00:00Herkese merhaba. Bu incelememizde Türk siyasi retoriğinde milli kimlik kavramını adeta kökünden sorgulayan, oldukça tartışmalı ve iddialı bir makaleyi mercek
00:11altına alıyoruz.
00:12Nazım Peker'in kaleme aldığı bu yazıda siyaset dünyasındaki bir ifadenin nasıl devasa bir kimlik krizine işaret ettiği savunuluyor.
00:20Hazırsanız hiçbir detayı atlamadan bu makalenin sunduğu argümanları tarafsızca incelemeye başlayalım.
00:26Peki her şey nasıl başladı? Gelin doğrudan o fitili ateşleyen spesifik alıntıya bakalım.
00:33Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ait olan biz de İbrahim milletindeniz süzü.
00:38Bakın yazar Nazım Peker için bu sadece sıradan öylesine söylenmiş bir siyasi ifade değil.
00:44Aslında makalesinde adım adım inşa edeceği o büyük eleştirinin ve kimlik tartışmasının tam da çıkış noktası bu cümle.
00:521. Bölüm Krizin Bağlamı ve Yazarın Değimiyle O Kırılgan Siyasi Zemin
00:57Peker makalesine hiç de yumuşak bir giriş yapmıyor.
01:01Ona göre Türkiye şu anda gerçekten çok kırılgan, tabiri caizse pamuk ipliğine bağlı bir zeminde ilerliyor.
01:08Yazar hükümeti yönelik çok ağır iddialar sıralamış.
01:12Neyden bahsediyoruz?
01:12Yargının telafisi imkansız kararlar almasından, terör örgütü ele başına yönelik bir af söylentisinden ve belki de en çok altını çizdiği
01:21konu olarak metninde Türk kelimesi hiç geçmeyen yeni bir anayasa hazırlığından bahsediyor.
01:27Yani Peker'e göre o az önce bahsettiğimiz tek bir cümlenin altındaki asıl niyeti okumak için önce bu gergin siyasi
01:34manzarayı görmek şart.
01:352. Bölüm
01:40Şimdi yazar meseleyi biraz geçmişe, tarihsel bir zemine taşıyor.
01:44Cumhuriyetin kuruluşundan yani Atatürk'ten başlayarak Celal Bayar ve sonrasındaki cumhurbaşkanlarının Türk kimliğini her fırsatla nasıl net bir şekilde ifade ettiklerini
01:54hatırlatıyor bize.
01:55Ama Peker'in çizdiği bu zaman çizelgesine iki önemli istisna var.
01:59Biri Turgut Özel, makaleye göre Özel damarlarımda Kürt kanı var diyerek etnik kökenini çok açık, yazarın tabiriyle mertçe ifade etmişti.
02:07Ancak Erdoğan'ın yaklaşımını tamamen farklı bir yere koyuyor.
02:10Peker'in iddiasına göre mevcut dönem ulusal kimliği doğrudan telaffuz etmekten kaçınıyor ve işi daha çok ümmetçilik ya da işte
02:17o İbrahim milleti kavramları üzerinden yürütmeye çalışıyor.
02:20Üçüncü bölüm, işin teolojik ve tarihsel boyutlarına yani şu meşhur İbrahim milleti kavramının temeline iniyoruz.
02:29Burada gerçekten ilginç bir strateji var.
02:31Yazar, dini referanslı siyasi bir argümanı çürütmek için yine dini bir kaynağa, Kur'an'a başvuruyor.
02:38Hudürat suresinin 13. ayetini hatırlatarak, yaratıcının insanları bilinçli olarak farklı kavimlere, farklı kabilelere ayırdığını vurguluyor.
02:46Yani ayetin mesajı üzerinden herkesi tek homojen bir dini millet çatısı altında toplamaya çalışan bu İbrahim milleti fikrine düpedüz teolojik
02:56bir itiraz getiriyor.
02:57Ve tam da bu noktada yazar çok can alıcı, okuyucuyu düşünmeye sevk eden o soruyu soruyor.
03:03Yüce Tanrı isteseydi zaten hepinizi tek bir millet yapamaz mıydı?
03:07Mantık gayet basit aslında.
03:09Eğer amaç herkesi aynı ulus potasında eritmek olsaydı, yaratılış baştan böyle olurdu diyor.
03:15Dolayısıyla yazara göre insanları zorla İbrahim milleti şemsiyesi altına sokmaya çalışmak inanç bağlamında da büyük bir çelişki.
03:23İşte işin rengi burada biraz değişiyor, yazarın tonu oldukça sertleşiyor.
03:28Peker meseleyi sadece teolojik boyutta bırakmıyor, işin içine komplo teorilerini ve ağır tarihsel iddiaları da katıyor.
03:34Diyor ki, bu İbrahim milleti tabiri öyle masum birleştirici bir dini kavram falan değil.
03:40Aksine tarihsel olarak İsrail İstihbaratı Mossad'ın organizasyonlarıyla ve FETÖ'nün yıllarca Şanlıorfa'da yürüttüğü Halil İbrahim sofrası etkinlikleriyle bağlantılı şifreli
03:49bir kod aslında.
03:50Yani yazar, bu kavramın arkasında dış kökenli ve oldukça tehliteli bir ajanda yattığını savunuyor.
03:564. Bölüm Milliyetçilik ve Siyasal İslam O Büyük İdeolojik Çarpışma
04:01Bütün bu argümanlar bizi makalenin kalbine, o keskin ideolojik fay hattına getiriyor.
04:08Yazara göre ortada çok net bir ayrım var.
04:11Bir tarafta Atatürk'ün kurucu vizyonundan beslenen, köklü bir tarihsel geçmişe dayanan ve bununla gurur duyan Türk milliyetçiliği duruyor,
04:19karşı tarafta ise Peker'in çok sert eleştirdiği siyasal İslam var.
04:22Yazara göre bu siyasal İslamcı duruş, Türk'üm demeyi adeta bir ırkçılık, hatta kafirlik ya da bölücülük olarak etiketliyor.
04:31Peker, başka etnik kökenleri söylemenin çok normal karşılandığı bir ortamda meselenin bilinçli olarak doğrudan Türk kimliğini silmek olduğunu iddia ediyor.
04:39Milliyetçi tezini desteklemek için yazar karşımıza hepimizin çok iyi bildiği o sayıyı çıkarıyor, 16.
04:45Tarih boyunca 3 farklı kıtaya hükmeden, 16 büyük imparatorluk kurmuş bir milletin öyle kolayca sıradanlaştırılamayacağını söylüyor.
04:54Yazar için bu, Türk kimliğinin asla silinemeyecek, öyle yapay bir İbrahim milleti kılıfına sığdırılamayacak kadar devasa bir güce sahip olduğunun
05:02en büyük kanıtı.
05:045. Bölüm
05:04Yazarın kendi çıkarımı ve kimlik üzerine sergilediği o net kişisel duruş, bütün bu analizin, bu ağır siyasi eleştirilerin ardından makalenin
05:14sonunda çok kişisel, tavizsiz bir beyanla karşılaşıyoruz.
05:18Ben, İbrahim falan değil, dünyaya şan vermiş Türk oğlu Türk'üm, örküm da atam da Türktür.
05:24Yazar, o şemsiye kavramı kesin ve net bir dille ellerinin persiyle itiyor.
05:29Bu artık sadece bir makale kapanışı değil, yazarın kendi kimliği ve aidiyeti adına attığı varoluşsal bir çığlık aslında.
05:36Ve Peker, o uzun, yer yer öfkeli analizini zihinlere kazınacak inanılmaz çarpıcı bir metaforla noktalıyor,
05:44Türklük giysisi her bedene uymuyormuş.
05:47Yazarın buradan çıkardığı nihai sonuç şu, ona göre bazı siyasetçilerin o Türk kelimesinden fellik fellik kaçınmasının asıl sebebi,
05:54aslında bu kelimenin arkasındaki o devasa tarihi mirası taşıyamıyor olmaları.
05:59Yani o kimlik gömleği, yazarın deyimiyle, o kişilerin bedenine ya dar geliyor ya da bol geliyor bir türlü uymuyor.
06:07Evet, bu derinlemesini incelememizin sonuna gelirken,
06:10Nazım Peker'in oldukça sert bir dille kaleme aldığı bu tartışmayı parçalarına ayırdık.
06:15Düşünün, tek bir siyasi cümlenin kimlik, inanç, tarih ve aidiyet ekseninde nasıl koskoca bir kimlik krizine,
06:23devasa bir eleştiriye dönüşebildiğini gördük.
06:25Şimdi bu analizden ayrılırken sizi büyük resme bakmaya davet eden şu soruyla baş başa bırakıyoruz.
06:31Siyasetçilerin kullandığı bu dil, bu retorik, günün sonunda bir ülkenin ulusal kimliğini,
06:36o toplumun kendine bakışını nasıl şekillendirir?
06:39İzlediğiniz için çok teşekkürler, bir sonraki incelememizde görüşmek üzere.
06:43Hoşçakalın.
Yorumlar