Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 1 gün önce
Atsız Burucu’nun kaleme aldığı bu metin, yanlış bir tarih algısıyla katılmadığı bir dernek toplantısına giden bir yazarın yaşadığı ironik tecrübeyi aktarmaktadır. Yazar, aslında yabancısı olduğu bir grubun içine düşmesine rağmen, sergilediği doğal özgüven ve saygılı tavır sayesinde dışlanmak yerine sıcak bir kabul görmüştür. Yaşanan bu olay üzerinden, bireyin kendisini ortamdan soyutlamadığı sürece toplumsal ön yargıların aşılabileceğine dair önemli bir hayat dersi verilmektedir. Anlatı, doğru bir duruş sergileyen birisi için yanlış kapıların bile yeni ve olumlu imkanlara açılabileceğini vurgular. Sonuç olarak metin, insanın yabancı çevrelerde bile uyum sağlama ve açıklık ilkesiyle nasıl yer edinebileceğini zarif bir dille özetlemektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Selamlar, şimdi hiç böyle tamamen yanlış bir yerde olduğunuzu fark ettiğiniz o garip anı yaşadınız mı?
00:06İşte bugünkü anlatacağımız hikaye tam olarak bununla ilgili.
00:10Bir yanılgının nasıl inanılmaz bir derse dönüştüğünü göreceğiz.
00:14Yani yanlış kapıyı çalmanın ama içeri girmenin doğru yolunu bulmanın hikayesi bu.
00:20Ya bir düşünsenize o anı, mideye bir kramp girer, bir sosyal kaygı başlar,
00:25herkes size bakıyormuş da içlerinden bu da kim ya diyormuş gibi hissedersiniz.
00:31Valla çoğumuzun en büyük korkularından biri bu değil mi?
00:34İşte bugünkü hikayemizin kahramanı da tam olarak bu korkuyla yüzleşiyor.
00:38Ama sonuç hiç beklediği gibi olmuyor.
00:41Hadi gelin kahramanımızla tanışalım.
00:43Atsız Burucu.
00:45Olay 13 Nisan akşamı geçiyor.
00:47Kendisi arkadaşının derneğinin bir etkinliği var sanıyor ve koştura koştura yola çıkıyor.
00:52Böyle hem kendinden emin hem de biraz telaşlı ve tabii ki olması gereken yerde olduğuna dair en ufak bir şüphesi
00:59bile yok.
01:00Peki asıl olay neydi?
01:02Yani bu karışıklık nereden çıktı?
01:03İşte tüm hikayeyi başlatan o minicik ama çok kritik hata tam olarak bu.
01:09Atsız Bey aslında bir ay sonra yani 13 Mayıs'ta yapılacak bir etkinliğe 13 Nisan'da gittiğini sanıyor.
01:15Düşünün tam bir ay erken.
01:18İşte bu basit tarih karışıklığı da onu bambaşka bir maceranın içine atıyor.
01:23Neyse etkinlik merkezine varıyor ve kapıda onu karışılayanlar acayip rahat.
01:28Hatta buyurun yemeğe geçin falan diyorlar.
01:30Etrafına bakıyor tek bir tanıdık yüz bile yok ama ilginç bir şekilde kimse de dönüp siz kimsiniz diye sormuyor.
01:36İşte bu hikayedeki ilk önemli an.
01:38Kimse ona yabancı gibi davranmıyor.
01:41Şimdi bakın işin en ilginç kısmı da burası zaten.
01:44Atsız Bey durumu henüz fark etmediği için şöyle bir kenara çekilip sessizce beklemiyor.
01:49Tam tersine.
01:51Yemeğini alıyor salona geçiyor ve hop en ön sıraya oturuyor.
01:55Etrafındakilerle tanışıyor.
01:57Sohbete başlıyor.
01:58Yani resmen ortamın bir parçası oluyor.
02:00Derken konuşmalar başlıyor.
02:03Her şey normal akışında gibi görünüyor.
02:05Ama bir tuhaflık seziyor.
02:07Ne tanıdık bir yüz var ne de konular çok tanıdık geliyor.
02:10Ve tam o sırada ödül töreni başlıyor.
02:13İşte o an zihnindeki bütün o soru işaretleri birleşiyor ve jeton düşüyor.
02:18Aynen şöyle diyor.
02:20Yanlış yerdeydim.
02:21Meğer kendisi Kemalist Gazeteciler Derneği'nin toplantısına gelmiş.
02:26Halbuki gitmesi gereken Toplumsal Esenlik Derneği'nin etkinliği tam bir ay sonraymış.
02:32O anki şoku düşünebiliyor musunuz?
02:34Peki.
02:35Şimdi asıl kritik soru şu.
02:37Bu durumu fark edince ne yaptı?
02:39Çoğumuzun yapacağı gibi sessizce sıvışıp gidebilir de değil mi?
02:43Ama o öyle yapmıyor.
02:45Program bitince bir dernek yetkilisinin yanına gidip durumu olduğu gibi dürüstçe anlatıyor.
02:51Aklında ne var?
02:52Belki biraz şaşırırlar, kibarca yolcu ederler diye düşünüyor.
02:55Ama aldığı tepki beklediğinin tam tersi oluyor.
02:59Yetkilinin söylediği cümle aynen şu.
03:02Hiç sorun değil.
03:03Aksine memnun olduk.
03:04Sizi de aramızda görmek isteriz.
03:06İşte bu cümle aslında bütün hikayenin özeti gibi.
03:08Onu dışlamat yerine tam bir samimiyetle içeri davet ediyorlar.
03:12Bu inanılmaz sıcak karşılamada basit bir yanlışlığı unutulmaz bir sosyal deneye çeviriyor adeta.
03:18Peki bu durumu sadece özgüvenliymiş deyip geçebilir miyiz?
03:22Bence bu biraz eksik kalır.
03:24Çünkü burada gördüğümüz şey böyle kaba saba bir özgüven değil.
03:27Tam tersine duruma uyum sağlama, açık olma ve en önemlisi saygıya dayalı bir bütünleşme yeteneği.
03:34İşte bence her kapıyı açabilecek o usta anahtar dediğimiz şey tam da bu sosyal zeka.
03:40İyi de bunu nasıl başardı?
03:42Sırrı neydi?
03:43Aslında olay şu dört basit adımda gizli.
03:45Bir, çekingen davranmadı.
03:47İki, kendini geri çekmedi.
03:49Üç, ortama saygıyla dahil oldu.
03:51Ve belki de en önemlisi, bakın bu çok kritik, ben buraya ait değilim ki diyerek kendini dışlayan ilk kişi o
03:58olmadı.
03:58Ve galiba bu küçük yanlışlığın bize öğrettiği en büyük ders de bu.
04:03Çoğu zaman bizi bir topluluktan dışlayan şey, diğer insanların tavırlarından ziyade kendi içimizdeki o ben buraya ait değilim korkusu oluyor.
04:12Bu korku ne yapıyor? Bizi bir köşeye itiyor, insanlardan kaçırıyor ve en sonunda o korktuğumuz dışlanmayı kendi ellerimizle yaratmış oluyoruz.
04:20Ama bu hikaye bize gösteriyor ki eğer ilk adımı atıp siz kendinizi dışlamazsanız toplum sandığınızdan çok daha kucaklayıcı olabiliyor.
04:28Ve işte bu hikaye aklımızda şu can alıcı soruyu bırakıyor.
04:32Hayattaki asıl mesele her zaman doğru kapıyı bulmaya çalışmak mı, yoksa tavrımızla, yaklaşımımızla, yanlışlıkla çaldığımız kapıları bile kendimizi açabilme becerisi
04:44mi?
04:44Bence bu üzerine gerçekten düşünmeye değer.
Yorumlar

Önerilen