Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Lütfullah Kaleli’nin bu yazısı, zorlama kavramını devletler arası ilişkiler, kurumsal baskılar ve bireysel şantajlar üzerinden detaylıca analiz etmektedir. Yazar, küresel güçlerin Türkiye, İran ve Rusya gibi ülkelere yönelik ekonomik ambargo, terör desteği ve siyasi suikastlar gibi yöntemlerle nasıl boyun eğdirmeye çalıştığını örneklemektedir. Özellikle Türkiye özelinde savunma sanayisinin engellenmesi, iç karışıklıkların kışkırtılması ve göç dalgalarının bir silah olarak kullanılması gibi stratejik tehditler üzerinde durulmaktadır. Metin, bu baskılara karşı Türk devlet aklının geliştirdiği stratejik anlaşmalar ve karşı hamleler ile millî çıkarların nasıl savunulduğunu vurgulamaktadır. Sonuç olarak eser, dış müdahalelere karşı sergilenen direnişin ve bağımsız politikaların önemini yücelten bir perspektif sunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün Lütfullah Kaleli'nin devletlerin nasıl sistematik bir baskı altına alındığını anlatan
00:08o son derece çarpıcı jeopolitik makalesini masaya yatırıyoruz.
00:11Kaleli'nin tezi, uluslararası ilişkilerde genellikle hep arka planda kalan
00:15o görünmez baskı mekanizmalarını çok spesifik bir çerçeveden ele alıyor.
00:19Biz de bugün siyasi bir taraf tutmadan tamamen nesnel bir mercekle
00:23yazarın bu argümanlarının haritasını çıkaracağız.
00:26Hadi gelin hemen başlayalım.
00:27Önümüzde dört ana başlık var.
00:30Tıpkı bir kum saati gibi düşünebilirsiniz.
00:32Önce en geniş kısmından yani jeopolitik zorlama kavramını tanımlayarak başlayacağız.
00:38Ardından küresel taktiklere bakıp oradan doğrudan Türkiye'ye yönelik o spesifik baskılara odaklanacağız.
00:44En sonunda da devletin tüm bu hamlelere karşı geliştirdiği stratejik yanıtları inceleyeceğiz.
00:50Birinci bölüm, jeopolitik zorlamayı tanımlamak.
00:53Baskının anatomisi.
00:54Yazar aslında tüm tezini çok spesifik bir kelime üzerine inşa ediyor.
00:59Şimdi, olayın kalbindeki kelime şu, zorlamak.
01:04Türk Dil Kurumu bunu nasıl tanımlıyor biliyor musunuz?
01:06Birine bir şey yaptırmak amacıyla boyun eğdirmek, baskı yapmak, zor kullanmak veya mecbur etmek.
01:13Oldukça net değil mi?
01:14İşte can alıcı nokta tam olarak burası.
01:17Kaleli, dünyadaki tüm o karmaşık küresel olayları, savaşları ve siyasi krizleri anlamlandırmak için tam da bu tanımı merkezi bir mercek
01:25olarak kullanıyor.
01:26Peki bu zorlama nasıl uygulanıyor?
01:29Yazar bunu üç net seviyeye ayırmış.
01:31Devletten devlete, kurumlar düzeyinde ve bireysel düzeyde.
01:35Yani devletler birbirlerine savaş, ambargo veya iç savaş kışkırtıcılığı gibi daha büyük ölçekli baskılar uygularken,
01:42iş kurumlara veya kritik yerlerdeki bireylere geldiğinde şantajlar, tehditler ve hatta suikastlar devreye giriyor.
01:49Tam bir çok katmanlı satranç tahtası.
01:51İkinci bölümümüz, küresel zorlama taktikleri.
01:54Hadi bu teorinin devlet idaresinde nasıl pratiğe döküldüğüne makro düzeyden bir bakalım.
02:00Makalede, batılı güçlerin diğer uluslara karşı nasıl bir zorlama politikası izlediğini göstermek için çarpıcı baka çalışmaları var.
02:07Mesela İran ve Rusya'ya bakalım.
02:09İran'da nükleer bilim insanlarına yönelik sabotajları, fonlanan iç muhalefeti ve ABD'nin o meşhur Hürmüzboğazı tehditlerini birer zorlama aracı olarak
02:18sıralıyor yazar.
02:19Rusya örneğinde ise Ukrayna'daki vekalet savaşı, el konulan devasa varlıklar ve oligarklara uygulanan felç edici yaptırımlar var.
02:26Kaleli'ye göre, bakın burası çok kritik, bunlar birbirinden bağımsız krizler değil.
02:30Tamamı aynı küresel zorlama mekanizmasının farklı sahalardaki yansımaları.
02:35Gelelim üçüncü bölüme, kum saatini şimdi tam ortasından daraltıyoruz.
02:39Türkiye'ye yönelik hedefli baskılar, tarihsel ve içsel müdahaleler.
02:43Yazar burada çok net bir tarihsel çizgi çekiyor.
02:46Türkiye'ye yönelik zorlamalar öyle bugünün meselesi değil, kesintisiz bir süreklilik taşıyor.
02:521945'te yerli savunma sanayisinin çökertilmesinden başlıyor.
02:56Sonra 1974'ü o Kıbrıs Barış Harekatı sonrası uygulanan yıkıcı ambargoları hatırlatıyor
03:01ve günümüze, 2020'lere geldiğimizde ise okların bu kez o çok konuşulan modern drone ve İHA sanayisine yöneldiğini iddia ediyor.
03:09Özellikle 1940'lardaki olaylar gerçekten çok sarsıcı.
03:14Kapatılan uçak ve lokomotif fabrikaları, bir anda durdurulan demir yolu projeleri
03:18ve tabii Nuri Kiligil'in o mühimmat fabrikasında hayatını kaybettiği trajik patlama.
03:23Kaleli'ye göre tüm bunlar kesinlikle birer şanssızlık veya basit kazalar değil.
03:28Aksine ülkenin bağımsız kapasitesini daha doğmadan boğmayı hedefleyen o dış kaynaklı zorlama stratejisinin en somut adımları.
03:36Sonra karşımıza çok tanıdık, sarsıcı bir cümle çıkıyor.
03:40Benden aldığın silahları kullanamazsın.
03:42Hatırlarsanız geçmişte Almanya'nın sağladığı silahların terörle mücadelede veya Yunanistan'a karşı kullanımına getirilen çok sert kısıtlamalar vardı.
03:51Yazar bunu resmen koşullu müttefiklik olarak adlandırıyor.
03:54Yani olay şu, sana silahı veririm ama o egemenlik haklarını sadece benim çizdiğim sınırlar içinde kullanabilirsin.
04:01Askeri şantajın ta kendisi.
04:03Dış baskılardan biraz iç siyasete geçtiğimizde işin rengi daha da değişiyor.
04:08Deniz Baykal kaseti gibi doğrudan siyasete müdahale eden skandallar,
04:12anayasadaki vatandaşlık tanımının değiştirilmesi için yaratılan suni tartışmalar,
04:16hatta Avrupa Birliği'nin o bitmek bilmeyen özellik dayatmaları.
04:20Yazar tüm bunları aynı sepete koyuyor.
04:22Bunların Türk siyasetini dışarıdan dizayn edip devleti içeriden taviz vermeye zorlamak için atılan adımlar olduğunu öne sürüyor.
04:29Ve işin kurumsal sızma boyutu.
04:31Makaleye göre belirli dini grupların fonlanması ve adeta dışarıdan himaye altına alınması kesinlikle tesadüf değil.
04:39Yasa dışı finans kaynaklarıyla şirketleşen tarikatlar,
04:42FETÖ gibi devletin tüm kılcal damarlarına sızmaya çalışan yapılar,
04:45hatta Akuriş Suç Örgütü veya Süleymancılar içindeki bazı oluşumlar,
04:50keleli bütün bunları doğrudan devleti içeriden felç etmek veya ele geçirmek için kullanılan özel kurgulanmış araçlar olarak tanımlıyor.
04:57Şimdi, yazarın bence en zekici analizlerinden biri de sınır tehditlerini kategorize etme biçimi.
05:02Bir yanda Suriye'de çıkarılan iç savaş, hendek olayları ve o sınır ötesi havan saldırıları var.
05:08Bu net bir askeri zorlama.
05:10Ama diğer yanda bambaşka bir şey var, demografik zorlama.
05:13Yani Irak ve Suriye'deki milyonlarca insanın kasten Türkiye sınırlarına sürülmesi.
05:18Tıpkı şu an göçmenlerin İspanya ve İtalya'ya yönlendirilmesinde gördüğümüz gibi,
05:22yazar burada insan kitlelerinin kelimenin tam anlamıyla bir silah gibi kullanıldığını savunuyor.
05:27Yani özetle, yazar bu bölümde şu sarsıcı jeopolitik sonuca varıyor.
05:31Hemen çevremizdeki Irak, Suriye ve hatta kuzeydeki Ukrayna savaşları aslında birbirinden kopuk yerel krizler falan değil.
05:40Bunlar, Türkiye'yi siyasi olarak kuşatmak, savaşın içine çekmek ve yazarın kendi deyimiyle ülkenin teopolitik çıkarlarını yok etmek için bilinçli
05:50olarak örülmüş devasa bir zorlama çemberi.
05:52Dördüncü ve son bölümümüz, devletin karşı hamleleri.
05:56Kum saatimiz tekrar genişlerken soralım.
05:59O kadar askeri, ekonomik ve demografik baskıdan bahsettik.
06:02Peki, Türk devleti buna sadece pasif bir şekilde katlanıyor mu?
06:06Yazarın cevabı, kesinlikle hayır.
06:09Makaleye göre devlet bu kuşatmaya karşı savunma hattını sınırların çok ötesinde kuruyor.
06:13Bakın, Libya, Somali, Sudan ve Irak'ta atılan o kritik stratejik imzalar.
06:18Golan Tepeleri gibi konularda çok net diplomatik mesajların verilmesi,
06:23yıllardır bir zorlama aracı olarak kullanılan o Avrupa Birliği üyeliği kozunun artık etkisizleştirilmesi
06:28ve Ege ile Akdeniz'de deniz milli parkları ilan ederek oyunun kurallarının yeniden yazılması.
06:34Yazar, bunların sadece hayatta kalma refleksleri değil,
06:37baya bildiğiniz oyun kurucu karşı taarruz hamleleri olduğunu söylüyor.
06:41Ve işte Kaleli, tezini o can alıcı cümleyle özetliyor,
06:44Düşman ne yaparsa yapsın, Türk devletinin, devlet aklının yaptıkları ve girişimleri çok daha önemlidir.
06:51Yani içerideki taşeronlar ne kadar çalışırsa çalışsın,
06:54o köklü ve tarihsel devlet aklının her türlü dış baskıyı ve zorlama mekanizmasını
06:59boşa çıkaracak güce ve vizyona sahip olduğuna inanıyor yazar.
07:02Bu harika incelememizin sonuna gelirken,
07:05sizi yazarın vizyonundan ilham alan şu büyük soruyla baş başa bırakmak istiyorum.
07:09Sürekli, çok katmanlı ve sınır tanımaz küresel zorlamaların yaşandığı bir çağda,
07:15bir devlet o mutlak özelliğini gerçekten nasıl başarılı bir şekilde koruyabilir?
07:20Lütfullah Kaleli'nin bu çarpıcı perspektifi,
07:22sanırım bundan sonra dünyadaki haberleri okurken,
07:25bu zorlama mekanizmalarına çok daha farklı bir gözle bakmamızı sağlayacak.
07:29Bu incelemede bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkürler,
07:32bir sonrakinde görüşmek üzere.

Önerilen