00:00Hz. Muhammed bugün yaşasaydın ne olurdu?
00:03İşte Türk yazar Mehmet Özkendirci, tam da bu kışkırtıcı soruyu sorarak günümüz toplumuna oldukça sert bir ayna tutuyor.
00:10Gelin bu ilginç düşünce deneyinin bizi nerelere götürdüğünü hep birlikte bir bakalım.
00:15Her şey, işte bu, tek ve basit sorunun etrafında şekilleniyor aslında.
00:21Yazarın bütün eleştirisi, bütün argümanı bu sorudan yola çıkıyor.
00:24Peki, yazar neden tam da bu soruyu sormayı seçmiş, amacı ne?
00:29Ne? Anlıyoruz ki yazar bu soruyu öyle havadan sormuyor.
00:32Onu bu soruyu sormaya iten bir şey var.
00:34Toplumda gitgide arttığını düşündüğü, hatta dal kavukluk ve yağcılık olarak nitelediği bir durum.
00:40Yani aslında bu soru, belirli bir kültürel ve siyasi atmosfere verilmiş doğrudan bir tepki.
00:45Yazarın eleştirisinin ilk durağı, liderlik anlayışı.
00:49Yani günümüzdeki o görkem, o israf ve bunun tam karşısında duran peygamberimizin öğrettiği o sade, o mütevazi yaşam.
00:57İşte bu ikisi arasındaki devasa uçurumu masaya yatırıyor.
01:01Ve eleştirinin tam kalbinde hepimizin çok sık duyduğu bir söz var.
01:05İtibardan tasarruf olmaz.
01:07Yazar, özellikle büyük kamu harcamalarını meşrulaştırmak için kullanılan bu ifadeyi alıyor ve eleştirisinin tam merkezine koyuyor.
01:15İşte yazarın kullandığı yöntem de tam olarak bu.
01:18Bir yanda itibardan tasarruf edinmez diyen modern bir zihniyet, ögür yanda ise abdest alırken akan sudan bile tasarruf edin diyen
01:26bir peygamber öğretisi.
01:28Yani bu karşılaştırma aslında anlatmak istediği her şeyi özetliyor gibi.
01:32Peki ya güvenlik meselesi?
01:34Yazar günümüz liderlerinin o onlarca araçlık konvoylarını, o koruma ordularını gösteriyor ve şu soruyu soruyor.
01:42Sizce gerçek korumanın yalnızca ve yalnızca Allah'tan geldiğine yürekten inanan peygamberimiz bugün yaşasaydı böyle mi gezerdi?
01:52Liderlik meselesinden sonra yazar şimdi de adalet konusuna geçiyor.
01:56Hak ve ahlak kavramlarının günümüzde içinin nasıl boşaltıldığını işte bunu sorguluyor.
02:00Şimdi yazarın adalet eleştirisini anlamak için çok ama çok önemli bir kavrama bakmamız lazım.
02:07Kul hakkı.
02:08İslam inancında en büyük günahlardan biri olarak kabul edilir bu.
02:12Yani başka bir insanın, Allah'ın bir başka kulunun hakkını gasp etmek ve affının olmadığına inanılır.
02:19Yazara göre asıl korkutucu olan ne biliyor musunuz?
02:22Bu kadar büyük bir günahın artık kanıksanması, normalleşmesi, hatta yolsuzluk iddialarıyla gündeme gelen bazı siyasetçilerin neden utanacakmışız ki diyebildiğini hatırlatıyor.
02:33Bu, kul hakkı kavramının ne denli bir erozyona uğradığının acı bir kanıtı gibi.
02:38Ve yazar, peygamberimizin bugünün liderlerinin karşısına geçip onlara tam olarak şunu soracağını hayal ediyor.
02:44Sizin, adaletiyle nam salmış Halife Ömer'in adaletinden hiç mi haberiniz yok?
02:50Bakın, tarihten gelen bu güçlü referansla bugüne ne kadar sert bir eleştiri yöneltiyor.
02:56Eleştirinin çerçevesi şimdi daha da genişliyor.
02:59Yazar bu sefer merceğini topluma, özellikle de doğa ve din anlayışımıza çeviriyor.
03:04Doğa konusundaki bu karşıtlık belki de en sarsıcı olanı.
03:08Düşünsenize bir tarafta kıyametin koptuğunu görseniz bile elinizdeki fidanı dikin diyen bir peygamber var.
03:15Diğer tarafta ise yazarın tabiriyle günümüzün orman talanı, doğa katliamı var.
03:20Aradaki bu makas gerçekten de insanı derin düşüncelere itiyor.
03:25Yazar eleştiri oklarını bazı dini gruplara da çevirmekten çekinmiyor.
03:29Bu grupların kökenlerini sorguluyor.
03:31Bunlar gerçekten sivil toplum kuruluşu mu diye soruyor.
03:34Hatta daha da ileri diderek bu yapıların cenneti sadece içki ve hurilerden ibaret bir yer gibi anlatarak dini basitleştirdiğini iddia
03:43ediyor.
03:43Peki tüm bu eleştirilerden, bu karşılaştırmalardan sonra yazar bizi nereye getiriyor?
03:48İşte şimdi yazarın o keskin ve nihai sonucuna geliyoruz.
03:52Bakın bir yanda israf, diğer yanda tutumluluk.
03:56Bir yanda adaletsizlik, diğer yanda Hazreti Ömer'in dillere destan adaleti.
04:01Yazarın şimdiye kadar kurduğu bütün bu zıtlıklar aslında bizi tek bir nihai yargıya, o sonuca hazırlıyor.
04:08Ve işte yazarın vardığı o nihai hüküm.
04:12Peygamberimizin bugün aramızda olsaydı söyleyeceğine inandığı o çok ağır söz,
04:16Allah'a kul olmayı bırakıp kula kul olanlara lanet olsun.
04:20Sonuç olarak şunu görüyoruz.
04:22Yazar bu eğer böyle olsaydı senaryosunu aslında günümüze eleştirmek için çok güçlü bir araç olarak kullanıyor.
04:29Peki yazarın önümüze serdiği bu tabloya baktığımızda ideallerimizle yaşadığımız gerçeklik arasındaki bu devasa uçurum bize, toplumumuza dair aslında ne anlatıyor?
04:39İşte bu sorunun cevabı da sanırım hepimize kalmış.
Yorumlar