00:00Herkese merhaba. Bir toplum nasıl zayıflatılır?
00:03Yusuf Dülger'e göre cevap çok net, bölerek.
00:06İşte bugün Dülger'in Bizi Bölenler, Yakanlar metnindeki bu iddialı tezi masaya yatırıyoruz.
00:12Bakalım argümanları ne kadar güçlü, hangi kanıtları sunuyor?
00:16Yazar aslında tüm argümanını çok temel bir fikir üzerine inşa ediyor.
00:19Bütün kalırsan güçlüsün, bölünürsen zayıfsın.
00:23Yani bu cümle metnin geri kalanında anlatacağı her şeyin bir nevi özeti, anahtarı gibi.
00:27Peki, yazar bu iddialı tezini nasıl adım adım örüyor?
00:33Gelin argümanını beş ana başlıkta inceleyelim.
00:36Önce temel argümanına, sonra suçladığı dış güçlere bakacağız,
00:41ardından Suriye örneğini ele alıp Türk liderliğine yönelik suçlamalara
00:45ve en sonunda da yazarın son uyarısına geleceğiz.
00:49Haydi o zaman ilk bölümle başlayalım.
00:52Temel argüman.
00:53Yazara göre toplumları zayıflatan bu bölünmelerin arkasında ne var, asıl kaynak ne?
00:59İşte yazarın tüm metne yayılan ana fikri tam olarak bu.
01:03Diyor ki, etrafta gördüğümüz bu bölünmeler, bu anlaşmazlıklar kendiliğinden olmuyor.
01:08Bunlar dışarıdan birilerinin onları zayıflatmak için bilinçli olarak tasarladığı bir stratejinin parçası.
01:15Yani tesadüf değil, tamamen kasıtlı bir müdahale.
01:17Peki, tamam birileri kasıtlı olarak bölüyor dedik.
01:21Yazar kimi veya kimleri işaret ediyor?
01:24Metinde hedef gösterdiği failler oldukça net.
01:27Yazara göre oyunun kurucuları şunlar.
01:30Siyonizm, sömürgeci batılılar ve Amerika.
01:33Metin boyunca bu üç aktörün kendi çıkarları doğrultusunda bölgedeki ateşi nasıl körüklediğini anlatıyor.
01:39İddialarını güçlendirmek için yazar sadece siyasi analiz yapmakla kalmıyor,
01:43dini metinlere de başvuruyor.
01:45Mesela, İşaya kitabından yaptığı bu alıntıyla,
01:48hedef gösterdiği güçlerin eylemlerinin sadece politik bir hamle olmadığını,
01:52daha derin, daha yıkıcı bir planın parçası olduğunu ima etmeye çalışıyor.
01:57Yazar konuyu daha da genişletiyor ve diyor ki,
02:00bu tehlike artık çok uzakta değil, kapımıza dayanmış durumda.
02:04Amerika'nın Asya ve Afrika'da başlattığı bu parçalama operasyonu,
02:08şimdi de Orta Doğu'ya, yani bize doğru geliyor.
02:10Yani bu yerel bir mesele değil, adeta küresel bir kuşatma planı.
02:15Peki, yazar bu büyük teorisini somut bir örnekle nasıl açıklıyor?
02:20İşte burada Suriye devreye giriyor.
02:22Gelin, ona göre bu bölünme planının Suriye'de nasıl adım adım hayata geçirildiğine bakalım.
02:27Yazar, Suriye'de olan biteni dört aşamalı bir süreç olarak anlatıyor.
02:33Birincisi, Ahmet Şara adında yeni bir liderin ortaya çıkması.
02:37İkincisi, İsrail'in Suriye topraklarına girip askeri üsler kurması.
02:42Üçüncüsü, PKK-SDG gibi grupların ülkenin stratejik noktalarına yerleştirilmesi
02:47ve son olarak dördüncü adımda Suriye'nin fiilen parçalara ayrılması.
02:52Yazara göre bu sıralama tesadüf değil, planlı bir parçalanmanın kanıtı.
02:56Yazar, iddialarına devam ediyor.
02:58Diyor ki, yeni Suriye yönetimi de bu oyunda rol alıyor,
03:02ayrılıkçı grupların planlanan o yeni Kürdistan bölgelerine yerleşmesine aktif olarak yardım ediyor.
03:08Sadece onlar da değil, Alevi ve Dürzü gibi diğer ayrılıkçı konseylerde parçalanmış bir devlet için çağrı yapıyor.
03:14Bütün bunların sonucunda yazarın vardığı yer net, Suriye'de olan biten Amerika'nın arzu ettiği şey.
03:20Ve şimdi, yazarın argümanının belki de en can alıcı, en provoka edici kısmına geliyoruz.
03:27İddialarını bu kez doğrudan Türkiye yönetimine yöneltiyor ve bir suç ortaklığı imasında bulunuyor.
03:34Yazar, bu imasını desteklemek için ilk olarak 2003 tarihli olduğu iddia edilen bir konuşmayı kanıt olarak sunuyor.
03:41Recep Erdoğan'a atfedilen bu sözlerde, Türkiye'nin Amerika'nın Irak'taki başarısını istediği
03:47ve İsrail'in varlık hakkını koruyacağı belirtiliyor.
03:51Yazara göre bu, Türkiye'nin bölgedeki Amerikan ve İsrail politikalarıyla daha en başından beri aynı çizgide olduğunun bir kanıtı.
03:59İkinci kanıt olaraksa, bu kez Donald Trump'a atfedilen bir ifadeyi kullanıyor.
04:04Yazar, bu sözlerle Suriye'deki rejimi devirme çabasının tek taraflı olmadığını,
04:10aksine Erdoğan, Netanyahu ve Trump arasında bir iş birliği olduğunu öne sürüyor.
04:15Ve son olarak, Türkiye'nin Suriye'ye neden girdiğini açıklayan bu resmi ifadeyi de denkleme ekliyor.
04:22Yazara göre, bu zalim Esed'in hükümdarlığına son verme hedefi,
04:26aslında en başta bahsettiği o dış güçlerin planıyla birebir örtüşüyor.
04:31İşte yazar, bu üç alıntıyı peş peşe sıraladıktan sonra,
04:35adeta topu okuyucuya atıyor ve şu can alıcı soruyu soruyor.
04:38Biri bize çıkıp, Orta Doğu'daki bu kan ve gözyaşında,
04:42bu bölünmüşlükte Türkiye'de suç ortağıdır derse ne cevap vereceğiz?
04:46Yazar bu soruyla aslında sunduğu kanıtlar karşısında savunma yapmanın ne kadar zor olduğunu ima ediyor.
04:52Peki, tüm bu analizlerden sonra yazar nereye varıyor?
04:56İşin sonu nereye bağlanacak?
04:58Gelin şimdi son bölüme bakalım.
05:00Yazar, tehlike çanlarının bu kez kimin için çaldığını söylüyor ve son bir uyarıda bulunuyor.
05:04Yazara göre, Suriye'den sonraki durak İran.
05:09Amerika ve İsrail'in İran'daki yönetimi devirmek ve oraya da bir kukla devlet kurmak için aktif olarak çalıştığını iddia ediyor.
05:17Hatta ona göre medyada çıkan haberler bile bu planın bir parçası.
05:21Ve burada yazar çok çarpıcı bir çelişkiye dikkat çekiyor.
05:24Bir tarafta hepimizin bildiği, müminler kardeştir, haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır gibi inançlarımız, değerlerimiz var.
05:31Diğer tarafta ise yazarın gözlemiyle Irak'ta, Libya'da, Suriye'de bütün bunlar yaşanırken sessiz kalan,
05:38şimdi de İran konusunda sessizliğe bürünen dini ve milliyetçi gruplar.
05:42İşte bu sessizliği bir çelişki olarak önümüze koyuyor.
05:45Yazar, tüm argümanını özetleyen son darbeyi bu metaforla vuruyor.
05:50Emperyalizm bizi yakıyor.
05:52Ama ona göre bu ateşin sönmemesinin bir sebebi var.
05:55Odunu bittikçe uşakları odun taşıyor.
05:57Yani içerideki işbirlikçiler bu yangını körüklüyor.
06:02Ve yazar, okuyucuyu bu son soruyla, bu ikilemle baş başa bırakıyor.
06:07Yanmamak için sorumluluk alıp bana da görev düşüyor mu diyeceğiz,
06:11yoksa kaderimize razı olup başa gelen çekilir mi?
06:14Kısacası Yusuf Dülger'in metni, dış güçlerin böl yönet stratejisiyle bir coğrafyayı ateşe verdiğini iddia ediyor
06:21ve okuyucuyu bu yangın karşısında bir pozisyon almaya çağırıyor.
06:25Bu metin üzerine yaptığımız inceleme burada sona eriyor.
06:28Dinlediğiniz için teşekkürler.
Yorumlar