Mehmet Özkendirci’nin kaleme aldığı bu metin, ucuz ekmek kuyruğunda bekleyen farklı kesimlerden insanların sosyo-ekonomik durumunu ve siyasi bakış açılarını çarpıcı bir dille yansıtmaktadır. Kuyruktaki emekli ve dar gelirli vatandaşlar, yaşadıkları maddi imkânsızlıklara rağmen mevcut yönetime olan sarsılmaz bağlılıklarını şükür kültürü üzerinden dile getirmektedirler. Yoksulluğun kanıksandığı bu diyaloglarda, temel ihtiyaçlara erişimin zorluğu ile devletin itibarı arasında kurulan trajikomik bağ dikkat çekmektedir. Hikâye boyunca karakterlerin birbirleriyle olan etkileşimleri, toplumun bir kesimindeki kanaatkârlık anlayışının ulaştığı uç noktaları gözler önüne sermektedir. Sonunda ekmeğin bitmesiyle dağılan kalabalık, içine düştükleri yoksunluğu diğer ülkelerle kıyaslayarak meşrulaştırmaya devam etmektedir. Yazar, bu ironik anlatımıyla toplumsal gerçekliği ve ideolojik sadakatin bireysel yaşam standartlarının önüne geçişini etkileyici bir şekilde özetlemektedir.
Yorumlar