00:00Herkese merhaba.
00:01Bugünkü incelememizde Arzu Güvan'ın o çok konuşulan oldukça hararetli siyasi eleştiri yazısını mercek altına alıyoruz.
00:08Biliyorsunuz Metin baştan sona tutkuyla yazılmış oldukça sert iddialar barındırıyor.
00:13Hem iç politikayı hem de bölgesel jeopolitiği özellikle de 30 Ağustos'un günümüzdeki siyasi yansımalarına hedef alıyor.
00:21Şunu baştan netleştirelim.
00:23Amacımız burada taraf tutmak ya da bu doğrudur demek değil.
00:26Bizim işimiz yazarın bu karmaşık ve yoğun argümanlarını masaya yatırmak, haritalandırmak ve aslında tam olarak ne demek istediğini birlikte çözmek.
00:35Hazırsanız başlayalım.
00:36Yazarın tam olarak neye itiraz ettiğini net bir şekilde görebilmek için yazıyı 5 ana başlığa böldük.
00:42Sırasıyla 30 Ağustos'un siyasi gölgesi, gardırop Atatürkçülüğü eleştirisi, Suriye'deki iddia edilen yeniden yapılanma süreci,
00:51yeni bir iç süreç yaşandığı iddiası ve son olarak yazarın o çarpıcı kapanış mesajı üzerinden ilerleyeceğiz.
00:57İlk durağımız 30 Ağustos'un siyasette nasıl yankılandığı, daha doğrusu yazarın tabiriyle siyasi gölgesi.
01:05Güven, analizine iç siyasete dair çok ağır bir eleştiriyle başlıyor.
01:10İddiası şu, 30 Ağustos gibi kurucu tarihi bir değer, günümüz siyasetçileri tarafından resmen bir araç olarak kullanılıyor.
01:17Yazar, PKK ve Abdullah Hoca'dan'ı meşru bir zemine taşıdığını savunduğu bazı siyasetçilerin kalkıp bir de 30 Ağustos mesajı vermesini
01:25tam bir ikiyüzlülük olarak görüyor.
01:27Hatta bunu o kadar sert bir dilli ifade ediyor ki bu durumu kara lekeye örtülmüş ucuz bir yama olarak tanımlıyor.
01:33Özellikle Cumhuriyet Halk Partisi içindeki bazı isimleri mesela Özgür Özel'i doğrudan hedef alıyor.
01:39Ona göre bu tür milli bayram kutlamaları, ulus devlet yapısına zarar veren politikaları gizlemek için kullanılan bir vitrinden bir göz
01:46boyamadan ibaret.
01:47Bu vitrin ve göz boyama meselesi bize hemen ikinci başlığımızda Gardırop Atatürkçülüğü eleştirisine getiriyor.
01:53Peki nedir bu Gardırop Atatürkçülüğü?
01:56Yazar bu ilginç terimi, ideolojisini sadece yakasına taktığı bir rozet gibi, yüzeysel taşıran siyasi aktörler için kullanıyor.
02:04Şöyle düşünün, Atatürk ve Cumhuriyet değerleri sadece seçim dönemi gelince, hani o malum rıza inşası için yani halktan oy koparmak
02:13için sandıktan çıkarılıyor.
02:14Ama iş gündelik politikalara o alınan gerçek kararlara gelince, yazar bu değerlerin tamamen unutulduğunu, resmen hiçe sayıldığını iddia ediyor.
02:23Yazar bu argümanını desteklemek için çok tanıdık ama bir o kadar da sert bir sese İlhan Selçuk'a başvuruyor.
02:30Selçuk'un o meşhur eleştirisini hatırlatıyor.
02:32Bu kişileri tanzimatını o alafranga beylerine benzetiyor ve diyor ki, bunlar Cumhuriyet'in gerçek anlamını zerre kadar kavramamış salak Osmanlı
02:41temperesleridir.
02:42Gerçekten çok ağır bir ifade değil mi?
02:44Güven bu alıntıyla aslında şunu yapıyor, ideolojik rakiplerini yenilikçi veya modern figürler olarak değil, tam aksine şekilci, yüzeysel ve gerici
02:53karakterler olarak resmediyor.
02:54Şimdi iç siyasetteki bu ideolojik tartışmadan biraz uzaklaşıp haritayı genişletelim ve üçüncü başlığımıza, Suriye'deki iddia edilen yeniden yapılanmaya bakalım.
03:05Burası gerçekten dikkat çekici çünkü güven, kamuoyunda sürekli duyduğumuz terör örgütleri tasfiye ediliyor ya da terörsüz Türkiye anlatısının tam tersi
03:13bir tablo çiziyor.
03:14En büyük endişesine biliyor musunuz?
03:16Bu grupların aslında yok edilmediği.
03:18Yazarın temel tezi şu, emperyalist güçler bu örgütleri tasfiye etmiyor.
03:23Aksine onlara yepyeni bir jeopolitik alan açarak bu yapıları meşru bir siyasi ve askeri ortağa dönüştürüyorlar.
03:30Resmi söylemlere taban tabana zıt gerçekten çok iddialı bir iddia bu.
03:34Yazar bu meşrulaştırma iddiasını havada bırakmıyor, çok somut, detaylı şeyler öne sürüyor.
03:39Mazlum Abdi'nin Şam yönetimine sunduğu iddia edilen dört spesifik talepten bahsediyor.
03:43Bakın bunlar öyle ufak tefek şeyler değil.
03:45Petrol gelirlerinden tam yüzde kırk gibi devasa bir pay isteniyor.
03:50Örgüt bayrağının doğrudan Suriye devlet bayrağıyla yan yana dalgalanması talep ediliyor.
03:54Anayasal güvenceler ve Kürtçe'ye resmi dil statüsü isteniyor.
03:58Güvene göre bütün bunlar yok olmanın eşiğindeki bir örgütün değil, devletle masaya oturup kurumsal bir ortaklık kurmaya hazırlanan bir yapının
04:05hamleleri.
04:06İşin siyasi boyutu bir yana, yazar çok detaylı bir askeri yapılanmadan da bahsediyor.
04:11İddiaya göre örgüt resmen yeni bir sürme güncelleniyor.
04:14Tam dört tugay ve bir tümenden oluşan yepyeni bir yapı kuruluyor.
04:18Asıl çarpıcı olan detay ise şu, bu birliklerin doğrudan Suriye devletinin resmi üniformasını giyeceği iddia ediyor.
04:25Yani gözümüzün önünde açık net bir askeri entegrasyon yaşandığını savunuyor yazar.
04:30İşte tam da bu karmaşık jeopolitik satranç tahtasında yazar Türk dış politikasını yönetenleri çok sert eleştiriyor.
04:37Hedefinde doğrudan Hakan Fidan'ın Amerika'nın bölgedeki adımları ve esticiyle ilgili yaptığı açıklamalar var.
04:44Yazar bu yaklaşımları tek bir kelimeyle özetliyor, saf derunluk.
04:48Yani açıkçası aşırı saflık.
04:50Amerika'nın bölgeye yığdığı binlerce tır dolusu o son teknoloji silahın bu yeni üniformalı yapılara verilmeyeceğine inanmayı Türkiye için ölümcül
04:59bir yanılgı olarak görüyor.
05:00Peki Suriye'de yaşandığı iddia edilen bu depremin Türkiye'deki sarsındısı ne?
05:04Bu da bize dördüncü başlığımıza yeni iç süreç iddiasına götürüyor.
05:09Güvan'a göre dışarıdaki bu meşrulaşma adımları içeride yepyeni gizli bir siyasi süreçle el ele yürüyor.
05:15Abdullah Öcalan'ın Dem Parti heyetine söylediği iddia edilen bazı sözleri aktarıyor yazar.
05:20Sürecin kesinlikle bir anayasayla ilerlemesi gerektiğini ve o çok çarpıcı MHP kadar bu devletin sağlam ayağı olacağız cümlesini kurduğunu öne
05:28sürüyor.
05:28Güvan burada açıkça alarm zillerini çalıyor.
05:31Perde arkasında Türkiye'nin ulus devlet yapısını kökünden sarsacak çok tehlikeli bir pazarlığın yeni bir müzakere sürecinin yürüdüğünü ve Öcalan
05:39'ın devlet işlerinde aktif rol oynamaya çalıştığını savunuyor.
05:42Yazarın bu yapısal endişelerinin zirveye ulaştığı yerse isim değişiklikleri.
05:47Güven diyor ki PKK ismini ne kadar değiştirirse değiştirsin aslında arka planda Demokratik Toplum ve Cumhuriyet Hareketi gibi yeni şemsiye
05:56isimlerle siyasi sistemin tam kalbine yerleşmeye hazırlanıyor.
06:01Böylesine köklü bir dönüşümün, böyle bir meşrulaştırma operasyonunun topluma şirin bir barış ambalajıyla sunulmasını ise tek kelimeyle akıl tutulması olarak
06:11nitelendiriyor.
06:11Ve son olarak tüm bu iddiaları toparladığımız 5. bölüm, yazarın kapanış mesajı.
06:17Yazar, makalesini adeta bir film sahnesi gibi son derece dramatik ve keskin bir ikilikle bitiriyor.
06:24Kendi durduğu yeri o cumhuriyetin kurucu iradesini bandırma vapurundaki çelik irade olarak tanımlıyor.
06:30Karşısındakileri yani siyasi rakiplerini ise boğaza demir atmış düşman donanmasının miçoları olmakla suçluyor.
06:37Düşünebiliyor musunuz?
06:38Muhaliflerini sadece yanlış politika üretmekle değil, kelimenin tam anlamıyla işgalci güçlerin gemisinde çalışan hizmetkarlar olmakla itham ediyor.
06:47Kutuplaştırıcı duygusal dozu çok ama çok yüksek bir retorik bu.
06:51İşte tüm bu hararetli yazıyı, bu yoğun iddiaları inceledikten sonra geriye sormamız gereken çok temel bir soru kalıyor.
06:57Siyasi analizler böyle derin tarihi travmalarla, kurucu metaforlarla bu kadar iç içe geçtiğinde sağdaki o çıplak nesnel gerçekleri yazarın bu
07:06öfkeli tutkulu retoriğinden nasıl sıyırıp çıkarabiliriz?
07:09Geçmişin o güçlü analojileri, bugünün karmaşık jeopolitiğini, masadaki modern müzakereleri daha iyi anlamamızı mı sağlıyor yoksa vizyonumuzu mu gölgeliyor?
07:18Üzerine bolca düşünmemiz gereken bir konu öyle değil mi?
07:20Bugünkü kaynak incelememizin sonuna geldik.
07:23Umarım bu yapılandırılmış analiz, bu zor ve hararetli metni sizin için biraz daha beraklaştırmıştır.
07:28Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere, merak etmeye ve gerçeği sorgulamaya devam edin.