00:00Herkese merhaba. Bugün masamızda çok konuşulan bir konu var.
00:03Türkiye'de askeri gelenekle modern kurallar karşı karşıya geldiğinde ne olur?
00:08İşte tam bu sorunun merkezinde 3TM'nin meslekten atılmasına yol açan o meşhur subayanda olayı yer alıyor.
00:14Peki, bu olay asırlık bir gelenek mi yoksa günümüz kurallarına göre bir suç mu?
00:19İşte bu analiz boyunca peşine düşeceğimiz temel soru tam da bu.
00:23Bir yanda köklü bir ritüel, öbür yanda ise değişen yönetmelikler var.
00:27Bakalım işin içinden nasıl çıkacağız?
00:30Hikayenin en başına dönmeden önce gelin en sondan başlayalım.
00:33Çünkü son karar verildi. Meslekten atılan o 3TM'nin temyuz başvuruları evet reddedildi.
00:39Bu karar peki ama neden sorusunu çok daha önemli hale getiriyor.
00:43Şimdi olayın en başına dönüp her şeyi anlamlandırmanın tam zamanı.
00:47Evet, ilk durağımız yasal sürecin sonu.
00:50Yani mahkemenin verdiği karar ve duruşmalarda yaşanan o.
00:54Diyelim ki dikkat çekeceğinler.
00:56Şimdi mahkeme süreçlerindeki tarihlere şöyle bir bakalım.
00:59Teğmen Akarsu ve Gündar'ın duruşması 25 Şubat'ta yapılıyor.
01:03Ve karar bakın hemen ertesi gün veriliyor.
01:06Ama Teğmen Eroğlu'nun davasına gelince duruşma 5 Mart'ta ama kararın açıklanması için tam 8 gün bekleniyor.
01:14İlginç bir zamanlama farkı değil mi?
01:16Ama ilginçlikler bununla bitmiyor.
01:18Akarsu ve Gündar'ın kararı o kadar hızlı verilmiş diye hani ertesi gün işte o kararın kendilerine resmi olarak bildirilmesi
01:24için tam 29 gün bekletilmişler.
01:2729 gün karar hazır ama tebliğ edilmiyor.
01:30Duruşma ortamlarında da geceyle gündüz gibi bir fark var.
01:33Bakın Akarsu ve Gündar'ın duruşmasında salonda 2 polis memuru var ve diğer Teğmen arkadaşları içeri alınmıyor.
01:40Sadece 8 gün sonraki Eroğlu'nun duruşmasında ise ne polis var ne ile destek için gelenlere bir yasak.
01:46Yani atmosfer tamamen değişmiş.
01:48Neden acaba?
01:49Peki tüm bu mahkeme sürecini başlatan neydi?
01:52İşin fitilini ateşleyen o an neydi?
01:55Gelin şimdi zamanla geriye gidelim her şeyin başladığı o mezuniyet gününe.
02:00Tarih 30 Ağustos 2024.
02:03Karaharp Okulu'nda mezuniyet günü.
02:05Resmi tören bitmiş, aileler, komutanlar herkes orada.
02:08Ve işte o anda bir grup çiçeği burnunda Teğmen bir araya gelip o meşhur subay andını okuyor.
02:15Peki nedir bu subay andı?
02:17İşte meselenin kilit noktası tam da bu.
02:20Bu aslında yıllardır süre gelen geleneksel bir yemin ama yakın bir zamanda resmi askeri yönetmeliklerden çıkarılmış.
02:26Yani Teğmenler resmi olarak artık var olmayan bir andı içiyorlar.
02:30Üstüne bir de Mustafa Kemal'in askerleriyiz sloganı atıyorlar.
02:34İşte gelenekle kural arasındaki o ince çizgi burada kopuyor.
02:37Doğal olarak bu olay mahkemeye taşınınca Teğmenlerin avukatları da sağlam bir savunma hattı kurdu.
02:44Gelin şimdi onların masaya koyduğu argümanlara bir göz atalım.
02:47Savunma diyor ki bir dakika bu andın okunması her yıl yapılan kimsenin ceza almadığı bir gelenek.
02:54İkincisi andın içeriğinde hiçbir sorun yok.
02:57Üçüncüsü ve belki de en önemlisi resmi tören bittikten sonra kimse Teğmenlere dağılın diye bir emir vermedi.
03:03Hatta disiplin raporunun 10 gün geri tarihli yazıldığı gibi ciddi bir iddiaları da var.
03:08Dahası yüksek disiplin kurulundaki oylamada bile 4 üye ihraç kararına hayır demiş ve son olarak bu 3 Teğmen'in özellikle
03:16oda arkadaşı oldukları için hedef seçildiğini öne sürüyorlar.
03:19Hatta avukat Namık Öztürk durumu o kadar net özetliyor ki diyor ki Teğmenlerin TSK'dan çıkarılmasını bir çeşit kurban arama ameliyatı
03:28olarak değerlendiriyoruz.
03:30Yani aslında burada bir günah keçisi arandığını iddia ediyorlar.
03:34Savunmanın argümanları oldukça güçlü görünüyor.
03:36Peki Milli Savunma Bakanlığı ve nihayetinde mahkeme bu iddialara nasıl karşılık verdi?
03:41Gelin şimdi de madalyonun diğer yüzüne bakalım.
03:43Milli Savunma Bakanlığı avukatlarının duruşu çok netti.
03:46Dediler ki tüm ihraç süreci ne bir eksik ne bir fazla tamamen mevzuata ve usule uygun şekilde yapılmıştır.
03:53Yani biz kurallara uyduk diyorlar.
03:56Bu da mahkemenin nihai kararının sinyalini veriyor aslında.
03:59Ve işte mahkemenin kilit gerekçesi.
04:01Karardan bir alıntıya bakalım.
04:03Mahkeme diyor ki özetle bu eylem askeri bir alanda Teğmenlerin üniformaları üzerlerindeyken komutanlar ve aileler daha dağılmamışken hatta basın mensupları
04:12oradayken yapıldı.
04:13Dolayısıyla mahkeme bu olay tören bittikten sonra değil, töremin devamı niteliğinde gerçekleştiği sonucuna varıyor.
04:20Yani mesele andın kendisi değil, yapıldığı yer ve zaman.
04:24Tüm bu hukuki argümanlar, maddeler, yönetmelikler bir yana.
04:28Bir de madalyonun insani yüzü var.
04:30Yani olayın tam merkezindeki Teğmenlerin kendi ifadeleri.
04:34Gelin şimdi onlara kulak verelim.
04:36Teğmen Serhat Gündar bakın ne diyor.
04:39Hakkım olan görevime dönmek ve arkanızda bulunan Türk bayrağına üniformamla hizmet etmek istiyorum.
04:46Bu sözler aslında tüm bu karmaşık sürecin temelinde yatan o basit ve saf hizmet arzusunu ortaya koyuyor.
04:53Teğmen Talip İzzet Akarsu ise durumu bir adım öteye taşıyor ve kararlılığını şu sözlerle ifade ediyor.
05:00Bu durumu da bir sancak nöbeti olarak düşünüyorum.
05:03Üniformam hazır bekliyorum.
05:05Bu sözler hukuki bir davayı alıp bir görev bilinci ve umut hikayesine dönüştürüyor adeta.
05:11Ve tüm bu anlattıklarımızdan sonra akıllarda kalan o can alıcı soruyla bitirelim.
05:16Peki ya Teğmenler üniformalarını çıkarsalardı?
05:19Herkesin dağılmasını bekleyip bu yemini o zaman etselerdi?
05:22O zaman bu bir mezuniyet kutlaması sayılır mıydı yoksa yine bir ihlal mi olurdu?
05:27İşte bu soru gelenek ve kural arasındaki o ince çizgiyi ve davanın tüm hassasiyetini gözler önüne seriyor.
Yorumlar