00:00Türk ordusunun bel kemiği, astıbaylar, peki ya bu bel kemiği bilinçli bir şekilde kırılmaya çalışılıyorsa?
00:07Emekli bir askerin, yani bir gazinin, çok ciddi iddiaları var.
00:11Kendisi diyor ki, Türk silahlı kuvvetlerini içeriden zayıflatmak için şok edici bir plan devrede.
00:18Yelin bu iddiaları hep birlikte mercek altına alalım.
00:21Şimdi size bir soru.
00:23Bir orduyu, ordu yapan en önemli şey ne olabilir?
00:26Yani onu gerçekten güçlü, yenilmez kılan o asıl parça nedir?
00:32Herhalde çoğumuzun aklına hemen ne gelir?
00:34Tanklar, son teknoloji jetler, omuzda taşınan füzeler değil mi?
00:38Yani o gözümüzün gördüğü, gücü hissettiğimiz o demir yığınları.
00:42İşte gazi yazar Hasip Sarıgöz tam da burada durun bir dakika diyor.
00:47Ona göre asıl güç o metal yığınları değil, onlara ruh veren, onları birer ölüm makinesine çeviren bir şey var.
00:54İşte o da ordunun görünmez omurgası.
00:57Yani yıllarını bu işe adamış tecrübeli as subaylar.
01:01Ve işte, işin rengi tam da burada değişiyor.
01:05Çünkü yazara göre bu omurga, yani as subaylar, tesadüfen hedef alınmıyor.
01:10Hayır, çok kasıtlı, çok sistematik bir planın tam ortasındalar.
01:14Öyleyse gelin bu iddiaların temelinde ne yatıyor, hep birlikte bir bakalım.
01:18Peki bütün bu hikaye nerede başlıyor?
01:21Aslında her şey Türkiye'nin yakın tarihini kökünden sarsan o malum olayla, o kırılma anıyla başlıyor.
01:29Çünkü o olaydan sonra ordunun personel yapısında öyle devasa bir boşluk oluştu ki,
01:34işte bu durum daha önce hiç düşünülmemiş adımların atılmasına adeta zorunlu kıldı.
01:40Bakın bu zaman çizergesi aslında her şeyi özetliyor.
01:44Temmuz 2016'da o darbe girişimi yaşandı.
01:46Hemen ardından 2016 sonrası dönemde çok geniş çaplı tasfiyeler oldu ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nde binlerce kadro bir anda boşaldı.
01:55Ve takvimler 2019'u gösterdiğinde bu boşlukları bir an önce hem de hızla doldurmak için yeni bir yasa tekrifi masaya
02:02geldi.
02:03Yani ortada devasa bir kriz vardı ve acil çözüm gerekiyordu.
02:06Binlerce, bakın bu kelimenin altını çizmek lazım.
02:10Bu sadece bir sayı değil.
02:12Bu binlerce tecrübeli insanın, yani ordunun kurumsal hafızasının, birikiminin, liderlik kabiliyetinin bir gecede yok olması demekti.
02:21İşte bu panik havası, bu aciliyet, yetkilileri daha önce hiç denenmemiş, çok hızlı çözümler bulmaya itti.
02:28Peki bu krizde bulunan çözüm neydi?
02:30İşte karşınızda. Devletin bulduğu o pratik ama bir o kadar da tartışmalı çözüm.
02:35Yazarın bütün eleştirilerinin tam kalbine koyduğu o sistem yedek aslubaylık.
02:40Sistem aslında kağıt üzerinde oldukça basit görünüyordu.
02:44Dışarıdan, sivil hayattan insanlar alınacak.
02:46Toplamda sadece iki ay, evet sadece iki ay bir eğitim verilecek.
02:51Bunun içinde temel eğitim de var, uzmanlık eğitimi de.
02:53Sonra bu kişiler on ay boyunca kıtalarda görev yapacaklar.
02:57Ve toplam 12 ayın sonunda, yani bir yılın sonunda terhis olup sivil hayatlarına geri dönecekler.
03:03Hızlı, pratik ama yazarın sorduğu soru şu, bu gerçekten bir çözüm müydü?
03:08Şimdi gelin yazarın uyarılarına kulak verelim.
03:11Neden bu kadar pratik görünen bir çözüm, ona göre bir felaketin başlangıcıydı?
03:16Bakın yazarın kullandığı şu ifade çok çarpıcı.
03:19Bir ordunun içerisindeki kaynak çeşitliliğini ne kadar çok arttırırsanız, o kadar çok fay hattı inşa etmiş olursunuz.
03:26Ne demek istiyor burada?
03:28Diyor ki, birbirinden çok farklı kültürlerden, farklı eğitim seviyelerinden, farklı beklentilerden gelen insanları alıp,
03:35aynı üniformanın içine sokarsanız, onları birleştirmiş olmazsınız.
03:39Aksine, o yapının içinde her an kırılabilecek tehlikeli fay hatları yaratırsınız.
03:44İşte o fay hattının iki tarafı.
03:46Bu karşılaştırma durumu çok net özetliyor aslında.
03:49Bir tarafta kariyer assubay var, yani yıllar süren bir eğitimden geçmiş, hayatını bu işe adamış, yazarın tabiriyle bir usta.
03:58Diğer tarafta ise yedek assubay.
04:00Sadece iki ay eğitim almış, on ay hizmet edecek, yani geçici bir asker.
04:05İşte bu iki profilin aynı yerde aynı görevi yapması bekleniyor.
04:09Yazarın anlatmak istediği de tam olarak bu.
04:12Bir kariyer assubayının yolculuğu, bir zanaatkarın yolculuğu gibidir.
04:16Önce çıraklıkla başlar.
04:17Okulda, sahada, işin temelini öğrenir.
04:20Sonra olgunlaşır, kendine güvenen bir lidere dönüşür.
04:23Ardından verimlilik dönümü gelir, yani işinin zirvesindedir ve en sonunda ustalığa erişir.
04:28Artık o, yeni nesillere yol gösteren bir akıl hocasıdır.
04:32Bu, yıllar alan bir süreç.
04:34İki ayda geçecek bir yol değil.
04:35Peki, bu kadar farklı iki grubun, ustanın ve geçici askerin,
04:40aynı kışlada, aynı siperde bir alaya gelmesi neye yol açar?
04:44Yazar bu durumun yaratacağı sonucu tek ve çok ağır bir kelimeyle açıklıyor.
04:49Fitne, yani anlaşmazlık, fessat, kargaşa.
04:53Askeri jargonda bu, birliği içten içe kemiren, sosyal çalkantı ve iç çekişme durumu demektir.
04:59Yazar diyor ki, işte bu sistemle orduya enjekte edilen zehir tam olarak budur.
05:04Güveni, disiplini, yoldaşlığı yok eden bir virüs.
05:08Ve bu, fitnenin, bu virüsün beş tane çok yıkıcı etkisi olduğunu söylüyor.
05:13Bir, emir komuta zincirini kırar.
05:16İki, disiplini yok eder.
05:18Üç, görevlerin yapılmasını engeller.
05:21Dört, asla üst arasındaki o hayati güven bağını koparır.
05:25Ve beş, belki de en önemlisi, zafer için olmazsa olmaz olan silah arkadaşlığını, o yoldaşlık ruhunu tamamen ortadan kaldırır.
05:33Peki, bütün bu yıkıcı etkilerin toplamı ne demek?
05:37Yazarın cevabı çok net ve acı.
05:39Hezimet.
05:40Yani tüm bu iç sorunların varacağı tek bir nihai sonuç var, savaş meydanında yaşanacak kaçınılmaz bir yenilgi.
05:48Ama durun, hikaye burada bitmiyor.
05:51Yazara göre, bir süre sonra yetkililer de bu yedek astubay sisteminin yarattığı sorunları görmeye başlıyor.
05:57Ama buldukları yeni çözüm, eskisinden bile daha radikal, daha sarsıcı.
06:01Şimdi, şu tabloya bir bakalım.
06:04Bu, önerilen yeni astubay sistemini özetliyor.
06:07Eski sistemde personellerden geliyordu, kariyer okullarından, yenisinde, sözleşmeli erlerin arasından.
06:14Eğitim şartı neydi?
06:16İki yıllık üniversite.
06:17Yeni teklifte ne?
06:19İlkokul mezun olmak yeterli.
06:21Seçim nasıl yapılıyordu?
06:22Zordu sınavlarla, yeni teklifte sınav yok.
06:25Ve en önemlisi, uzman erbaşlık gibi kritik bir kurum tamamen kaldırılıyordu.
06:30Yazarın iddiası şu, bu, liyakati ve eğitimi tamamen çöpe atan, profesyonelliği bitiren bir adımdır.
06:37Bütün bunlar bizi yazarın en can alıcı, en ağır iddiasına getiriyor.
06:41Peki tüm bu adımların arkasında ne var?
06:44Bunlar sadece kötü yönetimden kaynaklanan bir dizi hata mı?
06:47Yoksa, yoksa yazarın iddia ettiği gibi çok daha derin, çok daha karanlık bir plan mı var?
06:53İşte yazarın son sözü, nihai çıkarımı.
06:57Şu cümleye dikkat.
06:59Dışarıdan bir türlü düşüremedikleri kaleyi, içeriden düşürmeyi denemektedirler.
07:03Yani ona göre bu yapılanlar hata falan değil.
07:06Bu, Türk ordusunu en güçlü olduğu yerden, yani az subay kadrosundan, çökertmeye yönelik kasıtlı bir operasyon.
07:13Ve biz de bu analizi, kaynak metnin ortaya attığı o büyük soruyla bitirelim, tüm bu yaşananlar, modern bir ordu kurmak
07:21için kriz anında alınmış, zorunlu ve belki de hatalı reformlar mıydı,
07:25yoksa bir gazinin korkuyla uyardığı gibi bir orduyu içeriden çökertmek için tasarlanmış, bilinçli bir planın parçaları mıydı?
07:33Bu sorunun cevabı üzerine düşünmek de size kalmış.
Yorumlar