Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 9 saat önce
Bu köşe yazısı, Türkiye’nin güncel siyasi atmosferine ve toplumsal yapısına dair sert eleştiriler içeren bir değerlendirmedir. Yazar, etnik temsil adaletsizliği ve kamu yatırımlarının bölgeler arasındaki dağılımı üzerinden Türk kimliğinin ihmal edildiğini savunarak acil bir "Türk açılımı" çağrısı yapmaktadır. Mevcut siyasi aktörlerin ve muhalefet liderlerinin tutumlarını "kripto" faaliyetler olarak nitelendiren eser, iktidar ile ana muhalefet arasındaki ilişkilerin halkı yanılttığını iddia eder. Ayrıca enerji politikaları ve anayasa tartışmaları üzerinden hükümetin samimiyetini sorgularken, milliyetçi kesimin bölünmüşlüğüne dikkat çeker. Toplumun din istismarı ve suni gündemlerle oyalandığını belirten yazar, ülkenin bir beş yıl daha kaybetme riskiyle karşı karşıya olduğu uyarısında bulunur.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün oldukça iddialı bir metni, Mehmet Edip Ören'in Türkiye siyasetine dair çok sert eleştiriler getirdiği
00:07Kripto Oyunlar ve Kayıp Yıllar başlıklı yazısını mercek altına alıyoruz.
00:12Gelin bu çarpıcı analizin katmanlarını birlikte aralayalım.
00:16Yazar analizine işte bu cümleyle başlıyor.
00:18Çok gündelik hepimizin kullandığı bir kelime olan aynen üzerinden aslında ne kadar büyük bir soruna, toplumdaki özgün fikir eksikliğine parmak
00:25basıyor.
00:26Bu metnin genelindeki o eleştirel tonu anlamamız için harika bir giriş.
00:30Peki bu yolculukta bizi neler bekliyor?
00:33Önce yazarın bu toplumsal teşhisiyle başlayacağız şu meşhur aynen meselesi, sonra en can alıcı iddiasına kripto muhalefet teorisine dalacağız.
00:43Ardından çok tartışma yaratacak Türk açılımı argümanını, ekonomideki vaatleri ve en sonunda da geleceğe dair o karamsar uyarısını masaya yatıracağız.
00:51İlk durağımız yazarın basit bir kelime üzerinden nasıl olup da bu kadar kapsamlı bir toplumsal eleştiri inşa ettiği, aynen kelimesi
00:59neden bu kadar önemliymiş gelin bakalım.
01:01Yani yazar için aynen demek aslında söylediklerine katılıyorum demek değil.
01:06Daha çok benim bu konuda söyleyecek yeni özgün hiçbir şeyim yok demenin bir yolu.
01:12Bunu bir nevi düşünsel bir tembellik, bir kapasite beyanı olarak görüyor ve bu tespit onu siyasi eleştirilerinin de temelini oluşturuyor
01:21aslında.
01:22Ve şimdi metnin belki de en çok ses getirecek, en iddialı kısmına geliyoruz.
01:27Yazarın ana muhalefet partisine yönelik o meşhur kripto teorisi.
01:32Bu iddialar bildiğimiz siyasi denklemleri altüst etme potansiyeline sahip.
01:37Yazar lafını hiç sakınmıyor ve muhalefet liderleri için oldukça aşağılayıcı bulabileceğimiz lakaplar kullanıyor.
01:45İşte ilki bu.
01:46Bu ifade yazarın temel tezinin yani muhalefetin gizliden gizliye iktidarın işine yaradığı iddiasının tam merkezinde duruyor.
01:54Ve görüyorsunuz bu kripto teorisi sadece şimdiki liderlikle sınırlı değil.
02:00Yazar bunu geçmişe de uygulayarak bir sistem sorunu olduğunu, bir devamlılık olduğunu iddia ediyor.
02:05Yani ona göre mesele kişiler değil, sistemin kendisi.
02:09Peki bu ağır ithamların altını neyle dolduruyor?
02:12İşte yazarın kanıt olarak sunduğu bazı olaylar bunlar.
02:16Seçim sonrası iktidarla kurulan diyalog, Hatay'daki aday krizi, İmamoğlu'nun adaylığının erkenden ilan edilmesi,
02:24yazar tü bu adımları siyasi bir acemilik olarak değil, bilinçli bir sabotaj eylemi olarak okuyor.
02:29Muhalefet eleştirisinden sonra yazar rotayı çok daha hassas, çok daha tartışmalı bir alana, etnik temsil ve haklar meselesine çeviriyor.
02:38Buradaki iddiaları gerçekten çok keskin ve kışkırtıcı.
02:42Karşımızda bir sayı var, 370.
02:46Yazar, Türkiye Büyük Millet Meclisi'ndeki Kürt kökenli milletvekili sayısının bu olduğunu iddia ediyor.
02:51Bu sayı birazdan göreceğimiz argümanının kilit taşı olacak.
02:55İşte bu 370 sayısını verdikten hemen sonra yazar o can alıcı soruyu soruyor.
03:01Aslında bir soru sormaktan çok kendi tezini ortaya koyuyor.
03:05Nüfusun çoğunluğunu oluşturan Türklerin siyasi arenada mağdur edildiğini savunuyor.
03:10Yazarın tezi sadece meclisteki vekil sayısıyla sınırlı değil,
03:13ekonomik yatırımlardan biyokrasideki önemli görevlere kadar pek çok alanda bir orantısızlık olduğunu
03:18ve bunun Türkler aleyhine işlediğini iddia ediyor.
03:21Çözüm önerisi ise bu durumu tersine çevirecek bir Türk açılımı.
03:25Siyasetin bu hararetli sularından şimdi bir de ekonomi cephesine,
03:28özellikle de hükümetin doğalgaz vaatlerine yönelik eleştirilere bir bakalım.
03:32Yazar burada bir verilen sözler ve yapılanlar karşılaştırması yapıyor.
03:37Her şey yazarın aktardığına göre bu büyük müjdeyle, bu iddialı vaatle başlıyor.
03:42Türkiye'nin artık enerji ithal eden değil, ihraç eden bir ülke olduğu söylemi.
03:47Ve sonra bu büyük vaadi destekleyen ikinci hamle geliyor.
03:51Seçim öncesi halka verilen bedava doğalgaz sözü.
03:55Yazar bu adımla beklentinin nasıl tavan yaptırıldığını hatırlatıyor.
03:59Bu kadar büyük laflardan, bu kadar iddialı vaatlerden sonra,
04:03yazar Anadolu'nun o samimi sorusunu soruyor.
04:06Tek bir kelimeyle, ne oldu?
04:08Yani ne oldu?
04:10İşte ne oldu sorusunun cevabı.
04:12Yazar, madem biz enerji ihraç eden bir ülke olduk,
04:15o zaman neden 2045 gibi çok uzun bir vadeyle yeni bir ithalat anlaşması imzaladık diye sorarak,
04:21o büyük anlatıyla bu gerçeği çarpıştırıyor.
04:24Ve işte tüm bu doğalgaz hikayesinin sonunda,
04:27yazarın vardığı nokta bu.
04:28Hissiyatını, hayal kırıklığını ve öfkesini bu soruyla özetliyor.
04:32Halkın kandırıldığını düşündüğünü çok net bir şekilde ifade ediyor.
04:36Ve geldik son bölüme.
04:37Şimdiye kadarki tüm eleştirilerini bir araya getiren yazar,
04:40ülkenin geleceğiyle ilgili oldukça karanlık, oldukça endişe verici bir tablo çiziyor.
04:45İşte bu cümle, belki de yazarın tüm analizinin özeti.
04:49Ona göre, siyasi sistem bir aldatmacadan ibaret.
04:53Muhalefete verilen oyların bile,
04:55dolaylı yoldan iktidarı güçlendirdiğini, onu ayakta tuttuğunu savunuyor.
04:59Yani, oyunun kendisi sorunlu diyor.
05:01Bu tablo aslında yazarın karamsarlığını çok net bir şekilde ortaya koyuyor.
05:06Bakın, başarısızlık hanesinde sadece iktidar veya kripto dediği muhalefet yok.
05:11Birleşemediğini düşündüğü Türk milliyetçilerini de ekliyor.
05:14Ve tüm bu başarısızlıkların faturasının ne olduğuna bakın,
05:17sıradan vatandaş için kaybolan yıllar ve bir hanedanlık riski.
05:21Ve işte, yazarın son ve en net uyarısı bu.
05:25Önümüzdeki 5 yılın da kaybedileceğini,
05:27ama bu seferki kaybın telafisinin öncekiler gibi kolay,
05:31hatta mümkün olmayabileceğini söylüyor.
05:34Bu, gerçekten de çok ağır bir öngörü.
05:37Biz de bu derinlemesini analizi,
05:39yazarın bize miras bıraktığı o büyük soruyla noktalayalım.
05:42Eğer siyasetin her köşesi bir aldatmaca,
05:45bir komplo ise,
05:46peki o zaman ileriye dönük yol nedir,
05:49çıkış nerede?
05:50Yazarın bu karamsar tablosu üzerine düşünmeye değer bir soru.
Yorumlar

Önerilen