00:00Yahu insan bazen düşünmüyor değil. Özellikle emekli maaşıyla geçinmek gün geçtikçe zorlaşırken acaba başka ne iş yapsam diye işte bir
00:09Türk yazar tam da bu noktadan yola çıkıp keşke kendi tarikatımı kursam demiş ve sahte tarikatları tiye alan şahane bir
00:17rehber kaleme almış. Gelin şimdi bir tarikat kurmanın bu hiciv dolu püf noktalarına hep birlikte bakalım.
00:23Yazar Mehmet Özkendirci analizine işte tam da bu kışkırtıcı cümleyle başlıyor. Emekli maaşıyla yaşamaya çalışmak gittikçe güçleşirken ben de bir
00:33tarikat kurmak isterdim. Evet evet yanlış duymadınız. Aslında bu cümle yazarın bütün metin boyunca devam ettireceği o keskin ve zeki
00:42alaycılığın ilk işareti.
00:44Peki bir insanı durup dururken tarikat kurma rehberi yazmaya ne iter ki? Yazar için cevap çok basit. Sözcü TV'de izlediği
00:53bir haber. Anlaşılan o ki gördükleri o kadar tuhafmış, o kadar akıl almazmış ki dayanamayıp eline kaleme almış ve bu
01:01hicivli rehberi yazmasına neden olan o ilk kıvılcım çakılmış.
01:05Ve işte o haberin merkezindeki isim Şeyh Fadıl Dadaş. Yazarın bütün bu hicvine ilham veren gerçek bir figür.
01:13Şimdi gelin bu inanılmaz kariyere sahip olduğu iddia edilen kişinin hikayesine biraz daha yakından bakalım. Çünkü anlatacaklarımız gerçekten de akıl
01:22alır gibi değil.
01:23Yazarın aktardığına göre bu şeyhin kariyer yolu bildiğimiz hiçbir şeye benzemiyor.
01:29Her şey bir kamu hastanesinde hasta bakıcı ve temizlik görevlisi olarak başlıyor. Oradan mezar taşı yapan bir mermer atölyesine geçiyor.
01:38Ve son durak kendini peygamber soyundan gelen bir şeyh ilan edip kendi tarikatını kurmak. Yani oldukça sıra dışı bir terfi
01:46değil mi?
01:47Peki bu kadar sıra dışı bir geçmişle kendine nasıl bir meşruiyet zemini hazırlamış?
01:52Yazarın anlattığına göre cevap basit. Seyyid ünvanı. Yani peygamber soyundan geldiğini iddia etmek.
01:59Hatta bunun için bir de soy ağacı hazırlatmış.
02:02İşte bu ünvan ona inananlar nezdinde çok büyük bir güç ve saygınlık kaynağı olmuş.
02:07Yazara göre tarikatın merkezi Adana bir şubesi de Adıyaman'da.
02:11Ama işin en ilginç kısmı şu. İddiaya göre Arapça okuma yazması bile olmayan bu şeyh müritlerine muska niyetine ne veriyor
02:19dersiniz?
02:20Okuyup üflediği yeşil bir yün ip. Evet, koruyucu bir tılsım olarak yeşil yün bir ip.
02:26Şimdi buraya kadar duyduklarınız size tuhaf geldiyse sıkı durun çünkü olay şimdi bambaşka bir seviyeye çıkıyor.
02:33Yazarın iddialarına göre ritüellerde tefler, davullar çalınıyor, lider müritlerinin kafasının üzerine çıkıyor, yetmiyor, karın boşluklarına kılıç sokarak bir güç gösterisi
02:42yapıyor.
02:43Ama sanırım en inanılmazı şu. Sancaklar deterjanlı suyla yıkanıyor ve müritler bu suyu şifa bulmak için içiyor.
02:50Deterjanlı su, şifa niyetine.
02:52Ve yazarın asıl isyan ettiği nokta da tam olarak bu.
02:56Bu akıl almaz olaylar öyle bir iki yıldır yaşanmıyor. İddiaya göre tam 15 yıldır devam ediyor.
03:01İşte bu süre yazarın sadece kişiyi değil, bütün bir sistemi sorgulamasına neden olan anahtar nokta.
03:07Peki, 15 yıldır süren bu duruma yetkililer ne diyor?
03:12Yazar kendi cevabını şu çarpıcı cümleyle veriyor.
03:15Nedense etrafta tüm güvenlik görevlilerinin gözlerine perde iner, hiçbir şey göremezler.
03:22Bu sözler, eleştiri oklarının artık sadece tek bir kişiden çıkıp bir bütün olarak sisteme döndüğünün en net ifadesi.
03:30Ancak yazarın metnindeki iddialar burada bitmiyor ve konu çok daha karanlık, çok daha ciddi bir hal alıyor.
03:36Metinde tören sonrası masaj için küçük erkek çocuklarının tercih edildiği gibi son derece ağır suçlamalar var.
03:43Hatta eski müritlerinin liderlerini telefonlarına sapık gibi isimlerle kaydettiği ane sürülüyor.
03:49Bu ağır suçlamalar, kısmet açma ya da felç iyileştirme gibi vaatlerin çok ötesinde durumun vahametini gözler önüne seriyor.
03:57İşte bütün bu şok edici detaylar bizi fadıl dadaş vakasının ötesine taşıyor ve yazarın asıl derdine getiriyor.
04:05Çünkü yazara göre bu tek bir sahte şeyhin hikayesi değil.
04:08Bu çok daha büyük bir sessizlik sisteminin ve toplumsal bir sorunun sadece ufak bir yansıması.
04:15Yazar eleştirdiği bu sistemin işleyişini çok çarpıcı bir karşılaştırmayla ortaya koyuyor.
04:20Diyor ki, bir tarafta bir TV programında dini değerlerle alay ettiği iddia edilen yapımcılar var ve bunlar hemen hapse atılıyor.
04:29Diğer tarafta ise İslam'a çok daha büyük zarar verdiği iddia edilen, istismar ve sahtekarlıkla dolu bir yapı 15 yıldır
04:36görmezden geliniyor.
04:38Yazar bu durumu bariz bir çifte standart olarak yorumluyor.
04:41Yazarın bu konudaki görüşü o kadar net ve keskin ki aynen şöyle söylüyor.
04:47İslam'a ateistlerden çok bu gibi sapık ve sahtekarlar zarar verir.
04:52Bu cümle onun öfkesinin ve eleştirisinin tam merkezinde duruyor.
04:56Ve yazar tüm bu anlattıklarının sonunda aslında hepimizin aklındaki o iki can alıcı soruyu soruyor.
05:03Eğitimli, akıllı insanlar bile nasıl oluyor da bu tür sahtekarların peşine takılabiliyor?
05:08Ve belki daha da önemlisi, yetkililer gözlerinin önündeki bu durumun nasıl oluyor da görmezden gelebiliyor?
05:15İşte bu iki soru aslında bütün tartışmanın kalbinde yer alıyor.
05:19İşte tüm bu ağır eleştirilerden ve cevapsız sorulardan sonra yazar bizi en başa o alaycı teklifine geri döndürüyor.
05:27Madem sistem bu sahtekarlara göz yumuyor, madem bu işler böyle yürüyor, o zaman neden kendisi de bir tane kurmasın ki?
05:34Ve böylece bize kendi hicivli çözümünü sunuyor.
05:36Peki kendisi bu iş için yeterince nitelikli mi?
05:40Yazar kendine has mizahıyla bu soruya kocaman bir evet diyor.
05:44Anlattığına göre eski iş yerinde herkese hacı diye hitap ettiği için adı hacıya çıkmış.
05:50Üniversitede ders verdiği için hoca ünvanı zaten cepte.
05:53E geriye ne kalıyor?
05:55Ona göre sadece bir sarık ve bir cübbe.
05:57Ve işte tüm bu niteliklerle yazarın kurmayı düşündüğü kurgusal tarikatın adı da belli.
06:03Taklakkiye tarikatı.
06:05Yani kelimenin hem gerçek anlamıyla hem de taklaya getirme anlamıyla takla atanlar tarikatı.
06:11İsim bile eleştirdiği her şeyi tek kelime de özetliyor aslında.
06:15Elbette bu tarikatın kuralları da ismine yakışır derecede absürt.
06:20Ritüeller mi?
06:21Erkeklere düz takla, kadınlara ters takla.
06:25Peki hedef kitle kim olacak?
06:27Yazarın kendi deyişiyle, parası çok, aklı yok, zenginler.
06:31Ve sloganı da hicvin zirve noktası.
06:34Başka yalanlara taklalara gelmeyin, bana güvenin.
06:38Sonuç olarak yazarın bu tarikat kurma rehberi aslında bize tuttuğu bir tür eğri ayna.
06:43Peki bu ayna bize hangi acı gerçekleri gösteriyor?
06:46Belki de inancın nasıl istismar edildiğini, denetimsizliğin nelere yol açabildiğini
06:51ve insanların çaresizlikten nerelere savrulabildiğini?
06:54Bu hicvin ardında yatan bu ciddi sorular, belki de hepimizin üzerine düşünmesi gereken asıl mesele.
Yorumlar