00:00Herkese merhaba. Bugün elimizde gerçekten sarsıcı bir metin var.
00:03A. Yağmur Tunalı'nın mevcut siyasi tabloyu oldukça sert hatta deyim yerinde ise bıçak gibi keskin bir dille eleştirdiği o
00:10çarpıcı yazısını masaya yatırıyoruz.
00:12Hemen konuya girelim. Bu incelemeyi güncel siyasetin karmaşık dinamiklerine dışarıdan bakan tamamen tarafsız bir danışman raporu gibi düşünebilirsiniz.
00:21Tunalı'nın iddiaları kesinlikle çok büyük ama biz burada taraf tutmuyoruz. Sadece yazarın ne demek istediğini, sistemik çöküş iddialarını ve
00:28siyasi figürlere yönelttiği o ağır eleştirileri adım adım objektif bir şekilde hep beraber çözeceğiz.
00:35Neler konuşacağımızı hızlıca bir bakalım. Beş ana başlığımız var. Önce kuralların ve kurumların çöküşü diyeceğiz. Ardından izzan, insaf ve vicdan
00:42kavramlarına gireceğiz.
00:43Sonra muhalefetin iç çıkmazına, oradan Özgür Özel'in sınavına bakıp en son kamp körlüğünden kurtuluş ile toparlayacağız.
00:51Birinci bölümümüz kuralların ve kurumların çöküşü.
00:54Şimdi yazarımız işe çok temel ve ciddi bir teşhisle başlıyor.
00:58Sistem çöküyor derken öyle havadan soyut bir siyasi işgayetten bahsetmiyor, çok net bir hukuki gözlemi var.
01:06Alt mahkemelerin, yüksek seçim kurulu ve anayasa mahkemesi gibi en üst merci ve kararları fiilen yok sayması.
01:14Tunalı'ya göre bu sıradan bir kriz değil.
01:16Bu, resmen devletin temelini tutan ana sözleşmenin, yani anayasanın ve kural kavramının hiçe sayılması demek.
01:24Düşünsenize, temeli çekip alırsanız bina nasıl ayakta kalır?
01:28Ve bu durum bizi tam da üç aşamalı bir erime sürecine götürüyor.
01:32Kuralları bir kez aşmaya başladığınızda, yazarın o vurucu ifadesiyle orman kanunlarına bile rahmet okutacak bir tapla ortaya çıkıyor.
01:39Burada çok acı bir ironi de var aslında. Tunalı diyor ki, geçmişte vesayet sisteminden, baskıdan en çok şikayet edenler, gücü
01:47tamamen ellerine geçirdiklerinde yepyeni vesayetlere kapı araladılar.
01:51Güç, deyim yerinde ise onları tanımaz hale getirdi.
01:54Yani yazarın penceresinden bakarsak, şu an gücü elinde tutanlara hiçbir kuralın işlemediği bir noktadayız.
02:00İkinci bölümümüz, izan, insaf ve vicdan.
02:04Peki, tüm bu yaşadığımız kurumsal çöküş sadece mekanik bir hata mı?
02:09Yazar bizi siyasetin o sıkıcı gerçeklerinden alıp çok daha derine toplumsal ahlaka götürüyor.
02:15Ve burada inanılmaz çarpıcı bir metafor kullanıyor.
02:18Vurduğu kör kazmanın yıkımı yaşanıyor.
02:20Gerçekten çok güçlü bir ifade.
02:22Düşünün, cehalet, kötü niyet ve sınırsız bir itiraz birleştiğinde tam da böyle yıkıcı bir alete, adeta etrafını göremeyen kör bir
02:31kazmaya dönüşüyor.
02:32Bu kazma nereye inerse insin, arkasında sadece ama sadece koca bir enkaz bırakıyor.
02:38Peki buradan nasıl çıkacağız?
02:40Tunalı'ya göre eski sandığımız, belki de unuttuğumuz ama aslında bu toplumun ana harcı olan bazı ahlaki kavramları acilen hatırlamamız
02:49gerekiyor.
02:50İki kilit kelime var.
02:52İnzan ve insaf.
02:53Nedir bunlar?
02:55Kubbe altı lügatine göre inzan, anlayış demek, kavrayış ve feraset demek.
03:00İnsaf ise çok net, hakkaniyet demek.
03:03Hatta insaf dinin yarısıdır derler, bilirsiniz.
03:07Yazar, biz toplum olarak bu klasik ahlaki kelimelerimizi yeniden dolaşıma sokmadan hiçbir şeyin düzelemeyeceğinden çok emin.
03:14İşte kilit noktada tam olarak burası.
03:17Eğer izanı ve insafı hayatınızdan çıkarırsanız vicdanın fişini çekmiş olursunuz.
03:22Tunalı'nın vardığı sonuç çok sarsıcı.
03:24Vicdanın söndüğü bir yerde haktan, hukuktan, adaletten hatta düzgün bir insandan bahsetmek kelimenin tam anlamıyla imkansızdır.
03:32Ve yazara göre ne yazık ki toplum ve siyaset olarak şu an tam da o zifiri karanlığın içindeyiz.
03:38Üçüncü bölüm.
03:39Muhalefetin it çıkmazı.
03:40Şimdi sadece iktidarı eleştirip bırakmak tablonun yarısını eksik bırakmak olurdu değil mi?
03:46O yüzden yazar rotayı doğrudan siyasi muhalefete ve onların bu ortamdaki performansına çeviriyor.
03:52Tunalı, yapacağı o sert eleştirileri çok tatlı bir ifadeyle çerçeveliyor.
03:56Bedava danışmanlık.
03:57Yani diyor ki ben bu ağır eleştirileri hem iktidara hem de devleti yönetmeye talip olan Özgür Özel'e,
04:04Müsavat Dervişoğlu'na ve tüm siyasi aktörlere dışarıdan tamamen objektif ve ücretsiz bir amme hizmeti olarak sunuyorum.
04:11Yazarın çizdiği o genel tabloya bir bakalım.
04:13Bir yanda zamanla gücünü kaybeden, yazarın deyimiyle sönen bir yıldız olan iktidar var.
04:18Ama diğer yanda ana muhalefet partisine CHP'ye baktığımızda eh o boşluğu dolduracak hiçbir parlama, hiçbir kıvılcım göremiyoruz.
04:27Tunalı'nın tespiti bıçak gibi.
04:29Eğer iktidar bu kadar yıpranmışken halk hala akın akın size gelmiyorsa demek ki sorun dışarıda değil, sizin kendi temel anlayışınızda.
04:37Kısacası yazar CHP'nin güven veren, ilham verici bir alternatif olma konusunda sınıfta kaldığını savunuyor.
04:444. Bölüm Özgür Özel'in Sınavı
04:47Bu bölümde oklar doğrudan hedefe, CHP'nin liderlik kadrosuna kilitleniyor.
04:52Ve inanın yazarın dili burada gerçekten çok ama çok keskinleşiyor.
04:56Eski lider Kemal Kılıçdaroğlu için düşkün ve adeta iktidarın bir aparatı gibi inanılmaz ağır nitelemeler kullanıyor, onun siyasi ömrünü tamamen
05:05tamamladığını iddia ediyor.
05:07Asıl mercekse mevcut lider Özgür Özel'in üzerinde.
05:10Yazara göre eski defterler kapandı.
05:12Bütün bu eleştirilerin, bu büyük krizin asıl muhatabı ve bunu çözmesi gereken tek kişi Özgür Özel.
05:18Asıl sınav onun sınavı.
05:20Peki ama Özgür Özel'e ve partisine yöneltilen o en somut eleştiri ne?
05:25Ortada devasa, yazarın tabiriyle taban tabana zıt bir çelişki var.
05:30Tunalı, partinin yaptığı o siyasi açılımları ve günlük dillerini kıyasıya eleştiriyor.
05:35Diyor ki, siz bir yandan sürekli Atatürk'ün partisiyiz diyorsunuz ama diğer yandan sergilediğiniz siyasi tutum bununla uzaktan yakından alakalı
05:44değil.
05:44Yazarın gözünde, devleti yönetmeye talip bir parti için söylediklerinizle yaptıklarınız arasındaki bu uçurum tam anlamıyla bir siyasi felaket.
05:52Beşinci ve son bölümümüz, kamp körlüğünden kurtuluş.
05:57Hastalığı teşhis ettik, peki ya tedavi?
05:59Yazar eleştirip bırakmıyor, çok pragmatik bir yol haritası da sunuyor.
06:03Birinci kural, sürekli mahkemelerden, haksızlıklardan şikayet edip sızlanmayı derhal bırakın.
06:09İkincisi, altı okun sadece işinize gelenlerine değil, milliyetçilikte dahil olmak üzere tamamına sahip çıkın.
06:15Yalnızca dar bir sol kliğin isteklerine sıkışarak iktidar falan olamazsınız diyor.
06:20Üçüncüsü, içi boş, süslü sloganları bir kenara atıp, o tenceresi kaynamayan sıradan vatandaşın gerçek dertlerini anlayın.
06:27Ve en önemlisi, kamp körlüğünden kurtulun.
06:29Sadece kendi yankı odasında konuşan, kendi mahallesine şirin gözüken bir yapı asla ama asla kazanan bir oyun kuramaz.
06:36Bu kadar net.
06:37Ve bu açıklayıcı analizin sonuna gelirken, sizi yazarın o can alıcı sorusuyla baş başa bırakmak istiyorum.
06:43Biz nerede hata ediyoruz?
06:44Yazarın mesajı çok açık.
06:46Eğer bir siyasi yapı süretli başkalarını, dış güçleri veya iktidarı suçluyorsa,
06:51aynanın karşısına geçip kendine bu basit ama sarsıcı soruyu sormuyorsa asla bir çıkış yolu bulamaz.
06:57İktidar iddiası taşıyan herkesin o devasa egolarını bir kenara bırakıp bu soruyu sorma cesaretini göstermesi şart.
07:04Yoksa en başta konuştuğumuz o kör kazma sadece kurumları değil, umutları da yıkmaya devam edecek.
07:09Peki siz ne düşünüyorsunuz?
07:11Siyasi aktörlerimiz durup kendilerine bu soruyu soracak o vizyona gerçekten sahipler mi?
07:16Bu incelemede bizimle olduğunuz için çok teşekkürler, merakla ve bilgiyle kalın.
Yorumlar