00:00Düşünün bir, ülkenin en saygın generallerinden biri bir gün çıkıp kendi ordusuna karşı sesini yükseltiyor.
00:07Ne olur peki? İşte bugün emekli bir generalin o cüretkar protestosunu, onu bu yola iten sebepleri ve tabii ki ödediği
00:15bedeli masaya yatıracağız.
00:17Hadi gelin bu gerçekten çarpıcı hikayenin detaylarına birlikte bakalım.
00:21İşte her şey aslında bu soruyla başlıyor.
00:24Düşünsenize, kariyeri madalyalarla dolu, herkesin saygı duyduğu bir komutan bir gün geliyor ve bir zamanlar evi gibi gördüğü kendi ordu
00:32evine alınmıyor.
00:33Neden?
00:35İşte bu sorunun cevabı var ya, bizi alıp Türkiye'nin en hassas konularından birinin tam da ortasına bırakacak.
00:42Evet, hikayemiz gerçekten de deklenmedik bir yasakla başlıyor.
00:46Gelin önce şu işin merkezindeki ismi ve karşılaştığı o inanılmaz durumu bir tanıyalım.
00:51Bakın, olayın özeti aslında bu kadar basit gibi görünüyor.
00:55Emekli Tuğ General Celaleddin Bacanlı bir gün her zaman gittiği ordu evine gidiyor ama kapıdan geri çevriliyor.
01:02Niye? Çünkü hakkında bir yasaklama kararı var.
01:05Tabii bu sadece basit bir yasak değil, çok net bir mesaj.
01:09Peki ama neden?
01:11Şimdi bu yasağı tam olarak anlayabilmek için filmi biraz geri sarmamız lazım.
01:16Bütün bu olayı başlatan o eyleme, o protestoya gitmemiz gerekiyor.
01:20Ve her şey çok ama çok sembolik bir yerde Anıtkabir'de başlıyor.
01:25İşte General Bacanlı'nın protestosunun kalbinde bu slogan yatıyor.
01:29Üzerindeki tişörtte aynen bu yazıyor.
01:32Sözde terörsüz Türkiye'ye hayır.
01:34Bu var ya, öyle sıradan bir cümle falan değil.
01:37Hükümetin o dönemki politikasına karşı herkesin gözü önünde yapılmış inanılmaz sert ve direkt bir eleştiri.
01:43Ve şunu da söylemek lazım, Bacanlı'nın bu çıkışı öyle anlık bir şey değil.
01:47Bakın 27 Aralık'ta Anıtkabir'deki törenle başlıyor her şey.
01:50Yetmiyor, aynı gün bir video çekip eleştirilerini sosyal medyadan paylaşıyor.
01:55Ertesi gün ise aynı tişörtle bu kez Büyük Atatürk koşusuna katılıyor.
01:58Yani protestosunu çok daha geniş kitlelere ulaştırıyor.
02:01Anlayacağınız bu son derece bilinçli ve planlı bir eylem.
02:04Peki Bacanlı neden bu kadar sert?
02:07Protestosunu bakım nasıl tarihi bir zemine oturtuyor.
02:10Diyor ki, Atatürk sevri yırtıp attı ve Lozan'la Türkiye'nin tapusunu aldı.
02:15Sevrin geri gelmesine izin veremeyiz.
02:17Yani aslında o günlerde yaşanan siyasi süreci bizim ulusal hafızamızdaki en büyük travmalardan biri olan Sevr Anlaşması'na benzetiyor.
02:26Onun gözünde bu basit bir politika eleştirisi falan değil.
02:29Bu ülkenin kurucu senedi olan Lozan'ı yani ulusal egemenliği koruma mücadelesi.
02:34İyi de bir generali bu kadar sert bir tepki vermeye iten o siyasi iklim neydi?
02:40İşte şimdi Bacanlı'nın bu eylemlerini tetikleyen o daha geniş arka plana yani işin bağlamına bakmamız gerekiyor.
02:48Bütün bu tartışmaların odağında o dönemde terörsüz Türkiye diye adlandırılan bir süreç var.
02:54Bu neydi?
02:55Hükümetin terör sorununa kalıcı bir çözüm bulmak amacıyla başlattığı bir girişimdi.
03:00Ama tabii bu süreç toplumun farklı kesimlerinde çok ama çok farklı yorumlanıyordu.
03:05İşte kutuplaşmanın ne kadar keskinleştiğini tam da bu noktada görüyoruz.
03:10Bakın bir tarafta ne var?
03:12Dem partili siyasetçilerin çıkıp terör örgütü liderine Nelson Mandela'ya benzetmesi gibi açıklamalar.
03:18Diğer tarafta ise general Bacanlı gibi isimlerin çok ciddi endişeleri.
03:22Onlar için bu yeni süreç yıllar önceki çözüm sürecinin adeta bir kopyası.
03:27Ve hatırlarsanız o süreçte terör örgütünün yeniden güçlendiğini ve bunun sonucunda yüzlence askerin şehit olduğunu savunuyorlar.
03:35Dolayısıyla aynı hataların tekrar edilmesinden korkuyorlar.
03:39Peki tüm bu olanlardan sonra general Bacanlı'nın başına neler geldi?
03:44Şimdi o protestonun ardından yaşananlara yani işin yankılarına dönelim.
03:49Çünkü bu yankılar hem resmi hem de gayri resmi yollarla geldi.
03:53Sonuçları adeta bir domino etkisi gibi.
03:56Adım adım geldi.
03:57İlk derme ordu evine giriş yasağı.
04:00Hemen ardından protesto videosu harp okulundan devrelerinin olduğu WhatsApp grubundan siliniyor.
04:06Ve belki de en dikkat çekici olanı ne biliyor musunuz?
04:09Bu videoyu silme talebinin kendi sınıf arkadaşı olan dönemin genel kurmay başkanından geldiği iddiası.
04:15Bu da baskının ne kadar kişisel bir boyuta ulaştığını gözler önüne seriyor.
04:19Peki Bacanlı bütün bu baskılar karşısında ne yaptı?
04:23Geri adım mı attı?
04:24Sessiz mi kaldı?
04:25Hiç de değil.
04:26Tam aksine tepkisini o kadar net ve ilkeli bir şekilde ortaya koydu ki...
04:31İşte generalin yasağa verdiği ilk tepki bu kadar net.
04:35Ordu evine girip girmemek hiç umrumda değil, vız gelir tırıs gider.
04:39Bu sözler aslında her şeyi anlatıyor.
04:42Mesele onun için bir mekana girip girmemek değil, çok daha derin bir şey.
04:46Bu yasağı kişisel bir kayıp olarak görmüyor, bir prensip ihlali olarak görüyor.
04:51Ve bunu da çok açık belli ediyor.
04:53Ve işte geldik duruşunun belki de en can alıcı noktasına.
04:57Bu sözler çok önemli.
04:59Emekli askerler görevdekilerin kapı kulu, emir eri veya askerleri değiller.
05:04Bizler sadece Mustafa Kemal'in askerleriyiz.
05:07Aslında Bacanlı burada emekli askerlerin kimliğini ve kime sadık olduklarını yeniden tanımlıyor.
05:12Diyor ki bizim bağlılığımız mevcut komuta kademesine değil, doğrudan Cumhuriyet'in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün ilkelerinedir.
05:20Bu gerçekten çok güçlü bir ifade.
05:22General bu tepkisini sadece böyle sert sözlerle bırakmıyor tabii.
05:26Bu yasağı etik dışı ve orantısız bir girişim olarak nitelendiriyor ve mücadeleyi yasal zemine taşıyacağını söylüyor.
05:34Yani anayasal ifade özgürlüğü hakkını sonuna kadar savunacağının altını çiziyor.
05:40Peki bütün bu anlattıklarımız neden önemli?
05:42Neden bu olay sadece bir emekli generalle ordu yönetimi arasındaki bir anlaşmazlıktan çok daha fazlası?
05:49İşte Bacanlı'ya göre bu olay aslında çok daha büyük bir sorunun sadece bir belirtisi.
05:55Bacanlı'nın argümanı temelde şu.
05:58Askeri liderlik benim gibi bir emekli askerin eleştirileriyle uğraşacağına asıl işine odaklanmalı.
06:04Ve bakın neleri sıralıyor.
06:06Libya Genelkurmay Başkanı'nın hayatını kaybettiği o uçak kazası var.
06:10Askeri okullardaki disiplin sorunları var.
06:12Bir şehit annesine kamuoyu önünde yapılan o kötü muamele var.
06:15Ve bir de TSK'ya yönelik iftiralara karşı sessiz kalındığı iddiası var.
06:20Yani diyor ki bu kadar önemli konu varken siz enerjinizi yanlış yere harcıyorsunuz.
06:25Ve işte tüm bu hikaye bizi bu temel soruyla baş başa bırakıyor.
06:29Bir askerin vatanı için sesini yükseltme görevi ne zaman biter?
06:33Üniformasını çıkardığında sorumluluğu da biter mi?
06:35O emre itaate dayalı askeri kültürle anayasal bir hak olan ifade özgürlüğü arasındaki o ince çizgi nereden çekilmeli?
06:43Bu soruların cevabı sadece bir generalin değil aslında bir ülkenin de karşı karşıya olduğu bir ikilemi gösteriyor.
06:50Cevabı bulmak da sanırım biraz size kalmış.
Yorumlar