Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 2 saat önce
Köşe yazısında, Türkiye’nin dış politika ve güvenlik süreçlerinde MİT Başkanı İbrahim Kalın ile Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın oynadığı kritik ve olağanüstü aktif roller ele alınmaktadır. Özellikle Kalın’ın diplomatik misyonlar üstlenerek adeta bir ikinci dış işleri bakanı gibi hareket etmesi, Mekke Anlaşması başta olmak üzere çeşitli uluslararası temaslarda dikkat çekmektedir. Yazıda, bu durumun ardındaki yük paylaşımı veya iktidar içi mücadele ihtimalleri sorgulanırken, kamuoyundan saklanan veya sonradan öğrenilen stratejik adımların iç siyasetteki yankılarına da değinilmektedir. Ayrıca, ABD yönetiminin Türk yetkililere yönelik olumlu yaklaşımları ile Libya, Suriye, Yunanistan ve Pakistan gibi ülkelerle yürütülen karmaşık ilişkilerdeki çelişkili manzaralar aktarılmaktadır. Son olarak, Kıbrıs meselesi, Filistin liderliğinin hamleleri ve Azerbaycan'la yaşanan gerilimler üzerinden Türk dış politikasının yaşadığı açmazlar eleştirel bir dille masaya yatırılmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün masamızda gerçekten çok ilginç, ezber bozan bir konu var.
00:04İbrahim Kalın'ın diplomatik rolü tam olarak nedir?
00:07Biliyorsunuz, dünyanın neresine giderseniz gidin, istihbarat şeflerinin hep gölgede kalmasına alışkınızdır.
00:12Genelde kapalı kapılar ardında işleri yürütürler.
00:14Ama Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın söz konusu olduğunda,
00:19son raporların bize sunduğu tablo bambaşka.
00:21Gelin, dış politika sahnemizde giderek daha fazla görünür olan bu,
00:25alışılmışın dışındaki küresel diplomatik rolü kaynaklarımız üzerinden beraber inceleyelim.
00:30Hemen kısaca rotamıza bir bakalım.
00:31Bu diplomatik denklemi çözmek için önce ABD'nin gözdesi iki isim diyerek Washington'daki algıya bakacağız.
00:37Ardından Mekka İnlaşması ve Tahran Zirvesi'ndeki o kritik detayları inceleyeceğiz.
00:42Sonra küresel çapta yoğun diplomasi trafiğinin mercek altına alıp, finalde o büyük soruyu soracağız.
00:48Bütün bunlar bir yük paylaşımı mı yoksa rekabet mi?
00:51Hadi hemen başlayalım.
00:53Evet, birinci durağımız ABD'nin gözdesi iki isim ve ABD'li yetkililerden gelen o ilk iddialar.
01:00Şimdi Trump'ın Orta Doğu özel temsilcisi Steve Witkoff'un şu sözlerine bir kulak verelim.
01:04Diyor ki, Azerbaycan veya Ermenistan'da bir sorunla karşılaştığımda Türkiye'deki şu beyler bu işin uzmanı.
01:09Hemen Tom'u arayıp soruyorum.
01:11İbrahim bu konuda ne düşünüyor?
01:13Dikkatinizi çekelim.
01:14Bu gerçekten çarpıcı bir detay.
01:15Diplomatik bir kriz anında ABD masasında yankılanan soru,
01:19Türkiye'nin istihbarat şefi bu siyasi soruna neden oluyor?
01:22Yani dışarıdan bakıldığında karşınızda sadece bir istihbarat başkanı değil,
01:25doğrudan bir stratejik karar alıcı var.
01:28Aynı şekilde Trump'ın yakın ekibinden Tom Barrick da benzer bir tablo çiziyor.
01:32Barrick, bölgedeki o karmaşık meselelerden bahsederken,
01:35Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile MİT Başkanı İbrahim Kalın'ın ismini adeta yan yana,
01:39eşdeğer aktörler olarak konumlandırıyor.
01:41Kaynaklarımıza baktığımızda şunu çok net görüyoruz.
01:44Dış basında ve uluslararası diplomatik çevrelerde bu iki isim,
01:47Türkiye'nin dış politikasını omuz omuza şekillendiren ayrılmaz bir ikili gibi algılanıyor.
01:51Biz elbette burada sadece raporların ne söylediğine bakıyoruz.
01:54Ama çizilen bu dış profil kesinlikle not edilmeye değer.
01:58Gelelim bu ikili dinamiğin sahaya nasıl yansıdığına.
02:01İkinci bölümümüz Mekke Anlaşması ve Tahran Zirvesi.
02:05Biliyorsunuz Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında inanılmaz hızlı gelişen bir diplomasi trafiği var.
02:10Kronolojiye şöyle bir bakalım.
02:127 Ağustos'ta Erdoğan, Suudi Veliad Prensi ve Pakistan Başbakanı Mekke Anlaşması'nı imza atıyor.
02:17Hakan Fidan, Savunma Bakanı Yaşar Güler ve İbrahim Kalın da hemen orada.
02:22Sonra adeta bir düğmeye basılıyor.
02:2431 Ağustos'ta İstanbul'da ardından Eylül ve Ekim aylarında Riyad'da peş peşe askeri komite toplantıları yapılıyor.
02:30Üstelik masadaki konu tamamen kuvvet konuşlandırma, askeri işbirliği gibi son derece geleneksel ağır savunma meseleleri.
02:37İşte hikaye tam da tarihler 26 Ekim'i gösterdiğinde.
02:41Tahran Zirvesi'nde ilginçleşiyor.
02:42Masada İran, Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye var.
02:46Ev sahibi İran.
02:47Format belli, tamamen askeri ve savunma ağırlıklı bir buluşma.
02:51Suudi Arabistan oraya Savunma Bakanı'nı yolluyor.
02:53Pakistan Genelkurmay Başkanı'nı yolluyor.
02:56Peki Türkiye'yi o masada kim temsil ediyor dersiniz?
02:59Savunma Bakanı değil.
03:01Dışişleri Bakanı da değil.
03:03MIT Başkanı İbrahim Kalın.
03:04Yani askeri hizalanmaların, stratejik savunma adımlarının konuşulduğu uluslararası bir masada Türkiye adına bir istihbarat şefi oturuyor.
03:11Ve bu durum bize sahadaki o tuhaf tezatlığı mükemmel bir şekilde özetliyor.
03:16Bir anda İbrahim Kalın, Tahran'daki o sıcak ve stratejik masada Türkiye adına diploması yürütürken,
03:21tam o esnada orada olması beklenen iki isim, yani dışişleri ve Milli Savunma Bakanları neredeler?
03:27Ankara'dalar.
03:28Hatta ikisi de aynı gün başkentte KKTC Başbakanı ile görüşüyorlar.
03:33Devlette böyle denk gelişler pek tesadüf sayılmaz.
03:36Bu açıkça bilinçli bir devlet görevlendirmesi.
03:38Doğal olarak da incelediğimiz kaynaklarda analistler tam olarak şu haklı soruyu soruyorlar.
03:43Neden masadaki resmi komite üyeleri yerine istihbarat başkanı oradaydı?
03:47Bazı yorumlara göre Ankara bu toplantıya Mekke İttifakı gibi çok resmi ve ağır bir askeri gövde gösterisi havası katmamak için
03:53bu yolu seçmiş olabilir.
03:55Belki de sadece ara buluculuk çerçevesinde.
03:57Biraz daha farklı bir profille orada bulunmak istediler.
03:59Ama sebep ne olursa olsun sahadaki en kritik dış politika hamlesinde başrolde yine istihbarat başkanı var.
04:06Tabi olay sadece Tahran'la da bitmiyor.
04:08Üçüncü bölümümüze geçiyoruz.
04:10Küresel çapta yürütülen o yoğun diplomasi ve üst düzey ziyaretler serisi.
04:14İbrahim Kılı'nın ajandasına şöyle bir baktığınızda temposuna inanmak gerçekten güç.
04:18Mesela Suriye'de yönetimi değişiyor.
04:20HTŞ lideriyle masaya ilk oturan isim Kalın.
04:23Fidan ondan tam 10 gün sonra bölgeye gidiyor.
04:26Eylül ortasında rotayı Afganistan'a çeviriyor.
04:28Başbakan yardımcısı, Savunma ve İçişleri Bakanlarıyla devasa bölgesel sorunları masaya yatırıyor.
04:33Oradan çıkıp Pakistan'a geçiyor.
04:35Başbakan ve Genelkurmay Başkanı ile anlaşmaları konuşuyor.
04:38Ağustos sonu Yunanistan'da, Eylül-Ekim'de Libya'da meclis başkanlarıyla görüşüyor ki
04:42Libya'daki deniz yetki anlaşması süreci bu Mekik diplomasisinin hemen ardından onaylanıyor.
04:46Ve en ilginci ne biliyor musunuz?
04:48Bu görüşmelerin hiçbiri gizli saklı yapılmıyor.
04:50Devletin kendi haber ajansları üzerinden boy boy fotoğraflarla kamuoyuna servis ediliyor.
04:55İstihbarat servisinin hiç de gizli olmayan açık diplomasisi.
04:59Bu koşturmaca içinde raporların dikkat çektiği çok enteresan bir detay daha var.
05:03Roller arası bir nevi iyi polis, kötü polis oyunu gibi.
05:05Kaynaklara göre Ağustos'ta Yunanistan Ulusal İstihbarat Başkanı ile görüşen Kalın'ın
05:09Ege ve Akdeniz hakları konusunda iktidar medyasına yansıyan şekliyle oldukça açık ve net.
05:14Yani sert mesajlar verdiği belirtiliyor.
05:16Ama çok kısa bir süre önce Dışişleri Bakanı Fidan'ın Brüksel'de benzer konularda son derece yumuşak mesajlar verdiği ifade ediliyor.
05:23Roller gerçekten de adeta birbirinin içine geçmiş durumda.
05:26Peki bütün bunlar günün sonunda bize ne anlatıyor?
05:29İşte son dönümümüze geldik.
05:31Yük paylaşımı mı, rekabet mi?
05:33Gelin bu devlet dinamiklerinin analizini hep beraber toparlayalım.
05:37Açıkçası buradaki can alıcı nokta tam olarak şu.
05:39Dünyaya şöyle bir baktığınızda bir istihbarat başkanının faaliyetlerinin haber bültenlerinde ana manşet olduğu,
05:45kameralar karşısında bu kadar rahat olduğu başka bir örnek bulmanız çok zor.
05:48Çoğunun ismini cismini bile bilmeyiz.
05:50Ancak İbrahim Kalın kapalı kapılar ardındaki bir şeften ziyade kamuoyuna açık diplomatik anlaşmalara zemin hazırlayan,
05:56sahada neredeyse bir eş Dışişleri Bakanı gibi işlev gören bir figür çiziyor.
06:00Fakat kaynak metnin parmak bastığı çok haklı bir çelişki de var ortada.
06:04Dışişleri Bakanı ve MİT Başkanı dünyanın dört bir yanına uçarken bizim yakın coğrafyamızda çözülemeyen çok garip diplomatik bürüzler var.
06:11Düşünün, kimin davet ettiği belli olmayan bir şekilde Rum lideri Antalya'daki iklim zirvesine geliyor,
06:17Filistin meselesi bu kadar sıcakken Mahmut Abbas tam da Cumhuriyet bayramımızda Rum kesimini ziyaret ediyor.
06:23Ve en şaşırtıcısı, can yoldaşımız Azerbaycan'ın medyası Dışişleri Bakanı Fidan'ı istihbarat operasyonları yapmakla suçluyor.
06:30Yani iki dev ismin küresel sahadaki bu yoğun koşturmacası kendi arka bahçemizdeki tüm taşları yerine oturtmaya yetmiyor gibi görünüyor.
06:37Ve bu incelememizi kaynaklarımızın da ulaştığı o en kritik soruyla bitiriyoruz.
06:43Bizler şu anda dünyayı turlayan bu iki güçlü aktörün varlığıyla karmaşıklaşan dünya siyasetinde zorunlu ve planlı bir yük paylaşımına mı
06:50tanık oluyoruz?
06:50Yoksa kulislerde iddia edildiği gibi bu durum devlette yaşanan içerideki bir güç mücadelesinin bir rekabetin sahaya yansıması mı?
06:58Sebebi her ne olursa olsun bildiğimiz tek bir şey var, Türkiye'nin dış politikasında artık diplomatların çantaları kadar istihbarat şefinin
07:05dosyaları damasının tam ortasında.
07:07Sizce bu durum uzun vadede Türkiye'nin diplomatik duruşunu nasıl etkileyecek?
07:11İncelememize katıldığınız için çok teşekkürler. Bu sorunun cevabını hep birlikte göreceğiz.
07:16Hoşçakalın.

Önerilen