00:00Herkese merhaba, bugünkü kaynak incelememize hemen dalalım.
00:03Bugün masamızda gerçekten ilginç, oldukça spesifik bir metin var.
00:07Lütfullah Kaleli tarafından kaleme alınmış bu metin üzerinden,
00:09aslında hepimizin şu ya da bu şekilde duyduğu ama içini pek dolduramadığı bir kavrama yakından bakacağız.
00:14Türk devlet aklının stratejik temellerine.
00:16Bu aklın dünyayı nasıl okuduğunu, olayları nasıl yorumladığını,
00:20doğrudan yazarın kendi argümanlarıyla mercek altına alıyoruz.
00:23Hazırsanız bu oldukça iddialı, yapısal dünya görüşünün anatomisini haritalandırmaya başlayalım.
00:28Yol haritamız oldukça net.
00:30İlk olarak devleti tanımlayan o meşhur göksel metaforlara bakacağız.
00:34Ardından ittifakların evrimini inceleyecek,
00:36rotamızı stratejik su yollarına çevirecek
00:38ve kaynağımızın batıya yönelik tehdit algısını parçalara ayıracağız.
00:42Son olarak da tüm bu küresel vizyonun iç cephedeki süreklilikle nasıl bağlandığını göreceğiz.
00:47Hızlıca başlayalım.
00:49Birinci bölüm, Dolunay ve devlet haklı.
00:52Yani temel metaforu tanımlamak.
00:53Peki yazar, dış politikayı anlatırken neden gökyüzünden ilham alıyor dersiniz?
00:58Şöyle ki, yazarın Dolunay veya Arapça karşılığı olan Bedir kavramına yüklediği anlam aslında tüm bu metnin iskeletini oluşturuyor.
01:06Yazar burada ayın en parlak olduğu o 14. günü bildiğimiz bir astronomik olay olmaktan çıkarıp
01:11devasa bir jeopolitik metafora dönüştürüyor.
01:14Ona göre bu evre, dış politikadaki kusursuzluğu,
01:17o tam bir zihni netlik halini ve ard arda gelen parlak stratejik hamleleri temsil ediyor.
01:21Yani devlet tam da bir Dolunay gibi en parlak ve güçlü evresinde.
01:25Ve bu parlaklık yazarın argümanına göre öyle yeni ortaya çıkmış falan değil.
01:29Kaynağın tam da bu noktada çok iddialı bir cümlesi var.
01:32Diyor ki, köklü, çok eski tarihlere dayanan Türk devlet haklı,
01:35tarih boyunca çeşitli türden inatçıyı başlığa baş eğdirmiş, dizliye diz çöktürmüştür.
01:40Temel tez şu, ortada binlerce yıllık kesintisiz bir devlet haklı var
01:44ve bu akıl jeopolitik rakiplerine karşı sürekli aktif, sürekli manevra halinde olan bir güç.
01:49Buradan ikinci bölüme, yani D8'den Dolunay Anlaşması'na, ittifakların evrimine geçiyoruz.
01:55Binlerce yıllık olduğu iddia edilen bu devlet haklı, bugünkü ittifakları veya engelleri nasıl görüyor?
02:01Yazar, güncel jeopolitik tepkileri sıradan günlük politik hamleler olarak okumuyor.
02:05Mesela Mısır'ın Libya Deniz Yetki Anlaşması'nı reddetmesi.
02:08Metne göre bu basit bir siyasi karar değil,
02:11mukayeseli tarih bilgisinin eksikliğinden kaynaklanan bir vizyonsuzluk.
02:14Buradan şunu anlıyoruz, yazara göre uluslararası arenadaki hamleleri doğru okumak için
02:18yüzeysel, günlük siyasetten çok derin, karşılaştırmalı bir tarih perspektifine ihtiyacınız var.
02:24İşte bu tarih okuması bizi doğrudan ittifakların evrimine götürüyor.
02:27Bir yanda geçmiş var, D8 girişimi.
02:30Metin bunu o dönemki yöneticilerin uzaklaştırılması yüzünden sekteye uğramış,
02:34yarım kalmış, tarihi bir adım olarak yorulunuyor.
02:36Ama diğer yanda geleceğe dönük çok daha büyük, iddialı bir vizyon var.
02:40Dolunay, yani Bedir Anlaşması.
02:43Bu yapı o yarım kalan D8'in mükemmelleşmiş hali olarak tasvir ediliyor.
02:47Türk ve İslam dünyasını kesin olarak bir araya getirecek,
02:49tabiri caizse durdurulamaz bir güç.
02:52Üçüncü bölümümüz, stratejik sular ve Afrika.
02:55Şimdi politik vizyonları bir kenara bırakıp haritaya, özellikle de güneye, o kritik geçiş noktalarına inelim.
03:01Metin boyunca açık denizlere ve kritik su yollarına hakim olmak, egemenliğin adeta kilit taşı olarak sunuluyor.
03:07Yazar burada devletin güvenliği için kesinlikle vazgeçilmez gördüğü bazı noktaları işaretliyor.
03:12Basra Körfezi, Bağbül Mendebboğazı, Katar, Somali ve Sevakin Adası.
03:17Yazarın dünyasında devlet aklı zaten buralarda gereken önlemleri çoktan aldı ve bu sularda egemenliğini kurması sadece bir zaman meselesi.
03:25Tüm bu süreci dev bir satranç tahtası gibi düşünün.
03:28Bir yanda algılanan düşman hamleleri var, diğer yanda devletin verdiği planlı yanıtlar.
03:32Mesela Afrika boynuzunun karıştırılması ya da İsrail'in Somali ile de yerleşme çabaları metinde hiç de panik yaratacak olaylar değil.
03:39Aksine çaresiz rakiplerin boş hamleleri olarak görülüyor.
03:42Buna karşılık devlet aklının Sudan ve Sevakin'de üstlenme, Katar ve Somali'de varlık gösterme gibi hamleleri sahada somut sonuçlar elde etmeye
03:50odaklı soğukkanlı stratejiler olarak çerçeveleniyor.
03:54Dördüncü bölüme geçiyoruz.
03:55Küresel tehditler ve Avrupa, yani batıya bakış.
03:58Afrika ve Orta Doğu sularında böylesine kendinden emin bir strateji çizen devlet aklı o dağını batıya çevirdiğinde ne görüyor?
04:05Evet asıl soru bu.
04:07Satranç ustası olarak kurgulanan bu akıl Avrupa'yı ve oradaki krizleri nasıl yorumluyor?
04:11Açıkçası yazarın batı hakkındaki değerlendirmeleri en az Afrika vizyonu kadar net ve gerçekten sarsıcı.
04:18Metnin Avrupa için çizdiği tablo fazlasıyla karanlık.
04:21Fransa'daki, İtalya'daki ya da Yunanistan'daki sokak hareketleri sıradan sivil itirazlar değil, adeta büyük bir çöküşün habercisi olarak okunuyor.
04:29Çok daha çarpıcı olanıysa şu.
04:31Avrupa'da aşırı sağın yükselişi yakın gelecekte kıtada yeni bir Hitler figürünün ortaya çıkmasına zemin hazırlayan bir kaos ortamı olarak görülüyor.
04:38Yani yazar şunu savunuyor, Türk devlet aklı istikrarlı bir yükseliş içindeyken Avrupa kelimenin tam anlamıyla kendi içinde bir girdaba sürükleniyor.
04:47Beşinci ve son bölümümüz İç Çephe ve Süreklilik.
04:50Dev ittifak projelerini, denizleri, Avrupa'daki kaos iddialarını konuştuk.
04:54Peki tüm bu büyük dış vizyon içeride kendi evimizde ne anlama geliyor?
04:58İşte burası gerçekten ilginç.
05:01Yazar iç meseleleri dış politikadan kesinlikle ayırmıyor.
05:04Örneğin fonlarda veya bazı belediyelerde yaşandığı iddia edilen yolsuzluk olaylarını ele alalım.
05:09Metne göre bunlar sıradan hukuki suçlar veya bürokratik zaaflar değil,
05:13yazar bunları doğrudan ekonomimizi yavaşlatmayı hedefleyen dış düşmanların içerideki sinsi bir taktiği olarak yorumluyor.
05:19Yani iç sorunlar dışarıdaki jeopolitik savaşın doğrudan bir parçası.
05:23Tüm bu dünya görüşünün ruhunu özetleyen çok keskin ve tavizsiz bir cümlesi var yazarın.
05:29Türkiye Cumhuriyeti planlarını yaparken, hedeflerini belirlerken kimseden izin almaz.
05:33Bu cümle aslında devlete atfedilen aklın bir tür anayasası gibi sunuluyor.
05:37Mutlak bağımsızlık, proaktif olmak ve hiçbir dış onaya ihtiyaç duymamak.
05:41Ve bu yaklaşımın adeta felsefi bir kapanışı var.
05:44Devlette süreklilik esastır.
05:46Yazarın vardığı temel sonuç şu.
05:48Bu devasa jeopolitik hesaplar gelip geçici politik figürlere bağlı değildir.
05:52Türk devleti hesaplarını şahıslara indirgemez.
05:55Nasıl ki o en başta bahsettiğimiz dolunay döngüsü şaşmaz bir şekilde gökyüzünde gerçekleşiyorsa,
06:00devlet aklının işleyişi de aynı öyle sarsılmaz ve süreklidir.
06:03Kaynağımızın anatomisini, sunduğu argümanları tarafsızca adım adım inceledik.
06:08Şimdi asıl sormamız gereken ve bence hepimizin aklında kalması gereken o büyük soruyla bitirelim.
06:12Olayları dev bir satranç tahtasında okuyan, dışarıdaki düşmanları ve içerideki sorunları tek bir savaşın parçası olarak gören bu katı ve
06:19boyun eğmez vizyon,
06:20küresel diplomasiyi pratikte nasıl değiştirecek?
06:23Sahadaki gerçek sonuçlar ve dünyanın bu stratejiye vereceği yanıtlar,
06:26hiç şüphesiz önümüzdeki dönemin en kritik meselesi olacak.
06:29Bugünkü incelememizin sonuna geldik.
06:31Bir sonrakinde görüşmek üzere.
06:32Kendinize iyi bakın.
Yorumlar