- 9 ay önce
Kategori
🛠️
Yaşam tarzıDöküm
00:00Günaydın efendim. Sabah kahveniz başladı. Beyaz TV ekranlarına hoş geldiniz.
00:04Bircan Bali ile sabah kahvesindesiniz. Kahvelerin en lezzetlisi. Gelsin Selenge.
00:09Çok teşekkür ederim. Eli titredi. İstemeye geldim sanki seni.
00:13Efendim ben kahvemi aldım. Sizler de kahvelerinizi aldıysanız, Bircancığım seni izliyorum deyip bana fotoğrafları gönderip sabahkahvesi.tv'ye yollarsanız,
00:23ben de size çok güzel hediyeler yollarım. Harika bir bölüm sizleri ve bizi bekliyor. Hadi gelin.
00:30Efendim tekrar günaydın. Hoş geldiniz. Kıymetli hocam, kardiyoloji uzmanı Prof. Dr. Bülent Demir.
00:37Hoş geldiniz hocam. Hoş bulduk. Merhabalar.
00:39Hocam size çok ilginç sorular hazırladım. Her zamanki gibi. Ne sorarsan sor bir can diyor. Ben de gönderiyorum.
00:46Şimdi sauna. Evet. Kalp damar sistemini nasıl etki eder? Önemli bir soru.
00:53Çok önemli bir soru. Saunayı ben seviyorum ve öneriyorum. Termal terapi olarak geçiyorum.
00:59Gerçekten mi? Gerçekten. Sauna düşündüğümüzden çok daha faydalı. Biraz oradan girelim.
01:06Özellikle Finlandiya, İskandinav ülkeleri bu işin merkezi. Finhamamı diye bir tabiri var.
01:11Meşhur Finhamamı değil mi? Evet, evet. Bunlar bu saunayı, buhar banyosunu çok daha sık kullanıyorlar.
01:18Ve bu konuda bilimsel çalışmalar da var. Yeterli bilimsel çalışma var. 20 yıllık takip çalışmaları var.
01:26Sauna, Alzheimer riskini %65, 2 bölü 3. Kalp hastalıklarına bağlı ölümü yaklaşık %50 azaltan.
01:37Tüm nedenlere bağlı ölümü %40 azaltan. Çok faydalı bir yöntem.
01:43Sauna ama tabii niçin faydalı oluyor? Bunlara da gireriz.
01:49Bir de ne kadar yapılmalı?
01:50Ne kadar yapılmalı? Kesinlikle de bir doktor görüşü olmadan, özellikle kardiyoluk kontrolü olmadan
01:58kendi kafamıza göre uygulamamamız gereken bir aktivite sauna.
02:03Sauna adeta düşük tempolu, düşük orta tempolu bir egzersiz etkisi yapıyor vücutta.
02:09Tabii tabii kalp hızı artıyor. O yüksek sıcaklığa maruz kaldığımız zaman.
02:15Tabii kalp hızı artıyor, damarlar gevşiyor. Vücutta son derece yararlı moleküller açığa çıkıyor.
02:23Vücudu sıradanlaşmanın dışına çıkarmak gerekiyor.
02:28Eğer bir sıcaklığa maruz kaldığı zaman vücut, bunu bir şok olarak algılıyor ve çok özel moleküller üretiyor.
02:37Bunların acayip koruyucu özelliği var. Bunlara ısı şok proteinleri deniliyor.
02:42Bunlar her zaman ortaya çıkmıyor. Böyle sıcağa maruz kaldığımız zaman.
02:46Aslında bunlar strese yanıt molekülleri demek daha doğru.
02:52Hatta Alzheimer'ın niye oluyoruz biliyor musun?
02:55Bileceğim. Neden?
02:58Proteinler yanlış katlanıyor beyinde.
03:00İşte ameloid plaklar oluyor.
03:03İşte bu ısı şok proteinlerinin en önemli artısı.
03:06Niçin Alzheimer'ı azaltıyor?
03:09Sauna.
03:10Çünkü ısı şok proteinleri, o yüksek ısıyla uyarılan bu strese yanıt proteinleri,
03:17proteinlerin düzgün katlanmasını sağlıyor hücre.
03:20Bu yüzden?
03:20Bu yüzden bir de detoks etkisi tabii. Ağır metaller, toksinleri de atıyoruz terlemeyle.
03:25Bir de tam tersini soracağım. Soğuk duş, buz banyosu. Bunlar kalbe ilgilenen şeyler mi?
03:30Bir de son yıllarda moda oldu. Buzun içinde oturup bekliyorlar.
03:33Evet çok doğru.
03:34Termal terap olarak geçiyor. Bunlar hani longevit'i uzun sağlıklı yaşama bilmi diye yeni bir isim var artık.
03:41Evet evet evet.
03:42Çok da gelişen dinamik bir alan.
03:44Orada uygulanıyor.
03:45Bayılıyorsunuz bu yeni işlere hocam siz.
03:47Siz bu yeni işlerde hep varsınız.
03:50Damarı nasıl genişleştiririm ben bu sorunun cevabını arıyorum aslında.
03:54Kimse kusura bakmasın.
03:55Bülent hocam gelince diyorum ki tamam yenilik konuşacağız.
03:57Bu kadar yeniliğe açık ve dönük ve araştıran yani vardır evet ama ben sizin bu huyunuza bayılıyorum.
04:04Teşekkür ederim.
04:05Bir de şimdi bu buz olayı çıktı ya şimdi.
04:07Tabii tabii.
04:08Aslında benzer bir senaryo. Soğuğa maruz kaldığımız zaman da vücut onu şok olarak algılıyor.
04:14Nasıl saunaya maruz?
04:15Ha onu sorunca aynı şok.
04:16Orada ısı şok proteinleri saunayla açığa çıkarken burada da soğukla uyarılan şok proteinleri benzer bir mekanizma.
04:24Onlar da bağışıklığı arttırıyor.
04:26Onlar da beyin sağlığı ve kalp damar sağlığı için iyi.
04:29Benzer bir mekanizma aslında ama özellikle bir kalp hastalığımız varsa ciddi direkt soğuğa maruz kalmak çok sağlıklı olmayabilir.
04:39Orada dikkat etmek gerekiyor.
04:41Yine bir hekimliğe danışıyor.
04:42Tabii tabii kesinlikle.
04:44Bu popüler mesela bazı kanser hastaları soğuk nehirde yüzmeye başlıyor.
04:50Gerçekten bunun işte bağışıklığı güçlendirdiği, kanserle savaştığı özel hücreler, nature killer denilir, doğal katil hücre sayısını arttırdığına dair veriler de var gerçekten.
05:00Ama burada izleyicilerimize tekrar şunu vurguluyorum.
05:06Aralıklı oruç tutuyoruz, aç kalıyoruz.
05:08Niçin yaralı biliyor musunuz?
05:10Vücudu sıradanlaşmadan dışına çıkarıyoruz.
05:13Bir şok uygulanıyor vücuda aç kaldığımız zaman ve vücut orada direnç kazanıyor.
05:19Bağışıklık orada artıyor.
05:21Saunanın ve soğuk uygulamanın da artıları bu.
05:24Yani vücuda bir şok yaşatmak gerekiyor ama bu şokun tabii bilinçli ve kısa süreli olması gerekiyor.
05:31Bunların mutlaka bak süreler çok önemli.
05:33Bir de her gün her gün yapılacak bir şey olmadığını düşünüyorum değil mi?
05:37Sıcak soğuk geçişlerine damarlar etkileniyor mu?
05:40Kesinlikle.
05:40Olumlu mu olumsuz mu?
05:41Şimdi şöyle, saunaya girdiğimiz zaman sıcak damarları gevşetir.
05:46O yüzden tansiyon bir miktar düşebilir.
05:49Soğukta tam tersi damarları büzer.
05:53Dolayısıyla vazo konstrüksiyonu denilir.
05:56Burada şu doğru değil.
05:58Çok iyi bir noktaya temas ettiniz.
06:01Hocam diyor saunaya hani gireceğim nasıl yapacağım?
06:05Bunaldığın yerde çıkacaksın kardeşim.
06:07Kriter bu.
06:08Bu bazısı 5. dakikada bunalır.
06:10Sıcağı tahammülü yoktur.
06:12Bazısı 20. dakika.
06:13Ama 15 dakikayı bence geçmemek lazım.
06:16Geçmeyelim ya.
06:17Bu Finlandiya çalışmalarında 20 dakika ortalama süre ama onlar alışkın.
06:22Bir tane bir saat var ya.
06:2320 dakika mı?
06:24O genelde 15 dakika oluyor.
06:2515 tamam.
06:26Kub saati ters çeviriyor.
06:27Ters çeviriyoruz.
06:28Benim hiç akmıyor.
06:29Akmıyor.
06:30Sevmem sıcağı da.
06:31Evet.
06:32Tabii Finlandiyalılar falan alışkın.
06:34Onlar sık girdiği için 4 kez, 7 kez falan savunaya girenler var orada.
06:39Onlar 20 dakika falan ama bizim toplumda 10-15 dakika yeterli olur diye düşünüyorum.
06:44Bunaldığımız an kesinlikle çıkacağız.
06:46Bu bir.
06:47Kriter bu.
06:48Saunaya girmeden önce bol sıvı alacağız.
06:51İki.
06:52Saunadan çıktığımız zaman bir şok havuzu var.
06:57Ben bunu önermiyorum.
06:58Veya bir buzdolu kova içinden sonra.
07:02Hemen odama böyle bir yüzü.
07:03Bunu çok doğru.
07:04Yani akut bir ani bir şok havuzuna girmek veya soğuk suya maruz kalmak gerçekten bazen çok zararlı oluyor.
07:14Özellikle kalp damar hastalarında.
07:17Ritim bozukluğuna yol açabiliyor.
07:19Bazen çok nadiren ani ölüme yol açabiliyor.
07:22Benim önerim yavaş yavaş soğumak.
07:24Önce bir ılık suyla duş almak sonra yavaş yavaş soğumak çok önemli.
07:28Fırsatımız olursa bir uzanıp bir 10 dakika dinlenmek.
07:32Yine su içmek yine maden suyu içebiliriz.
07:35Çünkü mineral kaybettik.
07:37Kaybediyoruz.
07:37Bunlar faydalı şeyler.
07:39Dolayısıyla sauna çok faydalı ama bilinçli olmayı gerektiriyor.
07:44Burada antiparente şunu da söyleyeyim.
07:46Kalp damar hastası olmamak için Alzheimer olmamak için gerçekten sauna bu termal terapiler çok faydalı.
07:52Özellikle egzersiz sonrası girebiliriz.
07:55Çok faydalı.
07:56Hem egzersiz sonrası bizi bir ferahlatır, rahatlatır da sauna'ya girmek.
08:00Ama bir kalp damar hastalığımız varsa, ciddi göğüs ağrımız varsa, kontrol altında olmayan kalp yetmezliği varsa, kontrolsüz tansiyon varsa, kapaklarımızda ciddi darlık, ciddi yetmezlik varsa, akciğer basıncımız çok yüksekse pulmonel hipertansiyon, dolayısıyla ciddi ritim bozukluğumuz varsa kesinlikle sauna'ya girmememiz.
08:21Her hastaya uygun değil yani onu söyleyeyim.
08:24Bülent Hoca saunayı öneriyor.
08:26Hadi hep beraber saunaya gidelim gibi yanlış anlaşılmasın.
08:30Nasıl bir spor yapmadan, spor salonuna gitmeden önce bir kontrolümüzü yaptırmamız gerekiyor dedim ya.
08:36Bu da bir nevi egzersiz oluşturuyor.
08:38Hareket etmeden egzersiz.
08:39Sauna bu.
08:40Bir doktor bunu böyle tanımlıyordu.
08:43Gerçekten çok doğru bir tanım.
08:44Doğruymuş.
08:45Hareket etmeden egzersiz oluşturuyor.
08:46O yüzden tıpkı spora başlar gibi bilinçli olmak gerekiyor.
08:52Peki bitkisel çaylar, doğal karışımlar, kalp sağlığını destekler mi?
08:58Ne kadar tükettiğinize bağlı.
09:00Bazıları gerçekten faydalı.
09:02Mesela yeşil çay müthiş bir antoksidan.
09:05Bunların içerisinde yeşil çay kesinlikle benim en çok önerdiğimdir.
09:12Siyah çay ve kahveden.
09:13Aslında polifenoller kahvede de var.
09:16Siyah çayla da var.
09:17Maça var.
09:18Bu yeşil çayın belki en şey konsantresi.
09:21Ama burada da dikkat etmek gerekiyor.
09:23Yani bir iki fincan.
09:25Çünkü bazı hastaların kalbi çok duyarlı oluyor.
09:28Çok çarpıntıyı tetikleyebiliyor.
09:31Bazı hastalarda uykusuzluk yapabiliyor.
09:33Endişe bozukluğu yapabiliyor.
09:35Kahveye gelince de hani azı karar çoğu zarardır.
09:38Fitre kahve veya Türk kahvesi tüketmeliyiz ama çok da fazla değil.
09:43Bir fincan veya bir bardak yeterli anlamına geliyor.
09:48Bunların içerisinde yeşil çay özellikle faydalı.
09:51Peki doğal antoksidanlar damar sağlığımızı nasıl etkiler?
09:56Çok olumlu etkiler.
09:58Şimdi doğal antoksidanlardan polifenollerden zengin beslenmek zaten bizim beyin sağlığımız içinde.
10:05Kalp damar sağlığımız için de son derece önemli.
10:08Kıymetli.
10:09Bunların başında da orak değeri denilir.
10:11Antoksidan kapasitesini hesaplayabiliyoruz biz gıdaların.
10:16Bunların başında da meyvelerin şahı nedir?
10:18Ben bunu bazen paylaşıyorum.
10:20Nedir?
10:20Meyvelerin şahı mor renkli orman meyveleri.
10:23Yaban versin.
10:23Siz pancarı da seviyorsunuz.
10:25Pancar sebze.
10:26Siz pancarı siz siz ben.
10:27O yüzden sizin için böyle mor.
10:29Çok güzel.
10:29Aynen o şekilde.
10:30Mor renkli.
10:31Bülent Hoca geliyorsa diyorum ki böyle mor renkli bir şeyler bulalım.
10:34Kesinlikle antosianin denilen bir pigment var.
10:36O yüzden mor renkli.
10:39Hep bunu söylüyorum.
10:41Bir pazara veya manava gittiğimiz zaman poşete ilk mor renklileri dolduracağız.
10:47En iyiler, en faydalılar, antoksidan kapasitesi en yüksek olanlar bu mor renkli orman meyveleri.
10:52Biz pazarı siz değilse kavga ederiz biz.
10:54Yaban versin özellikle aronya gibi, böğürtlen gibi, ahududu gibi bunlar çok değerli.
11:02Antoksidan gerçek, doğal antoksidanlar.
11:05Yapay aldığın zaman çok faydalı gözükmüyor biliyor musunuz?
11:08Vitamin olarak antoksidanların çok faydası gösterilmemiş.
11:14Ama bu sebze, meyve ağırlıklı antoksidanlar doğal olarak alındığı zaman çok faydalı.
11:20Gelelim stres ve uykunun kalbimizle olan ilişkisine.
11:25Zaten stresten uyuyamıyoruz, o ayrı.
11:28Bir de üstüne uykusuzluğun da kalbe verdiği zarar nasıl oluyor?
11:32Uykusuzluk kalbi acayip yoruyor.
11:34Yoruyordun.
11:34Kesinlikle.
11:35Nasıl?
11:35Yani orada aslında şöyle bir aralık var.
11:386 ila 8 saat arasında uyumamız gerekiyor.
11:416 saatten az uyuduğumuz zaman da kalp için zararlı.
11:44Yaş ne olursa olsun bu?
11:46Ortalama.
11:46Ortalama, tamam.
11:47Yani bu yaşlandıkça uyku ihtiyacı azalıyor ve gençlerde çocuklarda daha çok oluyor.
11:53Ama ortalama bir erişkin için konuşuyor.
11:55Tamam.
11:56Özellikle 6 saatten az uyursak kalp krizi riski artıyor.
12:00Hipertansiyon riski artıyor.
12:02Çarpıntı, ritim bozukluğu riski artıyor.
12:05Fazla uyumak da zararlı ama.
12:06Yani 8 saatten fazla uyursak da riski artıyor.
12:09Bu da depresif bir durum.
12:10Ya tabii ki.
12:11Değil mi?
12:12Yani hayata aynen aktif olarak katılamıyorsun bir şekilde.
12:17Uyku hani yarı ölümdür diye de tabir edilir.
12:20O yüzden.
12:20Öyle ezanında kalkıyor.
12:22Ya neye o kadar yutuyorsun?
12:23Evet evet kesinlikle.
12:24O da ayrı bir şeydir.
12:26Buradan izleyicilere de sesleniyorum.
12:28Güne erken başlamak çok önemlidir.
12:30Sabahın seferinde başlamak mümkünse.
12:32Bir ibadetle, bir meditasyonla başlamak.
12:37Bir de berekettir.
12:39Enerji tıbı bunu böyle.
12:40Kesinlikle böyle düşünüyorum.
12:41Bir de sabahın seheri dediği kibarlığına bakarsanız.
12:44Hani bir laf var ya sabahın köründe uyandık.
12:46Bu ne biçim bir laf ya?
12:47Sabahın seheridir.
12:48Tıpkı bu saatler olduğu gibi.
12:50Kesinlikle.
12:51Muhanevi açıdan da çok değerli vakitlerdir.
12:55Evet.
12:55Peki hocamın yine çok sevdiği bir beslenme tipine geçiyorum.
12:59Akdeniz.
12:59Akdeniz beslenme tipi gerçekten doğal bir reçete olarak görünüyor ya.
13:04Kesinlikle.
13:05Bu neden?
13:07Daha önceki programlarımızda da konuştuk.
13:10Bir defa hayvansal gıdalardan fakir.
13:14Lifli gıdalardan zengin.
13:16Meyve, sebze yani polifenol, antoksidanlardan zengin.
13:20Zengin.
13:20Zeytinyağı dışında hemen hemen yağın kullanılmadığı ki.
13:23Lifli.
13:24Lifli.
13:25Dolayısıyla yer yer baharatların,
13:27işte zencefil gibi, tarçın gibi, sumak gibi, zerdeçal gibi.
13:34Dolayısıyla bunlar zaten çok şifalı, çok faydalı.
13:38Kuru yemişlerin ceviz gibi, badem gibi, kabak çekirdeği gibi kullanıldığı.
13:43Karbohidratların genelde kompleks karbohidrat, tam tahıl gibi.
13:47Faydalı karbohidratlardan oluştuğu.
13:51Dolayısıyla son derece dengeli.
13:54Çok güzel bir diyet.
13:55Zaten bilimsel çalışmalarda da gösterilmiş.
13:58Kardiyovasküler ölümü yüzde otuz falan azaltıyor.
14:01Çok teşekkür ediyorum kıymetli bilgileriniz için.
14:03Bütün Adana'ya da selamlar olsun memleketime.
14:05Biz hocamızı uğurlarken sabah kahvemize devam edelim.
14:12Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
14:14Şimdi yanımda değil ama kalbimde, gönlümde ve ekranlarınızda çok kıymetli bir konuğum var.
14:20Eğitmen ve yazar Gülkibar Alkan Kırılmaz.
14:24Hoş geldiniz.
14:25Merhaba, hoş bulduk.
14:27İsminiz çok güzel.
14:28Gül Hanım mı diyeyim, Gülkibar Hanım mı diyeyim bilemedim.
14:31Siz söyleyin.
14:31Gülkibar.
14:32Gülkibar Hanım tabii ki.
14:34Şimdi biraz Avrupa'daki eğitim sistemleriyle ilgili konuşacağız.
14:38Eğitim sistemlerinden sizi en çok etkileyen ülke ya da model hangisidir Avrupa'da?
14:44Şöyle, İskandinavya eğitim sistemi mesela çok iyi olduğunu biliyoruz, duyuyoruz.
14:51Birçok arkadaşlarım bizzat kendileri gidip görmüşler, anlatıyorlar.
14:56Ben kendim daha görmedim ama çok iyi olduğunu söyleyebiliriz.
15:01Gülk yaşlardan itibaren çocuklara eğitim veriliyor.
15:05Baskı yapmadan, notlandırma mesela bayağı sonrasında geliyor.
15:12Kişisel gelişimine çok önem veriyorlar.
15:14Bence bu çok önemli bir durum.
15:17Kişisel gelişime önem vermeleri sizin için çok kıymetli.
15:20Bu yüzden İskandinav ülkelerinin eğitimini çok beğendiğinizi söyleyebiliriz.
15:23Şimdi o zaman Avrupa'daki eğitim sistemiyle Türkiye'deki eğitim sistemleri arasındaki en belirgin fark nedir peki sizce?
15:30Avrupa'da şöyle bir durum var.
15:33Öğrenciler mesela ilkokuldan sonra okul sistemi daha doğrusu ikiye ayrılıyor.
15:39Mesela meslek yapmak isteyen çocuklar ortaokula gidiyor ama okumak isteyen de direkt liseye geçiş yapabiliyor.
15:49Yani sekiz yıl lise okumuş oluyor.
15:53Ama meslek yapmak isteyen ortaokulda dört yıl okuduktan sonra herhangi bir meslek yapabiliyor.
16:00Bence bu çok iyi bir şey.
16:02Türkiye'de anladığım kadarıyla bu böyle değil.
16:04Herkes aynı şekilde ilkokul, ortaokul sonrasında liseye gidiyor.
16:09Doğru.
16:09Ama insanların daha doğrusu çocukların bence çok farklı istekleri vardır.
16:15Hani okumak istemeyebilir, belki çalışmak istiyordur.
16:19Aslında bazı meslekler var.
16:22Hatta bazı zanaatler diyelim.
16:25Ortaokuldan sonra o mesleğin sertifikasıyla eğitimine devam ediyor ama sizin söylediğiniz gibi eğitim sisteminde mesleki bir seçim üniversiteden sonra gerçekleşiyor.
16:34Bu da biraz bizim ülkemizin bu konuda diğer ülkelerle farklı kılıyor.
16:39Peki şimdi sizin yazarlık serüvenize gelelim.
16:41Sizin için yazarlık neyi ifade ediyor?
16:43Yani bir ifade biçimi mi yoksa bir dönüşüm aracılığında?
16:45Yani bir yazar zaten yazdığı an kendini ifade etmiş oluyor bir şekilde.
16:51İster kurgu olsun, ister şiirlerle olsun, ister kendi hayatından bir takım gerçek yaşanmış şeyler olsun.
16:59Ama belirli bir noktadan sonra da tabii ki bir dönüşüm gerçekleşiyor.
17:05Her ikisi de oluyor ama başta ifade biçimi.
17:07Peki aynı zamanda eğitmenlik durumuyla yazarlık serüveni nasıl kesişti ben onu da merak ediyorum.
17:15Ya şöyle ben aslında uzun zamandır yazıyorum.
17:2012 yaşımdan beri yazıyorum ben.
17:22Ama eğitmen olarak da tabii ki etkileniyorum.
17:26Çünkü hani öğrencilerimi görüyorum, meslek arkadaşlarımı görüyorum, neler yaşadıklarını anlıyorum, hissediyorum.
17:34Bunlar da tabii ki beni etkiliyor.
17:36Peki yanınızda kitabınız var mı Şimdiyi Özlemek?
17:41Evet.
17:41Onu bir görebilir miyiz?
17:43İzleyicilerimiz de görsün.
17:44Evet bu kitabımız Şimdiyi Özlemek.
17:47Ben bu kitabın ortaya çıkış hikayesini merak ettim.
17:51Dinlemek isterim.
17:52Şöyle ben aslında dediğim gibi uzun zamandır yazıyorum.
17:59Bir yazar grubunun üyesiyim.
18:0115 yaşımdan beri edebiyat yarışmalarına katılarak bu yazar grubuna katıldım.
18:07Onlarla birlikte birçok kitabımız çıktı aslında.
18:10Almanya'da, Avusturya'da, Slovakya'da söyleyişlerimiz oluyor.
18:15Ve insanlar son zamanlarda yanıma gelip kitabınızı nerede alabiliriz diye sorunca cevap verilmiyordum.
18:26Hani benim ayrı bir kitabım yok demek zorunda kalıyordum.
18:30Bu da bana biraz tuhaf geliyordu açıkçası.
18:33Onun için bir karar aldım.
18:34Benim şimdiye kadar yazmış olduğum şiirler, öyküleri hepsini bir araya getirip kitap haline getireyim dedim.
18:43Ve bunu da gerçekleştirdim.
18:44Ay çok güzel yolunuz ve vahtınız açık olsun.
18:46Sanki kitabınız varmış gibi bir muamele gördünüz yani uzun süre zaten.
18:51Efendim?
18:51Herkes sanki kitabınız varmış gibi bir davrandı.
18:54Ve siz dediniz ki benim de bir kitabım var artık.
18:57Şimdiyi Özlemek.
18:58Şimdi ama ismi garip ama.
19:01Ne demek istiyorsun?
19:02İsmi de biraz değişik geldi bana.
19:04Yani ben şimdi biliyorsunuz son zamanlarda anı yaşamak diye çok konuşuluyor.
19:13Hani anı yaşayalım, anda kalalım.
19:16Bu çok konuşuluyor ama insanlar nedense anda kalamıyorlar.
19:21Anda mesela bir vakit geçiriyorsunuz arkadaşlarla birlikte.
19:25Ah keşke bu zaman şimdi geçmese diye özlem hissediyoruz.
19:28Yani anı yaşayamıyoruz.
19:31O yüzden şimdiyi özlemek demek içimden geldi.
19:34Ay çok güzelmiş İsmi.
19:36Biraz içeriğimden de bahsedelim sakıncası yoksa.
19:38Minicik.
19:39Tabii.
19:40Evet nasıl bir şey?
19:42Evet buyursunlar.
19:43Siz dinliyorum buyursunlar.
19:45Ben iki yaşımdan beri Avusturya'da yaşıyorum.
19:48Tabii buradaki insanlarla da tanıştım.
19:50Buradaki kültürel farklılığını da gördüğüm için Türkiye'ye de gidip geldiğim için farklı kültürel yani kültürel değişikliğini gördüğüm için bu da beni etkiledi tabii ki.
20:06O yüzden köyden tut İstanbul'a kadar Avusturya'daki yaşayan insanların hayatlarını öne sürüyorum.
20:14Kendimle ilgili de birkaç yaşamışlığımı da kağıda dökmüş oldum.
20:20Yani benimle ilgili de birkaç gerçek yaşanmış hikayeler var ki bence bu da önemli.
20:25Hani bir yazar neler yaşıyor, neler hissediyor bunu saklamamak lazım diye düşünüyorum.
20:33Peki sizin için anı yaşama kavramı ne ifade ediyor?
20:37Yaşıyor musunuz anı?
20:39Tabii ki ben çok yaşıyorum.
20:40Yani insanlar da bunu yani beni tanıyanlar zaten bunu hissediyor.
20:44Sen diyor çok mutlusun.
20:46İşte sen ne güzel şeyler çekiyorsun.
20:48İşte sosyal medyada.
20:50Ama ben insanlara bunu göstermek istiyorum.
20:55Anı tadını aslında tamamıyla çıkarırsak eğer bizler de böyle mutlu oluyoruz.
21:01Doğru.
21:02Şimdi ben yazları hep çok sevdiğim bir otel var.
21:06Oraya gidiyorum.
21:07Şimdi daha gidiyorum bana böyle.
21:09Dönüş ne zaman?
21:09Ya bir dakika.
21:11Belki de dönmeyeceğim çok güzel geçecek.
21:13Hemen dönüşü planlama hemen oraya falan.
21:15Ben de onu istemiyorum biliyor musunuz?
21:17Böyle bir dakika önce şuranın bir tadını çıkaralım.
21:20Dönüşü düşünmeyelim.
21:21Bizde böyle bir durum var.
21:22Sanki o an bitecek hemen.
21:25Ve sonra yani iyi anların kısa sürdüğüne inanıyoruz.
21:28Aslında bunu biz güzelleştirebiliriz.
21:30İyi anlar bize ait.
21:31Güzelleştirmek de uzun sürdürmek de bize ait.
21:34O yüzden bu çok güzel bir şeymiş.
21:36Anı özlemeyelim.
21:37Anı yaşayalım değil mi?
21:38Yaşayalım evet.
21:40Peki günümüz insanı neden anda kalmakta zorlanıyor?
21:43Peki en büyük soru bu.
21:46Bakın insanların çoğu çok geçmişte takılıp kalıyor.
21:51Keşke şunu yapmasaydım da, keşke şöyle olsaydı da bunu düşünerekten kendilerini mahvediyorlar.
21:56Ya da ileriye dönüp düşünerekten hani şunu yapayım da, çalışayım da, para kazanayım da, para kenara atayım da bunu düşünerekten telaş ediyor.
22:06Strese kendilerini koyuyorlar.
22:08Yani bence bunu tabii ki bazı şeyleri düşünmek gerekiyor.
22:12Ama şu an neredeyim, ne yapıyorum bunun tadını çıkaralım bence.
22:18Geçmişe odaklanmayalım.
22:21Geçmişte yaşanan hatalar bitti.
22:24Aynen.
22:24Şimdi geleceğe.
22:26Peki, geçmiş pişmanlıkları ve gelecek kaygıları anı yaşamayı nasıl engelliyor?
22:31Bir de gelecek kaygısı var tabii.
22:33Gelecek kaygısı da var tabii ki.
22:36Yani şimdi ben oturup şöyle yapsam ya da ille de böyle olsun ümit edersem zaten kendimi de üzmüş oluyorum biliyorsunuz.
22:44Beklenti insanları üzer derler yani doğru bu.
22:46Doğru.
22:47Hani fazla uzak olan şeyleri düşünmemek lazım diye düşünüyorum.
22:53Şimdi dediğim gibi, az önce söylediğim gibi ben şu an neredeyim, ne yapıyorum, arkadaşlarla birlikte miyim, tadını çıkaralım.
23:02Hani negatif şeyleri konuşarak da değil, güzel şeyleri düşünerekten mutlu olayım.
23:10İnşallah, inşallah öyle olur.
23:11Sadece bunu yaparsak, başarırsak.
23:13İnşallah olur.
23:14Peki, bu beceri mi?
23:15Yani sonradan bunu yapabilir miyiz?
23:17Bu doğuştan gelmiyor tabii ki bu özellik bize.
23:21Ya bazı insanlarda var bu doğuştan.
23:24Hani böyle mutlu olmak, böyle kafaya fazla takmamak.
23:28Bazı insanlar da bunu sonradan öğreniyor.
23:30Şimdi sonradan öğrenmek için de sizin kitabınız belli bir ışık tutacak mıdır bize?
23:38Bence evet.
23:39Güzel.
23:40O zaman ben o kitaptan biraz rica ediyorum.
23:44Bu kanaldaki herkese anı yaşamanın önemini anlatabiliriz.
23:48Çok keyifli olur.
23:49Bize kitaplarınızı gönderirseniz çok seviniriz.
23:51Kesinlikle.
23:53Peki diyor ki hocamız duyduğunuz gibi bu sonradan da kazanılabilir bir şey, umutsuzluğa kapılmayalım.
23:59Yani bazıları da gamsız.
24:01Bak mesela hocam gamsızlık da var mesela.
24:03Gamsızlık değil ama değil mi bu?
24:05Mesela gamsızlıkla anı yaşamayı lütfen karıştırmayalım.
24:09Karıştırmayalım, cence de.
24:11Bak bu önemli.
24:12Yani gamsız değil aslında bu.
24:16Hani bu insan, bir insan kendini bu şekilde mutlu ediyorsa, bunu da etrafındaki insanlara verebiliyorsa bu enerji.
24:24Zaten güzel bir şey yapmış oluyorsunuz ki.
24:27Hayatımız zaten biliyorsunuz işte bir yandan savaşlar, bir yanda mutsuz insanlar dolu.
24:33Bu, niye kendimizi bu negatif enerjiye kaptıralım ki?
24:37Güzel şeyler yaşamak varken.
24:39O kadar olumsuzluklar varken bari güzel şeylerin tadını çıkaralım.
24:43Şimdi başta eğitim sisteminden bahsettik ya.
24:45Çocuklarımızın eğitim sistemi çok kıymetli.
24:47Peki eğitim sistemlerine çocukların anda kalmasını sağlayacak bir alan açıyorlar mı?
24:52Öyle bir alan var mı?
24:55Yani burada biz tabii ki bunu çok deniyoruz.
24:59Biz öğretmenler olarak.
25:01Hani kendimden bahsedeyim ben mesela.
25:04Çocuklar gerçekten bazen biz de çocuk olduğumuzu unutuyoruz.
25:10Hani bizler de kaygı duyuyorduk.
25:12Bizler de çok şey kafaya takardık.
25:14Bu korkuyu ben daha çok öğrencilerimden almaya çalışıyorum.
25:19Hani konuşurum bakıyorum ki sınav öncesi çok telaş içinde, çok kaygı içerisinde ağlayan öğrencilerim bile vardı.
25:28Onları dışarı alıp hani iyi bir şekilde konuşarak rahatlatıyorum.
25:34Ve bu bence çok güzel bir şey.
25:37Hani bir öğrencinin sakin bir şekilde sınava gidiyor olması beni de mutlu ediyor.
25:43Alan açmak kıymetli.
25:44Peki günlük hayatımızda anı yaşadığımızı fark edeceğimiz böyle küçük detaylar oluyor mu?
25:49Ya da işte biz aslında o an yaşıyoruz da fark etmiyoruz gibi bir durum var mı?
25:52Tabii ki.
25:55Şimdi aslında şöyle bir şey var.
25:57Bunu çocuklar daha çok iyi yapıyorlar.
25:59Küçük çocuklara bakarsak her şeye hayranlıkla bakarlar mesela değil mi?
26:04Bunu biz büyüdükçe unutuyoruz maalesef.
26:06Buna dikkat edersek mesela otobüse mi biniyorum?
26:10Mesela yağmur mu yağıyor?
26:11Ben çok dikkat ederim.
26:13İşte yağmur nasıl yağıyor?
26:15Hızlı mı yağıyor?
26:16Dışarıdaki insanlar nasıl hareket eder?
26:20İnce ince küçük detaylara dikkat ederek buna çok böyle olağanüstü bir şeymiş gibi bakaraktan fark ediyoruz aslında.
26:30Hayata farklı bakarız.
26:32Mükemmel.
26:33Peki bir sorum daha var.
26:34Şimdi teknoloji ve sosyal medya.
26:37Anda kalmamızı etkiliyor mu?
26:40Evet etkiliyor tabii ki.
26:41Olumsuz herhalde.
26:43Etkiliyor.
26:44Bunu da bunu biraz bir ayırmak lazım diye düşünüyorum.
26:47Hani bazen bu yarım saat olsa bile yarım saat içerisinde de başka şeyler yapın ya da hiçbir şey yapmayın.
26:55İlle de bir şey yapmak zorunda değilsiniz.
26:57Hani böyle sakin kafayla oturup dinlenmek bu beynimize de iyi gelecektir.
27:03Bize de iyi gelecektir.
27:04Doğa içerisinde oturup bir parkta dışarıda bize iyi gelecektir.
27:10Peki son sorum olsun.
27:12Anı yaşamak ile yüzeysellik arasında bir fark var mı?
27:15Bu denge nasıl kurulmalı mesela?
27:16Yüzeysel
27:18Yani az önce söylediğim gibi detaylara bakarak mesela hani derinlere girerek.
27:28Detaylara bakarak içselleştirip.
27:32Mesela kelebek mi uçuyor?
27:33Kuş mu uçuyor?
27:35Ama bu kuş şu an ne yapıyor?
27:36Hani empati kurarak.
27:38Güzel.
27:39Kendimizi o bir hayvan olsa bile o hayvanın yerine koymak bence daha farklı alanlara girmiş oluyorsunuz.
27:49Güzel.
27:50Derin de bir konu.
27:51Sizinle uzun uzun konuşmak isterim ama maalesef süremizin sonuna geldik sizinle ilgili bölümü.
27:55Çok teşekkür ediyorum.
27:57Ben teşekkür ederim.
27:57Buradan size sevgilerimizi gönderiyoruz.
28:01Avustuya'dan da sizlere selamlarımı iletiyorum.
28:03Kendinize iyi bakın.
28:04Çok teşekkür ediyoruz.
28:06Ben hocamı uğurlarken siz kahveleri tazeleyin hemen.
28:12Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
28:14Yanında güzeller güzeli konuğum.
28:16Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı operatör doktor Ayşe Korur var.
28:18Hocam hoş geldiniz.
28:19Hoş bulduk.
28:20Nasılsınız?
28:21İyiyim teşekkürler.
28:21Sizinsiniz?
28:22Ben de iyiyim.
28:23Sizi gördüm daha iyi oldum.
28:24Bütün kadınların merak ettiği zaman zaman bazı erkeklerin de merak ettiği zaman.
28:27konular olabilir bu soracağım sorular.
28:29Hazır mısınız?
28:29Hazırım.
28:30Şimdi genital estetik bunu duyuyoruz.
28:34Fakat nedir?
28:35Yani hangi işlemler bunun içine girer?
28:37Genital estetik sadece görünüm değil fonksiyonel düzeltme işlemi aynı zamanda.
28:42Hem iç genitalde hem de dış genital bölgesinde.
28:46Tabi cerrahi işlemler olarak ve medikal işlemler olarak ikiye bölünüyor.
28:51Cerrahi işlemlerde vajina daraltma, perine bölgesini düzeltme,
28:55labiyoplasti dediğimiz dudak boyutlarını ayarlama ya da klitorisin tepesindeki deriye alma gibi hidoplasti ameliyatları olmakla beraber
29:05medikal olarak PRP, dolgu, botoks, egzozom gibi uygulamalar ve lazer işlemleri sayabiliriz.
29:13Biz birçok alanda, birçok kıymetli hocalarımızla ağırladığımızda egzozom, PRP gibi konuları görüyoruz.
29:21Hatta fizik tedaviye kadar girdi bu konu.
29:24Ama genital estetikte de baş rollerde galiba.
29:28Evet.
29:28Özellikle medikal estetik kısmında.
29:31Evet.
29:32Doku gençleşmesinde, yara iyileşmesinde.
29:34Peki en sık karşılaştığınız talep hangisine oluyor?
29:39En sık karşılaştığımız pek yaş sınırı da olmayan labiyoplasti cerrahisi.
29:45Özellikle ergenlik döneminde birazcık beden algısının da daha dikkat çektiği dönemlerde onların da bize başvurusu oluyor.
29:54Peki buna sadece estetik işlemlerdir, fonksiyona bir işe yaramaz gibi bir şey söyleyebilir miyiz?
30:00Yoksa bu hem fonksiyonel hem estetik midir?
30:02Sadece görünümü değiştirmek için yapmıyoruz.
30:06Aslında pek çok ameliyat çeşidi veya işlem aynı zamanda işlevsel şekilde faydalı oluyor hastalarımıza.
30:14Geçmeyen akıntıları varsa hastaların labiyonun büyüklüklerinden dolayı.
30:19Doğum sonrası çok tercih edilen bir şey bu genital estetik durumu.
30:23Bunun sebebi ne olabilir?
30:24Doğumdaki deformasyon olabilir mi acaba?
30:26Tabii pelvik kaslarımız aslında tüm gebelik boyunca yoruluyor, gevşiyor, bir anlamda bozulmaya başlıyor.
30:34Ve bebeği 9 ay boyunca taşımak ve sonrasında da eğer normal vajinal doğum yapılmışsa oradaki dokulara, kaslara ciddi anlamda bir travma yaşatıyor.
30:44Pelvik kaslar genelde sanki ilerleyen yaşlarda idrar kaçırma ya da o konu aynı konu mu ben doğru mu biliyorum?
30:54Evet, pelvik kaslar tamamen genital bölgeyi ve iç organlarımızı adeta hamak gibi tutan bir kas grubu olduğu için zamanla gevşiyor.
31:07Hem genital bölgede çünkü kadın vajinası orada bir boşluk kanal, doğal bir boşluk.
31:14Üst kompartımanda, tavanda, mesane, aşağıda bağırsak var.
31:19Orada gevşemeler, mesane kısmında sarkmalar, bağırsak kısmında yine sarkmalar şeklinde kendisini gösterdiğinde bu hem cinsel olarak hem de fonksiyonel olarak hem de idrar kaçırma olarak hastalarımıza geri dönüş yapabiliyor.
31:34Böylelikle de konforsuz bir sosyal yaşam her anlamda.
31:39Peki biraz önce de bahsettiniz labioplastiği hangi durumlarda öneriyorsunuz?
31:44Ne tür şikayetlerde bu o hasta için önerilebilir diyebiliriz?
31:49Öncelikle tabii ki de çok büyük olduğunda, çok sarkık olduğunda şekilsel düzeltme için gerek olabiliyor.
31:56Aynı zamanda bu büyüklükler cinsel ilişki sırasında vajina içinde rahatsızlık yaratabiliyor içeri girip çıkarak.
32:04Ve yoğun enfeksiyona, ağrılara, bazen yine çamaşırların, giysilerin takılmasıyla beraber orada bazı deformiteleri sebep olabiliyor.
32:15Bunun sebebi de aslında yaş ilerledikçe değişen hormonlar, bağ dokunun gevşemesi.
32:20Mesela ergenlikte bir değişime uğruyor genç kızların o bölgesi.
32:24Sonra doğum zamanında yine bir gevşeme, sarkma yaşanıyor.
32:28Menopoz dönemine geliyoruz yine orada renk değişiklikleri, sarkmalar, gevşemeler yine olabiliyor.
32:35Aslında sürekli bir değişim halinde.
32:38Her çağımızda bir değişikliğe denk geliyor.
32:41Peki vajinal daratma işlemi, bunu kimler için uygun buluyorsunuz?
32:46Daha çok yaşı ilerlemiş, menopoz sonrasında, genital bölgede genişleme, bazen gaz çıkması gibi hava dolması nedeniyle orada hep bir açıklık kaldığı için olmaması gereken.
33:01Bazen hava girişi oluyor ve orada yürürken veya ilişki sırasında sesler çıkabiliyor.
33:06Bu orada bir gevşemenin olduğunun habercisi.
33:09Bu aslında bunu gösteren bir şey.
33:12Bulgu.
33:12Evet.
33:13Tamam.
33:14Bu mesela bu vajinal daratma için hemen yapılabilir bir hastalık grubu.
33:21Evet.
33:21Bir belirti ve yapmamızı gerektirebilecek bir şey.
33:25Sonuçta hastayı ve yakınını rahatsız edebilir bu durum.
33:29Aynı şekilde eşiyle kendisinin cinsel olarak azalmasında bir azalma yaratabilir bu gevşeme, vajinal gevşemeler.
33:36Yine o zaman talep ederlerse müdahale ediyoruz.
33:39Müdahalelerimiz genelde ameliyat tarzında mı oluyor yoksa ameliyatsız müdahalelerimiz de var mı?
33:46Hem medikal ameliyatsız hem de cerrahi olarak ameliyat yaptığımız işlemler mevcut.
33:52Ameliyatları daha çok ileri yaşlarda tercih ediyoruz.
33:54Ama daha genç yaşta veya doğum yapmak isteyen hastalarımıza biraz daha sık tekrarlı yapmak istediğimiz yani kalıcı değil de daha geçici çözümler olan lazer işlemleri, PRP işlemleri, dolgu işlemleri yapabiliyoruz.
34:10Başta da konuştuğumuz gibi.
34:11Evet.
34:12İşlem mi?
34:13İyileşme süresi ne kadar?
34:15Günlük hayatımıza dönmemiz.
34:17Cerrahi işlemlerde.
34:18Aslında ilk 24 saat çok önemli.
34:21Çünkü o dikişlerin kaynamasında ilk 24 saat en önemli dönem.
34:26Her şeyde değil mi?
34:27Öyle zaten.
34:28Tabii.
34:28Bütün insan vücudundaki tüm dikişler, yaralar için.
34:31Sonrasında ilk hafta hastanın dikkat etmesi gerekiyor.
34:34Temiz, kuru tutması, öz bakımına dikkat etmesi gerekiyor.
34:38Ama ilk bir ayda da ağır spordan veya o bölgeye ciddi bir baskıdan uzak olmalarını istiyoruz.
34:45Ama iş hayatına bir hafta sonra dönebilirler dikkat etmek koşuluyla.
34:50Medikal işlemlerde ise zaten aynı gün direkt normal hayatlarına, günlük işlerine dönebiliyorlar.
34:58Peki kalıcılığı, kalıcı mıdır yoksa geçici bir çözüm buluyoruz?
35:03Gerayi işlemler, kalıcı işlemler.
35:06Uzun vadeli.
35:07Çünkü oradan doku uzaklaştırıyoruz, sıkılaştırıyoruz.
35:11Biz elimizle tekrar adeta şekil veriyoruz.
35:14Ancak medikal işlemlerde geçici çözümler olarak sayıyoruz.
35:19Özellikle lazer işlemleri 18 ay civarında bir etkinliğe sahip.
35:24Diğer dolgu, botoks, PRP'ler ise ortalama 6 ayda bir tekrarlanmalı.
35:31Lazerler 18 ay?
35:32Evet.
35:32Aslında iyi de bir rakam yani.
35:3518 ay konforlu bir süre.
35:37Tabii genç hastalarda özellikle tercih ediyoruz.
35:40Çünkü özellikle idrar kaçırma ameliyatlarında veya vajinal daraltma gibi vajina mukozasını müdahale ettiğimiz dönemlerde
35:48orada tekrar tekrar ameliyatlar yapamayız.
35:51zaten ince dokular ve hemen yukarıda mesane var, hemen aşağıda bağırsak var ve onlara zarar vermek istemiyoruz.
35:59Ne kadar ileriye atabilirsek ameliyat yaşını, bu da ortalama 50 yaşından sonra daha uygundur.
36:06Öyle mi?
36:07O süreye kadar da medikal seçenekler hastalarımıza daha yardımcı oluyor.
36:11Aslında medikal tedaviler biraz daha ameliyatı erteleme gibi bize faydası var.
36:16Aslında bir yerde yüzümüzde de öyle.
36:18Tabii.
36:19Gerçekten.
36:20Bir şey merak ediyorum ya.
36:21Bu aslında sorularım içerisinde yok ama bu yoktu içimden geldi diyor yani öyle bir şey.
36:26Şimdi bu durumda biraz çekiniyorlar mı bu ameliyatı sizinle konuşurken ya da karar verecekken?
36:33Bu sonuçta partneriyle de doğru orantılı bir durum ya.
36:40Nasıl bir talep var?
36:41Talep şeyi nasıl?
36:42Yoğunluğu var mı?
36:43Merak ettim.
36:44Tabii daha önceki yıllarda bu konular konuşulmayan.
36:47Değil mi?
36:48Hep kulak arkası edilen, ertelenen, utanılan, özgüveni de düşüren ve aslında kendisini sosyal hayattan da alıkoymasına neden olan bir durumdu.
36:59Ama günümüzde işte böyle konuştukça, anlattıkça, bilinçlendirdikçe toplumu insanlar daha rahat, daha özgüvenli bir şekilde ben bunu istiyorum diye talep edebiliyorlar.
37:11Bunun doğal bir süreç olduğunu.
37:13Evet talep edebiliyorlar.
37:15Bu çok doğal bir şey.
37:17Eğer yüzümüze bir işlem yaptırabiliyorsak, bir problemimiz varsa veya memnun değilsek vücudumuzun her bölgesinde işlemler yaptırabiliriz.
37:26Evet, ben de sabah programında sizin gibi uzmanları ağırladığımızdan beri ilk kez konuşuyorum bu konuyu.
37:35Soruları gördüğümde de dikkatimi çekti.
37:37Yani bunları böyle konuşuyor olmak belki de hala bu konunun ayıp bir şey, nasıl gidip doktora söyleyeceğimiz ya da doktoru seçebileceğimiz bir konu olmadığını, sanki herkese de konuşulmazmış gibi gelen bir konu olmadığını, burada konuşarak da biraz şey kapatmış oluyoruz bu konuyu, ortadan kaldırmış oluyoruz.
37:58Biz kadın doğumcular olarak aslında toplumsal bir görevimiz var.
38:02Bir kadının eşini anlatamadığını, annesini anlatamadığını, dostunu anlatamadığını bizler dinliyoruz ve çözüm yolları arıyoruz.
38:10Burada da bilinçlendirmek bize düşüyor.
38:12Ya muhteşem bir şey.
38:14Peki şimdi olası riskleri var mı ya da komplikasyonları?
38:19Tabii ki cerrahi çok önemli.
38:20Deneyimli cerrahlar tarafından yapılması gerekir.
38:24Ama iyi bakılması da bir diğer önemli faktör.
38:27Özbüküm çok önemli.
38:28Özbüküm çok önemli.
38:29Ameliyattan sonra temiz bakmak, kuru bakmak, gerekli kremleri varsa sürmek, sigara içmemek, sağlıklı beslenmek bunlar bile çok çok çok etkiliyor yara iyileşmesini.
38:41Ama gördüğümüz komplikasyonlar arasında enfeksiyon, kanama, bazen yine enfeksiyondan ötürü asimetrik iyileşmeler.
38:51Bir taraf iyileşiyor, bir taraf iyileşmiyor gibi mi?
38:53Evet ya da çünkü temiz ve kuru yara yeri, dikiş izi güzel iyileşir ve en az ize ulaşır.
39:01Her yaramız gibi aslında.
39:02Her yerimiz tabii ki.
39:04Ama o bölge kapalı bir bölge.
39:06Hava almayan bir bölge.
39:07O yüzden hani havalandırayım açık kalsın biraz demek biraz daha zor.
39:12Diyebiliriz bir yer değil doğru doğru.
39:14Evet o yüzden hep kapalı olduğu için iyileşmesi bazen yavaşlayabiliyor.
39:18Ya da sigara içen hastada iki hafta uzayabiliyor bu iyileşme süreci.
39:21Sigarının sağlığa zararlı olduğunu görüyorsunuz her yerde.
39:24Bunu da biz tabii ki söyleyelim.
39:26Yani her yarada ne kadar etkilediğini görelim.
39:30Doğru.
39:31Kapalı bir yerin yarasını iyileştirmek de zor.
39:35Bu da çok önemli bir şey.
39:36Özellikle altın çizilmişte kuru olması ve temiz olması diyorsunuz.
39:41Ortalama iyileşme süresinden de bahsetti.
39:44Kıymetli hocam.
39:45Peki psikolojik olarak hastalarda nasıl değişimler gözlemleniyor bir özgüven?
39:51Tabii ki.
39:52Değil mi?
39:52Özgüven artışı çok net olarak hem sosyal hayata yansıyor.
39:57Daha önce kaygı veya yüksek utanma olan bir durumda bu sorunlar çözülmeye başlıyor.
40:04Kendisini her konuda daha iyi hisseden bir insan daha stresten uzak daha sağlıklı olmaya başlıyor.
40:11Yani evliliği temel yani tabii ki sağlıklıysa burada kısırlıklar da işleniyor.
40:17Kısırlıkları da işliyoruz, çözümlerini de konuşuyoruz, sorunları nedenlerini de konuşuyoruz.
40:23Her iki isteğe bağlı ve bir problemi olmayan bir çiftin evliliğini temel taşı çocuk.
40:28Çocuk da yine bu sizden geçiyor.
40:30Değil mi?
40:31Konu hep size bağlanıyor.
40:32Ne olursa olsun hep bir tane doğum uzmanımız olacak.
40:36Gerçekten o kadar doğru bir şey söylüyoruz ki annesiyle insanın konuşamadığını benim doğum uzmanım biliyordur.
40:42Doğru bu.
40:42Gerçekten siz neler vardır içinizde biriktirdiğiniz neler.
40:47Peki genital estetik sonrası cinsel hassasiyet.
40:51Artar mı azalar mı?
40:53Bu çok sorulan bir soru diye bunu aldık.
40:55Aflınıza sığınarak soruyorum.
40:56Genital estetik özellikle cerrahisinde doğru yapılırsa aslında bu hassasiyet, haz alma artar.
41:06Ancak işte komplikatif durumlar olursa belki yanlış yapılmış bir cerrahi olursa bazen çünkü normalden gerektiğinden fazla doku çıkarıldığında aslında oradaki dokularımızın her biri sinir uçlarına sahip ve haz konusunda işe yarıyorlar.
41:24Hepsinin bir işlemi var.
41:25Normalden fazla doku çıkarılırsa yani o ameliyat yanlış yapılırsa azaladabilir.
41:30Bu işlemin veya daha doğrusu ameliyatı cerrahi işlemin başarısına da bağlı bir şey.
41:34Evet.
41:34Ooo çok riskli.
41:37Çünkü biz onu aslında artırmaya çalışıyoruz değil mi normalde bu işlemlerle?
41:40O yüzden deneyimli bir cerrah gerek.
41:43O yüzden sizlerle konuşmamız çok kıymetli bizim için.
41:46Sabah kahvesi izleyicileri için.
41:47Peki hazır sabah kahvesi izleyicileri demişken sizi bu kamerayla baş başa bırakıp bu ameliyatı düşünen hanımlara ne tavsiyeleriniz olur?
41:57Neler doğrudur?
41:58Doğru bilinen yanlışlar var mıdır?
42:00Onları söylerseniz sizinle vedalaşacağız.
42:02Öncelikle herkesin kendi vücudunu tanıması, kendi vücuduyla barışık olması, her istediğini dile getirebilmesini öneririm.
42:12Doktorunuzla bunu birebir konuştuğumuzda her kişiye özel tedavilerimizi planlayıp sizlere yardımcı oluyoruz.
42:20Bunu konuşmaktan utanmayın.
42:22Doktorunuza muayenelerinizi aksatmayın.
42:24Muhteşem bir mesajla Ayşe Hocam'a uğurluyoruz.
42:27Çok teşekkür ediyoruz.
42:28Teşekkür ederim.
42:29İyi ki geldiniz.
42:30Sizinle uzun haftalar konuşacağımız çok konu var diye tahmin ediyorum.
42:33Değil mi?
42:34Sizinle haftaya tekrar görüşelim.
42:35Biz şimdi sizi uğurlayalım.
42:37Sabah kahvemize devam edelim.
42:41Salı günlerimizin vazgeçilmezi az solistimiz pitoterapist.
42:46Heyecanlandı.
42:47Gördün değil mi?
42:48Heyecan yaptı.
42:49Pitoterapist Doktor Hakan Özkul.
42:52Hocam hoş geldiniz.
42:53Sağ olun.
42:53Hoş bulduk.
42:53Teşekkür ederim.
42:54Görmek her zaman benim yüzümü güldürüyor.
42:56Sizinle tatsız konular konuşuyoruz ama hep güzel mesajlar vererek umutlarla kapatıyorsunuz yayını.
43:02Şimdi bugün o günlerden biri mi?
43:04Çünkü nörolojik hastalıkları konuşacağız.
43:07Zor bir hastalıklar, nörolojik hastalıklar yine iyi şeyleri de konuşacağız.
43:11Evet hastalıkların zorluklarını ve kötülüklerini konuşacağız ama fitoterapiyle olan o iyilikleri de konuşacağız bu programda.
43:17Şimdi ben nörolojik hastalık deyince neyi kastettim?
43:20Şimdi nörolojik hastalıklar tabii çok fazla.
43:22Yani bir sinir sistemini ilgilendiren hastalıkları kastediyoruz.
43:26Bunlar çok fazla sayıda hastalıklar ama tabii biz bu programda birkaç tanesini öne çıkartarak konuşmak istiyoruz.
43:33Bunlardan bir tanesi felçtir.
43:35Yani en önemli nörolojik hastalıklardan bir tanesi.
43:38Yani beyine giden damarların tıkanmasıyla oluşan, beyin hasarıyla ortaya çıkan felç dediğimiz tablonun varlığı.
43:48Bu önemli bir nörolojik hastalıktır aslında.
43:51Diğer belki çok konuşulması gereken şey yaşta ortaya çıkan ve yaş ortalamasının yükseldiği günümüzde hem Türkiye hem dünyada daha da önemli sayıda bir problem haline gelen Alzheimer hastalığı.
44:05Bunamanın en önemli sebebinin olan bir hastalık bu.
44:09Diğeri de gençlerde olan bir nörolojik hastalığı belki biraz konuşmamızda fayda var.
44:14MS dediğimiz, multiple sclerosis dediğimiz bir hastalığı konuşabiliriz.
44:19Aslında nörolojik ama sonuçta sinir sisteminin fonksiyonlarını ilgilendiren psikiyatrik hastalıkları da yine bu sahada bunların içerisine dahil edebiliriz.
44:33Psikiyatrik hastalıklarının birçoğu da yine sinir sistemiyle alakalı, sinir sisteminin fonksiyonlarındaki bozukluklarla ortaya çıkan değişik hastalıklar.
44:43Belki hani klinik sınıflamada ayrı kategoride psikiyatrik hastalık olabilir ama sonuçta sinir sisteminin fonksiyonlarıyla alakalı.
44:53Ortak noktası sinir sistemidir diyebiliriz.
44:55Belirtileri var mıdır?
44:57Psikiyatrik hastalıkların var.
44:58Ben bütün bu hastalıkların ortak noktası.
45:00Her birini tabii ki her biri ayrı ayrı ere almak lazım.
45:04Felç dediğimiz olay bir damarın tıkanması, aterosikleroz dediğimiz damarlarda yaşanan problem var.
45:12Damarlarda sertlik oluşması, bu damar sertliği ve tıkanması problemi kardiyovasküler problemlerin en çok temel sebebi ve kardiyovasküler problemler ölümlerin en önemli sebebi.
45:26Yani kalp damarlarının tıkanması ve buna bağlı olarak kalp krizlerinin geçirilmesi.
45:31Ama damarlardaki bozulma, sertleşme ve tıkanma sadece kalbi ilgilendiren bir süreç değil.
45:40Vücudun diğer organlarını da ilgilendiriyor.
45:43Yani böbreklerimizi de ilgilendiren bir süreç, ayaklarımızı da ilgilendiren, bağırsaklarımızı da ilgilendiren kafayı yani beyni besleyen damarları da ilgilendiren bir süreç.
45:53Damar sertliği ve damar tıkanıklığı.
45:55Önemi daha da artıyor.
45:56Tabii. Bizim konumuz olan bu nörolojik hastalıklar bölümüne girersek, beyni besleyen damarlarda sertleşmenin ve tıkanmanın bir kere olması, tabii ki doğal olarak beyin beslenmesini bozar, beynin faaliyetlerini.
46:12Yani beyin ne fonksiyon görüyorsa, yani hem bilişsel fonksiyonlar, düşünce hafızadan tutun da karakter vesaireye kadar.
46:20Hem de işlevsel.
46:21Hem de işlevsel yani kas hareketleri, koşma vesaire.
46:25Bunlarda aksamalar olur.
46:27Bir organın beslenmesinde problem varsa onun faaliyetlerinde, fonksiyonlarında aksama olur.
46:33Güçsüzlük oluşabilir.
46:34Yani yeteri kadar el ve ayakta güç problemi ortaya çıkabilir.
46:40İleri daha da gittiği zaman, tam tıkanma olduğu zaman, kanama şeklinde de olabilir bu.
46:45Bazen nörolojik hastalıklarının ortalama çıkması, yani felçin ortaya çıkmasında iki mekanizma var.
46:52Bir tanesi kanama, beyni besleyen damarların çatlaması, kırılması ve kanamanın olması.
46:58Kanayarak bir delik açılıyor tabiri caizse.
47:03Damar sisteminde, beyni besleyen damar sisteminde ve dokular beslenemediği için felç dediğimiz tablo felç.
47:10Beyindeki bir bölgenin bizim kaslarımızı, ayaklarımızı, el ayak hareketlerimizi, yüz mimik hareketlerimizi kontrol eden sinir hücrelerinin beslenememesi ve buna bağlı olarak zarar görmesi ve belki ölmesi olayı.
47:26Bu bir kanama neticesinde de olabilir.
47:28Veya az önce bahsettiğimiz gibi damar sertliği ve damar tıkanıklığı neticesinde olabilir.
47:33Sonuçta ne oluyor?
47:35Çok kısa bir zamanda da buna müdahale edilemezse, sinir dokularda, beyin sinir dokularında harabiyet gerçekleşiyor.
47:43Ve bu bize nasıl kendini gösteriyor belirt olarak?
47:46Güçsüzlük olarak gösteriyor.
47:48Yani felç dediğimiz tablo.
47:51Ya bu hafif bir güç kaybı şeklindedir ya da tam kayıp.
47:55Hiç kullanır ama.
47:56Bazen tek taraflıdır, bazen tek taraflıdır, işte sadece eldedir, bazen çift taraflıdır, yani el ve ayaktadır, bazen her iki el ve ayaktadır.
48:04Bunun dışında tabi nörolojik hastalıklar dediğimiz hastalıklar grubunda, yani sinir sistemini ilgilendiren hastalıklardan bir tanesi de Alzheimer dediğimiz bir hastalık.
48:12İleri yaşlarda ortaya çıkan, beyinde bazı proteinlerin birikmesi, amiloid ve tau protein dediğimiz protein birikmesiyle gerçekleşen, ilerleyen bir süreç.
48:24Beyinde, beyin hücrelerinde hasar olur, beyin dokusunda zarar oluşur ve bu ilerleyici, kronik bir hastalık ve çok yaygın da olan bir hastalık.
48:35Başlangıçta çok basittir belirtileri, yakın hafıza, yani kişi geçmişteki uzun dönemdeki olayları hatırlar ama çok yakın olay.
48:46Dünü unutur, az önce yaptığı bir şeyi unutur.
48:49Daha ilerledikçe tabi zaman mekan kavramları karışmaya başlar.
48:54Kişileri tanımamaya başlar.
48:56İleride daha da derinlettikçe bunama dediğimiz tablo daha da derinleşir.
49:00Kendi faaliyetlerini, fonksiyonlarını yapamayacak hale gelir.
49:03Yakınlarını tanıyamaz, evini tanıyamaz.
49:05Sokağa çıksa evine geri gelemeyecek hale gelebilir.
49:10Alzheimer'lı insanların haberlere konulmuştur.
49:12Böyle kayboldukları olaylarına da rastlıyoruz.
49:15Daha da ilerlediği zaman artık temel vücut fonksiyonlarını bile yapamaz.
49:20Yatağa mahkum hale gelecek şekilde bir şey.
49:23Ve bu dediğimiz gibi genelde yaş ilerlemesiyle ortaya çıkan bir şey.
49:28Ama günümüzde daha da çok artıyor.
49:30Yani bugün 55 milyon dünyada Alzheimer olduğu söyleniyor ama 2050 yılında bu rakamın 140 milyonlara çıkacağı.
49:37Üç katı.
49:37Evet, olağanüstü artacak, artarak devam ettiğini.
49:41Tabii yaş ortalamasının da yükselmesinin bunda da etkisi var.
49:44Artık.
49:44Ve birçok kolaylaştırıcı faktörlerin devre girmesi de bunda önemli bir sebep.
49:49Yani çok yaygın bir sebep.
49:50Diğer önemli bir rahatsızlık.
49:52Dünyada 3 milyon insanı etkileyen.
49:54Evet.
49:54Daha genç yaşta oluşan bir problem.
49:58MS dediğimiz,
49:59multiple sikleroz,
50:00beyindeki sinir hücrelerinin kılıfları,
50:03mielin kılıflarının hasarıyla giden ota ümün bir hastalık.
50:06Yani vücudun kendi bağışıklık sisteminin
50:08kendi sinirlerine, sinir kılıflarına saldırması
50:13ve böylece daha sonra akson dediğimiz sinirin kendisinde de hasar oluşur
50:18ve ondan ortaya çıkan problem.
50:20Genelde kadınlarda 3 kat daha fazla görülür.
50:23MS rahatsızlığı ve 20-40 yaşlarda,
50:26yani daha genç yaşta gözükür.
50:28Oto ümün bir rahatsızlıktır.
50:30Onda da başlangıçta işte uyuşmadır,
50:32karıncalaşmadır, güç kaybıdır,
50:36idrar yapmada problemler oluşabilir,
50:38görme bozuklukları oluşabilir.
50:40Etkilenen yer ve bölgeye göre değişmekte.
50:43Genelde nüks,
50:45şeyle zaman zaman ataklar şeklinde gerçekleşebilir.
50:49Yani %85 oranında ataklarla seyreden tipi daha çok yaygın.
50:54Yani bu daha çok gençlerde gözüken bir şey.
50:58Oto ümün temelli bir hastalık
51:01ve sinir miyalin kılıflarına hasar vermeyle giden bir hastalık.
51:04Tabii dediğimiz gibi psikiyatrik hastalıkları da,
51:07nörolojik hastalıklar gibidir aslında.
51:10Yani temellerinde sinir sisteminin değişik çalışma mekanizmalarındaki bozukluklarla doğrudan yakından alakalı olan rahatsızlıklardır.
51:19Bunlar da hiç de az değil.
51:21Yani depresyon bugün toplumumuzda çok az değil.
51:24nörolojik hastalıkların basitleri de var.
51:27İşte bu işte kafa bulutlanması dediğimiz konsantrasyon bozuklukları,
51:32hafıza kayıplı, dikkat kaybı bunlar da toplumumuzda özellikle stresli hayatın neticesinde çok fazla gözüküyor.
51:39Ama çok ileri seviyeleri de var.
51:41Tabii ki.
51:42Yani dediğimiz gibi bu bunama değil geçicidir.
51:46Dalgınlıktır.
51:46Ama bunun da altında baktığımızda yine birçok bazen kronik sebeplerde,
51:53kronik hastalıklarında varlığını buluyoruz.
51:54Yani nörolojik hastalıklar aslında tek tek saymaya bile kalksak bir sürü hafiften daha derin etkiler oluşturacak şekilde sınıflandırabiliriz.
52:03Peki tam merak ettiğimiz konuda fitoterapi burada nasıl devreye giriyor?
52:07Bitkisel tıbbi bitkilerle tedavi.
52:10Şimdi bakın fitoterapiyle ilgili her zaman söylediğimiz bir şey var.
52:13Fitoterapi sadece işte kanserde, kısırlıkta kullanılan bir tedavi yöntemi değil.
52:22Doğada o kadar çok zengin bitki çeşidi var ki binlerce, on binlerce.
52:26Her bitkin içerisindeki maddeleri de katarsanız çok çok daha artar.
52:30Yüz binlerce rakam.
52:31Kombinasyon çok.
52:32Bunlarla ilgili hem tarihi birikimiz var.
52:34Fitoterapi gelenekseldir.
52:35Yani İbn-i Sinan'ın, Hipokrat'ın uyguladığı yöntemdir.
52:38Hem de tamamlayıcı bir tıbbi tedavi yöntemidir.
52:42Bunlarla ilgili de tarih boyunca da bilinen bilgiler, günümüzde yapılan birçok araştırmalar,
52:48nörolojik hastalıklarla ilgili olarak da fitoterapinin ne kadar etkili olduğunu
52:53hem tarihi bilgilerle bize somut geçmiş vesikalarla veriyor,
52:57hem de günümüzün bilimsel bilgileriyle bunu biliyoruz.
52:59Genel sınıflandırma yaparsak, yani şu hastalıkta şu, bu hastalıkta bu değil ama
53:04nörolojik hastalıkların tedavisinde çok önemli bir tedavi yöntemidir.
53:12Tamamlayıcı bir tedavi yöntemidir.
53:13Öncelikle bunu söyleyeyim.
53:15Yani hastalığımız ister felç olsun, bu felçin iyileştirilmesiyle ilgili,
53:20iyileşmesiyle ilgili bir süreç olsun,
53:23ister basit hafıza problemi, konsantrasyon problemi gibi bir basit problem olsun
53:27ya da daha derin, bahsettiğimiz gibi işte felçtir, alzheimer'dır, emez problemi olsun,
53:34bu tip hastalıkların tedavisinde ve hastalıkların iyileşmesinde
53:40olağanüstü güçlü katkıları var.
53:42O yüzden biz söylüyoruz ve diyoruz ki,
53:45bu tip hastalıklarını yaşayan insanlar, yani felç problemi yaşamış kişiler,
53:51iyileşmeyi hızlandırmada fitoterapiden mutlaka istifade etsinler.
53:54alzheimer problemi toplumda çok önemli bir problem düşünün.
53:59Anneniz böyle bir durumda.
54:01Sadece onun için zor değil, ona bakan ailedeki herkes için zordur.
54:05Emez, özellikle genç insanlarda, çalışan insanlarda,
54:08bir annede, belki de bir şirket yöneticisinde ortaya çıkan problemler.
54:13Fitoterapi, birçok programda da söylediğimiz şey,
54:18yenileyici bir tedavidir.
54:19Yani tıbbi bitkiler içerisindeki maddeler,
54:24doku yenileşmesinde etki eden maddeleri içerir.
54:29Sekonder metabolit dediğimiz,
54:31bu özel maddeler o kadar çok farklı mekanizmalarla,
54:35yani ben genel sınıflandıracağım,
54:38mesela ne dedik?
54:39Felç dedik.
54:39Damar sertliğinin ve damar tıkanıklığının giderilmesine sağladığı katkılar ile,
54:43daha bu hastalığın oluşması aşamasında da etkili olur.
54:48Daha sonradan sinir harabiyetleri oldu.
54:51Diyelim ki damar tıkanıklığı ve felçte,
54:54veya Alzheimer'da,
54:56veya MS'de, işte kılıflarda harabiyet oldu.
54:59Bu harabiyetlerin oluşmasını engellemede,
55:04oluşan harabiyetin iyileştirilmesinde,
55:07doğrudan iyileştirici etkileri devreye sokuyor.
55:11Sinirin kendisini yenilemesi.
55:13Önlemesi peki?
55:14Önlemesi de var.
55:15Öncesi de önemli.
55:15Önlemesi de var.
55:17İyileştirilmesi de var.
55:18Tamam.
55:18Yani bu hastalıkların Alzheimer'da da olsun,
55:21MS'de de olsun,
55:23tabii farklı mekanizmaları var.
55:24Ama enflamasyon çok önemli bir mekanizmadır.
55:27Enflamasyonun iyileştirilmesi çok önemli.
55:30Hem felçte,
55:32hem de diğer hastalıklarda,
55:34beyin dokusundaki,
55:35her sinirin birbiriyle bağlantı noktalarındaki iyileşme,
55:40biz buna sınaplik plastiste diyoruz.
55:43Yani evet bir problem oluştu.
55:45MS'de böyle bir problem oluştu.
55:46Alzheimer'da protein birikmeleriyle ilgili bir problem oluştu.
55:51O sinir sinire temasın iyileşmesi.
55:55Neuroplastiste dediğim şey,
55:56beynin hasarlı yerlerini,
55:58beynin sağlam yerlerinin görevi üstlenmesi.
56:02Yani nöbet değişimi gibi.
56:03Bu da önemli.
56:04Otofajinin devreye girmesi,
56:06özellikle beyin hastalıklarının iyileştirilmesinde,
56:10yani beyni ilgilendiren problemlerde,
56:13yani MS olsun,
56:15Alzheimer olsun,
56:16felç olsun,
56:17beyinde büyüme faktörlerini devreye sokmak.
56:21Yeni beyin hücrelerinin,
56:24özellikle beynin bazı bölgelerinde,
56:25yeni beyin büyüme mekanizmalarını devreye sokmak,
56:29kök hücreler üzerinden hücrenin devreye sokması,
56:33otofajinin devreye girmesi mesela.
56:35Otofajinin devreye girmesi,
56:36özellikle Alzheimer'da,
56:38Alzheimer'da kötü proteinlerin hücrelerde birikmesi,
56:42sinir hücrelerinde birikmesi var.
56:43Bunun iyileştirilmesinde faydalı.
56:45Kan beyin bariyeri dediğimiz bir şey var.
56:47Beyni, kan ile beyin arasında bir bariyer vardır.
56:50Kötü toksik maddelerin beyine gelmesi,
56:53beyinde bütün bu harabiyetleri, bozulmaları, tetikler.
56:57Kan beyin bariyerinin iyileştirilmesi,
57:00pek çok nörolojik hastalıkların iyileşmesinde faydalı.
57:05Mesela MS dedik,
57:06otoimmün bir hastalıktır.
57:08Otoimmün bağış sisteminin,
57:10yani bağışıklığın dengesizliğinin düzeltilmesi,
57:14MS'in iyileşmesinde önemli rol sayılar.
57:18Kısacası demek istiyoruz ki,
57:19o kadar çok farklı mekanizmalarla,
57:22ağır metallerin uzaklaştırılması,
57:25antioksidan etki, anti enflamatuar etki,
57:28dediğim gibi enflamatuar süreçlerin durdurulması,
57:32çok ayrı, yenileyici, doğrudan etki mekanizmalarıyla,
57:37felç rahatsızlığında,
57:39Alzheimer rahatsızlığında,
57:41MS rahatsızlığında,
57:42ve psikiyatrik hastalıklarda da,
57:45depresyonda da,
57:46fitoterapinin etkinliği son derece yüksektir.
57:49Diğer tedavileri aksatmadan,
57:51bu tedavi yönteminden de istifade etsinler.
57:53Son mesaj geldi, güzel mesaj geldi.
57:56O zaman programı bu güzel mesajla,
57:57yine noktalayalım hocam.
57:59Çok teşekkür ediyorum.
57:59Ben teşekkür ederim.
58:00Kıymetli, birbirinden önemli bilgileriniz için,
58:02çok kıymetlisiniz.
58:03Söylediğiniz her şey çok kıymetli.
58:05Umut olmaya,
58:06hocamla birlikte,
58:07bütün bu tedavi yöntemlerini,
58:10haftalarca anlatmaya devam edeceğiz.
58:12Bugünlük bizden bu kadar.
58:12Yarın görüşürüz, hoşçakalın.