00:00Herkese merhaba. Bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün Lütfullah Kaleli'nin devletlerin nasıl sistematik bir baskı altına alındığını anlatan
00:08o son derece çarpıcı jeopolitik makalesini masaya yatırıyoruz.
00:11Kaleli'nin tezi, uluslararası ilişkilerde genellikle hep arka planda kalan
00:15o görünmez baskı mekanizmalarını çok spesifik bir çerçeveden ele alıyor.
00:19Biz de bugün siyasi bir taraf tutmadan tamamen nesnel bir mercekle
00:23yazarın bu argümanlarının haritasını çıkaracağız.
00:26Hadi gelin hemen başlayalım.
00:27Önümüzde dört ana başlık var.
00:30Tıpkı bir kum saati gibi düşünebilirsiniz.
00:32Önce en geniş kısmından yani jeopolitik zorlama kavramını tanımlayarak başlayacağız.
00:38Ardından küresel taktiklere bakıp oradan doğrudan Türkiye'ye yönelik o spesifik baskılara odaklanacağız.
00:44En sonunda da devletin tüm bu hamlelere karşı geliştirdiği stratejik yanıtları inceleyeceğiz.
00:50Birinci bölüm, jeopolitik zorlamayı tanımlamak.
00:53Baskının anatomisi.
00:54Yazar aslında tüm tezini çok spesifik bir kelime üzerine inşa ediyor.
00:59Şimdi, olayın kalbindeki kelime şu, zorlamak.
01:04Türk Dil Kurumu bunu nasıl tanımlıyor biliyor musunuz?
01:06Birine bir şey yaptırmak amacıyla boyun eğdirmek, baskı yapmak, zor kullanmak veya mecbur etmek.
01:13Oldukça net değil mi?
01:14İşte can alıcı nokta tam olarak burası.
01:17Kaleli, dünyadaki tüm o karmaşık küresel olayları, savaşları ve siyasi krizleri anlamlandırmak için tam da bu tanımı merkezi bir mercek
01:25olarak kullanıyor.
01:26Peki bu zorlama nasıl uygulanıyor?
01:29Yazar bunu üç net seviyeye ayırmış.
01:31Devletten devlete, kurumlar düzeyinde ve bireysel düzeyde.
01:35Yani devletler birbirlerine savaş, ambargo veya iç savaş kışkırtıcılığı gibi daha büyük ölçekli baskılar uygularken,
01:42iş kurumlara veya kritik yerlerdeki bireylere geldiğinde şantajlar, tehditler ve hatta suikastlar devreye giriyor.
01:49Tam bir çok katmanlı satranç tahtası.
01:51İkinci bölümümüz, küresel zorlama taktikleri.
01:54Hadi bu teorinin devlet idaresinde nasıl pratiğe döküldüğüne makro düzeyden bir bakalım.
02:00Makalede, batılı güçlerin diğer uluslara karşı nasıl bir zorlama politikası izlediğini göstermek için çarpıcı baka çalışmaları var.
02:07Mesela İran ve Rusya'ya bakalım.
02:09İran'da nükleer bilim insanlarına yönelik sabotajları, fonlanan iç muhalefeti ve ABD'nin o meşhur Hürmüzboğazı tehditlerini birer zorlama aracı olarak
02:18sıralıyor yazar.
02:19Rusya örneğinde ise Ukrayna'daki vekalet savaşı, el konulan devasa varlıklar ve oligarklara uygulanan felç edici yaptırımlar var.
02:26Kaleli'ye göre, bakın burası çok kritik, bunlar birbirinden bağımsız krizler değil.
02:30Tamamı aynı küresel zorlama mekanizmasının farklı sahalardaki yansımaları.
02:35Gelelim üçüncü bölüme, kum saatini şimdi tam ortasından daraltıyoruz.
02:39Türkiye'ye yönelik hedefli baskılar, tarihsel ve içsel müdahaleler.
02:43Yazar burada çok net bir tarihsel çizgi çekiyor.
02:46Türkiye'ye yönelik zorlamalar öyle bugünün meselesi değil, kesintisiz bir süreklilik taşıyor.
02:521945'te yerli savunma sanayisinin çökertilmesinden başlıyor.
02:56Sonra 1974'ü o Kıbrıs Barış Harekatı sonrası uygulanan yıkıcı ambargoları hatırlatıyor
03:01ve günümüze, 2020'lere geldiğimizde ise okların bu kez o çok konuşulan modern drone ve İHA sanayisine yöneldiğini iddia ediyor.
03:09Özellikle 1940'lardaki olaylar gerçekten çok sarsıcı.
03:14Kapatılan uçak ve lokomotif fabrikaları, bir anda durdurulan demir yolu projeleri
03:18ve tabii Nuri Kiligil'in o mühimmat fabrikasında hayatını kaybettiği trajik patlama.
03:23Kaleli'ye göre tüm bunlar kesinlikle birer şanssızlık veya basit kazalar değil.
03:28Aksine ülkenin bağımsız kapasitesini daha doğmadan boğmayı hedefleyen o dış kaynaklı zorlama stratejisinin en somut adımları.
03:36Sonra karşımıza çok tanıdık, sarsıcı bir cümle çıkıyor.
03:40Benden aldığın silahları kullanamazsın.
03:42Hatırlarsanız geçmişte Almanya'nın sağladığı silahların terörle mücadelede veya Yunanistan'a karşı kullanımına getirilen çok sert kısıtlamalar vardı.
03:51Yazar bunu resmen koşullu müttefiklik olarak adlandırıyor.
03:54Yani olay şu, sana silahı veririm ama o egemenlik haklarını sadece benim çizdiğim sınırlar içinde kullanabilirsin.
04:01Askeri şantajın ta kendisi.
04:03Dış baskılardan biraz iç siyasete geçtiğimizde işin rengi daha da değişiyor.
04:08Deniz Baykal kaseti gibi doğrudan siyasete müdahale eden skandallar,
04:12anayasadaki vatandaşlık tanımının değiştirilmesi için yaratılan suni tartışmalar,
04:16hatta Avrupa Birliği'nin o bitmek bilmeyen özellik dayatmaları.
04:20Yazar tüm bunları aynı sepete koyuyor.
04:22Bunların Türk siyasetini dışarıdan dizayn edip devleti içeriden taviz vermeye zorlamak için atılan adımlar olduğunu öne sürüyor.
04:29Ve işin kurumsal sızma boyutu.
04:31Makaleye göre belirli dini grupların fonlanması ve adeta dışarıdan himaye altına alınması kesinlikle tesadüf değil.
04:39Yasa dışı finans kaynaklarıyla şirketleşen tarikatlar,
04:42FETÖ gibi devletin tüm kılcal damarlarına sızmaya çalışan yapılar,
04:45hatta Akuriş Suç Örgütü veya Süleymancılar içindeki bazı oluşumlar,
04:50keleli bütün bunları doğrudan devleti içeriden felç etmek veya ele geçirmek için kullanılan özel kurgulanmış araçlar olarak tanımlıyor.
04:57Şimdi, yazarın bence en zekici analizlerinden biri de sınır tehditlerini kategorize etme biçimi.
05:02Bir yanda Suriye'de çıkarılan iç savaş, hendek olayları ve o sınır ötesi havan saldırıları var.
05:08Bu net bir askeri zorlama.
05:10Ama diğer yanda bambaşka bir şey var, demografik zorlama.
05:13Yani Irak ve Suriye'deki milyonlarca insanın kasten Türkiye sınırlarına sürülmesi.
05:18Tıpkı şu an göçmenlerin İspanya ve İtalya'ya yönlendirilmesinde gördüğümüz gibi,
05:22yazar burada insan kitlelerinin kelimenin tam anlamıyla bir silah gibi kullanıldığını savunuyor.
05:27Yani özetle, yazar bu bölümde şu sarsıcı jeopolitik sonuca varıyor.
05:31Hemen çevremizdeki Irak, Suriye ve hatta kuzeydeki Ukrayna savaşları aslında birbirinden kopuk yerel krizler falan değil.
05:40Bunlar, Türkiye'yi siyasi olarak kuşatmak, savaşın içine çekmek ve yazarın kendi deyimiyle ülkenin teopolitik çıkarlarını yok etmek için bilinçli
05:50olarak örülmüş devasa bir zorlama çemberi.
05:52Dördüncü ve son bölümümüz, devletin karşı hamleleri.
05:56Kum saatimiz tekrar genişlerken soralım.
05:59O kadar askeri, ekonomik ve demografik baskıdan bahsettik.
06:02Peki, Türk devleti buna sadece pasif bir şekilde katlanıyor mu?
06:06Yazarın cevabı, kesinlikle hayır.
06:09Makaleye göre devlet bu kuşatmaya karşı savunma hattını sınırların çok ötesinde kuruyor.
06:13Bakın, Libya, Somali, Sudan ve Irak'ta atılan o kritik stratejik imzalar.
06:18Golan Tepeleri gibi konularda çok net diplomatik mesajların verilmesi,
06:23yıllardır bir zorlama aracı olarak kullanılan o Avrupa Birliği üyeliği kozunun artık etkisizleştirilmesi
06:28ve Ege ile Akdeniz'de deniz milli parkları ilan ederek oyunun kurallarının yeniden yazılması.
06:34Yazar, bunların sadece hayatta kalma refleksleri değil,
06:37baya bildiğiniz oyun kurucu karşı taarruz hamleleri olduğunu söylüyor.
06:41Ve işte Kaleli, tezini o can alıcı cümleyle özetliyor,
06:44Düşman ne yaparsa yapsın, Türk devletinin, devlet aklının yaptıkları ve girişimleri çok daha önemlidir.
06:51Yani içerideki taşeronlar ne kadar çalışırsa çalışsın,
06:54o köklü ve tarihsel devlet aklının her türlü dış baskıyı ve zorlama mekanizmasını
06:59boşa çıkaracak güce ve vizyona sahip olduğuna inanıyor yazar.
07:02Bu harika incelememizin sonuna gelirken,
07:05sizi yazarın vizyonundan ilham alan şu büyük soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:09Sürekli, çok katmanlı ve sınır tanımaz küresel zorlamaların yaşandığı bir çağda,
07:15bir devlet o mutlak özelliğini gerçekten nasıl başarılı bir şekilde koruyabilir?
07:20Lütfullah Kaleli'nin bu çarpıcı perspektifi,
07:22sanırım bundan sonra dünyadaki haberleri okurken,
07:25bu zorlama mekanizmalarına çok daha farklı bir gözle bakmamızı sağlayacak.
07:29Bu incelemede bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler,
07:32bir sonrakinde görüşmek üzere.