Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Mehmet Edip Ören’in kaleme aldığı bu köşe yazısı, Türkiye’nin güncel siyasi atmosferine ve toplumsal sorunlarına yönelik sert bir eleştiri ve uyarı niteliği taşımaktadır. Yazar, iktidarın emekli politikalarını ve dini değerlerin siyasi çıkarlar uğruna istismar edilmesini toplumsal bir yozlaşma olarak nitelendirerek hedef almaktadır. Terörle mücadeledeki zafiyetler ve siyasi partilerin kendi ikballeri için girdiği şaibeli işbirlikleri, ülkenin beka sorunu yaşadığı vurgusuyla işlenmektedir. Mevcut siyasi yapının Türk milletine çözüm sunamadığını savunan kaynak, kurtuluşun ancak birleşik bir milliyetçi güç ile mümkün olabileceğini ileri sürmektedir. Yazar, muhalefetin tutumunu da sertçe eleştirerek, Türkiye'nin demokratik geleceği için bu durumun "köprüden önceki son çıkış" olduğu uyarısını yapmaktadır. Nihayetinde metin, milli bir uyanış çağrısı yaparak statükonun değişmesi gerektiğini keskin bir dille ifade etmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün oldukça dikkat çeken bir yazıyı yazar Mehmet Edip Ören'in o meşhur köprüden önceki son çıkış yorumunu
00:06ele alacağız.
00:07Yazar öyle tutkulu bir dille yazmış ki hem sosyal medyada hem de siyasi çevrelerde epey konuşuldu.
00:12Diyor ki Türkiye çok ama çok kritik bir yol ayrımında. Hatta radikal bir de çözüm önerisi var.
00:17Gelin ne demek istemiş? Argümanları ne? Çözümü ne? Hepsine bir bakalım.
00:22Zaten yazının başlığı her şeyi anlatıyor değil mi? Köprüden önceki son çıkış.
00:26Yazar aslında diyor ki bakın bir otoyoldayız ve köprüye doğru son sürat gidiyoruz.
00:31O köprüyü geçtikten sonra geri dönüş yok. İşte tam o köprüden önceki son fırsat, son çıkış burası.
00:37Yani zamanımız kalmadı bu acil bir durum diye bas bas bağırıyor adeta.
00:41Peki bu analizde nasıl bir yol izleyeceğiz?
00:44Önce son çıkış metaforunun ne anlama geldiğine bakacağız.
00:47Sonra yazarın liderliğe yönelik sert eleştirilerine ardından bahsettiği inanç ve güvenlik krizine değineceğiz.
00:54Sadece iktidar değil muhalefetin de nasibini aldığını göreceğiz.
00:58En sonda da yazarın o çok konuşulan milliyetçi çağrısıyla bitireceğiz.
01:03Evet ilk durağımız son çıkış.
01:05Yazarın tüm bu yazıyı kaleme almasındaki temel sebep ana fikir neymiş ona bir bakalım.
01:10Çünkü her şey tam da buradan başlıyor.
01:12Yazar daha ilk cümlesiyle pozisyonunu netleştiriyor.
01:16Türkiye birden büyüktür.
01:18Yani ne demek istiyor?
01:20Diyor ki bu ülke, bu millet tek bir kişinin ya da tek bir partinin hırslarından, politikalarından çok daha önemlidir.
01:29Ülkenin kaderi şahsi çıkarların üzerine konulamaz.
01:33Bu ilkeyi en başa koyuyor.
01:35Peki bu temel ilkeyi ortaya koyduktan sonra yazar ne yapıyor?
01:41Eleştiri oklarını doğrudan mevcut liderliğe yazısında RT diye bahsettiği isme yöneltiyor.
01:47Ve bunu yaparken de oldukça alaycı, iğneleyici bir dil kullanıyor.
01:52Yazarın benzetmesi gerçekten çok sert.
01:54Lideri halkın dertleriyle alay eden bir stand-up komedyenine benzetiyor.
01:58Hatta o kadar ileri gidiyor ki emekli olunca Cem Yılmaz'a rakip olur diyor.
02:02Buradaki temel eleştiri liderliğin halkın gerçekliğinden, yaşadığı zorluklardan tamamen koptuğu yönünde.
02:09Bakın bu karşılaştırma çok çarpıcı.
02:11Hükümet bir yandan müjde veriyor değil mi?
02:14Mesela emekliye bayram ikramiyesi.
02:16Ama yazar diyor ki bu bir müjde değil, dalga geçmektir.
02:20Çünkü insanlar temel ihtiyaçlarını karşılayamazken bu rakamlar komik kalıyor.
02:24Ya da maaşların bayramdan biraz önce ödenmesi.
02:27Yazar buna torun talanı diyor.
02:29Yani alın bu parayı, bayramda torunlara harcayın, sonrası tufan denildiğini iddia ediyor.
02:34Hükümetin attığı adımları nasıl tamamen farklı, hatta tam tersi bir şekilde yorumlandığını görüyoruz.
02:41Eleştiriler sadece ekonomiyle sınırlı değil tabii.
02:43Yazar çok daha derinlere iniyor ve iki temel sutunun yani inanç ve güvenin de çöklüğü savunuyor.
02:50Ona göre durum burada çok daha vahim.
02:52Ve işte çok iddialı bir cümle geliyor.
02:54İslam dininin kimsece bir hükmü yok.
02:57Bu ne demek?
02:58Yazar aslında şunu söylüyor.
03:00Din, artık insanları birleştiren, onlara yol gösteren bir değerler bütünü olmaktan çıktı.
03:06Sadece siyasetçilerin elinde bir manipülasyon aracına, bir oy devşirme malzemesine dönüştü.
03:12Gerçek bir hükmü, bir saygınlığı kalmadı.
03:15Peki bu iddiasını neye dayandırıyor?
03:17İşte kanıt olarak sunduğu örnekler.
03:19Bakıyor dünyaya, Irak kuvvete saldırıyor, ikisi de Müslüman.
03:22İran Müslüman Türklere karşı Ermenistan'a destek veriyor.
03:26Suriye'de, Libya'da, Somali'de Müslüman Müslüman'ı kırıyor.
03:29Pakistan ve Afganistan savaşın eşiğinde.
03:31Yazar bütün bunlar olurken neden kimsenin sesi çıkmıyor da din sadece iç siyasette kullanılıyor diye soruyor.
03:37İşte bu yüzden dinin iç piyasadaki enayileri tavlama aracına dönüştüğünü söylüyor.
03:42Güvenlik meselesinde ise yazarın yaptığı benzetme daha da ağır.
03:46Diyor ki bugünkü durumumuz Osmanlı'nın en büyük yenilgilerinden biri sayılan Ayasefanos Antlaşması'ndan bile daha kötü.
03:53Düşünün o dönem Osmanlı için bir yıkım sembolü.
03:56Yazar neden böyle bir benzetme yapıyor?
03:58Çünkü terörü bitirme noktasına gelmiştik, şimdi ise televizyonlarda her gün terör propagandası izliyoruz diyor.
04:04Bu geri gidişi kabul edilemez buluyor.
04:08Ve bu noktada yazarın artık ne kadar öfkeli ve çaresiz hissettiğini şu cümleden anlıyoruz.
04:13Bu artık siyasi bir eleştiri değil, bir feryat, bir isyan, ülkenin güvenliğinin geldiği noktaya duyduğu öfkenin bir patlaması aslında.
04:22Peki tüm bu sorunların karşısında muhalefet bir umut mu?
04:26Yazar için hayır.
04:27Eleştirileri sadece iktidara yönelik değil, oklarını aynı sertlikte ana muhalefete de çeviriyor.
04:32Ona göre madalyonun iki yüzü de sorunlu.
04:35İşte yazarın ikilemi tam da bu tabloda özetleniyor.
04:38Bir yanda AKP var, diyor ki RT'nin kişisel hırsı için hainlerle bile iş birliği yapabilirler.
04:44Diğer yanda CHP var, onlar için de seçim kazanmak uğruna kendilerini PKK bölü dem gibi namertlere muhtaç hissediyorlar diyor.
04:52Yani yazar ne iktidarda ne de ana muhalefette bir çıkış yolu göremiyor.
04:57İkisinin de ülkenin çıkarlarına aykırı davrandığını düşünüyor.
05:00Ve bu noktada çok kişisel bir itirafta bulunuyor.
05:03Diyor ki, ben ve ailem sırf AKP gitsin diye son iki seçimde CHP'ye oy verdik.
05:10Ama artık yeter, bundan sonra bizden size oy falan yok.
05:14Bu aslında sadece bir politik eleştiri değil, aynı zamanda bir seçmenin sistemle bağını tamamen koparmasının ilanı.
05:21Artık bu ehveni şer, yani kötünün iyisi oyununda ben yokum, diyor.
05:25Peki tamam, iktidar kötü, muhalefet kötü, her şey bu kadar karamsarsa çıkış yolu nerede?
05:32İşte şimdi yazının en can alıcı bölümüne, yazarın çözüm önerisine geliyoruz.
05:36Ona göre tek bir umut kalmış, o da mevcut siyasetin tamamen dışında bir yerde.
05:40Yazarın önerdiği çözüm işte bu sloganla özetleniyor.
05:44Bütün Türkler bir ordu.
05:46Ne demek bu?
05:47A partisi, B partisi demeden kişisel çekişmeleri, liderlik kavgalarını bir kenara bırakıp,
05:53tüm milliyetçi güçlerin tek bir çatı altında toplanması gerektiğini söylüyor.
05:57Dağınık duran tüm milliyetçi oyların birleşmesi için açık bir çağrı bu.
06:02Peki bu birlik nasıl sağlanacak?
06:04Yazarın yol haritası dört adımdan oluşuyor.
06:07Birincisi, milliyetçi partiler birleşecek.
06:10İkincisi, birbirlerine rakip gibi değil, destekçi gibi davranacaklar.
06:14Üçüncüsü ki bu çok önemli, egoyu ve iç çekişmeleri bir kenara bırakacaklar.
06:19Yazar bunu o kadar ciddiye alıyor ki ego yapmayı ihanet olarak nitelendiriyor.
06:24Ve son olarak bu birleşik gücü milletin tek umudu olarak sunacaklar.
06:28Ve bu çağrı yaparken milliyetçi liderlere çok sert bir uyarıda bulunuyor.
06:32Diyor ki, bakın eğer bu birlik konusunda bir sorun çıkarırsanız,
06:36egonuza yenilirseniz ne millet ne de Allah sizi affeder.
06:40Yani tüm sorumluluğu doğrudan onların omuzlarına yüklüyor ve ekliyor.
06:44Eğer başarısız olursanız ortada affedecek bir millet bile kalmayabilir.
06:47Yazar yazısını işte bu sarsıcı soruyla noktalıyor.
06:51Peki ya bu son çıkışla kaçırılırsa, ya milliyetçiler birleşemezse o zaman ne olacak?
06:57Yazarın cevabı ima yoluyla çok net.
06:59Tek yol monarşi.
07:01Yani bu çağrıya kulak verilmezse,
07:03ülkenin gideceği yerin burası olduğunu söylüyor.
07:06Gerçekten de üzerine düşünülmesi gereken,
07:09oldukça karanlık bir gelecek tablosu çiziyor.
Yorumlar

Önerilen