Oynatıcıya atlaAna içeriğe atla
  • 21 saat önce
Müyesser Yıldız’ın bu yazısı, Türkiye’deki güncel siyasi söylem değişikliklerini ve iktidar bloğunun geleceğe dair stratejik hamlelerini eleştirel bir perspektifle analiz etmektedir. Yazar, Devlet Bahçeli’nin geçmişte "ihanet süreci" olarak adlandırdığı politikaları bugün bizzat sahiplenmesini, MHP’nin geçirdiği köklü dönüşümün bir kanıtı olarak sunar. Metinde, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 90’lı yıllardan bu yana savunduğu "ikinci cumhuriyet" ve "ümmet bilinci" odaklı görüşlerinin, günümüzde "Türkiye Yüzyılı" ve "terörsüz Türkiye" kavramlarıyla yeniden formüle edildiği savunulur. Özellikle üniter devlet yapısının ve laiklik anlayışının hedeflendiği öne sürülerek, mevcut sürecin aslında Cumhuriyet ideolojisinin dönüştürülmesi projesi olduğu iddia edilir. Kaynak, geçmişteki sert muhalif açıklamalar ile bugünkü ittifak söylemleri arasındaki derin tutarsızlıkları belgeleriyle ortaya koyarak ulusal kimlikten uzaklaşıldığı uyarısında bulunur. Sonuç olarak yazı, mevcut siyasi atmosferin otuz yıllık bir ajandanın nihai aşaması olduğunu ve muhalefetin bu gidişatı durdurmakta yetersiz kaldığını vurgular.

Kategori

🗞
Haberler
Döküm
00:00Herkese merhaba. Bugün müyesser yıldızın bir analizinden yola çıkarak Türkiye siyasetinin son yıllardaki en ilginç bulmacalarından birine odaklanacağız.
00:10Birbirine asla diyen iki siyasi gücün nasıl olup da daima birlikte hareket eder hale geldiğini anlamaya çalışacağız.
00:19Gelin bu siyasi satrancın taşların nasıl oynamış hep birlikte bakalım.
00:24İşte hikayemiz tam olarak bu iki cümlenin arasındaki o devasa uçurumla başlıyor.
00:28Bakın bir tarafta Devlet Bahçeli'nin geçmişteki o kesin sözü var. Erdoğan'dan Cumhurbaşkanı olmaz olamaz.
00:36Diğer taraftaysa bugünkü tavrı Türkiye yüzyılı onunla Cumhur İttifakı ile inşa edilecek.
00:42Peki ama nasıl? Arada ne yaşandı da bu iki kutup birbirine bu kadar yaklaştı?
00:47İşte bu analizin temelindeki soru bu.
00:49Evet siyasi bir muamma. Şimdi bu muammanın katmanlarını teker teker açmaya çalışacağız.
00:54Sloganların ve ittifakların ardında yatan asıl fikri arayacağız.
00:58Peki bu kadar keskin bir karşıtlığın bir sebebi olmalı değil mi?
01:03Bahçeli'nin yıllar önce bu kadar şiddetle bu kadar net bir şekilde karşı çıktığı o vizyon tam olarak neydi?
01:08Bugünü çözebilmek için önce o günlere her şeyin başladığı yere gitmemiz gerekiyor.
01:13Bunun için de zamanda geriye gidiyoruz.
01:16Ta 90'lı yıllara.
01:17O zamanlar Erdoğan'ın Türkiye için hayal ettiği temel neydi?
01:21Fikrin kökleri nerede yatıyordu?
01:23Analize göre o vizyonun merkezinde tek bir kavram var.
01:27Ümmet.
01:28Yani bildiğimiz etnik kökenlere veya ulusal sınırlara dayalı bir devlet yerine
01:32ortak İslami kimliğin birleştirdiği bir topluluk fikri.
01:36Bu tabii ki cumhuriyetin temelindeki layık ulus devlet anlayışıyla taban tabana zık bir yaklaşım.
01:42Peki bu ümmet fikri pratikte ne anlama geliyordu?
01:46İşte 1993 yılından çarpıcı bir alıntı.
01:49Erdoğan o dönem cumhuriyetin üniter yani tek parça yapısını sorguluyor
01:54ve Kürtler için Osmanlı eyalet sistemi benzeri bir modelin düşünülebileceğini söylüyordu.
01:59Bu o dönem için çok radikal bir öneriydi.
02:02Ve bakın dahası da var.
02:04Sadece bir eyalet sistemi önerisi değil bu.
02:07Açıkça diyor ki milli devleti İslam'ın devlet planı içinde düşünüyorum.
02:12Yani bu sadece bir yönetim değişikliği teklifi değil.
02:15Devletin temel felsefesini yeniden şekillendirme vizyonu.
02:20Hatta işin içine hukuk sistemi bile giriyor.
02:22O günkü yasaları halkın beynine konulmuş ipotekler olarak tanımlıyor
02:27ve bu ipotekler kalkarsa halkın zaten İslam'ı seçeceğini iddia ediyor.
02:31İşte MHP'nin ve Bahçeli'nin yıllar sonra ittifak kuracağı vizyonun temelleri
02:36tam olarak buydu.
02:38Peki Milliyetçi Cephe'nin kalesi MHP ve lideri Devlet Bahçeli
02:41bu ümmet ve eyalet sistemi gibi fikirlere o zamanlar ne diyordu?
02:46Cevap çok net, çok keskin.
02:48Buna bir ihanet projesi adını veriyorlardı.
02:50Bahçeli o yıllarda hiç lafını esirgememiş,
02:53Erdoğan'ın vizyonu için bakın ne diyor.
02:56İstediği sistem diktatörlüktür.
02:58Türkiye'nin kuruluş felsefesinin temelden yıkımıdır.
03:01Arada gri bir alan bırakmıyor, yorum yapmaya gerek bile duymuyor.
03:05Ama suçlamalar burada da bitmiyor, hatta dozu daha da artıyor.
03:09Bahçeli, Erdoğan'ı o dönemki kendi ifadesiyle bebek katiline,
03:14yani Abdullah Öcalan'a özellik sözü vermekle suçluyordu.
03:18Bu, Milliyetçi bir siyasetçinin kullanabileceği belki de en ağır ifadelerden biriydi.
03:23Ve sanmayın ki bu sadece Bahçeli'nin kişisel görüşüydü.
03:27Hayır, hayır.
03:28Bütün parti, MHP kurumsal olarak bu çizgideydi.
03:32Mesela 2014'te partinin genel sekreteri,
03:35o meşhur Yeni Türkiye sloganı için ne diyor?
03:38Bu, bölünmeyi ve yolsuzluğu gizleyen bir maskedir.
03:41Hatta daha da netleştiriyorlar,
03:43Yeni Türkiye söylemi,
03:45Cumhuriyeti yıkmayı hedefleyen bir ihanet projesinin
03:48AKP tarafından pazarlanan versiyonudur diyorlar.
03:52Düşünün, bugün aynı ittifakta oldukları parti için kullanılan ifadeler bunlar.
03:57Gerçekten inanılmaz bir zıtlık.
03:59Ve MHP için bu sadece bir siyasi kavga değildi, çok daha ötesiydi.
04:04Bu projenin sadece devleti değil,
04:06aynı zamanda kendi varlıklarını,
04:08yani Türkiye'yi ve ülkücülüğü yok etmek için tasarlandığını düşünüyorlardı.
04:12Yani resmen kendilerine karşı bir beka savaşı verildiğine inanıyorlardı.
04:17İşte şimdi filmin en can alıcı yerine geliyoruz.
04:20Bir zamanlar ihanet olarak,
04:22bir beka tehdidi olarak görülen bir proje,
04:25nasıl oldu da bir ittifakın çimentosu haline geldi?
04:28Sloganlar değişti.
04:30Peki ya içindeki vizyon?
04:31O da değişti mi, yoksa aynı mı kaldı?
04:34Yazar Müyesser Yıldız, bu dönüşümün izini sloganlarda sürüyor.
04:37Şöyle bir bakalım,
04:392012'de çözüm süreci vardı.
04:41Sonra 2014'te MHP'nin o ihanet dediği yeni Türkiye geldi.
04:46Ve bugün ne diyoruz?
04:47Türkiye yüzyılı.
04:48Sanki bir üzünün paketini, ambalajını sürekli değiştirirsiniz ya,
04:52acaba burada olan da bu mu?
04:54Bir yeniden markalaşma hikayesi mi izliyoruz?
04:56İşte yazanın sorduğu ve aslında tüm bu analizin merkezinde duran
05:00milyon dolarlık soru tam olarak bu.
05:02Acaba bugünün o popüler Türkiye yüzyılı sloganı,
05:05dünün ihanet projesi olarak adlandırılan vizyonunun,
05:09AKP ve MHP tarafından ortaklaşmış, güncellenmiş yeni bir versiyonu mu?
05:12Yani MHP, dün yok etmek için yemin ettiği bir projenin bugün mimarı mı oldu?
05:17Yazar, bu siyasi oyunun artık son perdesine geldiğimizi iddia ediyor.
05:21Peki bu perde kapanırken sahnede nasıl bir manzara var?
05:25Proje artık durdurulamaz bir yola mı girdi?
05:27Yazara göre kanıt, bizzat Erdoğan'ın kendi güncel sözlerinde saklı.
05:32Hatırlıyor musunuz en başta konuştuğumuz o 90'lardaki ümmet fikrini?
05:36İşte o fikir, bugün İslam kardeşliği şemsiyesi,
05:40biz ümmetin sevdalısıyız gibi cümlelerle tekrar karşımıza çıkıyor.
05:44Yani yazar diyor ki, proje 30 yıldır hiç değişmedi,
05:47sadece adı ve ambalajı değişti.
05:49Ve geldik yazarın analizinin zirve noktasına.
05:52Erdoğan'ın muhalefet lideri Özgür Özel'e söylediği şu meşhur söz.
05:56Bu gidişi durdurmaya sizin ne eliniz ne gücünüz yetmez Özgür.
06:00Yazar diyor ki, bu basit bir siyasi atışma değil,
06:03bu artık önümde hiçbir engel yok,
06:05bu gidişi kimse durduramaz demenin bir başka yolu, bir zafer ilanı.
06:09Kısacası, Müyesser Yıldız'ın analizine göre bu meydan okuma,
06:14tam 33 yıllık bir projenin artık finale yaklaştığının ve önünde bir engel kalmadığının ilanı.
06:20İşte bu durum, bize en baştaki o akıl almaz soruya geri getiriyor.
06:25Nasıl olur da, bir zamanlar en büyük ihanet olarak görülen bir vizyon,
06:29onu hainlikle suçlayanların da desteğiyle bir milli hedefe dönüşebilir.
06:34Belki de bu sorunun cevabını bulduğumuzda,
06:36Türkiye siyasetinin yakın geleceğini de çözmüş olacağız.
Yorumlar

Önerilen