Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 6 saat önce
Bu köşe yazısı, 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yürütülen Genelkurmay Çatı Davası'nın son duruşmalarında sanıkların yaptığı çarpıcı savunmaları ve iddiaları konu almaktadır. Yargılanan eski askerler, davanın siyasi bir nitelik taşıdığını savunurken, dönemin Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar ve diğer üst düzey komutanların süreçteki rollerinin örtbas edildiğini ileri sürmektedirler. Sanıklar, yaşananların küresel güçler tarafından kurgulanan bir tuzak veya tiyatro olduğunu iddia ederek, hukuk sisteminin siyasallaştığına dair eleştiriler getirmektedirler. Özellikle düşük rütbeli personelin mağdur edildiği vurgulanırken, bazı sanıklar delillerin karartıldığını ve mahkeme heyetinin taraflı davrandığını savunmaktadır. Kaynak, davanın karar aşamasına yaklaşırken sanık kürsüsünden dile getirilen bu sert muhalefeti ve yargılama sürecindeki gerginlikleri detaylandırmaktadır. Metin genel olarak, sanıkların kendilerini savunurken mevcut askeri ve siyasi liderliğe yönelttikleri ağır suçlamaları özetlemektedir.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bakın bugün oldukça derin sulara giriyoruz.
00:03Gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı ve gündeme bomba gibi düşen o meşhur Hulusi Akar
00:09tutuklanmadı çünkü başlıklı makalesini masaya yatırıyoruz.
00:12Biliyorsunuz genel kurmay çatı davasının son aşaması epey gerilimliydi.
00:17Mahkeme salonunda havada uçuşan o ağır iddiaları,
00:20sanıkların son sözlerini tamamen tarafsız bir gözlemci olarak doğrudan kaynak metin üzerinden inceleyeceğiz.
00:26Amacımız kesinlikle taraf olmak değil, sadece tarihe not düşülen o kaotik tutanakları sizin için çok daha anlaşılır bir hale getirmek.
00:34Hazırsanız başlayalım.
00:36Pekala, hadi hiç vakit kaybetmeden konuya girelim.
00:39Bu yoğun ifadeler arasında kaybolmamak için haritamız çok net.
00:43Önce çatı davasında son sözler ne anlama geliyor ona bakacağız.
00:47Sonra komut akademisine yönelik suçlamalar, siyasete ve hukuka yönelik eleştiriler,
00:52alt rütbelilerin savunmaları ve son olarak o meşhur neden tutuklanmadığı iddiası hepsine sırayla değineceğiz.
01:00Birinci bölümümüzle başlıyoruz.
01:02Çatı davasında son sözler ve mahkeme salonundaki o tansiyon.
01:06Şimdi salon epey gergin dedik.
01:09Peki mahkeme tutanaklarında sıkça duyduğumuz bu son söz hukuki olarak aslında ne anlama geliyor?
01:14Şöyle düşünün.
01:15Bu kararın açıklanmasından hemen önce sanıklara tanınan en son, evet kelimenin tam anlamıyla son usül hakkı.
01:23Yani savunmaların özetlendiği, itirazların son kez ve genellikle de en yüksek perdeden dile getirildiği o kritik an.
01:31Makalede okuduğumuz o dramatik, devasa komplo iddialarının tam da bu aşamada böyle keskin bir dille patlamasının asıl sebebi de bu
01:39zaten.
01:39Sanıklar ellerindeki bu son fırsatı resmi anlatıya karşı kendi tezlerine haykırmak için bir tür kürsü gibi kullanıyorlar.
01:48Gelelim ikinci bölüme.
01:49Komuta kademesine suçlamalar ve o çok sorulan üstler nerede sorusu.
01:54Sanık ifadelerindeki en belirgin ortak nokta şu.
01:57Gözler sürekli en üst rütbeli komutanları arıyor ve onların neden sanık sandalyesinde olmadıkları avaz avaz sorgulanıyor.
02:05Mesela eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç.
02:08Kendisi mahkemeye çok net, çok spesifik bir eleştiri yöneltiyor.
02:12O kritik günde Zekai Aksakallı'yla ve dönemin genelkurmay başkanıyla neler konuştuğunun kendisine neden bir kez bile sorulmadığını vurguluyor.
02:21Hatta bir adım daha ileri gidip epey iddialı bir şey söylüyor.
02:25Sorsalar diyor muhtemelen onları o makamlara getirmezler veya bir senede görevden alırlardı.
02:30Yani savunma aslında şunu demeye getiriyor.
02:33Biz bu işi üst kademenin bilgisi dışında yapmadık.
02:36Ve bu iddialar şunu harika bir şekilde gözler önüne seriyor.
02:40Savunmanın anlattığı senaryoların çapı inanın sadece askeri hiyerarşiyle falan sınırlı kalmıyor.
02:46Eski kurmay yerbay Mehmet Şahin'in saydığı isimlere bir bakar mısınız?
02:49Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aleksandr Dugin, Hulusi Akar ve Hakan Fidan.
02:54O geceyi doğrudan bu isimler tarafından kurgulanan küresel çapta bir kumpas olarak tanımlıyor.
03:00Burada asıl odaklanmamız gereken detay şu.
03:03Sanıklar, kendi eylemlerini açıklamak için olayı ne kadar devasa, ne kadar akıl almaz bir jeopolitik düzleme çekiyorlar.
03:10Bir başka çarpıcı çıkışta Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı eski komutanı Muhsin Kutsi Barış'tan geliyor.
03:17Olayları açıkça bir tiyatro, bir kumpas olarak nitelendiriyor.
03:20Ama işin can alıcı kısmı doğrudan birinci ve ikinci amirlerine, yani Hulusi Akar ve Yaşar Güler'i kendisine ihanet etmekle
03:28suçlaması.
03:28Barış aslında çok sert bir çelişkiye parmak basıyor.
03:32Beni o göreve getirenler, sonrasında beni hain ilan etti diyor.
03:36Kurduğu mantık epey düz aslında, eğer o bir hainse, onu oraya bizzat seçenlerin de hesap vermesi gerektiğini savunuyor.
03:43Hadi şimdi bir sonrakine geçelim ve bu iddiaların taktiksel boyutta nasıl şekillendiğine bakalım.
03:48Eski kurmay albay Osman Kardal bu kontrollü darbe tezini desteklemek için çok enteresan, çok spesifik bir taktiksel anomaliyi gündeme getiriyor.
03:57Diyor ki, dönemin genelkurmay başkanı Hulusi Akar o gece hava sahasını kapattırdı.
04:02Evet ama sadece Cumhurbaşkanı'nın alınacağı sahayı.
04:05Ankara'nın geri kalanı ise tamamen açıktı.
04:08Sanıklar tam da bu tarz taktiksel kararların ancak ve ancak önceden planlanmış bir senaryonun parçası olabileceğini söyleyerek masumiyetlerini kanıtlamaya çalışıyorlar.
04:16Üçüncü bölümümüz, siyaset, hukuk ve okların ordunun ötesine nasıl yöneldiği.
04:22Gördüğünüz gibi sanıklar sadece komutanlarını değil, mahkemenin bizzat kendisini, yani değişen siyasi ittifakları ve yargı sürecini bir hedefe koyuyorlar.
04:32Onlara sorarsanız bu mahkeme salonu hukuki bir alan falan değil, basbayağı bir siyasi arena.
04:39Mehmet Partigöç'ün siyasi analizleri bu noktada gerçekten çarpıcı.
04:42Türkiye'deki siyasi iklimin rüzgara göre ne kadar hızlı değişebildiğini çok vurucu bir şekilde örnekliyor.
04:49Şöyle diyor, 40 yıl boyunca terörist denilen biri bir gecede çözüm makamı olabiliyor.
04:55Ya da yıllarca hürmet edilen biri bir günde terörist başı ilan edilebiliyor.
05:00Partigöç aslında biz hukukun değil, güncel siyasetin bir aparatıyla yargılanıyoruz demeye getiriyor.
05:06Tabii peş peşe sıralanan bu devasa, ağır iddialar salondaki tansiyonu inanılmaz seviyelere çıkarıyor.
05:13Hakim, haliyle yargıyı siyasi bir araç olmakla suçlayan bu cüretkar çıkışlara karşı düzeni sağlamak zorunda hissediyor ve çok net, çok
05:21keskin bir çizgi çekiyor.
05:23Korku sözlerini kabul etmiyorum, kimseden korkumuz yok.
05:26Mahkeme salonunda o anı bir hayal edin.
05:29Bir yanda devlete adeta meydan okuyan sanıklar, diğer yanda devletin sarsılmaz otoritesini tesis etmeye çalışan bir yargıç.
05:37Aradaki kıvılcımları bu kısacık diyalogdan bile iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz.
05:42Şimdi bu kısımla ilgili gerçekten çok ilginç olan şey şu, hakimin o çok net duruşuna rağmen sanıklar zerre kadar geri
05:49adım atmıyor.
05:49Parti göç mahkemeye öyle provokatif, öyle beklenmedik bir itiraz sunuyor ki doğrudan cinayet suçlamalarının temelini sarsmaya çalışıyor.
05:57Diyor ki, bazı insanları öldürdüğümüz iddia ediliyor, peki bu insanların aileleri nerede, avukatları nerede?
06:02İnanılmaz bir argüman değil mi?
06:04Ona göre eğer ortada iddia edildiği gibi bir katliam varsa o mağdurların da o mahkeme salonunda olup onlardan hesap sorması
06:10gerekirdi.
06:11Kimsenin orada olmamasını ise tüm bu davanın kurgu olduğuna dair koca bir kanıt olarak öne sürüyor.
06:16Dördüncü bölüm, alt rütbelilerin savunmaları ve genç değmenlerin o çaresiz durumu.
06:22Aslında kaynak makalenin duygusal olarak en ağır, en sarsıcı kısmına geldik diyebilirim.
06:28Emir komuta zincirinin en tepesindekilerle en altındakilerin yaşadıkları arasındaki o uçurum.
06:34İnanılmaz bir zıtlık var ortada.
06:36Sanıkların çizdiği tablo çok net.
06:38Bir tarafta olaylardan sonra terfi alan, dokunulmaz kabul edilen o koca koca generaller,
06:43diğer taraftaysa sesleri hiçbir şekilde duyulmayan, medyanın görmezden geldiği hapishanelerdeki genç teğmenler, üst teğmenler.
06:51Alt rütbeli sanıkların bütün isyanı bu sahipsizlik hissi üzerine kurulu.
06:55Sistem üstleri korudu, bizi ise feda etti diyorlar.
06:58Bu derin terk edilmişlik hissi, eski üst dömen Uhur Bostan'ın ağzından çok yüksek perdeden bir siyasi öfkeye dönüşüyor.
07:05Bostan, siyasetçilerin Abdullah Öcalan gibi isimlerin hakkını, hukukunu savunduğunu,
07:10fakat kendilerine, yani alt rütbeli askerlere zerre kadar merhamet gösterilmediğini yüzlerine haykırıyor.
07:16Resmen hırsıza ya da teröriste uygulanan asgari hukukun kendilerine de uygulanmasını talep ediyor.
07:21Tabi bu aşırı yüklü siyasi kıyaslama mahkeme başkanının tahammül sınırlarını aşıyor.
07:26Sözü anında kesilip, bana dönerek konuş, bana ne devlet bahçeliden şeklinde son derece sert bir tepkiyle karşılaşıyor.
07:32Öte yandan, meseleye çok daha içsel, çok daha manevi bir yerden yaklaşanlar da var.
07:38Eski Teğmen Hamza Er'in sözleri mesela.
07:41Genç bir subayın, onurunun ve askeri kimliğinin elinden alınmasına duyduğu o derin isyanı duyuyorsunuz orada.
07:47Benden vatan haini falan çıkmaz diyor.
07:49Atalarının bu ülke için can verdiğini, kendisinin de ne edüğü belirsiz vatansız biri olmadığını söylüyor mahkemeye.
07:55Aslında anlattığı şey şu, bu dava sadece bizim özgürlüğümüzü değil,
07:59bütün o köklü askeri aidiyetimizi, geçmişimizi ve onurumuzu da haksız yere silip atıyor.
08:05Tüm bu isyanın altındaki o temel mantığı, eski kurmay albay Orhan Yıkılkan çok net bir şekilde özetliyor aslında.
08:12Yıkılkan diyor ki,
08:13Ordu'da emri kim verirse sorumlu odur, doğası budur.
08:16Ama bu davada her şey tam tersi işliyor.
08:19Emre uyanlar, yani alt rütbeliler, birer günah keçisine dönüştürürdü.
08:24Dünyanın neresine giderseniz gidin, emre alanın cezalandırıldığı böyle absürt bir sistem bulamazsınız diyor.
08:30Açıkçası, onca insanın sırf Yaşar Güler ve Hulusi Akar gibi en tepedeki isimlere bir kurtuluş yolu açmak için bilerek harcandığını
08:38iddia ediyor.
08:39İnanılmaz ağır bir suçlama.
08:40Ve 5. bölümümüz, işin koptuğu yer, neden tutuklanmadı?
08:45O en vurucu iddia.
08:46Şimdi geldik bu sunumun tam kalbine, zirve noktasına.
08:51Kaynak makalemize de adını veren tüm o savunmaların onca komplo teorisinin ve adaletsizlik şikayetlerinin gelip dayandığı o en patlayıcı soruya,
09:00Hulusi Akar neden tutuklanmadı?
09:02Biraz düşünün bunu.
09:03Savunmanın bütün tezleri aslında bu sorunun etrafında dönüyor.
09:06Olayların başındaki en tepedeki isim neden dışarıda?
09:10İşte tam da buna Akar'ın çok yakınından eski bir çalışma arkadaşından fazlasıyla kışkırtıcı bir açıklama geliyor.
09:17Buradaki kritik nokta şu.
09:19Dönemin genelkurmay başkanıyla en yakın çalışan isimlerden eski özel kalem müdürü Ramazan Gözel'den bahsediyoruz.
09:26Bakın ne diyor?
09:27Niye burada hapiste değil?
09:28Çünkü tutuklansa bu FETÖ darbesi olmazdı.
09:31Söylenenin ağırlığının farkında mısınız?
09:33Gözel bu durumu basit bir adli hata veya tesadüf olarak görmüyor.
09:37Ona göre en üst komutanın dokunulmazlığı, devletin 15 Temmuz için kurduğu resmi senaryonun ayakta kalabilmesi adına mecburi bir yapısal zorunluluk.
09:46Yani savunmaya göre Akar'ın orada o şekilde konumlandırılması bu davanın kilit taşı.
09:51O çekilirse bütün hikayeye çöker demek istiyorlar.
09:54Nefes kesici değil mi?
09:56Tüm bu devasa iddiaların, o havada uçuşan ağır şuçlamaların ardından gerçekliğe, tekrar o mahkeme salonunun soğuk duvarlarına geri dönüyoruz.
10:04Sürecin zaman çizelgesine bir baktığımızda şunu görüyoruz.
10:07Devletin zirvesini doğrudan hedef alan, günlerce süren bu tarihi son sözlerin ardından mahkeme heyeti bir duruş sergiliyor.
10:15Son kararı vermek üzere duruşmayı 10 Temmuz'a eteliyor ve o oturumu kapatıyor.
10:19Bütün o ağır sözler, suçlamalar mahkeme tutanaklarında öylece asılı kalıyor.
10:24Bu derinlemesine incelememizi bitirirken sizden bir şey düşünmenizi rica ediyorum.
10:28Yerin öbür gün bu tarihi davanın kitapları yazıldığında sizce sadece o son gün verilen resmi mahcumiyet kararları mı hatırlanacak yoksa
10:36sanıkların mahkeme salonunda avaz avaz bağırarak tutanaklara geçirdiği, cevapsız kaldığını iddia ettikleri ve esasına hiç girilmeyen o koskoca rahatsız edici
10:45sorular mı?
10:45Bu sorunun cevabı sanırım hepimizde farklı.
10:48Bu sunumda bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
10:51Odaklanmaya, sorgulamaya ve o satır aralarını okumaya devam edin.
10:55Bir sonraki incelemede görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar

Önerilen