Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 ay önce
Döküm
00:00Bir alkış alırım ya.
00:04Efendim Bircan Barile sabah kahvesi gördüğünüz gibi başladı.
00:07Burada zorla kendini alkışlatan sonucu.
00:10Buradaki şu yaşadığım rezilisi anlatamam.
00:12Beni alkışlayın bak çok alkışın yayına başlıyorsun falan diye yalvar yakar.
00:16Ama gördüğünüz gibi.
00:22Ya çok teşekkür ediyorum.
00:24Ne varsa kıymetli ekip arkadaşlarım da var.
00:25Çıkabiliriz teşekkürler.
00:27Alkış gerçeği geldi efekti diye.
00:28Efendim günaydın sabah kahveniz başladı.
00:31Hani benim kahvem?
00:33Selengecim.
00:35Ya bu Selenge'nin montlarına hasta oluyorum.
00:37Bayılıyorum ya.
00:38Gerçekten çok teşekkür ederim sana kıyamam.
00:41Bir gün size anlatacağım bu işin gerçeğini.
00:43Efendim kahvelerinizi aldıysanız sabahkahvesi.tv'ye fotoğrafla beraber beni izlediğini göster.
00:50Ben de sana hediyeler göndereyim.
00:53Harika bir program sizleri ve beni bekliyor.
00:56Yine soru bombardıları tutacağım.
00:58Harika konuklarım var.
01:00Ekip arkadaşlarımın tek tek ellerine sağlık.
01:02Biz başlıyoruz.
01:04Hadi gidelim.
01:06Efendim tekrar günaydın sabah kahveniz başladı.
01:09Çok kıymetli bir konuğum var.
01:11Yanımda göz hastalıkları cerrahisi uzman operatör doktor Sadun Yalçın hocam hoş geldiniz.
01:15Hoş bulduk.
01:15Teşekkür ederim.
01:16Her sorunun çok önemli olduğunu bildiğim için hızlıca başlamak isterim.
01:20Olur efendim.
01:20Buyursunlar.
01:21Göz hastalıklarında kök hücre uygulamaları ilk ne zaman başladı?
01:25Kök hücre tedavisini yaparken hastalarımız hep bir çekince içinde.
01:28Ya bu tedavi yeni.
01:30Acaba kendini ispatladım mı?
01:31Hep bu çekinceyle bize soruyorlar.
01:33Hayır kök hücre tedavisi 2000 yılından beri kullanılıyor.
01:36Nereden baksanız 25 yılı var.
01:38İlk etapta 2000'li yıllarda korne hastalıklarında kimyasal yanıklarda başladı.
01:43Sonuçlar çok iyi olunca 2010 yılında Amerika ve Japonya'da retina hastalıklarına başladı.
01:49Çünkü retina hastalıklarının tedavisi çok zor.
01:52Çünkü inanılmaz sinirsel bağlantılar var orada.
01:54Özellikle embiyonik kök hücre ve pluripotent kök hücrelerden retina pigment epiteli üretilerek sarı nokta hastalığına çok iyi sonuçlar alındı.
02:04Ama bu hücrelerin kanser yapma ihtimaliyle karşı insanlarda bir çekince oldu.
02:09Daha sonra 2015 yılından itibaren yeni doğan bebekten alınan göbek kordonundan alınan mezanşimal hücreler herhangi bir yan etkisi olmadan hem retina hastalıklarında hem glokom hastalıklarında hem de korne hastalıklarında 10 yıldır güvenli.
02:25Kullanılıyor.
02:26Endişelenecek bir şey yok.
02:27Yeni değil.
02:27Tecrübesi olan ama yenilenebilen bir yöntem.
02:30Peki sinirleri nasıl etki ediyor?
02:32Mesela ne tür etkileri var?
02:34En önemli soru bu.
02:35Çünkü insanlar kök hücreden çok muhteşem şeyler bekliyorlar.
02:39Şu anda kök hücre tedavisi sizin retinanızı yenilemiyor.
02:44Size yeni bir retina vaat etmiyor.
02:45Veyahut da yeni bir optik sinir vaat etmiyor.
02:47En önemli özelliği önce onarıyor sonra koruyor.
02:52Ve en sonunda da size enerji desteği.
02:54Nasıl her gün biz sabah akşam yemek yiyorsak bir enerjiye ihtiyacınız varsa hücrelerinde bir enerjiye ihtiyacı var.
02:59Şimdi ben bunu bizim dinleyicilerimizin anlayacağı lisanla iki türlü örnekle anlatmak istiyorum.
03:04Bir tanesi evinizde bir buzdolabı var.
03:0710 yıllık bir buzdolabı.
03:08Bozuldu.
03:09Biz kök hücre tedavisiyle yeni bir buzdolabı almıyoruz.
03:13Kök hücre tedavisiyle onu onarıp tedavi edip kullanıyoruz.
03:17Ama bazen hastalarımız ya olmuşken yenisini alalım böyle bir tedavi değil.
03:20Ama ileride bu olacak ama şu anda değil 10-15 sene sonra belki.
03:24İkincisi aramanız var gidiyorsunuz aküsü bitti enerjisi bitti.
03:29Ne yapıyoruz?
03:29Sağlam bir araba alıp o aküyü doldurup kendi arabanızı yine kullanmaya devam ediyorsunuz.
03:35Ama insanlarımız böyle ya ben kök hücre oldum yeni bir retinam olsun işte her şey pırır pırır böyle bir tedavi değil.
03:41Onarıcı, besleyici, koruyucu ve size enerji sağlayan bir tedavi mekanizması.
03:48Ama benim şahsi fikrim belki 10-15 sene sonra az önce bahsettiğim o embriyonik kök hücre ve pluripotent kök hücrelerde kanser olma riski eğer telafi edilebilirse
03:58belki yepyeni bir retina nakli meydana gelebilir.
04:01Başka arabadan akü yüklemek deyince aklıma şu soru geldi.
04:05Kişinin kendisinden mi temin edilir?
04:08Kök hücre tedavisi göz branşında kendisinden temin edilmez.
04:12Özellikle ortopedi gibi branşlarda yağ dokusundan alınıyor ama biz kök hücre bankalarından yeni doğan bebeğin göbek kordonundan alıyoruz.
04:20Aşağı yukarı 24 saatte üretiliyor bu hemen üretilen bir şey değil soğuk zincirde alınıyor.
04:25Ve göz immunolojik olarak çok korunaklı bir doku olduğu için ve yeni doğanın bebek kordonunu aldığımız için vücudun bu kök hücreyi reddetmesi mümkün değil.
04:36Daha önceki bu embriyonik de olsun bunlar da bir takım reddetme kanser riski olduğu için biz onu bıraktık.
04:42Şu anda önemli olan şey hekim olarak önce hastaya zarar vermeyeceğiz.
04:46En ufak bir risk bile varsa ben zaten hiçbir zaman hastalarına bunu tedavi tavsiye etmiyorum.
04:50Yeni doğandan alınan bu hücreyi 24 saatte üretiliyor. Herkes gün geliyor. Biz çok 2 dakikalık bir operasyonla gözün içine girmeden yapıyoruz.
04:58Ya yeni etkisi olabilir belki birileri olmayabilir. Bu esnada nasıl oluyor?
05:02Şöyle şimdi hastalarımız az önce bahsettiğim şeyi çok duymuşlar.
05:06Bu işte hocam kanser yapıyor işte çekincelerimiz var gibi.
05:11Şimdi burada evet daha önceki hücreler yapıyordu.
05:152010'daki bu plurupotent. Onlar daha etkiliydi ama.
05:18Tamam yani biz onu kabul ediyoruz. Plurupotent ve embriyonik kök hücreler çok etkili ama ben hastayı kanser yapacağım diye o riski göze alamam.
05:26Bir kere mezanşimel daha yavaş etkili ama riski sıfır.
05:29Bir kere bunu ameliyat ana şartlarında yapıyorsunuz.
05:31Hastaya bir sedasyon, bir diyazemle, morfine rahatlatıyorsunuz.
05:35Toplam bir dakikalık bir işleme.
05:37Herhangi bir ağrısı yok. Herhangi bir sığısı yok.
05:39Gözün içine girmediğiniz için bir enfeksiyon riski yok.
05:42Hastanın gözünü 2 saat kapatıyorsunuz.
05:442 saat sonra istediği yere gidebiliyor hastalar.
05:46Bu da bizim en çok korktuğumuz vücudun bunu reddetmesi.
05:49Çünkü aslında bir dokunaklı, bir nakil bu.
05:52Ama mezanşimel hücre olduğu için ve göz korunaklı bir organ olduğu için benim hiçbir hastamda böyle bir ret reaksiyon olmadı.
05:59Yüksek oranda kabul edildi.
06:01Yüzde yüze yakın.
06:01Çünkü hücrenin yapısı mezanşimel olduğu için çok da uygun oluyor.
06:05Peki bu tedavili neyi amaçlıyoruz?
06:07Yani bu hastalığın hepsi gidecek anlamına mı geliyor bu tedavi?
06:10Kesinlikle böyle bir tedavi değil.
06:12Kök hücre tedavisi rejeneratif, yenileyici bir tedavi.
06:17Az önce saydığım bütün hastalıklar, göz kurulu, retina, işte sarı nokta, şeker hastalığı bunların hepsi ilerleyici hastalıklar.
06:24Yaşla birlikte bir nevi göz yaşlanıyor biyolojik olarak.
06:27Bizim ilk hedefimiz durdurmak.
06:29Ama hastalarımız hep ya daha iyisi, daha iyisi.
06:32Biz diyoruz ki ya önce bir elimizdekinin kıymetini bilelim.
06:34Yani 5 sene önce tedavi önermişim.
06:37Hasta %40 görüyormuş.
06:39Kabul etmemiş, %5'e düşmüş.
06:40Belki 5 sene önce tedavi yapsaydık bunu kök hücreyle o %40'da kalacaktı.
06:44E şimdi ne yapıyor?
06:45Şimdi yaptık o %5'i korumaya çalışıyoruz.
06:47Onun için biz tedavi yaptığımız zaman o %40 %100'e çıkmıyor.
06:52Bir %40 kalsın.
06:53Tabii ki bazı hastalarda görme artışı oluyor, kontrast artışı.
06:56Kontrast çok daha önemli görmeden.
06:58Sadece yorum olarak düşünmeyin.
07:00Görebildiği şeyi daha canlı görebilmek.
07:02Yani işte siyah beyaz televizyonu HD izlemek gibi bir şey oluyor.
07:06Kontrast artışı.
07:07Adam belki yine %40 görüyor ama daha canlı görüyor.
07:10Bu bildiğimiz kontrasta mı?
07:11Kontrast, evet bildiğimiz kontrast.
07:13O açıdan ama ben her zaman hastalarıma şunu söylüyorum.
07:15Kök hücredeki asıl hedef hastalığı durdurmak.
07:18Siz nasıl saç tedavisinde kök hücre yaptığınız zaman yeni sıç çıkmıyor?
07:23Ne yapıyor?
07:24Dökülmeyi engelliyor.
07:26Bizim ilk hedefimiz budur.
07:27Ama bazı hastalarda adam geliyor hastamız.
07:30Üç kişinin kolunda geliyor.
07:32Yapıyorsun ertesi gün metrobüste kendi de gelebiliyor.
07:34Ama biz hiçbir hastaya % şu kadar olur bir garanti böyle bir tedavi değil.
07:39Kesinlikle bitirme değil.
07:40Aslında bir yerde koruma durdurma diyebiliriz bu konuyla ilgili.
07:44Peki çok sık sorulan bir soru ama cevap biliyorum ama sizden duymak isterim.
07:48Bu bir ameliyat mı?
07:49Eskiden ameliyattı.
07:52Özellikle supra-koroidal veyahut da supretinal yöntemler çok ağır yöntemlerdi.
07:57Yani tam tabirle kaş yapayım derken göz çıkıyordu.
08:01Sonra yapılan çalışmalarda intravitral denemişler göz içerisine.
08:05O da tutmamış.
08:06Şu anda yapılan en güncel tedavi subtenon.
08:09Bu bir ameliyat değil.
08:10Yani toplam bir dakikamızı bile almıyor.
08:12Burada önemli olan şey o ince gözün içine girmeden konjüktüvanın altından o bölgeye
08:18onu çok tecrübeyle yerleştirebilmeniz lazım.
08:21Belki bir dakikalık kolay bir işlem ama
08:22çünkü verdiğiniz o bir cc'li köküce dışarıda çıkabilir.
08:26Burada tecrübe önemli.
08:27Dediğim gibi hastaların özellikle gençler biraz sıkıntılı.
08:30Gençlerin ağrı işi çok yüksek.
08:32Mesela 55-60 yaşındaki hastanın hiçbir sıkıntısı olmuyor.
08:35Ama gençler biraz daha sedasyonu fazla verip
08:37hafif bir uyku sersemlik haliyle yapıyoruz.
08:40Hasta zaten 10 dakika sonra bir şey hatırlamıyor.
08:43Biz genelde öğleden sonra yaptığımız hastayı akşam eve taburcu ediyoruz.
08:46Ay muhteşem.
08:47Peki ne sıklıkla?
08:47Ömür boyu mu yapacağız bunu?
08:50Maalesef en can alıcı soru bu.
08:51Çünkü çok suistimal edilen bir konu köküce tedavisi.
08:55Çok sık yapılması kesinlikle doğru değil.
08:58Biz içeriye klasik 10 milyon hücre veriyoruz.
09:01Ve bu hücrelerin
09:02insan gibi bir ömrü var.
09:04Ve biz bunun ne zaman 10 milyon ne zaman öleceğini bilmiyoruz.
09:07Nasıl anlıyoruz?
09:08Yapıyorsunuz.
09:09Geliyor hasta 3 ayda bir kontrol ediyorsun.
09:11Sonuçlar iyi iyi bir yere kadar çıkıyor.
09:13Hastalık ondan sonra ilerlemiyorsa iyiye gitmiyorsa
09:15demek ki hücre ölmüştür.
09:17Tekrar yapalım.
09:18Ömür boyu yapılan bir kere bir tedavi değil.
09:22Ama her ay yapılan bir tedavi değil.
09:24Müdür değil ya.
09:24Bir kere klinikte asla
09:26bizi izleyicilerimize özellikle söylüyorum.
09:296 aydan önce kesinlikle tedavi yaptırmayın.
09:316 ay sürekli yapılan tedaviler genelde ya PRP'dir.
09:34Kendi kanınızdan alan.
09:36Ya da egzozomdur.
09:37Bunların etkinliği çok düşük olduğu için
09:39ve hastayı her ay bir zahmet getirdiği için
09:41ben kendi klinikte hiç yapmıyorum.
09:43Çünkü Ankara'ya uçakla gitmek varken
09:45kimse otobüsle gitmez.
09:46Peki spesifik olmam gerekirse
09:48kök hücre özellikle bu tedavi
09:50hangi retina hastalıklarında kullanılır desem?
09:53Zaten bizim asıl hedefimiz
09:56hep retina hastalıklarını tedavi edebilmekti.
09:59Yani siz glokumu tedavi ediyordunuz,
10:02üveyti ediyordunuz, göz kurulunu ama
10:03retinada böyle elimiz kolumuz bağlıydı.
10:06Burada tüm çalışmalar hep sarı nokta üzerine.
10:09Çünkü dünya nüfusun aşı yaşlanıyor.
10:11Sarı nokta hastalığı çok fazla artıyor.
10:13Hem kuru tipinde hem yaş tipinde kullanıyoruz.
10:16İkinci çok çaresiz kaldığımız hastalık
10:18gece körlüğü.
10:19Maalesef öyle bir sürü daha 10-15 yaşında.
10:21Türkiye'deki özellik akraba evliliğinin
10:22çok olmasından dolayı
10:23genetik gece körlüğünde çok başarılı sonuçlar var.
10:26Stargardt hastalığı yine aslında
10:28gece körlüğüyle kuzen iki hastalık kullanıyoruz.
10:31Kondistropisi dediğimiz gündüz körlüğü.
10:33Yani nasıl gecenin körlüğü varsa
10:34bir de gündüz körlüğü var.
10:35Kondistropisi'nde kullanıyoruz.
10:37Yine dünyada salgın gibi
10:38diabetik retinopati,
10:40işte fast food beslenme tarzında
10:41çok fazla kullanıyoruz.
10:43Yine çok az binden
10:44BES hastalığı, bildiğimiz BES hastalığı,
10:47işte maküler telenjektezi gibi
10:49yani burada amaç
10:50kendini tamir edemeyen,
10:53sürekli ilerleyen,
10:54biyolojik olarak yaşlanan
10:56retina hastalığını durdurmak,
10:58hücreleri koruma altına onarmak.
11:01Yoksa hastalığı tamamen asla tedavi etmiyoruz.
11:06Altını çiziyoruz başından beri.
11:07Peki optik sinir hastalarında?
11:09Optik sinir hastalığı daha da zor.
11:11Çünkü optik sinir gözün arkasından çıkıp
11:14beyne kadar uzanan bir kablo.
11:15Yani sadece gözle alakalı değil.
11:16ve en önemli optik sinir hastalığı
11:18glokom, malum göz tansiyonu.
11:20Göz tansiyonunda çok başarılı sonuçlar var.
11:24Çünkü göz tansiyonunda
11:25ganglion hücreleri,
11:26yani optik sinir oluşturan
11:28ganglion hücreleri,
11:29az önce bahsettiğim gibi
11:30enerjisiz kalıyor.
11:31Bu enerjisiz kalıcı zaman,
11:33arabanın aküsü bitmesi gibi bitiyor
11:34ve ölüyor hasta.
11:35Yani hücre ölüyünce,
11:36sinirde ölüyor ve görmüyor hasta.
11:37özellikle burada hem onarıcı,
11:40hem nöroproteksiyon,
11:41hem de ganglion hücrelerine sürekli enerji verdiği için
11:44glokom da çok faydalı.
11:46Bu ara yine leber çok sık duyduğumuz hastalık.
11:48Özellikle erkeklerde görülen bir hastalık.
11:51Anneden geçen ama sadece erkeklerde görülen ve
11:5310-15 yaşlarında hastayı neredeyse
11:55yasal olarak körlüğe kadar götüren bir hastalık.
11:57Leber'de kullanıyoruz.
11:58Özellikle MS hastalığı malum hepimizin bildiği
12:02MS hastalığında kullanıyoruz.
12:04Bu ara çok sık alkol zehirlenmelerinde
12:06bunlar biliyorsunuz yaşıyorsa,
12:09genelde yaşamıyorsa,
12:10yaşadıkları zaman kör oluyor bu hastalar.
12:11Evet ya.
12:12Hem optik sinirde,
12:13hem de gözün arka,
12:14beynin arka tarafında hasar olduğu için
12:16özellikle alkol zehirlenmelerinde
12:18hem göze,
12:19hem de belden beyne kökücü uygulaması yapıyoruz.
12:21Alkol sağlığa zararlıdır.
12:23Ama çok erken davranmak lazım.
12:25Onu da hani alkol zehirlenmesten sonra
12:27iki senesinde hemen olduğu zaman
12:28bir iki hafta içerisinde
12:29kökücü tedavisini yapmak lazım.
12:31Peki, göz kuruluna da ilgiliyor demiştiniz.
12:34Evet.
12:34Göz kuruluğu çok şey tabii.
12:36Göz kurulunda bir kere ilk seçeneğimiz değil.
12:38Yani göz kurulunda en son,
12:40elimizde en son selam,
12:41onu hemen kullanmıyoruz.
12:43Göz kurulunda iki türlü kullanılıyor.
12:45Bir tanesi az önce bahsettiğim egzozomlar
12:47damla haline getiriliyor.
12:49Aylık şişeler halinde.
12:50Bir de göze enjeksiyon,
12:52subkonjüka dediğimiz enjeksiyonla
12:54vücudun tekrar su üretmesi sağlanıyor.
12:57Ama siz her kuruluğa,
12:59hadi gel size kökücü,
13:00çünkü pahalı bir tedavi.
13:01Evet.
13:02Özellikle kadınlarda,
13:04şögren hastalığı gibi,
13:05romatolojik hastalıklar gibi,
13:07bağ dokusu hastalıklarında,
13:08kuruluk artık,
13:09vücutta hiç su kalmıyor.
13:10Yani onların ağzı falan da kuruyor.
13:12İşte bu tür ağır hastalıklarda,
13:14kökücü tedavisi,
13:15hem damla olarak,
13:16hem de subkonjüka olarak,
13:18en iyi tedavi seçeneği.
13:19Son sorum olsun,
13:20vaktimiz çok az oldu.
13:22Geleceğini nasıl görüyorsunuz?
13:24Bir de siz nasıl uyguluyorsunuz?
13:25Onu merak ettim.
13:26Ben kökücrenin geleceğini,
13:28az önce bahsettiğim gibi,
13:29yeni bir retina nakli gibi görüyorum.
13:31Eğer bu,
13:32emronik kökücülerde,
13:34pulripotent hücrelerin,
13:35kanser yapma riski,
13:38tamamen elimine edilirse,
13:41verirsiniz.
13:42Aynı derinin kabuğu yenilemesi gibi,
13:44yılanın derisinin yenilemesi gibi,
13:46yeni bir retina olabilir.
13:47Belki 10-15 sene inşallah olur.
13:49Biz nasıl uyguluyoruz bunu?
13:50Hastamız geliyor.
13:51İlk bir saatte bütün muayenesini yapıyoruz.
13:54Bir hasar tespit çalışması,
13:55sinirler ne kadar sağlam değil.
13:56Bakıyoruz.
13:57Sonra hastanın kimliğini,
13:58kökücü bankasına atıyoruz.
14:0024 saatte,
14:01bu işte Sağlık Bakanı'nın onayları alınıyor.
14:03Ondan sonra üretimi geliyor.
14:04Ertesi gün geliyor hasta.
14:05Biz hastayı mecburen yatırmak zorundayız.
14:07Yatırıyoruz öğleye doğru.
14:09Öğleden sonra,
14:102-3 gibi alıyoruz.
14:11Akşam da evine gönderiyoruz.
14:13Bu kadar.
14:13Ama mutlaka,
14:15hastalarımızı 3 ay sonra,
14:16kontrolü.
14:17Yani hadi biz size tedavi yaptık.
14:18Git ömür boyu gelme demiyoruz.
14:193 ayda bir mutlaka yakın takip.
14:213 ayda bir mutlaka,
14:22hocamızı bir görünmekte fayda var.
14:25Çok teşekkür ediyorum.
14:25Ben teşekkür ederim.
14:26Kıymetli bilgileriniz için.
14:27Size bir şey itiraf etmek isterim ki,
14:29ben bunu ilk kez duydum.
14:30Doğuştan gözü bozuk bir insan olarak,
14:32sizinle program sonrasında uzun uzun konuşmak isterim.
14:35Sizi uğurlarken sabah kahvemiz devam etsin efendim.
14:38Ama dur hemen rahatsız olmayın.
14:39Biz bir sabah kahvemizi devam ettirelim.
14:42Hocamızı uğurlayalım.
14:45Efendim,
14:45sabah kahveniz tüm hızıyla devam ediyor.
14:48Yanımda,
14:49Doktor Saliha Eren var.
14:51Hocam hoş geldiniz.
14:52Hoş buldum.
14:53Efendim,
14:53bugün,
14:54her aileyi yakından ilgilendiren,
14:57çok önemli bir konu konuşacağız.
14:58Okuma alışkanlığı.
14:59Bence,
15:00çocuğumuzun,
15:01kitapları seviyor mu,
15:03sevmiyor mu?
15:03Okuma alışkanlığı gerçekten var mı?
15:05ya da edinilebilinir bir şey mi?
15:07Hepsini Saliha Hocam'la konuşacağız değil mi?
15:09Uzun uzun.
15:10Hocam,
15:10okuma alışkanlığı nedir?
15:12Çocuğun hayatı boyunca neden bu kadar önemli mesela?
15:15Şimdi,
15:16okuma alışkanlığı dediğimiz şey aslında,
15:18çocuğun kitapla kurduğu ilişkiyi sürekli ve keyifli hale getirmesi gibi düşünebilirsiniz.
15:23Yani,
15:24kitabı,
15:25sadece ödev için değil,
15:26boş zamanlarında da gerçekten eline alıyorsa,
15:29burada birazcık alışkanlıktan bahsedebiliriz.
15:32Ve gerçekten hani okuma alışkanlığı çocuk için çok önemli.
15:35Çünkü çocuğun hani birçok becerisini ve gelişim alanını destekleyebiliyor.
15:39Bunlardan bir tanesi dil gelişimi.
15:41Mesela yeni kelimeler öğreniyor,
15:43kendini daha güzel ifade ediyor.
15:46Ya da hayal gücünü destekliyor.
15:49Çünkü kitaplarda farklı bakış açılarını görebiliyor.
15:52Bununla birlikte duyguları anlamayı öğreniyor.
15:54Yani farklı karakterlerle empati kurabiliyor, örneğin kitaplarda.
15:59Ve en çok da akademik başarıyı da etkiliyor diyebiliriz.
16:02Çünkü sınavlarda hızlı ve doğru soru çözme noktasında kendini biraz daha geliştirebiliyor.
16:08Ve aynı zamanda kelime haznesinin zenginliğiyle birlikte anlam ve düşünme becerisi de gelişiyor.
16:15Tüm bunları düşündüğümüzde,
16:16evet hani okuma alışkanlığı gerçekten çocuk için oldukça önemli.
16:20Kitap seçerken,
16:22yani mesela ailelerin kitap seçimi de çok kıymetli.
16:24Nelere dikkat etmeliyiz?
16:26Onu da merak ediyoruz.
16:27Şimdi kitap seçmek evet bu noktada çok kıymetli.
16:30Çünkü yanlış seçtiğimiz bir kitap gerçekten hani okumaya karşı soğutabilir.
16:35Gerçek güzel ve doğru bir kitap seçersek de kitapla olan bağını daha da güçlendirebiliriz.
16:41Nelere dikkat etmeliyiz?
16:42Öncelikle yaşına ve gelişim seviyesine uygun olmalı.
16:45Burada hani küçük yaşlarda biraz daha bol resimli ve kısa metinlerden bahsederiz.
16:51Yaş ilerledikçe metnin artmasından bahsederiz.
16:53Yani buradaki resim ile metin arasındaki denge önemli.
16:58Bununla birlikte çocuğun ilgi alanına göre de olmalı.
17:01Yani uzayı seviyorsa örneğin, özellikle o ilk zamanlar,
17:04uzayla ilgili kitaplar, hayvanları seviyorsa hayvanlarla ilgili kitaplar olmalı.
17:09Ve tabii ki çocuğun anlayabileceği bir dilde olmalı.
17:12O yüzden de hani yaşına uygunluktan bahsediyoruz.
17:15Ve bununla birlikte doğru mesaj içermesi de hani önemli temiz içerik açısından.
17:21Bir de çocuğun kendi kitabını seçmesi de aslında önemli.
17:24Yani sizin küçük yaşlarda sunduğunuz seçenekler arasından hani bir tanesini kendi seçerse,
17:30ben seçtim ben okudum.
17:31Aslında bu onun hani içsel motivasyonu daha da artırarak okumaya karşı ilgisini de artırır diyebiliriz.
17:39Yani biz birkaç seçenek vereceğiz.
17:42Onun önünden kendisini seçmesini isteyeceğiz.
17:44Evet, evet.
17:44Bu önemli bir tiyo mesela.
17:46Sonuçta bunu sen seçtin, sen okuyacaksın.
17:48Çünkü küçük yaşlarda biz biraz daha hani içerikleri de kontrol ettiğimiz için,
17:52onlara bu anlamda rehberlik edebiliriz.
17:55Peki, diyelim okumayı sevmiyor.
17:59Panik mi yapmalıyız?
18:01Ne yapacağız biz aileler olarak?
18:03Yani şimdi okumayı sevmek evet erken yaştan itibaren hani başlatabiliyorsak gerçekten çok daha keyifle ilerlediğimiz bir süreç olacak.
18:10Şimdi şunu söyleyebilirim.
18:12Zorlamakla aslında kitap sevdiremeyiz.
18:15Yani bu hani kitap ilişkisini zedeleyebilir.
18:17Kitap okuma sevgisini gerçekten hani baskıdan ziyade biz böyle merakla, keşifle ve gerçekten sevgiyle yapmalıyız.
18:23Bunu yapabilmek için de neler yapabiliriz?
18:27Başta da az önce de söylediğim aslında seçim özgürlüğü.
18:30Ondan biraz bahsettik.
18:31Hani buna yer vermek çok kıymetli.
18:34Bununla birlikte kısa ve hani kolay bitebilecek kitaplar, yaşına göre ilerlemek yine önemli.
18:40Çünkü bitirdiği zaman hani motive oluyor olacak.
18:43Yine günlük hayatla bağdaştırabiliriz.
18:45Mesela kitabınızda bir kek tarifi var okuduğu kitapta.
18:49Hadi birlikte o keki yapalım dediğinizde günlük hayatla bağdaştırmış olur.
18:52Ya da bir doğayla ilgili bir kitap okuyorsunuz.
18:56Doğa gezisine çıktığınızda hatta böyle gezide bir şeyler toplayıp onu sonra etkinliğe çevirdiğinizde diyelim ki yapraklarla bir sanat etkinliği gibi.
19:05Bu anlamda günlük hayatıyla bağdaştırmaya başladıkça kitaplar daha da fazla ilgisini çekebilir.
19:10Yine oyunlaştırmak çok etkili.
19:13Yani kitaplardaki karakterleri tanımaya yönelik oyunlar oynanabilir.
19:20Ve kitap kulübüne katılmak aslında bu da hani çok keyifli bir süreç.
19:23Benim kendi yönettiğim de kitap kulüpleri oldu.
19:25Özellikle çocuklar okumayı öğrendikten sonra akran grubuyla beraber birlikte katıldıkları kitap kulübünde kitabı birlikte inceliyorlar, birlikte sorguluyorlar, yeni kitaplar keşfediyorlar, yazar konuklar oluyor.
19:41Bu da hani akranla beraber süreci çok keyifli hale getirebiliyor.
19:46Rutinler çok önemli.
19:47Hep bahsediyoruz.
19:48Gerçekten hani yaşına uygun bir rutin içerisinde ve tutarlı bir şekilde ilerlemek önemli.
19:54Onun dışında yine kitapları görünür kılmak.
19:57Yani birlikte bir kitap köşesi hazırlanabilir.
19:59Ve özellikle ona hazırlık sürecinde onunla birlikte yaparsanız o bölümü böyle kendine ait hisseder.
20:06Ve kitaplar dağıtılsın, raflara tekrar dizilsin.
20:09Bu anlamda da biz ebeveyn olarak olabildiğince hani esnek olursak hani kitaplarla beraber çok daha keyifli vakit geçirecektir.
20:17Rol model olmak.
20:19Yani biz ebeveyn olarak eğer kitap okumuyorsak hani çocuğumuza hadi oğlum kızım kitap oku demek de çok doğru değil.
20:27Rol model olmak da önemli.
20:29Şöyle bir şey yaşadım hocam.
20:31Ben çok uzun süre, çok seyahate gidiyorum.
20:35Yani hep de uçakla gittiğim için her seyahatte bir kitap alıyorum ve yatmadan önce mutlaka başucumda kitabı görüyor.
20:43Ve bir iki sayfada zaten ben okumak için kitap, uyumak için kitap okuyorum gibi bir şeyim.
20:47Bir iki sayfa okuduğumda o bu sefer kendi okuyamasa bile gidip eline kitap almak istiyor.
20:53Aynen.
20:53Okuyamıyor, kendi kendine çok güzel bir model oluyorsunuz orada ona.
20:57Evet ya demek ondan.
20:59Mesela okumayı bilmiyor şu anda saygı ama kitabı dokunuyor sanki böyle o da uyurken kitap okuyormuş gibi bir havalara giriyor falan.
21:05Aynı zamanda resimlere bakıyordur.
21:07Evet.
21:07Resimleri kendince bazen yorumlayabilir.
21:09Bunlar zaten adım adım aslında alışkanlığı geliştiren şeyler.
21:13Yine bunlarla beraber yine kitaba karşı olumlu duygular beslemesine de yardımcı olabiliriz.
21:19Yani bir kitap bitirdiğinde minik bir kutlama, belki böyle küçük bir rozet oluşturmak sürece dair çok daha onun istekli olmasını sağlayabilir diye düşünüyorum.
21:28Peki çocuklar rutinleri sever dediniz.
21:32Yaşa uygun okunma rutinleri mesela nasıl olmalı?
21:35Şimdi rutinleri evet çocuklar severler ve bu anlamda da aslında alışkanlıklar da çok güzel bir şekilde oturur.
21:43Burada biraz daha seçim uygulama ve rutin üçlüsünden beraber bahsetmek istiyorum.
21:47Çünkü hani okuma rutinleri de yaşa göre farklılık gösteriyor.
21:52Biz aslında doğumdan itibaren çocuklarımıza gerçekten kitap okumayı sevdirebiliriz.
21:57İlk altı aya baktığınızda çocuklar siyah beyaz renklerden hoşlanırlar.
22:02O yüzden bizim kalın kartonlu siyah beyaz kitapları burada tercih etmemiz gerekir.
22:07Ve rutin içerisinde yaptığımız uygulamalarda mesela yer zamanında karşısına geçip ona o kitabı gösterebiliriz.
22:13Ve aynı zamanda dokunmasını temas etmesini isteyebiliriz.
22:18Ve hani bebekler böyle çok hızlı kitap okumasından hoşlanmazlar.
22:22Bu anlamda böyle yavaş yavaş tane tane okumakta fayda var.
22:27Aynı zamanda hani bebeklerle olan rutinimizde eğer sizin anlattıklarınızı, o an kitaptan söylediklerinizi dinlemesini istiyorsanız,
22:33genel anlamda bunu gün içerisindeki birçok diliminde hep onunla konuşabilirsiniz.
22:40Yani yemek yaparken, bezini değiştirirken, hani her dilimde onunla hep sohbet ederseniz, o kelimeleri hep duyarsa,
22:47siz kitap okurken de yine sohbet ediyormuş düşüncesiyle aslında sizi çok daha yine ilgiyle dinleyecektir diye düşünüyorum.
22:54Bebeklerle olan rutinde ki sonrasında da yine biraz daha etkisi var.
22:59Ses tonu çok önemli.
23:01Hani sesinizi değiştirerek yine kitabınızı okuyabilirsiniz, ilgisini çekmek için.
23:06Ki 0-1 yaş döneminde bile aslında çocuklar kitaplarını seçebilirler.
23:11Yani ne yapabilirsiniz?
23:12Kitaplarınızda olan kitaplardan, diyelim ki o gün 3 kitaptan bir tanesini okumak istiyorsunuz.
23:19Ama o 3 kitaptan birini ondan seçmesini isteyebilirsiniz.
23:22Onun seçip getirdiği kitabı, hani size vermesi ve hani bu anlamda sizin onu okumanız daha çok hani ilgiyle dinlemesini sağlayabilir.
23:31Evet o yaşta sonuçta oradan bir kitabı kendi seçip size getirmesi gibi.
23:36Hatta buradaki rutinlerinizde özellikle parmak kuklaları ve el kuklalarını kullanabilirsiniz.
23:42Ne kadar çok hani merak uyandırırsanız aslında o kadar çok ilgiyle dinler diyebiliriz.
23:47Ses tonumuz bile ne kadar önemli burada değiştirerek mesela işte kedinin sesini taklit ederken bir tık daha ince, köpekle daha kalın.
23:53Aynen, aynen kesinlikle.
23:55Bu dönemde hani kalın sayfalı, kumaş dokulu, hani dokun hisset kitaplarını kullanabiliriz.
24:00Ve yine baktığınızda rutinlerin bu rutin uygulamaları yaparken de bebeğimizle hani uyku öncesi, gün ortasındaki dilimlerde belki beslenme öncesi ya da sonrası kitaba bu anlamda yer verebilirsiniz.
24:15Sonrasındaki süreçlerde baktığınızda 2-3 yaş döneminde artık kitap okurken kelimeleri de işaret etmeye başlayabiliriz.
24:26Yani hayvanları gördüğümüzde hayvanları işaret edebiliriz, insanları gördüğümüzde insanları işaret ederek okuyabiliriz.
24:32Bu daha fazla yine merakını ve ilgisini çekebilir uygulama sırasında.
24:36Ve hani çocuğun fikrini almak da çok önemli.
24:40Mesela aslan çok üzgün görünüyor, neden üzgün olabilir, sen ne düşünüyorsun gibi sorular sormak da.
24:47Hem onun fikrini almış olursunuz hem de konuşturmuş olursunuz.
24:51Kitaba karşı onun hani ilgisini daha da artırabilirsiniz.
24:54Bununla birlikte aslında kitap okurken çocuğumuzun ne kadar çok ilgisini çekebilirsek, ne kadar çok merak uyandırabilirsek,
25:05çocuğumuz da o kadar çok hani kitaba karşı dikkatini sürdürebilir diye düşünüyorum.
25:10Artık böyle karalamalarda yavaş yavaş çizimlere göre döndüğü için kitap sonrasında diyelim ki bir elma var, onu çizmesini isteyebilirsiniz.
25:20Hani kitap sonrası yaptığınız etkinlikler de aslında kitapla olan hani bağını biraz daha güçlendirebilir.
25:264-6 yaşa geldiğimizde biraz daha burada resimli kitaplar çok daha ön planda oluyor.
25:31Resimlerden tahmin etmeler başlıyor.
25:34Sessiz kitaplar yine bu dönemde çok fazla ilgilerini çekiyor.
25:38Yani içinde yazı olmayan kitaplar.
25:40Buradaki hani resimlere bakarak hani hayal kurabiliyor, düşüncelerini ifade edebiliyor.
25:45Kendi hikaye yazabilir.
25:45Evet kendisi yazabilir o resimlere bakarak.
25:48Oradaki giriş gelişme sonuç gibi olguyu kendi yaratabilir.
25:52Siz beraber onunla birlikte yapabilirsiniz.
25:54Hadi gel birlikte deneyelim diye çeşitli sorular sorarak yönlendirebilirsiniz.
25:59Ve artık kitapları gerçekten gerçek hayatla da birleştirebilirsiniz.
26:03Mesela biz oğlumla uzaya karşı böyle çok ilgi duyduğumuz zamanlarda uzayla ilgili.
26:11Uzayla ilgili kitaplar okurken çok hani ilgi duyduğu için biz ne yapmıştık?
26:16Uzay ve Havacılık Merkezi'ne gidip hani incelemeler yapmıştık.
26:20Ve sonrasında uzayla ilgili daha farklı kitapları da okumak istemişti.
26:24İlgisi daha da bu anlamda beslenmişti.
26:26Yine bu dönemde mesela kendi yaptığı resimlerle hikaye oluşturabilir.
26:31Bir kitap oluşturabilirsiniz resimlerden.
26:34Birleştirebilirsiniz çok rahatlıkla onları.
26:36Ve sonrasında o hikayeyi söylerken siz yazabilirsiniz.
26:40Böyle kendisi bir kitap oluşturmuş olur.
26:42Ve bu dönemde aslında kitaba karşı ilgi arttıkça bir bakıyorsunuz ki bir gün kitabı alıp hani size
26:49bu kitabı ben sana okumak istiyorum diyor.
26:51Aslında örneğin okumayı bilmiyor.
26:53Ama hani orada resimlere bakarak bir yandan da sizin o kitapla ilgili söylediğiniz cümleleri hatırlayarak
26:59gerçekten kitabı baştan sona kadar çok rahat hani size okuyabildiğini görebiliyorsunuz.
27:05Bu gerçekten sevgiyle ve ilgiyle bu noktaya kadar gelebildiğini düşünüyorum.
27:11Biraz daha büyüdüğümüzde 7-8 yaş grubunda aslında bağımsız okumalar başlıyor.
27:17Burada biraz daha hani günde böyle 10-15 dakika okumalar hani bağımsız okumaları onlar için yeterli olacaktır.
27:24Ama sonrasında yine bizim sorular sorarak hani bu bölümde diyelim ki sence sonrasında ne olacak
27:30varsayalım ki gibi sorularla yine çocuklarımızın anlam becerisini de desteklemek adına ebeveyn olarak bu anlamda eşlik edebiliriz.
27:40Biraz daha büyüdüklerinde artık 9 yaş sonrasına geldiğimizde kendi yolculuklarını çiziyorlar.
27:47Burada da biz ebeveyn olarak neler yapabiliriz?
27:49Biraz daha farklı türlerde kitap tercih edebilmeleri için rehberlik edebiliriz.
27:55İşte bilimdir, mizahtır gibi farklı türlere yönlendirebiliriz.
28:00Aslında genel olarak baktığımızda ailecek birlikte evde bir ritüel oluşturmamız çok önemli.
28:06Kitap okuma alışkanlığı açısından.
28:09Uyku öncesi birlikte okuduğunuz 10 dakikadan sonra bile bugün en çok hangi kısmı sevdiğin gibi sorular sorarak
28:16hani birlikte kitap üzerinden sohbet edebilirsiniz.
28:19Biraz daha şöyle düşünmek lazım.
28:20Yani küçük yaşlarda birlikte, büyük yaşlarda bağımsız ama aslında paylaşarak kitap okumayı desteklemeye devam ediyoruz.
28:29Bazen ebeveynler soruyor işte hocam bir türlü kitap okutamıyorum, ne yapmalıyım?
28:36Şimdi baktığınızda 10 yaş sonrasında bu ritüeli oturtmak biraz daha zor olabilir.
28:42Çünkü kitap okuma sevgisi bu alışkanlık hani bir günde olan bir şey değil.
28:46Gerçekten sabırla ilerlemek gerekiyor.
28:48O yüzden aslında baştan beri anlattığımız doğumdan itibaren olan bu ritüellere eğer uyarsak çok daha keyifle hani bu süreci ilerletirler.
28:57Tabii sonrasında da alışkanlık yine edinilir ama bunun için ebeveyn olarak da gerçekten hani sabırla ve model olarak onlara destek olmalıyız diye düşünüyorum.
29:06Çok teşekkür ediyorum kıymetli bilgileriniz için.
29:09Herkes şimdi ister istemez siz böyle konuştuktan sonra çocuklarını bir gözlemlemeye başlayacak.
29:13Ve bir anda kitap seçimleri, kitap köşeleri oluşturulmaya başlayacak.
29:18Çok teşekkürler kıymetli bilgileriniz.
29:20Bizim için çok değerli gerçekten.
29:21Ben teşekkür ederim.
29:22Efendim programımız tırhızıyla devam ediyor.
29:24Efendim sabah kahveniz devam ediyor.
29:29Yanımda ortopedi ve travmatoloji uzmanı operatör doktor Abdurrahman Vural var.
29:33Hoş geldiniz hocam.
29:34Hoş bulduk.
29:35Ve tabii ki uzman hemşire Ömer Faruk Atalay.
29:38Hoş geldiniz Ömer Bey.
29:39Hoş bulduk.
29:40Hoş bulduk.
29:40Sizinle tatsız konular konuşuyoruz.
29:42Bu sizi de üzüyor.
29:43Ama bir de gerçekler var.
29:44Hatta oranlar var değil mi?
29:46Evet.
29:46Bugün biraz daha tatsız bir konu konuşacağız.
29:49Hazırsanız başlıyoruz.
29:51Başlayalım.
29:51Ben hazırım da sizin bunları anlatıyor olmanız da tabii çok merakla bekleyecek ekran başında bu hastalar var.
29:58Evet.
29:59Değil mi?
29:59Mesela bugün halk arasında sıklıkla duyduğumuz diabetik ayak yarası sonrası ayak kesimini konuşacağız.
30:07Bu kararı nasıl veriyorsunuz?
30:12Şimdi tabii bu toplumda çok büyük bir yara aslında.
30:17Evet.
30:19Birçok kişide şeker var ve birçok kişinin korkulu rüyası diyebilirim.
30:24Neredeyse herkesin ya eşinde dostunda akrabasında böyle bir şeyle karşılaşıyorlar.
30:30Burada tabii ayağın kesilmesi kararının verilmesi oldukça zorlu.
30:34Açıkçası birçok yerde hastalar bize hocam işte biz falanca yere gittik ve orada ayağımızın kesilmesi gerektiği söylendi şeklinde geliyor.
30:45Şimdi tabii ki doğru ya da yanlış diye ayırmak da burada hani çok kolay değil.
30:52Ama tabii eğer doğru teknikler kullanılırsa ayağı her zaman kesilmesi gerekmeyebilir.
31:00Burada ayağın kesilmesi kararını yani en özetle şöyle söyleyebilirim ki bir tarafta hastanın hayatı var.
31:07Diğer tarafta da işte ayağın kesilmesiyle hastanın hayatını kurtarabileceksek yani en kolay öyle anlatabilir.
31:12O zaman hastanın ayağının kesilmesi söz konusu olabilir.
31:16Yani hastanın ayağının kesilmesi hastanın hayatını kurtaracaksa iş o noktaya gelmişse artık ayaktaki enfeksiyon vücuda sirayet etmişse.
31:23Son raddede.
31:24Son raddede evet ayağın kesilerek kurtarılması yani hastanın kendinin kurtarılması söz konusu olabilir.
31:30Ama bunun dışında yani hastanın hayati tehlikesi yok ise o zaman bütün konsantrasyonumuzu ayaktaki yaraların tedavisine odaklıyoruz.
31:41Tekrar söylüyorum ayağın kesilmesi sadece hastanın hayati tehlikesi varsa söz konusu.
31:47Onun haricinde çoğunlukla var gücümüzü de ayağı kurtarmak için elimizden geleni yapıyoruz.
31:52Ama zaten hastalar bunun bilgisini bile alsa yani ayağınızın kesilme olasılığından bile bahsedildiğinde hastalar zaten çok alert oluyor.
32:00Ve hemen zaten farklı bir arayışa giriyorlar.
32:04Çünkü bu son çare olmamalı.
32:06Çok yüksek bir enfeksiyon kapma durumu yoksa vücuda değil mi?
32:10Tabii ki işte dediğim gibi yani iş artık vücuda sirayet edip de hayatı tehdit edecek noktaya gelmediyse mutlaka biz her şeyi deniyoruz ayağı kurtarmak için.
32:20Her şeyi deniyoruz.
32:21Neyi deniyoruz?
32:23Mesela tedavi yöntemleri, şekilleri.
32:25Şimdi burada diabetik ayak yarasında en önemli nokta ilk etapta enfeksiyon.
32:29Çoğu hasta enfeksiyon, akıntı, koku özellikle çok kötü kokulu hastalar geliyor.
32:33Çok ciddi enfeksiyon olan.
32:35İlk etapta hemen onu yok etmemiz gerekiyor.
32:37Çünkü o akıntı ve koku hem hastayı hem hasta yakınlarını çok kötü etkileyen bir durum.
32:45Dolayısıyla hemen o enfeksiyonu uzaklaştırıyoruz da bunu ameliyatlar ile başarabiliyoruz.
32:49Bununla birlikte işte yancıl problemlerin de hastanın şeker hastalığı sadece ayağı etkilemiyor.
32:55İşte böbrekler, kalpler yani bunlar tamamı bütün organlara giden işte kan akışları, beyin vesaire bunların hepsi birlikte değerlendiriliyor ve bunlar tedavi ediliyor.
33:09Bununla birlikte özellikle ayağa giden kan akışı burada çok kritik.
33:13Aslında birçok hastada ayağın kesilmesi sürecine orada gidiliyor.
33:19Ayağa giden kan damarları tıkandığı zaman çoğu yerde ayağın kesilmesi gerektiği söyleniyor ama burada şöyle bir ayrıntı var.
33:27Bu hastaların damarları bir günde tıkanmıyor.
33:30Yavaş yavaş tıkanıyor bu damarlar.
33:33Ve böyle olduğu zaman da kılcal damar dolaşımı dediğimiz yan dolaşımlar artmış olabiliyor.
33:39Dolayısıyla bazı hastalarda şunu görüyoruz yani ayak damarları tıkalı bile olsa doku kanlanması dediğimiz yani ayağın kendi kanlanması kötü olmayabiliyor.
33:48O yüzden tekrar söylüyorum yani eğer hastanın genel durumunda çok kötü değilse biz mutlaka hastayı tekrarlayan seferler bile olsa ameliyat ederek bu enfeksiyondan kurtarıp yarasını da iyileştirip kendi ayağıyla yürür vaziyete getirmeyi hedefliyoruz tedavide.
34:04Peki teşekkür ederim hocam.
34:06Ömer Bey şimdi bu işin yaralarını konuşacağız.
34:11Diabetik ayak yaralarında yara bakımı için öncelikli ya da özellikli kullandığınız ürünler var mı?
34:16Evet şimdi yarada enfekte alanlar temizlendikten sonra orada gözde görülmeyen yine de bir enfeksiyon süreci devam ediyor.
34:25O süreci yönetmek için birçok farklı şey oluyor.
34:28İşte enfeksiyon doktorlarımız zaten antibiyotik tedavisiyle burada bizi destekliyor oluyor ama lokal yara bölgesinde enfeksiyon tekrar oluşmaması için de belli başlı ürünler veya cihazlar kullanmak mutlaka gerekiyor.
34:40Temel yara bakım ürünlerinden en çok halk arasında duyulanlar işte gümüş içerikli örtüler olabiliyor.
34:47Oradaki enfeksiyonu gidermek için evet yara örtüleri.
34:50Allah Allah gümüş mü?
34:51Evet.
34:52Allah Allah ay neler duyuyorum ya.
34:53İçerisinde gümüş emdirilmiş özel örtüler oluyor.
34:56Neden acaba gümüş iyi mi geliyor bu işe?
34:57Gümüş enfeksiyonun kontrolünde ciddi bir etken baskılamak adına bir etken ama dediğim gibi bunlar sadece destek olarak yapılıyor.
35:06Yani bir antibiyotik tedavisinin hiçbir zaman yerini tutmuyor.
35:09Hasta hem antibiyotik tedavisini alıyor hem de lokal olarak o bölgenin işte temizlenmesi ve temizlendikten sonra pansuman sürecinde de oradaki akıntıyı emecek, enfeksiyonu hapsedecek, kontrol edecek özel örtülerle veya işte cihazlarla bu süreci yönetmeye çalışıyoruz.
35:27Güzel bak bir de şimdi ben bir gümüş örtü de ekledim şimdi.
35:29Yalnız bütün bunları söylüyoruz ama kesinlikle bir uzman kontrolünde ve bilinçli şekilde yapılması gerekiyor.
35:36Yara bakımının diye altını mutlaka çizelim.
35:38Müdahale yani bizde de şey vardır ya belki siz de dikkat ediyorsunuzdur.
35:42Bir kere görünce ben bunu yaparım ya.
35:45O ne en yanlış yani yani hiçbir şey sağlıktan daha kıymetli değil.
35:50Peki yarada enfeksiyonu azaltılması ve kontrol edilmesi için ne tür cihazlar kullanıyoruz?
35:58Cihaz kısmı biraz daha teknolojik.
36:01Burada negatif basınç dediğimiz vakum dediğimiz özel tedaviler var.
36:05Bunlar işte steril süngerlerin yara içerisindeki alanlara yerleştirilip bütün işlem bu arada steril olarak yapılması gerekiyor ama steril sünger yerleştirip bir cihaz yardımıyla akıntının sürekli çekildiği bir mekanizmaya bağlıyorsunuz.
36:19Bir hortum oluyor hastanın yanında bir cihaza bağlanıyor.
36:22O sürekli akıntıyı çekip cihaz yanındaki toplama kabının içerisine aktarıyor.
36:26Burada hem yara bölgesinin içerisinde akıntılı olan enfekte doku hiçbir zaman yara üzerinde kalmamış oluyor.
36:33Sürekli cihaz alıyor onu.
36:35İkincisi negatif basınç oluşturduğunuz zaman oradaki kanlanmayı da arttırmış oluyorsunuz.
36:40Çünkü orası sürekli olarak bir devir daimi sağlamış oluyorsunuz damarlarda, kılcal damarlarda.
36:45Böylelikle iki tane farklı işe yaramış oluyor.
36:48Onun dışında bazen yara çok güzel granüle dediğimiz temiz kanlı canlı bir hal alıyor ama epitelizasyon aşamasına geçemiyor.
36:56Yani deri kapatmıyor.
36:58Açık bir yara kalıyor.
36:59O oluştuğu zaman da onun için mesela plazma cihazı dediğimiz bir cihaz var.
37:04Plazma cihazları da o bölgede epitelizasyonu hızlandırmak için kullanılan, iyileşmeyi hızlandıran, derinin gelmesini sağlayan cihazlar.
37:11Esitik dikiler değil.
37:12Evet evet tamam değil mi o?
37:13Evet o mor ışıklı gördükleriniz değil.
37:15Değil.
37:16Bunlar isimleri benzer çünkü temel mantık aynı plazmayı kullanarak yapıyor.
37:22Tamam iyileşmeyi.
37:23Ticari isimlerini söylememek için cihazın adını söylemiyorum çünkü direkt bir markayı işaret ediyor.
37:28Bu plazma uyguladığımız yara için olan plazmayı uyguladığımız bir cihazla o bölgeye uygulama yapıyoruz.
37:34Onun dışında birçok farklı da kanlanmayı arttıran veya işte enfeksiyon yönetiminde kullandığımız cihazlar var.
37:41Ama en aktif kullanılan süreci kolaylaştıran uygulaması hasta açısından bizim açımızdan konforlu ve güzel olan ürünler çoğunlukla bunlar oluyor.
37:52Evet güzel.
37:53Şimdi bir şey merak ediyorum.
37:56Bu yaralar ne boyutta?
37:59Boyutunu gerçekten merak ediyorum.
38:00Bana gösterebilirsiniz.
38:01Çok farklı olabiliyor yani ayak bölgesi olursa kaplayan oluyor.
38:06Burada aslında önemli nokta şu yani yaranın dışarıdan gördüğünüz boyutu çok da önemli değil.
38:12Burada her hastaya da verdiğimiz örnek var yani buzdağının görünen yüzü olabiliyor.
38:17Yani siz dışarıdan belki küçücük işte bir santime bir santimlik yara gibi görebiliyorsunuz ama bazen o içeriden çok yayılmış ilerlemiş olabiliyor.
38:26İşte bu noktalarda MR tetkikleri vesaire ya da röntgen gibi içeriği de görebileceğimiz hem yumuşak dokuda hem kemikteki yayılımını görebileceğimiz tetkikler gerekebiliyor.
38:35Yaramız küçük diye de hani aman nasıl olsa bu iyileşir demeyelim içeride volkan kopuyor olabilir diyor.
38:41Kesinlikle evet kesinlikle.
38:43O yüzden yara boyutu önemli tabii ki ama derinliği içeri ne kadar yayıldı bu da çok önemli bizim için.
38:50Peki yarada kullanılan büyüme faktörleri nelerdir?
38:53Büyüme faktörlerinin uygulamaları çoğunlukla aslında doktorlarımız tarafından yapılıyor.
38:59Ama ticari isimlerini söylemeden en azından temel materyallerini söyleyelim.
39:04Vücudumuzda olan EGF dediğimiz epitermal growth factor dediğimiz hücrelerin büyümesinin çoğalmasını sağlayan özel ilaçlar var.
39:13Bunlar dışarıdan sentezlenip hazırlanıyor.
39:16Yara bölgelerine uygulanıyor.
39:17Burada yaranın büyümesi sağlanıyor.
39:19Ama artık EGF'lerde yaklaşık 3-4 yıl öncesine kadar çok aktif kullanılırken şu anda artık kök hücreler ön plana çıkmaya başladı.
39:28Peptitler ön plana çıkmaya başladı.
39:31Bunlar hem yan etki anlamında çok çok az.
39:33Çünkü çoğunlukla bebeğin kordon kanından, sünnet derisinden temin edilebiliyor.
39:39Ya da işte peptitler temin ediliyor, oluşturuluyor, hazırlanıyor.
39:42Ve yara bölgesini uyguladığınız zaman alerji riski çok daha düşük oluyor.
39:47Hastanın alerji riski bizim için çok çok önemli.
39:49Çünkü hastaların bünyesi zaten o kadar zayıf ki EGF'ler özellikle ciddi sıkıntılar yaşatabiliyordu bizi.
39:56Bunlar biraz daha öncelikle artık elimizi kolaylaştıran, yara iyileşmesini hızlandıran özel uygulamalar oluyor.
40:02Peki hocam, diabetik ayaklara baktığımızda MR'da mesela ne görüyorsunuz?
40:07Kemiğe değmiş mi?
40:08Artık kemikte enfeksiyon almış mı?
40:10Nasıl bir şey görüntü?
40:11Aslında en çok bakmaya çalıştığımız şey o.
40:13Yani yara yüzeyel mi yoksa daha derinde kemik dokuya sirayet etmiş mi?
40:17Çünkü eğer kemik dokuda bir enfeksiyon varsa, yani kemiğin içine mikrop yerleştiyse,
40:22kemiğin içerisindeki mikrop sadece antibiyotikle ya da diğer yardımcı yöntemlerle çıkmıyor.
40:28Mecburen o kemiğin içerisi cerrahi olarak girip o mikroplu alanın temizlenmesi
40:33ve yerine uygun tedavilerle özellikle antibiyotikli bazı ürünlerle doldurulması gerekiyor ki kemik enfeksiyonu temizlensin.
40:41Eğer kemik enfeksiyonu temizlenmezse dışarıdaki yaranız belki küçülür küçülür kapanır tekrar açılır.
40:48Küçülür küçülür kapanır tekrar açılır.
40:50Tertemiz olacak.
40:51Birçok hasta bunu yaşıyor.
40:52Yani hocam benim yaram küçülüyor küçülüyor sonra tekrar patlıyor açılıyor.
40:56Küçülüyor tekrar patlıyor açılıyor.
40:57Burada çoğunlukla altta yatan bir kemik enfeksiyonu atlanıyor.
41:00O yüzden MR çektiğimizde aslında bunu çok kolayca saptayabiliyoruz.
41:03Eğer kemikte bir enfeksiyon varsa zaten içerideki siz kemikteki enfeksiyonu kuruttuğunuz anda
41:09zaten yara kendiliğinden otomatik kapanıyor ve bir daha kesinlikle açılmıyor.
41:12O yüzden hastaları biz yarayı gördüğümüz zaman daha önce de söyledim.
41:17Yani yara küçük dahi olsa mutlaka MR çekerek içerideki dokulara ne kadar sirayet etmiş
41:22bunu görmeye çalışıyoruz.
41:23Çünkü bu tedavimizi çok değiştiriyor.
41:25Özellikle kemik doku enfeksiyonlarında tedavi bir anda değişebiliyor.
41:30Yüzyel yaralar her zaman ameliyat edilmeyebilir.
41:33Yani çeşitli yara bakım ürünleriyle özellikle bu teknolojinin gelişmesiyle birçok alet kullanıyoruz burada.
41:40Bunlarla yüzyel yaraları kapatmak aslında kolay.
41:43Bizim burada baktığımız şey aslında daha derinde.
41:46Yani bizim cerrahi yapmamızı gerektirecek bir şey var mı?
41:48Bunu araştırıyoruz.
41:50Varsa da bunlara müdahale ediyoruz.
41:51Yani tamamen dolayı.
41:52Ya korkarak soracağım da.
41:54Mesela yaşı var mı?
41:56Bu işin yaşı tabii şöyle.
41:58Yani şeker hastaları...
42:02Hani şeker hastalığı biliyorsunuz tipleri var.
42:04Tip 1 ve tip 2.
42:05Tip 1 olanlar çok daha çocukluk yaşında başlayanlar var bu işe.
42:08Evet yani dolayısıyla doğuştan şeker hastası olanlar var.
42:11Dolayısıyla bunlar da süreç çok daha genç yaşlarda olabiliyor.
42:15Yani 30'lu yaşlarda bile ayaklarına çok ciddi sorunlar olan hastalar olabiliyor.
42:21Ya da daha erken başlangıçlı tip 2 hastalarda da yani genel 40'lu yaşlarında gördüğümüz oluyor.
42:26Ama genel olarak 50'li 60'lı yaşlarda gördüğümüz problemler diyebilirim.
42:30Yani şeker hastalığına bağlı ayak problemlerini genelde bu yaşlarda görüyoruz.
42:34Geçtiğiniz haftalarda sizlerle sohbet ederken program sonrasında ya keşke hani ben çok korkuyorum ve hep tetikliyorum.
42:44Keşke hani sizler gibi hep kontroller yapılsa, keşke bu kadar bilinçli olunsa gibi bir şey söyleriz.
42:52Neden muzdaripsiniz?
42:53Niye böyle bir şey söylediniz?
42:56Kontroller aksatılıyor mu yoksa farkında mı değiller?
42:59Farkındalık düşük.
43:00Yani toplumda çoğu insan geçeceğini düşünüyor.
43:07Ya hocam geçer diye düşündüm diyor.
43:10Ya da işte hocam ben şekerimi yükseliyor ama bana hiçbir etkisi yok diye düşündüm diyor.
43:15Dolayısıyla böyle bir bilinçsizlik hali var.
43:17Yani şeker hastalığına karşı toplumumuzda biraz hafife alma durum var.
43:21Ya şeker ne olacak herkes de var gibi davrananlar da var.
43:24Çünkü şeker hastalığı aslında biraz beyni de etkiliyor.
43:29Direkt siniri de bir şey söylerim.
43:31Çok sinirle yapıyor herkese.
43:33Yüzde yüz öyle ve aslında biraz da belki hastalığın kendine karşı da umursamazlık geliştiriyor.
43:39Yani hastanın ayağında kocaman yara var.
43:41İyileştirmeye çalışıyorsunuz.
43:43Bazen hasta ediyorsunuz ki dikkat etmeniz lazım.
43:45Şekerin de bak ayak hani yaranız var diye.
43:49Hasta hiç baklavalar börekler devam yani.
43:52Sigarasını içme devam.
43:52Sigara içme devam.
43:53Yani şimdi bu ama bunun altında yatan da bir sebep var.
43:56Bu insanların gerçekten beyinleri de etkileniyor şekerden.
44:00Yani iyileşemeyeceğini mi düşünüyor acaba?
44:01Sağlıklı düşünemiyorlar.
44:02Yani o karar verme mekanizmaları da bozuluyor.
44:05O yüzden bu insanların tedaviye uyumu da çok zor.
44:08Yani bizim en çok zorlandığımız konulardan biri de bu aslında.
44:11Hastanın uyumu.
44:12Yani hastaların tedaviye uyumu da düşük oluyor bu yüzden.
44:15O yüzden mutlaka zaten biz genelde hastayla konuştuktan sonra yakınlarıyla da çok yakın iletişim kurup onların da süreci içine dahil etmeye çalışıyoruz.
44:26Yoksa hastanın tek başına bu süreci yönetmesi de oldukça zor bu konuda.
44:30Aslında diabeti olanlarda bu tarz yaralar oluyor ama bu yara diabet olmayana bulaşır mı?
44:36Hayır bulaşıcı bir şey değil.
44:38Yani yara sağlıklı erişkinlerde de olabilir tabii ki.
44:41Ama onlarda çok özellikli durumlarda ya da çok özellikli mikropların yol açtığı şeyler olabilir.
44:47İyileşimi daha kolay.
44:47Ve onların süreçleri çok daha farklı ve aslında daha kolay gidiyor.
44:51Ama şeker hastalarında bahsettiğimiz bu hazırlayıcı sebepler çok yoğun olduğu için onlarda süreç çok daha uzun ve kötü.
44:57Çok teşekkür ediyorum.
44:59Rica ederim.
44:59Bu sohbetiniz için.
45:01Programımız devam ediyor.
45:02Haftaya inşallah biraz daha tatlı konular konuşuruz diyeceğim ama sizde de hiç öyle konular yoktur gibi geliyor.
45:09Ne diyorsunuz var mı?
45:10Yo yo tabii ki var.
45:10Var mı?
45:11Allah aşkına birazcık.
45:12Şimdi diabetik ayak sorunları tabii ki çok tatsız konular.
45:15Tatsız konular gerçekten.
45:16Ama aslında toplum tarafından da en çok bilinçlendirilmeye ihtiyaç değil.
45:19Kesinlikle öyle.
45:20Yoksa işte ortopedinin ilgi alanı kireçlenmeler, işte menişküs yıstıkları vesaire hem çok daha keyifli aslında birçok kişi de daha çok ilgilendiren konular ama artık o konular toplumda neredeyse herkes biliyor.
45:34Yani komşular, eş dost herkes biliyor.
45:36Ama bu şeker yaraları gerçekten toplumda bilincin en çok kazanılması gereken alanlar.
45:42O yüzden biz de bu alana eğilmeye çalışıyoruz.
45:44Umarım bir işe yarıyor.
45:46Çok iyi yapıyorsunuz.
45:46Çok teşekkür ediyorum.
45:47Rica ederim.
45:48Efendim o zaman programımız devam ediyor.
45:50Efendim Hacan Bali ile sabah kahveniz devam ediyor.
45:54Yanımda çok kıymetli hocam, fitoterapist, doktor Hakan Özkul var.
45:57Hocam hoş geldiniz.
45:58Hoş bulduk.
45:59Teşekkürler.
46:00Geçmişte kalan sorularım var.
46:02İzleyicimize söz verdik.
46:03Onun devamı onu getireceğiz.
46:05Sonra yepyeni bir konuya geçeriz ama.
46:07Fitoterapi ile alakalı şöyle bir durum var.
46:10Kanser kök hücresinde fitoterapinin yeri nedir desem?
46:15Şimdi kanser kök hücresini ben çok sıkça programlarda dile getiriyoruz.
46:19Evet.
46:20Çünkü çok önemli bir konu.
46:22Çok da bilinen bir konu değil.
46:24Ben bu konuları ilk gündeme getirmeye başladığımda bu da nereden çıktı diyenler de olmuştu.
46:30Ama sağ olsun şu anda birçok kişi bunun ne kadar önemli olduğunu, yani tıp camiasını kastediyorum, ne kadar önemli olduğunun herkes şu anda farkında.
46:40Farkındalık gittikçe daha da çok artıyor.
46:42Kanser kök hücresi dediğimiz şey şu, kanser hücreleri, bu pek çok kanser için de geçerli, yani meme kanseri için de geçerli, akciğer kanseri için de geçerli, mide barsak ve diğer pankreas kanserleri için de geçerli.
47:01Kanser hücreleri birbirinin aynı nitelikte değil.
47:06Kanser hücreleri içerisinde daha az oranda olmakla beraber, yüzde iki, üç neyse bazı hücreler var.
47:17Bir, biz buna kanser kök hücreleri diyoruz.
47:20Bu hücreler diğer kanser hücrelerinden farklı.
47:24Nedir farkları?
47:26İşte yaptıkları işler onları çok önemli ve farklı kılıyor.
47:31Bir, bu hücreler kanser hücresi üretiyorlar.
47:36Yani kanserin anaç hücresi diyebiliriz.
47:40Kanser hücresi üreten hücreler.
47:43Bu hücreler, bu hücreler kanser hücresine dönüşüyorlar.
47:48Ürettikleri hücreler.
47:50Adeta kanser hücresi yumurtluyorlar.
47:52Öyle düşünebiliriz yani.
47:53Eyvah, eyvah.
47:54Dolayısıyla kanserin kaynağı, kökü kelimesi de aslında buradan kaynaklanıyor.
48:01Kök niçin önemli?
48:03İşte dikenin kendisini kesersiniz ama kökünü kurutmazsanız...
48:08Yeni diken çıkar.
48:09Yeniden diken çıkar.
48:10İşte kanserde de olay bu.
48:12Kanser hücreleriyle mücadele etmek, onları yok etmek önemli.
48:17Ama onları yok ettiniz, kökü duruyor.
48:21Bu kanser kök hücreleri duruyor.
48:23Diken, yani kanser oradan tekrar büyür.
48:26Evet.
48:27Bu, bu hücrelerin bir özelliği.
48:30Bu hücreler sürekli kendilerini de yenileyen hücreler.
48:35Yani hem kendisini yeniliyor, yani yeni kanser hücresi haline geliyor.
48:39Hem de kanser hücresi üretiyor.
48:41Ama tehlikeli bir başka yönü de kanser hücresi üretirken tek tip kanser hücresi de üretmiyor.
48:51Tehlike burada.
48:54Yani bir meme kanserinin içerisinde meme kanser kök hücresi var.
49:01Bu meme kanser kök hücresi tek tip meme kanser hücresi de üretmiyor.
49:06Öyle mi?
49:07Birçok.
49:08Meme kanserinin bile birçok hücresi var.
49:10Bu kanserde heterojenite dediğimiz, yani farklı kanser hücrelerinin görülmesini karşımıza çıkartıyor.
49:20Yani aynı meme kanserinde farklı meme kanser hücrelerini görüyoruz.
49:26Bunun tehlikesine bir kısım hücreler bir tedaviye cevap verirken,
49:32bazı hücrelerde herhangi bir tedaviye dirençli olabiliyor.
49:37O yüzden bakıldığında kanserde tedavi oldunuz şu veya bu şekilde.
49:43Kanserde bazı yerlerde gerileme oldu.
49:46Çünkü tedavi tam isabet etti diyelim.
49:49Ama başka nitelikteki kanser hücreleri o tedaviye dirençli, uygun değil.
49:56Farklı nitelikte onlar o tedaviden fayda görmedi ve büyümeye devam etti.
50:01O yüzden bazı yerde küçülmeler varken, bazı yerlerde büyümelerin olmasında en önemli şey bu kanserdeki heterojenite.
50:12Bu heterojenitenin sorumlusu kim?
50:15En önemli sorumlularından bir tanesi, heterojenitenin oluşmasındaki en önemli sorumlulardan bir tanesi işte bu kanser kök hücreleri.
50:24Başka?
50:25Bu kanser kök hücreleri epitel mezanşimal geçiş özellikleri yüksek hücreler
50:30ve dolayısıyla metastaz yapma güçleri yüksek olan hücreler.
50:38Bezanşimal'i tekrar söyleyelim ne olduğunu.
50:40Yani normal bir kanser hücresinden adeta zombileşerek hareketli damarın içerisine sızabilecek nitelik kazanmasıdır kanser hücresinin.
50:51Sanki yeni bir sınırlı gibi.
50:51Evet yeni bir formata dönüşüyor.
50:54Yenileniyor gibi.
50:55Ve o formatıyla beraber kanser hücresi damarların içine girebiliyor.
51:01Sızıyor adeta.
51:02İşte bu kanser kök hücrelerinde bu özellikler çok fazla.
51:06Dolayısıyla metastazdan da bunlar sorumlu.
51:10En çok metastazdan da kanser kök hücreleri sorumlu.
51:15Başka?
51:16Kanserin tekrar etmesinde nüks dediğimiz kanserin yeniden tekrar etmesinde bitti zannediyoruz.
51:25Her yerde kanser temizlendi.
51:28Ama o küçük hücreler o sinsi kanser hücreleri yani kanser kök hücreleri hastalığın yani kanserin yeniden nüksünden de sorumlu olan hücreler.
51:40Kısacası bu hücreler varsa başımız ağrıyacak demektir.
51:46Kanseri tam bitirmek kökünü tam kazımak için işte bu kanser kök hücreleriyle mücadele çok önem çok önem arz ediyor.
51:55Peki bunların mücadelesinin diğer kanser hücrelerden farkı mı var?
52:02Evet var.
52:03Bu hücreler mesela klasik kemoterapi ve radyoterapiye biz kanser hücrelerini öldürsün diye alınan tedaviler.
52:12Evet.
52:12Bu hücreler yani kanser kök hücreleri radyoterapi ve kemoterapiye diğer kanser hücrelerinden çok daha fazla dirençliler.
52:23Dolayısıyla yok edilmeleri devre dışı bırakılmaları çok daha zorluk arz ediyor.
52:33Artı bu hücreler kendi içlerinde yani hani ben katil uzman katil diyorum yani bir yetiştirilmiş katil vardır bir de katil yetiştiren katil vardır.
52:44Terörist yetiştiren terörist bu hücreler o kadar güçlü savunma mekanizmalarına sahipler ki zarar veriyorsunuz DNA'sına zarar veriyorsunuz ölsün diye tedavilerin amacı budur.
52:57Evet.
52:57DNA'sının kendisi yeniliyor.
53:00Kendi kendini tamir ediyor.
53:03Aldığı ilaçları kemoterapi ilaçlarını dışarıya kusuyor atıyor.
53:09Kendini koruyor.
53:10Evet.
53:11Yani diyor ki bu el bombası bana geldi ama ben bunu yutarsam yuttum içimde tutarsam patlayacak beni öldürecek.
53:18En iyisi kusayım.
53:19En iyisi kusayım.
53:20Uyanık.
53:20Yok yani çok çok çok enteresan adeta yapay zeka ile donatılmış enteresan hücreler bunlar.
53:29Dediğim gibi vücudun özellikle mikro çevresinde kanser mikro çevresinde yeni damar oluşturulmasında da bu hücreler önemli rol oynuyorlar.
53:42Kısacası tam bir baş belası olan hücreler.
53:44Kanserle gerçek mücadele bu hücrelerle de mücadeleyi mutlaka göz önünde bulundurmaya gerekiyor.
53:52Evet çok dirençli olduklarını söyledik.
53:54Pitoterapi ile ilgimize bu kanser kök hücrelerine gelirsek pitoterapi işte bu hücrelere ve kanserin kendisine karşı tıbbi bitkileri kullanma olayı.
54:05Evet geleneksel ve tamamlayıcı bir tıbbi tedavi yöntemidir.
54:08Pitoterapi tıbbi bitkilerle yapılan bir tedavi yöntemidir.
54:11Dünya Sağlık Örgütü'nün onayladığı, Sağlık Bakanlığı'nın onayladığı bir tedavi yöntemidir.
54:17Batı'da da Avrupa'da da yani Almanya'sı, İtalya'sı, İngiltere'si o kadar çok oralarda pitoterapinin ilgili alakalı olduğunu bilseler bizim insanımız.
54:29Der ki ne kadar biz geç kalmışız pitoterapiyi anlamada ve uygulamada bunu kendimize söyleriz yani.
54:35Bir görsek onlarda ne kadar ileriye gittiğini.
54:38İşte fitoterapi tıbbi bitkileri kullanıyor tedavide.
54:43Kanserle ilgili olarak tıbbi bitkilerle yapılan birçok araştırmada tıbbi bitkilerin kanser hücresinin çoğalması, yayılmasını engellemedeki faydalarını,
54:54birçok yönlü metastazı engellemedeki faydalarını, kanserin oluşumu ile ilgili faydalarını yani oluşmasını engelleme ile ilgili faydalarını,
55:04kişinin vücudunun direncini arttırılmasına kattığı faydaları, bağışıklıkla ilgili faydaları birçok bilimsel araştırma bize gösteriyor zaten.
55:13Bunlar da zaten pitoterapiyi yani tıbbi bitkileri kanser hastalarında da kanser hastalığıyla mücadelede de ne kadar önemli olduğunu bilimsel araştırmalarda bize söylüyor.
55:26Klinikte hastaların sağladığı, uğradığı yani elde ettikleri faydalar da bunun zaten ne kadar bizim için kıymetli olduğunu gösteriyor.
55:34Ama kanser kök hücreleri ile ilgili olarak da yapılmış pek çok bilimsel araştırma var.
55:40Kanserin kökü olan bu hücrelere yani kanser kök hücrelerine hangi tıbbi bitkilerin etkili olduğunu,
55:48onların oluşmasını, hareketlerini, o bahsettiğimiz süreçleri, tehlikeli şeyleri nasıl yaptığı ve bunları nasıl engellediğine dair mekanizmalarını biliyoruz.
55:58Yani kanserin köküne etkili olan tıbbi bitkileri ve bu bitkiler içerisindeki etkili sekonder metabolit dediğimiz özel bitkisel maddeleri biz biliyoruz.
56:11Hangi dozlarda kullanılırsa, hangi kanserin köküne yani meme kanser köküne farklı bir strateji, akciğer kanser köküne farklı bir stratejiyi uygulamanız gerekiyor.
56:24Biz fitoterapi protokollerini yani fitoterapistler olarak tecrübemiz neyi gerektiriyor?
56:32Kanserle mücadelede çok yönlü bir tedavi stratejisini önümüze koymamız ve uygulamamızı gerektiriyor.
56:40Hem kanserin kendisine karşı hem kanserin muhatabı olan kişiyi güçlendirmek, onun bağışıklığını desteklemekle ilgili bir yaklaşımı ortaya koymak,
56:50hem de kanserin kökünü kurutmak için kanserin kökü olan bu hücrelerle mücadelede etkili protokolleri de uygulamak fitoterapinin çok önemli bir özelliği.
57:04Tabii ki bu kanser kök hücresi yine mücadele için pek çok ilaçlar da geliştiriliyor.
57:11Bunun önemi yakın çağımızda fark edildiği için bununla ilgili de bir sürü çalışmalar yapılıyor.
57:17Niye? Çünkü bu hücrelerle mücadele kanserin kökünü kazınmak için çok önemli.
57:23İşte biz diyoruz ki kanserin kökünün kazınması çok önemlidir, gereklidir, hastalıktan kurtulmayı sağlayacak en temel hususlardan bir tanesidir.
57:33Bunda da etkili tıbbi bitkileri, fitoterapi protokolleriyle bu konuda eğitimli, bu konuda sertifikalı, başta bir hekimin kontrolünde yapılmak suretiyle kanser kök hücresini eğer hedeflerseniz,
57:49alnının ortasından tabiri caizse vurursanız ne olur?
57:52Hastalar için çok önemli bir fayda sağlamış olur.
57:57O yüzden diyorum ki özellikle evre 4 kanser tip durumunda bu kanser kök hücreleri çok önemlidir.
58:07Evre 4'e kanserin oluşmasında gelmesinde etkili, hastalığın nüksetmesinde de etkili olan hücreler olduğu için
58:15bunlarla mücadelede mutlaka ben fitoterapi protokollerinden de yani fitoterapiden de faydalanılmasını hastalar için büyük bir avantaj olduğunu,
58:26açıkçası büyük bir gereklilik olduğunu düşünüyor ve bu geleneksel ve tamamlayıcı tıbbi tedavinin onlara faydalı olacağına inanıyor ve bunu tavsiye ediyorum.
58:37Tam programın zamanını bitirdiniz. Sizinle beraber programı da bitirdik.
58:41Efendim haftaya ne istiyorsanız söyleyin, ben de hocama sorayım.
58:47O zaman yarın görüşürüz, hoşçakalın.
İlk yorumu siz yapın
Yorumunuzu ekleyin

Önerilen