Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 19 saat önce
Müyesser Yıldız’ın köşe yazısı, 30 Ağustos mezuniyet töreninde geleneksel subay andını okudukları gerekçesiyle Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç edilen teğmenlerin hukuk mücadelesini ele almaktadır. Mahkeme süreçlerini detaylandıran kaynak, Ebru Eroğlu, Talip İzzet Akarsu ve Serhat Gündar gibi isimlerin açtığı iptal davalarının yargı tarafından oybirliğiyle reddedildiğini aktarmaktadır. Duruşmalarda savunma yapan avukatlar, eylemin siyasi bir amacı olmadığını ve disiplin suçunun oluşmadığını vurgularken, mahkeme salonundaki yoğun güvenlik önlemlerine dikkat çekilmiştir. Kararlarda ise kılıç çatma eyleminin resmi tören disiplini içerisinde değerlendirildiği ve askeri mahalde üniformalı şekilde yapıldığı belirtilmektedir. Teğmenlerin üniformalarına geri dönme arzularını dile getirdiği bu süreç, askeri gelenekler ile siyasi kararlar arasındaki çatışmayı yansıtmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün masamızda çok konuşulan bir konu var.
00:03Türkiye'de askeri gelenekle modern kurallar karşı karşıya geldiğinde ne olur?
00:08İşte tam bu sorunun merkezinde 3TM'nin meslekten atılmasına yol açan o meşhur subayanda olayı yer alıyor.
00:14Peki, bu olay asırlık bir gelenek mi yoksa günümüz kurallarına göre bir suç mu?
00:19İşte bu analiz boyunca peşine düşeceğimiz temel soru tam da bu.
00:23Bir yanda köklü bir ritüel, öbür yanda ise değişen yönetmelikler var.
00:27Bakalım işin içinden nasıl çıkacağız?
00:30Hikayenin en başına dönmeden önce gelin en sondan başlayalım.
00:33Çünkü son karar verildi. Meslekten atılan o 3TM'nin temyuz başvuruları evet reddedildi.
00:39Bu karar peki ama neden sorusunu çok daha önemli hale getiriyor.
00:43Şimdi olayın en başına dönüp her şeyi anlamlandırmanın tam zamanı.
00:47Evet, ilk durağımız yasal sürecin sonu.
00:50Yani mahkemenin verdiği karar ve duruşmalarda yaşanan o.
00:54Diyelim ki dikkat çekeceğinler.
00:56Şimdi mahkeme süreçlerindeki tarihlere şöyle bir bakalım.
00:59Teğmen Akarsu ve Gündar'ın duruşması 25 Şubat'ta yapılıyor.
01:03Ve karar bakın hemen ertesi gün veriliyor.
01:06Ama Teğmen Eroğlu'nun davasına gelince duruşma 5 Mart'ta ama kararın açıklanması için tam 8 gün bekleniyor.
01:14İlginç bir zamanlama farkı değil mi?
01:16Ama ilginçlikler bununla bitmiyor.
01:18Akarsu ve Gündar'ın kararı o kadar hızlı verilmiş diye hani ertesi gün işte o kararın kendilerine resmi olarak bildirilmesi
01:24için tam 29 gün bekletilmişler.
01:2729 gün karar hazır ama tebliğ edilmiyor.
01:30Duruşma ortamlarında da geceyle gündüz gibi bir fark var.
01:33Bakın Akarsu ve Gündar'ın duruşmasında salonda 2 polis memuru var ve diğer Teğmen arkadaşları içeri alınmıyor.
01:40Sadece 8 gün sonraki Eroğlu'nun duruşmasında ise ne polis var ne ile destek için gelenlere bir yasak.
01:46Yani atmosfer tamamen değişmiş.
01:48Neden acaba?
01:49Peki tüm bu mahkeme sürecini başlatan neydi?
01:52İşin fitilini ateşleyen o an neydi?
01:55Gelin şimdi zamanla geriye gidelim her şeyin başladığı o mezuniyet gününe.
02:00Tarih 30 Ağustos 2024.
02:03Karaharp Okulu'nda mezuniyet günü.
02:05Resmi tören bitmiş, aileler, komutanlar herkes orada.
02:08Ve işte o anda bir grup çiçeği burnunda Teğmen bir araya gelip o meşhur subay andını okuyor.
02:15Peki nedir bu subay andı?
02:17İşte meselenin kilit noktası tam da bu.
02:20Bu aslında yıllardır süre gelen geleneksel bir yemin ama yakın bir zamanda resmi askeri yönetmeliklerden çıkarılmış.
02:26Yani Teğmenler resmi olarak artık var olmayan bir andı içiyorlar.
02:30Üstüne bir de Mustafa Kemal'in askerleriyiz sloganı atıyorlar.
02:34İşte gelenekle kural arasındaki o ince çizgi burada kopuyor.
02:37Doğal olarak bu olay mahkemeye taşınınca Teğmenlerin avukatları da sağlam bir savunma hattı kurdu.
02:44Gelin şimdi onların masaya koyduğu argümanlara bir göz atalım.
02:47Savunma diyor ki bir dakika bu andın okunması her yıl yapılan kimsenin ceza almadığı bir gelenek.
02:54İkincisi andın içeriğinde hiçbir sorun yok.
02:57Üçüncüsü ve belki de en önemlisi resmi tören bittikten sonra kimse Teğmenlere dağılın diye bir emir vermedi.
03:03Hatta disiplin raporunun 10 gün geri tarihli yazıldığı gibi ciddi bir iddiaları da var.
03:08Dahası yüksek disiplin kurulundaki oylamada bile 4 üye ihraç kararına hayır demiş ve son olarak bu 3 Teğmen'in özellikle
03:16oda arkadaşı oldukları için hedef seçildiğini öne sürüyorlar.
03:19Hatta avukat Namık Öztürk durumu o kadar net özetliyor ki diyor ki Teğmenlerin TSK'dan çıkarılmasını bir çeşit kurban arama ameliyatı
03:28olarak değerlendiriyoruz.
03:30Yani aslında burada bir günah keçisi arandığını iddia ediyorlar.
03:34Savunmanın argümanları oldukça güçlü görünüyor.
03:36Peki Milli Savunma Bakanlığı ve nihayetinde mahkeme bu iddialara nasıl karşılık verdi?
03:41Gelin şimdi de madalyonun diğer yüzüne bakalım.
03:43Milli Savunma Bakanlığı avukatlarının duruşu çok netti.
03:46Dediler ki tüm ihraç süreci ne bir eksik ne bir fazla tamamen mevzuata ve usule uygun şekilde yapılmıştır.
03:53Yani biz kurallara uyduk diyorlar.
03:56Bu da mahkemenin nihai kararının sinyalini veriyor aslında.
03:59Ve işte mahkemenin kilit gerekçesi.
04:01Karardan bir alıntıya bakalım.
04:03Mahkeme diyor ki özetle bu eylem askeri bir alanda Teğmenlerin üniformaları üzerlerindeyken komutanlar ve aileler daha dağılmamışken hatta basın mensupları
04:12oradayken yapıldı.
04:13Dolayısıyla mahkeme bu olay tören bittikten sonra değil, töremin devamı niteliğinde gerçekleştiği sonucuna varıyor.
04:20Yani mesele andın kendisi değil, yapıldığı yer ve zaman.
04:24Tüm bu hukuki argümanlar, maddeler, yönetmelikler bir yana.
04:28Bir de madalyonun insani yüzü var.
04:30Yani olayın tam merkezindeki Teğmenlerin kendi ifadeleri.
04:34Gelin şimdi onlara kulak verelim.
04:36Teğmen Serhat Gündar bakın ne diyor.
04:39Hakkım olan görevime dönmek ve arkanızda bulunan Türk bayrağına üniformamla hizmet etmek istiyorum.
04:46Bu sözler aslında tüm bu karmaşık sürecin temelinde yatan o basit ve saf hizmet arzusunu ortaya koyuyor.
04:53Teğmen Talip İzzet Akarsu ise durumu bir adım öteye taşıyor ve kararlılığını şu sözlerle ifade ediyor.
05:00Bu durumu da bir sancak nöbeti olarak düşünüyorum.
05:03Üniformam hazır bekliyorum.
05:05Bu sözler hukuki bir davayı alıp bir görev bilinci ve umut hikayesine dönüştürüyor adeta.
05:11Ve tüm bu anlattıklarımızdan sonra akıllarda kalan o can alıcı soruyla bitirelim.
05:16Peki ya Teğmenler üniformalarını çıkarsalardı?
05:19Herkesin dağılmasını bekleyip bu yemini o zaman etselerdi?
05:22O zaman bu bir mezuniyet kutlaması sayılır mıydı yoksa yine bir ihlal mi olurdu?
05:27İşte bu soru gelenek ve kural arasındaki o ince çizgiyi ve davanın tüm hassasiyetini gözler önüne seriyor.
Yorumlar

Önerilen