Skip to playerSkip to main content
Maide 81-94: Müminlerden en şiddetli düşman olarak Yahudileri ve müşrikleri, iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da “Biz Hristiyanız” diyenleri bulursun. Çünkü onların içinde keşişler ve rahipler vardır; büyüklük taslamazlar. Peygambere indirileni işittiklerinde hakikati tanıdıklarından gözleri yaşla dolar ve “Rabbimiz! İman ettik, bizi salihlerle beraber yaz” derler. Allah onları, söyledikleri sözlerden dolayı altlarından ırmaklar akan cennetlerle mükâfatlandırır; orada ebedî kalacaklardır. İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlar ise cehennemliktir.

Ey iman edenler! Allah’ın size helal kıldığı temiz şeyleri haram kılmayın, haddi aşmayın. Allah rızık olarak verdiklerinden yiyin ve O’ndan korkun. Yeminlerinizdeki kasıtsız lağvdan değil, kasıtlı yeminlerden sorumlu tutulursunuz; kefareti ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri doyurmak, giydirmek veya bir köleyi azat etmektir. Buna gücü yetmeyen üç gün oruç tutsun. Yeminlerinizi koruyun ki şükredesiniz.

#AliKüçük #MaideTefsiri #Hristiyanlar #İman #Cennet #Helaller #YeminKefareti #Kur'an #SesliTefsir

Category

📚
Learning
Transcript
00:03Euzubillahimineşşeytanirracim. Bismillahirrahmanirrahim.
00:08Elhamdülillahi Rabbil alemin.
00:11Vassalatu ve etammu attaslimu ala seyyidina Muhammedin ilmab'ooth rahmeten lil'alamin.
00:18Allahümme la sehla illa ma ج'altahu sehla.
00:22Ve ente teج'alul hazme iza şi'te sehla.
00:25Allahümme allimna ma yenfawna wa anfawna bima allamtana.
00:32Wazitna علman birahmetke ya arhaman rahmin.
00:37Elmabat.
00:39Walau kanu yu'minun billahi wal nabiyyi wa ma unzil ilayhi ma attakaduhuhum evliyâ.
00:47Wala kinna kathira minhum fasikun.
00:51İlâ âhiril âyât sadakallâhul azîn.
00:56Birlikte Maide suresini tanımaya çalışıyor idik.
01:00Surenin 81. ayetine kadar gelmiştik.
01:05Okumuş olduğumuz bu 81. ayetinden itibaren tanıyabildiğimiz kadar surenin öteki ayetlerini tanımaya çalışacağız.
01:14Her dersimizde ifade ettiğimiz gibi inşallah burada okuduğumuz, öğrendiğimiz, duyduğumuz, dinlediğimiz Allah ayetleriyle önce Allah'ın istediği biçimde iman edeceğiz.
01:27Sonra da bu imanlarımızla yarınki hayatımızı düzenlemek üzere, yarınki hayatımızda bu imanlarımızı görüntüleyip, pratize etmek üzere ciddi bir çabanın, bir
01:42gayretin, bir cehdin ve cihadın içine inşallah gireceğiz.
01:46Bugün okumuş olduğum 81. ayetinde bakın Rabbımız şöyle buyuruyor.
01:53Eğer onlar Allah'a, peygambere ve ona indirilen Kur'an'a inanmış olsalardı, elbette onları, kafirleri dost edinmezlerdi.
02:06وَلَكِنَّ كَثِيرًا مِّنْهُمْ فَاسِقُونَ
02:09Lakin onların çoğu gerçekten fasıktırlar.
02:14Geçen hafta okuduğumuz son ayetlerinde Rabbımız, ehli kitabın, özellikle de Yahudilerin, Allah'a ve peygamberlerine inandıklarını iddia ettikleri halde,
02:29mümin olduklarını söyledikleri halde, iman eden Müslümanları bırakıp, kafirleri, müşrikleri dost edinmek için çırpındıklarını anlatırlar.
02:40Kafirleri, Müslümanlardan üstün gördüklerini, onları Müslümanlara tercih ettiklerini haber vermişti.
02:48Bakın burada, bu 81. ayetinde de Rabbımız diyor ki,
02:54Eğer bu adamlar böyle yapmasalardı, inanmadıkları halde iman gösterisinde bulunmasalardı da,
03:02gerçekten Allah'ın istediği gibi Allah'a, Allah'ın istediği gibi peygamberine ve Kur'an'a iman etmiş olsalardı,
03:13Allah'ın gönderdiği kitapları ve elçileri vasıfasıyla hayatlarına karıştığını kabul etmiş olsalardı,
03:21Yani tercihlerini Allah'tan yana, Allah'a inanmış müminlerden yana kullanmış olsalardı,
03:30Allah'ı ve dostlarını dost bilmiş olsalardı,
03:34asla Allah düşmanlarını dost edinmezlerdi.
03:37Yani müminlere karşı asla kafirlerin ve müşriklerin safında yer almazlardı.
03:45Hem kafirlerle birlik oluyorlar,
03:48hem Allah düşmanlarıyla dostluk kuruyorlar,
03:52hem de Allah'a inandıklarını, kitaba ve peygambere inandıklarını iddia ediyorlar.
03:59Bu gerçekten çok garip bir durumdur.
04:03Bu durum onların ne Allah'a, ne peygamberlerine, ne de kitaplarına inanmadıklarının açık delilidir,
04:13açık ispatıdır buyuruyor Rabbimiz.
04:16Bundan sonra 82. ayeti kerimesinde de bakın şöyle buyuruyor.
04:31Ey peygamberim, müminlere, müslümanlara en şiddetli düşman olarak,
04:38en amansız düşman olarak insanlardan,
04:41Yahudileri ve müşrikleri,
04:44Allah'a eş ve ortak koşanları bulursun.
04:46وَلَتَجِدَنَّ اَقْرَبَهُمْ مَوَدَّةً لِلَّذ۪ينَ اٰمَنُوا الَّذ۪ينَ قَالُوا اِنَّا نَصَارًا
04:54Onlardan, inananlara, müslümanlara sevgice en yakın,
05:00biz Hristiyanız diyenleri bulursun.
05:03ذَلِكَ بِيَنَّ مِنْهُمْ قِصِيس۪ينَ وَرُحْبَانًا وَاَنَّهُمْ لَا يَسْتَبِّرُونَ
05:10Bu, onların içinde bilginler ve rahipler bulunmasından ve büyüklük taslamamalarındandır.
05:19Bakın, Rabbimiz burada yeminle teyit duyurarak bir gerçeği ortaya koyuyor.
05:25Ey Peygamberim!
05:27Yemin olsun ki,
05:29kesinlikle bilesin ki,
05:31insanlar içinde müminlere karşı en şedid düşman olarak,
05:35müminlere en şiddetli düşmanlık besler olarak,
05:40Yahudileri ve müşrikleri bulursun.
05:43İslam'a ve Müslümanlara en büyük düşman işte bunlardır.
05:48Dikkat ederseniz, müminlere düşman olanları sıralarken Rabbimiz,
05:53Yahudileri müşriklerden önce zikrediyor.
05:57Bundan anlaşılıyor ki,
05:59Yahudilerin müminlere karşı düşmanlığı,
06:01müşriklerden çok daha fazladır.
06:04Yine, insanlar içinde Müslümanlara karşı sevgi bakımından en yakın olanlar,
06:11bu mesaja iman eden müminlere en yakın dost olarak da,
06:16biz Hristiyanız diyenleri görürsün.
06:20Yani, Müslümanlara en yakın Hristiyanları görürsün.
06:23Bunun sebebi de,
06:26Hristiyanların, Müslümanlara karşı sempati duymalarının sebebi de,
06:30bakın şuymuş,
06:32onların içinde ağırbaşlı alim kişilerin,
06:36rahiplerin bulunmasıdır.
06:38Yani, o Hristiyanların içinde kibirlenmeyen,
06:43müstekbir davranmayan rahipler vardır.
06:46Her ne kadar itikadi bir şirkin içinde olsalar da,
06:52ahlaki şirke batmamış kimseler vardır onların içinde.
06:56Yani, alçak gönüllü insanlar vardır onların içinde.
07:00Demek ki, bu Hristiyanların şirki,
07:04öteki müşriklerin şirkinden biraz farklıdır.
07:08Hristiyanların şirki, Yahudilerin şirkinden de farklıdır.
07:12Yahudilerde bilgi var ama iman ve amel yok.
07:17Hristiyanlarda ise amel var ama bilgi yok.
07:22Önce Yahudiler, sonra ataları, dinlerini, kitaplarını bozdukları için,
07:29Hristiyanlar cahilce amel etmeye çalışıyorlar.
07:33Veya, Hristiyanların şirki, bilinçli bir şirk değildir.
07:38Onların şirki, felsefi bir şirktir.
07:41İşte, okuduğumuz bu surede ve başka surelerinde Rabbımız,
07:47Hristiyanları diğerlerinden farklı tutuyor.
07:51Dinde aşırı gidenler,
07:55bit'atlere düşenler olarak nitelendiriyor Rabbımız onları.
07:58Bakın, bunların içinde,
08:01dinde müstekbir olmayan insanların olduğunu haber veriyor Allah.
08:05Anlıyoruz ki, dinde kendilerini temel kabul edip,
08:10kendilerini putlaştırıp,
08:13kendilerinin dışında doğrunun olmayacağını iddia eden Yahudiler gibi değillermiş bunlar.
08:18Yani, bunlara merhametle yaklaşılıp,
08:23doğrular anlatıldığı zaman,
08:25hatla, gerçekle, yüz yüze getirildikleri zaman,
08:29hemen kabul edebilecek bir özelliklerinin olduğunu haber veriyor Rabbımız.
08:34Bakın, onların bir başka özelliklerini de,
08:39bundan sonraki ayetinde Rabbımız şöyle anlatıyor.
09:08Peygamber'e indirilen Kur'an'ı işittiklerinde,
09:12duyduklarında,
09:14gerçeği öğrenmelerinden ötürü,
09:16gözlerinin dolarak,
09:18Rabbımız,
09:19biz inandık,
09:21biz iman ettik,
09:22Ya Rabbi ne olur,
09:24bizi de o şahitlerden yazıver derler.
09:28Rabbımızın,
09:29bizi iyi bir milletle,
09:31salih kişilerle birlikte,
09:33bulundurmasını umarken,
09:35niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe inanmayalım,
09:39dediklerini görürsün ey Peygamberim.
09:42Evet,
09:43son Peygamber'e indirilen ayetleri işittikleri zaman,
09:48gerçeği öğrenmelerinden,
09:50Allah'ın ayetlerinden etkilenmelerinden,
09:54kalplerinin yumuşamasından ve yatışmasından dolayı,
09:58kalplerinin Allah doğrularıyla itminana ulaşmasından dolayı,
10:03Allah korkusundan,
10:05gözlerinin yaşlarla dolup taştığını görürsün.
10:09Çünkü onlar,
10:10bu Kur'an'ın Rableri tarafından gönderildiğinin şuurundadırlar.
10:15Çünkü onlar,
10:17din konusunda,
10:18müstekbil,
10:19muannik değildirler.
10:21Çünkü onlar,
10:22din konusunda,
10:23ben merkezli,
10:25tekelci değildirler.
10:26Çünkü kendilerini,
10:29kendi bilgilerini putlaştırıp,
10:31kendilerinin dışında doğrunun olmadığına inanan insanlar değildir onlar.
10:36Kendilerinin dışında da doğruların olabileceğine inanan ve o doğruları kimde ve nerede görmüşlerse hemen almadan yana olan hakperest kimselerdir onlar.
10:49Yani,
10:51din olarak kendilerine,
10:53kendi heva ve heveslerine değil de,
10:56hakka boyun eğen kimselerdir onlar.
10:59Ellerindeki kitabın gönderildiği aynı kaynaktan gelen,
11:03bu son kitabın ayetleri kendilerine okunduğu zaman,
11:08zaten iman ettikleri,
11:10saygı duydukları Rablerinin son seslenişine şahit oldukları zaman,
11:14Rablerinin hitabına muhatap olmanın sevinci ve heyecanıyla,
11:20gözlerinin yaşlarla dolduğunu görürsün onların.
11:24Yani,
11:25sürekli hakkı arama peşinde oluşlarından ötürü,
11:29aradıkları hakkı,
11:31tahrif edilmiş kitaplarında bulamamanın üzüntüsüyle yanıp tutuşurlarken,
11:37çölde su arayan bir susuzun suya kavuşması gibi,
11:41onda kendilerine sunulan Allah bilgileriyle,
11:45Allah ayetleriyle karşı karşıya geliverince,
11:50sevinçlerinden ağladıklarını görürsün onların.
11:53Çünkü,
11:54aramayan,
11:55bulmanın sevincini bilemez.
11:58Ayrı düşmeyen kavuşmanın ne demek olduğunu anlayamaz.
12:03Beklenti içinde olmayan,
12:05bulmanın ne anlama geldiğini bilemez.
12:07Hakkı arayan,
12:10hak peşinde olan,
12:12kalplerini sürekli hakkı açık tutan bu insanlar,
12:16bu son kitapta onu bulur bulmaz,
12:19hemen tanıyorlar,
12:21ve iman ediyorlar.
12:24Hakkı kabul ediyorlar ve bakın şöyle diyorlar,
12:27Ey Rabbimiz,
12:27Biz hak peşindeydik.
12:31Biz hak arayışı içindeydik.
12:33Ve işte senden gelen hakkı bulduk ve hemen ona inandık.
12:38Bizi de şahitlerden yazıver ya Rabbi.
12:41Yani bizi de bu hakka,
12:44bu son kitaba,
12:46bu son peygambere şahit olan,
12:48ona iman eden müminlerle birlikte yazıver ya Rabbi.
12:53Bizi de o müminlerden kılıver ya Rabbi.
12:56Ya da bizi kıyamet günü tüm ümmetlere şahitlik yapacak,
13:02Muhammed ümmetiyle birlikte yazıver ya Rabbi.
13:05Çünkü hak yolu,
13:08Allah yolunu,
13:10Allah kitabını,
13:11Allah elçisini gördükten,
13:14tanıdıktan,
13:15duyduktan sonra,
13:16bize ne oluyor ki iman etmeyelim?
13:19Beklediğimiz Allah doğruları bize geldikten sonra,
13:23niye hemen onlara iman etmeyelim?
13:26Rabbimizin bizi iyi bir milletle,
13:29salih bir toplumla,
13:31yani Müslümanlarla birlikte bulundurmasını umarken,
13:35onlarla birlikte kabul etmesini bekleyip dururken,
13:39niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe,
13:42bize gelen şu son kitaba ve son peygambere inanmayalım,
13:47dediklerini görürsün onların ey peygamberim.
13:51Burada anlatılan Hristiyanlar,
13:54Allah-u Alem,
13:55Habeş kralı Hristiyan Necaşi'nin,
13:58son elçiye gelen dinin,
14:01ve o dinin kitabındaki İsa gerçeğinin ne olduğunu araştırmak üzere,
14:06Medine'ye gönderdiği Hristiyan din adamları topluluğunun söyledikleri sözlerdir bunlar.
14:12Ya da Resul-i Ekrem Efendimizin Habeşistan'a gönderdiği muhacir ashabın sözcüsü olarak,
14:20Cafer bin Ebi Talib'in okuduğu Kur'an ayetlerini dinleyen,
14:25hakikatleri, gerçekleri dinledikçe gözleri yaşlarla dolan,
14:30Necaşi ve etrafındaki Hristiyan papazlarının sözleridir bunlar.
14:35Diyorlar ki bakın,
14:37bize ne oluyor da beklediğimiz hak bilgisine inanmayalım,
14:43kim engelleyebilir bizi buna imandan,
14:46çünkü bizim hakperestlikten başka bir derdimiz yoktu ki,
14:51kaybedecek bir şeyimiz yok ki,
14:55biz dün Hristiyan olurken de hak burada diye iman etmiştik,
15:01Allah bilgisi burada diye inanmıştık,
15:04ama eğer şimdi hak buradaysa,
15:07o zaman şimdi niye Müslüman olmayalım,
15:11hak neredeyse, doğru neredeyse biz oradayız,
15:15biz kendimiz hak değiliz,
15:18biz hakkı temsil ediyor değiliz,
15:21biz hakkı kendimize uyduracak değiliz,
15:25aksine biz kendimiz hakka uymak zorundayız,
15:29hak bizim tekelimizde değil,
15:31biz hakka teslim olanlarız diyorlar,
15:34ve hemen muttali oldukları hakka teslim oluyorlar,
15:39peki bu pazarlıksız teslimiyetlerinin karşılığında ne varmış onlara?
15:4585 ve 86. ayetlerinde de bakın Rabbimiz,
15:50onlara hazırladıklarını şöylece ortaya koyuyoruz,
16:11Allah onlara dediklerine karşılık,
16:16bu sözlerine, bu tavırlarına karşılık içinde temelli kalacakları,
16:23ebediyen kalacakları altlarından, zeminlerinden ırmaklar akan cennetler verdi.
16:29İşte bu iyi davrananların mükafatıdır.
16:33İşte bu muhsinlerin Allah'ı görüyormuşçasına ona kulluğa yönelenlerin mükafatıdır.
16:41Ama beri tarafta inkar edip,
16:44ayetlerimizi yalanlayanlara gelince,
16:47işte onlar da cehennemliklerdir.
16:50Evet, Allah onlara samimiyetle teslimiyet gösteren o müminlere,
16:57söyledikleri bu güzel sözlerinden ötürü,
17:01hoşuma giden bu güzel tavırlarından ötürü,
17:04hakkı kabul etmelerinden,
17:06mümin olmalarından ötürü,
17:09mükafat olarak içinde ebediyen kalacakları,
17:12zemininden ırmaklar akan,
17:15ya da onların taht-ı tasarruflarında ırmakların akıp gittiği,
17:20çağlayıp durduğu cennetler verdiği, cennetler vadetti.
17:25Onların bu hakperestliklerini cennetleriyle ödüllendiriverdi Rabbimiz.
17:31Onlar asla orayı kaybetmeyecekler.
17:34Asla oradan çıkarılmayacaklar.
17:36İşte bu cennet, muhsinlerin,
17:40Allah'ı görüyormuşçasına ona inanan ve onun istediği bir hayatı yaşayan,
17:46sürekli Allah kontrolünde olduğunu unutmayan,
17:50Allah'a layık kulluklar işleyenlerin ödülüdür.
17:54Ama beri tarafta,
17:56ayetlerimizi, elçilerimizi yalanlayanlara,
18:00yalan sayanlara,
18:02yok farz edenlere,
18:04gelmemiş kabul edenlere,
18:05ilgisiz davrananlara,
18:08onlara rağmen onlardan bağımsız bir hayat yaşayanlara gelince,
18:12onlar da cehennemliktir.
18:15Bundan sonra sözü müminlere çevirerek Rabbimiz bakın şöyle buyuruyor.
18:21يَا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ آمَنُوا
18:23لَا تُحَرِّمُوا تَيِّبَاتِ مَا أَحَلَّ اللّٰهُ لَكُمْ وَلَا تَعْتَدُوا
18:29اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُوْتَد۪ينَ
18:33Ey iman edenler!
18:36Allah'ın size helal ettiği tertemiz şeyleri haram kılmayın.
18:41Hududu da aşmayın.
18:43Allah'ın sınırlarını da aşmayın.
18:45اِنَّ اللّٰهَ لَا يُحِبُّ الْمُوْتَد۪ينَ
18:48Doğrusu Allah aşırı gidip haddi tecavüz edenleri, hududu aşanları asla sevmez.
18:57Evet ey müminler, ey inandığını iddia edenler!
19:02Allah'ın size helal kıldığı tertemiz nimetlerini haram kılmayın.
19:07Kendi kendinize Allah'ın kitabından ve elçisinin uygulamalarından,
19:12peygamberinin sünnetinden bağımsız, haram helal sınırları belirlemeye kalkışarak,
19:19Allah'ın helal kıldığı tertemiz nimetlerinden kendinizi mahrum etmeyin.
19:25Bunu yapmadığınız gibi Allah'ın sınırlarını da aşmayın.
19:30Unutmayın ki hayatınızın yasaları konusunda söz sahibi olan Rabbiniz,
19:36böyle aşırılıklar içine düşenleri asla sevmez.
19:40Az evvel kendilerinden söz edilen, gerek ehli kitabın,
19:46Allah kendilerine emretmediği halde çileciliği, münzeviciliği, ruhbanlığı,
19:54riyazet anlayışını ya da işraki mutasavvufların,
19:58Hint fakirlerinin ya da Budistlerin,
20:01kendi heva ve heveslerinin mahsulü olarak ortaya atıp,
20:06din gibi sarıldıkları, din dışı yolları benimseyerek,
20:11güya Allah'a yaklaşabilmek, Allah'ın rızasını kazanabilmek için,
20:17kendinizi iyi dişleştirmeyi, hadımlaştırmayı, et yememeyi,
20:23hanımlarınıza yaklaşmamayı, din haline getirmeyin diyor Rabbimiz.
20:28Ey Müslümanlar, sizler onlar gibi yapmayın.
20:32Allah'ın haram kılmadığı kimi mubahları kendinize haram kılarak,
20:37kendinizi onlardan mahrum ederek,
20:40onların düştükleri yanlışlara düşmeyin.
20:43Unutmayın ki, Allah öyle bir şey istemediği halde,
20:48nefse eziyet vermek din değildir, kulluk değildir.
20:53Yani dinin istediğinden çok dindar kesilmek,
20:56Müslümanlık değildir.
20:59Züht hayatı yaşayacağım diye,
21:01dünyadan el etek çekmek dindarlık değildir.
21:05Bakın böyle davranan sahabeden bazılarını,
21:08Allah'ın Resulü şiddetle uyarmış ve men etmiştir.
21:12Dindarlık, dinin emirlerine olduğu gibi,
21:17onda fazlalık ve eksiklik görmeden riayet etmektir.
21:21Ne oluyor size?
21:23Allah'ın dinini yeterli bulmadınız da,
21:26dini beğenmediniz de,
21:28yeni bir din mi ihdas ediyorsunuz?
21:31Böyle yapmayın.
21:33Allah'ın helallerini haram kılarak,
21:36bitatlere düşmediğiniz gibi,
21:38haramlarını da helal kılarak haddi aşmayın.
21:43Unutmayın ki,
21:44bu konuda söz sahibi Allah'tır.
21:46Ve o Allah,
21:48yasalarını çiğneyip,
21:50haddi aşanları asla sevmez.
21:53Eğer derdiniz,
21:54onun sevgisine mazhar olmaksa,
21:57onun rızasını kazanmaksa,
22:00onun helal haram yasalarını olduğu gibi kabul edin.
22:14Allah'ın size verdiği rızıktan,
22:17temiz ve helal olarak yiyin.
22:19İnandığınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
22:23Mümini olduğunuz Allah'a karşı saygılı,
22:27edepli olun.
22:28Ona karşı kulluk bilinci içinde olun.
22:31Evet, en doğruyu,
22:33en güzeli size emreden,
22:36size beyan eden Rabbinizin,
22:38size verdiği tertemiz rızıklardan,
22:41helal olarak yiyin.
22:43Allah'ın haram helal yasalarına riayet edin,
22:46saygılı olun.
22:48Rabbınıza karşı müttaki davranın.
22:50Onunla yol bulun.
22:52Yolunuzu ona sorun.
22:54Programınızı ona belirletin.
22:57O ne buyurmuşsa,
22:59nasıl bir program vaz etmişse,
23:01teslim olun.
23:02Allah'a karşı sorumluluklarınızın,
23:05kulluklarınızın bilincinde olun.
23:08Rabbinizin yasalarını çiğneyerek,
23:11ona olan itaatinizi,
23:13imanınızı,
23:14bağlılığınızı,
23:15teslimiyetinizi zedelemeyin buyurduktan sonra,
23:19Rabbimiz,
23:21bakın yine bu konuda,
23:23kimi helalleri,
23:24yeminle kendilerine haram kılmış kimselere,
23:27şöyle yol gösteriyor.
23:37Allah size rastgele yeminlerinizden dolayı değil,
23:43bile bile ettiğiniz yeminlerden ötürü hesap sorar.
23:47fe keffaratuhu id'amu aşerati mesakine min evsatı ma tutimune ehlikum ev kisvetuhum ev tahriru rakabe.
23:58yeminin keffareti,
24:01yeminin keffareti ailenize yedirdiğinizin ortalamasından on fakiri yedirmek,
24:07on düşkünü yedirmek,
24:09yahut giydirmek,
24:11ya da bir köle azat etmektir.
24:14fe men lem yecid fasiyamu felâfeti eyyâmin zâlike keffâretu eymanikum,
24:21izâ haleftum ve hfadû eymanekum kezâlike yübeyyinullâhu lekum âyâtihi leallekum teşkurûn.
24:31Bunu bulamayan da üç gün oruç tutmalıdır.
24:34İşte yeminlerinizin keffareti budur.
24:37Yemin ettiğinizde yeminlerinizi tutun.
24:41Şükredesiniz diye Allah size böylece ayetlerini beyan ediyor,
24:46ayetlerini açıklıyor.
24:48Sahabeden Osman bin Mazun'un bir takva gösterisi olarak,
24:54Allah'a daha iyi kulluk yapabilme adına,
24:57vallahi ben bundan böyle Rabbime kulluk için hanımıma yaklaşmayacağım diyerek yemin etmesi üzerine,
25:04ona ve onun şahsında kıyamete kadar böyle yapan kullarına bir uyarı olarak gelmiş,
25:12yeminle alakalı bir ayetle karşı karşıyayız.
25:15Bakın Rabbimiz buyuruyor ki,
25:17Allah sizleri kasıtsız,
25:21gerisinde bir niyet taşımaksızın yaptığınız yeminlerden dolayı hesaba çekmez.
25:28Ancak yeminlerinizde bağladığınız,
25:32maksatlı, niyetli olarak yemin edip de onu bozmuşsanız,
25:37ondan dolayı Allah sizi sorumlu tutar.
25:40unutmayın ki Allah adına verdiğiniz her sözün,
25:45her yeminin bir sorumluluğu vardır.
25:48Bu yeminleri bozmanın elbette bir keffareti vardır,
25:52bir bedeli vardır.
25:53Bu yeminler ve keffareti konusunu Bakara suresinde uzunca anlattım.
25:59Burada kısa bir özet yapıp geçelim inşallah.
26:03İslam yeminleri üçe ayırır.
26:06Birincisi,
26:08yemin-i lagıv'dır.
26:10Kişinin herhangi bir niyete bağlı olmaksızın,
26:14ağzına geldiği gibi dil alışkanlığıyla yaptığı yeminlere yemin-i lagıv denir.
26:20Resul-i Ekrem Efendimizin beyanıyla,
26:23dil alışkanlığıyla,
26:24iyi vallahi,
26:26la vallahi,
26:27evet vallahi,
26:28hayır vallahi şeklinde yaptığı yeminlerdir ki,
26:32Rabbimiz kişiyi bundan dolayı hesaba çekmeyecektir.
26:36Çünkü niyetsiz amelin Allah katında bir değeri yoktur.
26:42Bu tür yeminlerin herhangi bir keffareti yoktur.
26:45Ama tabi Allah'ın adını lagviyyata boş şeylere alet ederek hafife almanın,
26:53onunla ilişkiyi bozmanın,
26:56onunla oyun oynamanın elbette hesabı sorulacaktır.
27:00Öyleyse olur olmaz yerlerde Allah'ın adını kullanarak yemin etmekten sakınmalıyız.
27:07İkincisi,
27:09kamus yeminidir.
27:11Geçmişe ilişkin öyle olduğunu zannederek,
27:14Allah adına yemin etmektir.
27:17Geçmişe ait bir konuda,
27:19geçmişe ait bir hadiseyle alakalı,
27:22hatırlayamayarak,
27:23öyle olduğunu zannederek,
27:25hakikatın hılafına yemin etmek.
27:28Bu yeminin keffareti de yoktur.
27:30Ama gerçeğin aksine yemin edildiği için,
27:34hemen tövbe edilmelidir.
27:36Üçüncüsü de,
27:38işte burada anlatılan,
27:39münakide yeminidir.
27:41Yani bağlayarak,
27:43kalpte niyet ederek,
27:45geleceğe dair yapılan yeminler.
27:47Vallahi yarın şunu yapacağım,
27:50vallahi yarın şuraya gideceğim,
27:53vallahi şunu şunu gerçekleştireceğim gibi,
27:56geleceğe ait yapılan yeminler.
27:59Eğer yapılan bu yeminlerin konusu meşru ise,
28:04mutlak surette yerine getirilmelidir.
28:06Aksi takdirde keffareti verilecektir.
28:10Eğer yeminin konusu gayri meşru ise,
28:14Allah'ın razı olmayacağı bir konu ise,
28:16bu yeminden dönülür,
28:18ve kimilerine göre keffareti verilir,
28:22kimilerine göre de,
28:24zaten böyle bir yeminden dönmek,
28:26bir keffaret anlamı taşıdığı için,
28:29keffareti de verilmez.
28:31Bakın,
28:32ayetin devamında,
28:34yeminin keffaretini de Rabbimiz,
28:36şöylece anlatıyor.
28:38فَكَفَّارَتُهُ اِدْعَامُ عَشَرَةِ مَسَاك۪ينَ
28:43مِنْ اَوْسَطِ مَا تُطْعِمُونَ اَهْلِيكُمْ
28:46اَوْ كِسْوَتُهُمْ اَوْ تَحْرِيرُ رَقَبَةً
28:49فَمَنْ لَمْ يَجِدْ فَصِيَامُ ثَلَاثَةِ اَيَّامِ
28:53ذَلِكَ كَفَّارَةُ اَيْمَانِكُمْ
28:56اِذَا حَلَفْتُمْ
28:57وَاحْفَظُوا اَيْمَانَكُمْ
29:00كَذَلِكَ يُبَيِّنُ اللّٰهُ لَكُمْ اَيَاتِهِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُمْ
29:06Bozulduğu zaman yeminin kefareti ehlinize, ev halkınıza yedirdiğiniz orta halli yemekten on fakire yedirmenizdir.
29:18Yani kendi hayat standartınıza uygun olarak sabahlı akşamlı iki öğün olmak üzere on fakiri doyurmanızdır.
29:26Yahut on fakiri giydirmenizdir.
29:30On fakirin bedenini örtecek kadar giydirmenizdir.
29:35Veya Allah rızası için bir köleyi özgürlüğüne kavuşturup azat etmektir.
29:41Bunlardan herhangi birini yaparsınız.
29:44Ama kim de bu sayılanlardan hiçbirisini bulamazsa,
29:49yani bunlardan hiçbirisini yapacak güçte değilse,
29:52onun kefareti de üç gün oruç tutmaktır.
29:56İşte yeminlerinizi bozduğunuz zaman şer'i kefareti budur diyor Allah.
30:03Öyleyse ey müminler, yeminlerinizi koruyunuz.
30:08Yeminlerinizin sorumluluğunun farkında olunuz.
30:12Ne için Allah adını kullanarak yemin ettiğinize dikkat ediniz.
30:16Yani yemin ederken ciddiyetinizi takınınız.
30:20Allah adına bir yemin etmişseniz, onun arkasında durunuz.
30:26Bozacaksanız mutlaka bir Allah yasası olarak kefaretini veriniz.
30:31Yani Rabbinizle ilişkilerinizi zedelemeyiniz.
30:36Bakın ki Allah işte böylece size hükümlerini açıklıyor.
30:41Size böylece yol gösterdiği için, yolunuzu açtığı için,
30:47yani neyi nasıl yapacağınızı açık açık size beyan ettiği için,
30:52siz de ona şükredin, siz de Rabbınıza teşekkür edin,
30:57onun yolunda olun, hayatınızı ona sorun.
31:14Ey inananlar, ey iman edenler,
31:19içki, kumar, putlar ve fal okları şüphesiz şeytan işi pisliklerdir.
31:26Bunlardan kaçının ki, saadete eresiniz.
31:30Felaha, kurtuluşa eresiniz.
31:34İnnama yuridu şeytanu en yuqi'a beynekumul adavete vel bagda'e fil hamri vel meysir,
31:42ve yasuddakum an zikrillahi ve anis salah,
31:46fehel entüm muntehun.
31:48Şeytan, şüphesiz ki içki ve kumar yüzünden aranıza düşmanlık ve kin sokmak,
31:56ve sizi Allah'ı anmaktan, Allah'ı zikretmekten, namazdan alıkoymak ister.
32:03Artık bunlardan vazgeçersiniz değil mi?
32:07Evet, ey iman edenler,
32:11şarap, sarhoşluk veren her tür içki,
32:16meysir, her tür şans oyunu,
32:20kumar, ensap, tapınılmak üzere dikilmiş,
32:24huzurunda üzerlerinde kurban kesilen taşlar,
32:29putlar, fal okları,
32:31kendileri vasıtasıyla kısmet çekilen kehanet okları,
32:35bütün bunlar insan aklının, insan fıtratının hoşlanmadığı birer şeytan işi pisliktir.
32:44Şeytanın süsleyip püslediği birer necasettir.
32:48Bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz, saadete eresiniz.
32:54Bakara suresini tanımaya çalışırken ve yine Nisa suresinin 43. ayetinde,
33:02şarap konusunda bir şeyler demeye çalışmıştık.
33:06Şarapla alakalı, işte önce bu ayetler gelmiş,
33:10Müslümanlar buna hazırlanmış,
33:13ve en son olarak da işte Maide suresinin bu ayeti nazir olmuştur.
33:18Ve işte kesin olarak şarabın haramlılığını bildiren bu ayetin gelişiyle birlikte,
33:26müminler içki küplerini yerlere boşaltmışlar,
33:30ağızlarındaki kadehleri atmışlar,
33:32ve bu işten vazgeçmişlerdir.
33:36Vazgeçmez misiniz ey kulların,
33:39emriyle muhatap oldukları andan itibaren vazgeçivermişlerdir.
33:44Evet, hamır örten demektir.
33:48Aklı örttüğü için içkiye bu isim verilmiştir.
33:52Böylece Rabbimizin bu yasasıyla anladık ki,
33:56sarhoşluk verici, aklı giderici,
34:00şuuru örtücü olan her şeyin azı da çoğu da haramdır.
34:05Meysir, kolaylık anlamına gelen yüsür veya yesar kelimesinden gelir.
34:12Meysir, zahmetsiz ve kolayca mal elde etmek demektir.
34:17Veya zar gibi ne olacağı belli olmayan,
34:21tehlikeli bir şeye bağlanarak mal vermek, mal almak demektir.
34:26Rabbimiz bunlardan sakının ki,
34:29kurtuluşa eresiniz buyuruyor ve
34:32şunu da bilesiniz ki,
34:34muhakkak şeytan,
34:35bu pislikler vasıtasıyla sizin aranıza düşmanlık ve kin atmak ister.
34:41Bunlar aracılığıyla sizleri birbirinize düşürmek,
34:46aranıza düşmanlık tohumları ekmek ister şeytan.
34:50Ve sizi Allah'ı anmaktan,
34:52Allah'ı zikretmekten ve namazdan alıkoymak ister.
34:57Öyleyse hangi oyun ki,
35:00insanlar arasına,
35:02kardeşler arasına kin ve düşmanlık atıyor,
35:05işte o haramdır.
35:07Hangi oyun ki,
35:09Müslümanları kamplaştırıp,
35:11birbirlerine karşı sevgi ve kardeşlik bağlarını koparıyor,
35:15işte o haramdır.
35:17Hangi oyun ki,
35:19insanları Allah'ın zikrinden ve namazdan alıkoyuyor,
35:24o kesinlikle haramdır.
35:26Her şeyi bilen,
35:28mutlak bilen,
35:29bilgi kendisinden olan Rabbimiz,
35:31burada bizim için haram kıldığı şeylerin,
35:34bakın,
35:35hikmetlerini de beyan ediyor.
35:38Sanki,
35:39böylece buyuruyor ki Rabbimiz,
35:41ey kullarım,
35:43kesinlikle bilesiniz ki,
35:44ben sizin adınıza aldığım kararlarımda,
35:48size karşı merhametliyim.
35:50Size olan sonsuz merhametimden ötürü,
35:53bu yasakları koyuyorum.
35:56Tüm yasaklarımda ve emirlerimde,
35:59ben sizi düşünüyorum.
36:00Sizin menfaatinizi düşünüyorum.
36:03Unutmayın ki,
36:05bu kararlarımın menfaati,
36:07benim için değil,
36:08sizin içindir buyurarak,
36:10bizim akıllarımıza hitap ediyor Allah.
36:13Eğer,
36:14sizler de bilgi sahibi olsaydınız,
36:17hayrınızı,
36:18şerrinizi,
36:20menfaatinizi,
36:21zararınızı,
36:21benim kadar bilmiş olsaydınız,
36:24elbette bu benim haram kıldıklarımın tümünü,
36:27siz de kendinize haram kılardınız.
36:31O halde,
36:32sizi sizden daha çok düşünen,
36:34sizi sizden daha çok bilen Rabbinizin,
36:37bu uyarılarını duyduktan sonra,
36:40artık bu pisliklerden vazgeçmez misiniz?
36:43Rablerinin bu ifadesini duyan Müslümanlar,
36:47hep bir ağızdan,
36:48vazgeçtik ya Rabbi,
36:50vazgeçtik ya Rabbi dediler,
36:52ve bu pislikleri,
36:55bir anda terk ediverdiler.
36:57Ağızlarına götürmek üzere oldukları,
36:59kadehleri attılar,
37:01evlerindeki küpleri kırdılar,
37:04içkileri döküverdiler.
37:06Öyleyse,
37:08ey müminler,
37:09وَاَطِعُوا اللّٰهَ وَاَطِعُ الرَّسُولَ وَاحْذَرُوا فَاِنْ تَوَلَّيْتُمْ فَعْلَمُوا اَنَّمَا عَلَى رَسُولِنَ الْبَلَاؤُ الْمُب۪ينَ
37:19Ey müminler,
37:21Allah'a itaat edin,
37:23Peygamber'e itaat edin,
37:24karşı gelmekten çekinin,
37:26eğer yüz çevirirseniz,
37:28bilesiniz ki,
37:30Peygamberimize düşen,
37:31sadece açıkça size bu gerçekleri tebliğ etmektir.
37:35Haram, helal konusunda,
37:38hayatınızın programları konusunda,
37:41Allah'a itaat edin,
37:43Peygamber'e itaat edin,
37:45Allah ve Resulü'nün emirlerine muhalefetten,
37:48Allah ve elçisinin arzularına karşı gelmekten sakının,
37:52eğer itaatten yüz çevirirseniz,
37:55kesinlikle bilesiniz ki,
37:57Peygamber'e düşen,
37:59sadece apaçık bir tebliğdir.
38:01Yani,
38:02onun fonksiyonu,
38:04onun yetkileri,
38:05sorumlulukları,
38:07sizleri zorla,
38:09Hakk'a,
38:10hidayete ulaştırmak değil,
38:12sadece Allah'tan gelenleri,
38:14tebliğ edip duyurmaktır.
38:17Sizi hidayete ulaştırmak,
38:19size hakkı kabul ettirmek,
38:21ve yaptıklarınızın karşılığını size vermek,
38:24Peygamber'e değil,
38:26bize aittir diyor Allah.
38:27Yani,
38:29eğer sizler,
38:31itaat etmeniz gereken,
38:33Allah ve elçisine itaatten çıkarsanız,
38:36benim azabımı bekleyin buyuruyor Rabbimiz.
38:40Dikkat ederseniz,
38:42içkiden,
38:43kumardan söz ederken,
38:45Rabbimiz,
38:45birdenbire kendisine ve elçisine itaate geçiverdi.
38:49Elbette,
38:50Allah ve Resulü tanınmadıkça,
38:53Allah ve elçisine itaat şuuru kazanılmadıkça,
38:57ne emirlerine itaat,
39:00ne de nehilerinden kaçınmak,
39:02mümkün olmayacaktır.
39:04İşte onun için diyor ki,
39:06bakın Rabbimiz,
39:07Allah'a itaat edin.
39:09Size dediklerini yapmak üzere,
39:12yasaklarından kaçınmak üzere,
39:14Allah'a itaat edin.
39:16Size gönderdiği kitabında,
39:18ne demişse,
39:19mutlak itaat edin.
39:21Onu şartlandırmaya,
39:23ona akıl vermeye kalkışmayın.
39:25Tamam ya Rabbi,
39:27anladım yapacağım da,
39:28ama şunları şunları da düşündün mü?
39:32Yaşadığım ortamı,
39:34içinde bulunduğum şartları da hesap ettin mi?
39:37Bunları da biliyor musun demeye,
39:39ona yol göstermeye kalkışmayın.
39:42Ne demişse,
39:43mutlak itaat edin.
39:45Allah'a mutlak itaat ettiğiniz gibi,
39:48Peygamber'e de itaat edin.
39:49Yani Allah sizden ne istemişse,
39:53nasıl bir kulluk emretmişse,
39:56Peygamber örnekliğinde onu uygulayın.
40:00Çünkü Peygamber,
40:02Rabbiniz'in sizin için seçip yetiştirdiği,
40:05eğittiği model insandır,
40:07form dilekçedir.
40:09Ona bakarak,
40:10Allah'ın sizden istediklerini anlayın.
40:13Siz de onun gibi,
40:15onun örnekliğinde Allah'a kul olun.
40:18Demek ki,
40:19Allah ve Resulüne mutlak itaat edilecek.
40:23Allah bir konuda bir şey dedi mi,
40:25o konuda önceki bildiklerimizin tümünü,
40:28bir kenara atıp,
40:29Allah'ın dediğini yapacağız.
40:32Peygamber bir konuda bir şey dedi mi,
40:35unutmayalım ki,
40:36bizim dünkü bildiklerimiz,
40:38bileceklerimiz,
40:40tamamen geçersizdir,
40:41bitmiştir artık.
40:43Peygamber aleyhisselam,
40:44ne demişse o doğrudur.
40:46Mutlak doğrudur,
40:48ve ona itaat etmemiz gerekecektir.
40:51Çünkü,
40:52ona itaat de mutlak itaattir.
40:54Allah ve Resulünün arasını ayırmaya,
40:57biz Allah'ın buyruklarına itaat ederiz,
41:00ama Peygamber'in buyrukları,
41:02bizi bağlamaz demeye,
41:03hiç kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur.
41:07İşte bakın Rabbimiz,
41:09kendisine itaat istediği kitabının her bir yerinde,
41:12Peygamberine de itaat istiyor.
41:14Elçisine itaatin,
41:17bizzat kendisine itaat olduğunu haber veriyor.
41:20Bana itaatin modelini,
41:23elçinin hayatıyla örnekledim buyuruyor.
41:26İşte bakın ayet,
41:28gerçekten çok açık.
41:29Kendisine itaatle birlikte,
41:32Peygamber'e itaati de,
41:33farz kılıyor Rabbimiz.
41:35Ben başka değil,
41:38sadece bana itaat edilsin diye,
41:40elçi gönderiyorum.
41:42Öyleyse,
41:44eğer,
41:44Resul'e itaat olmayan,
41:46Peygamber'in örnekliliğini reddeden,
41:49bir din anlayışını,
41:51yasallaştıracak olursak,
41:53acaba bu ayetleri,
41:54nereye koyacağız?
41:56Eğer,
41:57bu ayetlerde anlatılan,
41:58Peygamber'e itaatten kasıt,
42:00ona indirilen,
42:01Kur'an'a itaat anlamına geliyorsa,
42:04o zaman,
42:05zaten kitabının her bir bölümünde,
42:07kendisine ve kitabına,
42:08itaati vurgulayan Rabbimiz'in,
42:10bir de ayrıca,
42:12Resul'üne itaati gündeme getirmesinin,
42:14ne anlamı olacaktı?
42:16Hayır,
42:16hayır.
42:17Allah,
42:18kendisine itaat istediği,
42:21Kur'an'ın her bir bölümünde,
42:23aynı zamanda,
42:24Peygamber'ine de itaat istiyor.
42:25Öyleyse,
42:27Allah'la elçisinin,
42:28arasını ayırmayacağız,
42:31kitapla,
42:31Peygamber'in arasını,
42:33ayırmayacağız,
42:34mutlak manada,
42:35Allah'a itaat edip,
42:37onun arzularını,
42:38yerine getirdiğimiz gibi,
42:40yine mutlak manada,
42:41onun elçisine de itaat edip,
42:43onun emir ve yasaklarına,
42:45riayet etmek zorundayız.
42:47Bundan sonra,
42:4993. ayeti kerimesinde,
42:51bakın Rabbimiz,
42:53şöyle buyuruyor,
42:53Layse alellezine amanu,
42:57ve amilus salihati,
42:58cünahum,
42:59fima ta'imu,
43:00iza metteqav ve amanu,
43:02ve amilus salihati,
43:04thümme teqav ve amanu,
43:06thümme teqav ve ahsenu,
43:08wallahu yuhibbul muhsiniyin.
43:11İnananlara ve salih amel işleyenlere,
43:15fıtratına yaraşır amellerde bulunanlara,
43:19eğer muttaki olurlar,
43:22inanırlar,
43:22salih ameller işlerler,
43:25sonra haramdan sakınıp inanırlar,
43:29ve sonra isyandan sakınıp iyilik yaparlarsa,
43:33salih amel işlerlerse,
43:35daha önceleri tatmış olduklarından dolayı,
43:39bir sorumluluk yoktur.
43:41Allah,
43:42iyi davrananları,
43:44muhsinleri,
43:45kendisini görüyormuş gibi,
43:47kulluk yapanları,
43:49sever.
43:49Allah onları sevmektedir.
43:52Bir dönem,
43:54insanlar,
43:55içki içtiler.
43:57Sonra Rabbimiz,
43:58onu ve benzeri,
44:00pislikleri yasaklayınca,
44:02Müslümanlar hemen vazgeçtiler.
44:05Rableri hatırına,
44:07tüm pisliklerle ilişkilerini kestiler.
44:09Bu arada,
44:11şöyle bir soru soruldu.
44:13Peki,
44:13acaba içkinin haram kırılmasından önce,
44:17içki içtikleri halde,
44:19ölüp gidenlerin durumları ne olacak?
44:22İşte Rabbimiz bakın,
44:24bu ayetinde de,
44:25onu açıklayıverdi.
44:27Önceden inanılması gerekenlere iman edip,
44:31salih ameller işleyenlere,
44:34haram kılınmadan önce yaptıklarından dolayı,
44:38bir günah,
44:40bir vebal,
44:41bir sorumluluk yoktur.
44:44İçki ve kumarın,
44:45yasaklığından önce,
44:47takva,
44:48salih amel ve Allah'a itaatte,
44:50saygı ve kararlılık içinde ölenler,
44:53asla asi ve günahkar sayılmayacaktır.
44:58Geçmiş geçmiştir ve Allah muhsinleri,
45:01kendisini görüyormuşçasına,
45:03kendisine kulluk şuuru içinde olanları sevmektedir.
45:07Allah,
45:08kendisini haram ve helal kılma konusunda yetkili görenleri,
45:13o gün haram kıldıklarını haram bilip,
45:16yarın haram kılacaklarını da haram bilmek üzere yaşayan kullarını Allah sever.
45:23Yani,
45:24bugün bildiklerine samimi olarak iman eden,
45:29bildikleriyle amel eden,
45:31ve yarın öğrendikleriyle de iman ve amel derdi taşıyan kullarını Allah sever.
45:39Bugün,
45:40bildiklerimizle iman edip amel edeceğiz ama,
45:44yarın öğrendiğimiz ayetlerin de doğruluğunu bugünden kabul edip,
45:48onları da öğrendiğimiz zaman,
45:51yarın onları da amele dönüştürme niyeti içinde olduğumuz sürece,
45:55Allah bizi sevdiğini söylüyor.
45:58Dikkat ederseniz,
46:00ayeti kerimede,
46:01iman ve ona bağlı olarak gerçekleştirilen salih amel,
46:05iki kere,
46:07takvada üç kere zikrediliyor.
46:09ve son merhalede de ihsandan söz ediliyor.
46:13Bununla anlıyoruz ki,
46:15takvanın üç defa zikredilişi,
46:18hem maziyi,
46:19yani geçmişi,
46:21hem hali,
46:22yani şimdiyi,
46:24şimdiki hali,
46:25hem de istikbali,
46:26yani geleceği içine alması içindir.
46:29Ya da,
46:30bu üç takva,
46:31insanın kendisiyle,
46:33kendi nefsiyle alakalı takvasını,
46:35diğer insanlarla alakalı takvasını,
46:39ve de Rabbi ile alakalı takvasını gündeme getiriyor.
46:43Onun içindir ki,
46:45bu üçüncüsünde,
46:47takva,
46:47Rabbine karşı ihsana dönüşüyor.
46:50Veya buradaki takvalar,
46:52Bakara suresinin evvelinde işaret edildiği gibi,
46:56insanın mebde,
46:57meat ve müntehasına bir dikkat çekmedir anlıyoruz.
47:02Ya da,
47:03bir başka anlayışla,
47:04sakınılacak,
47:06takvalı olunacak şeylerin,
47:08mertebelerine bir dikkat çekmedir.
47:10Nasıl?
47:11Şöyle,
47:12azaptan,
47:13ikaptan kurtulmak için,
47:15evvela haramı terk,
47:18sonra haramlara düşmemek için,
47:21şüpheli şeylerden sarf-ı nazar,
47:24daha sonra,
47:25nefsi alışkanlıklardan korumak ve terbiye etmek için,
47:30bazı mubahları terk etmek anlatılmıştır diyoruz.
47:33Allah-u Alem.
47:34Bundan sonra,
47:35bu anlatılanlara,
47:37Müslümanların hayatından,
47:39bir örnek sunacak Rabbimiz.
47:41Bakın,
47:4294. ayetinde,
47:44şöyle buyuruyor.
47:45Yâ eyyühellezîne âmenû,
47:49leyebluvennekumullâhu bişeyim minassaydi,
47:52tenâruhu eydîkum ve rimâhukum,
47:55liya'lemallâhu men yekâfuhu bilgâyib,
48:07فَمَنِعْتَدَا بَعْدَ ذَٰلِكْ
48:11İhramlıyken,
48:13elinizin ve mızraklarınızın ulaştığı,
48:17avdan bir şeyle,
48:19Allah andolsun ki,
48:21sizi dener ya da deneyecek,
48:24bundan sonra kim haddi aşarsa,
48:27ona elem verici bir azap vardır.
48:29Evet,
48:31ey müminler,
48:34gıyabında kim Allah'tan korkuyor,
48:36kim korkmuyor?
48:38Gıyabında Allah'ı kim kale alıyor,
48:41kim almıyor?
48:42Gıyabında onu kim hesaba katıyor,
48:45ciddiye alıyor,
48:47kim almıyor?
48:48Bunu denemek,
48:49bunu açığa çıkarmak üzere,
48:51Rabbiniz,
48:53haç ve umre için,
48:54ihrama girdiğiniz bir ortamda,
48:57ellerinizin ve mızraklarınızın,
48:59menziline girecek kadar,
49:01yaklaştırılmış bir avla,
49:03sizi deneyecektir,
49:05sizi imtihana çekecektir.
49:07Rabbiniz,
49:09sizi bir av yasağıyla imtihana çekecek.
49:13Taban,
49:14fıtraten,
49:15necis olan,
49:16pis olan,
49:17pisliğini kendi akıllarınız ve,
49:20fıtratınızla da anlayabileceğiniz,
49:22bir içki yasağından sonra,
49:25şimdi de fıtraten temiz olan,
49:28helal olan bir şeyi,
49:29geçici bir süre için,
49:31taabbudi olarak,
49:33yasaklayarak,
49:34Allah sizi imtihan edecektir.
49:37Ya Rabbi,
49:38sen bu konuda,
49:39tam yetkilisin.
49:41Ya Rabbi,
49:42sen bu konuda,
49:43mutlak yetkilisin.
49:45Neyi yasaklarsan,
49:46ben senin yasaklarını,
49:48yasak bilirim.
49:49Ben,
49:50senin sevdiklerini sever,
49:52sevmediklerini,
49:54sevmem mi,
49:54diyeceksiniz?
49:56Yoksa,
49:57karşı mı geleceksiniz?
49:58Bunu açığa çıkarmak için,
50:00böyle bir şeyle,
50:02sizi deneyeceğim,
50:03diyor Rabbimiz.
50:05Rivayetlere göre,
50:06Hudeybiye günü,
50:07Rabbimiz,
50:08sahabe-i kiram efendilerimizi,
50:10böyle bir imtihana tabi tuttu.
50:12Sahabe,
50:13ihramlıydı,
50:14ve kendilerine avlanmak yasaktı.
50:17Rabbimiz,
50:18onları denemek için,
50:19bolca bir av hayvanı göndermişti.
50:22Elleriyle yakalayabilecekleri,
50:25kılıçlarıyla,
50:26mızraklarıyla,
50:27vurabilecekleri kadar,
50:29av hayvanları,
50:30onlara yaklaştırılmıştı.
50:32Sebep neydi?
50:34Gıyabında,
50:35kim Allah'tan korkuyor?
50:37Kim,
50:38Allah'ın haramlarına karşı,
50:40saygılıdır?
50:41Kim değildir?
50:42Bunu açığa çıkarmak istiyordu Allah.
50:45Yani,
50:45Rablerinin bir yasağına karşı,
50:48kim ne kadar dayanabilecekti?
50:50İçki gibi,
50:52fıtrate necis olan,
50:53bir yasağa karşı,
50:55belki insanların dayanmaları,
50:57mümkündür ama,
50:58helal olan bir şeye karşı,
51:01dayanmalarının sınırını,
51:03ölçmek istiyordu Rabbimiz.
51:05Rablerine karşı,
51:07ne kadar saygılılar?
51:09İştahlarını çeken,
51:11arzularını kamçaklar,
51:12aşılayan bir helal karşısında,
51:14bir dünya nimeti karşısında,
51:16ne derece saygı göstereceklerdi?
51:19Ne kadar dayanabileceklerdi?
51:21İşte,
51:22Allah'ın,
51:23temiz de,
51:24pisi,
51:25korkanla,
51:26korkmayanı,
51:27ayırt edeceği,
51:28bir imtihandı bu.
51:30Yani,
51:31Allah için mütedeyyin olanla,
51:34dünya ve nefisleri için,
51:35dindar olanların,
51:37açığa çıkarılması için,
51:38bir imtihandı bu.
51:39Yani,
51:40Allah'a tapınanlarla,
51:42kendi menfaatlerine,
51:44kendi nefislerine tapınanları,
51:46açığa çıkaran bir imtihan.
51:49Çünkü,
51:50Allah,
51:50mağdununda,
51:52hayır düşünen kişi,
51:53hayır düşünmemiş sayılır.
51:55Allah'a kulluk adına,
51:57tabbüt adına değil de,
51:59bir takım faydalarından,
52:01menfaatlerinden ötürü,
52:03emirleri yerine getirip,
52:06nehilerden sakınan kimsenin kulluğu,
52:08Allah'a değildir.
52:10İçki niye içilmez?
52:11Efendim,
52:12işte,
52:13siroz yapar,
52:14sağlığa zararlıdır.
52:15Hayır,
52:15hayır,
52:16Allah yasak kıldığı için,
52:17içilmez içki.
52:19Zina niye haramdır?
52:21Efendim,
52:21ey diz,
52:22hayır,
52:23Allah haram dediği için haramdır.
52:25Domuz niye yasak?
52:27Efendim,
52:27işte,
52:28dişisini kıskanmaz,
52:30pislik yer,
52:31içinde tırışın tenya var,
52:34kalbe giden damarları tıkar,
52:36hayır,
52:36hayır,
52:37Allah yemeyin dediği için yenmez domuz.
52:40Haramlar,
52:42kulluk adına haram bilinecek,
52:44tabbüt adına terk edilecektir.
52:47Öteki sebeplerin hiçbirisi önemli değildir.
52:50Ben bir şeyi haram biliyorsam,
52:52Allah ona haram dediği,
52:54diye haram bilirim.
52:56Buna dikkat etmek zorundayız.
52:58Tabi,
52:59elde olmayan bir nimetten,
53:01sarfı nazar etmekle,
53:03nimetin karşısındayken,
53:05ondan sarfı nazar etmek çok farklıdır.
53:08Birincisi çok kolaydır.
53:10İkincisi ise,
53:12gerçekten zordur.
53:13Mesela,
53:15dağ başında kalmış bir adamın,
53:17açlığa sabrederek,
53:18Allah'a ibadet etmesiyle,
53:20kurulmuş bir sofranın başında sabrederek,
53:24Allah'a kulluk yapması,
53:25elbette farklıdır.
53:27Birinci durumda muvaffak olan insanların pek çoğu,
53:31ikincisinde muvaffak olamamışlardır.
53:33O ruhbaniyet terbiyesiyle,
53:36İslamiyet terbiyesinin farkı,
53:38işte burada açığa çıkmaktadır.
53:41Birisi,
53:42toplumdan kaçarak,
53:44mağara ve manastırlara kapanarak,
53:47Allah'a yönelme yollarını arama,
53:50Allah'a kulluk yollarını arama,
53:52öbürü ise,
53:53toplumun içinde kalarak,
53:55toplumun yanlışlarını düzeltme,
53:57ve de toplumdan etkilenmeme şartıyla,
54:01Allah'a kulluğa yönelme usulü.
54:04Evet,
54:04Müslümanlar,
54:06o gün imtihanı başardılar.
54:09Av hayvanları,
54:10bir imtihan gereği,
54:11elleriyle yakalayabilecekleri kadar,
54:14kendilerine yakınlaştırıldıkları halde,
54:18Müslümanlar,
54:19sabredip,
54:19Rabbilerinin bu yasağını delmediler.
54:23Unutmayalım,
54:24bugün de aynı imtihanlarla,
54:26Rabbimiz bizi de imtihan eder.
54:29Mesela,
54:31bir para kasasının başına getiriverir,
54:33bazen Rabbimiz bizi,
54:36elimizi uzatıverince,
54:37alıverecek kadar,
54:38paraların başına getirir,
54:40ve dener Allah bizi.
54:43Bazen bizi öyle bir konuma,
54:45öyle bir makama getirir ki,
54:47Rabbimiz,
54:48orada binlerce insanın namusu,
54:50bizim elimizin altındadır.
54:53İftiha makamındasınız farz edin,
54:55ya da öğretici konumundasınız farz edin,
54:58sizden din öğrenmeye gelen,
55:01pek çoğunu,
55:02size yaklaştırıverir Allah da,
55:04sizin o konudaki,
55:06ağırlığınızı,
55:07takvanızı,
55:08samimiyetinizi ölçüverir.
55:10Yani,
55:11gıyabında,
55:12kendisinden korkup korkmadığınızı,
55:15kendisini kaleye alıp,
55:17almadığınızı,
55:18ortaya çıkarıverir.
55:19Veya,
55:20bazen size,
55:22küçük küçük imkanlar verir.
55:23Mesela,
55:25belediyeler verir,
55:26muhtarlıklar verir,
55:27ve,
55:28sizi dener oralarda Allah.
55:31Buradaki ciddiyetinize,
55:34buralardaki samimiyetinize bakar da,
55:37daha sonra,
55:38size daha büyüklerini verir.
55:40Mesela,
55:41devlet idaresini teslim eder.
55:44Eğer,
55:44oralarda başaramamışsanız,
55:47daha büyüklerini Allah size asla vermeyecektir.
55:52Bundan sonraki ayetinde,
55:54ihramlı iken,
55:56avlanmanın cezasından,
55:57söz edecek Rabbimiz.
55:59Ama,
56:00biz bugünlük burada kalıyoruz.
56:02Rabbim,
56:03gereğiyle iman edip,
56:04amele yönelmeyi,
56:05bizlere nasip buyursun,
56:07kolay getirsin inşallah.
56:09Velhamdülillahi Rabbil Alemin.

Recommended