00:00Herkese merhaba. Bu bölümde oldukça çarpıcı bir köşe yazısını ele alıyoruz.
00:04Siyaset sahnesinde kararları gerçekten neyini şekillendirdiğini,
00:07yani değerlerin mi yoksa çıkarların mı ağır bastığını sorgulayan bir yazı bu.
00:12Evet, yazarın ortaya attığı temel soru tam da bu.
00:15Ülkeler arası ilişkileri, o çokça duyduğumuz kardeşlik mi belirliyor,
00:19yoksa işin asılı ticaret mi?
00:20Yani milletleri asıl harekete geçiren güç ne?
00:24Yazarın iddiası çok net. Bakın ne diyor?
00:25Diyor, menfaatler dünyası hakim, uluslararası ilişkilerde din veya kan kardeşliğinin yeri yok.
00:31Yani aslında diyor ki, siyasette en değerli para birimi menfaattir.
00:36Geri kalanı teferruat.
00:37Peki bu tez dünya sahnesinde nasıl işliyor?
00:41Gelin yazarın verdiği örneklere bakalım.
00:44Çünkü bu örnekler bildiğimiz pek çok ideolojik çizgiyi adeta hiçe sayıyor.
00:49İşte ilk örnek İran. Kendisini Müslüman bir ülke olarak tanımlıyor değil mi?
00:54Ama yazar neye dikkat çekiyor?
00:55Müslüman Azerbaycan'la olan anlaşmazlık da Hristiyan Ermenistan'ın yanında yer almasına.
01:00İşte yazarın çıkar siyaseti dediği şey tam olarak bu.
01:04Bir başka ilginç örnekle Hindistan, yani Gandhi'nin emperyalizm karşıtı mirasıyla bilinen bir ülke ama günümüzde İsrail'le oldukça yakın
01:13ilişkiler kuruyor.
01:14Yazar bu durumu neye bağlıyor biliyor musunuz?
01:17Tek bir şeye.
01:18Çin ile olan rekabetlerine.
01:20Şimdi de yazarın dikkat çektiği bir başka noktaya Orta Doğu'ya gelelim.
01:25Burada tablo daha da ilginçleşiyor.
01:27ABD'nin İran'a karşı en sadık müttefikleri kimler dersiniz?
01:31Uzaklardaki ülkeler değil, tam aksine yanı başındaki Müslüman komşuları.
01:36Katar, Bahreyn, BAE, Suudi Arabistan, Kuveyt.
01:40Yazarın argümanına göre bu durum kardeşlikten çok stratejik çıkarların ne kadar önemli olduğunu gösteriyor.
01:46Peki bu çıkarlar ne kadar büyük?
01:49İşte bu rakam her şeyi anlatıyor.
01:52Tam bir trilyon dolar.
01:53Evet, bir trilyon.
01:55Bu sadece ABD ile Suudi Arabistan arasındaki ticaret anlaşmasının büyüklüğü.
02:00İnanılmaz bir rakam.
02:02İşte yazar tam bu noktada çok can alıcı bir karşılaştırma yapıyor.
02:05Bu devasa bir trilyon dolarlık anlaşmayı, bakın hangi manzarayla yan yana koyuyor?
02:11Yanı başındaki Müslüman Yemenliler açlıktan kum yerken.
02:14Bu cümleyle aslında şunu soruyor.
02:17Bu kadar büyük paralar dönerken kardeşlik ilkesi nerede kalıyor?
02:21Peki, yazar bu çıkar meselesinin sadece uluslarararına da geçerli olduğunu söylüyor?
02:26Hayır.
02:27Asıl çarpıcı iddialarından biri de bu durumun Türkiye'deki iç siyasete de birebir yansıdığı yönünde.
02:33Yazarın Türkiye'den verdiği ilk örnek, yakın tarihimizden çok kritik bir an, 1 Mart tezkeresi.
02:39Hatırlarsanız, 2003'te ABD askerlerinin Irak işgali için Türkiye topraklarını kullanmasına izin verilmesi oylanmış ve çok az bir farkla reddedilmişti.
02:49Ama işin ilginç yanı şimdi başlıyor.
02:51Tezkere, oylandı, bitti.
02:53Ama aradan 20 yıldan fazla zaman geçmesine rağmen, o gün kimin evet, kimin hayır dediğinin kayıtları hala devlet sırrı.
03:02Yazar da tam bu noktada soruyor, bu gizliliğin sebebi ne? Acaba Müslüman bir ülkenin işgaline onay verenleri korumak olabilir mi?
03:10Yazarın bir başka çarpıcı iddiası daha var.
03:13Son dönemde yaşanan İran-İsrail gerilimi gibi bölgesel çatışmaların bile iç siyasette bir çıkar karşılığı olabileceğini öne sürüyor.
03:21Nasıl mı?
03:22Bu tür gerilimler sırasında artan akaryakıt satışlarından alınan %40'lık verginin yönetime adeta derin bir nefes aldırdığını söylüyor.
03:30Şimdi yazarın bu anlattığı çıkar ve güç denkleminin halkın gündelik hayatına nasıl yansıdığını gösterdiği en can alıcı örneğe geliyoruz.
03:40Yönetenler ve yönetilenler arasındaki o derin ayrımı gözler önüne seren bir örnek bu.
03:45Olay Ramazan ayında geçiyor.
03:47Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı'nın ev sahipliğinde verilen oldukça görkemli bir iftar yemeğindeyiz.
03:53Peki sofrada neler var?
03:55Yazar menüden birkaç örnek veriyor.
03:58Yuvalama çorbası, pastırmalı paçanga böleği, kuzu tandır.
04:01Şimdi bu yemeklerin isimleri çoğumuza yabancı gelebilir.
04:04Yazarın da asıl vurgulamak istediği şey tam da bu.
04:07Bu şatafatlı sofranın parasının bu yemeklerin adını bile duymamış vatandaşın vergisinden çıktığını söylüyor.
04:13Ve işte yazar bu noktada o keskin soruyu soruyor.
04:17Doğrudan alıntılıyorum.
04:18Hani nerede her Ramazan gününde dillerinden düşürmedikleri Hz. Muhammed sofrası, nerede meclis başkanının sofrası?
04:25Bu soruyla aslında söylen ve eylem arasındaki farka dikkat çekiyor.
04:29Yani karşımızda iki farklı Ramazan manzarası var.
04:33Bir yanda vergilerimizle kurulan egzotik yemeklerin olduğu o ziyafet sofrası.
04:38Diğer yandaysa daha ucuz ekmek alabilmek için kuyrukta bekleyen insanlar.
04:43Yazarın eleştirisinin özü tam da bu görselde yatıyor.
04:46Tüm bu büyük zıttığın ortasında yazar bir de halkın kendi arasındaki dayanışmaya dikkat çekiyor.
04:52Askı da pide geleneğine.
04:53Yani birinin ihtiyacı olan tanımadığı birisi için fırına fazladan bir pide parası bırakması.
04:59Yazar bu küçük ama anlamlı hareketle aslında şunu soruyor.
05:02Gerçek kardeşlik o şatafatlı sofralarda mı yoksa bu pide kuyruğunda mı?
05:07Evet bu incelememizi de yazarın sorduğu o nihai ve kışkırtıcı soruyla bitirelim.
05:12Güç ve yoksulluk farklı masalarda oturduğunda faturayı kim öder?
05:15Bu sorunun cevabını ve getirdiği daha nice soruyu düşünmek üzere sizi baş başa bırakıyoruz.
05:20Dinlediğiniz için teşekkürler.
Yorumlar