00:00Herkese merhaba, bugünkü derinlemesine analizimize hoş geldiniz.
00:04Bakın bugün masamızda Doğu Akdeniz'in o bildiğimiz en karmaşık, en uzun soluklu düğümlerinden biri var, Kıbrıs sorunu.
00:12Ama bu kez meseleye çok spesifik bir pencereden bakıyoruz.
00:15Birleşmiş Milletler'in Kıbrıs için önerdiği yeni stratejiyi Doçent Doktor Yurdagül Atun'un oldukça eleştirel ve çarpıcı makalesi üzerinden masaya
00:23yatıracağız.
00:24Hedefimiz çok net, yazarın iddialarını, dayandığı tarihi referanslarını ve o keskin eleştirilerini tarafsızca adım adım incelemek.
00:32Hazırsanız lafı hiç uzatmadan bu jeopolitik labirente birlikte dalalım.
00:37Pekala, işte bugünkü yol haritamız.
00:39İlk olarak masadaki bu yeni Holgin planına ve Rum tarafının kırmızı çizgilerine bakacağız.
00:44Sonra yazarın bu planın neden yeniden ısıtılmış bir tuzak olduğuna dair o merkez argümanına geçeceğiz ve son olarak da geçmişten
00:52günümüze uzanan tarihi kanıtları konuşacağız.
00:54Birinci bölüm Holgin planının detayları ve önerilen gevşek çözüm modeli.
00:59Evet, Birleşmiş Milletler temsilcisinin masaya getirdiği bu plan tam olarak ne diyor hemen detaylarına inelim.
01:05Şimdi planda öngörülen o 2-3 yıllık deçiş sürecindeki al-ver dengesine baktığımızda cidden ilginç, hatta yazarın deyimiyle oldukça tek
01:14taraflı bir tabloyla karşılaşıyoruz.
01:17Makaleye göre Türk tarafından beklenen tavizler oldukça ağır.
01:20Düşünün Maraş, Güzel Yurt ve Mesarya bölgesinin Rumlara iadesi isteniyor ve belki de en çok tartışılacak olan kısım Türkiye'nin
01:28o tarihi garantörlüğünün kaldırılarak yerine NATO korumasının getirilmesi.
01:33Peki ya karşılığında ne var? Teşvik olarak masada bir tanınma ihtimali dillendiriliyor ve birazdan detaylarına gireceğimiz aşamalı bir 3D formülü
01:41sunuluyor.
01:42Yazar özellikle Türkiye'nin garantörlüğünden NATO şemsiyesine geçiş fikrini planın en ama en tehlikeli noktası olarak işaretliyor.
01:49Peki nedir bu 3D meselesi?
01:53Kaynağımız bunu çok net tanımlıyor.
01:55Doğrudan ticaret, doğrudan temas ve doğrudan uçuşlar.
01:59Plana göre bu 3 unsur Türk tarafına Maraş gibi kritik bölgeleri erkenden iade etmesi karşılığında sunulan birincil teşvik paketi.
02:08Yani aslında aşamalı olarak hayata geçirilecek bir havuç politikası.
02:12Yazar bunun özellikle ilk bakışta çok cazip görünmesi için özel olarak tasarlandığının altını çiziyor.
02:19Geldik ikinci bölüme Kıbrıs Rum kesiminin kırmızı çizgileri ve Christodulides'in talepleri.
02:25Planı gerçekten anlamak için masanın diğer tarafındaki o kesinlikle esnetilemez denilen taleplere de bakmamız şart.
02:32Rum başkan Nikos, Christodulides'in masaya koyduğu 5 kırmızı çizgi aynen şöyle.
02:38Kıbrıs Cumhuriyeti'nin aynen devam etmesi, tek egemenlik ve tek vatandaşlık, Avrupa Birliği'nin dört temel özgürlüğünün adada harfiyen uygulanması,
02:48garantilerin tamamen son bulması ve AB muktesebatıyla tam uyum.
02:52Burada Dr. Atun çok ama çok kritik bir tespitte bulunuyor.
02:56Diyor ki, Rum tarafının bu Avrupa Birliği ısrarı tesadüf değil, aslında Kıbrıs Türklerine AB vatandaşlığını bir motivasyon aracı, daha açık
03:05bir tabirle bir nevi oltadaki yem olarak sunma stratejisi güdüyorlar.
03:09Bu durum, karşı karşıya olduğumuz o devasa çelişkiyi harika özetliyor aslında.
03:15Bir yanda, Birleşmiş Milletler'in iki kurucu devletli gevşek çözüm önerisi duruyor, diğer yanda ise Rum kesiminin tek egemenlik ve
03:24mevcut cumhuriyetin devamı yönündeki mutlak, tavizsiz talebi.
03:28Kaynağımız, bu iki vizyon arasındaki uçurumun öyle kolay kapanacak bir şey olmadığını ve planın uygulanabilirliği önündeki en büyük engelin tam
03:37da bu olduğunu çok çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.
03:40Üçüncü bölüm, yeniden pişirilen bir tuzak mı?
03:43İşte Dr. Atun'un makalesindeki en vurucu argüman tam da burası.
03:48Acaba planda vaat edilen o meşhur tanınma ihtimali aslında bambaşka ve gizli bir gündemin ilüzyonu olabilir mi?
03:56Makaleden tam da bu noktada doğrudan bir alıntı yapmak istiyorum.
04:00Yazar diyor ki, yeni plan, anlam planının, Krans Montana'nın ve daha önce yapılan görüşmelerde ortaya konan Rum taleplerinin taklattırılmış
04:08hali.
04:08Yani kaynağımıza göre ortada yepyeni, çığır açan bir çözüm falan yok.
04:13Aksine algı mühendisleri tarafından ustaca tasarlanmış o eski başarısız tekliflerin yeniden paketlenip önümüze konduğu bir senaryo var.
04:21Yazar sırf başlığa tanınma kelimesi eklenerek diğer o tehlikeli maddelerin gözden kaçırılmaya çalışıldığını iddia ediyor.
04:28Yazar, uluslararası ara bulucuların arka planda yürüttüğü bu stratejiyi üç aşamalı, tabiri caizse oldukça sinsi bir jeopolitik hamle olarak deşifre
04:37ediyor.
04:38Adım 1, Avrupa Birliği'ne giriş vaadiyle fikir önderleri üzerinden bir algı operasyonu başlatmak.
04:44Adım 2, tıpkı geçmişte anlam planında gördüğümüz gibi plana evet diyen tarafı cezalandırıp hayır diyen tarafı ödüllendirmek.
04:52Ve geldik 3. yani o nihai ve en kritik adıma.
04:56Tüm bu algı oyunlarıyla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni en büyük güvencesinden yani ana vatan Türkiye'den tamamen koparmak.
05:034. Bölüm Reddedilen Planlar Tarihi
05:06Peki yazarımız yeni planın da kaçınılmaz olarak çökeceğinden neden bu kadar emin?
05:12Gelin kaynağımızın sunduğu o tarihi gerekçelere bir göz atalım.
05:15Şimdi 1948'den 1964'e kadar uzanan ve tamamı reddedilen o anlaşmalar silsilesine baktığımızda yazarın vurgulamak istediği şey çok net.
05:26Uzlaşmazlık adada yeni bir trend değil.
05:29Karşı taraf adayı tarihsel olarak sadece ama sadece kendilerine ait gördüğü için en ufak bir yetki paylaşımına bile tahammül edemiyor
05:37ve masayı deviriyor.
05:39Ve işin ilginci bu red geleneği modern dönemde de zerre kadar değişmiyor.
05:451978'deki ABC planı, Waldholm modeli, Gali Fikirler dizisi, o meşhur 2004 Annan planı ve yakın geçmişteki Kranz-Montana görüşmeleri.
05:55Metinde açıkça ifade edildiği gibi yazar her bir planın Rumlar tarafından elinin tersiyle itildiğini hatırlatıyor.
06:02Neden mi? Çünkü makaleye göre onların tek bir değişmez mottosu var.
06:07Kıbrıs bizimdir, biz zaten tanınan bir devletiz ve Türkler taviz vermek zorundadır.
06:12Nokta.
06:12Beşinci bölüm 1960'dan kanıtlar.
06:16Bakın, Dr. Atun meseleyi sadece güncel siyaset üzerinden okumuyor.
06:21Dr. Atezindeki 1960'ların gözete küpürlerini çıkarıp argümanını o dönemin birincil kaynaklarıyla tokat gibi yüzümüze çarpıyor.
06:29Sizi Mart ve Nisan 1960'a, Nancak gazetesinin manşetlerine götürmek istiyorum.
06:36Düşünün, tam da 1960 Ortaklık Cumhuriyeti'nin kurulduğu, o tarihi imzaların atıldığı günlerdeyiz.
06:42Ama sokakta durum ne?
06:44Rum memurlar, Türk köylerine giden yolları tamir etmeden geri dönüyor.
06:47Yunan maden şirketleri, arazisinden faydalandıkları halde tek bir Türk işçiyi bile işe almıyor.
06:54Ve en vahimi, o meşhur zürhanlaşmasının bel kemiği olan kamudaki %70 Rum, %30 Türk memuriyet kotası, filen tamamen yok sayılıyor.
07:04Aynı günlerde sokakların atmosferi aslında çok daha ürkütücü.
07:08Yazarın aktardığına göre bildiğimiz Eoka, isim değiştirip Ed Maşa adını alıyor ve Nisan 1960'da Ledra Sokağı'nda bildiriler dağıtıyor.
07:18Bildirideki şu cümleye bakar mısınız?
07:20Faaliyetimiz durmayacaktır.
07:21Mücadele devam ediyor.
07:23Yazar bu tarihi vesikayı boşuna koymamış, diyor ki adayı Yunanistan'a bağlama hedefi olan o Enosis ülküsü aslında masada imzalar
07:31atılırken bile hiçbir zaman rafa kalkmamıştı.
07:33Ve son olarak 18 Mayıs 1960 tarihli Alitya Basitesi'nin başyazısından gerçekten inanılmaz bir alıntı var.
07:42Başyazar çıkıp diyor ki,
07:44Türkler bir paçavrayı siper alarak bu haksız ve mantıksız şartın derhal tatbikini olsun istemesinler.
07:50Bakın paçavra dediği şey uluslararası 1960 anlaşmaları.
07:55Adamlar nüfusun %17'sini oluşturan bir azınlığın %30 hak iddia etmesini kesinlikle kabul edilemez buluyor.
08:01Kaynağımız bu korkunç ifadelerin aslında çok net bir tarihi itiraf olduğunu söylüyor.
08:07Yani Rum tarafı, Gıbüz Türklerini hiçbir zaman kendisiyle eşit bir ortak olarak görmedi ve asla hak vermeyi niyetleri de olmadı.
08:14İşte bugünkü analizimizi yazarın hepimizin zihninde yankılanacak o kışkırtıcı sorusuyla bitiriyoruz.
08:21Gerçekten sormamız lazım.
08:22Uluslararası ara buluculuk çabaları bunca yıldır samimiyetle bu sorunu çözmeye mi çalışıyor,
08:28yoksa makalede iddia edildiği gibi Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki bağlarını tamamen koparmayı hedefleyen
08:34o maksimalist, o tek taraflı taleplerin sadece birer kılıfı, birer aracısı mı konumundalar?
08:40Bence bu soru ve arka planda dönen o devasa jeopolitik motivasyonları üzerine hepimizin uzun uzun düşünmesi gerekiyor.
08:48Bu analizde bana katıldığınız için çok teşekkür ederim.
08:51Öğrenmeye ve sorgulamaya devam edin.
08:53Hoşçakalın.
Yorumlar