00:00Herkese merhaba. Bu analizimizde Türkiye'nin son 10 yıllık dış politikasına ve savunma stratejilerine resmen damgasını vuran o meşhur S
00:07-400 krizini masaya yatırıyoruz.
00:09Dile kolay tam 9 yıllık bir serüvenden bahsediyoruz.
00:12Yaptırımlar, diplomatik krizler ve çok çarpıcı siyasi açıklamalarla dolu adeta dev bir yapboz bu süreç.
00:19Hadi hiç vakit kaybetmeden detaylara dalalım ve bu 9 yılda aslında neler yaşanmış, veriler bize ne söylüyor, birlikte bakalım.
00:26Şimdi konuyu günümüzden bir örnekle açalım.
00:28Yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Milli Savunma Üniversitesi'nde verdiği çok net bir mesaj vardı hatırlarsınız.
00:35Türkiye güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz.
00:41Aslında bu cümle yapacağımız tüm bu analizin bel kemiğini oluşturuyor.
00:45Çünkü devlet yetkilileri güçlü ve bağımsız bir savunma duruşunun altını her fırsatta çizmeye devam ediyor.
00:51Peki bu güçlü bağımsızlık vurgusu S-400 gibi devasa bir hamleyle tam olarak nasıl kesişti?
00:57Bu karmaşık hikayeyi sizin için 5 adımda özetleyeceğiz.
01:02Önce mevcut duruma şöyle bir bakacağız.
01:04Sonra o hararetli satın alma ve ilk tepki sürecine, ardından meydan okuma günlerine, testlere ve yaptırımlara uzanacağız.
01:11Ve en nihayetinde de bugünlerde kulisleri epey meşgul eden şu üçüncü ülke çözümünü konuşacağız.
01:18Birinci bölüm mevcut durun.
01:21%82
01:22Bakın bu oran sıradan bir istatistik değil, bizzat devletin en üst kademesi tarafından paylaşılan, Türkiye'nin savunma sanayisinde bugün ulaştığı
01:31yerlilik olanı.
01:32Son NATO zirvesinde de gördük ki kendi kendine yetebilen, dışa bağımlılığı kırmış bir savunma altyapısı kurmak en önemli stratejik hedef.
01:41İşte S-400'leri alma kararı da en başından beri tam olarak bu hava savunma açığını kendi inisiyatifimize kapatma motivasyonuna
01:49dayanıyordu.
01:50İkinci bölüm.
01:51Satın alma ve tepkiler.
01:53Haydi en başa, o ilk diplomatik krizin fitilinin ateşlendiği günlere dönelim.
01:58Kamuoyunda ikinci Johnson mektubu olarak da bilinen bir mektup vardı hatırlayanlar olacaktır.
02:03Dönemin ABD Savunma Bakan Vekili Şanahan'dan gelmişti ve eğer S-400'leri alırsanız F-35 projesinden çıkarılırsınız diyordu.
02:11Çok net bir şekilde.
02:12Sonra G20 zirvesi oldu.
02:14Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Trump arasında kritik görüşmeler yapıldı.
02:17Trump, yaptırımların etrafından dolanabileceği sinyalini verse de Amerikan senatörleri yaptırımlarda kararlıydı.
02:23Ve tüm bu diplomatik fırtınanın tam ortasında S-400 bataryaları Türkiye'ye iniş yaptı.
02:29Bataryalar geldi gelmesine ama hemen ardından ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, sisteme operasyonel hale getirmeyin diye bir talepte bulundu.
02:37Dönemin Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun bu talebe verdiği yanıt ise gerçekten çok çarpıcıydı.
02:42Bir ürün kutuda tutulmak için alınmaz.
02:45Sistemin ciddi bir maliyeti var ama maliyetten öte bizim buna ihtiyacımız var.
02:49Bu tek cümle o günlerde Ankara'nın kararlılığını resmen özetliyordu.
02:54Üçüncü Bölüm Meydan Okuma Dönemi
02:562019 ile 2020 yılları arasına baktığımızda gerçekten de inanılmaz tavizsiz bir dönem görüyoruz.
03:04Cumhurbaşkanı Erdoğan o dönem tavrını şu sözlerle ortaya koymuştu.
03:08S-400'den geri adım atmamız söz konusu dahi olamaz.
03:12Türkiye kalesinde gedik açtırmayacağız.
03:14ABD'nin yaptırım tehditleri doğrudan ülkenin egemenlik haklarına bir müdahale olarak görüldü.
03:19Hatta sistemlerin Nisan 2020'de aktif hale getirileceği bile en üst düzeyden açıkça duyuruldu.
03:25Aynı günlerde dönemin Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın açıklamaları da bir o kadar keskindi.
03:31Ne demişti Akar?
03:32Kullanmak için aldık, başka ülkelere satılması kesinlikle gündemimizde değil.
03:37Faaliyete geçecek, bundan kimsenin şüphesi olmasın, nokta.
03:41Sadece bir tercih değil, 82 milyon için bir zorunluluk olduğunu üstüne basa basa söylemişti.
03:47Fakat takvimler o hep işaret edilen Nisan 2020'yi gösterdiğinde ne oldu dersiniz?
03:53Nisan ayı geldi ve geçti.
03:55Ama sistemler aktive edilmedi.
03:57O kadar kararlı açıklamadan sonra neden geciktiği sorulduğundaysa resmi makamlar o dönem tüm dünyayı eve kapatan koronavirüs pandemisini birinci sebep
04:07olarak gösterdi.
04:084. Bölüm Testler ve Yaptırımlar
04:11Pandemi arası bittikten sonra Ekim 2020'de Sinop'ta S-400 testleri yapılınca tabiri caizse uluslararası arenada kıyamet koptu.
04:21NATO Genel Sekreteri Stoltenberg o güne kadarki en net tepkiyi verip derin bir endişe duyduklarını açıkladı.
04:27Pentagon tarafı ise çok daha sertti.
04:30Türkiye'nin bu adımını müttefiklik ruhuna aykırı bulduklarını söyleyip testleri mümkün olan en sert şekilde kınadılar.
04:37Tabi uluslararası baskıya Ankara'nın cevabı yine gecikmedi.
04:41Cumhurbaşkanı Erdoğan açık bir çifte standarda işaret ediyordu.
04:45Yunanistan'ın elinde S-300'ler var bırakın test etmeyi kullanıyorlar.
04:49Amerika onlara bir şey soruyor mu? Biz kararlıyız yolumuza aynen devam ediyoruz.
04:54Ve sonra o tarihi kırılma anı geldi çattı.
04:5714 Aralık 2020 Amerika Birleşik Devletleri meşhur CEATSA yaptırımlarını devreye soktu.
05:04Bu durum inanılmaz kritikti.
05:06Düşünsenize tarihte ilk kez bir NATO üyesi bu yaptırımlara maruz kalıyor ve resmi Amerikan metinlerinde resmen bir hasım kategorisine sokuluyordu.
05:15Türkiye hem Dışişleri hem de Savunma Bakanlığı nezdinde bu kararı egemenliğe saldırı olarak görüp anında reddetti.
05:23Yaptırım şokunun hemen ardından hükümet cephesinde tam bir kenetlenme gördük.
05:28Çavuşoğlu olayı bu milli bir meseledir.
05:31Hepimiz onurlu dik duracağız geri adım atmak yok diyerek özetledi.
05:35İbrahim Kalın, Hulusi Akar, tüm yetkililer bu yaptırımların kararlılıklarını zerre sarsmayacağını vurguluyordu.
05:42Şimdi burada bir es verelim. Peki tüm bu 9 yıllık hararetli sürecin sonunda ne oldu?
05:482020'deki o tavizsiz meydan okuyan tarihi duruştan bugün yani 2024'e geldiğimizde karşımıza gerçekten çok şaşırtıcı bir tablo çıkıyor.
05:58Ve son bölümümüz 3. Ülke Çözümü
06:00Biliyorsunuz son dönemde gözeteciler Hande Fırat ve Abdülkadir Selvi kulislerde yepyeni bambaşka bir formülü konuşmaya başladılar.
06:09Düşünün 2020'de geri adım yok, başka ülkeye satılması gündemimizde bile değil denilen o resmi duruş, 2024 itibariyle yerine S-400
06:19'leri, Birleşik Arap Emirlikleri veya Katar gibi 3. bir ülkeye satalım formülüne bırakmış durumda.
06:24Yıllardır ülkede duran ama operasyonel olmayan bu sistemleri elden çıkarmayı öneren bu iddia, yaptırımlardan kurtulmak için masaya gelen oldukça radikal
06:33bir makas değişikliği.
06:34İyi de bu yeni formül gerçekten işe yarayacak mı? İddialara bakarsanız amaç satış sayesinde CATS'den tamamen kurtulmak ve F-35
06:44programına geri dönüş biletini almak.
06:46Hatta bu satıştan ülkenin maddi kazanç bile sağlayacağı söyleniyor.
06:49Fakat incelediğimiz kaynaklar madalyonun diğer yüzündeki o ağır faturaya dikkat çekiyor.
06:54F-35 programından çıkarılmanın yarattığı milyarlarca dolarlık zarar ve Amerika ile 9 yıl boyunca yaşanan o yıpratıcı diplomatik krizlerin hasarı.
07:03Belki de kutusundan bile çıkmayacak bir sistemi satmak bu kadar ağır bir bedeli unutturabilecek mi?
07:08Kaynaklarımız bu durumu oldukça serteleştiriyor.
07:11Tüm bu süreci anlattıktan sonra analizimizi çok kritik bir soruyla noktalıyoruz.
07:16Böylesine devasa bir stratejik U dönüşünün dihai maliyetini, o finansal ve diplomatik ağır faturayı günün sonunda kim ödeyecek?
07:24Yıllarca milli bir mesele olarak görülen, uğruna ambargolar yediğimiz S-400'lerin şimdi satışının konuşulduğu bu yeni evre belli ki
07:32daha çok su kaldıracak.
07:33Biz de bu analizimizde kaynaklar ışığında bu karmaşık 9 yılın anatomisini sizin için çıkardık.
07:39Bir sonraki incelememizde tekrar görüşmek üzere.
07:41Şimdilik hoşçakalın.
Yorumlar