Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 7 saat önce
Sunulan köşe yazısı, Başkurt Türkleri arasındaki kadim inanç sistemlerini, doğaüstü varlıklara bakış açılarını ve geleneksel tedavi yöntemlerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Başkurtların doğadaki her varlığın bir ruhu olduğuna dair inançları, kutsal sayılan dağlara sunulan adaklar ve ağaçlara bağlanan dilek bezleri üzerinden açıklanmaktadır. Hastalıkların canlı yaratıklar veya şeytani varlıklar olarak görülmesi sebebiyle, şifacıların ve şamanların uyguladığı kurban kesme, dua okuma ve muska kullanımı gibi çeşitli korunma ritüellerine değinilmektedir. Ayrıca metin, İslamiyet ile eski Türk inanışlarının bir arada yaşadığı kültürel sentezi, Zeki Velidi Togan gibi önemli şahsiyetlerin anılarıyla somutlaştırmaktadır. Son olarak, toplumsal yaşamda büyük önem taşıyan nazar inancı ve bu olumsuz enerjiden korunmak için nesnelere uygulanan pratik yöntemler detaylandırılmaktadır.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Merhaba, bu bölümde sizi alıp bambaşka bir dünyaya götüreceğiz.
00:04Öyle bir dünya ki fiziksel olanla ruhsal olan arasındaki o incecik çizgi hem büyüleyici hem de bazen evet biraz öykütücü
00:11bir şekilde bulanıklaşıyor.
00:13Düşünsenize bir hastalığı kandırıp hadi git başımdan diyebilseydiniz.
00:18Kulağa nasıl geliyor?
00:19İşte Ural Dağları'nın eski başkurt Türkleri için bu bir hayal ürünü falan değildi.
00:24Tam tersi hayatlarının, dünyayı algılayışlarının ta kendisiydi.
00:29Peki bu nasıl mümkün olabilir?
00:31İşte bunu anlamak için önce onların dünyasına bir adım atmamız lazım.
00:36Her şeyin cap canlı olduğu, görünmez güçlerle dolu bir dünyaya.
00:40Yani şöyle düşünün, etraflarındaki her şeyin ama her şeyin bir ruhu, bir iyesi vardı.
00:46Bu böyle şairane bir benzetme falan değil.
00:49Hayır, bu onların günlük yaşamını A'dan Z'ye şekillendiren ciddiye alınması ve saygı duyulması gereken somut bir gerçekti.
00:57Dağın bir ruhu var, mağaranın bir ruhu var.
01:00Hatta evinizin, ormanın, içtiğiniz suyun bile en tepedeki dağdan akan o küçük dereye kadar her birinin kendi bilinci, kendi gücü
01:09olduğuna inanıyorlardı.
01:10Peki bu ruhlarla nasıl iletişim kuruyorlardı?
01:13İşte burada seprek dediğimiz şey devreye giriyor.
01:17Aslında çok basit bir şey, bir bez parçası.
01:20Ama bu sıradan bez parçası o ruhlarla konuşmanın, onlara bir şeyler anlatmanın en güçlü yollarından biriydi.
01:27Mesela genç kızlar evlenip evlenemeyeceklerini öğrenmek için bir dilek dileyip bağlardı bu bezleri.
01:33Ya da kadınlar atalarının topraklarına saygılarını göstermek için.
01:37Bu bir nevi saygı duruşu, bir ricaydı aslında.
01:40Çünkü aman dikkat, eğer o ruhlara saygısızlık ederseniz intikamları acı olabilirdi.
01:46Tabii dünyadaki her ruh iyi niyetli olacak diye bir kural yok değil mi?
01:51İşte şimdi işin biraz daha karanlık tarafına, hayatı tehdit eden o kötücül güçlere bakalım.
01:57Ve görelim bakalım bu dünya görüşü, tehlikeyi, özellikle de hastalığı nasıl yorumluyordu?
02:03İşte aradaki dağlar kadar fark tam olarak burada yatıyor.
02:07Biz bugün mikrop, virüs diyoruz.
02:09Onlar içinse hastalık, vücudunuza giren canlı, düşünebilen bir yaratıktı.
02:15Yani bir mikrop kapmıyordunuz, bir varlık size musallat oluyordu.
02:19Bu yüzden de bir hastalıkla değil, bilinçli bir düşmanla savaşıyorlardı.
02:24Ve bu yaratıkların kılıkları da vardı.
02:26Mesela sıtma mı oldunuz?
02:27O aslında vaşak kürkü bir şapka takan bir insan formundaydı.
02:31Başka hastalıklar başka hayvanların kılığına giriyordu.
02:34Saksan kılığına girmek de pek popülerdi mesela.
02:36İnanışa göre bu varlıklar bazen bir insanın ya da bir hayvanın içine girip onu ele geçirebiliyordu.
02:42Peki düşünebilen bir düşmanla nasıl başa çıkarsınız?
02:46İşte işin kilit noktası bu.
02:48Ona sadece ilaç veremezsiniz.
02:50Onu alt etmek için zekanızı kullanmanız, onu kandırmanız lazım.
02:54Mesela sıtmayı tedavi etmek için uygulanan şu ritüele bir bakın.
02:58Önce bir kese yemek, mesela yulaf lapası hazırlıyorsunuz.
03:02Sonra bunu alıp evden uzak bir tarlaya götürüyorsunuz.
03:06O yemeği oraya hastalık yesin diye bir adak gibi bırakıyorsunuz.
03:10Ve en önemlisi, arkanıza bile bakmadan eve koşuyorsunuz.
03:13Hatta izinizi tamamen kaybettirmek için bir de nehirden geçiyorsunuz.
03:18Tıpkı bir avcının peşindeki yırtıcıyı atlatmaya çalışması gibi.
03:21Değil mi?
03:22İnanılmaz bir mantık.
03:23Başka bir örnekte de bir anne hasta çocuğunun gömleğini alıyor, çocuğun etrafında bir güzel sallıyor ve sonra o gömleği götürüp
03:31bir yol ayrımına bırakıveriyor.
03:33Buradaki amaç ne?
03:34Hastalığı o gömleğe transfer etmek.
03:36Sonra da onu öyle bir yere bırakmak ki kimse dokunmasın.
03:39Çünkü herkes bilirdi ki o gömleğe dokunan hastalığı kendine çeker.
03:43Ama bazen kandırmaca işe yaramazdı.
03:47Hastalık daha inatçı çıkardı.
03:48İşte o zaman son çare olarak ruhlar dünyasının gerçek ustalarına yani bakışı adıyla bilinen şamanlara gidilirdi.
03:56Bakışçılar ya da bakuçlar.
03:58Onlar sadece otlarla falan tedavi yapan halk hekimleri değildi.
04:02Onlar bizim dünyamızla ruhlar dünyası arasında gidip gelebilen iki dünya arasında köprü kuran aracılardı.
04:09Ve ne şanslıyız ki elimizde bu ritüellerden birine dair inanılmaz bir tanıklık var.
04:14Zeki Velidi Togan çok önemli bir başkurt alimi 1920'lerde çok ağır bir sıtmaya yakalanıyor.
04:21Modern tıktan çare bulamayınca aslında pek de inanmamasına rağmen bir bakşıya gitmeyi kabul ediyor.
04:27Ve yaşadıklarını bize tüm detaylarıyla anlatıyor.
04:30Ritüel başlıyor.
04:31Saatlerce süren ilahiler durmak bilmeyen davul sesleri.
04:36Ortamdaki gerilim artıyor.
04:38Hatta bazı katılımcılar kendinden geçiyor.
04:40Ama asıl olay bakşının kendisi transa geçtiğinde yaşanıyor.
04:45Şaman ateşin içinden kor gibi kızarmış bir demir küreği çekip çıkarıyor.
04:51Ve sonra herkesin gözü önünde o kor halindeki küreği dişleriyle kavrayıp ağzına alıyor.
04:58Togan'ın anlattığına göre üzerine tükürdüğü su cızırdayarak buharlaşıp yüzünü yakmış.
05:03Çevresindekilerse korkma bu iyiye işaret diyorlar.
05:06Düşünebiliyor musunuz o anı?
05:08Bakşı ağzında o kor halindeki kürekle hasta Togan'ın etrafında dönmeye başlıyor.
05:13Fiziksel dünyaya meydan okuyan inanılmaz bir güç gösterisi bu.
05:17Peki sonuç ne oldu dersiniz?
05:19Togan o günden sonra bir daha ne ilaç aldığını ne de sıtmanın belirtilerini hissettiğini söylüyor.
05:25Tamamen iyileşiyor.
05:27Üstelik bakşı ondan tek bir kuruş bile talep etmiyor.
05:30Togan şamanın bıyıklarının bile yanmadığını kendi gözleriyle gördüğünü ve bunun bir numara falan olmadığına o an kesin olarak inandığını yazmış.
05:39Tabi ki her sorun için böyle büyük dramatik ritüeller yapılmıyordu.
05:43Başkurtların gündelik hayatta kendilerini korumak için kullandıkları adeta bir ruhsal savunma kiti gibi başka yöntemleri de vardı.
05:50Mesela betüy adını verdikleri muskalar.
05:54Bu muskalar onların inanç dünyasının ne kadar katmanlı olduğunu harika bir şekilde gösteriyor.
05:59Çünkü içinde hem Kur'an'dan ayetler bulabiliyordunuz hem de çok daha eski şamanik geleneklerden gelen ayı dişi veya pençesi gibi
06:06güç sembollerini.
06:08İkisi bir arada.
06:09Yani her ruhsal tehdide karşı adeta özel bir reçeteleri vardı.
06:14Mesela bir çocuğun kaçırılmasını önlemek için beşiğine muska asılırdı.
06:19Çok inatçı bir hastalık mı var, bir horoz ya da kas kurban edilirdi ya da hepimizin bildiği nazar.
06:26Ondan korunmak için giysilere beyaz, kas tüyü takmak ya da attaki nazarı def etmek için yelesine parlak renkli bezler bağlamak
06:33gibi yöntemler kullanılırdı.
06:35İşte bu tam olarak öyle bir dünya.
06:38İslami inançların ve çok daha eski köklü şamanik geleneklerin birbiriyle çatışmadan yan yana yaşadığı bir dünya.
06:45Ve aslında her ikisi de aynı amaca hizmet ediyordu.
06:49Kontrol edemedikleri, anlayamadıkları şeyleri bir şekilde kontrol altına almak, bir anlam vermek.
06:55Bu da insanı ister istemez düşündürüyor değil mi?
06:58Antik ritüeller, şamanlar ya da modern bilim, laboratuvarlar.
07:03Yöntemlerimiz bambaşka olabilir.
07:04Ama o en temeldeki insani ihtiyaç, yani kaosun içinde bir düzen arama,
07:10bilinmeyeni bir şekilde kontrol etme çabamız belki de binlerce yıldır hiç değişmedi.
07:14Ne dersiniz?
07:17İzlediğiniz için teşekkür ederim.
Yorumlar

Önerilen