00:00Herkese merhaba. Bugün masamızda gerçekten üzerine uzun uzun konuşulacak, son derece spesifik ve bir o kadar da keskin bir metin
00:07var.
00:07Bu incelememizde, Atsız Burcu'nun yeni parti programına getirdiği o oldukça detaylı ve çarpıcı eleştiriyi adım adım deşeceğiz.
00:15Hazırlanan bu yeni parti programı, bir Türk milliyetçisinin gözünden ve doğrudan Cumhuriyet'in kurucu ilkeleri perspektifinden nasıl görünüyor, gelin hep
00:23birlikte buna bir mercek tutalım.
00:25Tabii ki taraf tutmadan. Sadece metnin bize ne söylediğine, satır aralarında yatan o gizli anlamlara ve dile getirilen o sert
00:32uçlu endişelere odaklanacağız. Başlıyoruz.
00:34Atsız Burcu'nun temel argümanı, aslında hepimizin içten içe bildiği ama siyasetin o günlük gürültüsü içinde sıkça unuttuğu bir gerçeğe
00:43dayanıyor.
00:44Diyor ki, siyasetçilerin meydanlarda söyledikleri sözler tamamen uçucudur. Hani o alkışlar biter, heyecanlı konuşmalar değişir, o parlak sloganlar da çok
00:53çabuk unutulur değil mi?
00:54Fakat resmi parti programları ve tüzükler, işte onlar kalıcıdır. Bunlar hukuki ve siyasi bağlayıcılığı olan adeta bir partinin devlete, millete
01:04ve cumhuriyete gerçekte nasıl baktığını tüm çıplaklığıyla ortaya koyan belgelerdir.
01:08Yani kısacası vitrine değil mutfağa doğrudan o yazılı beyanlara bakmalıyız diyor yazar.
01:14Peki lafı uzatmadan hemen yol haritamıza bir bakalım. Bu detaylı analizi dört ana başlıkta toparlayacağız.
01:211. Kimlik, dil ve güvenlik. 2. Yönetim, çevre ve toplum. 3. Sol ve milliyetçilik. Ve son olarak dört, bir milliyetçinin
01:30son kararı.
01:32Hemen ilk durağımızla yani kimlik, dil ve güvenlik başlığıyla başlıyoruz.
01:35Şimdi buradaki şu çok ilginç anayasal kontrastla bir odaklanmanızı istiyorum. Bir tarafta mevcut Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 66. maddesi var
01:44biliyorsunuz.
01:44Burada vatandaşlık bağı doğrudan Türk kimliğiyle tanımlanır. Karşısında ise yeni partinin metnindeki o yeni tanım duruyor.
01:51Cumhuriyetimize yurttaşlık bağıyla bağlı olan herkes eşittir. Burcu hukuki tartışmaları falan bir kenara bırakıp burada Türk kelimesinin çok bilinçli, çok
02:00kasıtlı bir şekilde düşürüldüğünü söylüyor.
02:02Ona göre bu, Cumhuriyet'in o yerleşik, tarihsel vatandaşlık anlayışından tamamen kopuk, yepyeni ve endişe verici bir yaklaşım.
02:10İşte tabii sadece tek bir anayasal tanımla kalmıyor.
02:13Yazarımız metin boyunca adeta bir kelime avına çıkmış ve inanılmaz bir dengesizlik tespit etmiş.
02:19Türk kavramı, programın bütününde son derece sınırlı, adeta görünmez bir şekilde kullanılıyor.
02:24Ama buna karşılık Kürt konusuna ve Kürt sorununa muazzam geniş bir alan ayrılmış durumda.
02:29Yazar bunun asla bir tesadüf olamayacağını, aksine partinin siyasi eksenini ve asıl kime mesaj vermek istediğini çok net bir şekilde
02:37ele verdiğini iddia ediyor.
02:38Haliyle bu durum kafasında devasa soru işaretleri yaratıyor.
02:42Gelin şimdi bu argümanın en canılıcı, en hassas noktasına inelim.
02:46Demokratik vaatler.
02:47Kulağa hoş geliyor değil mi?
02:48Mesela terörle mücadele kanununda şiddet içermeyen ifadelerin suç olmaktan çıkarılması veya ana dil haklarının genişletilmesi.
02:55İlk bakışta bunlar gayet standart düşünce özgürlüğü adımları gibi duruyor.
02:58Ama yazarın penceresinden bakıldığında durum hiç de öyle masum değil.
03:02O, bu adımların doğrudan ayrılıkçı siyasal taleplerin propaganda alanını meşrulaştıracağından korkuyor.
03:07Ana dille eğitim gibi konuların yarın öbür gün bambaşka kamusal yapılanmalara ve yepyeni anayasal taleplere zemin hazırlayacağını savunuyor.
03:14Yani bu adımların devleti adeta içeriden yavaş yavaş zayıflatacak bir sürecin fitilini ateşlediğine inanıyor.
03:19Buradan hızla ikinci ana başlığınıza geçiyoruz.
03:24Burada atsız vurucunun yerel yönetimlere dair adeta saat gibi işleyen mekanik bir endişesi var.
03:30Bunu şöyle bir süreç olarak üç adımla kurguluyor.
03:33Birinci adım partinin Avrupa Yerel Yönetimler özellik şartını tamamen hiçbir çekince koymadan uygulama vaadi.
03:41İkinci adım da işin içine programda adı geçen ama sınırları neydiği tam belli olmayan o yurttaş jürileri giriyor.
03:48Ve yazar diyor ki işte bu idari ve mali özellik hedefleri yerel demokrasi adı altında zamanla bizi o korkulan üçüncü
03:56adıma götürecek.
03:57Yani üniter devlet yapısının yavaş yavaş gevşemesine.
04:00Bu belirsizlikler yazarın parçalanma şüphelerini kelimenin tam anlamıyla körüklüyor.
04:04Programda yazarın kırmızı kalemle kalın kalın çizdiği başka başlıklar da var tabi.
04:09Avrupa Birliği'nin net sıfır emisyon hedefine uyum sağlanması veya cinsel yöneyim temelindeki ayrımların önlenmesi gibi.
04:15Birçoğumuz e ne var bunda bunlar modern ve ilerici adımlar diyebiliriz.
04:19Ama eleştirel bakışımız bunu böyle okumuyor.
04:21Çevre politikalarının aslında uluslararası ekonomik merkezlere yaranmak için bir göz moyama olabileceğini sorgularken
04:27toplumsal politikaların Türkiye'nin mevcut sosyolojik yapısıyla uyuşmayacağını ilerinde çok ama çok sert kutuplaşmalara yol açabileceğini iddia ediyor.
04:34Üçüncü bölümümüz oldukça derin bir ideolojik tartışmayı masaya getiriyor.
04:39Sol ve milliyetçilik.
04:41İşte bu karşılaştırma yazarın iddia ettiği o büyük ideolojik çelişkiyi tek bakışta harika bir şekilde özetliyor.
04:48Diyor ki günümüz sosyal demokratların inanılmaz adeta lastik gibi esnek bir hoşgörü kapasitesi var.
04:54Siyasal İslam'la masaya oturup diyalog kurabiliyorlar.
04:57Etnik kimlik siyaseti yapanlarla pek hala ortak bir dil bulabiliyorlar.
05:01Ama konu Türk milliyetçiliğine gelince işte orada o yüksek hoşgörü bir anda buharlaşıyor.
05:07Yazarın gözünde Türk milliyetçiliği bu kesimler tarafından peşinen suçlanan,
05:11sürekli kendini savunmak zorunda bırakılan ve adeta siyaset sahnesinin o istenmeyen düşüncesi gibi muamele gören bir konuma itiliyor.
05:18Üstelik yazarımız modern solun bu dışlayıcı tavrını eleştirirken
05:22tarihi de tanık olarak çağırıyor.
05:25Mustafa Subvi ve Misait Sultan Galiyev gibi Türk dünyasının ilk ve en önemli sosyalist düşünürlerine örnek veriyor.
05:32Bakın bu isimler hem inançlı birer sosyalistiler hem de Türk dünyasının geleceğini dert edinmekten,
05:39Türk kimliğini savunmaktan asla geri durmadılar.
05:42Yani yazar bize eskiden sosyal adalet arayışıyla ulusal kimlik birbirinin düşmanı değildi,
05:47aksine kol kola yürürdü, bunu ne çabuk unuttunuz diyerek oldukça güçlü bir tarihsel hatırlatma yapıyor.
05:54Ve tam da bu tarihsel bağlamda Atatürk milliyetçiliğinin tanımı devreye giriyor.
05:59Yazar bu tanımın altını özellikle çiziyor.
06:01Bu milliyetçilik asla ve asla bir kan bağına veya etnik üftünlük taslamaya dayanmaz.
06:06Bilakis ortak tarih, kültür, kader ve en önemlisi anayasal vatandaşlık bağı üzerine inşa edilmiş inanılmaz kapsayıcı bir çatıdır.
06:13Atsız Burucu'ya göre bugün kendini Atatürkçü diyen siyasetçilerin kurucunun bu birleştirici ilkesine bu kadar uzak durmaları,
06:20hatta bazen ona karşı cephe almaları tek kelimeyle kabul edilemez bir çelişki.
06:24Ve evet geliyoruz sonuca dördüncü ve son bölümümüz bir milliyetçinin son kararı.
06:30Bütün bu metin taramasının o kelime sayımlarının ve ideolojik analizlerine ardından varılan sonuç kesin, net ve tamamen tavizsiz.
06:38Atsız Burucu'nun perspektifinden bakıldığında Atatürk'ün kurucu felsefesini ve üniter devlet yapısını merkeze alan bir milliyetçi için
06:46bu parti daha ilk adımlarını atarken bile onarılamaz, derin yapısal kusurlara sahip.
06:51Yani kendi o sert ve çarpıcı ifadesiyle kelimenin tam anlamıyla sakat doğmuş bir siyasi proje olarak kayıtlara geçiyor.
06:59Birlikte incelediğimiz bu oldukça keskin metin bizi aslında en baştaki o temel felsefi soruya tekrar geri getiriyor.
07:05Sizce siyasetçilerin ekranlarda bize gülümseyerek verdikleri o ılımlı mesajlara mı inanmalıyız?
07:11Yoksa yazarın iddia ettiği gibi satır aralarına gizlenen o soğuk, hukuki ve ideolojik vaatlere mi odaklanmalıyız?
07:17Bir parti programı gerçekten devletin temellerini sarsacak, yönünü tamamen değiştirecek bir güce sahip midir?
07:23Yoksa iktidar gerçeğiyle yüzleşildiğinde rafa kalkacak, unutulacak birkaç sayfalık hayallerden mi ibarettir?
07:29İnanıyorum ki bu inceleme sizin de siyaseti ve vaatleri okuma biçiminize farklı bir boyut katmıştır.
07:34Üzerine uzun uzun kafa yormaya kesinlikle değer, haksız mıyım?
07:37Bir sonraki incelememizde tekrar görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın.