Skip to playerSkip to main content
  • 3 months ago
İslami şahsiyeti oluşturan ve onun devamını sağlayan esaslar büyük bir saldırı altında. Şahsiyeti oluşturan esaslar nelerdir? Şahsiyetimizi nasıl koruyacağız gibi pek çok soruya cevap bulacağınız “İslami Şahsiyet” programı Serdar Yılmaz ile sizlerle.

Şahsiyeti oluşturan esaslar nelerdir?

Şahsiyetimizi nasıl koruyacağız gibi pek çok soruya cevap bulacağınız “İslami Şahsiyet” programı Serdar Yılmaz ile sizlerle.

Programımızın ikinci konusu "Fıkıh Usulü"

- Usul nedir?
- Fıkıh nedir?
- Fıkıh Usûlü nedir?
- Fıkıh Usulü neden önemlidir?
- Bir Müslümana, hayatında gerekli olan şer'î hükümleri bilmesi farz mıdır?
- Tafsili deliller ne demektir?
- İcmali ve umumi deliller ne demektir?
- İstinbat nedir?
- Fıkhın kaynakları
- Fıkıh ve Usul kitapları arasındaki fark
- Fıkıh ve Usul'ün tarihi ve ortaya çıkışı
- Mezheplerin ortaya çıkışı
- Alimler arasındaki ihtilaflar rahmet midir?
- İçtihat kapısının kapatılması ve daha pek çok konu İslami Şahsiyet derslerimizde bulabilirsiniz?

İslami Şahsiyet 1. Ders "İslam Kültürü" youtu.be/-7uPRtFNqSA

Serdar Yılmaz'ın hazırladığı "Hayata Yöne Veren Mefhumlar" programına aşağıdaki listeden ulaşabilirsiniz.

Değişim TV'yi sosyal medya hesaplarımızdan takip edebilirsiniz

✔️ http://twitter.com/DegisimtvKD
✔️ http://facebook.com/degisimtv.kd
✔️ http://instagram.com/degisimtv

Değişimin medya portalı degisim.tv

Category

📚
Learning
Transcript
00:00Euzubillahimineşşeytanirracim, Bismillahirrahmanirrahim, Elhamdülillah, Esselatu ve Selamu ala Resulillah, emma ba'd.
00:12Çok değerli Değişim TV izleyicileri, kıymetli kardeşlerim, kerime bacılarım,
00:18Hepinizi cennet ehlinin selamıyla selamlıyorum.
00:22Esselamu aleykum ve rahmetullahi ve berekatuhu.
00:26Kardeşlerim, İslami Şahsiyet adlı derslerimizin bu haftaki bölümünde
00:33İslam kültürüne ilişkin en önemli konulardan birisi olan fıkıh usulü konusunu ele alacağız inşallah.
00:44Bildiğiniz gibi geçen dersimizde İslam kültürünün öneminden ve Müslümanların şahsiyetini oluşturma noktasındaki yerinden bahsetmiştik.
00:55Ve bu derslerimizde başta usul ilimleri olmak üzere İslam kültürüne ait konuları işlemeye çalışacağımızı söylemiştik.
01:06İşte Müslümanlar açısından fikri bir servet olan ve eşsiz bir hazine olan İslam kültürünün en önemli konularından birisi de fıkıh usulü konusudur.
01:20Peki neden önemlidir?
01:23Yani bu ilmin önemi nereden kaynaklanıyor?
01:28Kardeşlerim, fıkıh usulü fıkhın kendisine dayandığı esaslardır.
01:36Fıkhi hükümlerin üzerine bina edildiği asıllardır.
01:40Yani fıkıh usulünün önemi fıkhın öneminden, fıkhın asılları olmasından kaynaklanır.
01:52Peki fıkıh neden önemli diyecek olursak?
01:56Çünkü her bir Müslümana hayatında gerekli olan şer'i hükümleri bilmesi farz-ı ayındır.
02:07Müslüman tüm amellerini şeriatın hükümlerine göre yapmakla emrolunmuştur.
02:13Zira şari'in insanlara ve hasaten müminlere hitap ettiği teklif hitabı yani sorumluluk yükleme hitabı
02:25hiçbir kişi için başka seçeneği olmayan, başka bir tercih hakkı olmayan kesin bir hitaptır.
02:35Bu hitap ister iman hakkında olsun, isterse insanın amelleri hakkında olsun fark etmez.
02:42Mesela Allah-u Teala'nın
02:44Allah'a ve Resulüne iman edin ayetiyle
02:50Allah alışverişi helal, faizi haram kıldığı ayeti arasında
03:00sorumluluk hitabı olması açısından hiçbir fark yoktur.
03:07Teklifin konusu her ne kadar farklı hükümlerde olsa da
03:13teklif için tek bir durum vardır ki
03:17o teklifle mukayyet kalmanın her Müslümana farz olmasıdır.
03:25Çünkü naslar açıktır.
03:28Allah ve Resulü bir işe hüküm verdiği zaman
03:41mümin bir erkek ve mümin bir kadına kesinlikle yoktur.
03:47Ne yoktur?
03:49En yekûne lehumul hıyaratu min emrihim
03:53O işi kendi isteklerine göre seçme hakkı, muhayyerlik yoktur.
04:02Yani bir Müslüman kafasına göre hareket edemez.
04:07Arzu ve isteklerine göre ameller ve davranışlar yapamaz.
04:11Onun için tek bağlayıcı olan şey şer'i hükümlerdir.
04:18Peki yaparsa ne olur?
04:22Amellerini, davranışlarını şer'i hükümlere göre değil de
04:27insanlara göre, arzularına göre, zamanın şartlarına göre,
04:32menfaat ve maslahatlarına göre yaparsa, belirlerse ne olur?
04:36İşte ayetin sonu ve devamı da bunu bildiriyor.
04:39وَمَنْ يَعَصِ اللّٰهَ وَرَسُولَهُ فَقَدْ طَلَّ دَلَالًا مُب۪ينًا
04:45Her kim ki böyle yaparak Allah'a ve Resulüne isyan ederse
04:52apaçık bir sapıklığa düşmüş olur.
04:57Ayet gayet açık.
05:00Bir Müslüman herhangi bir amel yaparken
05:03kesinlikle şer'i hükümlerle mukayyet olmak zorundadır.
05:09İşte bundan dolayı da dünya hayatında kendisine gerekli olan şer'i hükümleri bilmesi
05:18her Müslüman'a farzdır.
05:22Şer'i hükümlerin bilgisi ise fıkıhtır.
05:26Bundan dolayı fıkıh bilgisi ve öğrenimi Müslümanlar için zaruridir ve farzdır.
05:34Bizzat karşı karşıya kaldığı ameli, meselenin fıkhını öğrenmesi farzı ayındır herkese.
05:45Diğerleri ise farzı kifayetir.
05:49Enes İbn-i Malik'ten rivayet edilen hadiste Allah Resulü şöyle buyuruyor.
05:54Talebul ilmi farizatun ala kulli müslim.
05:59İlim talebi her Müslümana farzdır buyuruyor Allah Resulü.
06:03Keza yine fıkıh öğrenimine teşvik eden onlarca da hadis vardır.
06:11Mesela en meşhuru Allah kime hayır dilerse onu dinde fakih yapar buyuruyor Allah Resulü.
06:19İşte kıymetli dostlar, fıkhın bu öneminden dolayı yüzyıllar boyunca Müslümanlar bu ilmi tedris ederek hayatlarını hep buna göre tanzim ettiler.
06:33Bu minvalde müştehipler, fakihler ve alimler tarafından binlerce kitap yazılmıştır.
06:40Ta ki 18. yüzyılın ikinci yarılarına kadar, 1700'lü yılların ortalarına kadar.
06:50İşte bu 18. yüzyılın ikinci yarısına geldiğimizde sömürgeci kafirler Müslümanlara karşı saldırılarında başarılı olduktan sonra
07:04İslami ilimler hakkında Müslümanları yanıltmaya ve saptırmaya başladılar.
07:12Hani nasıl ki balı arı dışkısıdır diyerek insanlara çirkin göstermeye çalışan demagoglar var ya,
07:21aynen bunlar gibi kafirler de fıkıh kitaplarını Müslümanlara çirkin göstermeye çalıştılar.
07:28Müslümanların fıkıhtan yüz çevirmesi için İslam fıkhını simsiyah bir çerçeve içine soktular.
07:39Böylece de Müslümanlar fıkıhtan yüz çevirince de İslam'ın hükümlerini öğrenmekten yüz çevirmiş olup,
07:48Allah'ın dini hakkında, İslam hakkında gerçekten tam bir cehalete düştüler.
07:56Bundan dolayı kardeşlerim, fıkıh öğrenimine olan özlemi ve iştiyakı yeniden uyandırmak zaruridir.
08:07Müslümanları fıkıh öğrenmeye tekrardan teşvik etmek kaçınılmazdır.
08:12İşte, kıymetli dostlar, bu kadar önemli olan fıkhın kendisinden kaynaklandığı esaslar,
08:23fıkıhın üzerine bina edildiği asıl fıkıh usulüdür.
08:29Gelin şimdi her zaman yaptığımız gibi ilk olarak tanım ve tariflerden başlayarak bu ilmi tanımaya ve anlamaya çalışalım.
08:37Kardeşlerim, fıkıh usulü, Arapça usul ve fıkıh kelimelerinden oluşmuş bir terkiptir.
08:48Bu terkibi oluşturan kelimelerden birisi olan usul kelimesi, asıl kelimesinin çoğuludur.
08:59Yani usul asıllar demektir.
09:03Peki, asıl nedir?
09:06Asıl, sözlükte üzerine bina olunan, dayandırılan, kurulan şey demektir.
09:13Yani, Türkçedeki karşılığı temel ve esas demektir. Bu manadadır.
09:20Buna göre de fıkıh usulü, fıkıhın üzerine kurulduğu esaslar, kurallar ve kaidelerdir.
09:29Peki, fıkıh nedir?
09:32Fıkıh da, sözlükte, fehmetmek, anlamak ve anlayış demektir.
09:40Kur'an-ı Kerim'de Hud suresinde, iki ayette bu manada geçer.
09:47Yani, senin söylediklerinin birçoğunu anlamıyoruz şeklinde geçer ve bu ayetteki fıkıh sözcüğü anlamak ve anlayış anlamındadır.
10:02Lugat manaları böyledir.
10:03Usulcülerin ve fakihlerin kullanımında ise, fıkıhın ıstılahi manası şudur kardeşler.
10:12El-ilmu bil-ehkâm-i şer'iyyetil ameliyyetil müstembitatih minel-edilletit tafsiliye.
10:23Tafsili delillerden istimbat edilmiş, çıkartılmış amelle ilgili şer'i hükümleri bilmektir.
10:33Fıkhın tanımı budur.
10:34Fıkıh usulünün tanımı da, tafsili delillerden istimbat edilmiş bu ameli şer'i hükümlerin, yani fıkıhın, üzerine bina edildiği kaideler ve esaslardır.
10:50Fıkıh usulünün tanımı da bu.
10:51Şimdi, bu tanımları gelin biraz açalım.
10:55Ne dedik?
10:56Fıkhın tanımında, tafsili delillerden istimbat edilmiş dedik.
11:01Peki ne demek tafsili deliller?
11:03Öncelikle tafsil demek, Türkçe'de de kullanırız bunu biz, tafsilat deriz.
11:09Ayrıntı, detay ve teferruat demektir.
11:13Tafsili deliller demek ise, sadece belirli bir meseleyi ele alan, belirli bir konuyu ele alan, her bir olayla ilgili, o olayın hükmünü, o meselenin hükmünü ortaya koyan özel delil demektir.
11:30Mesela, içkinin hükmünü arıyorsak, içkiye özel, onu ele alan deliyle bakarız.
11:39Öyle değil mi?
11:41Ölü etinin hükmünü arıyorsak, onun deliyle bakarız.
11:44Aynı şekilde, namaz, oruç, haç, zekat, zinanın haramlılığı, faizin haramlılığı gibi, hususi bir meselenin ayrıntılı hükmünü arıyorsak, o konudaki delillere bakarız.
12:02İşte, ve akı musalah, namazı ikame ediniz ayeti.
12:09La takrabu zina, zinaya yaklaşmayın ayeti.
12:14Kütübe aleykumu siyam, mesela oruç size farz kılındı ayeti.
12:20Hurrümet aleykumu meyte, ölü eti size haram kılındı ayeti gibi,
12:24Özel, bir konudaki delillerin hepsi tafsili delillerdir.
12:31Bunlara tafsili delil denir.
12:33Yani, Kur'an'da ve sünnette geçen hususi bir konuya ait nasların hepsi ayrı ayrı tafsili delildir.
12:42İşte, fıkıhın konusu da bu tafsili delillerdir.
12:48Fıkıh usulünün delilleri ise, bu tafsili delillerin kendisinde bulunduğu ya da kendisinden çıktığı icmali delillerdir.
13:03İcmali demek de toplam, genel, umumi demektir.
13:10İcmali deliller de, İslami hükümlerin tamamına delil olabilen umumi deliller demektir.
13:21Kitap, sünnet, icma ve kıyas birer icmali delildir.
13:27Mesela, Kur'an, icmali, genel, umumi bir delildir.
13:33Kur'an'ın içerisinde ise birçok tafsilatlı konular vardır.
13:38Bir icmali delil olan Kur'an'ın içindeki tafsilatlı ayetlerin her biri tafsili bir delildir.
13:49Kur'an ise bu tafsilatların hepsini içerisinde barındıran icmali, genel, umumi bir delildir.
13:56Kitap, sünnet, icma ve kıyas bunların her biri özel bir mesele ile ilgili olmayıp hükümleri genel olarak ele aldıklarından bunlara icmali deliller denmiştir.
14:13İşte fakihin işi, fıkıhçının işi, tafsili, ayrıntılı, özel bir konuya dair delilleri incelemek iken,
14:25usulcünün işi o tafsili delillerin kendisinde bulunduğu ve kendisinden çıkarıldığı delilleri, kaideleri topluca ve genel olarak incelemektir.
14:40Şimdi tekrar tanımımıza dönecek olursak ne demiştik fıkhın tanımında?
14:49Tafsili delillerden istimbad edilmiş amelle ilgili şerh hükümleri bilmektir.
14:55Tafsili delilleri anladık.
14:57Muayyen konulara ait her bir ayet ve her bir hadis tafsili delildir.
15:01Bir de istimbad kelimesi de derslerimizde çok geçeceği için ona da kısaca değineyim.
15:09İstimbad demek çıkarım demektir.
15:13Arapçada kuyudan su çıkarmaya, su çıkarma işlemine istimbad denilir.
15:20İşte buradan alınarak Kur'an ve sünnetin metinlerinden iştihat yoluyla yapılan çıkarıma da istimbad denilmiştir.
15:31Yani istimbad kelimesini duyduğumuzda bunun çıkarım ve bir yolla elde etme anlamında olduğunu bilmemiz yeterlidir.
15:42Tanımda geçen bir de ameli şer'i hükümler ibaresi vardır.
15:47Bu da fıkıhın ve fıkıh usulünün konusunun şer'i ve ameli hususlar olduğu,
15:56akaid ve ahlak gibi konuları kapsamadığını ortaya koyar.
16:01Şimdi bu açıklamalardan sonra fıkıh usulünün ne olduğu bizlerde biraz daha netleşmiştir umarım.
16:10Yani fıkıh usulü esaslar, kurallar ve kaidelerdir.
16:17Biz bir kitaba fıkıh usulü kitabı dediğimizde,
16:23fıkıh hükümlerin çıkartıldığı kural ve kaideleri içeren bir kitabı kastederiz.
16:29Elimize bir fıkıh kitabı, bir de usul kitabı aldığımızda konu ve içerik olarak şöyle farklılıklar olduğunu görürüz.
16:40Mesela bir fıkıh kitabı temizlik ve abdestten başlar.
16:45Namaz, oruç, zekat, haç, nikah, talak, akitler yani alışveriş akdi, selem akdi,
16:55fasit ve batıl akitler, şirket akdi,
16:58işte yine miras hükümleri, hatler, cezalar, yiyecekler, içecekler gibi
17:03fer'i konular hakkındaki hükümleri içerir ve inceler.
17:08Fıkıh kitabının ve fıkhın inceleme alanı işte bu konulardır, bunlardır.
17:15Ancak fıkıh usulü kitabı ise en temelde 3 başlık ve bunların detaylarını içerir.
17:24Tabii çeşitli usulcülere göre ve fıkıh usulü yazan kimselere göre
17:31tasnif metotları farklı olduğundan bunlar değişebilir ama
17:35fıkıh usulü kitaplarının ve fıkıh usulünün en temelde ve kolayda akılda kalabilmesi için
17:423 temel başlık bilmemiz gerekir.
17:45Nedir bu 3 başlık?
17:47Birincisi hüküm.
17:50Hüküm konusu.
17:52İkincisi hükmün kaynakları konusu.
17:56Ve üçüncüsü de hükmü o kaynaklardan istimbat etme, çıkarma keyfiyeti.
18:05İşte fıkıh usulünün en genel olarak konusu bu 3 konu ve bunların detaylarıdır.
18:13Yani hüküm başlığında bu konunun detayları olan hakim yani hüküm koyucu kimdir bahsi,
18:24işte hükümlerle mükellef olanlar kimlerdir bahsi, şer'i hükmün çeşitleri nelerdir?
18:31Yani farz, menduk, mübah, haram, mekruh, sebep, şart gibi hükmün çeşitleri incelenir.
18:39İşte tüm bu konular hüküm başlığının alt konularıdır.
18:46İkincisi yani hükmün kaynakları konusunda kitap, sünnet, icma, kıyas gibi şer'i deliller incelilir.
18:58Yani işte icma bir delil midir?
19:03Hangi icma delildir?
19:05Kıyas nedir ve nasıl delil olur?
19:07İşte hadislerden ve sünnetlerden hangileri delildir?
19:13Bizden öncekilerin şeriatları, istihsan, örf, maslahatlar bunlar birer şer'i delil midir?
19:22Yoksa delil mi zannedilmektedir?
19:25Ve yine külli kaideler hangileridir?
19:28Bu külli kaireler hangi yönlerden delildir gibi konular işte hükmün kaynakları bahsinde incelenen alt başlıklardır.
19:42Ve yine üçüncü olarak da kardeşlerim hükmü bu kaynaklardan elde etme ve çıkarma keyfiyeti ve metodu incelenir ve ele alınır.
19:55Bunun alt başlıkları ise kitap ve sünnetin kısımlarından olan emir ve nehi konusu, umum ve husus bahsi, mutlak ve mukayyet, mücmel mümeyen, nasih, mensuk konuları,
20:09yine lafızların delaletleri, hakikat ve mecaz, mantık ve mefhum gibi konulardır.
20:18Tabii kıymeti dostlar bu konuları ilk defa duyan ve daha önce usule dair bir bilgisi olmayan kardeşlerimiz için ilk etapta bu kavramlar karışık ve anlaşılmaz gibi gelebilir.
20:33Ama zamanla usule ait derslerimizde ilerledikçe bu konuları detaylı bir şekilde işledikçe aslında hiç de zor olmadıklarına sizler de şahit olacaksınız.
20:47Ben olabildiğince sadeleştirmeye ve anlaşılır kılmaya gayret edeceğim ama tabii ki her ilmin kendine has ıstılahları ve kavramları vardır.
20:59Aynı zamanda İslami kültürün dili Arapça olmasından dolayı ilk başta kapalı gibi gelebilir.
21:08Ancak bu ıstılahları tanıdıkça ve vakalarını anladıkça bu kapalılık açılacaktır Allah'ın izniyle.
21:17Evet, işte fıkıh usulünün konuları bunlardır.
21:22Kurallar, kaideler, yöntemler ve metotlar olarak şer'i delilleri icmali olarak, genel olarak incelemektir.
21:34Usulün konusu ve içeriği hakkında bu malumatlardan sonra şimdi de fıkıh ve usulün tarihi sürecine nasıl ortaya çıktığına ve günümüze gelene kadar nasıl bir süreç aldığına genel hatlarıyla değinmek istiyorum.
21:57Kardeşlerim, fıkıh şer'i hükümler olduğu için fıkıhın tarihi süreci Allah Resulü ve Müslümanların Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlamıştır diyebiliriz.
22:16Bildiğiniz gibi Allah Resulü 13 yıl Mekke'de sonra da yaklaşık 10 yıl kadar da Medine'de ikamet etti ve Kur'an bu süre içerisinde inmiştir.
22:25Mekke'de inen ayetler daha çok İslam akidesi ve iman esaslarını ve ahlaki sıfatları konu edinmektedir.
22:34Medine'de inen ayetler ise alışveriş, kiralama, faiz gibi bu amelatla ilgili hükümleri içerir.
22:42Zina ve hırsızlık hattı gibi hat ve cezaları, kasten adam öldürenin kısalsa öldürülmesi ya da yol kesenin cezalandırılması gibi cinayetlerle ilgili hükümleri,
22:55zina ve diğer konulardaki şahitlik gibi beyinat hükümlerini içermektedir.
23:01Ve yine aynı şekilde oruç, zekat, haç ve cihat gibi ibadetlerle ilgili hükümler de Medine'de inmiştir.
23:08Buradan da açığa çıkmaktadır ki namaz dışında hükümlerin tamamı Medine'de inmiştir.
23:16Fıkıh da bu hükümler ile bilgilenmek olduğundan fıkıh Medine'de başlamıştır demek daha dakik bir ifade olur.
23:27Alimler bu ifadeyi kullanmışlardır.
23:29Ve yine kıymetli dostlar, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem tek başına şer'i hükümlerin kaynağı idi.
23:41Tek otoriteydi.
23:43Çünkü insanlara Allah'ın dinini öğretmesi için gönderilmişti.
23:49Rabbimiz şöyle buyurur.
23:51Sana da insanlara indirileni açıklayasın diye bu zikri indirdik.
24:02İşte bundan dolayı bir olayla karşılaştıklarında ve bir ihtilaf vuku bulduğunda
24:09veya onlardan birinin aklına bir şey takıldığında hemen Resul'e soruyorlar
24:16ve Resul bazen bir ayet ile bazen bir hadis ile hükmünü onlara bildiriyor.
24:22Aralarındaki ihtilafı gideriyor ve onların sorularını cevaplandırıyordu.
24:29Buna göre Resulullah aleyhissalatü vesselamın dönemi
24:31bütün İslam kültürünün kaynağının ortaya çıktığı dönemdir.
24:38Kur'an'ın tamamı bu zaman içerisinde indi ve yine sünnet de bu sürede tamamlandı.
24:44Ve Allah Resulü'nün vefatıyla birlikte de sahabe dönemi başladı.
24:50Sahabe dönemi aynı zamanda Kur'an ayetlerinin tefsiri
24:56ve hakkında açık bir nas'ın bulunmadığı olaylarla ilgili olarak
25:03içtihat ve istimbad kapılarının açıldığı dönemdir.
25:08Zira sahabe efendilerimiz Kur'an'ın ve sünnetin naslarının tamamının
25:14henüz Müslümanlar arasında yayılmadığını
25:18ve herkesin elde edebileceği şekilde bulunmadığını gördüler.
25:22Çünkü Kur'an'ın nasları sadece bazı yerlerde
25:28özel sayfalarda yazılmış bir şekilde bir arada bulunuyordu.
25:32Kur'an'ın tamamı bugünkü gibi herkesin elinde mevcut değildi.
25:36Sünnet ise henüz tedvin edilmemişti, bir araya toplanmış değildi.
25:42Keza yine Müslümanlar Resulullah zamanında
25:47vuku bulmayan, meydana gelmeyen bir takım yeni olaylar ve problemlerle de karşılaştılar.
25:54Dolayısıyla bu yeni olayların, yeni problemlerin hükümlerini belirleyen
25:59açık naslar olmadığını sahabe efendilerimiz gördüler.
26:04Ve aynı zamanda da Müslümanlardan her bir kişinin, her bir ferdin,
26:08Kur'an'ın ve sünnetin naslarından kendi başına hüküm çıkarabilecek güçte olmadığını da gördüler.
26:15İşte bu sebeplerle Müslümanlar arasında
26:20Kur'an-ı Kerim'i ve Resul'ün hadislerini yaymanın
26:25kendilerine ait bir görev olduğunu idrak ettiler.
26:29Bu amaçla Kur'an'ı toplama ve toplanan nüshalarından birçok nüshalar çoğaltarak
26:34Müslümanlar arasında yayma işini yerine getirdiler.
26:39Bununla birlikte hem kitap ve sünnetin naslarıyla ilgili
26:44tefsir ve açıklamalarda bulunuyorlardı.
26:48Hem de hakkında açık nas bulunmayan olaylarla karşılaştıklarında
26:53insanlara bu konularda fetva ve içtihatlarda bulunuyorlardı.
26:59Ve böylece insanlara dinlerini öğretmeye başladılar.
27:04Yine sahabeler bilmedikleri nasları öğrenmek maksadıyla birbirlerine de soruyor ve araştırıyorlardı.
27:13Büyük bir çoğunluğu bir arada olduklarından dolayı
27:16kitap ve sünnette bir meseleyle ilgili hükmü bulamadıkları zaman
27:21Resulullah Aleyhisselatü Vesselam'ın böyle bir mesele hakkında bir hükümde bulunduğunu
27:27işte bilen bir kimsenin olup olmadığını araştırmak için birbirlerine soruyorlardı.
27:34Müslümanlara soruyorlardı.
27:35Ancak fetihlerin genişlemesiyle birlikte sahabeler farklı farklı şehirlere, beldelere dağılınca
27:44sahabelerin bir araya toplanması mümkün olmadı.
27:48Şehirlerin birbirinden uzak olması ve yaşadıkları şehirde karşılaştıkları olaylar hakkında
27:57hemen hüküm verme zaruretinden dolayı da
28:01işte kendi görüşünü diğerine açmaya veya başkasının görüşüne başvurmaya imkan bulamadılar
28:08ve bulundukları yerde her sahabe verdikleri görüşlerde yalnız kaldılar.
28:15Bu nedenle de tek bir olay hakkında sahabelerin görüşleri farklı oluyordu.
28:22Sahabeler bu hal üzerindeyken
28:25tabiinden yani onlardan sonra gelen nesilden bir grup da
28:30sahabelerin yanından ayrılmayarak onlardan Kur'an'ı aldılar.
28:35Sünneti onlardan rivayet ettiler.
28:37Onların fetvalarını ezberlediler.
28:38Ve hükümleri Kur'an ve sünnetten nasıl bir metotla istinbat ettiklerini anladılar.
28:46Hatta tabiinden kimileri sahabeler hayattayken fetvalar vermeye başlamışlardı.
28:53Bu nedenle sahabeler dünyadan göçtüğünde
28:56fıkıhta ve istinbatta onların yerini tabiinin doldurduğunu görürüz.
29:04Tabiinde iştihatlarıyla hükümler istinbat ediyorlardı.
29:09Onlar bir mesele hakkında hüküm vermek istedikleri zaman
29:13cevabı önce Allah'ın kitabında ve Resulünün sünnetinde arıyorlardı.
29:17Bu ikisini de bulamazlarsa sahabenin fetvalarını inceliyorlardı.
29:23Yine fıkıh açıdan sahabenin fetvaları arasında tercih yapıyorlardı.
29:28Onlardan bir kısmının görüşünü alıyorlar bazen de sahabeye de muhalefet ediyorlardı.
29:36Ama aralarındaki ihtilaflar ve farklılıklar çok büyük değildi.
29:41Ancak sahabe döneminde ve tabiinin döneminde meydana gelen iki temel olay
29:48ihtilafların daha derin ortaya çıkmasına sebep oldu.
29:53Bunlardan birincisi kardeşlerim Hz. Osman'ın katledilmesinden sonra ortaya çıkan
29:59fitne ve ihtilaflar, ikincisi de alimler ve müştehitler arasında meydana gelen
30:06ihtilaflar ve tartışmalar.
30:10Osman radiyallahu anh'ın öldürülmesiyle meydana gelen fitnelerden sonra
30:16daha önce var olmayan yeni siyasi gruplar ortaya çıktı.
30:22Ve bu siyasi grupların kendilerine ait görüşleri gündeme geldi.
30:29Bu grupların siyasi görüşlerindeki ihtilaflar dışında bir de şer'i delillerin kaynakları
30:38hususunda da ihtilaflar başladı.
30:40Örneğin hariciler hem Ali taraftarlarını hem de Muaviye taraftarlarını tekfir ettiklerinden dolayı
30:47bu kimselerden gelen rivayetleri ve görüşleri kabul etmediler.
30:53Keza yine rafıziler ve şialar da kendi imamları ve onların destekçileri dışındaki
31:00kimselerin rivayetlerini ve görüşlerini reddettiler.
31:03Böylece deliller konusunda bu gruplara mensup kişiler arasında derin bir ayrılık söz konusu oldu.
31:16İkinci olarak da alimler arasında cereyan eden ihtilaflar, tartışmalar büyük ihtilaflara, derin ayrılıklara sebep oldu.
31:31Tabi bu tartışmalar siyasi ihtilaflar değil sadece fıkhi ihtilaflara yol açtı.
31:40Bazı müştehitler arasında vuku bulan tartışmalar ve ihtilaflar aralarındaki içtihat metodunda
31:48farklılığın gündeme gelmesine sebep oldu.
31:52Bu tartışmalar hükümlerin istimbat metodunda çeşitli görüşler ortaya çıkardı.
31:59Hatta müştehitler farklı ve çeşitli metotları takip etmeye başladılar.
32:08Hicri 2. asrın ortalarında içtihattaki bu metotlar ve aralarındaki ihtilaflar iyice belirginleşti ve birçok görüş meydana geldi.
32:21Bu ihtilaflar sahabe ve tabiinde olduğu gibi sadece nasların anlaşılmasıyla sınırlı kalmadı.
32:30Hem fruatla ilgili konularda hem de usul ile ilgili konularda ihtilaf ettiler.
32:37Ve böylece de çeşitli mezhepler oluştu.
32:41Ve bu mezheplerin sayısı 4'e, 5'e, 6'ya hatta daha da fazla sayıya ulaştı.
32:49Mesela bazı müştehitler kıyasla delil getirmeyi reddettiler ve kıyası şer'i bir delil saymadılar.
32:56Bazıları ise kıyasla delil getirip onu Kur'an, sünnet ve icmadan sonra gelen bir şer'i delil saydılar.
33:03Bir kısmı sahabenin icmasını delil sayarken bir kısmı ise ehli beytin icmasını delil saydılar.
33:11Bir başka grup Medine halkının icmasını delil saydı.
33:16Bir diğeri ise ehli hal ve ak denilen kimselerin icmasını delil saymaya başladılar.
33:24İşte böylece, kıyametli dostlar, şer'i deliller ve fıkhın kaynakları noktasında farklılıklar oluştu.
33:34Yine kimi alim ve müştehitler kitap, sünnet, icma ve kıyası şer'i delil kabul ederken
33:41kimi alimler ise bunların dışında istihsan, mesalihi mürsele, sahabe mezhebi, bizden öncekilerin şeriatı, örf gibi farklı deliller kabul ettiler.
33:55Bu ihtilaflar da içtihat metodundaki yani usuldeki ihtilaflara yol açmıştır.
34:04İşte tabi'in döneminden sonra hem usul hem de fıkhı konusunda farklılıklar böylece ortaya çıktı.
34:13Her müştehidin kendine ait özel metodu oluştu.
34:16İstimbat metodundaki bu ihtilaflardan da fıkhi mezhepler meydana gelmiştir.
34:22Kardeşlerim bu ihtilaflar aslında fikri servetin genişlemesine ve fıkıhta büyük bir ilerlemeye de sebep olmuştur.
34:36Yani anlayıştaki bu farklılıklar fikrin ve İslam düşüncesinin gelişmesine yardımcı olmuştur ve bu gayet doğal bir süreçti.
34:47Zira bazen sahabeler birbirine muhalefet etmiştir.
34:50Mesela Abdullah İbni Abbas işte Hazreti Ali'den, Ömer'den ve Zeyd bin Sabit'ten ders almış olmasına rağmen fıkhı onlardan öğrenmiş olmasına rağmen onlara muhalefet etmiştir.
35:03Tabi'inden çoğu sahabelerden bazılarına muhalefet etmiştir.
35:08Yine mesela İmam Malik fıkhı öğrendiği kendi şeyhlerinin çoğuna muhalefet etmiştir.
35:15Ebu Hanife bazı meseleleri Cafer-i Sadık'tan öğrenmiş olmasına, onun talebesi olmasına rağmen Cafer-i Sadık'a birçok hususta muhalefet etmiştir.
35:26İmam Şafi İmam Malik'ten ders almış, İmam Malik'ten öğrenmiş olmasına rağmen birçok meselelerde İmam Mali'ye muhalefet etmiştir.
35:36İşte böylece alimler birbirlerine muhalefet ediyorlar, öğrenciler üstadlarına ve hocalarına muhalefet etmelerine rağmen bu hareketleri saygısızlık veya hocaların yolundan çıkma saymıyorlardı.
35:53Neden? Çünkü biliyorlardı ki İslam içtihada teşvik etmiştir.
35:58Her alim şer'i delilleri anlama ve içtihat etme hakkına sahipti.
36:07Yine sahabeye veya tabiine veya bir şeyhin ve hocanın görüşüne bağlı kalmama hakkına sahipti.
36:15Bunun için bu dönemler özellikle Hicri 4. asra kadar olan dönemler fıkıhın ve diğer ilimlerin tedvin edildiği ve muazzam eserlerin ortaya çıktığı en parlak dönemlerdir.
36:33Bu dönem fıkıhın, usulün ve İslam kültürünün yükseliş dönemleridir.
36:39Yani sorun farklı içtihatların olmasında değildi.
36:46Alimlerin birbirlerinin görüşlerine muhalefet etmesi bir sorun oluşturmadı.
36:53Sorun ve gerileme ne zaman başladı?
36:56Sorun içtihat kapısının kapatılıp taklitçiliğin yaygınlaştığı Hicri 4. asırdan sonra başladı.
37:07Bu dönemden sonra körü körüne mezhepçi taklitçilik başladı.
37:14Bu dönemde içtihatın caiz olmadığını söylemeye başladılar.
37:20Hatta içtihat ehliyetine sahip olan alimlerden birçoğu içtihat yapma ve kendilerine müçtehit dedirtme cesaretini gösteremediler.
37:31Araştırma ve içtihat bu dönemde çok yavaşlamasına rağmen yine de 7. asra kadar az da olsa devam etti.
37:43Fakat Hicri 7. asrın başlarından Hicri 13. asrın sonlarına kadar geçen dönem fıkıhta gerileme ve büsbütün donuklaşma dönemidir.
37:57İçtihat tamamen durdu.
38:00Alimler donuk taklitçiler haline geldiler.
38:04Ve son olarak da özellikle Hicri 1270'li yıllardan sonra da tamamen çöküş dönemi başladı.
38:15Hatta öyle ki İslam şeriatının dışında başka kanunları almaya başladılar.
38:23Çünkü güya İslam fıkı ve şeriatı yeterli gelmiyordu.
38:30Böylece birçok mutlaki Müslüman İslam şeriatının dışındaki yasalarla muhakeme olunmaya başladı.
38:40Hatta neredeyse İslam fıkı Müslümanlar tarafından tamamen bilinmez duruma geldi.
38:46Durum şer'i hükümlerin incelenmesinden batı kanunlarının incelenmesine dönüştü.
38:56Ve bunun neticesi olarak da varlığı Müslüman memleketlerinde birer utanç kaynağı olan hukuk fakülteleri kuruldu.
39:05Bu fakültelerde şer'i hükümler yerine batının kanunları, onların hükümleri Müslümanların çocuklarına öğretilmeye başlandı.
39:18Şer'i hükümler terk edilerek batılı kanunlar alındı.
39:24Ve bugün geldiğimiz noktada İslami hükümleri savunması gereken alimler batılı kanunları savunmaya başladılar.
39:35İslam fıkhını yeniden insanlar arasında hakim kılmak için gayret göstermesi gerekenler,
39:43fıkhın kaynaklarını ortadan kaldırmaya gayret gösterir hale geldiler.
39:48Yani dün içtihat ve fıkıhtan uzaklaşıp, körü körüne taklit ile başlayan bu yolculuk bugün batı taklitçiliğinde son buldu.
40:01Neticede İslam fıkıh ve fıkıh usulü Müslümanların hayatlarından ve ilişkilerinden tamamen silindi.
40:12Üniversitelerde Yunan felsefesi okutulur gibi okutulan akademik, teorik bir konu haline geldi.
40:22Evet kıymetli dostlar ve kerim kardeşlerim.
40:26İşte fıkıhın ve usulün doğuşu, yükselişi, gerileşi ve çöküşünün en genel hatlarıyla seren camı ve süreci bu şekildedir.
40:39Ve bugün artık yeniden küllerinden dirilişin, gömüldüğü yerden yeniden çıkartmanın ve tekrar bir hayat modeli olarak tüm insanlığın önüne koyma vaktidir.
40:56Ve bu misyon İslam'a iman eden, ona teslim olan, ondan başka hakikat kabul etmeyen ve İslam'ı yeryüzüne hakim kılmak için çalışan dava erlerinin ve davet taşıyıcılarının omuzlarındadır.
41:13Bu sebeple başta Kur'an ve sünnetin nasları olmak üzere bu iki kaynaktan çıkan İslam kültürünü öğrenmek, öğretmek ve hayatımızda tatbik etmek en büyük önceliklerimizden birisi olması zaruridir.
41:34Birer Müslüman olarak boynumuzun borcudur.
41:37Rabbimizden niyazımız odur ki bu işi bizlere kolaylaştırsın.
41:45İslami hükümlerin yeniden hayat bulduğu ve hayatta tatbik edildiği, tüm dünyaya davet olarak taşındığı günleri bizlere yaklaştırsın.
41:57Amin. Allahümme amin.
41:59Kardeşlerim, İslami şahsiyetin en önemli unsuru olan İslam kültürü derslerimizin birini daha böylece tamamladık.
42:10Bir sonraki dersimizde buluşmak ümidiyle her birinizi Allah'a emanet ediyorum.
42:16Esselamu Aleyküm ve Rahmetullahi ve Berekatuhu.

Recommended