ama diğer yandan sergilediğiniz siyasi tutum bununla uzaktan yakından alakalı
05:44değil.
05:44Yazarın gözünde, devleti yönetmeye talip bir parti için söylediklerinizle yaptıklarınız arasındaki bu uçurum tam anlamıyla bir siyasi felaket.
05:52Beşinci ve son bölümümüz, kamp körlüğünden kurtuluş.
05:57Hastalığı teşhis ettik, peki ya tedavi?
05:59Yazar eleştirip bırakmıyor, çok pragmatik bir yol haritası da sunuyor.
06:03Birinci kural, sürekli mahkemelerden, haksızlıklardan şikayet edip sızlanmayı derhal bırakın.
06:09İkincisi, altı okun sadece işinize gelenlerine değil, milliyetçilikte dahil olmak üzere tamamına sahip çıkın.
06:15Yalnızca dar bir sol kliğin isteklerine sıkışarak iktidar falan olamazsınız diyor.
06:20Üçüncüsü, içi boş, süslü sloganları bir kenara atıp, o tenceresi kaynamayan sıradan vatandaşın gerçek dertlerini anlayın.
06:27Ve en önemlisi, kamp körlüğünden kurtulun.
06:29Sadece kendi yankı odasında konuşan, kendi mahallesine şirin gözüken bir yapı asla ama asla kazanan bir oyun kuramaz.
06:36Bu kadar net.
06:37Ve bu açıklayıcı analizin sonuna gelirken, sizi yazarın o can alıcı sorusuyla baş başa bırakmak istiyorum.
06:43Biz nerede hata ediyoruz?
06:44Yazarın mesajı çok açık.
06:46Eğer bir siyasi yapı süretli başkalarını, dış güçleri veya iktidarı suçluyorsa,
06:51aynanın karşısına geçip kendine bu basit ama sarsıcı soruyu sormuyorsa asla bir çıkış yolu bulamaz.
06:57İktidar iddiası taşıyan herkesin o devasa egolarını bir kenara bırakıp bu soruyu sorma cesaretini göstermesi şart.
07:04Yoksa en başta konuştuğumuz o kör kazma sadece kurumları değil, umutları da yıkmaya devam edecek.
07:09Peki siz ne düşünüyorsunuz?
07:11Siyasi aktörlerimiz durup kendilerine bu soruyu soracak o vizyona gerçekten sahipler mi?
07:16Bu incelemede bizimle olduğunuz için çok teşekkürler, merakla ve bilgiyle kalın.
Yorumlar

Önerilen