00:00Herkese merhaba. Bakın bugün oldukça derin sulara giriyoruz.
00:03Gazeteci Müyesser Yıldız'ın kaleme aldığı ve gündeme bomba gibi düşen o meşhur Hulusi Akar
00:09tutuklanmadı çünkü başlıklı makalesini masaya yatırıyoruz.
00:12Biliyorsunuz genel kurmay çatı davasının son aşaması epey gerilimliydi.
00:17Mahkeme salonunda havada uçuşan o ağır iddiaları,
00:20sanıkların son sözlerini tamamen tarafsız bir gözlemci olarak doğrudan kaynak metin üzerinden inceleyeceğiz.
00:26Amacımız kesinlikle taraf olmak değil, sadece tarihe not düşülen o kaotik tutanakları sizin için çok daha anlaşılır bir hale getirmek.
00:34Hazırsanız başlayalım.
00:36Pekala, hadi hiç vakit kaybetmeden konuya girelim.
00:39Bu yoğun ifadeler arasında kaybolmamak için haritamız çok net.
00:43Önce çatı davasında son sözler ne anlama geliyor ona bakacağız.
00:47Sonra komut akademisine yönelik suçlamalar, siyasete ve hukuka yönelik eleştiriler,
00:52alt rütbelilerin savunmaları ve son olarak o meşhur neden tutuklanmadığı iddiası hepsine sırayla değineceğiz.
01:00Birinci bölümümüzle başlıyoruz.
01:02Çatı davasında son sözler ve mahkeme salonundaki o tansiyon.
01:06Şimdi salon epey gergin dedik.
01:09Peki mahkeme tutanaklarında sıkça duyduğumuz bu son söz hukuki olarak aslında ne anlama geliyor?
01:14Şöyle düşünün.
01:15Bu kararın açıklanmasından hemen önce sanıklara tanınan en son, evet kelimenin tam anlamıyla son usül hakkı.
01:23Yani savunmaların özetlendiği, itirazların son kez ve genellikle de en yüksek perdeden dile getirildiği o kritik an.
01:31Makalede okuduğumuz o dramatik, devasa komplo iddialarının tam da bu aşamada böyle keskin bir dille patlamasının asıl sebebi de bu
01:39zaten.
01:39Sanıklar ellerindeki bu son fırsatı resmi anlatıya karşı kendi tezlerine haykırmak için bir tür kürsü gibi kullanıyorlar.
01:48Gelelim ikinci bölüme.
01:49Komuta kademesine suçlamalar ve o çok sorulan üstler nerede sorusu.
01:54Sanık ifadelerindeki en belirgin ortak nokta şu.
01:57Gözler sürekli en üst rütbeli komutanları arıyor ve onların neden sanık sandalyesinde olmadıkları avaz avaz sorgulanıyor.
02:05Mesela eski Tuğgeneral Mehmet Partigöç.
02:08Kendisi mahkemeye çok net, çok spesifik bir eleştiri yöneltiyor.
02:12O kritik günde Zekai Aksakallı'yla ve dönemin genelkurmay başkanıyla neler konuştuğunun kendisine neden bir kez bile sorulmadığını vurguluyor.
02:21Hatta bir adım daha ileri gidip epey iddialı bir şey söylüyor.
02:25Sorsalar diyor muhtemelen onları o makamlara getirmezler veya bir senede görevden alırlardı.
02:30Yani savunma aslında şunu demeye getiriyor.
02:33Biz bu işi üst kademenin bilgisi dışında yapmadık.
02:36Ve bu iddialar şunu harika bir şekilde gözler önüne seriyor.
02:40Savunmanın anlattığı senaryoların çapı inanın sadece askeri hiyerarşiyle falan sınırlı kalmıyor.
02:46Eski kurmay yerbay Mehmet Şahin'in saydığı isimlere bir bakar mısınız?
02:49Cumhurbaşkanı Erdoğan, Aleksandr Dugin, Hulusi Akar ve Hakan Fidan.
02:54O geceyi doğrudan bu isimler tarafından kurgulanan küresel çapta bir kumpas olarak tanımlıyor.
03:00Burada asıl odaklanmamız gereken detay şu.
03:03Sanıklar, kendi eylemlerini açıklamak için olayı ne kadar devasa, ne kadar akıl almaz bir jeopolitik düzleme çekiyorlar.
03:10Bir başka çarpıcı çıkışta Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı eski komutanı Muhsin Kutsi Barış'tan geliyor.
03:17Olayları açıkça bir tiyatro, bir kumpas olarak nitelendiriyor.
03:20Ama işin can alıcı kısmı doğrudan birinci ve ikinci amirlerine, yani Hulusi Akar ve Yaşar Güler'i kendisine ihanet etmekle
03:28suçlaması.
03:28Barış aslında çok sert bir çelişkiye parmak basıyor.
03:32Beni o göreve getirenler, sonrasında beni hain ilan etti diyor.
03:36Kurduğu mantık epey düz aslında, eğer o bir hainse, onu oraya bizzat seçenlerin de hesap vermesi gerektiğini savunuyor.
03:43Hadi şimdi bir sonrakine geçelim ve bu iddiaların taktiksel boyutta nasıl şekillendiğine bakalım.
03:48Eski kurmay albay Osman Kardal bu kontrollü darbe tezini desteklemek için çok enteresan, çok spesifik bir taktiksel anomaliyi gündeme getiriyor.
03:57Diyor ki, dönemin genelkurmay başkanı Hulusi Akar o gece hava sahasını kapattırdı.
04:02Evet ama sadece Cumhurbaşkanı'nın alınacağı sahayı.
04:05Ankara'nın geri kalanı ise tamamen açıktı.
04:08Sanıklar tam da bu tarz taktiksel kararların ancak ve ancak önceden planlanmış bir senaryonun parçası olabileceğini söyleyerek masumiyetlerini kanıtlamaya çalışıyorlar.
04:16Üçüncü bölümümüz, siyaset, hukuk ve okların ordunun ötesine nasıl yöneldiği.
04:22Gördüğünüz gibi sanıklar sadece komutanlarını değil, mahkemenin bizzat kendisini, yani değişen siyasi ittifakları ve yargı sürecini bir hedefe koyuyorlar.
04:32Onlara sorarsanız bu mahkeme salonu hukuki bir alan falan değil, basbayağı bir siyasi arena.
04:39Mehmet Partigöç'ün siyasi analizleri bu noktada gerçekten çarpıcı.
04:42Türkiye'deki siyasi iklimin rüzgara göre ne kadar hızlı değişebildiğini çok vurucu bir şekilde örnekliyor.
04:49Şöyle diyor, 40 yıl boyunca terörist denilen biri bir gecede çözüm makamı olabiliyor.
04:55Ya da yıllarca hürmet edilen biri bir günde terörist başı ilan edilebiliyor.
05:00Partigöç aslında biz hukukun değil, güncel siyasetin bir aparatıyla yargılanıyoruz demeye getiriyor.
05:06Tabii peş peşe sıralanan bu devasa, ağır iddialar salondaki tansiyonu inanılmaz seviyelere çıkarıyor.
05:13Hakim, haliyle yargıyı siyasi bir araç olmakla suçlayan bu cüretkar çıkışlara karşı düzeni sağlamak zorunda hissediyor ve çok net, çok
05:21keskin bir çizgi çekiyor.
05:23Korku sözlerini kabul etmiyorum, kimseden korkumuz yok.
05:26Mahkeme salonunda o anı bir hayal edin.
05:29Bir yanda devlete adeta meydan okuyan sanıklar, diğer yanda devletin sarsılmaz otoritesini tesis etmeye çalışan bir yargıç.
05:37Aradaki kıvılcımları bu kısacık diyalogdan bile iliklerinize kadar hissedebiliyorsunuz.
05:42Şimdi bu kısımla ilgili gerçekten çok ilginç olan şey şu, hakimin o çok net duruşuna rağmen sanıklar zerre kadar geri
05:49adım atmıyor.
05:49Parti göç mahkemeye öyle provokatif, öyle beklenmedik bir itiraz sunuyor ki doğrudan cinayet suçlamalarının temelini sarsmaya çalışıyor.
05:57Diyor ki, bazı insanları öldürdüğümüz iddia ediliyor, peki bu insanların aileleri nerede, avukatları nerede?
06:02İnanılmaz bir argüman değil mi?
06:04Ona göre eğer ortada iddia edildiği gibi bir katliam varsa o mağdurların da o mahkeme salonunda olup onlardan hesap sorması
06:10gerekirdi.
06:11Kimsenin orada olmamasını ise tüm bu davanın kurgu olduğuna dair koca bir kanıt olarak öne sürüyor.
06:16Dördüncü bölüm, alt rütbelilerin savunmaları ve genç değmenlerin o çaresiz durumu.
06:22Aslında kaynak makalenin duygusal olarak en ağır, en sarsıcı kısmına geldik diyebilirim.
06:28Emir komuta zincirinin en tepesindekilerle en altındakilerin yaşadıkları arasındaki o uçurum.
06:34İnanılmaz bir zıtlık var ortada.
06:36Sanıkların çizdiği tablo çok net.
06:38Bir tarafta olaylardan sonra terfi alan, dokunulmaz kabul edilen o koca koca generaller,
06:43diğer taraftaysa sesleri hiçbir şekilde duyulmayan, medyanın görmezden geldiği hapishanelerdeki genç teğmenler, üst teğmenler.
06:51Alt rütbeli sanıkların bütün isyanı bu sahipsizlik hissi üzerine kurulu.
06:55Sistem üstleri korudu, bizi ise feda etti diyorlar.
06:58Bu derin terk edilmişlik hissi, eski üst dömen Uhur Bostan'ın ağzından çok yüksek perdeden bir siyasi öfkeye dönüşüyor.
07:05Bostan, siyasetçilerin Abdullah Öcalan gibi isimlerin hakkını, hukukunu savunduğunu,
07:10fakat kendilerine, yani alt rütbeli askerlere zerre kadar merhamet gösterilmediğini yüzlerine haykırıyor.
07:16Resmen hırsıza ya da teröriste uygulanan asgari hukukun kendilerine de uygulanmasını talep ediyor.
07:21Tabi bu aşırı yüklü siyasi kıyaslama mahkeme başkanının tahammül sınırlarını aşıyor.
07:26Sözü anında kesilip, bana dönerek konuş, bana ne devlet bahçeliden şeklinde son derece sert bir tepkiyle karşılaşıyor.
07:32Öte yandan, meseleye çok daha içsel, çok daha manevi bir yerden yaklaşanlar da var.
07:38Eski Teğmen Hamza Er'in sözleri mesela.
07:41Genç bir subayın, onurunun ve askeri kimliğinin elinden alınmasına duyduğu o derin isyanı duyuyorsunuz orada.
07:47Benden vatan haini falan çıkmaz diyor.
07:49Atalarının bu ülke için can verdiğini, kendisinin de ne edüğü belirsiz vatansız biri olmadığını söylüyor mahkemeye.
07:55Aslında anlattığı şey şu, bu dava sadece bizim özgürlüğümüzü değil,
07:59bütün o köklü askeri aidiyetimizi, geçmişimizi ve onurumuzu da haksız yere silip atıyor.
08:05Tüm bu isyanın altındaki o temel mantığı, eski kurmay albay Orhan Yıkılkan çok net bir şekilde özetliyor aslında.
08:12Yıkılkan diyor ki,
08:13Ordu'da emri kim verirse sorumlu odur, doğası budur.
08:16Ama bu davada her şey tam tersi işliyor.
08:19Emre uyanlar, yani alt rütbeliler, birer günah keçisine dönüştürürdü.
08:24Dünyanın neresine giderseniz gidin, emre alanın cezalandırıldığı böyle absürt bir sistem bulamazsınız diyor.
08:30Açıkçası, onca insanın sırf Yaşar Güler ve Hulusi Akar gibi en tepedeki isimlere bir kurtuluş yolu açmak için bilerek harcandığını
08:38iddia ediyor.
08:39İnanılmaz ağır bir suçlama.
08:40Ve 5. bölümümüz, işin koptuğu yer, neden tutuklanmadı?
08:45O en vurucu iddia.
08:46Şimdi geldik bu sunumun tam kalbine, zirve noktasına.
08:51Kaynak makalemize de adını veren tüm o savunmaların onca komplo teorisinin ve adaletsizlik şikayetlerinin gelip dayandığı o en patlayıcı soruya,
09:00Hulusi Akar neden tutuklanmadı?
09:02Biraz düşünün bunu.
09:03Savunmanın bütün tezleri aslında bu sorunun etrafında dönüyor.
09:06Olayların başındaki en tepedeki isim neden dışarıda?
09:10İşte tam da buna Akar'ın çok yakınından eski bir çalışma arkadaşından fazlasıyla kışkırtıcı bir açıklama geliyor.
09:17Buradaki kritik nokta şu.
09:19Dönemin genelkurmay başkanıyla en yakın çalışan isimlerden eski özel kalem müdürü Ramazan Gözel'den bahsediyoruz.
09:26Bakın ne diyor?
09:27Niye burada hapiste değil?
09:28Çünkü tutuklansa bu FETÖ darbesi olmazdı.
09:31Söylenenin ağırlığının farkında mısınız?
09:33Gözel bu durumu basit bir adli hata veya tesadüf olarak görmüyor.
09:37Ona göre en üst komutanın dokunulmazlığı, devletin 15 Temmuz için kurduğu resmi senaryonun ayakta kalabilmesi adına mecburi bir yapısal zorunluluk.
09:46Yani savunmaya göre Akar'ın orada o şekilde konumlandırılması bu davanın kilit taşı.
09:51O çekilirse bütün hikayeye çöker demek istiyorlar.
09:54Nefes kesici değil mi?
09:56Tüm bu devasa iddiaların, o havada uçuşan ağır şuçlamaların ardından gerçekliğe, tekrar o mahkeme salonunun soğuk duvarlarına geri dönüyoruz.
10:04Sürecin zaman çizelgesine bir baktığımızda şunu görüyoruz.
10:07Devletin zirvesini doğrudan hedef alan, günlerce süren bu tarihi son sözlerin ardından mahkeme heyeti bir duruş sergiliyor.
10:15Son kararı vermek üzere duruşmayı 10 Temmuz'a eteliyor ve o oturumu kapatıyor.
10:19Bütün o ağır sözler, suçlamalar mahkeme tutanaklarında öylece asılı kalıyor.
10:24Bu derinlemesine incelememizi bitirirken sizden bir şey düşünmenizi rica ediyorum.
10:28Yerin öbür gün bu tarihi davanın kitapları yazıldığında sizce sadece o son gün verilen resmi mahcumiyet kararları mı hatırlanacak yoksa
10:36sanıkların mahkeme salonunda avaz avaz bağırarak tutanaklara geçirdiği, cevapsız kaldığını iddia ettikleri ve esasına hiç girilmeyen o koskoca rahatsız edici
10:45sorular mı?
10:45Bu sorunun cevabı sanırım hepimizde farklı.
10:48Bu sunumda bana eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim.
10:51Odaklanmaya, sorgulamaya ve o satır aralarını okumaya devam edin.
10:55Bir sonraki incelemede görüşmek üzere, hoşçakalın.
Yorumlar