Bakara 183-186: Orucun farziyeti, hikmeti ve kolaylıkları açıklanıyor.
183-184. ayet: Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı; sayılı günlerde tutulur. Hasta veya yolcu olanlar tutamadığı günleri başka günlerde kaza eder. Oruca güç yetiremeyenler bir fakiri doyuracak fidye verir. Oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır; bilirseniz.
185. ayet: Ramazan ayı, insanlara hidayet ve hak ile batılı ayıran Kur’ân’ın indirildiği aydır. Kim bu aya yetişirse orucunu tutsun. Hasta veya yolcu olanlar başka günlerde kaza eder. Allah size kolaylık diler, güçlük dilemez; sayılı günleri tamamlayasınız ve size yol gösterdiği için Allah’ı tekbir getirip şükredesiniz diye.
186. ayet: Kullarım beni senden sorarlarsa, ben onlara çok yakınım. Bana dua edince duasına icabet ederim. Onlar da bana icabet etsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulsunlar.
Oruç takvayı kazandırır, nefsi terbiye eder ve Allah’a yakınlığı artırır. Ramazan Kur’ân ayıdır; oruç kolaylıktır, dua ise her zaman kabul görür.
#AliKüçük #BakaraTefsiri #Oruç #Ramazan #Dua #Kur'an #SesliTefsir
183-184. ayet: Sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de oruç farz kılındı; sayılı günlerde tutulur. Hasta veya yolcu olanlar tutamadığı günleri başka günlerde kaza eder. Oruca güç yetiremeyenler bir fakiri doyuracak fidye verir. Oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır; bilirseniz.
185. ayet: Ramazan ayı, insanlara hidayet ve hak ile batılı ayıran Kur’ân’ın indirildiği aydır. Kim bu aya yetişirse orucunu tutsun. Hasta veya yolcu olanlar başka günlerde kaza eder. Allah size kolaylık diler, güçlük dilemez; sayılı günleri tamamlayasınız ve size yol gösterdiği için Allah’ı tekbir getirip şükredesiniz diye.
186. ayet: Kullarım beni senden sorarlarsa, ben onlara çok yakınım. Bana dua edince duasına icabet ederim. Onlar da bana icabet etsinler ve bana iman etsinler ki doğru yolu bulsunlar.
Oruç takvayı kazandırır, nefsi terbiye eder ve Allah’a yakınlığı artırır. Ramazan Kur’ân ayıdır; oruç kolaylıktır, dua ise her zaman kabul görür.
#AliKüçük #BakaraTefsiri #Oruç #Ramazan #Dua #Kur'an #SesliTefsir
Category
📚
LearningTranscript
04:30M.K.
05:52M.K.
06:42Umulur ki takva erleri olursunuz. Umulur ki müttakilerden olursunuz. Yani tüm hayatınızı Allah için yaşayıp bu oruçla da hayatı Allah
06:59için yaşamanın bir boyutunu gerçekleştiresiniz diye Rabbiniz size orucu ufas kılmıştır.
07:06Şüphesiz ki oruçta başka faydalar da vardır. Başka gerekçeler de vardır. Ama öncelikle bakıyoruz ki Bakara suresinin bundan sonraki ayetlerinde
07:19değerlendirdiği bütün olaylarda mesela savaş gibi, barış gibi, haç gibi, infak gibi, faizden sakınma gibi konularda hep takva görüyoruz.
07:32Takva hayatı Allah için yaşamak, hayatı Allah için değerlendirmek, hayatı tümüyle Allah'a verebilmenin, tüm hayatta Allah'ın koruması altına
07:47girip onunla yol bulabilmenin adıdır.
07:50Bakıyoruz ayetlerde işte şu işi yaparsanız takvalı olursunuz. Bu işi yapmazsanız takva sahibi olursunuz.
08:02Savaşı şöyle değerlendirirseniz muttaki olursunuz. Faizden şöylece kaçınırsanız muttaki olursunuz.
08:12Orucu böyle yaparsanız muttaki olursunuz.
08:16Haccı, Arafatı, Müzdelife'yi şöylece değerlendirirseniz muttakilerden olursunuz gibi emirler bizim için aynı zamanda şöyle bir sistem oluşturmaktadır.
08:28Yani bu din sadece bir takım kuru emirler, bir kısım ölü kaideler ve şekli kurallar dini değildir.
08:39Veya bu din vicdana, imana ve dolayısıyla öte alem imanına, Allah'a bağlılık imanına bağlı olan ve hayatı yalnızca Allah
08:52için yaşamanın imanını gerektiren bir özelliğe sahiptir.
08:57İşte Bakara suresinin bu bölümünde Rabbimiz bize bunu anlatıyor.
09:03Ey müminler, korunursunuz diye, Allah'la yol bulursunuz diye, hayatı Allah için yaşamanın şuuruna erersiniz diye Allah size orucu farz
09:15kılmıştır.
09:17Ey yâmen ma'dudat, sayılı günlerde o oruç size farz kılındı.
09:22Sayılı günlerde tutulacak bu oruç.
09:26Sonra,
09:27Femen kâne minkum merîzan ev alâ seferin fe'iddetüm min eyyâmin uhar.
09:34Sizden, hasta veya yolculuk halinde olan tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde orucu tutsun.
09:42Ve alellezîne yutîkûnehu fidyetun ta'amu miskîn, ama oruca güç yetiremeyenler de bir miskini doyuracak kadar fidye verirler.
09:55Bu ayetin açıklanmasında iki temel görüş vardır.
10:00Birincisi, bu yutîkûnehu kelimesinden önce mukadder bir la vardır.
10:08Ve buna göre manası, yani sizden oruç tutamayacak kadar yaşlı olup da, ölünceye kadar gittikçe gücü eksilmekte olanlar,
10:18bir fakiri doyuracak kadar fidye verdi mi, artık oruç tutmasına gerek yoktur demektir.
10:25İkincisi, sizden bir miskini doyuracak kadar fidye vermeye güç yetiren kişi de,
10:32dilerse oruç tutar, dilerse tutmaz.
10:36Ama tutmadığı gün için bir fakiri doyuracak fidye verir şeklinde anlaşılmıştır.
10:44Hz. Muaz bin Cebel'in ifadesine göre, ilk dönemler,
10:48dileyen oruç tutar, dileyen de tutmayıp bir fakiri doyuracak kadar fidye verirdi.
10:53Yani ilk dönemler, oruçla fidye arasında, böyle bir muhayyerlik izni tanımıştı Rabbımız.
11:02Müslümanların kimisi oruç tutacaktı, ama fidye vermeye güç yetirenler de fidye verecekti ve oruç tutmayacaktı.
11:12Yani böyle fidye verenler de, aslında orucu yerine getirmiş sayılacaklardı.
11:17Böyle bir anlayış var.
11:19Fakat bu ayetin gelişinden, takriben bir yıl sonra gelen,
11:25yine bu surenin, Bakara suresinin 185. ayetiyle,
11:31artık bu hüküm nesh edilmiştir ve kaldırılmıştır.
11:40Sizden her kim, ayı görürse oruç tutsun ayetiyle, artık bu önceki izin kaldırılmıştır.
11:49Yani artık herkes oruç tutmak zorundadır.
11:54Hasta olmadığı sürece, oruç tutmayarak fidye verme konusu,
11:58işte bu ayeti kerimeyle nesh edilmiştir, kaldırılmıştır diyoruz.
12:04Ancak oruç tutmaya takat getiremeyenler, işte bir fakire fidye verirler diyoruz.
12:11Önceki anlatımın, daha sonraki ayetle nesh edildiği,
12:18artık fidye vermeye gücü yetenin de yetmeyenin de oruç tutması gerektiği,
12:25bu ayetler ortaya konuluyor.
12:28Ama beden sıhhati açısından, gücü yetmeyenlerin fidye vermesi gerektiği,
12:36sonra gücü yetenlerin de, hem fidye vermesi,
12:41hem de dilerlerse, oruç tutmalarının, kendileri için hayırlı olacağı,
12:47bakın ayetin bundan sonraki devamında, şöylece anlatılıyor.
13:02Kim de gönülden bir hayır yaparsa, bir tatavvu yaparsa,
13:08o hayır, o iyilik kendisinedir.
13:11Eğer bilirseniz, oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır, diyor Rabbimiz.
13:17Yani, kim bir tatavvu yaparsa, kim bir nafile işlerse, o onun hayrınadır.
13:25Ama, kim de hasta olduğu halde, ya da seferde bulunduğu halde oruç tutarsa,
13:32o da sizin için hayırlıdır, eğer bilirseniz, eğer idrak eder, anlarsanız, diyor Rabbimiz.
13:40Buradaki tatavvu, kişinin, oruç tutmadığı her bir gün için,
13:46birden fazla fakiri doyurması biçiminde, bir tatavvu olarak da anlaşılmış,
13:53veya oruç tuttuğu halde, yine de bir fakiri doyurması biçiminde,
13:58bir tatavvu olarak da anlaşılmış.
14:02Gerçekten, orucun hastalıkla ilgisi vardır.
14:07Bu ayet, bunu açıkça belirtiyor.
14:10Fakat, Müslüman bir toplumda, Müslüman bir hayatın içinde,
14:14insanlar, oruca karşı çok alışkındırlar, çok dayanıklıdırlar.
14:21Bakıyoruz, adam, 70-80 yaşında ihtiyar bir adam,
14:25ya da hasta bir insanın, çok rahat bir şekilde orucu tuttuğunu görüyoruz.
14:32Ama, orucu tutmayanlar, veya oruç tutmamakta, diretenler,
14:37hastalık gibi, veya başka şeyler gibi, bahaneler bulmaya çalışıyorlar.
14:43Bunların, hepsi aslında hikayedir.
14:45Yani, bir Müslüman, gerçekten niyet ettim, acıkmamaya, dedi mi,
14:51çok rahat orucu tutabilir.
14:53İşte bakıyoruz, annelerimiz de, ninelerimiz de, gayet rahat tutabiliyorlar.
14:59Hasta olanlarımız bile, tutturmadığınız zaman, mahvoluyorlar değil mi?
15:05Ama, öbür tarafta, Müslüman bir toplum içinde,
15:08kınanmaktan dolayı, bazen oruç tutmak zorunda kalan adamlar,
15:13bakıyorsunuz, küçük bir baş ağrısından dolayı, hemen bozuyorlar.
15:18Efendim, oruç tutmak zor bir ibadettir.
15:22Herkes bunu beceremez.
15:23İşte, biraz müsaade etmeli, filan diye de,
15:27propagandalarını sürdürmeye çalışıyorlar.
15:29Aslında bu sesler, hayatlarında sınır tanımadan,
15:35hayatlarında haram helal dinlemeden,
15:38sürekli yemeye alışmış, imansız boğazların genirtisi,
15:42veya Allah'ın emirlerinden, midesi bozulmuş insanların,
15:47barsak gürültülerinden başka bir şey değildir.
15:49Şu anda, tüm dünya müstekbirleri,
15:55dünya insanlığının haklarını yemeye,
15:58kanlarını emmeye koştukları,
16:00bir türlü doyma bilmedikleri bir dünyada,
16:04Müslümanlar ise,
16:05onların yemek için çırpındıkları şeyleri yememek için,
16:10kullandıkları şeyleri kullanmama savaşı vererek,
16:14oruçla onlara çok muazzam bir ders vermektedirler.
16:17Oruçla Müslümanlar,
16:21helal lokmaya bile uzanmamak eğitiminden geçirilerek,
16:25haramlara karşı,
16:27böylece sakınma alışkanlığı kazanıyorlar.
16:30Veya Müslümanlar,
16:32oruçla helaliyle bile,
16:34belirli saatlerde cinsel ilişkiye girmeme eğitiminden geçirilerek,
16:40zinaya karşı,
16:41gayrimeşruya karşı meyletmeme özelliği kazanıyorlar.
16:45Veya Müslümanlar,
16:47açlık sayesinde,
16:49açların durumunu anlama imkanı bulabiliyorlar.
16:53Oruçta,
16:55o kadar çok hikmetler var ki,
16:57bunlar saymakla bitmez ve tükenmez.
17:01Oruç,
17:02sabrın yarısıdır.
17:04Hadis-i şerifi gereği,
17:06Müslümanlar,
17:07eşine benzerine rastlanmayacak bir sabır eğitiminden geçirilmektedirler.
17:12Bir anlamda oruç,
17:15malda ve bedende Allah'ı söz sahibi kabul etmenin ifadesidir.
17:22Yani oruç tutan bir Müslüman,
17:24malda da canda da Allah'ı söz sahibi kabul ediyor demektir.
17:28Zaten kişinin hayatta iki şeyi vardır.
17:32Bunlardan birisi canı,
17:34ötekisi de malıdır.
17:36Yani sahip olduğu şeylerdir.
17:37İşte,
17:38oruç tutan mümin diyor ki,
17:41Ya Rabbi,
17:42mal da senin,
17:43can da senin.
17:44Dün ye dedin yiyordum,
17:47bugün yeme dedin,
17:49bak yemiyorum Ya Rabbi.
17:50Ama şu anda iftar vakti,
17:53ye dediğin için yiyorum diyerek,
17:55Müslüman,
17:56malda da canda da Allah'ı söz sahibi kabul ediyor demektir.
18:01Oruç,
18:02kişinin hanımını,
18:05Allah'ın emaneti bilmesinin ifadesidir.
18:08Ya Rabbi,
18:09Ramazan'da yasak dedin,
18:11ben bu yasağa uydum.
18:13Bu konuda,
18:14seni söz sahibi biliyorum demesinin ifadesidir oruç.
18:18Hasılı,
18:20oruç baştan sona niyetten ibarettir ve sadece Allah'a aittir.
18:26Oruçla Müslüman,
18:28Allah için niyet taşıma konusunda,
18:30çok büyük bir deneyim kazanmaktadır.
18:34Şunu da söyleyelim burada,
18:36bunu,
18:37kişi ancak Allah için yapabilir.
18:40Kimse orucu bir başkası için tutamaz.
18:45Kimse bunu bir başkası için yapamaz.
18:48Yani bir başkası için yapsa,
18:51onun göremeyeceği bir yer buldu mu,
18:53rahatlıkla yer içer.
18:55Onu atlatma imkanı vardır.
18:57Kimse bu konuda onu zorlayamaz.
19:00Şu anda dünyanın hiçbir gücü,
19:03dünyanın hiçbir kuruluşu,
19:06milyarlarca insanın aynı anda çorbaya kaşık uzatmasını sağlayamaz.
19:12Hiçbir güç,
19:13bir saatliğine bile olsa bunu sağlayamaz.
19:16Onun içindir ki,
19:18oruç Allah içindir.
19:20Bir Müslüman,
19:21bunu ancak Allah için yapabilir.
19:23Onun içindir ki,
19:24bakın Rabbimiz,
19:25Buhari'nin savun bölümünde,
19:29şöyle buyuruyor,
19:31oruç benim içindir,
19:33ve onun mükafatını ancak ben vereceğim,
19:37buyurur.
19:38Oruç,
19:39sadece Allah için olunca,
19:41elbette onun mükafatını da,
19:43ancak Allah takdir edecektir.
19:46Evet,
19:47birilerine,
19:48belki zor gelebilir.
19:51Birileri onu zor görebilir.
19:53Halbuki bu iş ibadettir,
19:56kulluktur,
19:57taattır,
19:58takvadır,
19:59ve buna gücü yetenin,
20:01mutlaka yerine getirmesi gerekmektedir.
20:04Eğer insanın üstesinden gelemeyeceği bir şey olsaydı,
20:08zaten Allah-u Teala,
20:09bize böyle bir yük yüklemezdi,
20:12diyoruz.
20:13Bundan sonra,
20:14Bakara suresi,
20:15ayet 185.
20:18ayetinde,
20:19bakın Rabbimiz,
20:20şöyle diyor,
20:20Şehr-ü Ramazan,
20:23lezî unzile fîhîl-Kur'ân,
20:25hüden linnâsî ve beyyînâti minel hudâ vel fûrkân.
20:30Ramazan ayı,
20:32öyle bir aydır ki,
20:34onda insanlara yol gösteren,
20:36hakla batılı ayıran,
20:39hidayet rehberi,
20:41ve deliller halinde bulunan,
20:43Kur'an,
20:44o ayda indirildi.
20:45Kur'an,
20:47Ramazan ayında indirildi.
20:50Ramazan,
20:51deniliyor ki,
20:52Ramazan,
20:53Rabbimiz'in isimlerinden biridir.
20:55Bundan dolayı,
20:57Ramazan geldi,
20:58Ramazan gitti filan dememek lazımdır.
21:00Ramazan ayı geldi,
21:03Ramazan ayı çıktı,
21:05demek gerekir.
21:06Yahut da,
21:08Ramazan,
21:08işte,
21:09Muharrem,
21:10Safer,
21:10Rabi'ul Evvel,
21:12Rabi'ul Ahir,
21:13Cemaziyel Evvel,
21:14Cemaziyel Ahir,
21:16Recep,
21:16Şaban,
21:17Ramazan,
21:17Şevval,
21:18Zilkade,
21:19ve Zilhicce aylarından bir tanesidir.
21:24Evet,
21:25bu aylardan bir tanesidir Ramazan,
21:27ama farklı bir aydır.
21:29Çünkü işte Rabbimiz ortaya koydu,
21:32okudum ayeti kerimeyi,
21:34bu ayda Kur'an indirilmiştir.
21:37Ve yine,
21:38bu ayın hangi gecesinde,
21:40Kur'an indirildiğine dair,
21:44Duhan suresinde,
21:45ve Kadır suresinde bilgi görüyoruz.
21:49Görüyoruz ki,
21:50bu Kur'an,
21:51mübarek bir gecede indirilmiş,
21:53bu mübarek gecenin isminin de,
21:56Kadır gecesi olduğunu,
21:57ve bu gecenin de,
21:59Ramazan'ın içinde bir gece olduğunu biliyoruz.
22:02Evet,
22:03bu ayda Kur'an inmeye başlamıştır.
22:07Ya bu ayda,
22:08Melekut semasından,
22:10dünya semasına,
22:11toptan indirilmiş Kur'an,
22:13ve sonra peyderpey inmeye başlamıştır dünyaya,
22:17veyahut da Kur'an,
22:18bizzat bu ayda inmeye başlamıştır.
22:22Artık,
22:22bu ayın şerefinden dolayı mı,
22:25bu ayda Kur'an inmeye başlamıştır,
22:27yoksa Kur'an indiğinden dolayı mı,
22:30bu ay şeref kazanmıştır,
22:32bunun tartışmasına girmenin,
22:34anlamsızlığını kabul ediyoruz.
22:36Bu ayda Kur'an inmeye başlamıştır.
22:39Bunun ötesinde de,
22:41elimizde başka bir delil yoktur.
22:43Öyle bir Kur'an ki,
22:45Hudenlinnas,
22:46tüm insanlık için bir hidayettir,
22:50tüm beşeriyet için yol göstericidir.
22:53ve beyinatim minel hudâ vel furkân,
22:57hidayetin beyanları vardır onda,
23:00hidayetin açıklanması vardır onda,
23:04ve de,
23:05furkandır o Kur'an.
23:07yani,
23:09furkandır bu kitap.
23:12Yani,
23:13hakla batılı ayırt etme özelliğine sahip olan bir kitaptır bu Kur'an,
23:18bir de,
23:19hakkı batılı fark ettirme özelliğine sahip olan bir kitaptır bu Kur'an.
23:25Bu kitabı tanımadan,
23:29bu kitapla tanışmadan,
23:31bizim hak ve batılı tanıma imkanımız yoktur.
23:36Furkana ulaşmadan,
23:38bizim hakkı ve batılı tanıyıp,
23:41hakka tabi olup,
23:43batıldan uzaklaşmış bir hayata ulaşmamız,
23:46kesinlikle mümkün değildir.
23:48Bir de,
23:49bu bize şunu hatırlatıyor ki,
23:53değer yargısı olarak,
23:54bizim Allah'tan,
23:57Allah'ın kitabından başka birilerini kabul etme hakkımız yoktur.
24:03Yani,
24:04bir şeye iyi ya da kötü deme yetkimiz yoktur.
24:09Bir şeye haram ya da helal deme hakkımız yoktur.
24:14Şu anda birilerine sorsanız,
24:16hepimiz ayrı ayrı,
24:17işte bu iyi, şu kötü diyeceğiz.
24:20Öyle değil,
24:21Allah'a soracağız.
24:22Allah iyi demişse iyidir,
24:25Allah kötü demişse kötüdür.
24:27E ya bana göre bu iş böyle olmalı?
24:30Olmaz.
24:31Sana göre olmaz.
24:32Bana göre de olmaz.
24:34Ya ne?
24:35Dikkat ederseniz,
24:36şu anda,
24:37demokratik bir hava içinde,
24:39insanlar,
24:40herkese,
24:41her şeyi soruyorlar da,
24:43Allah'a sormuyorlar.
24:46problemleri Allah'a sormamanın sebebi de,
24:49o probleme çözümü Allah'ça buldunuz mu?
24:53Artık diğer insanların,
24:55hayat hakkı olmayacak da ondan.
24:58Çünkü,
24:58hak ve batılı en iyi bilen Allah'tır.
25:02Hak ve batılı en iyi halleden Allah'tır.
25:06Furkan olan Allah'ın kitabıdır.
25:09Öyleyse,
25:10hak ve batıl konusunda,
25:13haram ve helal konusunda,
25:15iyi ve kötü konusunda söz sahibi de,
25:18sadece Allah'tır ve Allah'ın kitabıdır.
25:21Bakın Allah diyor ki,
25:23Hudenlinnaz,
25:24tüm insanlar için hidayettir bu kitap.
25:28Halbuki,
25:29biz Bakara suresinin başındaki ayetlerde görmüştük ki,
25:34Hudenlilmuttakiyyin buyurmuştur Rabbimiz.
25:37Yani bu kitabın,
25:38müttakiler için hidayet kaynağı olduğunu görmüştük orada.
25:42Ama burada yine gördük ki,
25:44Hudenlinnaz imiş bu kitap.
25:47Yani,
25:48tüm insanlar için hidayet kaynağıymış.
25:52Bunun anlamını şöylece ifade edebileceğiz.
25:55Evet,
25:56bu kitap insanların tamamı için hidayettir.
26:00Yani,
26:01tüm insanlığı hidayete ulaştırmak için gelmiş bir kitaptır bu.
26:06Bırakın,
26:085-6 miller insanı,
26:10bunun karesini,
26:11küpünü alın,
26:1260 miller olsun,
26:14160 miller olsun,
26:16veya ifade edilemeyecek kadar çok olsun isterse dünya nüfusu,
26:20insanlığın tümünü hidayet etme özelliğine sahiptir bu kitap.
26:25Yeter ki insanlık bu kitaba inansın ve problemlerini bu kitaba göre çözmeye karar versin.
26:35Yeter ki insanlık Allah'la barışmaya karar verip,
26:40Ya Rabbi bizi kendine yönelt.
26:43Ya Rabbi bu kitabınla bizi hidayete ulaştır.
26:47Biz senin kitabını temel çözüm kabul ettik diyebilsinler,
26:51dünya nüfusu ne kadar çok olursa olsun,
26:54bilelim ki bu kitap tüm insanlığın problemlerini çözecektir.
27:00O zaman bu kitap,
27:02tüm dünya insanının problemlerini ne cins olursa olsun,
27:07hepsini birer birer çözecektir.
27:10Tüm dünya insanlığını düze çıkaracaktır.
27:13Bu kitap,
27:14bunda hiçbir kimsenin şüphesi olmasın.
27:17Çünkü Allah öyle diyor.
27:20Ama bu insanların hepsi,
27:23bu işi gönül rızasıyla kabul etmediklerinden,
27:26etmeyeceklerinden dolayı,
27:28orada Rabbimiz Hudenlil Muttakiyin demişti,
27:31bakın burada da Hudenlil Nas buyurmuş.
27:35Yani siz bilirsiniz,
27:38müttakiler hidayeti kabul ettiler
27:41ve onlara hidayet kaynağı oldu bu kitap.
27:44Yani tüm insanlığa hidayet kaynağı olarak inen bu kitaptan,
27:50ancak hidayete talip olanlar,
27:53ancak bu kitaba başvuranlar,
27:55problemlerini bu kitaba arz edenler faydalanacaklar,
27:59talip olmayanlar da bundan mahrum olacaklar anlıyoruz.
28:02Evet,
28:04bu kitap,
28:06beyinattır da aynı zamanda.
28:08Yani,
28:09her şey delilleriyle bellidir.
28:13Ayetler belli,
28:15yasalar belli,
28:16hukuk belli,
28:17ekonomi belli,
28:18siyaset belli,
28:20dünya belli,
28:21ahiret belli,
28:22cennet belli,
28:23cehennem belli,
28:25her şey en küçük bir şüpheye mahal bırakmayacak şekilde,
28:28Rabbimiz tarafından bu kitapta belirtilmiştir,
28:33açıklanmıştır ve ortaya konmuştur.
28:36Bundan sonra Rabbimiz buyurur ki bakın,
28:39kim bu ayın hilalini görürse,
28:42artık orucunu tutsun.
28:44Ramazan ayı,
28:46İslami aylardandır,
28:48Kameri ayların da dokuzuncusudur.
28:50Şehir,
28:52bir ayın doğup ışık verir hale geldikten sonra,
28:55kaybolup tekrar doğması suretiyle,
28:58böylece bir defa devrinden ibaret olan zamana,
29:02Arapça'da şehir denir.
29:05Müminlerden her kim ki bu mübarek aya şahit olursa,
29:10hazır ve mukim olursa,
29:12oruç tutsun diyor Rabbimiz.
29:15Şahit,
29:16şuhud kelimesi de şu anlamlara gelmektedir.
29:21Birincisi,
29:22bu ayda bil fiil hazır olan,
29:25yani hayatta olan,
29:27ya da vatanında mukim olan kişi demektir.
29:30Bir ikinci manası da,
29:32şehri,
29:33yani bu ayı,
29:34açık bir ilimle müşahede eden demektir.
29:37Yani bu ayın girdiğini,
29:39kesin bir bilgiyle bilen,
29:40veya bizzat müşahede eden,
29:42hilale şahit olan demektir.
29:45Öyleyse şöyle diyeceğiz,
29:48Femen şehide min kumu şehra felyesumhu,
29:51her kim hilali görürse,
29:54oruç tutsun.
29:55Ya da,
29:57sizden herhangi biriniz hilali görünce,
29:59her bireriniz oruç tutsun demektir,
30:02bunun manası.
30:03Böylece anlıyoruz ki,
30:05muteber bir şahitle de,
30:07orucun tutulması,
30:08caiz olmaktadır.
30:09Biliyoruz ki,
30:11Ramazan orucunu tayin eden hilaldir.
30:14İleride gelecek,
30:16Bakara suresinin,
30:17ilerideki ayetlerinde,
30:19Rabbımız buyuracak ki,
30:21يَسْأَلُونَكَ عَنِ الْأَهِلَّهِ
30:23قُلْ هِيَ مَوَاقِيْتُ لِلنَّاسِ وَالْحَجِّ
30:27Peygamberim,
30:28sana hilalleri soruyorlar.
30:31Senden hilalleri soruyorlar.
30:33De ki,
30:34o insanlar ve haç için vakitlerdir.
30:38İşte bu ayeti kerime,
30:39bize kesinlikle gösteriyor ki,
30:42şer'an,
30:42Ramazan'ı tayin eden hilaldir.
30:46Bu konuda,
30:47Rasul-i Ekrem Efendimizin de,
30:49pek çok hadisi vardır.
30:50Onlardan bir tanesi,
30:51bakın Bukhari'de,
30:53sadece mealen okuyayım.
30:55Allah'ın Rasulü diyor ki,
30:58hilali görünceye kadar oruç tutmayın.
31:01Eğer üzeriniz bulutlanır da,
31:03hilali göremezseniz,
31:05o zaman otuz günü ölçü yapın diyor,
31:08Allah Rasulü.
31:09Ebu Davud'da da,
31:10bu otuzun nasıl ölçü yapılması gerektiğini de,
31:14Allah'ın Rasulü şöyle anlatıyor,
31:16Şaban ayının sayısını otuza tamamlayabilir.
31:20Sayınız buyuruyor.
31:21Öyleyse,
31:23Femen şehide min kumuş şehra fel yasumhu,
31:26ayetinde ortaya konulan,
31:28aya şahit olmanın,
31:30geçerli,
31:31şer'i sebeplerini,
31:33bu hadisleriyle,
31:34Allah'ın Rasulü,
31:35son derece açık ve net bir biçimde,
31:38ortaya koyuyor.
31:39Bu meselede,
31:40kesinlikle,
31:41iştihada yer yoktur.
31:43Yani,
31:44otuz tamam olunca,
31:46başka hiçbir delile gerek kalmaz.
31:48Ama,
31:49bazen,
31:50İslami aylar,
31:5229 çekebilir.
31:54İşte bu durumda,
31:55bir delile ihtiyaç vardır,
31:57o da hilalin,
31:59bizzat görülmesidir diyoruz.
32:01Yani,
32:02bizzat hilali görerek bilmektir.
32:06Ama,
32:07göreni duymakla,
32:08amel etmek de,
32:10görmeye dayanan,
32:11bilgiyle amel etmek sayılmıştır.
32:13İşte,
32:15bir kişi delildir,
32:17iki kişi delildir gibi,
32:19bu konuda,
32:19sözler söylenmiş.
32:21Burada,
32:22şunu da söyleyelim,
32:24hilali araştırmak,
32:26bütün Müslümanlar üzerine vaciptir.
32:29Müslümanlar arasında,
32:31bugün olduğu gibi,
32:32bu vazife ihmal edilir de,
32:34araştırma,
32:35her yerde,
32:36tek tük birkaç Müslüman üzerinde kalırsa,
32:39bu vazifeyi,
32:40yerine getirmekten kaçanların,
32:43vazifeyi yerine getirenleri,
32:45yalanlamaya da,
32:46hiçbir zaman hakları yoktur.
32:49İşte,
32:50görüyoruz,
32:51bugün ısrarla bu işi,
32:52gök bilimine bağlamaya çalışanları görüyoruz.
32:56Halbuki,
32:57bu konuda,
32:58gök bilimi,
32:59hesaplarına itibar edilmez.
33:02Zira,
33:03gök bilimi,
33:05hesapları,
33:06hilali görmeye dayanan,
33:08bir ilim değil,
33:09bu konuda,
33:10delil getirmeye dayanan,
33:12bir ilimdir.
33:13Bunu bir daha söyleyeyim,
33:15gök bilimi,
33:16hesapları,
33:18hilali görmeye,
33:19dayanan,
33:20bir ilim değil,
33:22delil getirmeye dayanan,
33:23bir ilimdir.
33:24Bu açıdan,
33:26ayet ve hadislerde,
33:27anlatılan,
33:28görme mevkiinde,
33:29olamaz onlar.
33:30Bir de,
33:32bu delile dayanan,
33:33ilim,
33:34sadece bu konuda,
33:36ileri gelen,
33:37fen erbabına mahsustur.
33:40Yani,
33:40Ramazan'ın subutunu,
33:42bu ilme bırakmak demek,
33:44tüm Müslümanları,
33:45bu ilme uymaya,
33:47ve taklide zorlamak demektir.
33:49Böylece,
33:50Allah korusun,
33:52Müslümanlar,
33:53bir,
33:53ibadette,
33:54aracılara,
33:55mecbur bırakılmış,
33:56ve hilali araştırma,
33:59ibadet ve zevkinden,
34:00mahrum bırakılmışlar demektir.
34:03Halbuki,
34:04ay,
34:05gökyüzündeki ay,
34:06bizim Rabbimiz'in,
34:08ayetlerinden,
34:09biridir,
34:10ve bizim,
34:11sürekli,
34:11Rabbimiz'in,
34:12ayetleriyle,
34:13karşı karşıya,
34:14gelmemiz,
34:14istenmektedir.
34:16Gök ayetleriyle,
34:17yer ayetleriyle,
34:19sürekli,
34:20iç içe olmamızı,
34:21istemektedir,
34:22Rabbimiz bizden.
34:23Ama,
34:24maalesef,
34:25diyeyim,
34:26hesaba göre,
34:27bir hayat yaşamaya,
34:28alışmış,
34:29insanların,
34:29ne gökteki ayetlerden,
34:32ne de,
34:33yerdeki ayetlerden,
34:35haberi olmamaktadır.
34:38Zaten,
34:39üstüne üstlük,
34:40şu şehir hayatı,
34:41bizim,
34:42semayla ilgimizi kesmiştir.
34:44Ama,
34:45hayatı,
34:47statik değil de,
34:48dinamik olan,
34:49ve,
34:50sürekli,
34:50Rabbimiz'in,
34:51ayetleriyle,
34:52iç içe,
34:53yaşamaya,
34:54çalışan,
34:55yani,
34:56hayatı,
34:57sürekli,
34:58Rabbimiz'in,
34:58ayetlerinin,
34:59egemenliğinde,
35:00olan insanlar,
35:02göklerle,
35:03ve yerle,
35:03iç içe olur.
35:05Sürekli,
35:05ayetlerden,
35:06mesaj alır gider.
35:08Her ilmin,
35:09kendine has,
35:10metodu vardır.
35:12İlim,
35:13belirlediği,
35:14bu metotla,
35:15hareket etmek,
35:15zorundadır.
35:17Bu,
35:18metodu,
35:18terk etmesi demek,
35:19ilmin,
35:20kendi kendisini,
35:21inkar etmesi demektir.
35:22Tabi,
35:24ilmin,
35:24her ilmin,
35:25kendine has,
35:26nasıl,
35:26bir metodu varsa,
35:28İslam'ın da,
35:28kendisine,
35:29mahsus metodu vardır.
35:31Mesela,
35:32bakın,
35:33astronomi,
35:34ilminin,
35:34metoduna göre,
35:360,
35:3610'da 1,
35:370,
35:3810'da 2,
35:380,
35:3910'da 3,
35:390,
35:4010'da 4,
35:400,
35:4110'da 5,
35:42ve,
35:420,
35:4310'da 9 dereceye kadarki hilal,
35:45eksik bir hilaldir.
35:47Yani,
35:48astronomi,
35:48ilmi,
35:49bu küçüklükteki hilalleri,
35:51eksik kabul ediyor.
35:52Ve,
35:53işte,
35:53birinci dereceye kadar büyümedikçe,
35:56onu hilal kabul etmiyor.
35:58E,
35:58bu ilmin metodu.
35:59Ama,
36:00İslam da diyor ki,
36:01hangi büyüklükte olursa olsun,
36:04hilali gördünüz mü,
36:05oruca başlayın.
36:06Ne kadar küçüklükte olursa olsun,
36:09hilali gördünüz mü,
36:10bayram yapın,
36:11diyor İslam.
36:11yani,
36:13bu hilalin büyüklüğü,
36:15küçüklüğü konusunda,
36:17herhangi bir şartta bulunmuyor İslam.
36:20İlim,
36:21bu metodundan vazgeçmediği,
36:24bu metodundan taviz vermediği sürece,
36:27İslam'la uyuşması,
36:29kesinlikle mümkün değildir.
36:31Yani,
36:32ya İslam taviz verecek,
36:33ya da ilim,
36:34bu metodundan vazgeçecek,
36:36bunun,
36:36başka çaresi de yoktur.
36:38Bakın,
36:40bir ara,
36:40Almanya'da bulunduğum sırada,
36:43hilali gözetlemek için,
36:44Dortmund şehrinin ortasında,
36:47şehri gözetlemek için yaptıkları,
36:49çok yüksek bir binaya çıkmıştık.
36:52Biz orada beklerken,
36:54planetarium dedikleri,
36:55gök araştırma kurumundan da,
36:57bir kısım insanlar geldiler.
36:59Ellerinde,
37:00semayı seyretmeye yarayan,
37:02bir kısım aletler vardı.
37:04Sorduk,
37:05ne için geldiklerini,
37:06dediler ki,
37:06biz de,
37:07sizin geldiğiniz sebeple geldik.
37:09Yani,
37:09biz de hilali araştırmaya geldik,
37:10dediler.
37:11Ve şunu ilave ettiler.
37:13Bu akşam,
37:14sizin hilal çıkacak,
37:15ama,
37:16bizim hilal çıkmayacak.
37:18E,
37:18dedim ki,
37:18ya nasıl olur,
37:19bizim hilal,
37:20sizin hilal diye,
37:21böyle ayrı iki hilal mı var?
37:23Adam dedi ki,
37:24bugün,
37:24size bu aletle hilali göstereceğim.
37:27Ama,
37:27bizim metodumuza göre,
37:29bu hilal,
37:29eksik bir hilal olduğu için,
37:31biz onu,
37:32bugünün hilali kabul etmiyoruz,
37:34dedi.
37:34Henüz,
37:35güneşin batmasına,
37:36bir 10-15 dakika vardı,
37:38adam elindeki aletlerin,
37:40maharetini gösterebilmek için,
37:424-5 kilometre uzakta,
37:44bir evin içine kadar bizi soktu.
37:46Yani,
37:46gerçekten müthiş bir aletti,
37:48elindeki alet.
37:49Daha sonra,
37:50adamlar,
37:52bizim göremeyeceğimiz kadar,
37:53küçük hilali,
37:55elindeki aletle bize gösterdi,
37:57ve o zaman,
37:58bu konuda,
37:59hiçbir şüphem kalmadı.
38:00artık anladım ki,
38:02bizim hilal,
38:03görülmüştü,
38:04ama,
38:05ilim,
38:05kendi metotlarından,
38:06taviz vermeyecek,
38:07ve onu,
38:08asla hilal kabul etmeyecekti.
38:11Bu ilmin verilerine,
38:13itimat konusunda,
38:14elimizde hiçbir nas yoktur.
38:16Yani,
38:17bununla şunu demek istiyorum.
38:18İlmin verileri,
38:20mutlak doğru olsa bile,
38:22usul yanlıştır.
38:23Hani,
38:24usulsüzlük,
38:25usulsüzlük gerektirir,
38:27diye bir söz de vardır.
38:28Kıble meselesi de böyledir.
38:31Kıbleyi bilemediği bir ortamda bulunan,
38:34çevrede sorabilecek birileri varken,
38:37sormadan,
38:38veya kendisi de araştırmadan,
38:40kıbleye dönen birisi,
38:42velev ki doğru dönmüş olsa bile,
38:44yaptığı iş yanlıştır.
38:46Neden?
38:47Çünkü,
38:48usulsüz iş yapmıştır da ondan.
38:50Müslümanların,
38:51ihlali araştırmaları,
38:53üzerlerine vaciptir.
38:55Müslümanlardan bir tanesi bile,
38:58hilali görürse,
38:59hemen oruç tutmaları gerekmektedir.
39:02Bakın,
39:04İbni Ömer Efendimiz der ki,
39:06Ramazan hilalini görmek için,
39:08Müslümanlar harekete geçtiler.
39:10Hiç kimse göremedi,
39:12ve sadece ben gördüm,
39:14ve Resul-ü Ekrem Efendimiz'e gelip,
39:16hilali gördüğümü haber verince,
39:18Allah'ın Resulü oruç tuttu,
39:20ve Müslümanlara da,
39:22oruç tutmalarını emretti.
39:24Hadise,
39:25Ebu Davud'da anlatılıyor.
39:28Yine,
39:28Abdullah der ki,
39:30bir Arabi,
39:31Resulullah'a gelerek,
39:32Ey Allah'ın Resulü,
39:34ben Ramazan hilalini gördüm dedi,
39:37Allah'ın Resulü ona,
39:39La ilahe illallah'a,
39:41şehadet ediyor musun dedi,
39:43Arabi de,
39:44evet şehadet ediyorum dedi,
39:46Resul-ü Ekrem,
39:47Muhammed'in,
39:48Allah'ın Resulü olduğuna,
39:50şehadet ediyor musun dedi,
39:52Arabi de,
39:52evet deyince,
39:53Allah'ın Resulü,
39:55Ey Bilal,
39:56kalk Müslümanlara haber ver,
39:57oruç tutsunlar buyurdu.
39:59Yine,
40:00Ebu Davud ve Tirmizi,
40:02bu hadiseyi nakletmektedir.
40:05Alimlerimizin beyanına göre,
40:07hilalin,
40:08sadece,
40:09bir yerde görülmesi de yeterlidir.
40:12Yani,
40:13dünyanın herhangi bir yerinde,
40:15hilal görüldüğü zaman,
40:16bütün Müslümanların,
40:17buna uyma mecburiyetleri vardır.
40:19Zira,
40:21demin okudum hadisi,
40:23sumu liru'yetihi,
40:25ve afturu liru'yetihi,
40:28hilali gördüğünüz zaman,
40:30gibi hareket etmek zorundadırlar.
40:32Yani,
40:33Müslümanların hepsi,
40:34aynı gün bayram etmek zorundadırlar.
40:38Bu,
40:38Müslümanların birliği açısından da,
40:41çok hoş bir netice doğuracaktır.
40:44Evet,
40:45Rabbimiz,
40:46bundan sonra şöyle buyuruyor,
40:48وَمَنْ كَانَ مِنْكُمْ مَر۪يظًا
40:51اَوْ عَلَى سَفَرٍ
40:52فَعِدَّتُمْ مِنْ اَيَّا مِنْ اُخَرٍ
40:55Kim de,
40:57hasta olur,
40:58veya,
40:59sefere çıkarsa,
41:00seferde bulunursa,
41:02tutamadığı günler sayısınca,
41:04başka günlerde,
41:06onu kaza etsin,
41:08başka günlerde,
41:09onu tutsun.
41:11Demek ki,
41:12tutamadığı günleri,
41:13mutlaka tutmak zorundadır.
41:15peki,
41:17acaba,
41:18niye böyle,
41:19hasta ve seferde olanlara,
41:21oruç tutmama,
41:21ruhsatı verilmiş?
41:23Bakın,
41:24ayetin devamında,
41:25Rabbimiz onu,
41:26şöyle açıklıyor.
41:28يُرِيدُ اللّٰهُ بِكُمُ الْيُسْرَ
41:30وَلَا يُرِيدُ بِكُمُ الْعُسُرُ
41:32Allah size,
41:34sizin için kolaylık diler,
41:36sizin hakkınızda,
41:38Allah güçlük dilemez.
41:40Onun için,
41:42hastalık ve sefer hallerinde,
41:44orucu terk etmenizi,
41:46size mubah kılmıştır Rabbiniz.
41:49İslam dini,
41:50kolaylık dinidir.
41:52Bizim dinimiz,
41:54semahat dinidir.
41:55Bakıyoruz,
41:57gerçekten,
41:57Resulullah Efendimizin,
41:59ameli uygulamalarında,
42:01o kadar kolaylıklar görüyoruz ki,
42:03aklı hayale gelmez.
42:05Aklıma gelen birini,
42:07şöylece,
42:08inşallah anlatayım.
42:11Adamcağızın biri,
42:12dayanamayarak orucunu bozuyor.
42:15geliyor Resulullah Efendimiz'e,
42:17Ya Resulallah,
42:18ben bir iş ettim,
42:19ben bir iş yaptım,
42:20diyor.
42:21E ne yaptın,
42:22hayrola diyor Allah'ın Resulü,
42:24ben orucu bozdum,
42:25diyor.
42:26Diyor ki,
42:28Allah'ın Resulü,
42:28o zaman 61 tutman lazım.
42:31E Ya Resulallah,
42:32ben birini tutamadım,
42:34ben birine bile dayanamadım,
42:3660 gün nasıl dayanayım,
42:37der.
42:38Ve nasıl olduğunu da anlatıyor,
42:41Peygamberimize.
42:42Resul-i Ekrem Efendimiz diyor ki,
42:44o zaman git,
42:4560 fakiri doyur,
42:47diyor.
42:48Adam diyor ki,
42:49Vallahi Ya Resulallah,
42:51kimseye verebilecek hiçbir şeyim yoktur,
42:53diyor.
42:54Allah'ın Resulü,
42:55komşulardan bir şeyler getirtiyor,
42:58ve git bunu mahallendeki fakirlere dağıt,
43:00diyor.
43:02Adam diyor ki,
43:03Vallahi Ya Resulallah,
43:04bizim mahallede benden daha fakir birisi yoktur,
43:07diyor.
43:07Allah'ın Resulü,
43:09dişleri görünürcesine gülüyor,
43:11ve sonra diyor ki,
43:13git,
43:14o zaman kendin ye bunları,
43:15diyor.
43:16Yani,
43:17şu oruca bakın.
43:19Yani,
43:20adam hanımıyla beraber olacak,
43:23oruca dayanamayacak,
43:25orucu bozacak,
43:26şu adama bakın,
43:28ve,
43:30bu oruç bozmanın,
43:31sonucuna bir bakın.
43:33Yani,
43:34keffarete bakın,
43:35affa bakın,
43:36müsamahaya bakın.
43:37Ama,
43:38öteki ne kadar samimi değil mi?
43:41Bu,
43:42samimiyete karşı,
43:43samimi bir sonuç geliyor,
43:45Allah'ın Resulü,
43:47Hz. Muhammed Aleyhisselam.
43:49Evet,
43:50Allah size,
43:51bu kolaylıkları sağlamıştır.
43:53Öyleyse,
43:54sizler de,
43:54veli tükmilul iddete,
43:57veli tükebbirullahi ala ma hedakum,
44:00ve leallekum teşkurun.
44:03Öyleyse,
44:04bu kolaylığı,
44:06sayıyı tamamlamanız,
44:08ve size yol gösterdiğinden dolayı,
44:11size hidayet ettiğinden dolayı,
44:14Allah'ı büyük tanımanız,
44:15Allah'ı büyüklemeniz için,
44:17meşru kılmıştır.
44:18ve leallekum teşkurun,
44:21umulur ki,
44:22şükredersiniz,
44:23Rabbınıza karşı,
44:24size bu kolaylıkları sağlayan,
44:26Rabbınıza karşı,
44:27teşekkür edersiniz.
44:30İnsan kolaylığı görünce,
44:32hemen,
44:32Allahu Ekber der,
44:33değil mi?
44:34Rabbımın,
44:36ne büyük lütufları vardır.
44:38Rabbımın,
44:39ne güzel lütufları vardır,
44:41diyecek,
44:41ve bu hidayetinden dolayı,
44:44sağladığı bu kolaylığından dolayı,
44:46Allah'ı büyükleyeceğiz,
44:48Allahu Ekber diyeceğiz,
44:50ve Allah-u Teala'ya kulluk yapacağız.
44:53Oruç,
44:54ayetlerinin bir bölümü burada bitiyor.
44:58Oruç ayetleri arasında,
45:00bakın bir ayet geliyor.
45:03Ayet 186,
45:05وَاِذَا سَأَلَكَ عِبَادِ عَنِّي فَاِنِّي قَرِيبٌ
45:10Kullarım,
45:11beni senden soruyorlarsa,
45:14ben onlara çok yakınım.
45:16ben onlara çok yakınım,
45:19diyor Rabbımız.
45:20Eğer,
45:21Peygamberim,
45:22kullarım beni senden soruyorlarsa,
45:24ne soruyorlar?
45:26Nasıl dua edelim?
45:28Bağıralım mı?
45:29Çağıralım mı?
45:31O bizi duyuyor mu?
45:33Rabbımız bizi görüyor mu?
45:35Bizden haberdar mı?
45:36Vesaire,
45:37vesaire,
45:38sorular soruyorlardı,
45:40Peygamberimize.
45:40Allah diyor ki,
45:41bakın,
45:42ben onlara yakınım.
45:43اُجِبُ دَعْوَتَ دَاعِ
45:47اِذَا دَعَانِي فَلْيَسْتَجِبُوا لِي وَلْيُؤْمِنُوا بِي لَعَلَّهُمْ يَرْشُدُونَ
45:53Dua ettikleri zaman,
45:55ben onlara icabet ederim.
45:59Dua edenin,
46:00duasına icabet ederim.
46:02Onlar da bana icabet etsinler.
46:04Yani,
46:05hep dua etsinler bana.
46:07Bana iman etsinler.
46:08Hep benim yolumda yürüsünler.
46:11Ve böylece,
46:11doğru yolda olanlardan olsunlar.
46:14Evet, bakıyoruz,
46:16oruç ayetlerinin arasında,
46:19birdenbire bir dua ayetiyle karşı karşıya geliyoruz.
46:22Yani bir kişinin Allah'a en yakın olduğu zaman,
46:26sabırla birlikte olduğu zamandır.
46:29Ve sabır da oruçtur.
46:32Dua da Allah'la beraber oluştur.
46:36Rabbimiz bakın,
46:38dikkatinizi çekmiştir,
46:40bizim için kullarım diyor.
46:42Yani bu ne büyük bir şereftir ya.
46:45Yani bu hıtap,
46:47üstelik oruç ayetlerinin arasında geliyor.
46:49Allah kullarım buyurarak,
46:52bizi kendisine izafe ediyor.
46:55Bu şerefin,
46:56bu yakınlığın,
46:58bu ünsiyetin yanında,
47:00orucun meşakkatı ne değer ifade eder de,
47:03yani bunu duyan bir Müslümanda,
47:06yorgunluk olur mu?
47:07Bunu işiten bir Müslümanda,
47:09meşakkat kalır mı?
47:11Şereflerin belki en rücesi.
47:13Kullarıma söyle peygamberim diye,
47:16bizi üçüncü şahıs zamiriyle de,
47:19kullanmıyor Rabbimiz.
47:21Üstelik,
47:22bizi kendisine muhatap kabul ediyor,
47:24bize yöneliyor,
47:25ve bizzat kendisi,
47:27bizim sorularımıza cevap verme lütfunda bulunuyor.
47:31Yakınım diyor.
47:33Dualarınızı işitirim demiyor bakın.
47:35Siz bana dua edince,
47:37ben anında icabet ederim diyor.
47:39Bu ayeti kerimede,
47:42anlayabildiğimiz kadarıyla,
47:44bize anlatılmak istenenleri,
47:46şöyle kısaca bir özetleyin bakın.
47:49Birincisi,
47:51Allah bize bizden,
47:53bize her şeyden daha yakındır.
47:56Rabbimiz bize şah damarımızdan daha yakındır.
48:00Hani,
48:01Kavf suresinde,
48:02bir ayeti kerimesinde,
48:04Rabbimiz o hususu şöyle anlatıyordu.
48:06وَنَحْنُ اَقْرَبُ اِلَيْهِ مِنْ حَبْلِ الْوَرِيْتِ
48:10Biz,
48:11kulumuza,
48:12insana şah damarından daha yakınız.
48:15Buna göre,
48:16madem ki,
48:17Allah bize bu kadar yakındır,
48:19o halde,
48:20Allah'a dua ederken,
48:22onu uzakta bilip,
48:24işitmez zannedip,
48:25bağırıp çağırmanın,
48:27hoplayıp zıplamanın,
48:29hiç mi hiç anlamı yoktur.
48:31Nitekim,
48:33birilerinin böyle yüksek sesle,
48:35bağırıp çağırarak,
48:36dua ettiklerini gören,
48:37Allah'ın Resulü,
48:39bakın,
48:39şöyle buyurmuştu.
48:41Sizler,
48:42sağıra ve gaibe dua etmiyorsunuz.
48:45Yani,
48:46duymayan birine,
48:47ya da,
48:48sizden uzakta olan birine,
48:49dua etmiyorsunuz.
48:50Her halde,
48:51işiten ve yakın olan birine,
48:53dua ediyorsunuz,
48:54buyurmuştu.
48:55Madem ki,
48:57Allah bize bizden daha yakın,
49:00Allah bize bizden ve herkesten daha yakındır,
49:04o halde,
49:05duada birilerinin aracılığına,
49:07gerek yoktur.
49:09Yani,
49:10dua ederken,
49:11aracı kullanmaya da gerek yoktur.
49:14Bir kere,
49:15Rabbim,
49:16beni duymaktadır,
49:18ve ben,
49:19Rabbıma,
49:20kendim vizet dua edebilmeliyim.
49:22Yani,
49:23birilerinin gölgesinde,
49:25birilerinin vasıtasında,
49:26dua ederek,
49:27şahsiyetimin ezilmesine gerek yoktur.
49:30Yani,
49:31bundan sonra,
49:32kime boyun eğecek de mümin,
49:34kimden korkacak da,
49:36yani,
49:36kime sığınacak da mümin,
49:38Allah kendisine o kadar yakın ki,
49:40Ya Rab,
49:41dediği anda,
49:42telsizsiz,
49:43telgrafsız,
49:45telefonsuz,
49:46aracısız,
49:47anında duyan,
49:48bir Allah'la karşı karşıya ise mümin,
49:50aracılara ne gerek var da ya?
49:53Yani,
49:53hiç kimse kişiye Allah kadar yakın olmadığına göre,
49:57hiç kimse bana Allah kadar yakın olmadığına göre,
50:01aracılar kullanarak,
50:03şirke düşmenin de anlamı kalmamıştır.
50:06Bir de,
50:07günahsız bir ağızla dua etmeye çalışmalıyız.
50:10Bakın,
50:12Allah'ın Resulü,
50:13Tirmizi'deki,
50:14bir hadislerinde,
50:15şöyle buyuruyor,
50:17kişi,
50:18günah işleyip,
50:19sıla-i rahmi,
50:21terk etmedikçe,
50:22kat etmedikçe,
50:23ve de,
50:24acele etmedikçe,
50:25Allah-u Teala,
50:26onun duasını,
50:27reddetmez buyuruyor.
50:29Yani,
50:30helal gıda,
50:31çok önemlidir dua için.
50:33Bakın,
50:34Allah'ın Resulü,
50:35bir adamdan söz eder.
50:37Adam,
50:39Allah için yollara düşmüş,
50:41cihada çıkmış,
50:42sefere çıkmış,
50:44ilahi kelimetullah adına çıkmış,
50:46Allah'a dost kazandırmak,
50:48için çıkmış,
50:49tebliğ yapmak için,
50:50emri bil maruf yapmak için,
50:52veya savaşarak,
50:54Allah düşmanlarının işini bitirmek,
50:56kafirlerin defterini dürmek üzere,
50:58yola çıkmış,
50:59bu yolda,
51:01büyük sıkıntılar çekmiş,
51:03büyük zorluklara katlanmış,
51:06yüzü gözü,
51:07tozu toprağa batmış,
51:08ve bu haldeyken,
51:10el kaldırıp,
51:11Ya Rab,
51:12Ya Rab,
51:13diyerek,
51:13Allah'a dua ediyor,
51:15Allah'tan bir şeyler istiyor.
51:17Çocukları için istiyor,
51:19ülkesi için istiyor,
51:21memleketinde,
51:22ittifaktan dem vurarak istiyor,
51:24işte,
51:25devlet istiyor,
51:26düzendirlik istiyor,
51:27Bosna'dakiler için istiyor,
51:30Çeşenistan'dakiler için istiyor,
51:32istiyor,
51:32istiyor.
51:33Ama,
51:34Allah'ın Resulü,
51:35buyuruyor ki,
51:36bakın,
51:37bu adamın,
51:38yediği haram,
51:40içtiği haram,
51:41giydiği haram,
51:43gıdası haram,
51:44özü haram,
51:45sözü haram,
51:46nerede kaldı,
51:48Allah bunun duasını kabul edecek,
51:50diyor,
51:50Allah'ın Resulü.
51:51Öyleyse,
51:53duanın kabulü için,
51:54helal gıda şarttır,
51:56yiyip içtiklerimize,
51:58çok dikkat etmek zorundayız.
52:00Bir de,
52:01yine peygamberimizin,
52:03bir hadisinden öğreniyoruz,
52:05duada acele etmeyeceğiz.
52:07Bakın,
52:08Allah'ın Resulü buyurur ki,
52:11sizden biriniz,
52:12acele etmedikçe,
52:13Allah-u Teala,
52:14onun duasını kabul buyurur.
52:17Hadisi,
52:19Buhari ve Müslim,
52:20rivayet ediyor.
52:21Yani,
52:23duada acele etmek,
52:24dua ettim de,
52:26Allah kabul etmedi,
52:27demektir.
52:29Halbuki,
52:30dua ile istenen,
52:31ihtiyacın karşılanması,
52:33hemen de olabilir,
52:34bir müddet sonra da olabilir.
52:37Bazen de,
52:38istenen şey,
52:39ahirete kalabilir.
52:40Bazen de,
52:41bizim hakkımızda,
52:43hayırlı olan şey,
52:44bizim istediğimizin dışında,
52:45bir şey de olabilir.
52:47Öyleyse,
52:48olmadı.
52:49Dua ettim de,
52:51kabul edilmedi diye,
52:52acele etmeyelim.
52:54Allah,
52:54istediği zaman,
52:55istediği biçimde,
52:56bizim duamızı kabul edecektir.
52:58Ve bazen,
53:00bizim daha çok,
53:01dua etmemizi istediği için,
53:02Rabbımız,
53:03istediğimiz şeyleri,
53:04geç verebilir.
53:06Bu durumda da,
53:07kesinlikle,
53:08ümitsizliğe düşmemeliyiz.
53:10Değilse,
53:11yani,
53:11Allah'ın mülkü yanında,
53:13bizim istediklerimiz,
53:14ne kadar olabilir de,
53:16yani,
53:17bütün dünya insanlığı,
53:18birleşse,
53:19herkes isteyebileceğinin,
53:21en son sınırını istese,
53:23Allah-u Teala'nın mülkünden,
53:25hiçbir şey eksilir mi?
53:26Öyleyse,
53:27bizim istediklerimizi,
53:29geciktirmesinin sebebi,
53:31bizim biraz daha dua ederek,
53:33kulluğumuzu,
53:34artırmamızı,
53:35istemesinden,
53:36başka bir şey değildir.
53:38Bunu unutmayalım,
53:39sürekli Rabbımıza,
53:41dua edelim,
53:42bıkmayalım,
53:43usanmayalım.
53:45Biz dua ettik de,
53:46Rabbımız,
53:47bizim duamızı,
53:47kabul etmedi diye,
53:49istediğimiz şeyler,
53:50acilen bize verilmediği zaman,
53:52kesinlikle,
53:53ümitsizliğe,
53:54kapılmayalım.
53:55Şurası da,
53:56unutulmamalı ki,
53:59Peygamberimizin,
53:59bir hadisinden,
54:00öğreniyoruz,
54:02dua,
54:02bir ibadettir.
54:04Ebu Davud'da,
54:05ve Tirmizi'de,
54:06İbn-i Mace'de,
54:07Allah'ın Resulü,
54:08aynen böyle buyuruyor.
54:09Dua,
54:10bir ibadettir.
54:11Yani,
54:12dua,
54:13dua edileni,
54:14büyük tanımak,
54:15dua,
54:16dua edileni,
54:17büyüklük mevkiine,
54:19oturtmak,
54:20büyüklüğünü,
54:21gücünü,
54:22kuvvetini,
54:22kabul etmektir.
54:24Dua,
54:25acziyetin,
54:26ifadesidir.
54:27Dua,
54:28acizin,
54:29güçsüzün,
54:30güçlüğe,
54:31yalvarmasının,
54:33ifadesidir,
54:34yakarmasının,
54:35ifadesidir.
54:35Evet,
54:36yine dua ederken,
54:38Allah'tan istenmesi gereken,
54:40istenmesi caiz olan şeyleri istemeliyiz.
54:43Mesela,
54:44harika gibi,
54:45mucize gibi,
54:47nübüvvet gibi,
54:48veya haramları istemek gibi,
54:50caiz olmayan şeyleri,
54:52istemeyeceğiz.
54:53Yine,
54:54Peygamberimizin bir başka hadisi,
54:56oruçlu dua etmeye çalışacağız.
54:59Hele hele,
55:00iftar vakti yapılan duanın,
55:02kesinlikle reddedilmeyeceğini söyler.
55:04Allah Resulü,
55:05Hazreti Muhammed Aleyhisselam.
55:07Yine,
55:08Ebu Hureyre Efendimizin,
55:10rivayet ettikleri,
55:11bir hadislerinde,
55:12Allah'ın Resulü,
55:13şöyle buyurur.
55:14Üç kimsenin duası,
55:16asla reddedilmez.
55:18Bunlardan birisi,
55:20adil devlet reisinin,
55:21duası,
55:22ikincisi,
55:23iftar edinceye kadar,
55:25oruçlunun duası,
55:26üçüncüsü,
55:27zulme uğrayan,
55:28mazlumun duası.
55:30Bu üç kişinin,
55:31duasının,
55:32asla reddedilmeyeceğini söyler.
55:34Allah Resulü,
55:35Hazreti Muhammed Aleyhisselam.
55:37İnşallah,
55:38burada,
55:39kesiyorum dersi,
55:41gelecek dersimizde,
55:42kaldığımız yerden,
55:43devam ederek,
55:44inşallah Rabbimizin,
55:45öteki,
55:46ayetlerinde,
55:47bize ulaştırdığı,
55:48mesajını,
55:49tanımaya çalışacağız.
55:50Allah hepinizden razı olsun.
55:52ve huh Wiridim,
55:53Allah'a
55:53ve eh