Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 saat önce
A. Yağmur Tunalı tarafından kaleme alınan bu metin, Türkiye'deki kimlik tartışmalarını ve Türk kimliğine yönelik saldırıları eleştirel bir perspektifle değerlendirmektedir. Yazar, kurucu iradeyi ve devletin temel değerlerini hedef alan siyasi hareketlerin aslında derin bir Türklük düşmanlığı beslediğini savunmaktadır. Vatandaşlık bağının etnik köken fark etmeksizin Türk üst kimliğinde birleşmesi gerektiğini vurgulayan yazı, tarihsel süreçte bu devleti kuran asli unsurun fedakarlıklarının görmezden gelindiğini belirtmektedir. Metinde, bölücü faaliyetlere karşı gösterilen sabrın sonuna gelindiği ifade edilerek milli bir uyanışın gerekliliği üzerinde durulmaktadır. Sonuç olarak kaynak, Türkiye’de suni bir mesele yaratıldığını ve asıl sorunun Türk milletinin haklarının savunulması olduğunu vurgulayan bir manifesto niteliği taşımaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhabalar, bugünkü incelememize hoş geldiniz.
00:03Bugün masamızda öyle sıradan bir metin yok, gerçekten hararetli, tabiri caizse buram buram siyaset kokan ve oldukça tutkulu bir makale
00:11var.
00:12Aylın Yağmur Tunalı'nın kaleme aldığı kimlik çıplakları.
00:15Bu metin, Türkiye'deki kimlik tartışmalarına, tarihimize ve aidiyet kavramına gerçekten çok sert ve tavizsiz bir perspektiften bakıyor.
00:24Baştan söyleyeyim, bizim buradaki amacımız yazarın fikirlerini onaylamak ya da reddetmek değil.
00:29Biz bugün bu argümanın anatomisini çıkaracağız.
00:32Yazar bu iddialarını nasıl temellendiriyor, hangi tarihsel refrançlara başvuruyor ve ne tür uyanış çağrıları yapıyor.
00:39Hepsini tamamen tarafsız ve analitik bir mercekle adım adım deşeceğiz.
00:44Tamam lafı hiç uzatmadan konuya dalalım.
00:46Şimdi yazarın şu sözüne bir odaklanın, Tunalı'nın günümüz kimlik siyasetine karşı duyduğu o temel isyan tam da burada yatıyor.
00:54O, bu tartışmaları başlatanların önce kendi o kazanılmış kimliklerinin içini boşalttığını,
01:00sonra da bununla yetinmeyip diğer insanlara sizin kim olduğunuzu biz dikte edeceğiz tavrıyla yaklaştıklarını savunuyor.
01:06Yazara göre bu, modern siyasi tartışmalarımızın en büyük, en tehlikeli çıkmazlarından biri.
01:12Bugün bu argümanı altı adımda parça parça edeceğiz.
01:16Önce kimlik tartışmasına bakacağız, oradan kodlara yönelik tehdit ve vatandaşlık meselelerine geçeceğiz,
01:23ardından askeri sorumluluk, kurucu güç ve son olarak da yazarın o sarsıcı tarihsel uyarısıyla toparlayacağız.
01:30Hazırsanız başlıyoruz.
01:32Gelelim birinci bölümümüze, kimlik tartışması.
01:35Bakın, Tunalı burada modern kimlik söylemlerinin aslında gerçekleri hiç yansıtmadığına dikkat çekiyor.
01:41Yazarın en büyük hayal kırıklıklarından biri şu, ortada sürekli dolaşan terimler var ama kimse bunların altını doldurmuyor.
01:49Mesela hepimizin duyduğu o meşhur Kürt meselesi kavramı.
01:52Diyor ki, iyi de sürekli konuşulmasına rağmen kimse bunun tam olarak neyi kapsadığını tarif edemiyor.
01:58Hatta işi biraz daha ileri götürüp, Öcalan için düzenlenen mitingleri falan hatırlatıyor
02:02ve kimlik adına yala çıkanların aslında ne kadar kaotik ve belirsiz bir ajandaya hizmet ettiklerini savunuyor.
02:08Ve inanın, yazar bu konuda hiç de alttan almıyor.
02:13Dışarıdan da yatılan o etiketleri, tabiri caizse elinin tersiyle itiyor.
02:18Hatta ünlü tarihçi İlber Ortaylı Hoca'ya atıfta bulunarak,
02:22kendisine başkaları tarafından böyle bir kimlik gömleği biçilmesini kesinlikle reddediyor.
02:28Kendi kimliğinin tarihsel olarak zaten gün gibi ortada olduğunu belirterek,
02:32bana tarih ve kimlik uydurmaya kalkmayın diyerek o çok net kırmızı çizgisini çekiyor.
02:38İkinci durağımız, kodlara yönelik tehdit.
02:41Peki, tüm bu karmaşık kimlik politikalarının asıl hedefinde kim var?
02:45Yazar burada meseleyi sadece zombi kaç on yılla falan sınırlamıyor.
02:49Resmi çok daha geniş tutuyor.
02:51M.Ö. 209'daki Mete Han'dan giriyor,
02:54oradan Osmanlı'nın kurucularına ve nihayetinde 1923'e,
02:58yani Atatürk'e kadar uzanan devasa, kesintisiz bir tarihsel çizgiden bahsediyor.
03:02Ona göre asıl hedef, devleti inşa eden bu kurucu iradenin ve ulusun ta kendisi.
03:08İnanılmaz bir tarihsel süreklilik vurgusu var burada.
03:11Sunalı'nın bu konudaki kanıtları da oldukça spesifik aslında.
03:15Diyor ki,
03:15Türk ismine duyulan o anlaşılmaz husumet,
03:18devletin kuruluş kodlarını böyle kurnazca değiştirme çabaları
03:21ve işin ilginci, salonlarında bir tane bile Türk bayrağı asılmayan siyasi parti kongreleri.
03:27Bütün bunlar tesadüf olamaz.
03:29Yazar tüm bu manzarayı, kurucu iradeye karşı sinsice yürütülen çok açık bir düşmanlık kılıfı olarak okuyor.
03:36Evet, geldik 3. bölüme Vatandaşlık ve Etnisite.
03:40Bu kısım, yazarın vatandaşlık tanımının nasıl kristalize ettiğini göstermesi açısından harika bir örnek.
03:47Tunalı, durumu anlatmak için Almanya modelini kullanıyor.
03:50Şöyle düşünün,
03:51Almanya'da bir sürü farklı etnik kökenden insan var, değil mi?
03:54Ama hiçbiri kalkıp da ben Alman değilim diye bağırıp devlete isyan etmiyor.
03:58Alman vatandaşı olmanın kuralları neyse ona paşa paşa uyuyor.
04:02E o zaman Türkiye'de de aynı standart olmalı, diyor yazar.
04:05Vatandaş olan Türktür diye çok net bir çizgi çekiyor.
04:08Yani farklı kökenlerden gelebilirsiniz, başım gözüm üstüne ama iş vatandaşlık bağına gelince devleti kuran unsura cephe alamazsınız, diyor.
04:17Dördüncü başlığımız ise askeri sorumluluk.
04:20Şimdi işin biraz daha tarih sayfalarını o kanlı bilançolara döküldüğü yere geliyoruz.
04:25Devletin savunulması söz konusu olduğunda bedeli asıl kim ödedi?
04:30Tunalı, Osmanlı ordusunun o zamanki yapısına bakıyor ve çok iddialı bir tahminde bulunuyor.
04:35Diyor ki cephede savaşan ve ölenlerin, yani yükün neredeyse tamamını çekenlerin devasa bir çoğunluğu aşağı yukarı yüzde sekseni doksanı Türklerdi.
04:44Diğer Müslüman unsurlar yüzde onu zor buluyordu, Kürt nüfusunu ordudaki payı ise yüzde biri bile değildi.
04:51Yani ona göre bu devlet ayakta kalsın diye canını dişine takan ana unsur tartışmasız Türklerdi.
04:57Peki ama neden böyle bir oransal uçurum var?
04:59Yazar bunu tamamen o dönemin toplumsal ve coğrafi koşullarına bağlıyor.
05:04Kürt nüfusunun o dönem büyük ölçüde şehirlerde yaşamadığını, daha ziyade devletin de bizzat tanıdığı o kırsal, feodal yapılar içinde hayatlarını
05:12sürdürdüklerini hatırlatıyor.
05:14Haliyle savaş zamanı seferberlik davulları çaldığında bile bu kesimlerin kitlesel olarak orduya katılması pek mümkün olmuyordu argümanını öne sürüyor.
05:22Tabi yazarın derdi sadece biz savaştık, biz öldük demek değil.
05:27Devleti yöneten Türk unsurunun ne kadar adil bir yönetim kurduğunu anlatmak için tarihe kazınmış o meşhur lafı hatırlatıyor.
05:35Kardinal külahı görmektense Türk sarığı görmeyi yeğleriz.
05:40Düşünsenize başka milletlerin sizin için böyle bir laf etmesi için gerçekten yüzyıllar boyu inanılmaz adillik ve hoşgörülü bir yönetim sergilemiş
05:49olmanız gerekir.
05:49İşte Tunalı için bu, Türk liderliğinin o eşsiz adalet sicilinin en somut kanıtı.
05:56Ve geçiyoruz 5. bölüme, kurucu güç.
05:59İşte burası güncel siyasette de çok sık duyduğumuz bir tartışma noktası.
06:03Biliyorsunuz son zamanlarda Malazgirt gibi zaferler için bu devleti, Türkler, Kürtler, Araplar hep beraber ortak kurdu söylemi çok popülerleşti.
06:12Ama Tunalı buna resmen ateş püskürüyor.
06:14Bu ortak kuruculuk hikayesini tamamen tarihsel gerçeklikten kopuk bir mit, bir uydurma olarak görüyor.
06:21Ona göre Anadolu'nun kapılarını açan da bu devleti kuran ve yüzyıllarca tek başına ayakta tutan yegane irade sadece ve
06:27sadece Türklerdir.
06:29Ve geldik 6. yani son bölümümüze.
06:33Tarihsel bir uyarı.
06:34Tüm bu tarihsel art yapıyı kurduktan sonra yazar bugünün Türkiye'sine dönüyor ve çok fena alarm zilleri çalıyor.
06:42Bugün yaşadığımız bu kimlik krizini Osmanlı'nın o dağılma dönemindeki sancılı karanlık günlere o kadar benzetiyor ki,
06:49hatta açık açık biz bu filmi imparatorluk yıkılırken gördük, bugünküler aynı oyunun yeni versiyonu diyor.
06:55Ahmet Türk gibi isimlerin söylemlerine dikkat çekerek bu tarz etnik merkezli tartışmaların toplumu nasıl tehlikeli bir ayrışmaya, bir uçuruma sürüklediği
07:03konusunda hepimizi uyarıyor.
07:05Ve geldik yazarın makalesinin duygusal olarak zirve yaptığı yere Tunalı diyor ki,
07:11Bugünün Türk vatandaşı yani bu devleti kuran asli unsur, bitmek bilmeyen hakaretlere, ithamlara şimdilik inanılmaz bir sabır gösteriyor ama bir
07:21yandan da kendi öz vatanında, kendi yurdunda resmen öksüz, resmen yetim hissettiriliyor.
07:27Yazar çok net bir uyarıda bulunuyor.
07:30İçimizdeki beddahlar yani bazı kötü niyetliler bu suni kimlik meseleleriyle öyle bir oynuyorlar ki o koca sabır taşı artık çatlamak
07:38üzere.
07:39Sınırlar gerçekten test ediliyor.
07:41Ve bu incelememizi tam da yazarın bu sert uyarısından yola çıkarak akıllara kazınacak şu soruyla bitirelim.
07:48Sizce Tunalı'nın o çok güvendiği, umut bağladığı halkın feraseti, geçmişte olduğu gibi bugün de bu bölünme oyunlarını bozabilecek mi?
07:56Yoksa yazarın en büyük korkusu gerçeğe dönüşüp devletin o bin yıllık kodları kalıcı olarak geri dönülemez bir şekilde mi değişiyor?
08:04A. Yağmur Tunalı'nın kimlik çıplakları ne yönden bakarsanız bakın insanı sarsan ve derin düşüncelere iten bir metin.
08:10Karar sizin.
08:12Bize katıldığınız için çok teşekkürler.
08:14Bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
08:16Kendinize çok iyi bakın.
Yorumlar

Önerilen