Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 3 dakika önce
Köşe yazısı, Türkiye'ye karşı oluşturulan bölgesel ve küresel ittifakları ele alarak, bu düşmanca planların tarihsel kökenlerine dikkat çekmektedir. Yunanistan ve İsrail ortaklığının asıl amacının Türkiye'yi yıpratmak olduğunu belirten yazar, Yunan yönetiminin bu süreçte manipüle edildiğini savunmaktadır. Türk devlet aklının tüm bu tehditlere karşı yıllar öncesinden kapsamlı stratejik önlemler aldığı vurgulanmaktadır. Ülkenin askeri ve stratejik hamleleriyle her türlü senaryoya hazırlıklı olduğu ifade edilmektedir. Son olarak, vatandaşların birlik ve beraberlik içinde çalışmasının önemine dikkat çekilerek devletin gücüne olan inanç pekiştirilmektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Selamlar, yeni incelememize hoş geldiniz.
00:02Bugün Lütfullah Kaleli'nin Hatırlatma isimli, oldukça iddialı ve çarpıcı metnini masaya yatırıyoruz.
00:08Baştan söyleyeyim, amacımız kesinlikle bir taraf seçmek veya bu yüklü jeopolitik görüşleri onaylamak değil.
00:13Sadece yazarın argümanlarını, özellikle de o meşhur Türk devlet aklının stratejik planlaması kavramını adım adım tamamen tarafsız bir mercekle çözmek.
00:22Eğer jeopolitik argümanların nasıl kurgulandığını merak ediyorsanız doğru yerdesiniz.
00:27Hadi hemen başlayalım.
00:28Şöyle sarsıcı bir cümleyle karşılaşıyoruz metinde.
00:31Gün geçmiyor ki sınırlarımızda düşmanca hareketliliğin yaşanmadığı bir gün olsun.
00:36Yazar bizi tam da bu noktadan, bu doğrudan alıntıyla yakalıyor.
00:40Düşünsenize, Türkiye'nin sürekli bitmek bilmeyen bir düşmanlık çemberinde olduğunu varsayıyor.
00:44Üstelik bu öyle sıradan günlük bir siyasi kriz falan değil.
00:48Ona göre kökleri çok ama çok derinlere inen kadim bir hesaplaşmayla karşı karşıyayız.
00:53Peki bu yoğun argümanları nasıl çözeceğiz?
00:56Hızlıca yol haritamıza bakalım.
00:58Önce tarihsel ve güncel tehditlere gireceğiz.
01:01Sonra yazarın değmiyle çakma ittifakları, ardından asıl konumuz olan Türk devlet aklının stratejisini,
01:08sahadaki askeri adımları, yeraltı tesislerini ve son olarak da o meşhur birlik çağrısını konuşacağız.
01:13Bu yapılandırılmış akış, metni tarafsızca deşifre etmemize yardımcı olacak.
01:18Evet, birinci bölümle yani tarihsel ve güncel tehditler ile başlıyoruz.
01:22Yazar, bugünün jeopolitik satranç tahtasını okumak için sadece akşam haberleriyle yetmiyor.
01:29Bayağı tarihin derinliklerine iniyor, olayların miladını ta 1071 Malazgirt Savaşı'na,
01:35yani Türklerin İslam'ı kabul edip Anadolu'yu yurt edinmelerine kadar götürüyor.
01:39Oradan 12. yüzyıldaki Haçlı Seferlerine atlıyoruz ve günümüze geldiğimizde Metin çok çok iddialı bir şey söylüyor.
01:47Bugün karşımıza çıkan o modern ittifaklar var ya,
01:50yazar bunların aslında o günkü Haçlıların ve Perslerin güncellenmiş bir versiyonundan ibaret olduğunu savunuyor.
01:57Yani düşmanların 100 yıllık kinlerle hareket ettiğine inanıyor,
02:01kiliselerin dehlizlerinde hazırlanan o planların asla rafa kalkmadığını iddia ediyor.
02:06Bu da bizi ikinci bölüme çakma ittifaklar ve beklentilere getiriyor.
02:10Peki, tarihten süzülüp gelen bu aktörler kim?
02:13Yazar burada oklarını Yunanistan ve İsrail ortaklığına çeviriyor.
02:17Ve bu ortaklık için gerçekten çok çarpıcı, oldukça küçümseyici bir tabir kullanıyor.
02:23Çakma ittifak.
02:24Ona göre bu ikilinin yan yana gelmesi hiç şaşırtıcı değil ama bu bağ öyle sağlam temellere falan dayanmıyor,
02:31tamamen fırsatçılık üzerine kurulu.
02:33Metne göre bu iki aktörün gizli hatta deyim yerinde ise biraz hayalperest ajandaları var.
02:39Yazar diyor ki, Yunanistan Roma İmparatorluğunu ihya etme gibi uçuk bir vaatle adeta uçuruma sürükleniyor.
02:47İsrail ise 2500 yıl önce yıkılmış devletini birebir aynı isim ve bayrakla yeniden kurma peşinde.
02:55İddia o ki her iki tarafta sadece kendi o soykırımcı emperyal hedefleri için birbirlerini basbayağı kullanıyor.
03:02Özellikle İsrail'in hedefleri söz konusu olduğunda yazarın dili daha da sertleşiyor.
03:07Hatta İsrail'in Yunanistan'ı bir piyon gibi kullandığını ve günün sonunda onu Yehova'ya kurban edeceği gibi çok keskin
03:13bir ifade var ortada.
03:14Neymiş peki bu nihai hedefler?
03:16Türkler eliyle tarihi bir intikam almak, Suriye'deki planları için Türkiye'yi oyalamak, bir yıpratma savaşı başlatmak,
03:22üzerlerindeki Türk baskısını azaltmak ve nihayetinde zayıflamış yorulmuş bir Türkiye ile masaya oturmak.
03:28Kısacası yazara göre bu ortaklık tamamen Türkiye'yi zayıflatmak için kurulmuş çok katmanlı devasa bir tuzak.
03:35Ve işte bugünkü incelememizin tam odak noktasına 3. bölüme geliyoruz.
03:40Türk Devlet Aklı'nın Stratejisi
03:41Etrafı böylesine çakma ittifaklarla ve asırlık kinlerle çevrili bir ülke tüm bunlara nasıl yanıt veriyor dersiniz?
03:49İşte yazar cevabın Türk Devlet aklını stratejik planlamasında gizli olduğunu söylüyor.
03:54Yazarın dünyasında devlet sadece kurumlardan oluşan sıradan bir yapı değil.
03:59O proaktif, her şeyi inceden inceye hesaplayan, adeta her yeri kuşatan üstün bir zeka.
04:05Hatta kendi deyimiyle bu devlet aklı düşmanların beyinlerinde adeta cirit atıyor.
04:12Düşünsenize karşı taraf daha ne yapacağını planlamadan bu akıl onu çoktan biliyor.
04:17Yani olaylara sadece tepki veren reaktif bir yapıdan bahsetmiyoruz,
04:22oyunun kurallarını çok önceden belirleyen ve zamanı gelince o taşı gediğine koyan mutlak bir öngörü gücünden söz ediyoruz.
04:294. bölümümüz Sağdaki Somut Askeri Adımlar
04:32Peki, bu stratejik planlama sadece soyut, masada kalan bir felsefe mi?
04:38Yazar, hayır, sahaya bakın diyor.
04:40Kanıt olarak da 51. Komondo Tugay'ının bir anda aydın sökeye kaydırılmasını gösteriyor.
04:46Hak verirsiniz ki koca bir Tugay'ın yer değiştirmesi öyle sıradan bir kamyon nakliyatı falan değil.
04:52Yazar diyor ki, bu durum aylar belki yıllar öncesinden ilmek ilmek işlenmiş o devlet aklının stratejik planlamasının çok net bir
05:00sonucudur.
05:01Burada dikkat çeken müthiş bir detay var.
05:04Ana akım medyadaki bazı yorumcular bu devasa askeri sevkiyatı Yunanistan Başbakanı Miçotakis'in Meis Adası'na yaptığı o anlık ziyarete
05:12bağlamıştı.
05:13Yazar buna resmen karşı çıkıyor ve bunu saflığın ötesinde bir yorum olarak tanımlıyor.
05:18Neden mi?
05:19Çünkü Türk devlet aklı yabancı bir liderin anlık, şov amaçlı turistik ziyaretine göre panikte hareket etmez.
05:26O derin ve uzun vadeli planlar yapar.
05:29Diplomatik uyarıların zaten çoktan defalarca yapıldığını, bu sevkiyatın ise o büyük planın sahadaki yansımasından ibaret olduğunu savunuyor.
05:38Yazar, bu devlet aklının ciddiyetini iyice vurgulamak için karşı tarafın yetersizliğini oldukça alaycı bir dille sahneye koyuyor.
05:45Bir tarafta, yazarın haberlerde izlediğini iddia ettiği o Yunan tatbikatları var, suya düşen, ayakta bile zor duran askerler.
05:53Hatta ironiyi o kadar ileri götürüyor ki, Türkiye'nin bu askerlere sevabına can simidi ve yürüteç göndermesi gerektiğini söylüyor.
06:01Diğer yanda ise, Türkiye'nin o son derece ciddi, kararlı, deniz kurdu bir tatbikatı ve hesaplanmış hamleleri var.
06:09Karşımızdaki manzara, beceriksiz bir düşman ile milimetrik hesap yapan bir devletin keskin zıtlığı.
06:15Tabi, yazarın gözünden.
06:17Gelelim 5. bölüme, yeraltı tesisleri ve hazırlık.
06:20Tabi, devlet aklı sadece dışarıdaki düşmana odaklanmıyor, içerideki fiziki hazırlıklar da onun için çok kritik.
06:27Yazarın zihnindeki bu devlet, sessiz sedasız geleceğe hazırlanıyor.
06:31Önce tüm felaket senaryoları masaya yatırılıyor, ince ince maliyet hesapları yapılıyor ve olay sonrası için stratejiler planlanıyor.
06:39Ve en ilginci, yazarın bizzat sevinerek altını çizdiği üzere, TOKİ, yeraltı sığınakları inşa etmeye başlıyor.
06:46Yazar, dışarıdaki o jeopolitik fırtınaya karşı devletin gömülmeyen gömülür mantığıyla yerin altına inerek çoktan proaktif bir savunma inşa ettiğine yürekten
06:56inanıyor.
06:56E haliyle karşı tarafta boş durmuyor, dışarıdan destek alıyor, değil mi?
07:01Ama yazar bu duruma da hiç aldırış etmiyor.
07:04ABD'nin askeri yığınaklarıymış, İsrail'in arkalarında durmasıymış ya da Fransa'nın destekleriymiş, ona göre bunların hiçbiri işe yaramayacak.
07:13Neden mi?
07:14Çünkü Türkiye'nin o sarsılmaz kararlılığı ve stratejik önlemleri karşısında bu müttefiklerin günün sonunda sadece kendi canlarının derdine düşeceklerini çok
07:23net bir dille savunuyor.
07:24Ve altıncı son bölümümüz birlik ve beraberlik çağrısı.
07:29Jeopolitik analizlerden sağdaki askeri planlamalara kadar uzanan bu metin finali iç kamuoyuna dönerek yapıyor.
07:35Ve tüm bu felsefeyi harika bir atasözüyle özetliyor.
07:39Düşmanın karınca bile olsa merdane bil.
07:41Yani diyor ki sürekli teyakkuz hali şart.
07:44Karşınızdaki tehdit gözünüze ne kadar komik, zayıf veya çaresiz görünürse görünsün, ne devletin ne de halkın bir saniye bile rehavete
07:51kapılma lüksü yok.
07:52O muazzam devlet haklı yukarıda o devasa planlarını ilmek ilmek dokurken yazar vatandaşa dönüp sizin de bir göreviniz var diyor.
08:01Nedir bu görevler?
08:02Her şartta ama her şartta birlik ve beraberliği korumak, düşmanların içeride çıkarmak isteyeceği fitnelere, oyunlara asla alet olmamak ve ulusu
08:11daha da güçlendirmek için her alanda bıkmadan usanmadan çalışmak.
08:15Metin dış tehditlere karşı en ama en sağlam zırhın içerideki o sarsılmaz birliktelik olduğuna inanılarak kapanıyor.
08:22Bu açıklayıcı incelememizin sonuna gelirken, Lütfullah Kaleli'nin o iddialı argümanlarından süzülen şu soruyu sizlere sormak istiyorum.
08:29Sizce tarihsel hafızanın o ağır yükü, günümüz jeopolitik yorumlarında modern stratejik planlamayı gerçekten nasıl şekillendiriyor?
08:37Geçmişin hayaletleri, sahiden de bugünün askeri ve siyasi kararlarını yöneten bir devlek aklının görünmez rehberi olabilir mi?
08:45Bu soruyu biraz düşünmenizi rica ediyorum.
08:47Bir sonraki incelememizde buluşuncaya dek bilgiyle kalın, odaklanmaya devam edin.

Önerilen