Nisa 143-152: Münafıklar ne müminlerden ne de kâfirlerden olurlar; ikisi arasında bocalayıp dururlar. Allah’ın saptırdığına sen asla bir yol bulamazsın. Ey iman edenler! Müminleri bırakıp kâfirleri dost edinmeyin. Allah’ın aleyhinize apaçık bir delil vermesini mi istiyorsunuz?
Münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar; onlara bir yardımcı bulamazsın. Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini Allah için halis kılanlar müminlerle beraberdirler. Allah müminlere büyük bir ecir verecektir. Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niçin azap etsin? Allah şükredendir, bilendir. Zulme uğrayanlar dışında bir kötülüğü açıkça söylemekten Allah hoşlanmaz. Allah işitendir, bilendir.
#AliKüçük #NisaTefsiri #Münafık #Adalet #Tövbe #Şükür #Zulüm #Kur'an #SesliTefsir
Münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar; onlara bir yardımcı bulamazsın. Ancak tövbe edip hallerini düzeltenler, Allah’a sımsıkı sarılanlar ve dinlerini Allah için halis kılanlar müminlerle beraberdirler. Allah müminlere büyük bir ecir verecektir. Eğer şükreder ve iman ederseniz, Allah size niçin azap etsin? Allah şükredendir, bilendir. Zulme uğrayanlar dışında bir kötülüğü açıkça söylemekten Allah hoşlanmaz. Allah işitendir, bilendir.
#AliKüçük #NisaTefsiri #Münafık #Adalet #Tövbe #Şükür #Zulüm #Kur'an #SesliTefsir
Category
📚
LearningTranscript
00:00A'udhu billahi min ashşeytanirracim, bismillahirrahmanirrahim.
00:08Elhamdülillahi rabbil alemin, wassalatu wa etammu attaslimu ala seyyidina muhammadin ilmab'ooth rahmetan lil'alamin.
00:18Allahumma la sehla illa ma jajaltahu sehla, wa anta tejalul hazna iza şi'te sehla.
00:25Allahumma allimna ma yenfauna, wa anfauna bima allamtana, wa zidna ilman bir rahmetke ya arhamanirrahmin.
00:35Ammab'at, bismillahirrahmanirrahim.
00:39Müzebzebine beynethalik, la ilaha ulai, wa la ilaha ulai, wa man yudlilillahu felan tegide lehu sebeela.
00:49İla akhiril ayat, sadakallahu lazim.
00:52Birlikte Nisa suresini tanımaya çalışıyor idik.
00:58Her dersimizde ifade ettiğimiz gibi inşallah burada duyduklarımızla, dinlediklerimizle, okuduklarımızla, öğrendiklerimizle Allah'ın istediği biçimde iman edeceğiz.
01:09Sonra da yarınki hayatımızı bu imanlarımızla düzenlemek üzere, bu imanlarımızı hayatımızda görüntülemek, amele dönüştürmek üzere ciddi bir gayrentin, bir çabanın
01:23içine inşallah gireceğiz.
01:24143. ayeti kerimesinde bakın Rabbimiz yine onların karakteristik özellikleri üzerinde şöyle buyuruyor.
01:34Müzebzebzebine beyne zalik, la ilaha ulai, wa la ilaha ulai, wa man yudlilillahu felan tegide lehu sebeela.
01:45Ne onlarla, ne de bunlarla olurlar.
01:48Ne Müslümanlardan, ne de kafirlerden olurlar.
01:53İkisi arasında bocalar dururlar.
01:55Allah'ın sapık dediği kimseye, artık ey peygamberim sen asla bir yol bulamazsın.
02:07Yani bir orada, bir buradadır onlar.
02:12Bazen mümin görünürler, bazen de kafir.
02:16Peygamberim bunlar imanla küfür arasında tıpkı bir sarkaş gibi gelgit halindedirler.
02:23İmanla küfür arasında kararsız, dalgaya kapılmış bir sandal gibi şaşkın şaşkın gidip gelmektedirler.
02:33Bir bakarsınız namaz kılan bir mümin, bir de bakarsınız ki İslam'ın hükümlerini reddeden bir kafir.
02:42Yani ne onlardandır, ne de sendendir bunlar.
02:45Ne kafirlere mal olurlar, ne de müminlere.
02:50Ne kiliseye, ne havraya, ne de camiye yararlar.
02:55İkisi arasında bocalar dururlar.
02:58Çünkü bunlar, bu alçaklar, kendi seçenekleriyle, özgür iradeleriyle münafıklığı tercih ettiklerinden,
03:08Allah da onların kendi haklarındaki bu tercihlerini onaylamıştır.
03:14Ve artık Allah'ın şaşırtıp saptırdığına da, ey peygamberim sen asla bir yol bulamazsın.
03:22Hiç kimse Allah'ın saptırdığını hidayet edemez.
03:26Öyleyse, ey Müslümanlar,
03:29Ey müminler, ey iman edenler, sakın ha sakın müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin.
03:50Allah'ın aleyhinize apaçık bir ferman vermesini mi istersiniz?
04:02Arkadaşlar, bakın burada hıtap Müslümanlara yöneliyor.
04:07Ey Müslümanlar, sakın ha sakın müminleri bırakıp da kafirleri dost ve veli edinmeyin.
04:15Müslümanları bırakıp da kafirlerle bir dostluk, bir velayet ilişkisi içine girmeyin.
04:23Allah'ı ve Allah'ın dostları, Allah'ın velileri olan müminleri bırakıp da kafirlerin her cinsine,
04:31ister Yahudi olsun, ister Hristiyan olsun, ister müşrik ya da ateist olsun fark etmez,
04:37Kafirlerin her cinsine velayetle yaklaşan, onların velayetleri altına giren,
04:44onların aldıkları kararları uygulamadan yana bir tavır sergileyen insanların imanları nifaka dönüşüyor.
04:53Allah korusun.
04:54Yani, onların, o insanların Allah'a teslimiyetleri, değerini kaybediyor ve Rabbımızın işte bu beyanıyla,
05:04bu insanlar Allah korusun, münafık haline geliyorlar.
05:09Allah düşmanı kafirlerin velayetini kabul etmek, onlarla birlikte oturup kalkmak,
05:16onların İslam'a ve Müslümanlara saldırılarında, onların yanında olup onları desteklemek,
05:26kafirlere içten içe sevgi beslemek, imanla asla bağdaşmaz.
05:32Çünkü unutmayın ki Allah'a bağlılık imandır.
05:36Allah'ı veli ve dost kabul etmek imandır.
05:40Allah'ın velayeti altına girip, tüm hayatında onun kararlarını uygulamak imandır.
05:48Allah'a iman eden, Allah'ın koruması altına giren, müminlerle dostluk kurmak,
05:55onlarla velayet ilişkisi içine girmek imandır.
05:59İşte bu gerçeklerden hareketle bir mümin, dünya işlerinde,
06:04bireysel, sosyal, ailevi, toplumsal, ekonomik, siyasal hayatında,
06:11ahirete müteallik işlerinde, yani hayatının tüm alanlarında,
06:17kendisiyle ilgili tüm problemlerinde,
06:20eğer bir dostluk, bir vela ilişkisi içine girecekse,
06:25yani birileriyle birlikte hareket edecekse,
06:29birileriyle istişare edecek,
06:31birilerinin kararına başvuracaksa,
06:34birilerinden akıl danışacaksa,
06:37kendisine veli olarak, dost olarak,
06:40ancak ve ancak,
06:42Allah dostluğuna ehil,
06:44müminleri seçecektir,
06:46müminlerle birlikte olacaktır,
06:49müminleri kendisine veli ve dost bilecektir.
06:53Müminleri sevecek,
06:55müminleri dost bilecek,
06:57müminleri veli bilecek,
06:59müminlere bağımlı olacak,
07:01müminlerin derdini, tasasını,
07:04kendi tasası,
07:05sevincini, kendi sevinci,
07:07başarısını,
07:09kendi başarısı bilecektir.
07:11Yani tüm işlerini,
07:14tüm hayatını,
07:16siyasetini,
07:17ekonomisini,
07:18eğitimini,
07:19sosyal ve bireysel hayatını,
07:22aile hayatını,
07:23müminlere göre düzenleyecek,
07:25yani onun hesabında müminler olacaktır.
07:29Müslüman,
07:31önceki ayetlerde demeye çalışmıştım,
07:34izzet ve şerefi Müslümanlarda ve Müslümanlarla birliktelikte görecektir.
07:41Allah korusun,
07:43bir takım basit,
07:45dünyevi hesaplarla,
07:47bir kısım basit menfaat kaygılarıyla,
07:51bir Müslümanın müminleri bırakarak kafirleri dost edilmesi,
07:56hayatını,
07:58onlar kaynaklı yaşaması,
08:00asla düşünülemez.
08:02Bakın,
08:04ayetin devamında,
08:05çok muazzam bir tehdit geliyor.
08:08Eturidûne en tecaalu lillâhi aleykum sultanen mubina,
08:13sizler ey mümin görünenler,
08:16ey Müslümanlık iddiasında bulunanlar,
08:19istiyor musunuz ki,
08:20Allah sizin aleyhinizde bir delile sahip olsun.
08:25Yani Allah'a kendi aleyhinizde bir delil mi vermek istiyorsunuz?
08:31Allah'ı ve Allah dostu müminleri bir kenara bırakıp da,
08:36kafirleri dost edinerek,
08:38münafık olduğunuz konusunda,
08:40Allah'a bir delil mi vermek istiyorsunuz?
08:43Yani,
08:45ben sizi apaçık delillerle,
08:48apaçık ayetlerle uyardığım halde,
08:51niye benim dostlarımı bırakıp da düşmanlarımı dost edindiniz?
08:55Niye benim düşmanlarımla dostluk ilişkisi içine girdiniz diye,
09:00Allah'a aleyhinizde apaçık bir nifat delili mi vermek istiyorsunuz?
09:05Yani böylece apaçık münafık olduğunuzu kanıtlamak mı istiyorsunuz diyor Rabbimiz.
09:12Yapmayın böyle.
09:14Kendi azabınıza,
09:17kendi cehenneminize,
09:18kendi kendinize delil hazırlamayın.
09:21Yani dostlarımı bırakıp,
09:24düşmanlarımla dostluk kurarak,
09:26apaçık bir münafıklık tavrı sergilemeyin.
09:30Çünkü,
09:31bu apaçık bir nifak alametidir diyor Rabbimiz.
09:36Rabbimizin bu ayetinden anlıyoruz ki,
09:39Allah kullarını apaçık ayetleriyle uyarmadıkça,
09:44onlara ceza vermemektedir.
09:47Yine anlıyoruz ki,
09:49Allah'ın cehennemine gidenler,
09:50ancak uyarıldıkları halde,
09:53uyarıya aldırış etmeyenler,
09:55uyarıya müspet cevap vermeyenler olacaktır.
09:59Ve böylece,
10:01kendilerine Allah tarafından uyarıcılar,
10:05gönderilmeyen insanların da,
10:07azaba uğratılmayacakları yasası,
10:10işte bu ayeti kerimeyle ortaya konulmuş oluyor.
10:14Ama bu arada,
10:16tabi şunu da bildiriyor ki Rabbimiz,
10:20dünyadaki toplumların hiçbirisi,
10:22tarihin ilk dönemlerinden bu yana,
10:25asla uyarısız kalmamıştır.
10:27Yani her bir dönem insanları,
10:30mutlaka uyarılmışlardır.
10:33Uyarının ulaştırılmadığı hiçbir toplum yoktur.
10:37İşte,
10:38gerek geçmişte yaşamış olanlar,
10:41gerek şu anda yaşayanlar,
10:43gerekse gelecekte yaşayacak olanlar,
10:47Allah'ın bu apaçık ayetleriyle uyarıldıkları halde,
10:50Allah tarafından nifak ve münafıklık,
10:54apaçık kendilerine beyan edildiği halde,
10:57eğer bu uyarların tamamen tersine hareket ederek,
11:01Allah'a kendi aleyhlerinde bir delil vermişlerse,
11:05artık bu Allah'ın değil,
11:07onların kendi problemleridir.
11:09Bundan sonra,
11:11surenin 145. ayeti kerimesinde,
11:14yine münafıklarla alakalı,
11:16bakın Rabbimiz şöyle buyuruyor,
11:27Doğrusu münafıklar,
11:29cehennemin en alt tabakasındadırlar.
11:33Onlara yardımcı da bulamayacaksın.
11:36Evet,
11:37münafıklar cehennemin en alt tabakasındadırlar.
11:42Cehennemin en alçak tabakasındadır onlar.
11:45Cennetin dereceleri olduğu gibi,
11:48cehennemde de dereceler vardır.
11:51Ve Allah korusun,
11:53münafıklar,
11:54en aşağı,
11:55en korkunç yerinde,
11:57en rezil hücresinde,
11:59ve en adi dibindedirler cehennemin.
12:02Yani kafirlerden daha aşağı bir konumdadır onlar.
12:07Çünkü bunlar,
12:08kafir olmakla birlikte,
12:10bir de üstelik Müslüman görüntüsü sergileyerek,
12:13hem Allah'ı,
12:15hem de müminleri kandırma cüretinde bulunuyorlardı.
12:19Evet,
12:21onlar cehennemin en alt derekesindedirler.
12:25Alt da olsa,
12:26üst de olsa,
12:27doğrusu cehennem gidilecek bir yer değildir.
12:30Ama ne yazık ki,
12:32onu insanlar kendi elleriyle,
12:34işledikleri günahlarla kazanıyorlar.
12:37Yani kendi tercihleriyle elde ediyorlar.
12:41İşte bu ayetin de ifadesiyle,
12:44cehennemin en alt tabakasında,
12:47azabın en şiddetli bölümünde münafıklar vardır.
12:51Neden böyle?
12:52Çünkü münafık denilen bu kafirler,
12:55Allah'ı tanımışlar,
12:57Allah'ın sıfatlarını tanımışlar,
12:59İslam'ı tanımışlar,
13:01Müslümanları tanımışlar,
13:02dilleriyle iman iddiasında bulunmuşlar,
13:05ama kalpleriyle iman etmemişler.
13:08İşte bundan ötürü,
13:10bu münafık kafirler,
13:12öteki kafirlerden daha kötüdürler,
13:15ve cehennemin en alt tabakasındadırlar,
13:18buyuruyor Rabbimiz.
13:20Velem tecide lehum nasira,
13:23ve sen artık onlar için,
13:26onları Allah'ın azabından kurtaracak,
13:29bir yardımcı bulamazsın.
13:30Hiç kimse onlara yardım elini uzatamaz.
13:35Allah onlara,
13:37ebedi bir cehennem takdir ettikten sonra,
13:40kim yardım edebilecekti onlara?
13:42Bu alçaklar,
13:44dünyada toplum için,
13:45insanlar için hareket ettiler.
13:48Allah için değil de,
13:50insanlar için bir hayat yaşadılar.
13:52Toplumun beğenisini,
13:54Allah'ın beğenisine tercih ettiler.
13:57İnsanlara şirin görünmeye çalıştılar.
13:59Velev bir dünya hayatı boyunca,
14:02tüm dünya onun önünde diz çökmüş bile olsa,
14:07tüm dünya ona tabi olup,
14:09onun yolunda gitmiş olsa bile,
14:12herkes onu tanrı bilmiş,
14:14ve ona kulluk etmiş olsa bile,
14:17herkes dünyada yoluna ölecek kadar,
14:20onu sevmiş,
14:22onun önünde secdelere kapanmış olsa bile,
14:25onun ekonomik ve siyasal gücü,
14:28dünyada dillere destan olsa bile,
14:31askeri ve silah gücü afakı tutmuş olsa bile,
14:36egemenliği, saltanatı, yasaları,
14:39tüm dünyada uygulanır olsa bile,
14:42dünyada her istediğini yapabilir bir konumda olmuş olsa bile,
14:46Allah'ın yargılaması sonucu cehenneme yuvarlanırken,
14:53bir sineğin kanadı kadar bile,
14:56bir değeri olmayacaktır o münafıkların.
15:00O zaman kendisini kurtaracak ne gücü kalmış,
15:04ne kuvveti, ne saltanatı,
15:06ne tanrılığı, ne kulları,
15:09ne alkışlayanları,
15:10ne secde edenleri,
15:12ne dostları,
15:13ne de yardımcıları kalmamıştır.
15:16Varsın şu anda,
15:18ekonomik ve siyasal gücünden dolayı,
15:21tüm dünya onun önünde eğilsin.
15:23Varsın şu anda,
15:25kulları onu tanrı makamında görüp,
15:27ona hamd etme adına,
15:29ona şükretme adına,
15:31yasalarını uygulamaya koysunlar.
15:34Bilsinler ki,
15:35yeryüzünde,
15:36Allah'ın istemediği bir hayatı yaşayan,
15:39dünyada,
15:41dünyanın konumu gereği,
15:42Allah'ın kendilerine tanıdığı fırsatlara aldanarak,
15:46Allah'ı aldattıklarını,
15:48atlattıklarını zanneden,
15:51bunun için de,
15:53kendi kendilerine hayat programı yapmaya kalkışan bu insanlar,
15:57yarın,
15:58kendi kazandıkları ateşe yuvarlandıklarında,
16:02anlayacaklar ki,
16:03bu dünya gerçekten çok boşmuş,
16:06çok basitmiş.
16:09öyleyse gelin ey insanlar,
16:11bu basit dünyayı alıp da,
16:13baki alemi kaybetmeyelim.
16:16Şu basit dünyanın ardına düşüp de,
16:19bir kısım dünya hesaplarıyla,
16:21Allah'ı bir kenara bırakıp,
16:24Allah'ın dostları olan müminleri,
16:26bir kenara bırakıp,
16:28kafirleri,
16:29müşrikleri,
16:30dostluk makamına çıkarmayalım.
16:32Şu anda güç, kuvvet onlardadır diye,
16:36mal, mülk onlardadır diye,
16:39izzet ve şeref onların kapısındadır diye,
16:42onların velayeti altına girip,
16:45onlarla birlikte hareket etmeye kalkışmayalım.
16:48Unutmayalım ki,
16:50izzet ve şeref,
16:51tümüyle Allah'a aittir.
16:53Peki,
16:56acaba şu anda,
16:57küfür içinde,
16:58şirk içinde,
17:00nifak içinde yaşayan,
17:01bu kafirlerin,
17:02bu münafıkların,
17:04hiçbir kurtuluş hakları yok mudur?
17:07Yani acaba bu insanlara,
17:09kurtuluş kapılarının tamamı kapanmış mıdır?
17:13Hepten affedilmeyi,
17:14kaybetmiş midir bu insanlar?
17:16Hayır.
17:18Şu anda,
17:19her şey bitmiş değildir.
17:21Şu anda hayat bitmiş,
17:23kıyamet kopmuş,
17:25ve tüm tevbe kapıları,
17:27dönüş fırsatları,
17:29kapanmış değildir.
17:30Ama ölümün ne zaman geleceğini,
17:33kıyametin de ne zaman kopacağını bilmiyoruz.
17:37Bunu bilen sadece Allah'tır.
17:39Şu anda hayatımız devam ettiği sürece,
17:43nefeslerimiz devam ettiği sürece,
17:45gözlerimiz gördüğü,
17:47kulaklarımız işittiği sürece,
17:49bilelim ki hepimizin dönüş imkanı elimizdedir.
17:53Allah bu imkanı bize lütfetmiştir.
17:57Münafık da olsa kişi,
17:59kafir de olsa,
18:00şu anda hayatta olanların,
18:03imtihanları sürmektedir.
18:05Ve her an dönüş yolu,
18:08çıkış yolu açıktır.
18:09Bakın Allah diyor ki,
18:11İllellezîne tabû ve aslahû ve atasamû billâh ve ahlasû dînehum lillâh.
18:18Ancak tevbe edenler,
18:21nefislerini ıslah edenler,
18:24Allah'a,
18:25Allah'ın kitabına sımsıkı sarılanlar,
18:28ve ahlasû dînehum lillâh.
18:30Ve dinlerini Allah için halis kılanlar,
18:34yani katışıksız bir din sahibi olanlar,
18:38فَاُلَٰئِكَ مَعَ الْمُؤْمِنِينَ
18:42وَسَوْفَ يُؤْتِ اللّٰهُ الْمُؤْمِن۪ينَ اَجْرًا عَظ۪يمًا
18:45İşte onlar,
18:47inananlarla beraberdir.
18:50Onlar müminlerle beraberdir.
18:52Ve Allah müminlere çok büyük bir ecir verecektir.
18:57Evet,
18:59kim tevbe edip dönerse,
19:01güneş batıdan doğmadan,
19:04ölüm gelip çatmadan,
19:06yani ya evrensel kıyamet kopmadan,
19:09ya da kişinin
19:11ferdi kıyameti dediğimiz ölümü onu yakalamadan önce,
19:16kim tevbe edip Rabbine dönerse,
19:19Rabbinin istediği hayata dönerse,
19:21Rabbine kulluğa yönelirse,
19:24yani önceki kıblesini değiştirirse,
19:28nefsinin, şeytanın ve tağutların yörüngesinde günahlara doğru giderken,
19:34bir anda yönünü Allah'a çevirirse,
19:37Allah'tan habersiz toplum için yaşadığı önceki hayatından,
19:42önceki küfründen, şirkinden, nifakından, isyanından vazgeçip,
19:47Allah'ın istediği bir hayata yönelir,
19:49Ya Rabb derse,
19:51affet Allah'ım,
19:53kaçak kulun sana yöneldi Ya Rabbi,
19:56derse,
19:58yepyeni bir iman ve teslimiyet atmosferine girebilirse,
20:03bir de,
20:05ve aslahu,
20:06durumunu da ıslah ederse,
20:08yani hayatını ıslah ederse,
20:10halini düzeltir,
20:12ve Allah'la barışabilirse,
20:15Allah'la arasını düzeltebilirse,
20:18işlerindeki nifak hastalıklarını atıp,
20:22nifak ve toplum için yaşama pisliklerinden arınıp,
20:27amellerini ve niyetlerini ıslah edip,
20:31Allah'ın istediği bir hayatı yaşamaya yönelebilirlerse,
20:35bir de,
20:37Allah'a da sarılırlarsa,
20:41yani Allah'a bağımlı olabilirlerse,
20:44tüm sevgisini,
20:47kabulünü,
20:47reddini,
20:48Allah'a bağımlı kılabilirlerse,
20:52Allah'a,
20:53Allah'ın kitabına,
20:54Allah'ın yoluna,
20:55Allah'ın dinine,
20:57Allah'ın Resulüne,
20:58Allah'ın hayat programına,
21:00sımsıkı sarılıp,
21:02ona bağımlı,
21:03ona ait olabilirlerse,
21:07sonra,
21:07ve ahlasu dinehum lillah,
21:10ve dinini de,
21:11Allah için,
21:12ihlaslı hale getirirse,
21:14yani,
21:16dinde muhlisler olarak,
21:18sadece,
21:19duasını,
21:20davetiyesini,
21:21kulluğunu,
21:22Allah'a yaparsa,
21:24halis bir din sahibi,
21:26katışıksız bir din sahibi,
21:28olursa,
21:30din,
21:30kişinin,
21:31hayat programıdır,
21:33din,
21:34kişinin,
21:34yaşam biçimidir,
21:36öyle bir din,
21:38yaşayacağız ki,
21:39öyle bir hayat programımız,
21:41olacak ki,
21:42hayatın tümünde,
21:43sadece,
21:44Allah'ı dinleyecek,
21:46ve başka şeyleri,
21:47katıp,
21:48karıştırmayacağız,
21:49yani,
21:50hayatımızın,
21:51bazı bölümlerinde,
21:52Allah'ı,
21:53bazı bölümlerinde de,
21:54başkalarını dinleyerek,
21:57hayatımızın,
21:57bazı bölümlerinde,
21:59Allah'ın yasalarını,
22:00bazı bölümlerinde de,
22:02başkalarının yasalarını,
22:03uygulayarak,
22:05katışıklı bir din,
22:06şirket içinde,
22:08bir hayat yaşamayacağız,
22:10yani,
22:11şirke düşmeyeceğiz,
22:1324 saatimizin tümünü,
22:15Allah'a ait kılacak,
22:17sadece,
22:18onu dinleyecek,
22:19ve,
22:20sadece,
22:20ona kulluk yapacağız,
22:22işte,
22:23eğer onlar,
22:24böyle katışıksız,
22:26bir din sahibi olurlarsa,
22:29yani,
22:30dinlerini karıştırmaz,
22:32dinlerini paramparça etmezler,
22:35hayatlarının tamamında,
22:37Allah'ın hayat programının,
22:39içine girerlerse,
22:41yani,
22:41tanrılar sistemini,
22:43reddeder,
22:44yalnız ve yalnız,
22:46Allah'a kulluğa yönelmenin,
22:48hesabını yapabilirlerse,
22:59Artık onlar,
23:01müminlerle,
23:02beraberdirler.
23:03Artık onlar,
23:04mümin olmuşlardır.
23:06Eski hayatları,
23:08eski dünyaları silinmiş,
23:10küfürleri,
23:11şirkleri bitmiştir.
23:13Yeter ki,
23:15dönüş Allah için olsun.
23:16Allah onların tüm geçmişlerini sıfırlayacak,
23:20onları analarından doğdukları gündeki gibi,
23:24tertemiz hale getirecektir.
23:27147. ayeti kelimesinde,
23:30bakın Rabbimiz şöyle buyuruyor,
23:41Şükreder ve iman ederseniz,
23:45Allah size niçin azap etsin de,
23:48Allah şakirdir,
23:54Allah alimdir.
23:55Allah şükrün karşılığını verendir ve kimin ne yaptığını,
24:03kimin nasıl şükrettiğini en iyi bilendir.
24:08Evet,
24:08eğer sizler şükreder ve iman ederseniz,
24:13Allah size niye azap etsin de,
24:16Allah kullarına azap etmekten niye hoşlansın da,
24:20sizler Rabbınıza onun istediği biçimde iman eder,
24:24onun size sunduğu sayısız nimetlerine karşılık,
24:29namkörlük etmez,
24:30Allah'ın istediği bir hayatı yaşamaya yönelirseniz,
24:34bilesiniz ki Allah size azaptan yana değildir.
24:38Çünkü azap,
24:40inkar ve namkörlüğün karşılığıdır.
24:43Rabbimizin azabı,
24:45caydırıcılık özelliği taşımaktadır.
24:47Yani Rabbimiz kullarını küfürden imana,
24:52namkörlükten şükre sevk etmek için azabını gündeme getirmektedir.
24:57Bunlar hasıl olduktan sonra,
25:00Allah size azap etmekle ne kazanacak da,
25:04neden azap etsin de size?
25:05Yani Rabbimiz'a öyle yeryüzü melikleri gibi,
25:11yeryüzü kralları gibi,
25:13beni razı etseler de etmeseler de,
25:16benim istediğim şekilde hareket etseler de etmeseler de,
25:20benim istediğim şekilde yaşasalar da,
25:23yaşamasalar da,
25:25ben mutlaka onlara azap edeceğim diye,
25:28adaletsiz bir yasayı Allah'a izafe etmek,
25:31zulümlerin en büyüğüdür.
25:33Çünkü,
25:35وَكَانَ اللّٰهُ شَاكِرًا عَل۪يمًا
25:38Allah şakir ve alimdir.
25:42Eğer insanlar,
25:43Allah'a Allah'ın istediği biçimde iman ederler,
25:47Allah'ın istediği biçimde şükrederek bir hayat yaşarlarsa,
25:51kesinlikle bilsinler ki,
25:54Allah onlar için şakirdir.
25:57İfade ne kadar güzel değil mi?
26:00Allah şakirdir.
26:01Yani kendisi zaten şükredilmeye layık yegane varlıktır,
26:07ve de sonunda kullarının yaptıklarından ötürü,
26:13sanki onlara teşekkür edendir Allah.
26:15Allah kullarına teşekkür ediyor.
26:19Buna karşılık kulların Allah'a nasıl bir kulluk yapması gerektiğini artık siz düşünün.
26:26Muhakkak ki Allah şakür ve alimdir.
26:29Yani sizler iyi amellere koşarken,
26:34salih ameller peşinde Rabbınızı razı etmeye çırpınırken,
26:39bir takım kusurlarınız,
26:41bir kısım eksiklikleriniz,
26:44hatalarınız, sürçmeleriniz,
26:47falsolarınız olsa da,
26:49unutmayın ki Allah gafurdur.
26:51Yani siliverir Allah onları,
26:55kale almayıverir,
26:57yok farz ediverir,
26:58örtüverir üzerlerini,
26:59ve bağışlayıverir sizi.
27:03Allah şakürdür.
27:05Allah şükredendir.
27:07Yani teşekkür edendir.
27:09Yani yaptıklarınızı karşılıksız bırakmayandır.
27:13Amellerinizi asla zayi etmeyendir.
27:16Kim Allah'a ne tür bir amel işlemişse,
27:19Allah ona şükredendir.
27:22Allah ona teşekkür edendir.
27:24İşlediği o amellerin karşılığını,
27:27Allah ona verendir.
27:30La yuhubbullahul cehra misu'i minel kavli illa men zulim,
27:36ve kanallahu semi'an alima.
27:39Allah zulme uğrayan kimseden başkasının,
27:45kötülüğünü sözle bile açıklamasını asla sevmez.
27:50Allah işiten ve bilendir.
27:53Evet bakın,
27:55148. ayeti kerimesinde de Rabbimiz şuna dikkat çekiyor.
28:00Zulme uğrayanların dışında,
28:02kötü sözün açıkça söylenmesinden Rabbimiz hoşlanmaz.
28:06Ancak zulme uğrayanlar bunun dışındadır.
28:10Allah kötülüğün fiiline de,
28:13sözcülüğüne de gazap eder.
28:16Allah kötülüğü asla sevmez.
28:19Ancak mazlum kişi,
28:21yani zulme uğrayan kişi bunun dışındadır.
28:25Zulme uğramış,
28:27hakları gasp edilmiş kimse,
28:29kendisine zulmeden karşısındaki muhatabına karşı uğradığı o zulmü açıktan açığa ifade edip gündeme getirmesinde,
28:39yani karşısındakinin kötü sözlerine aynen karşılık vermesinde ya da feryad-ı figan etmesinde bir vebal yoktur diyor Rabbimiz.
28:49وَكَانَ اللّٰهُ سَمِيعًا عَل۪يمًا
28:53Zalimin zulmünü de,
28:56zulme uğrayanın feryad-ı figanını da Allah bilmektedir.
29:01Tabi yeryüzünde insanlara zulmeden,
29:04hak hukuk tanımayarak,
29:06din diyanet tanımayarak,
29:09Allah yasalarını,
29:10kitap sünnet yasalarını çiğneyerek,
29:13yeryüzünde kendi arzularını,
29:16kendi hırslarını tatmin için çırpınan insanlara karşı,
29:20müminlere yol vardır diyor Rabbimiz.
29:22Yani onları durdurmak,
29:26onların zulümlerine engel olmak,
29:29onların ellerini kırmak bir izin değil, emirdir.
29:33Zalimlerin zulümlerine engel olmak,
29:36müminlerin tümüne bir emirdir.
29:40Nerede bir zulüm varsa,
29:42yeryüzünün neresinde Allah kullarına yönelik bir haksızlık söz konusuysa,
29:47onu def etmek için müminler sürekli hareket halinde olmalıdır.
29:54Değilse, Allah korusun müminler,
29:57sadece kendi ülkelerini,
29:59sadece kendi durumlarını görüp,
30:02ben iyiyim,
30:03ben zulme maruz değilim,
30:05bizim durumumuz iyidir diyerek,
30:07yan gelip,
30:08rahat yataklarında yatamazlar.
30:11Geçtiğimiz dönemlerde ecdadımız,
30:14yeryüzünün neresinde bir zulüm,
30:17neresinde bir haksızlık söz konusu olmuşsa,
30:21ülkelerinin zalimlerinden şikayette bulunan insanların feryatlarını duymuşlarsa,
30:26hemen onların imdatlarına gitmişler ve onları zalimlerin zulümlerinden kurtarmışlardır.
30:34Ecdadımız,
30:36hem kendi toplumlarını ıslah etmişler,
30:39hem de çevrelerindeki zalimlerin burunlarını kırmışlardır.
30:44Rabbimiz Müslümanlara bu görevi yüklemiştir.
30:48Hem kendi toplumlarında Allah kullarına zulmeden,
30:52Allah kullarının kulluğuna engel olmaya çalışan zalimlere karşı,
30:57hem de tüm yeryüzünde zulmeden insanlara karşı savaşmayı,
31:01onları düzeltmeyi Müslümanlara bir hak ve görev olarak vermiştir Rabbimiz.
31:08İşte bakın,
31:09bu ayeti kerimesinde Rabbimiz bize bunu anlatıyor.
31:13Bundan sonra 149. ayeti kerimesinde bakın şöyle buyuruyor,
31:18اِنْ تُبْدُ خَيْرًا اَوْ تُخْفُوهُ اَوْ تَعْفُوًا سُوءٍ فَاِنَّ اللّٰهَ كَانَ اَفُوًا قَد۪يرًا
31:27Bir iyiliği açığa vurur veya gizler yahut bir kötülüğü affederseniz bilesiniz ki Allah da affedendir ve Allah güçlü olandır,
31:45Allah her şeye güç yetirendir, kadir olandır.
31:49Eğer hayrı açıklarsanız yahut onu gizlerseniz yahut da kötülüğü bağışlarsanız affederseniz muhakkak ki Allah affedendir, bunu da iyi bilin diyor
32:03Rabbimiz.
32:04Anlıyoruz ki Rabbimiz müminlere kendi sıfatını hatırlatarak şahıslarına karşı kafirlerin,
32:12müşriklerin, Yahudi ve Hıristiyanların yapabilecekleri kötülüklere karşı saldırılara karşı onların sabırlı olmalarını,
32:23aftan yana olmalarını tavsiye ediyor.
32:25Yani onları o kafirleri Allah'a kulluğa kazandırabilmek için gizli veya aşikar hep onlara iyilikte bulunmalarını,
32:36kötülüğe karşı kötülükte bulunmamalarını emrediyor.
32:39Ey müminler, sizler Allah'a inanmış insanlarsınız.
32:45Sizler başkaları gibi olamazsınız.
32:48Sizler Rabbiniz'in sıfatlarıyla sıfatlanmak zorundasınız.
32:52İşte Rabbimiz kendi sıfatlarını hatırlatarak Müslümanlara bunları tavsiye ediyor.
32:59Evet Müslüman daima aftan yanadır.
33:02Hele Müslümanlar, Müslümanlara karşı daima af yolunu, barış yolunu tercih etmelidir.
33:10Lakin az evvel de ifade edildiği gibi zulme uğrayan bir kimsenin maruz kaldığı zulmü ifade etme hakkı vardır.
33:19Ama tabi bunu örter, affeder, hayrı gizliden gizliye veya açıktan açığa ifade ederse,
33:28yani hayrı ilan ederse, bilesiniz ki Allah affedendir, Allah bağışlayandır.
33:37İnnallazine yekfurûne billahî ve rusulîhî ve yuridûne en yuferriquû beyne allâhi ve rusulîhî
33:46ve yakulûne nû'minu bibâðîn ve nakfuru bibâðîn
33:51ve yuridûne en yettefidû beyne zâlike sabila.
33:55Ula'ike humul kafirûne haqqâ ve a'tadna lil kafirîne azâben mühînâ.
34:02Allah'ı ve peygamberlerini inkar eden, Allah'la peygamberlerinin arasını ayırmak isteyen, bir kısmına inanır bir kısmını inkar ederiz diyerek,
34:16ikisi arasında bir yol tutmak isteyenler, işte onlar gerçekten kafir olanlardır ve kafirlere ağır bir azap hazırlamışızdır.
34:28Bakın Rabbimiz bu ayeti kerimesinde de şuna dikkat çekiyor.
35:13Allah'a ve elçilerine, Allah'ın ve elçilerinin istediği gibi iman etmeyenler, yani işlerine geldiği zaman Allah'a,
35:28işlerine geldiği zaman işlerine gelen peygambere iman ettiklerini iddia edenler diyorlar ki,
35:43Bir kısmına inanır, bir kısmını reddederiz. Bir kısmını kabul eder, bir kısmını kabul etmeyiz diyerek, böylece bu ikisi arasında bir
35:54yol tutmak istiyorlar.
35:55Yani hayatlarında Allah'ın ve elçilerinin varlığını, varlık sebebini kendilerince yorumlamak istiyorlar alçaklar.
36:06Allah'ın ve elçilerinin getirmiş oldukları dini, getirmiş oldukları hayat programını kendilerince yorumlamak istiyorlar.
36:16Unutmayalım ki, Allah bir din göndermiş ve bu din, elhamdülillahi rabbil alemin diye başlıyor, minel cinneti vel nas diye bitiyor.
36:28Evet, Allah'ın dini, Allah'ın kitabı ve o kitabın pratiği olan, tebyini olan Resulünün sünnetiyle tamamlanmıştır.
36:40Ama kafirler o dini kendilerince yorumlayıp algılamak istiyorlar.
36:44Halbuki Allah'ın dinine göre, Kur'an'da ismi geçen tüm peygamberlere inanmak zorundayız.
36:53Hayatları yasal olarak Kur'an'da anlatılmış, örneklenmiş, tüm peygamberlerin örnekliğini kabul etmek zorundayız.
37:03Çünkü yasal olarak Allah bu kitabında onların hayatlarını bize haber vermiştir.
37:10Onların tümünün örnekliğine iman, arkadaşlar unutmayalım ki, onları bize anlatan Allah'a iman demektir.
37:19Yani bu bir iman konusudur. Bu bir iman gereğidir.
37:24Peygamberlerden bir kısmına iman edip, bir kısmını reddetmek küfürdür.
37:30Ben Allah'a inanırım ama peygamberlere ya da falan peygambere inanmam demek küfürdür.
37:38Veya peygamberin hayattaki peygamberlik misyonunu, peygamberlik örnekliğini reddetmek de küfürdür.
37:47Ben Allah'a inanırım ama peygamberin bize sadece Allah'ın mesajını, Allah'ın ayetlerini ulaştırmanın dışında başka hiçbir özelliğinin olmadığına
37:59inanırım.
37:59Yani peygamberin varlığı, peygamberin misyonu sadece kitabı bize ulaştıran bir postacıdan öteye geçemez.
38:10Onun hayatı, onun yapıp ettikleri beni bağlamaz.
38:15Ben onun örnekliğini kabul etmek zorunda değilim demek de arkadaşlar bilelim ki küfürdür.
38:22Yani bu peygamberin varlık sebebini, misyonunu reddetmektir.
38:28Evet, Allah'la Resullerinin arasını ayırmak küfürdür.
38:34Allah'a evet, Allah'ın kitabına evet ama peygambere hayır demek küfürdür.
38:40Tıpkı kitabın bir kısmına evet ama bir kısmına hayır demek gibi.
38:47Veya mesela Fatiha'yı kabul edip Bakara'yı reddetmek.
38:51Bakara'nın 280 ayetini kabul edip 6 ayetini kabul etmemek.
38:57Veya işte Ali İmran'ın yarısını kabul edip yarısını reddetmek.
39:03Maideye hoşuma gitmiyor demek.
39:06Enama olmadı demek.
39:08Enfal bu devirde geçerli olamaz.
39:10Çünkü orada savaştan, ganimetten söz ediliyor.
39:14Bu devirde böyle şeylerin yeri yoktur demek.
39:18Veya Nisa'daki miras ayetlerini yahut birden fazla kadınla evlenme ruhsatını bu devirde asla kabul edemem demek küfürdür.
39:29Yani böyle bir orta yol tutarak işine gelen ayetleri kabul edip işine gelmeyenleri reddetmeye hiç kimsenin hakkı da selahiyeti de
39:42yoktur.
39:43Veya işte Peygamber Aleyhisselamın şu şu yönleri kabul ama şu şu yönlerini beğenmedim.
39:54Peygamberin Mekke'deki dönemi tamam ama Medine'deki dönemi hoşuma gitmedi demeye arkadaşlar hiç kimsenin hakkı da selahiyeti de yoktur.
40:06Bu din Allah'ın dinidir.
40:09Bu dini koyan Allah'tır.
40:12İslam'ı dini Allah'ın koyduğu gibi Allah'ın istediği gibi kabul etmeyenler ayetleri seçiyorlar.
40:22Peygamberleri seçmeye çalışıyorlar.
40:24Peygamberin sözlerinden, peygamberin sünnetinden işlerine gelenleri gelmeyenleri seçiyorlar.
40:31Şunlar şunlar tamam ama şunlara şunlara hayır diyorlar.
40:37Kimileri de diyorlar ki efendim İslam gerçekten çok güzel bir ahlak yasası belirlemiş, çok muazzam bir ahlak yasası vaz etmiştir.
40:48Binaenaleyh İslam'ın ahlak yasalarını alalım ama İslam'ın siyasetini reddedelim.
40:56Veya İslam'ın namazını kabul edelim ama hukukunu reddederiz.
41:00Veya İslam'ın orucunu, İslam'ın haccını kabul edelim ama ekonomik düzenlemelerini reddedelim.
41:08İslam'ın temizlik yasalarını kabul edelim ama eğitim yasalarını reddedelim.
41:14Veya İslam'ın ölüm ötesi hayatla ilgili haberlerini bu devirde kabul etmek mümkün değildir.
41:21Veya ölüm ötesi anlayışını kabul ederiz ama yaşadığımız bu dünya hayatıyla ilgili yasalarını asla kabul edemeyiz.
41:30İslam'ın hayatımıza karışmasını kabul edemeyiz diyenlerin tamamı arkadaşlar işte bu ayet-i kerimeye göre kafirdir.
41:41Kendilerinin istediği gibi bir dine, kendi heva ve heveslerine uygun bir hayat programına evet,
41:48ama Allah ve Resul'ün istediği bir dine, bir hayat programına hayır diyenlerin tamamı kafirdir.
41:58Evet, Yahudiler diyorlar ki biz Musa'yı kabul ederiz ama İsa'yı ve Muhammed Aleyhisselam'ı asla kabul etmeyiz.
42:08Hristiyanlar diyorlar ki biz İsa'yı ve Musa'yı kabul ederiz ama Muhammed Aleyhisselam'ı asla kabul etmeyiz.
42:17Müslümanlar da diyorlar ki biz Adem Aleyhisselam'dan bu yana Musa'ya, İsa'ya ve Muhammed Aleyhisselam'a ve tüm peygamberlere
42:29iman ederiz.
42:30Biz peygamberlerin arasını ayırmayız.
42:34Aslında biz Musa'yı ve İsa'yı kabul ederiz diyen Yahudi ve Hristiyanlar doğrusu bu peygamberlere de Allah'ın istediği
42:44gibi imanla iman etmiyorlardır.
42:47Çünkü Allah'ın istediği şekilde olmayan bir imana asla iman denmez.
42:53Veya başka bir ifadeyle bu konuda iman mutlak surette bir kitaba müstenit olmalıdır, bir kitaba dayanmalıdır.
43:02Öyleyse şu anda ellerinde kitap olmayan kitaplarına ve peygamberlerine olmadık iftiralarda bulunmuş,
43:12kitaplarını tahrif edip hayatı düzenleme özelliğini bozmuş,
43:17ilahi kitap olma vasfını değiştirmiş, peygamberlerinden kimilerini öldürüp kimilerine olmadık işkencelerde bulunmuş olan bu adamlar
43:27kalkacaklar ve diyecekler ki
43:30efendim biz Musa'ya iman ediyoruz, biz İsa'ya inanıyoruz ama Muhammed Aleyhisselam'ı reddediyoruz desinler.
43:40Zaten bu baştan batıldır.
43:42Evet Yahudiler ve Hristiyanlar böyledir.
43:46Bizim içimizde de şu anda dini parçalayanlar, hayatı parçalayanlar ve hayatın bazı bölümlerinde
43:55Allah'ı, bazı bölümlerinde de kendi heva ve heveslerini ya da Allah'tan başkalarını dinlemeye çalışanlar,
44:05bazen Allah'a, bazen de başkalarına kulluk edenler,
44:09İmanı parçalayanlar, kitabı parçalayanlar, ahlakı, siyaseti, hukuku, ekonomiyi parçalayanlar,
44:18bunları Allah ve Resulü'nün istediği şekilde değil de kendi heva ve heveslerine göre yorumlamaya çalışanlar,
44:28yaşadıkları hayatın programını Allah ve Resulüne sormadan kendi kendilerine belirlemeye çalışanlar,
44:35Allah'ı, Allah'ın kitabını, Allah'ın elçilerini reddedenler,
44:42işlerine geldiği zaman Allah ve Resulüne, işlerine gelmediği zaman da kendi heva ve heveslerine muracaat edenler de
44:50Allah ve elçilerinin arasını ayıranlardır.
44:54Ve böyle yapanlar, bakın Rabbimiz ayetin devamında buyuruyor ki,
45:00اُلَٰئِكَ هُمُ الْكَافِرُونَ حَقَّا وَاَعْتَدْنَا لِلْكَافِر۪ينَ عَذَابًا مُه۪ينَا
45:08İşte bunlar gerçek kafirlerdir.
45:10İşte hak kafirler bunlardır.
45:13Ve onlara alçaltıcı bir azap vardır.
45:16Evet, Allah'a hayır diyen, peygamberlere hayır diyen, Resulullah'a hayır diyenler,
45:24Allah'ı ve Resulünü hayatlarına karıştırmayanlar,
45:29Allah'la elçilerinin arasını ayıranlar,
45:32yani dini parçalayanlar, hayatı parçalayanlar,
45:37peygamberin hayatını parçalayıp, işine gelenleri kabul edip,
45:42işine gelmeyenleri reddedenler gerçek kafirlerdir.
45:45Ve böyle kimseler için dünyada alçaltıcı bir azap,
45:51ahirette de acımasız, tam kendi hayatlarına uygun bir azap onların olacaktır.
45:58وَالَّذ۪ينَ آمَنُوا بِاللّٰهِ وَرُسُلِهِ وَلَمْ يُفَرِّقُوا بَيْنَ أَحَدٍ مِّنْهُمْ
46:06اُلَٰئِكَ سَوْفَ يُؤْتِيهِمْ
46:09اُجُورَهُمْ وَكَانَ اللّٰهُ غَفُورًا رَحِيمًا
47:12tas tamam verecektir. Allah onları bağışlayıp, rahmetiyle muamele edecektir.
47:19Çünkü onlar Allah'a Allah'ım istediği biçimde iman etmişlerdir.
47:23Kitaba ve peygambere Allah'ım istediği şekilde iman etmişler.
47:29Kitabı ve peygamberi hayatlarında bağlayıcı bilmişlerdir.
47:33Yani onlar hayatlarını kitap ve peygamber kaynaklı yaşamaya çalışmışlardır.
47:40Evet, o müminler daha önceki kitaplara da evet diyen,
47:46bu önceki kitapların pratik değerlerinin Kur'an'da da ifade edildiği şekliyle inanan kimselerdir onlar.
47:56Yani o müminler önceki peygamberlerin tümüne inanırlar ama
48:02yasal olarak Kur'an'da anlatıldığı şekliyle
48:06o peygamberlerin hayatlarının yasal ve hatasız olduğuna da iman ederler.
48:12İşte her çeşidiyle kafirlerin müminlerden ayrıldıkları nokta burasıdır.
48:18Müminlerin kafirlerden Allah'ı, dini, peygamberi değerlendirme noktasında
48:26hayatı değerlendirme noktasında ayrıldıklarını anlıyoruz.
48:31Her ne kadar kafirlerle ciddi bir hesaplaşmanın yaklaştığı şu günlerde
48:36kafirler müminlerle aralarında bir farkın olmadığını,
48:42kendilerinin de müminler gibi cennete gideceklerini söylemeye
48:46ve böylece müminlerin kendilerine karşı başlatacakları bir özgürlük savaşını
48:53geciktirmeye çalışsalar da bu ayetlerle yakından tanışan müminler
48:58inşallah onların bu yutturmacalarına aldanmayacaklardır.
49:04İnşallah Rabbimizin bu ayetlerinin bilincine eren Müslümanlar
49:09kendileriyle bu kafirlerin asla bir ortak yönlerinin olmadığını,
49:14kafirlerle kendilerinin tamamen ayrı olduklarını
49:17ve asla dostça bir hayat yaşamalarının mümkün olamayacağını,
49:24dinlerinin yollarının tamamen ayrı olduğunu,
49:28birisinin cennete ötekisinin de cehenneme gideceğini anlayacaklar
49:33ve onlarla hesaplaşmadan inşallah geri durmayacaklardır.
49:38Yani onların bu sözlerine, bu vartalarına inşallah düşmeyeceklerdir.
49:44Bundan sonra Rabbimiz bu ehli kitabın Resul-u Ekrem Efendimiz'e karşı
49:49tavırlarından söz edecek.
49:51Tıpkı öncekilerin Allah elçilerine karşı takındıkları tavırlarına benzer
49:58tavırlar takınarak Allah'ın Resulünü uğraştırmaya çalıştıklarını anlatacak.
50:04Burada kalıyoruz, kaldığımız yerden surenin öteki ayetlerini tanımak için
50:10bir araya gelmek üzere Allah'a emanet olun.
50:14Velhamdülillahi Rabbil Alemin.