00:00Herkese merhabalar, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün, hani hepimizin sokakta yürürken, yahu herkes birbirine mi benziyor ne dediğimiz o modern güzellik standartlarına,
00:11işin absürt ama bir o kadar da içimizden olan satirik yüzüne dalıyoruz.
00:16Hikayemiz gerçekten ironik, epey komik ve bayağı da düşündürücü.
00:20Hazırsanız lafı hiç uzatmadan başlıyoruz.
00:24Dayi, aşk olsun beni tanımadın mı?
00:27Düşünsenize, yorucu bir mesainin ardından durakta servisinizi bekliyorsunuz ve arkanızdan tam olarak bu tiz ses yankılanıyor.
00:36Hikayemizin kahramanı Levent Hoca tam olarak böyle irkiliyor işte.
00:41Arkasını bir dönüyor ve tam bir şok, kafa karışıklığı.
00:45Karşısındaki kişiyi daha önce hayatında hiç görmemiş, hiç tanımamış gibi kala kalıyor.
00:51Yani insan kendi ailesini bile tanıyamadığında ne yapar ki?
00:55Levent Hoca'nın karşısında fındık burunlu, masmavi gözlü, baştan aşağı marka giyinmiş ve makyajı epey abartmış genç bir kız duruyor.
01:04Ama sıkı durun, bu kız aslında onun öz yeğeni Nur.
01:08Eskiden iri kemerli bir burnu, şehla gözleri olan Münire Havva Nur, yüzünü baştan aşağı yeniden tasarlatırken,
01:15ismindeki o fazlalıkları da bir kenara atmış anlayacağınız.
01:17İşte bu an, bugünkü incelememizin tam da kalbine iniyor.
01:24Yeğeniyle yaşadığı o sarsıcı karşılaşma, Levent Hoca'nın resmen uykularını kaçırıyor.
01:29Kendi yeğenini tanıyamamak, hani o gece yatağında döner durur ya insan, işte tam öyle bir azgın boğaya dönüşen ilham perisi
01:36geliyor ona.
01:37İlginçtir, tam da o gece eseri için battaniyeye sarılıp çırılçıplak yazan Victor Hugo,
01:43günde elli fincan kahve içen Balzac veya ayakta dikilerek çalışan Hemingway gibi tuhaf alışkanlıkları olan yazarları okuyormuş.
01:51Tıpkı onlar gibi, Levent Hoca da gecenin bir yarısı yatağından fırlıyor
01:54ve insanlığın bu güzellik ve gösteriş tutkusu üzerine o harika hicmini kaleme almaya başlıyor.
02:00İkinci bölüm, Güzelliğin Evrimi
02:03Şimdi gösteriş merakının tarihsel yürüyüşüne bir bakalım.
02:07Levent Hoca bunu öyle güzel özetliyor ki, insanlığın şafağında ilk kadın Havva'nın farklı incir yaprakları denemesiyle başlıyor bu iş.
02:15Çocuklar geliyoruz, 12 yaşındaki şehirli kızlar annelerinin makyaj malzemeleriyle, topuklu ayakkabılarıyla oynuyor.
02:21Yetişkinlikte sokağa ruşsuz çıkmayı kesinlikle reddeden büyük ninelerimizi görüyoruz.
02:26Hatta iş öyle bir noktaya geliyor ki, saçını, kaşını, bıyığını zindan karasına boyatan 80'lik büyük babalar çıkıyor karşımıza.
02:32Yani insanın dış görünüşüyle oynama arzusu, inanın bana ne yaş dinliyor ne de çağ.
02:38Ve işte can alıcı nokta tam da burası.
02:41Klonlanmış bir toplum.
02:43Levent Hoca fark ediyor ki, gençlerden, yaşlılara, herkes ama herkes farklı görünmekten ölesiye korkuyor.
02:50Sokaktaki gençlerin saç kesimleri aynı, kadınların makyaj tarzları birebir kopyalanmış, sanki hepsi aynı fabrikadan, aynı üretim bandından sipariş edilmiş gibi.
03:00Kimse kendisi olamıyor, herkes bir başkasının kopyası olarak hayatına devam ediyor.
03:06Üçüncü bölümümüz, dolar vergisi sahneye çıkıyor.
03:09Peki bu dolar vergisi denen şey tam olarak nedir?
03:13Doğal güzelliğin yerini, basbayağı parayla satın alınan estetiğin aldığı o modern çılgınlık,
03:19güzellik endüstrisi bir gruba ait olma ve belirli bir standartta görünme yönündeki o derin arzumuzdan devasa milyarlarca dolarlık bir pazar
03:28yarattı.
03:29Güzellik artık bir standarda bağlandı ve işin garibi bu standarda ulaşmanın bedeli, kelimenin tam anlamıyla dolarla ödeniyor.
03:36Eskiden şöyle bir laf vardı bilirsiniz, Allah vergisi.
03:40Yani doğuştan gelen, kişiye has o eşsiz doğal güzellik.
03:44Ama bugün karşısında çok daha agresif bir rakip var, dolar vergisi.
03:48Kendimizi olduğumuz gibi kabul etmektense gidip yepyeni bir yüz satın almaya doğru yaşanan o dramatik ve bir o kadar da
03:55yapay geçişi çok net görebiliyoruz burada.
03:58Dördüncü bölüm, Asude'nin estetik intikamı.
04:02Şimdi gelin bu vergi pratikte nasıl işliyor, inanılmaz komik bir hikayeyle bakalım.
04:06Asude Hanım, iş adamı kocası Fadıl'ın kendisini 20'li yaşlarda genç bir kadının aldattığını öğreniyor.
04:12Siz olsanız ne yaparsınız? Ortalığı birbirine katarsınız değil mi?
04:15Asude Hanım hiç öyle yapmıyor.
04:18Gidip onları gizlice kameraya çekiyor.
04:20Sonra ne mi yapıyor?
04:21Kocasının o genç kadınla Avrupa'ya rahatça kaçabilmesi için adamın suçluluk duygusunu kullanıyor
04:26ve elit bir güzellik merkezinde kendine lüks bir yalnız tatil finanse ettiriyor.
04:31İnanılmaz bir kurnazlık, gerçekten şapka çıkarılır.
04:34Kliniğe bir gidiyor o ki, eline tutuşturulan estetik menüsü tam anlamıyla absürtlükte son nokta.
04:40Angelina Jolie dudakları 3000 dolar.
04:43Liz Taylor'ın o meşhur menekşe rengi gözleri için özel lensler 5000 dolar,
04:47Salma Hayek göğüsleri veya Jennifer Lopez kalçaları zaten en çok satanlar listesinde başı çekiyor.
04:52Hatta Ajda Pekkan stili yüz gerdirme operasyonu santimetre kare başına hesaplanıyor yahu.
04:57Ünlülerin vücut hatlarını resmen metallaştırıldığı, üzerlerine fiyat etiketlerinin yapıştırıldığı o acımasız tabloyu olağanüstü bir hicivle okuyoruz.
05:05Asude Hanım orada geçirdiği bir ay boyunca öyle sıkı bir kampa giriyor ki sormayın,
05:10diyet isteyenler spor salonlarında dökülen terler.
05:13Yetmiyor, yeni bir burun, yeni dudaklar ve göğüsler için peş peşe ameliyat masasına yatıyor.
05:17Bir ayın sonunda o kliniğin kapısından çıktığında sonuç tek kelimeyle inanılmaz.
05:22Tam 15 yaş gençleşmiş, adeta bir film yıldızı gibi parlayan yepyeni bir Asude var karşımızda.
05:30E tabi, bu devasa estetik yatırımının bir de getirisi oluyor haliyle.
05:35Yenilenmiş, özgüveni tavan yapmış Asude Hanım, bir kafede 40'lı yaşlarda oldukça yakışıklı bir marina sahibinin dikkatini çekiyor.
05:44Romantik bir dans, ardından gelen aşk.
05:47Asude yıllar sonra ilk defa gerçekten değer gördüğünü, sevildiğini hissediyor.
05:52Ve asıl darbe finalde eski kocası Fadıl'a geliyor.
05:56Asude boşanmak için telefonu açıyor, elindeki o gizli çekim videoları masaya koyuyor ve adamdan dudak uçuklatan bir servet koparıyor.
06:04Dolar vergisi Asude'ye harika bir intikam sunarken, Fadıl hem aldatılmış hem de cüzdanı fena halde boşalmış şekilde öylece kalakalıyor.
06:12Beşinci ve son bölümümüz klonlanmış bir toplum.
06:16Asude Hanım'ın bu çılgın macerasından sonra tekrar gerçek dünyaya hikayemizin yazarı Levent hocanın o sıradan sabahına dönelim.
06:24Ertesi gün Levent Bey tam evden çıkacak, eşi kuaföre gitmek için para istiyor.
06:29Ve aralarında öyle komik, öyle tanıdık bir diyalog geçiyor ki, eşi diyor ki,
06:33''Yahu sitede botoks yaptırmayan bir ben kaldım, burnunu ve dudaklarını bile yaptıranlar var.
06:38Düşünün, sadece bir dip boyası ve röfle isteği bile estetik furyasının gerisinde kalma korkusuyla o mahalle baskısıyla harmanlanmış durumda.
06:47En ufak bir istek bile toplumun bu görünüş beklentisini ne kadar içselleştirdiğimizi resmen yüzümüze vuruyor.''
06:54Ve fatura çıkıyor, bin beş Türk lirası.
06:57Levent hoca, hiç tartışmaya girmemek ve kendini bir an önce evden sokağa atabilmek için eşinin eline bu spesifik sıradan rakamı
07:04sıkıştırıveriyor.
07:05Asude'nin o binlerce dolarlık devasa ameliyat faturalarını düşününce, bin beş liralık bu kuaför masrafı çok komik, çok masum kalıyor
07:13değil mi?
07:13Ama aslında bu rakam, dolar vergisinin en küçük bütçelere, en sıradan evlere, ufacık dokunuşlarla bile nasıl usulca sızdığının en net
07:21kanıtı.
07:22Levent hoca evden kaçıp sokağa karıştığında, etrafında birbirine benzeyen ama asla kendileri olamayan insanlardan oluşan, o aynı tornadan çıkmış kalabalığın
07:32arasına karışıyor.
07:33İşte bu manzara, bugünkü incelememizi çok çarpıcı bir soruyla bitirmemizi sağlıyor.
07:38Kendimizi kusursuzlaştırma telaşı içinde birbirimizin sadece birer kopyası olmaya mı mahkumuz?
07:44Dolar vergisinin cebimizden neler götürdüğünü artık çok iyi biliyoruz.
07:48Peki ya bireyselliğimizden, o bizi biz yapan eşsiz doğamızdan çaldıkları?
07:52Bunun üzerine düşünmeye kesinlikle değer.
07:55Bugünkü incelememizde bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
07:59Bir sonraki sefere kadar ne olursa olsun kendiniz olarak kalmaya çalışın.
08:03Görüşmek üzere.
Yorumlar