Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Bu köşe yazısı, Türkiye'nin Rusya'dan satın aldığı S-400 hava savunma sistemleri üzerinden şekillenen diplomasi ve savunma politikası sürecini eleştirel bir dille ele almaktadır. Kaynakta, Türk yetkililerin geçmişte sergilediği "dik duruş" mesajları ile sistemlerin aktive edilmemesi ve üçüncü bir ülkeye devredilme ihtimali arasındaki çelişki vurgulanmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri ile yaşanan yaptırım krizleri, F-35 projesinden çıkarılma süreci ve NATO ile olan gerilimler kronolojik bir özetle sunulmaktadır. Yazar, milyarlarca dolarlık harcamanın ardından sistemlerin başka ülkelere satılması fikrini bir kamu zararı ve itibar kaybı olarak nitelendirmektedir. Sonuç olarak, hükümetin savunma sanayisindeki yerlilik iddiaları ile reel politik zorunluluklar sebebiyle atılan geri adımlar arasındaki tezatlık sorgulanmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bu analizimizde Türkiye'nin son 10 yıllık dış politikasına ve savunma stratejilerine resmen damgasını vuran o meşhur S
00:07-400 krizini masaya yatırıyoruz.
00:09Dile kolay tam 9 yıllık bir serüvenden bahsediyoruz.
00:12Yaptırımlar, diplomatik krizler ve çok çarpıcı siyasi açıklamalarla dolu adeta dev bir yapboz bu süreç.
00:19Hadi hiç vakit kaybetmeden detaylara dalalım ve bu 9 yılda aslında neler yaşanmış, veriler bize ne söylüyor, birlikte bakalım.
00:26Şimdi konuyu günümüzden bir örnekle açalım.
00:28Yakın zamanda Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Milli Savunma Üniversitesi'nde verdiği çok net bir mesaj vardı hatırlarsınız.
00:35Türkiye güvenliğini kimseye emanet edemez, milli güvenliğimizden asla taviz veremeyiz.
00:41Aslında bu cümle yapacağımız tüm bu analizin bel kemiğini oluşturuyor.
00:45Çünkü devlet yetkilileri güçlü ve bağımsız bir savunma duruşunun altını her fırsatta çizmeye devam ediyor.
00:51Peki bu güçlü bağımsızlık vurgusu S-400 gibi devasa bir hamleyle tam olarak nasıl kesişti?
00:57Bu karmaşık hikayeyi sizin için 5 adımda özetleyeceğiz.
01:02Önce mevcut duruma şöyle bir bakacağız.
01:04Sonra o hararetli satın alma ve ilk tepki sürecine, ardından meydan okuma günlerine, testlere ve yaptırımlara uzanacağız.
01:11Ve en nihayetinde de bugünlerde kulisleri epey meşgul eden şu üçüncü ülke çözümünü konuşacağız.
01:18Birinci bölüm mevcut durun.
01:21%82
01:22Bakın bu oran sıradan bir istatistik değil, bizzat devletin en üst kademesi tarafından paylaşılan, Türkiye'nin savunma sanayisinde bugün ulaştığı
01:31yerlilik olanı.
01:32Son NATO zirvesinde de gördük ki kendi kendine yetebilen, dışa bağımlılığı kırmış bir savunma altyapısı kurmak en önemli stratejik hedef.
01:41İşte S-400'leri alma kararı da en başından beri tam olarak bu hava savunma açığını kendi inisiyatifimize kapatma motivasyonuna
01:49dayanıyordu.
01:50İkinci bölüm.
01:51Satın alma ve tepkiler.
01:53Haydi en başa, o ilk diplomatik krizin fitilinin ateşlendiği günlere dönelim.
01:58Kamuoyunda ikinci Johnson mektubu olarak da bilinen bir mektup vardı hatırlayanlar olacaktır.
02:03Dönemin ABD Savunma Bakan Vekili Şanahan'dan gelmişti ve eğer S-400'leri alırsanız F-35 projesinden çıkarılırsınız diyordu.
02:11Çok net bir şekilde.
02:12Sonra G20 zirvesi oldu.
02:14Cumhurbaşkanı Erdoğan'la Trump arasında kritik görüşmeler yapıldı.
02:17Trump, yaptırımların etrafından dolanabileceği sinyalini verse de Amerikan senatörleri yaptırımlarda kararlıydı.
02:23Ve tüm bu diplomatik fırtınanın tam ortasında S-400 bataryaları Türkiye'ye iniş yaptı.
02:29Bataryalar geldi gelmesine ama hemen ardından ABD Dışişleri Bakanı Pompeo, sisteme operasyonel hale getirmeyin diye bir talepte bulundu.
02:37Dönemin Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun bu talebe verdiği yanıt ise gerçekten çok çarpıcıydı.
02:42Bir ürün kutuda tutulmak için alınmaz.
02:45Sistemin ciddi bir maliyeti var ama maliyetten öte bizim buna ihtiyacımız var.
02:49Bu tek cümle o günlerde Ankara'nın kararlılığını resmen özetliyordu.
02:54Üçüncü Bölüm Meydan Okuma Dönemi
02:562019 ile 2020 yılları arasına baktığımızda gerçekten de inanılmaz tavizsiz bir dönem görüyoruz.
03:04Cumhurbaşkanı Erdoğan o dönem tavrını şu sözlerle ortaya koymuştu.
03:08S-400'den geri adım atmamız söz konusu dahi olamaz.
03:12Türkiye kalesinde gedik açtırmayacağız.
03:14ABD'nin yaptırım tehditleri doğrudan ülkenin egemenlik haklarına bir müdahale olarak görüldü.
03:19Hatta sistemlerin Nisan 2020'de aktif hale getirileceği bile en üst düzeyden açıkça duyuruldu.
03:25Aynı günlerde dönemin Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın açıklamaları da bir o kadar keskindi.
03:31Ne demişti Akar?
03:32Kullanmak için aldık, başka ülkelere satılması kesinlikle gündemimizde değil.
03:37Faaliyete geçecek, bundan kimsenin şüphesi olmasın, nokta.
03:41Sadece bir tercih değil, 82 milyon için bir zorunluluk olduğunu üstüne basa basa söylemişti.
03:47Fakat takvimler o hep işaret edilen Nisan 2020'yi gösterdiğinde ne oldu dersiniz?
03:53Nisan ayı geldi ve geçti.
03:55Ama sistemler aktive edilmedi.
03:57O kadar kararlı açıklamadan sonra neden geciktiği sorulduğundaysa resmi makamlar o dönem tüm dünyayı eve kapatan koronavirüs pandemisini birinci sebep
04:07olarak gösterdi.
04:084. Bölüm Testler ve Yaptırımlar
04:11Pandemi arası bittikten sonra Ekim 2020'de Sinop'ta S-400 testleri yapılınca tabiri caizse uluslararası arenada kıyamet koptu.
04:21NATO Genel Sekreteri Stoltenberg o güne kadarki en net tepkiyi verip derin bir endişe duyduklarını açıkladı.
04:27Pentagon tarafı ise çok daha sertti.
04:30Türkiye'nin bu adımını müttefiklik ruhuna aykırı bulduklarını söyleyip testleri mümkün olan en sert şekilde kınadılar.
04:37Tabi uluslararası baskıya Ankara'nın cevabı yine gecikmedi.
04:41Cumhurbaşkanı Erdoğan açık bir çifte standarda işaret ediyordu.
04:45Yunanistan'ın elinde S-300'ler var bırakın test etmeyi kullanıyorlar.
04:49Amerika onlara bir şey soruyor mu? Biz kararlıyız yolumuza aynen devam ediyoruz.
04:54Ve sonra o tarihi kırılma anı geldi çattı.
04:5714 Aralık 2020 Amerika Birleşik Devletleri meşhur CEATSA yaptırımlarını devreye soktu.
05:04Bu durum inanılmaz kritikti.
05:06Düşünsenize tarihte ilk kez bir NATO üyesi bu yaptırımlara maruz kalıyor ve resmi Amerikan metinlerinde resmen bir hasım kategorisine sokuluyordu.
05:15Türkiye hem Dışişleri hem de Savunma Bakanlığı nezdinde bu kararı egemenliğe saldırı olarak görüp anında reddetti.
05:23Yaptırım şokunun hemen ardından hükümet cephesinde tam bir kenetlenme gördük.
05:28Çavuşoğlu olayı bu milli bir meseledir.
05:31Hepimiz onurlu dik duracağız geri adım atmak yok diyerek özetledi.
05:35İbrahim Kalın, Hulusi Akar, tüm yetkililer bu yaptırımların kararlılıklarını zerre sarsmayacağını vurguluyordu.
05:42Şimdi burada bir es verelim. Peki tüm bu 9 yıllık hararetli sürecin sonunda ne oldu?
05:482020'deki o tavizsiz meydan okuyan tarihi duruştan bugün yani 2024'e geldiğimizde karşımıza gerçekten çok şaşırtıcı bir tablo çıkıyor.
05:58Ve son bölümümüz 3. Ülke Çözümü
06:00Biliyorsunuz son dönemde gözeteciler Hande Fırat ve Abdülkadir Selvi kulislerde yepyeni bambaşka bir formülü konuşmaya başladılar.
06:09Düşünün 2020'de geri adım yok, başka ülkeye satılması gündemimizde bile değil denilen o resmi duruş, 2024 itibariyle yerine S-400
06:19'leri, Birleşik Arap Emirlikleri veya Katar gibi 3. bir ülkeye satalım formülüne bırakmış durumda.
06:24Yıllardır ülkede duran ama operasyonel olmayan bu sistemleri elden çıkarmayı öneren bu iddia, yaptırımlardan kurtulmak için masaya gelen oldukça radikal
06:33bir makas değişikliği.
06:34İyi de bu yeni formül gerçekten işe yarayacak mı? İddialara bakarsanız amaç satış sayesinde CATS'den tamamen kurtulmak ve F-35
06:44programına geri dönüş biletini almak.
06:46Hatta bu satıştan ülkenin maddi kazanç bile sağlayacağı söyleniyor.
06:49Fakat incelediğimiz kaynaklar madalyonun diğer yüzündeki o ağır faturaya dikkat çekiyor.
06:54F-35 programından çıkarılmanın yarattığı milyarlarca dolarlık zarar ve Amerika ile 9 yıl boyunca yaşanan o yıpratıcı diplomatik krizlerin hasarı.
07:03Belki de kutusundan bile çıkmayacak bir sistemi satmak bu kadar ağır bir bedeli unutturabilecek mi?
07:08Kaynaklarımız bu durumu oldukça serteleştiriyor.
07:11Tüm bu süreci anlattıktan sonra analizimizi çok kritik bir soruyla noktalıyoruz.
07:16Böylesine devasa bir stratejik U dönüşünün dihai maliyetini, o finansal ve diplomatik ağır faturayı günün sonunda kim ödeyecek?
07:24Yıllarca milli bir mesele olarak görülen, uğruna ambargolar yediğimiz S-400'lerin şimdi satışının konuşulduğu bu yeni evre belli ki
07:32daha çok su kaldıracak.
07:33Biz de bu analizimizde kaynaklar ışığında bu karmaşık 9 yılın anatomisini sizin için çıkardık.
07:39Bir sonraki incelememizde tekrar görüşmek üzere.
07:41Şimdilik hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen