00:00Merhaba, bugün sizi kadim inançlarla şekillenmiş, gerçekten zengin ve büyüleyici bir dünyaya götüreceğim.
00:07Başkurt Türklerinin mitolojisine.
00:09Hazırsanız bu efsanevi yolculuk başlasın.
00:12Her şey bu sayıla başlıyor.
00:1436.
00:15İlk bakışta sadece bir rakam gibi duruyor değil mi?
00:18Ama aslında bu, binlerce yıllık bir mirası koruma kararlılığının o büyük azmin bir sembolü.
00:24Peki ama neyin 36'sı?
00:27Gelin bu gizemi birlikte çözelim.
00:29Evet, işte cevap.
00:3136.
00:32Başkurt halk edebiyatı adında devasa bir koleksiyon için planlanan cilt sayısı.
00:37Düşünsenize, bir halkın bütün sözlü tarihini, bütün efsanelerini korumak için ortaya konmuş destansı bir çaba bu.
00:45Bu da bize şunu gösteriyor.
00:46Bu mitler, öyle tozlu raflarda kalmış şeyler değil.
00:50Tam tersine, bugün bile capcanlı ve çok çok önemliler.
00:54Peki, ilk durağımız yaşayan bir mitoloji.
00:57Yani ne demek bu?
00:58İnançların nasıl birbiriyle harmanlandığına bakacağız.
01:01Başkurtların o çok eski kadim inanışları zamanla, özellikle de yeni dinlerin gelişiyle nasıl değişti, nasıl iç içe geçti?
01:08Daha da önemlisi, o eski ruh nasıl oldu da hayatta kalmayı başardı?
01:12İşte bu soruların peşine düşüyoruz şimdi.
01:15Bakın, etnograf Sergei Rudenko'nun şu sözü aslında her şeyi özetliyor.
01:20Diyor ki, yüzlerce yıllık İslam yayılımı başkurt hayatının sadece dışını, yani ritüel kısmını değiştirdi.
01:28Ama eski dünya görüşlerinde, inançlarında köklü bir değişim olmadı.
01:32İşte buna dini sinkretizm diyoruz.
01:34Yani, evet, yeni bir din geliyor, kabul ediliyor ama alttan alta eski inançlar yaşamaya devam ediyor.
01:41Harika bir özet bence.
01:42Şimdi şu zaman çizelgesine bir bakalım.
01:45Burada başkurt dünya görüşünü oluşturan katmanları o kadar net görüyoruz ki.
01:49Düşünün, en temelde şamanizm ve animizm var.
01:52Yani doğadaki her şeyin bir ruhu olduğuna dair o kadim inanç.
01:56Sonra 10. yüzyıla geliyoruz, karşımıza 12 tanrılı bir panteon çıkıyor.
02:00Ardından İslamiyet geliyor ve en sonunda günümüzde bütün bu inanılmaz miras akademik çalışmalarla korunmaya alınıyor.
02:08Kültür dediğimiz şeyin nasıl böyle katman katman tuğla tuğla örüldüğünün canlı kanıtı bu.
02:13Evet, o bahsettiğim 12 tanrılı sistem.
02:16Bunu bize anlatan da ünlü gezgin İbni Fadlan.
02:19Düşünsenize 10. yüzyılda notlar alıyor ve diyor ki,
02:22Başkurtların her şey için bir tanrısı var.
02:25Kış için ayrı, yaz için ayrı.
02:27Yağmur ve rüzgarın bir tanrısı var, ağaçların bir tanrısı var.
02:30Hatta insanlar ve atlar için bile ayrı bir tanrı var.
02:33Su, gece, gündüz, ölüm, toprak ve hepsinin üzerinde gökyüzünde yüce bir tanrı.
02:39Yani bu ne demek?
02:41Etraflarındaki dünyanın her bir zerresinde, her bir olayında kutsal bir güç, ilahi bir dokunuş görüyorlardı.
02:47Şimdi yeryüzünden ayrılıp yüzümüzü yukarıya, gökyüzüne çevirelim.
02:52Başkurtlar için gökyüzü neydi acaba?
02:55Her gece, her gündüz, o sonsuz maviliğe, o karanlık boşluğa baktıklarında sadece yıldızları, güneşi, ayımı görüyorlardı.
03:04Tabii ki hayır.
03:05Onlar için gökyüzü hikayelerle doluydu.
03:07Özellikle güneş ve ay hakkında anlattıkları, onların bütün evrenin nasıl gördüklerini, nasıl algıladıklarını bize fısıldıyor adeta.
03:16İşte o hikayelerden en güzellerinden biri.
03:19Başkurtlar, güneş ve aya baktıklarında iki insan görmüşler.
03:23Güneş onlara göre kırmızı su kızı adında, upuzun beyaz saçları olan dünya güzeli bir kız.
03:29Ve ne yapıyor bu kız biliyor musunuz?
03:31Saçlarını yıldızlarla tarıyor.
03:33Ay ise tam kersi.
03:35O da gökyüzünün yakışıklığı, çekici erkeği.
03:38Bir nevi talip gibi duruyor orada.
03:40Bu ikili, bu zıtlık gerçekten de büyüleyici değil mi?
03:43Ve işte meşhur aydaki kız efsanesi de tam olarak bu düşünceden doğuyor.
03:48Hikaye şöyle.
03:49Bir zamanlar dünyada yaşayan bir kız, su taşırken gökyüzündeki ayın o yakışıklılığına, o çekiciliğine hayran kalıyor.
03:57Ve içinden diyor ki, ah keşke benim kocam da ay kadar yakışıklı olsa.
04:02Ay bu dileği duyuyor ve kızı karısı olarak yanına alıyor.
04:05O gün bugündür o kız oradaymış, omuzlarında boyunduruğu, elinde kovalarıyla birlikte.
04:10Ay'a baktığımızda gördüğümüz o gölgeler var ya, işte onlar, o kız.
04:15Ne kadar sıcak, ne kadar kişisel bir açıklama.
04:18Gökyüzündeki hikayeler bitmiyor.
04:20Samanyolu'na ne diyorlardı dersiniz?
04:21Kuş yolu.
04:23Neden?
04:23Çünkü onlara göre göçmen kuşlar o uzun ve zorlu yolculuklarında kaybolmasınlar diye gökyüzündeki bu yıldızlardan oluşan yolu takip ediyorlardı.
04:32Yani samanyolu, kuşlar için bir nevi göksel bir navigasyon sistemiydi.
04:36Yeryüzündeki doğayı gözlemleyip gökyüzündeki desenlerle birleştirmelerinin ne kadar zarif bir örneği.
04:42Peki, gökyüzünün o şiirsel sakinliğinden şimdi yeryüzünün fısıltılarına, hatta bazen küklemelerine inme zamanı.
04:51Doğanın o güçlü, kontrol edilemez ve evet bazen de tehlikeli güçleri.
04:56Mesela bir fırtına çıktığında, gök gürlediğinde, şimşekler çaktığında, bir başkurt için bütün bunlar ne anlama geliyordu acaba?
05:03Onlar için bu sıradan bir hava olayı falan değildi.
05:06Hayır, bu gökyüzünde yaşanan dev bir savaştı.
05:09Hikayeye göre, tanrı bir şeytanı kovalaması için bir melek görevlendirir.
05:13Meleğin elinde bir kamçı var ve bu kamçının ucunda ateşli taşlar var.
05:17Melek kamçısını şaklattığı an o taşlar fırlıyor ve işte size şimşek.
05:21Peki, gök gürültüsü ne?
05:23O da kamçının sesi.
05:25Kovalamaca devam ederken şeytan can havliyle kaçıp bir insanın evine saklanıyor ve işte o eve yıldırım düşüyor.
05:31İyilikle kötülüğün kozmik savaşı resmen.
05:34Ve bu hikayenin günlük hayata yansıması daha da ilginç.
05:38Madem ki yıldırım düşen eve şeytan saklandı, o zaman o ev artık kirlenmiş, bir nevi lanetlenmiş sayılırdı.
05:45Bu yüzden orada çıkan yangını suyla söndürmek kesinlikle yasaktı, günaftı.
05:50Peki neyle söndürecekler?
05:52Yoğurtla.
05:52Evet, bildiğimiz yoğurtla.
05:54Bir inancın gündelik bir eylemi nasıl bu kadar derinden etkilediğini görmek inanılmaz gerçekten.
06:00Gelelim şimdi işin en fantastik, en hayal gücünü zorlayan ve açıkçası en ürkütücü kısmına.
06:07Canavarlar çağı.
06:09Size bir soru.
06:10Başkurt inancına göre sıradan bir yılan yeterince uzun yaşarsa, mesela yüzlerce yıl neye dönüşür?
06:17Emin olun cevap hayal ettiğinizden çok daha ilginç.
06:21İşte o başkalaşım burada.
06:23Her şey sıradan ama yine de korkulan bir yılanla başlıyor.
06:27Bu yılan bir şekilde yüz yıl yaşamayı başarırsa artık o bir yılan değil.
06:32Göllerde yaşayan devasa bir ejderha oluyor.
06:34Ama durun daha bitmedi.
06:36Eğer bu ejderha 500 hatta 1000 yıl daha hayatta kalırsa en korkunç forma ulaşıyor.
06:42Yüksa.
06:43Yüksa şekil değiştirebilen, insanları avlayan korkunç bir iblis demek.
06:48Gördüğünüz gibi korku ve dehşet zamanla katlanarak artıyor.
06:52Peki o zaman dünya yuhalarla dolu olmalıydı değil mi?
06:55Neyse ki bir çözümü var.
06:57İnanca göre Tanrı ejderhaların bu son korkunç aşamaya geçmesine çoğu zaman izin vermiyor.
07:03Bakın şu anlatımdaki sinematik güce.
07:05Küçük bir bulut göle yaklaşıyor.
07:08Sudan korkunç bir ejderha başı çıkıyor ve bulut o devasa başı kucağına alıp yükseliyor.
07:13En son yaba gibi kuyruğu da sudan çekilip efsanevi kafdağına götürülüyor.
07:18Resmen bir film sahnesi gibi değil mi?
07:19Ama diyelim ki bir ejderha bir şekilde yukaya dönüştü.
07:23İşte o zaman en büyük tehlike başlıyor.
07:25Çünkü yukaya şekil değiştirebiliyor.
07:28Genellikle ne yapıyor biliyor musunuz?
07:29Dünya güzeli bir kadına dönüşüp güçlü bir hanla evleniyor.
07:33Onu içten içe tüketmek için.
07:35Ama onu ele veren küçük bir detay var.
07:38Göbeği yok.
07:39İşte karısının aslında göbeği olmayan bir yuka olduğunu fark eden hanın hikayesi de dilden dile anlatılan klasik bir ibret öyküsü
07:48haline gelmiş.
07:49Peki şimdi son bölüme geldik.
07:52Kadim inançların mirası.
07:54Bütün bu anlattığımız gökyüzü hikayelerini, yeryüzü canavarlarını bir araya getirelim ve onlara ait oldukları yere yani toprağa bağlayalım.
08:02Bu kadar zengin, bu kadar fantastik mitler nereden çıktı ve neden bu kadar kalıcı oldular?
08:08İşte kilit nokta tam da burası.
08:10Bütün bu yılan, ejderha, yükse hikayeleri aslında hiçbiri boşlukta doğmadı.
08:15Hepsinin kökü başkurtların yaşadığı coğrafyada Ural Dağları'nda gizli.
08:19Düşünün sık ormanlar, sarp kayalıklar yılanların çok olduğu bir bölge.
08:24Efsanelerin doğması için mükemmel bir ortam.
08:26Hatta o kadar ki bölgede gerçekten de Yılan Dağı diye bir yer var.
08:29Kısacası yaşadıkları coğrafya onların hayal gücünü ve hikayelerini şekillendirmiş.
08:34Sonuç olarak başkurtlar gök gürültüsünden samanyoluna, yılanlardan aydaki gölgelere kadar etraflarındaki dünyayı anlamak,
08:43onu anlamlandırmak için bu inanılmaz zengin hikayeleri yaratmışlar.
08:47Bir nevi kendi evrenlerinin kullanma kılavuzunu yazmışlar.
08:50Peki dönüp kendimize soralım.
08:52Ya bizim hikayelerimiz ne?
08:53Bu modern dünyayı, kendi korkularımızı, en büyük umutlarımızı biz hangi hikayelerle açıklıyoruz?
09:00Bence bu hepimizin üzerinde biraz düşünmesi gereken bir soru.
Yorumlar