İslami şahsiyeti oluşturan ve onun devamını sağlayan esaslar büyük bir saldırı altında. Şahsiyeti oluşturan esaslar nelerdir? Şahsiyetimizi nasıl koruyacağız gibi pek çok soruya cevap bulacağınız “İslami Şahsiyet” programı Serdar Yılmaz ile sizlerle.
Programımızın beşinci konusu "Delil Bahsi Şer'î Delil"
- Delil nedir?
- Delillerin vakıası nasıldır?
- Şer'i delillerin çeşitleri nelerdir?
- Matlubi haber nedir?
- Tasavvur talebi nedir?
- Usulcülerin delil tanımı ile fakihlerin delil tanımı arasındaki fark nedir?
- Akli ve nakli delil nedir?
- Kat’î delil ve zannî delil nedir?
- Delillerdeki bu katilik ve zannilik nasıl olur?
- Delaleti kati yada zanni nedir?
- Zan yolu ile gelmiş ve zan ifade eden delillere itibar edilir mi?
- Akideyi ilgilendiren bir hususa delil getirmek, Şer’î hükme delil getirmekten farklı mıdır?
- Ahad haber akide de delil midir?
Ve daha pek çok konu ile yayındayız...
İslami Şahsiyet 1. Ders "İslam Kültürü" youtu.be/-7uPRtFNqSA
İslami Şahsiyet 2. Ders "Fıkıh Usulü" youtu.be/y_QlZVPrSJ4
İslami Şahsiyet 3. Ders "Hüküm Konusu" youtu.be/m4gB1psNe3k
İslami Şahsiyet 4. Ders "Şer'î Hüküm Ve Çeşitleri" youtu.be/FD0U5YRuxr0
#islam #sohbet #SerdarYılmaz #değişimitakipedin #değişimdevamediyor #muslim
Serdar Yılmaz'ın hazırladığı "Hayata Yöne Veren Mefhumlar" programına aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.
HAYATA YÖN VEREN MEFHUMLAR
Değişim TV'yi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
✔️ http://twitter.com/DegisimtvKD ✔️ http://facebook.com/degisimtv.kd ✔️ http://instagram.com/degisimtv
Değişimin medya portalı degisim.tv http://degisim.tv/kategori/20/islami-...
Programımızın beşinci konusu "Delil Bahsi Şer'î Delil"
- Delil nedir?
- Delillerin vakıası nasıldır?
- Şer'i delillerin çeşitleri nelerdir?
- Matlubi haber nedir?
- Tasavvur talebi nedir?
- Usulcülerin delil tanımı ile fakihlerin delil tanımı arasındaki fark nedir?
- Akli ve nakli delil nedir?
- Kat’î delil ve zannî delil nedir?
- Delillerdeki bu katilik ve zannilik nasıl olur?
- Delaleti kati yada zanni nedir?
- Zan yolu ile gelmiş ve zan ifade eden delillere itibar edilir mi?
- Akideyi ilgilendiren bir hususa delil getirmek, Şer’î hükme delil getirmekten farklı mıdır?
- Ahad haber akide de delil midir?
Ve daha pek çok konu ile yayındayız...
İslami Şahsiyet 1. Ders "İslam Kültürü" youtu.be/-7uPRtFNqSA
İslami Şahsiyet 2. Ders "Fıkıh Usulü" youtu.be/y_QlZVPrSJ4
İslami Şahsiyet 3. Ders "Hüküm Konusu" youtu.be/m4gB1psNe3k
İslami Şahsiyet 4. Ders "Şer'î Hüküm Ve Çeşitleri" youtu.be/FD0U5YRuxr0
#islam #sohbet #SerdarYılmaz #değişimitakipedin #değişimdevamediyor #muslim
Serdar Yılmaz'ın hazırladığı "Hayata Yöne Veren Mefhumlar" programına aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.
HAYATA YÖN VEREN MEFHUMLAR
Değişim TV'yi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz
✔️ http://twitter.com/DegisimtvKD ✔️ http://facebook.com/degisimtv.kd ✔️ http://instagram.com/degisimtv
Değişimin medya portalı degisim.tv http://degisim.tv/kategori/20/islami-...
Category
📚
LearningTranscript
00:00Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillah, Esselatu ve Selamu ala Resulillah, Emmerat, Esselamu aleykum ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.
00:17Kerem kardeşlerim, İslami şahsiyet derslerimizin bu haftaki bölümünde şer'i delil konusunu ele alacağız inşallah.
00:26İslam fıkıh usulündeki şer'i delilleri tek tek incelemeye geçmeden önce delil nedir, delillerin vakası nasıldır ve şer'i delillerin çeşitleri nelerdir bunların üzerinde durmak istiyorum.
00:43Öncelikle çok sık kullandığımız delil kavramının tanımını yaparak başlayalım.
00:49Kardeşlerim, delil kelimesi biliyorsunuz ki Arapça bir kelimedir ve sözlükte yol gösteren ve kendisinde delalet ve irşad bulunan şeydir diye tarif edilir.
01:01Yani doğru sonuca götüren ve ulaşmak istediğiniz şeye, ulaşma yolunu size irşad eden, gösteren şeye delil denilir.
01:12Bu delil kelimesinin sözlük anlamıdır.
01:14Istilahi anlamı ise ki bizim konumuzla alakalı tanım, istilahi tanımıdır.
01:21Usul alimlerinin ve fakihlerin kullanımında iki şekilde tarif edilmiştir.
01:26Birincisi, usul alimlerinin yani dinin ve hükümlerinin asılları ile ilgilenen alimlere göre delilin tanımı şudur.
01:37Matlubi haberin yani haberle talep edilen şeyin ilmine ve bilgisine kendisi aracılığıyla ulaşılan şeydir diye tanımlar usulcüler delili.
01:49Bir de fakihlerin yani fıkıhçıların ıslahında delil tanımı vardır ki o da şudur.
01:57Matlubi habere yani haberle talep edilen şeyin kendisine sahih bir nazarla, doğru bir bakışla ulaşmayı mümkün kılan şeydir diye tarif edilir fakihler tarafında.
02:12Şimdi bu iki tanımı ve arasındaki farkı açmak istiyorum ki böylece usulün delilleri ile fıkhın delilleri arasındaki farkları anlayabilelim.
02:27Bu hususta biraz detaya gireceğim ama bu delil tanımlarını ve aralarındaki farkı anlamamız çok önemlidir.
02:37Zira ileride şer'i delil olan şeyleri ve delil olmadığı halde delil zannedilen şeyleri işlediğimizde aralarındaki farkı anlamamız için bu önemlidir.
02:52Şimdi öncelikle iki tanımda da matlubu haber, matlubi haber yani haberle talep edilen şey ibaresi geçti dikkatinizi çektiyse.
03:08Şimdi usulcüler haberle talep edilen şeyin ilmine kendisiyle ulaşılan şeydir diye tanımlamışlardı delili.
03:17Fakihler ise haberle talep edilen şeye sahih bir inceleme, doğru bir bakış ile ulaşılan şeydir diye tanımlamışlardır.
03:29Bakın iki tanımda da haberle talep edilen şey matlubi haber ifadesi geçiyor.
03:37Önce bunu anlayalım.
03:39Ne demek bu?
03:39Kıymetli dostlar bu ıstılahları ortaya koyan alimler talep edilen şeyleri tasavvur talebi ve haber talebi şeklinde ayırmışlardır.
03:55Tasavvur talebi bir şeyin hakikatini tanımlamakla birlikte zihinde onu canlandırabilmek ve tasavvur etmektir.
04:07Örneğin size birisi tek bir kelime olarak kainat dediğinde ya da kainat kelimesini duyduğunuzda
04:17kainatın anlamı ve onun mahiyeti hakkında sizin zihninizde bir şey canlanır.
04:26İşte kainat kelimesini duyduğunuzda ya da kullandığınızda zihninizde canlanan şey tasavvurdur.
04:35Yani kainat nedir?
04:37İşte yıldızlar topluluğudur.
04:40Aynı şekilde insan, hayat, ölüm, işte güneş, ay, yıldızlar, ağaçlar gibi duyduğunuz her tekil ve müfret kelime hakkındaki bilgi tasavvurdur.
04:55Mesela yine yaratılmış kelimesi tekil olarak bir tasavvurdur.
05:03Yaratılmış kelimesini duyduğunuzda bunun anlamının varlığı kendisinden olmayan ve sonradan yoktan var edilmiş şey manası zihninizde tasavvur edilir.
05:17Ancak siz bu tekil lafızların anlamlarını tasavvur ettikten sonra birini diğerine nispet ettiğinizde buna tasdik ve yalanlama da dahil olur.
05:33Örneğin siz kainat yaratılmıştır dediğinizde burada yaratılmış haberini ne yaptınız?
05:45Kainata isnat etmiş oldunuz.
05:48Yani kainatın yaratılmış olduğunu haber vermiş olursunuz.
05:56İşte tekil kelimeleri birbirine isnat etmekle oluşan ve artık doğrulanması ya da yalanlanması mümkün olan hükümlere haber denilir.
06:10Kainat ve yaratılmış kelimeleri tek tek tasavvur iken kainat yaratılmıştır cümlesi ibaresi bir haberdir.
06:22Yine mesela içki ve haram kelimelerinin tek tek anlamları zihninizde bir tasavvur şeklindedir.
06:34Yani içkinin, hamırın anlamının sarhoş edici bir içecek olduğunu bilmeniz.
06:41Aynı şekilde haram demek haram kelimesinin anlamının yasak edilen olduğunu bilmeniz gibi.
06:51Bu iki tekil kelime bir hüküm anlamına gelmez.
06:55Bilakis o bir tanım olup zihinde tasavvur edilir.
06:59Ancak birini diğerine isnat ettiğinizde yani içki haramdır dediğinizde bu terkip ile bir haberi tasdik etmiş olursunuz.
07:11Yani içkinin haram olduğuna hüküm vermiş veya içkinin haram olmadığı şeklindeki bir haberi ne yapmış olursunuz yalanlamış olursunuz.
07:23İşte bunlara matlu bir haber yani haberle talep edilen şey denilir.
07:28Dolayısıyla siz ilk olarak herhangi bir şeyin hakikatini zihinde tasavvur ediyorsunuz.
07:35Yani onun vakasını anlıyorsunuz.
07:37Sonra diğer şeyin hakikatini zihinde tasavvur ediyorsunuz.
07:41Yani vakasını anlıyorsunuz.
07:43Sonra da iki şeyden birini diğerine haber isnadıyla isnat ediyorsunuz.
07:49Böylece onun hakkında tasdikine ya da yalanlanmasına doğru ve yanlış olduğuna ve uygulanmasına veya uygulanmamasına hükmetmiş oluyorsunuz.
08:02İşte haber ifade eden yani bir hüküm ifade eden her şeye ancak bu şekilde bir delil ile ulaşılır.
08:13Ve delil ister kat'i ister zanni olsun ister akli isterse nakli olsun fark etmez.
08:22Örneğin kainat yaratılmıştır şeklindeki söz bir haber alıp ona ancak ne olur delil ile ulaşılır.
08:32Yine içki haramdır şeklindeki hüküm bildiren bu söz matlu bir haber olup ona delil ile ulaşılır.
08:42Dolayısıyla şöyle bir soru sorarsınız.
08:48Kainatın yaratılmasının delili nedir?
08:52Yani delil talep edersiniz.
08:54Ama işte kainatın delili nedir diye sormazsınız.
08:59Çünkü bu bir tasavvurdur ve delil olmaz.
09:02Orada ancak şunu sorarsınız.
09:04Dersiniz ki kainatın anlamı nedir?
09:07Veya kainatın tanımı nedir?
09:10Diye sorarsınız.
09:11Yani kainatın anlamını tasavvur etmek için sorarsınız.
09:17İşte kardeşlerim bundan dolayı usulcüler nezdinde delilin tanımında şöyle denilmektedir.
09:27Matlubi haberin yani haberle talep edilenin bilgisine kendisi aracılığıyla ulaşılan şeydir.
09:36Bir de usulcülerin delil tanımı ile fakihlerin delil tanımı arasındaki fark fakihlerin delil tanımında kendisine sahih bir nazar ile doğru bir bakış ile bakmak kaydının olmasıdır.
09:56Usulcilerin tanımında ise böyle bir kayıt yoktur.
09:59Yani onlar doğru bir bakış ile bakmak kaydını getirmezler.
10:06Neden peki?
10:07Çünkü onda fasit nazar hatalı bir bakış gerçekleşmez.
10:14Bundan dolayı.
10:15Yani fasit bir bakış gerçekleşmez ki sahih nazar sözüyle bundan sakınılsın.
10:21Yani usulün delilleri kat'idir, yakindir, kesindir ve böyle olmak zorundadır.
10:28Onda zanniliğe yer yoktur.
10:31Çünkü o asıldır.
10:32Dinin asıllarında ve şer'i hükümlerin asıllarında getirilen deliller kat'i ve kesin olmak zorundadır.
10:42Ancak bu aslın üzerine bina edilen fer'i hükümlerin yani fıkhın delillerinin kat'i olması zaruri değildir.
10:53Bunlar zanni de olabilir.
10:55Bundan dolayı zanni olabilen bu delillerin doğruluğu ancak onlara sahih bir nazarla bakılmasına, doğru bir bakış ile incelenmesine ihtiyaç duyar.
11:10Dolayısıyla usulü fıkhın delilleri kat'i, yakin ve kesin delillerdir.
11:18Aynı akidenin delilleri gibi.
11:21Zira akide yani iman esasları nedir?
11:26Dinin asıllarıdır.
11:28Usul ise, usulü fıkh ise şer'i hükümlerin asıllarıdır.
11:33Bu sebeple asıllar olan akide ve şer'i deliller konusunda ancak kat'i ve kesin delillere itibar edilir.
11:44Ve kardeşlerim, İslam'da delil yani İslam'ın delilleri iki türlüdür.
11:54Akli deliller ve nakli deliller şeklinde.
11:59Akli delil, aklın kendi çabasıyla ortaya koyduğu delildir.
12:05Mesela şimdi size bir akli delil söyleyeyim.
12:10İşte kainat sınırlıdır.
12:13Çünkü o gök cisimleri topluluğudur.
12:17Her bir gök cismi sınırlıdır.
12:19Dolayısıyla sınırlılardan oluşan kainat da açık olarak sınırlıdır.
12:25Ve sınırlı olana baktığımızda ise ezeli olmadığını görürüz.
12:30Neden?
12:30Çünkü aksı takdirde sınırlı olmazdı.
12:34Bu sebeple işte kainat ezeli değildir ve yaratılmıştır.
12:39İşte bu delil, ifade ettiğim bu delil kıymetli dostlar,
12:45kainatın bir yaratıcı tarafından yaratılmış olduğuna dair akli bir delildir.
12:52Akıl bunu kendi tarafından ortaya koymuştur.
12:57Dolayısıyla bu bir delildir.
12:59Tabi burada şu izahatı yapmamız gerekir.
13:04Aklın sözleri anlaması akli delil demek değildir.
13:10Yani biraz önce benim söylediğim akli delili,
13:14bir kişinin dinlemesi ve ne söylediğimi anlaması,
13:20o kişi için akli bir delil sayılmaz.
13:23O kişi için akli bir delil olmaz.
13:24Bu sadece cümlelerin manalarını idrak etmek demektir.
13:29Akli delil ise bizzat kişinin kendisinin aklının çabasıyla ortaya koyduğu delil ve bürhandır.
13:40Yoksa aklın anladığı şey demek değildir.
13:46Akli delilin İslami bir delil olduğuna ise onlarca, yüzlerce ayet delalet etmektedir açık bir şekilde.
13:58Mesela Rabbimiz şöyle buyurmuştur.
14:03İnne fî halkı semavati vel ardi vaktilâfil leyli vel nehâri le âyâtin li'ulil elbâb.
14:10Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbirini takip edişinde akıl sahipleri için deliller vardır buyrulur.
14:21Yine bir başka ayette ise şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün değişmesinde, insanlara yararlı şeyleri denizde götüren gemilerde,
14:31Allah'ın gökten indirip ölümünden sonra kendisiyle yeri tekrar dirilttiği yağmurun yağmasında ve her çeşit hayvanı yeryüzünde yaymasında,
14:44rüzgârları estirmesinde ve gökle yer arasında emre amade kıldığı bulutlarda düşünen, akleden bir toplum için deliller vardır buyuruyor Rabbimiz.
14:56İşte bunlar gibi ayetlerde insanı çevresine, kainata bakmaya, araştırmaya ve düşünmeye çağırarak bu suretle düzen sahibi bir Allah'ın varlığını akli delille anlamaya davet eden, çağıran birçok ayet vardır.
15:16Yani Rabbimiz akli delillere sahip olarak kat'i ve kesin bir imana ulaşmamızı talep ediyor.
15:23Tabi akli deliller sadece akideye ait temel hususlarda söz konusudur.
15:31Yani Allah'ın varlığına ve birliğine akli delil ile ulaşılır.
15:36İnsanların rasullere olan ihtiyacına akli delil ile ulaşılır.
15:41Muhammed Mustafa aleyhissalatü vesselamın rısaletine ve Kur'an'ın Allah'tan geldiğine akli delil ile ulaşılır.
15:47Ancak bunların dışındakileri ise ancak nakli deliller ile ulaşılır.
15:53O zaman şimdi gelin nakli delil nedir ona bakalım.
16:00Kıymetli dostlar nakil demek aktarmak demektir.
16:06Dolayısıyla nakli delil sözel içeriye sahip olup aktarıma dayalı deliller demektir.
16:17Bu aynı zamanda nakli delil ile semiye-i delil de denilir.
16:24Yani semiye-i işitilmiş demektir.
16:27Başkasından işitilmiş olan delildir.
16:30Semi-i delil ve nakli delil vahyin getirdiği ve vahyin getirdiğinin delalet ettiği delildir.
16:42Vahyin getirdiği nedir peki?
16:44Vahyin getirdiği kitap ve sünnettir.
16:48Vahyin getirdiklerinin kendisine delalet ettiği ise kıyas ve sahabelerin icmağıdır.
16:57Yani kıyasın illeti kitap ve sünnette mevcuttur.
17:04Dolayısıyla illete bizzat vahyi delalet etmiştir.
17:09Aynı şekilde bu dini bize nakledenler sahabelerdir ve Kur'an sahabeleri kat'i nas ile met etmiştir.
17:17Ve onlar bizzat vahye ve Resul'e şahit olmuşlardır.
17:21Dolayısıyla onların bir konu üzerinde icma etmeleri ve bize bu icmanın ulaşması vahyin delaletiyle yine şer'i ve nakli bir delildir.
17:36Kardeşlerim nakli delil de ikiye ayrılır.
17:41Kat'i delil ve zanni delil şeklinde ikiye ayrılır.
17:47Yani nakli deliller kat'i ve kesin olanlar ve kat'i ve kesin olmayıp zanni olanlar şeklinde iki kısımdır.
18:03Peki delillerdeki bu kat'ilik ve zannilik nasıl olur?
18:08O da şu iki şekilde olur.
18:13Nedir onlar?
18:14Ya vahiyden olduğunun sabitliği noktasında kat'i ve zanni olur ki buna da subuti, kat'i veya zanni denilir.
18:26Mesela Kur'an-ı Kerim'in Allah'tan bir vahiy olduğu ve içindekilerin de Allah'tan bir vahiy olduğu nedir?
18:34Kat'i bir şekilde sabittir.
18:36Aynı şekilde Allah Resulüne ait olduğu kat'i olan mütevatir hadisler de böyledir.
18:43Çünkü bir sözü veya bir fiili aklen yalan üzerinde birleşmeleri mümkün olmayacak şekilde kalabalık bir grup tarafından bize aktarılmıştır.
18:57Bu mütevatir deliller de subutu kat'i olan delillerdir.
19:02Ancak mesela ahad hadislerin Allah Resulü'nün ağzından çıktığına dair tam bir kat'ilik yoktur.
19:13Hadis bize ulaşan hadis rivayeti sahih bile olsa Allah Resulüne aidiyeti noktasında bir zan vardır.
19:23Onun için ahad haberler denilen mütevatir seviyesine ulaşmamış nakillerin subutu, sabitliği zannidir.
19:36Buradaki zannilik bu husustadır.
19:39Yani vahiyden olduğu Allah Resulü'nün ağzından çıktığının sabitliği noktasında bir zan vardır.
19:46Kat'ilik ve zannilik noktasında birinci yön budur kıymetli dostlar.
19:54Yani vahiyden olduğunun sabitliği noktasında kat'ilik ve zannilik.
20:00Bir de ikinci bir husus daha vardır ki o da subutu kat'i olsun ya da zann'i olsun.
20:08Dolayısıyla delalet ettiği mananın kat'i ya da zann'i olmasıdır.
20:15Yani bazı ayetlerin ifade ettiği mana açık ve kesindir.
20:21Öyle birden çok manaya gelmez.
20:23Ancak bazı ayetlerin ve hadislerin ifade ettiği mana açık ve kesin bir şekilde tek bir manaya delalet etmez.
20:33Birden çok manaya gelebilir.
20:34İşte buna da delaleti zann'i denilir.
20:39Ve bu şekilde de delalet açısından bir manaya delalet açısından da delaleti kat'i olanlar ya da delaleti zann'i olanlar denilir.
20:51Bundan dolayı kat'i delil Kur'an-ı Kerim'in delaleti kat'i olan ayetleriyle yine delaleti kat'i olan mütevatir hadislerdir.
21:04Zann'i delil ise Kur'an-ı Kerim'in delaleti zann'i olan ayetleriyle ister delaleti kat'i, isterse delaleti zann'i olsun sahih ve hasen hükmündeki ahad hadislerdir.
21:19Kıymetli dostlar, kat'i delil kesinlik, yakinlik, kat'ilik ifade eder.
21:31Akait ve şer'i hükümlerde alınması zaruridir.
21:35İster akidelerde olsun, ister şer'i hükümlerde olsun, kat'i bir delilin inkar edilmesi küfürdür.
21:43Ve onu inkar eden kafir olur, dinden çıkar, nevzübillah.
21:49Zann'i delil ise zann'ı galip ifade eder, kat'ilik, kesinlik ve yakınlik ifade etmez.
22:01Akide konusunda kendisine iman noktasında değil, ancak mücerret, tasdik noktasında alınır.
22:10Şer'i hükümlerde ise alınması ve uygulanması vaciptir.
22:17İşte akli ve nakli olan bu iki delil, İslam'ın delilleridir ve bu ikisinin dışında delil bulunmamaktadır.
22:28Burada kardeşlerim biraz önce zikrettiğim akide ve usul konusunda ancak kat'i deliller getirilir ve zann'a yer yoktur.
22:41Ancak şer'i hükümlere delil getirme noktasında zann'i delillerle de delil getirilir.
22:47Ve zann'i de olsa şer'i hükümlerde onunla amel etmek vaciptir, sözümüzü açmamız gerekiyor.
22:57Bunu biraz açacağız.
22:58Neden?
23:00Çünkü bu konu delillerin vakasını anlamak için önemli bir konu ve önemli bir ayrım.
23:06Zira özellikle günümüzde bu meselede Müslümanların ifrat ve tefrit arasında olduğuna şahit oluyoruz.
23:17Yani bir kısım kimseler nasıl ki akide ve usul noktasında sadece kat'i delillere tabi oluyorsak,
23:27ameller ve şer'i hükümler noktasında da sadece kat'i delillere uymamız gerekir.
23:33Zan yoluyla gelmiş ve zan ifade eden delillere itibar edilmez diyorlar.
23:39Bir kısım kimseler ise bunun tam zıttı olarak nasıl ki şer'i hükümlerde zann'i delillere tabi oluyorsak,
23:49akide noktasında ve usul noktasında da zann'i deliller ile gelenlere iman etmemiz gerekir ve inkarı küfürdür diyorlar.
23:59İşte bu şekilde bu konuda bir ifrat ve tefrit söz konusu.
24:05Bundan dolayı şimdi bu hususu biraz açalım.
24:09Öncelikle kardeşlerim akideyi ilgilendiren bir hususa delil getirmek, şer'i hükme delil getirmekten farklıdır.
24:22Zira akide asıldır, şer'i hüküm bu aslın üzerine bina edilmiş fer'idir, daldır, furuattır.
24:34Dolayısıyla usule ait deliller, fer'ilere ait delillerden başkadır ve farklıdır.
24:44Şöyle, usule ait deliller, kıymetli dostlar, bizzat muayyen bir meseleye, muayyen bir konuya dair getirilmiş ispat delilleridir.
24:58Fer'ilere ait deliller ise kendisinde hükmün varlığını gösteren delillerdir.
25:09Yani akideye delil getiren kimse ancak akideye ilişkin kesin bir burhan getirmiş olur.
25:18Mesela vahdaniyet delili, Allah Azze ve Celle'nin bir olduğuna ait kesin burhandır.
25:26Allah Azze ve Celle'nin varlığına ait delil, onun mevcudiyetini gösteren kesin burhandır, kat'i bir delildir.
25:34Kur'an'ın Allah'ın kelamı olduğuna dair delil getirmek demek, onun Allah'tan olduğuna dair kat'i bir burhan getirmek demektir.
25:46Böylece akide ile ilgili delil, muayyen meseleye ait burhan getirmektir.
25:55Bu ise şer'i bir hükme delil getirmekten farklıdır.
26:01Zira şer'i hüküm olduğunu ispat etmek maksadıyla kendisine delil getiren, o kast edilen hükmün mevcut olduğunu delillendirmek için
26:16ancak o meseledeki, o muayyen meseledeki varlığını delillendirir.
26:21İşte akideye getirilen delil ile şer'i hükme getirilen delil arasındaki vaka açısından öncelikli fark budur.
26:34Akideye ait delil, muayyen, belirli, sınırlandırılmış bir mesele için ortaya konulan ispat delilidir.
26:44Yani akidenin kendisi için getirilen delildir.
26:48Şer'i hükmün delili ise onun o muayyen meselenin içinde mevcut olduğuna dair getirilen delildir.
26:58Mesela bunu bir örnekle açalım.
27:02Örneğin altın ve gümüşü sebepsiz ve kasıssız bir şekilde biriktirmek haramdır.
27:10Dediğimde ben, siz bana bunun delilini sorarsınız.
27:17Ben de size kat'i bir delil ve bürhan ile Allah'tan olduğu ispatlanmış Kur'an'ın içinde
27:26bunun haramlılığını belirten ayetin varlığını size bildiririm.
27:33O da nedir? O da Allah-u Teala'nın işte şu sözüdür.
27:36وَالَّذ۪ينَ يَكْنِذُونَ الذَّهَبَ وَالْفُدَّهِ
27:41وَلَا يُنْفِقُونَهَا فِي سَبِيلِ اللّٰهِ
27:44فَبَشِّرْهُمْ بِعَزَابٍ اَلِمْ
27:48Altın ve gümüşü yığıp da onları Allah yolunda harcamayanlar yok mu?
27:54İşte onlara elem verici bir azabı müjdele buyuruyor Rabbimiz.
27:59Bakın şimdi bu kitabın Allah'tan olduğunu ispat etmenin vakası farklı ki bunun için size bizzat bu muayyen hususa dair bürhan getirmem gerekir.
28:14Ama altın ve gümüşü biriktirmenin haramlılığı hakkında getirdiğim delil size daha önceden kat'i bir bürhanla ispat edilmiş bu kitaptan bir ayeti göstermem ya da okumam şeklindedir.
28:32Bilmiyorum anlaşıldı mı?
28:35Bir örnek daha vereyim yine mesela işte kabir ziyareti caizdir dediğimde ve siz bunun delili nedir diye sorup bunun delilini istediğinizde
28:47bunun delili kabir ziyaretinin cevazını yani caizliğini ifade eden nastır, hadistir ve ben size bunu getiririm.
28:58O da işte aleyhissalatü vesselamın şu meşhur sözüdür.
29:02İnni kuntu ne heytüküm an ziyaretin kuburi fe zuruha kabirleri ziyaret etmekten sizi nehyetmiştim artık ziyaret edebilirsiniz.
29:15Bakın buradaki delil nedir?
29:19Zann-ı galip ile Allah Resulüne ait olan bu sözü zikretmektir.
29:25Yani kardeşlerim Resulullahın sünnetinin yani fiili olarak yaptığı ya da söz ile bize bildirdiği din ile ilgili olan ve dinden olan hususların
29:42Allah'tan alması ve öğrenmesi neticesinde ancak mümkün olacağı ve bunun da şer'i bir delil olduğu hakkında delil getirmek farklıdır.
29:54Sünnet hakkında delil getirmek farklıdır.
29:57Bir sözün ve bir fiilin onun sünnetinin içinde olduğunu delillendirmek farklıdır.
30:04Dolayısıyla usule ait delillerin vakası ile şer'i hükümlere ait delillerin vakası birbirinden farklıdır.
30:15Şer'i hükümlere ait deliller kat'i ve zanni olabileceği gibi akide ve usule ait deliller ise sadece kat'i olabilir.
30:27Bu bir yönden olan izat.
30:30Bir de Rabbimizin akideye ait hususlarda zanni yasaklaması ve şer'i hükümlerde ise ahat olan ve zan ifade eden hususları meşru ve şer'i kıldığına dair açık naslar vardır.
30:51Nitekim Allah subhanehu ve teala şöyle buyurur.
30:57Bunlar sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka bir şey değildir.
31:04Allah onlar hakkında hiçbir sultan indirmemiştir.
31:08Bakın sultan ibaresi burada kesin delil, kat'i delil, burhan anlamındadır.
31:14Onlar ancak zanna ve nefislerinin arzusuna uyuyorlar.
31:20Halbuki kendilerine Rableri tarafından hidayet gelmişti buyuruyor Rabbimiz Necim suresinde.
31:28Yine ahirete inanmayanlar meleklere dişilerin isimlerini takıyorlar.
31:35Halbuki onların bu hususta hiçbir bilgileri yoktur.
31:41Sadece zanna uyuyorlar.
31:44Zan ise haktan hiçbir şey ifade etmez buyuruyor Rabbimiz.
31:50Diğer bir ayet-i kerimede onlardan öncekiler de aynı şekilde yalanladılar ve sonunda azabımızı tattılar.
31:57De ki yanınızda bize açıklayacağınız bir bilgi var mı?
32:02Siz zandan başka bir şeye uymuyorsunuz ve siz sadece yalan söylüyorsunuz.
32:10Bakın bu ayet-i kerimede yine ne yapıyor?
32:12Akide noktasındaki zandan sakındırıyor ve akidelerini zam üzerine bina edenleri kılıyor.
32:20Keza yine Araf suresinde siz ve babalarınızın isimlendirdiği isimler hakkında benimle münakaşa mı ediyorsunuz?
32:31Allah onlarla ilgili herhangi bir sultan indirmiş değildir.
32:39Başka ayet-i kerimede yine kendisi hakkında hiçbir sultan indirmediği şeyi Allah'a ortak koştukları için küfredenlerin kalplerine korku atacağız buyuruyor.
32:51Keza yine En'am suresindeki ayet-i kerimede ise hem size onun kendileri hakkında bir sultan indirmediği şeyleri Allah'a ortak koşmaktan siz korkmuyorken ben nasıl şirk koştuklarınızdan korkarım?
33:11Allah'tan başka bir ilah mı var?
33:16De ki eğer doğru söylüyorsanız bürhanınızı getiriniz.
33:22Yani kıymeti dostlar gerçekten bu hususta çok ayet vardır.
33:26Ve Rabbimiz akide hususunda zanna uymayı kesin bir şekilde yasaklamaktadır.
33:32Ve akidenin ancak burhan ve sultan dediği kat'i bir delil üzerine olmasını emretmektedir.
33:44Şer'i hükümlerde ise ehad olan ve zan ifade eden hususları meşru ve şer'i kıldığına dair de onlarca delil vardır.
33:56Zira Kur'an-ı Kerim nazsıyla işte mallarda iki erkek veya bir erkek ve iki kadının şahitliği,
34:08işte zinada dört erkeğin şahitliği,
34:11hadler ve kısaslarda iki erkeğin şahitliğiyle hüküm verildiği sabit olmuştur öyle değil mi Kur'an ayetlerinde?
34:20Yani Rabbimiz zan ifade etse de bu tarz ahart ve zan ifade eden şahitlikler üzerine hükümler bina etmiştir.
34:33Bu açık bir delildir.
34:35Yine Resulullah Aleyhisselatü Vesselam tek kişinin şahitliği ve hak sahibinin yemin etmesiyle hüküm vermiş
34:44ve keza yine emzirmede tek bir kadının şahitliğini kabul etmiştir.
34:48İşte bunların hepsi birer ahad haberdir.
34:53Ve bu zan ifade eden ahad haberler üzerine bağlayıcı bir yargı kararı ve hüküm verilmiştir.
35:02Bu bağlayıcılık ise ahad haberle amel edilmesinden başka bir şey değildir.
35:10Keza yine Resulullah Sallallahu Aleyhi Vesselam şöyle buyurmuştur.
35:14Allah benim sözümü işitip belleyen sonra da onu benden tebliğ eden kulun yüzünü ağarsın.
35:23Nice fıkıh taşıyıcıları vardır ki fakih değildir.
35:26Ve nice fıkıh taşıyıcıları vardır ki kendisinden daha fakih olana fıkhı ulaştırır buyuruyor.
35:33Bakın burada Resulullah Aleyhisselatü Vesselam hadisinin naklinde bir kişiyi ve ahad rivayeti met ediyor, övüyor.
35:42Bu da ahad haberin şer'i hükme delil olduğunun caizliğine dair bir delildir.
35:48Keza bunun yanı sıra Resulullah Aleyhisselatü Vesselam hem krallara hem de görevli kimselere tek bir elçi göndermiştir.
35:57Şayet ahad haberle davetin tebliğine uymak vacip olmasaydı veya ahad haberle Resul'ün emrinin görevliler tarafından infazı vacip olmasaydı tek bir kişiyi göndermekle yetinmezdi.
36:12Ancak o hem İslam'ın tebliği hem de kendisinin emirlerinin tebliği için tek bir kişiyi göndermekle yetinmiştir.
36:22Dolayısıyla bu zan ifade etse de ahad haberin şer'i hükme delil getirilmesinin meşruluğuna dair açık bir delildir.
36:32Nitekim sahabe efendilerimiz de kıble değişikliği emri ve içkinin haram kılınma emri gibi şer'i bir hükmü tek bir kişinin kendilerine haber vermesiyle ne yapmışlardır?
36:46Kabul edip uygulamışlardır.
36:48Yani kardeşlerim tüm bunlar ve bunlar gibi açık deliller zanni delille şer'i hükme delil getirilmesinin caizliği hakkında herhangi bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde açık delillerdir.
37:08İşte kıymetli dostlar İslami deliller olan şer'i deliller ve çeşitleri bunlardır.
37:18Usul ilminin delilleri ise izahını yaptığımız şekilde kat'i ve kesin delillerdir.
37:27Zira bunlar hüccettir.
37:29Bir şeyin hüccet olabilmesi için kat'i bir delile, kesin, yakini bir delile dayanması gerekir.
37:38Bu da şer'i delil olarak kabul edilen şeyin Allah'tan gelen yani vahyin getirdiği bir asla, esasa dayanması anlamına gelmektedir.
37:52Bu hususta sabitlik ise ancak dört kaynakla sabit olmuştur.
38:01Nedir bunlar?
38:02Bunlar kitap yani Kur'an-ı Kerim, sünnet, icma ve kıyastır.
38:09İşte bundan sonraki derslerimizde de bu delilleri sırasıyla inceleyeceğiz inşallah.
38:17Rabbimizden niyazımız odur ki şer'i delillerden çıkartılmış şer'i hükümleri hayatlarımızda hakim kılmayı bizlere nasip eylesin.
38:30Amin.
38:31Allahümme amin.
38:32Bir sonraki dersimize kadar hepinizi Allah'a emanet ediyorum.
38:38Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.