Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Köşe yazısı, Ursula K. Le Guin'in ödüllü başyapıtı Mülksüzler romanını ve bu eserin toplumsal, siyasi ve felsefi derinliğini detaylıca ele almaktadır. Kaynakta, aşırı zenginlik ile sefaletin bir arada olduğu Urras gezegeni ile mülkiyetin reddedildiği anarşist Anarres toplumu arasındaki keskin zıtlık ve çatışma vurgulanmaktadır. Fizikçi Shevek karakterinin yolculuğu üzerinden özgürlük, devlet aygıtı ve mülkiyet kavramları sorgulanırken, yazarın antropolojik bakış açısının kurgu üzerindeki etkileri anlatılmaktadır. Ayrıca, romandaki sınıfsal ayrım ve toplumsal adaletsizlik temalarının 2013 yapımı Elysium filmi gibi modern yapımlara nasıl ilham kaynağı olduğu belirtilmektedir. Sonuç olarak yazı, okuyucuyu gerçek özgürlüğün mahiyeti üzerine düşünmeye davet eden edebi bir inceleme sunmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Şöyle bir dünya hayal edin, yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla inanılmaz zengin ama paramparça olmuş bir gezegen.
00:06İşin korkunç yanı ne biliyor musunuz?
00:08Bu karanlık düzende sistem sadece ve sadece keyfine düşkün o küçük, zengin elit kesimi koruyor.
00:15Geri kalanlar mı?
00:17Yoksulların yoksul kalması resmen teşvik ediliyor.
00:20İnanılmaz değil mi?
00:21Paranız yoksa kelimenin tam anlamıyla ölmeyi beklediğiniz o köhne, pis hastanelere terk ediliyorsunuz.
00:27En ufak bir toplumsal itiraz anında eziliyor.
00:30Ve işin en çarpıcı tarafı düşünce özgürlüğü diye bir şey yok.
00:33Yani özgür düşünce dediğimiz o kavram sadece çok ama çok küçük bir azınlığın erişebildiği inanılmaz bir lüks.
00:40Pekala hadi bu konunun derinliklerine inelim.
00:42Az önce anlattığım bu distopik kabus aslında usta yazar Ursula K. Greene'in 1974 çıkışlı o meşhur bilimkurgu klasiği mülksüzler
00:51romanındaki kapitalist gezegen Urras'tan başkası değil.
00:54Bugünkü incelememizde sadece sıradan bir bilimkurgu hikayesini konuşmayacağız.
00:58Toplum, mülkiyet ve en önemlisi özgürlük kavramlarını kökünden sarsan aklınızı başınızdan alacak çok katmanlı bir evreni mercek altına alıyoruz.
01:07Birinci perde iki gezegenin hikayesi.
01:11Şimdi bu devasa anlatının tam kalbinde yatan o tematik ikiliye romanın omurgasını oluşturan iki farklı dünyanın devasa zıtlığına hızlıca bir
01:21göz atalım.
01:21Ve bu karşılaştırma iki gezegen arasındaki o inanılmaz uçurumu harika bir şekilde gözler önüne seriyor.
01:28Sol tarafa bir bakın.
01:29Az önce bahsettiğimiz o savaşan ulusların, devasa yoksulluğun ve muazzam zenginliğin bir arada olduğu Urras var.
01:36Sağ tarafta ise onun ikizi, kelimenin tam anlamıyla kasvetli ve çorak bir çöl olan Anares'i görüyoruz.
01:42Hikayemizden yaklaşık 160 yıl önce kendilerine odocular diyen bir grup isyancı Urras'ın bu eşitsiz düzenini reddedip çöl gezegenine sığınıyorlar.
01:52Ve orada mülkiyetin, paranın hatta devletin bile teoride olmadığı anarşist bir toplum kuruyorlar.
01:58İki sistem, birbirinin tam zıttı, aynadaki yansıması gibi.
02:03İkinci perde, fizikçinin imkansız görevi.
02:06Peki birbirine bu kadar uzak, bu kadar düşman iki dünyayı kim bir araya getirebilir?
02:11İşte tam burada bize bu zıt siyasi sistemler arasında rehberlik edecek olan ana karakterimiz dahi fizikçi Shivek devreye giriyor.
02:20Şimdi bir sonraki adıma geçelim ve olayların nasıl geliştiğine bakalım.
02:25Shivek'in üstlendiği bu imkansız görev aslında üç temel aşamadan oluşuyor.
02:29Önce sadece kendi dünyasında değil, diğer gezegende de cevaplar bulmak için o tehlikeli yolculuğa Urras'a gitmeye karar veriyor.
02:37İkinci adımda amacı, bu iki dünya arasına örülmüş olan o soyut ve somut nefret duvarlarını yıkmak.
02:44Ama tahmin edersiniz ki işler hiç de kolay olmuyor.
02:47Hırslı fizikçimizin bu çabası anında büyük bir tehdit olarak algılanıyor ve gittiği yerde sert bir reddedilmeyle karşılaşıyor.
02:54Ve son olarak ortaya çıkan bu büyük kaosun ortasında Shivek bir yandan değişimin ateşini yakarken,
03:00diğer yandan kendi inançlarını, doğup büyüdüğü değerleri de baştan aşağı sorgulamak zorunda kalıyor.
03:07Üçüncü perde, evrenin mimarı.
03:09Şimdi hikayenin içinden biraz çıkıp işin mutfağına bakalım.
03:13Böylesine karmaşık, sosyolojik altyapısı bu kadar sağlam bir evreni kim inşa edebilir?
03:19Yazarın kendi arka planına dönüyoruz.
03:21Şimdi, bu kısımla ilgili asıl ilginç olan şey şu.
03:24Laguini bir yazar olarak bu muazzam başarısı kesinlikle ama kesinlikle tesadüf değil.
03:291929'da doğuyor ve babası kim biliyor musunuz?
03:32Ünlü Amerikalı kültürel antropolog Alfred Kroeber.
03:36Yani toplumları, kültürleri sıfırdan incelemek ve inşa etmek,
03:39kelimenin tam anlamıyla yazarımızın genlerine işlemiş.
03:42Mülksüzleri okurken o detayların zenginliğini iliklerinize kadar hissetmenizin sebebi tam olarak bu.
03:48İşte bu olağanüstü yetenek, ona 1974'te Nebula'yı, hemen ardından 1975'te Hugo, Locus ve Jüpiter ödüllerini üst üste kazandırarak gerçek
03:57bir efsane olmasını sağladı.
03:59Bu arada, ufak bir tavsiye, eğer yazarın o ince ince işlediği evren inşası, o titiz dili ve sosyolojik kurguları ilginizi
04:07çektiyse,
04:08karanlığın sol eli ve efsanevi Yerdeniz serisini de mutlaka ama mutlaka okuma listenize ekleyin.
04:13Kendi dünyamızı anlamak için gerçekten muazzam mercekler sunuyorlar.
04:17Dördüncü perde, gerçek özgürlüğün karmaşıklığı.
04:21Yazarımızı da tanıdığımıza göre artık bu şaheserin felsefi zirvesine tırmanabiliriz.
04:27Kapitalizm ve anarşizmi incelerken yazarımızın hiçbir taraf tutmadığını göreceğiz.
04:33Odak noktamız tek bir kelime, özgürlük.
04:36Ütopya dendiğinde hepimizin aklına o kusursuz, pırıl pırıl, rüya gibi özgür toplumlar gelir, değil mi?
04:42Ama Leggin burada bilindik Ütopya algımızı tamamen parçalıyor.
04:47Mülkiyetin olmadığı Anres, kağıt üzerinde harika bir anarşist Ütopya gibi görünse de,
04:52yazar bize işlerin hiç de göründüğü gibi olmadığını son derece tarafsız bir şekilde gösteriyor.
04:57Aslında Anres, derin bir krizin içinde olan, görünmez mahalle baskıları üreten kusurlu bir deney.
05:03Leggin bize bir ideolojiyi övmek yerine şunu fısılıyor, belki de o aradığınız kusursuz ve gerçek özgürlük hiçbir zaman var olmadı.
05:11Belki de her sistem kendi görünmez duvarlarını yaratmaya mahkumdur.
05:15Yani buradaki kritik nokta tam olarak şu, Dr. Şebek'in o zenginlik içindeki Urras'ta devasa kalabalıklara verdiği o inanılmaz tutkulu
05:25konuşmaya kulak verin.
05:26Özgürlüğümüz dışında hiçbir şeyimiz yok, hükümetimiz yok, patronlarımız, bankerlerimiz, mülk sahiplerimiz, polislerimiz yok.
05:34Biz paylaşırız, sahip olmayız.
05:36Düşünsenize bu aslında mülkiyetsiz, devletsiz bir toplumun resmen edebi manifestosu.
05:41Ancak yazar bunu yaparken bize doğrusu budur demiyor.
05:45Aksine bir anda her şeye sahip ama özgür düşünceden yoksun olanları,
05:49diğer yanda hiçbir şeyi olmayan ama özgürlüğü paylaşanları kafa kafaya çarpıştırıyor.
05:54Tam bir beyin fırtınası.
05:56Beşinci perde, miras ve sinematik paralellikler.
06:00Peki, ta 1974'te yazılmış bu eser bugün hala popüler kültürde nasıl bu kadar canlı kalabiliyor?
06:07Gelin modern sinema ile geçmiş arasında bir köprü kuralım.
06:11Müksüzlerin sinemada bıraktığı o kalıcı mirası,
06:15Neil Blomkamp'ın 2013 yapımı meşhur Elizyon filminde birebir adeta kopyası gibi görebiliyoruz.
06:21Birebir aynı şablon fark ettiniz mi?
06:24Zenginlerin cenneti olan Urras gezegeni filmdeki elitlerin yaşadığı o lüks Elizyum uzay istasyonuyla tam olarak eşleşiyor.
06:32Yoksul ve kurak Anarres ise filmde mahvolmuş ve kaynakları tükenmiş yeryüzünün ta kendisi.
06:38Romanımızın dahi fizikçisi Şevek'in o iki dünyayı birleştirme gibi göz korkutucu görevini ise filmde Matt Damon'ın canlandırdığı Matt
06:47karakteri sırtlanıyor.
06:48Bilim kurgunun bu sahip olanlar ve olmayanlar yani üsttekiler ve alttakiler çatışması belli ki daha uzun yıllar anlatılarımızın merkezinde kalmaya
06:57devam edecek.
06:58İşte tam bu noktada.
07:00Bu analizimizin sonuna gelirken size sormadan edemeyeceğim o can alıcı soru şu.
07:05İki zıt gezegen, iki farklı yönetim biçimi gördük.
07:09Biri zenginlik içinde yüzüyor ama özgür düşünceden yoksun.
07:13Diğeri mülkiyeti reddediyor ama kendi dogmalarının esiri olmuş.
07:17Kendi hayatınıza, sıkı sıkıya savunduğunuz fikirlere ve içinde yaşadığınız şu topluma bir bakın.
07:23İnandığınız o özgürlük gerçekten var mı?
07:26Yoksa Leggin'in bize o dahyane şekilde gösterdiği gibi güvende hissetmek için kendi ellerimizle inşa ettiğimiz yepyeni görünmez duvarlarımız mı
07:34var?
07:35Cevabı bulmak tamamen size kalmış.
07:37Bir sonraki analizimizde görüşmek üzere, hoşça kalın.
Yorumlar

Önerilen